İhracatçılar Faizsiz Bankalardan Destek İstedi!

Avrupa’daki ekonomik kriz ve komşu ülkelerdeki iç çatışmalar sebebiyle sıkıntılı günler geçiren ihracatçılar, özellikle katılım bankalarından aktif destek istedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası’nı TL’nin değerlenmesine göz yummakla suçladı ve ekledi, “Bu yöndeki gerekli adımların biran önce atılmasını istiyoruz.”

Küresel ekonomideki durgunluk ve Suriye ile ticaretin durma noktasına gelmesiyle müşteri ve pazar kaybı yaşayan ihracatçılar, yatırım ortamının iyileştirilmesi için katılım bankalarının maliyetleri düşürmesini istedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yatırımların artmasının önem taşıdığını söyleyen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Yatırımlar ise finansman sağlandığı takdirde gerçekleşir.

Bu yüzden ülkenin her bölgesinde yatırımların canlanması için diğer bankaların yanı sıra katılım bankalarının da aktif desteğini bekliyoruz.” dedi. Büyükekşi, ihracatçı firmaların finans ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar kapsamında katılım bankalarıyla ilgili sorunların görüşüldüğü toplantıda Katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan, Başkan Yardımcısı Abdullah Çelik, Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ve diğer sektör temsilcileri ile bir araya geldi.

TİM Başkanı, “Katılım bankalarının kullanacakları enstrümanların altyapılarının bir an önce tamamlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu şekilde hem katılım bankacılığı sektörüne dinamizm katacağız hem de Körfez sermayesini ülkemize çekeceğiz.” şeklinde konuştu.

Katılım bankalarından ihracatçıların Eximbank kredileri için ihtiyaç duyduğu teminat mektubu ve ‘aval’ konusunda daha fazla gayret beklediklerini iletti. Türkiye katılım bankacılığının 2023 yılında ‘İstanbul’un faizsiz bankacılığın merkezi olması’ hedefini hatırlatan Büyükekşi, bu çerçevede faizsiz finansman araçlarına ilişkin altyapının ve yeni finansal araç ve faaliyetlerin geliştirilmesini desteklediklerini açıkladı.

Büyükekşi, konuşmasında, Merkez Bankası’nın 2012 para politikalarını da eleştirdi. Büyükekşi, Türk Lirası hızla değerlenirken, Merkez Bankası’nın bu duruma kayıtsız kaldığını gördüklerini belirterek, “MB’nin Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesinin önlenmesine yönelik adımları bir an önce atmasını temenni ediyoruz.” dedi.

Katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan ise reel sektörün finansmanı konusunda daha büyük pay almak istediklerini söyledi. “Bankacılık sektörü içinde yüzde 4,6 aktif büyüklüğümüz var. Bunu daha ileri noktalara götürmeyi hedefliyoruz.

Vizyonumuz yüzde 10 ve üzerine çıkmak.” diyen Uyan, Körfez ülkelerine yönelik ihracatın desteklenmesinde önemli bir sinerji oluşturabileceklerini ifade ederek şunları söyledi: “2023 ihracat hedefi için 80 milyar liralık kredi ihtiyacı ortaya kondu. Bizim payımıza düşen 10 milyar lira ve biz bunu rahatlıkla karşılayabiliriz.”

Kobiline Bilgi Merkezi

Çiftçi, Narenciye İhracatçısına Destek İstiyor

Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Mutlu Doğru, ihracatçıya verilen prim desteğinin üreticiye de yansıdığını belirterek, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi DFİF kaynaklı ihracat primlerinin bu yıl da verilmesini istiyoruz.” dedi.

Doğru, Türkiye’nin turunçgil üretiminde son 10 yılda 2.5 milyon tondan 3.7 milyon tona, dünya üretim sıralamasında ise 10. sıradan 7. sıraya yükseldiğini kaydetti. İhracatçıya verilen DFİF kaynaklı ihracat prim desteğine paralel olarak turunçgil üretiminin her yıl arttığını ve geçen yıl yaklaşık 1.5 milyon ton ürünün ihraç edildiğini anlatan Doğru, şunları söyledi: “İhracatçımıza verilen prim desteği dolaylı olarak üreticimize de yansıdığı gibi, ihracatçımızın dış pazarlardaki rekabet gücü de artıyor. Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan’ın 28 Temmuz’da Mersin’de yaptığı açıklamada, Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda alınan kararla bu yıldan itibaren ihraç edilen tarım ürünlerindeki desteğin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından üreticiye yapılacağı duyurulmuştur. Ancak tarımsal destekleme bütçesinde böyle bir ödenek ayrılmamıştır. İçinde bulunduğumuz günlerde üreticilerimiz ile ihracatçılarımız arasında başlamış olan narenciye satışlarının ve oluşan fiyatların bu açıklama ile olumsuz etkilenmemesi için hazırladığımız raporu Tarım Bakanlığına ilettik.”

Mutlu Doğru, bu yıl hava şartlarından dolayı birçok çeşitte rekoltenin az olması sebebiyle kaygı içinde olan üreticilerin zamansız ve teknik altyapısı hazırlanmadan alınan bu karara tepki gösterdiklerinin altını çizerek, “Rekoltenin az olmasından dolayı her geçen gün yükselen narenciye dal fiyatlarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için üreticilerimizin sakin olmaları gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Sezonun başladığı günlerde hazırlıksız yapılan bu değişikliğin narenciye üreticisine ve ihracatına olumsuz yansıyacağını vurgulayan Doğru, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi DFİF kaynaklı ihracat primlerinin bu yıl da ihracatçımıza verilmesini, böyle bir değişiklik gerekiyorsa üretici temsilcilerinden de görüş alarak teknik altyapısının hazırlandıktan sonra açıklanmasının sektörümüz ve ülke ekonomimiz için daha faydalı olacağını düşünmekteyiz.” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi