Pınar Sütten Büyük Çıkış

Yaşar Holding’e bağlı Pınar Süt, Şanlıurfa ve çevresinde hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak önemli bir yatırıma imza atıyor. Şirket Şanlıurfa’da 100 milyon lira yatırımla 5 bin aileye ekmek kapısı olacak bir fabrika kurma kararı aldı.Yeni teşvik sisteminden cesaret alan Yaşar Holding, yatırım için yönünü Güneydoğu’ya çevirdi. Holdinge bağlı Pınar Süt, İzmir ve Eskişehir’den sonra 3. fabrikasını Şanlıurfa’da kuracak. Şanlıurfa OSB’de kurulacak fabrika 100 milyon liraya mal olacak ve 250 kişiye istihdam sağlayacak. Bölgede süt hayvancılığının gelişimine önemli bir katkı sağlaması beklenen fabrikanın ayrıca hammadde temini, satış, nakliye, ambalaj üretimi gibi alanlarla beraber dolaylı olarak 5 bin aileye ekmek kapısı olması bekleniyor.

2013’te Üretime Geçecek

Yeni yatırım planlarını ve holdingin hedeflerini İzmir-Çeşme Altınyunus tesislerinde düzenlediği bir basın toplantısıyla açıklayan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı “1973 yılında kurulan ve Türkiye’de modern süt sanayinin kurucusu Pınar Süt olarak üçüncü fabrikayı Şanlıurfa’da kurmaya karar verdik. Bu yıl içinde temel atıp 2013 yılında üretime geçeceğiz. 100 bin metrekare alan üzerine kurulacak fabrikada yılda 180 milyon litre süt işlenecek. Böylece Pınar Süt’ün 3 fabrikada toplam kapasitesi 900 milyon litreye çıkacak” dedi. Fabrikanın 250 kişiye istihdam sağlamanın yanında Şanlıurfa ve çevre illerinde 5 bin aileye de gelir getireceğini anlatan Yiğitbaşı “Şanlıurfa Pınar Süt’ün yeni üssü olacak. Çevre illere ve ülkelere satış yapılacak” dedi.

Teşvik Sistemi Cesaretlendirdi

Yiğitbaşı, ilk etapta süt, yoğurt, ayran gibi süt ve sütlü ürünlerin üretileceği fabrikanın, başta Şanlıurfa olmak üzere çevre il ve ilçelerde yapacağı süt alım, veterinerlik, suni tohumlama yöntemleri, çiftçi eğitimleri gibi çalışmalarla bölge sütçülüğünü geliştireceğini de söyledi. Toplantıda yeni yatırım kararıyla ilgili bilgi veren Yaşar Holding İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş ise “Bu kararı yeni teşvik sistemi açıklanmadan önce vermiştik. Teşvik iyi geldi. Cesaretlendirdi” dedi. Yapacakları yatırımı bölgesel kalkınma modeli olarak algıladıklarını söyleyen Aktaş, Şanlıurfa OSB’de yatırım yapmak isteyen çok sayıda yatırımcı gözlemlediklerini belirterek, 6. Bölge’deki teşviklerin önemli olduğunu anlattı.

Yaşar Holding’in Hedefi 5 Yılda 500 Milyon Liralık Yatırım

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı ve İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş ile grup başkanlarının da katıldığı bilgilendirme toplantısında holdingin hedefleri de paylaşıldı. Toplantıda verilen bilgiye göre, 6’sı halka açık 20 şirket, 18 üretim tesisi ve 7 bin çalışanı bulunan Yaşar Holding, 5 yılda 500 milyon lira yatırım yapmayı planlıyor. İdil Yiğitbaşı, 5 yılın sonundaki ciro hedeflerinin ise 7 milyar lira olduğunu söyledi. Yiğitbaşı, son 2 yılda ortalama yüzde 15 büyüyerek 3 milyar ciroya ulaştıklarını, ciroda bu yıl sonu hedeflerinin ise 3.4 milyar lira olduğunu belirtti. Mehmet Aktaş ise yapacakları 500 milyon liralık yatırımın ağırlığının gıda ve içecek sektörüne olacağını belirterek, “Yıl sonu ihracat hedefimiz ise 165 milyon dolar” dedi. Boyada son iki yılda yüzde 100’ün üzerinde büyüme yakaladıklarını anlatan Aktaş “En yenilikçi marka olma özelliğimizi koruyoruz. 95 kişilik Ar-Ge çalışanımız var. Yatırımlarımızın yüzde 2’sini Ar-Ge harcamalarına ayırıyoruz” diye konuştu.

Kar Amacı Gütmeyen “Pınar Enstitüsü” Geliyor

Sektöründe birçok ilke imza atan Pınar Süt, yakında Pınar Enstitüsü’nü de hayata geçiriyor. Düzenlediği basın toplantısında Pınar Enstitüsü’nü kurma kararı aldıklarını açıklayan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı “Bu enstitü kâr amacı gütmeyen bir yapıya sahip olacak. Sağlık profesyonelleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkiler kurarak, dengeli ve sağlıklı beslenme, güvenli kaliteli gıda üretimi, güvenilir gıdaya ulaşım, etik üretim konularında projeler yürütecek, yürütülen projelere destek verecek. Pınar Enstitüsü, resmi kurumlar, üniversiteler, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve AB destekli projelerde de yer alacak” dedi. Yiğitbaşı, enstitünün Yaşar Üniversitesi bünyesinde oluşturulacağını belirterek, direktörün atandığını anlattı.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Teşvik Sisteminde SSK İşveren Payı

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, teşvik sisteminde, SSK işveren payı konusunda, ”Dün akşam Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) ilgili bakan arkadaşlarımıza bir teklif getirdim. 6. bölgede bilhassa olmak üzere, SSK işveren payını da yapılan yatırım miktarının yüzde 50’si ile sınırlamayalım, bunu da 10 yıl boyunca aynen işçi priminde, aynen vergi stopajında olduğu gibi ortadan kaldıralım’ dedim. Ümit ediyorum, şimdi böyle bir çalışma içerisine giriyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Çağlayan, Türkiye’nin hayal bile edilemeyecek şeyleri başardığını belirterek, sektörün önü açıldığında Türk özel sektörünün neler yapabileceğinin ortaya çıktığını söyledi.

Japonya ve Singapur ziyaretleri hakkında bilgi veren Çağlayan, Japonya’nın dev şirketlerinin en üst düzey yetkilileriyle bir araya geldiğini, Japonların Türkiye’nin başarı öyküsünü gördüğünü anlattı.

Standard & Poor’s’un geçtiğimiz dönemde Türkiye’nin notunu düşürdüğünü hatırlatan Çağlayan, şöyle konuştu:

”Standard & Poor’s diye bildiğimiz bir derecelendirme kuruluşu çıkıp bundan 1,5 ay önce ki ben bunun adını değiştirdim, ‘DoubleS&P’ dedim. Çünkü ‘Çifte Standard & Poor’s’ Türkiye’ye karşı farklı standart, buna karşın Yunanistan’a farklı standart ve en fazla destek vermiş olduğu İrlanda’nın şu anda adeta adından bile bahsedilmediği bir ortamda, bunları arkadaşlar göreceğiz. Ama hatırlayın, eskiden bırakın bunların söylenmesini bunlarla ilgili en ufak bir ifade geçse adeta döviz, borsalar, faizler inanılmaz ani değişiklikler gösterirdi. Şimdi bakın hiç kimse bunları tiye bile almadı.”

Avrupa’daki ekonomik duruma işaret eden Çağlayan, ”Geçmişte bize hasta diyenlerin, şu anda bazıları yoğun bakım çadırında, Allah onlara şifa versin diyorum” dedi.

Avrupa’nın birçok ülkesinde krizin iç sarmal gibi, domino etkisiyle diğer ülkelere yöneldiğine dikkati çeken Çağlayan, Fransa ve Almanya konusunda da ciddi kuşkular olduğunu belirtti.

Avrupa’daki bankacılık sisteminin de değişmeye başladığını vurgulayan Çağlayan, artık Avrupa’daki bankaların birbirlerine borç vermediğini, mevduat aktarmadıklarını söyledi. Avrupa Merkez Bankası’ndan borç alan bankalarda, ellerindeki toplam likiditeyi tekrar Avrupa Merkez Bankası’na aktaran bir bankacılık yapısının oluştuğunu anlatan Çağlayan, ”İsmini vermeyeceğim bir banka 89 milyar avroluk bir nakdinin olduğunu ve bu nakdini Avrupa Merkez Bankası’nda tuttuğunu ifade etmiştir” dedi.

Teşvik sisteminde SSK işveren payı

Teşvik sistemine de değinen Çağlayan, SSK işveren payı konusunda, ”Dün akşam Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda ilgili bakan arkadaşlarımıza bir teklif getirdim. ‘6. bölgede bilhassa olmak üzere, SSK işveren payını da yapılan yatırım miktarının yüzde 50’si ile sınırlamayalım, bunu da 10 yıl boyunca aynen işçi priminde, aynen vergi stopajında olduğu gibi ortadan kaldıralım’ dedim. Ümit ediyorum, şimdi böyle bir çalışma içerisine giriyoruz. 6. bölgeyi adeta Türkiye’nin bir istihdam cenneti haline getirmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

Bakan Çağlayan, teşvik sisteminin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 milyar dolarlık başvuru olduğunu da söyledi.

Enerji konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çağlayan, Türkiye’nin doğal gazı en hovarda kullanan ülke olduğunu, son açıklanan rakamlara göre doğal gazla enerji üretiminin azaldığını söyledi.

Yakında çok önemli yatırımlar açıklayacaklarını bildiren Çağlayan, ”Bir Amerikan firması Türkiye’ye 2 milyar dolarlık yatırım yapmaya geliyor” dedi.

”Bu kadar geniş bir bant aralığına gerek yok”

Merkez Bankası’nın faiz politikasında değişiklik yapmadığını, bankanın dış talebin azalması nedeniyle iç piyasadaki büyümeye önem ve destek vermesi gerektiğini ifade eden Çağlayan, ”Faiz bandının üst bandında Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun bir şeyler yapması gerekir, bu kadar geniş bir bant aralığına gerek yok” dedi.

İhracat rakamlarına değinen Çağlayan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ilk 6 aya ilişkin ihracat verilerini açıkladığında, Türkiye’nin bu dönemde yaklaşık 74,5-75 milyar dolara yakın ihracat rakamını yakaladığının görüleceğini de belirtti.

2003’ten bugüne kadar yapılan toplam yatırım harcamalarının 1,1 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Çağlayan, bunun 200 milyar dolarının kamu, 900 milyar dolarının Türk özel sektörünün yaptığı yatırımlar olduğunu söyledi.

Türk ihracatçılar için haksız rekabet yaratan önemli bir unsurun parite olduğunu belirten Çağlayan, ”Geçen sene Haziran ayında parite 1,44 idi. Bu sene Haziran’da 1,25, bugün 1,20. Aradaki ihracat kaybımız tam 2 milyar dolar. Paritedeki her yüzde 10’luk düşüş ihracatımızı yüzde 4,5 düşürüyor” diye konuştu.

Avrupa ekonomisinin bir an önce sağlığına kavuşmasını istediklerini de belirten Çağlayan, ”Herhalde 10 yıl Avrupa kemer sıkmaya devam etse dahi bundan 5 yıl önceki şartlarını yakalamakta zorlanacaktır” dedi.

İran’a yapılan altın ihracatı ile ilgili eleştirilere de yanıt veren Çağlayan, ”Türkiye altın da ihraç eder, gümüş de ihraç eder, bakır da ihraç eder, teneke de ihraç eder, alüminyum da ihraç eder. Türkiye bunu yapmazsa başkası yapacak” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi