Sağlık Sektörüne Turquality Desteği Yolda

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan İstanbul’da Turquality Programı’ndaki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla önceki akşam bir grup gazeteciyle Ceylan InterContinental Oteli’nde buluştu. Bu toplantıda 2006’dan beri Türkiye’den dünya markası çıkarma amacıyla uygulanan destek programındaki gelişmeleri ve değişiklikleri konuştuk. Pazar günlerini yayınlanan ‘Pazarın Patronu’ adlı röportajlarımda üst düzey yöneticilere, şirket kurucularına yer veriyorum. Ve bu yüzden de şimdiye kadar Turquality desteği alan şirketlerin çoğuyla bir araya geldim. Hemen hemen hepsinin söylediği bir nokta var: “Turquality bizlerin rekabet gücünü artırdı.

Önceki gün Bakan Zafer Çağlayan’la gerçekleştirdiğimiz toplantıya Desa Genel Müdürü Burak Celet, Koton’un kurucusu Yılmaz Yılmaz, Şölen Çikolata’nın CEO’su Elif Çoban, Zen Pırlanta’nın patronu Emil Güzeliş, Çilek Mobilya Genel Müdürü Muzaffer Çilek, Öztiryakiler Yönetim Kurulu Murahhas üyesi Tahsin Öztiryaki de katıldı. Onları da dinledik.

420.4 Milyon TL Destek

Bakan’ın verdiği bilgiye göre 2006 yılından bu yana 2012’nin ilk 10 ayı da dahil olmak üzere Turquality kapsamında markalara toplam 420.4 milyon lira kaynak aktarıldı. Hatırlarsınız, yaz aylarında Koton markasının yüzde 50’sini Turkven 500 milyon liraya yakın bir rakamla aldı. Bugüne kadar tüm markalara Turquality kapsamında verilen destekten daha fazla.Toplantıda Koton’un kurucusu ve Birleşmiş Markalar Birliği Başkanı Yılmaz Yılmaz bunu söylerken, aslında katma değer yaratmanın, marka gücünün öneminin altını çiziyordu.

Türkiye’den dünya markaları çıkar mı? Bu bir hayal mi? Bakan Çağlayan, Turquality desteği alan firmaları Türkiye’nin Şampiyonlar Ligi olarak görüyor. Bu markaların Türkiye sınırları dışında koştukları maratonda devlet olarak onlara el uzattıklarını anlatıyor. Ve maddi destekten çok ‘kurumsallaşma’ ve vizyon sahibi olma, global rekabet gibi konularda ‘eğitim’ desteği aldıklarını anlatıyor.

Bakan Çağlayan, yaşanan deneyimlerin Turquality’nin kapsamında değişikliklere gidilmesine neden olduğunu da söylüyor. Şöyle ki, 2011 yılında Turquality’de değişiklikler yapılmaya başlandı. Markalara 5 yıl olarak verilen destek süresi markalaşma performansı yükselen markalar için bir 5 yıl daha uzatıldı. 5+5 yıl’a çıktı destekler. Geçen yıl Turquality kapsamına Gastronomi de alındı. Bakan Çağlayan, sağlık sektörünün de bu yıl kapsam içine alınacağını toplantıda açıkladı.

2023 hedeflerine ulaşabilmesi için Türkiye’nin ihracatta atak yapması şart. Bakan Çağlayan, katma değer yaratan ürün ihracatının altını çizdi konuşmasında. Farklı ülkelerden örnekler verdi. Almanya ihraç ürünlerinin kilosunu 4.1 dolardan, Japonya 3.5 dolardan, Güney Kore 3 dolardan satarken, Türkiye’nin ihraç ürünlerinin kilosu 1.47 dolara geliyor. Turquality kapsamındaki markaların ulaştıkları rakam ise 2.14 dolar. Marka olmanın yarattığı fark bu.

Dünya Markamız Yok

Bakan, marka değeri konusunda veriler aktardı. Bir kısmını yazarsak Türkiye’nin önünde uzun ve zor bir yol olduğunu, ‘ha’ deyince dünya markası olunamayacağını anlayabiliriz. Dünyanın ilk 100 hatta ilk 500 markası arasında Türkiye’den bir marka yok. Türkiye’deki ilk 100 değerli markanın değeri 30 milyar dolar. En değerli markamızın değeri 2 milyar dolar. Coca Cola’nın marka değeri 70 milyar dolar, Apple’ınki de 70 milyar dolar, Zara’nınki ise 5 milyar dolar.

Turqulity kapsamında yapılan değişikliklerden biri de denetleyici şirket sayısının artırılması. Turquality başladığından beri markaların denetimleri Deloitte tarafından yapılıyordu. Artık bu denetimleri 5 farklı şirket yapacak. Bakan Çağlayan, “Dünya markamız henüz yok ama çok başarılı markalarımız olmaya başladı” diyerek örnekleri sıraladı

– Colins, Rusya’da kot pantolonun diğer adı noktasında

– Pınar ve Ülker, Körfez ülkelerinde güçlü

– Vitra, İngiltere’de

– Beko, İngiltere’de pazar lideri ya da ikincisi durumunda

– Vesbo, Vietnam’da bilinen bir marka oldu

Turquality kapsamında halen 83 şirket 95 markasıyla yer alıyor. Turquality kapsamında ayrıca Marka Destek programı uygulanıyor. Burada da 36 marka destek alıyor. Turquality kapsamında 46 markanın destek süresi 5 yıl uzatıldı.

ELİF ÇOBAN (Şölen Çikolata CEO’su): “Turquality işini abimle ilk konuşmamızda, ‘Abi ne işimiz var, biz kendi işimize bakalım’ demiştim. Şimdi buradayım. Bakan, kilo başına yapılan ihracat rakamlarını verdi. Biz Turquality kapsamına girdiğimizden beri satışlarımızı artırdık. Ayrıca katma değer de yarattık. Kilosu 6.5 dolara gelen ihracat rakamlarına ulaştık.”

YILMAZ YILMAZ (Koton’un Kurucusu): “Koton’un Turquality öncesinde 25 mağazası vardı. Şimdi 90 mağazamız var. 27 mağaza açmayı planlıyoruz yurtdışında. 25 metrekarelerdeydi mağaza büyüklüklerimiz, şimdi 1000 metrekarelerde. BMD’nin 2 yıl öncesine kadar 1300 mağazası vardı, şimdi 3500 mağazası var. Hedef 2023’te 20 bin mağazaya ulaşmak.”

EMİL GÜZELİŞ (Zen Pırlanta’nın sahibi): “Türkiye’nin ilk pırlanta ihracatını yapan şirketiyiz. Bizim sektörümüz perakende işinde yeni. 7-8 yıldır yapıyoruz ve çok şey öğrendik. Türkiye’nin 50 milyon dolarlık pırlanta ihracatının yarısını biz yapıyoruz. Cartier, Chopard gibi dünya çapında bir marka olmayı hedefliyoruz.”

MUZAFFER ÇİLEK (Çilek Genel Müdürü): “Çilek yurtdışında en yaygın Türk markası. 68 ülkede 138 mağazamız var. Turquality’nin bize en büyük katkısı vizyonerlik oldu. Aile şirketimizi kurumsal bir yapıya kavuşturduk.”

TAHSİN ÖZTİRYAKİ (Öztiryakiler Yönetim Kurulu Üyesi): “Türkiye’de turizm, otelcilik hızla gelişti. Biz de büyüdük. Şimdi dünyanın her yerinde endüstriyel mutfak yapıyoruz. 108 ülkede mutfağımız var.

BURAK CELET (Desa Genel Müdürü): “Turquality maddi destekten çok daha önemli bir şey yapıyor bize. Turquality sayesinde insan kaynağımızı geliştirdik. Benim Çin’deki mağazama gönderdiğim personelimin global yöneticilik vasıfları olmalı. Eğitimlerden çok yararlandık. Turquality tüm markalara ara gazı veriyor diyebilirim. Rekabet gücümüz arttı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

SATSO’dan Kadın Girişimcilere Destek

Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şube Başkanı Tevhide Yağan, kendi işini kurmak isteyen bir gurup kadın ile birlikte Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclis Başkanı Adnan Borazancıoğlu’nu makamında ziyaret ederek, destek istedi.

SATSO Kadın Girişimcileri Kurulu Başkanı İffet Hacıeyüpoğlu’nun da hazır bulunduğu ziyarette, Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tevhide Yağan, SATSO’nun kadına yönelik çalışmalarının çok güzel olduğunun altını çizerek, “Bizler, kadınlarımızla birlikte KOSGEB kredileri ve kadın girişimcilik kursları hakkında bilgilenmek için sizi ziyaret etmek istedik. Biz girişimci olmak, üretmek istiyoruz. Oda çatısı altında açmış olduğunuz girişimcilik kurslarını, Halk Eğitim Merkezleri’ne de yaymanızı ve daha çok girişimciye destek olmanız, biz kadınların önünü açacaktır” dedi.

Türk Kadınlar Birliği’nin yerinin sahsı ve temsil ettiği SATSO olarak çok önemli olduğunu söyleyen Meclis Başkanı Adnan Borazancıoğlu, “Amaç, tabana yayılmış ve yukarıya doğru çıkan bir sistem. Onurlu bir yaşamın temeli ekonomiye dayanıyor. Artık tek başına olmak, toplumda yetmiyor. Türkiye’de genç insan gücü oldukça yüksek. Bunun büyük bölümünü de kadınlarımız oluşturuyor. Bizim istediğimiz istihdam sayısını arttırmak. Özellikle kadınlarımıza yönelik istihdamı arttırmak. Bu konuda Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi ve Odamız bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Girişimcilerimizin yaptığı çalışmaları takdir ediyorum. Girişimcilik ve KOSGEB kredileri konusunda odamızda hizmet veren ilgili birimlerle irtibata geçerek, her türlü bilgiyi alabilirsiniz” diye konuştu.

Bu yüzyılın gerçeğinin tam bağımsızlık olduğunun da altını çizen Boranazcıoğlu, “Buda üretmek, kendi ayakları üzerinde durabilmektir. Girişimcilik insanın ruhunda olmalıdır. Eğitimlerde bunu geliştirirsiniz. Biliyorumun karanlığında durmayacağız, öğrenmek istiyorumun aydınlığına geçeceğiz” dedi.

SATSO Kadın Girişimcileri Kurulu Başkanı İffet Hacıeyüpoğlu, Türkiye’de ilk ve tek olarak kadın üyelere yüzde 50 indirim getiren meclisin SATSO olduğunu belirterek, “Hem meclisimiz, hem Yönetim Kurulumuz, kadınlarımızın iş hayatına atılması, üretmesi ve kazanması için kadınlarımıza büyük destek vermektedir. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl ilk kez sadece kadınlarımıza yönelik bir Girişimcilik Kursu açtık. Bu kursu bu yılda inşallah KOSGEB işbirliği ile yeniden açacağız. Üreten kadın mutlu kadındır. Mutlu kadın, mutlu aileyi getirir. Üretmek, kadının ruhunda vardır” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TKDK Heyeti, Destek Verilebilecek Yatırımları Araştırdı

Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Kütahya İl Koordinatörü İhsan Kaynak ve kurumun uzmanları, Gediz’de destek verilebilecek yatırımları araştırdı.

Kaynak ve beraberindeki uzmanlar, ilk olarak Belediye Başkanı Dr. Mehmet Ali Saraoğlu’nu ziyaret ederek, kurum hakkında bilgiler verdiler.

Ziyarette konuşan Başkan Saraoğlu, Gediz Murat Dağı’nın yatırım için büyük potansiyele sahip olduğunu ancak bazı problemler ile karşılaşıldığını belirtti.

Saraoğlu, Murat Dağı’nın hem kayak yapılabilecek hem de termal suya girilebilecek bir yer olduğunu ve hâlihazırda belediyeye ait konaklama yerleri ile hamamların bulunduğunu söyledi.

TKDK heyeti daha sonra Kaymakam İsmail Çorumluoğlu’nu makamında ziyaret ederek, bilgi alışverişinde bulundu. Çorumluoğlu Gediz de tarhana üretiminin önemli bir yer tuttuğunu belirterek bunun geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak ve beraberindeki uzmanlar, görüşmelerinden ardından Murat Dağı’na çıkarak bölgenin potansiyeli hakkında yerinde incelemelerde bulundular.

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mesut Naci Cebecioğlu ile de görüşen TKDK heyeti, işletme ziyaretlerinden sonra ise Gediz Meslek Yüksek Okulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Hasan Basri Karayel’i de makamında ziyaret etti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

‘Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum’ Projesinin İkincisi Düzenlendi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından yürütülen, TÜBİTAK destekli ‘Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum II’ adlı projenin açılışı, Astronomi Merkezi’nde yapıldı.

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen projenin açılış konuşmasını yapan proje yürütücülerinden Prof. Dr. Hüseyin Kalkan, “Bu projenin gerçekleştirilmesindeki temel amaç, öğrencilerin doğaya ve evrene karşı olan ilgilerini artırmak, temel fen kavramları ile ilgili öğrenme zorluklarını en aza indirgemek ve gençlerimize fen bilimlerini sevdirerek onları geleceğin Türkiye’sinin bilim insanı adayları olmaları için cesaretlendirmektir.” dedi.

Misafir konuşmacı olarak etkinliğe katılan Prof. Dr. Ethem Derman ise konuşmasında öğretmenlere seslenerek, derse başlamadan önce birkaç dakika gök bilim hakkında sohbet etmelerinin öğrencilerin ilgisini çekmek için iyi bir yol olacağını öğüdünde bulundu. İki gün boyunca çeşitli dersler ve etkinliklerle devam edecek olan projenin ilk dersi, ‘Teleskop Yapımı’ adlı sunumla başladı.

Açılışa, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bulut, Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Hüseyin Kalkan, Ankara Üniversitesi Emekli Astronomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ethem Derman, akademisyenler, Türkiye’nin çeşitli illerinden ilköğretim öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

107 Çiftçiye 615 Bin Destek

Uşak Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nde düzenlenen makine-ekipman teslim töreninde konuşan Uşak Valisi Mehmet Ufuk Erden, son yıllarda tarımsal kalkınmada önemli mesafe alındığını söyledi.

Modern tarım yöntemlerinin uygulanmasıyla tarımsal alanlardan yüksek verim elde edilmeye başladığını ifade eden Vali Erden, Uşak’ta 2007–2012 yılları arasında bin 759 çiftçiye toplam 5 milyon 160 bin TL makine-ekipman hibe desteği yapıldığını belirtti.

Dünyada tarımın giderek önem kazandığını, Türkiye ‘de tarım sektörünün her geçen gün geliştiğini vurgulayan Vali Erden, “Çiftçimizin ürün çeşitliliğini artırarak daha küçük arazilerden daha çok gelir elde etmesini istiyoruz. Bunun için tarımda makineleşme önemli. Bu yönde son yıllarda önemli çalışmalar yapılıyor. İlimizde de çiftçilerimize makine-ekipman desteği veriyoruz. Bu gün burada 107 çiftçimize 615 bin TL değerinde makine-ekipman desteği için toplandık. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.

Konuşmaların ardından 107 çiftçiye tarım makineleri teslim edildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TÜSİAD’dan Gençlere Destek

TÜSİAD’ın desteklediği ‘Bu Gençlikte İş Var’ projesine ikinci yılında 48 üniversiteden 154 yeni iş fikriyle başvuruldu. 15 girişimci çalışmanın belirlendiği projede üniversiteliler TÜSİAD koçları ile fikirlerini geliştirdi.

Geleceğin iş dünyası liderlerini ve genç girişimcileri teşvik etmek amacıyla geçen yıldan beri yürütülen ‘Bu Gençlikte İş Var’ projesi Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin (TÜSİAD) desteği ile devam ediyor. Eleme sürecinden sonra 15 proje belirlendi. TÜSİAD üyelerinin koçluğunda öğrenciler bu projeleri geliştirdiler. İş fikirlerini hayata geçirmenin önemli olduğunu söyleyen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, “Ekonomiye olan katkımızın yanı sıra girişimcilik tecrübelerimizi de öğrencilerle paylaşıyoruz. Potansiyel genç girişimcilere destek oluyoruz. Geçen sene yola çıktık. Ama projemiz bir yılda büyük bir organizasyona dönüştü. Hedefimiz Türkiye’nin geleceğine yön veren üniversitelileri somut çalışmalarla kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamak ve girişimcilik yolunda ilk adımlarını atmaya özendirmek. Bu proje amaç ve ilkelerimiz ile uyumlu, TÜSİAD’a yakışır bir proje” dedi. İstihdam yaratmanın bir toplumsal görev olduğunu belirten Boyner, girişimcilik bayrağını elden ele taşımanın gerekli olduğunu söyledi.

İşsizliğe Çözüm Arıyoruz

‘Bu Gençlikte İş Var’ projesi ile gençlerin fikirlerini desteklemeyi ve işsizliğe çözüm yolları aramayı amaçladıklarını anlatan TÜSİAD Üyesi, Proje Koordinatörü Metin Akman, “Her yıl bir tema belirliyoruz ve gençleri düşünmeye itiyoruz. TÜSİAD rehberleri ile genç girişimciler beraber çalışıyor, sürekli etkileşim halindeler. Bu proje, üniversitelilerin başarılı çalışmaları sonucunda AB Komisyonu Progress Programında Pro-Youth Employment Projesi’nde Türkiye’nin örnek projesi seçildi” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Arge’ ye Sınırsız Destek

TÜBİTAK başta olmak üzere birçok alanda yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye dünya üzerinde Ar-Ge çalışmalarını en hızlı artıran ülke oldu. Hayata geçirilen yenilikler ertesinde araştırma ve geliştirme bütçesi ciddi şekilde artış gösterirken, şirketlerin Ar-Ge personel sayıları da katlandı. 2012’de Türkiye, Ar-Ge çalışmalarını en hızlı arttıran ülke konumuna gelmekle kalmadı buluş ve patent başvuru hızında da dünyanın ilk üç ülkesi arasına girdi. 2012 sonu ve 2013’te de Ar-Ge teşvikleri tam gaz sürecek.

TÜBİTAK, KOBİ’lerin mevcut ürünlerini geliştirebilmeleri, firma içi yeni ürün üretilmesi, katma değer yaratan çalışmaların gerçekleştirilmesi için 400 bin TL’ye kadar projeler de geri ödemesiz ‘hibe’ desteği sağlanıyor. KOSGEB bu destek paketinde de kesenin ağzını açmış durumda. 200 bin TL’ye kadar geri ödemesiz destekler söz konusu olabiliyor. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) şirket projelerin yüzde 50’sine kadarına destek oluyor. Avrupa Birliği, Çerçeve Programları da mucit KOBİ’ler için tam bir fırsat kapısı. Bu kapsamda 4.5 milyar euro bütçe bulunuyor.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

GAP Bölgesinde Tarıma Dayalı Yüzde 50 Hibe Desteklerini Tamamladık

AK Parti’nin 4. Olağan Büyük Kongresi’nden de bahseden Bakan Eker, orada yabancı devlet adamlarının bulunduğunu, Mesut Barzani’nin de kongrede bulunduğunu ifade etti. Mesut Barzani’nin kongrelerinde bir konuşma yaptığını dile getiren Bakan Eker, “Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracatın 12 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun 11 milyar dolarlık kısmını Kuzey Irak’a oradaki Kürdistan Özerk Bölgesi’ne yapıldığını söyledi. Bu tabi bölgeden yapılan ihracat açısından komşu olmamız münasebetiyle son derece önemlidir. Buradan büyük bir gelişme imkânı var. Biz gelişmeyi alt yapıyla birlikte iyi işletebilirsek tarımsal hammaddelerinin bu pazarlara doğru rahat bir şekilde götürebiliriz. Tarım bakanlığının GAP Eylem Planı ile ilgili bütçesi 1 milyar 400 milyon lira ayrılan ödeneğimiz. 1 milyar 400 milyon liranın bugün itibarı ile 1 milyar 200 milyon lirasını kullanmış durumdayız. Yılsonuna kadar da diğer kalan parayı da kullanıyoruz. Kapalı drenaj çalışmaları sürüyor, hibe destekleri devam ediyor, 621 tane GAP bölgesinde tarıma dayalı sanayi tesisine biz yüzde 50 hibe desteklerini tamamladık. Bunun 70 tanesi Diyarbakır’da. Eskiden sanayicilere bu gölgede gıda sanayi yardımı yapın dediğimizde bize dedikleri şey ‘Tamam biz gelelim ama orda süt yok’ oluyordu. Şimdi bizim son birkaç yıl içerisinde tamamladığımız projelerle ciddi şekilde bir süt üretimi ortaya girdi. Bu üretim ile birlikte artık sanayicilerimiz rahatlıkla arzu ettikleri yatırımı burada hayata geçirebilirler. 600 bin lira sermayenin yarısını hibe veriyoruz. Gıdaya dayalı herhangi bir sanayi tesisi burada yapıldığı zaman bunlar hayata geçebiliyor” diye konuştu.

Bizim Bir Terör Sorunumuz Var Bu Genel Manasıyla Kürt Sorunun Sonucudur Bunu Biliyoruz

Bölgede Artan Terör Olaylarına Da Değinen Bakan Eker Şunları Söyledi:

“Bizim bir terör sorunumuz var. Bu genel manasıyla Kürt sorunun sonucudur bunu biliyoruz. Ama arkadaşlar biz hükümet olarak bu sorunu demokratikleşme ve sivilleşme yoluyla çözme konusunda hiçbir dönemde hiçbir zaman cesaret edilmeyen adımları atmak suretiyle bu adımları hayata geçirdik. Fakat sorunun daha çok kan dökmek suretiyle kendi politik çıkarları doğrultusunda sorunu büyütmeye çalışan veya birtakım karanlık güçlere bu içerde olabilir dışarıda olabilir, onlara taşeronluk yapan bir terör örgütü var. Bizim bunlara da sesimizi çıkarabilmemiz lazım. Arkadaş sen Diyarbakır’da kurulmuş atölyenin sahibinden ne istiyorsun neden gelip onun iş makinesini yakıyorsun diyebilmemiz lazım. Şantiyeyi basıp aracı yakanlara önce bir dur bakalım diyebilmemiz lazım, bu cesareti gösterebilmemiz lazım. O nedenle burada demokratikleşme ve sivilleşmeyle ilgili adımları atıyoruz. Ama bunu sabote eden bir örgüt var. Bunu sadece ben Diyarbakırlı Kürt ve AK Partili birisi olarak söylemiyorum. Bunu aklı olan vicdanı olan herkes de bunu bilir. Bazıları korkar sesini çıkaramaz baskı altındadır, tehdit altındadır, bir şekilde endişe ediyor sesini çıkaramaz biliyoruz. Susmak suretiyle bir yere varamayız. Biz kamu ve devlet olarak bu bölgede yapılan yatırımlara asla hızını kesmeyiz. Biz hükümet olarak kamu olarak burada yapılan yatırımların hızını kesmeden devam edeceğiz. Pabuç bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık bundan sonra da yapmayacağız. Bizden öncekiler yapmadı. Eğer bizden öncekilerde bizim tavrımızı takınsalardı, belki biz bugün bu noktada olmayacaktık. Daha iyi bir noktada olurduk. Ama biz bombalasalar da mayın da kursalar saldırsalar da biz hizmetlerimizi kamu devlet olarak faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. STK’lardan ricam şu korkunun ecele faydası yok. Haksıza haksız diyeceğiz. Bunu diyemediğimiz sürece sessiz kaldığımız sürece bir yere varamayız. Çünkü zulüm var. Neden herkes senin gibi düşünmek zorunda arkadaş. Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Herkes senin istediğin yere oy vermek zorunda değil. Bunu baskı ile hayata geçirmeye hakkın yok. AK Parti hükümeti hiçbir ayrım yapmadan eğer bir ayrım varsa pozitif ayrımcılık anlayışıyla buraya yatırım yapma kararındayız. Burada gerçekten pozitif bir ayrımcılık var. Bunu görelim yardımcı olalım. Ne için bu bölgenin refahı için, bu bölgenin evladı işsiz kalmasın diye.”

Büyükekşi Eylül Ayı İhracat Rakamlarını Açıkladı

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 11 milyar 408 milyon dolara, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 12,1 artışla 111 milyar 463 milyon dolara ulaştığını söyledi. Son 12 aylık dönemde de ihracatın yüzde 11,6 artışla 146 milyar 927 milyon dolara yükseldiğini kaydeden Büyükekşi, “Eylül ayında en fazla ihracatı 1 milyar 503 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaptı. Kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 488 milyon dolar ile ikinci sırada, hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz ise 1 milyar 373 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Tarım sektörlerimiz eylül ayında 1 milyar 638 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 14,4 pay aldı. Sanayinin payı 9 milyar 405 milyon dolar ile yüzde 82,4, madencilik ürünlerinin payı ise 365 milyon dolar ile yüzde 3,2 oldu. Eylül ayında sektörlerimiz içinde en fazla ihracat artışını yüzde 58 ile mücevher sektörümüz, yüzde 48 ile savunma-havacılık ve yüzde 38 ile deri sektörü yakaladı. İller bazında ilk 10 ihracatçı ilimiz arasında eylül ayında ihracatını en fazla artıran il yüzde 22 artış ile Gaziantep oldu. Denizli’nin ihracatı ise yüzde 11, İstanbul’un yüzde 8, Kocaeli’nin yüzde 8, Hatay ve İzmir’in yüzde 5, Ankara’nın ise yüzde 4 arttı. İlk 10 ilimiz arasında en fazla ihracatı düşen ilimiz ise ihracatı yüzde 10 gerileyen Manisa oldu. Sakarya’nın ihracatı yüzde 7, Bursa’nın ise yüzde 2 azaldı. Diyarbakır’ın ihracatı ise eylül ayında yüzde 56 artış gösterdi. İlk 9 aylık artış oranı ise yüzde 24 oldu” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından başarılı olan iş adamlarına plaket verildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Endeavor’dan Dört Girişimciye Destek

Bugün 17 ülkede aktif olarak faaliyet gösteren Endeavor, girişimciliğin gelişmesinde küresel katkıya sahip bir dernek. Bulunduğu ülkelerde adeta girişimci avına çıkan Endeavor, seçtiği girişimcileri pek çok yönden destekliyor. Bunu kimi zaman girişimci için sağladığı küresel network (ağ), kimi zaman da sunduğu yeni iş planları, rol modelleri, doğru finansman kanallarına erişim gibi yollarla yapıyor. Girişimcilerin Endeavor deneyimi ise her yıl birkaç farklı ülkede yapılan seçim panellerinde start alıyor.

Türkiye’den İki Yeni Şirket

Endeavor, Türkiye’de dördüncü kez uluslararası seçim paneli düzenledi. Endeavor Türkiye ofisinin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen panelde, 13 farklı ülkeden üst düzey yönetici, girişimci, lider ve yatırımcılardan oluşan 24 panelist, iki gün süren sıkı bir seçim süreciyle yeni Endeavor girişimcilerini belirledi. Girişimciler arasında iki şirketi temsilen dört girişimci yer aldı. Bunlardan biri Altuğ Acar ve Pınar Kart Acar’ın 2010 yılında kurduğu ‘Hediyemo’, diğeri Göktuğ Okan Oğuz ile Haldun Uraz’ın yine 2010 yılnda hayata geçirdiği ‘unnado.com’ oldu.

Hediyemo, insanlara sevdiklerinin cep telefonuna, e-posta adresine veya Facebook duvarına anında hediye göndermelerini sağlayan, Türkiye ve Avrupa’da ilk, dünyada da ilkler arasında yer alan bir sosyal hediye gönderme platformu. 2011’de 800 bin TL ciro yapan şirketin 2014 hedefi ise 30 milyon lira. Unnado.com ise “private shopping” iş modeli ile kurulmuş bir online anne, bebek ve çocuk mağazası. Şirket ortakları Oğuz ve Uraz, baba olduktan sonra böyle bir sitenin önemini anladıklarını vurgularken, müşterileriyle bire bir temas kurmaya çok önem verdiklerini anlattı. Unnado.com, 2012 yılsonunda 9-10 milyon liralık ciro hedefliyor.

2 Bin Kişiye İstihdam

Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu, seçim panelinin son gününde düzenlenen gala gecesinde, “Endeavor girişimcileri 2011 sonu itibari ile 290 milyon dolar ciro elde etmenin yanı sıra, 2 bin kişiye istihdam sağlıyor” dedi. İstanbul seçimlerini tamamlayan Endevor Derneği, bundan sonraki seçimleri aralıkta ABD, martta Yunanistan ve mayısta Arjantin’de yapacak. Endeavor girişimcilerin yer aldığı sektör dağılımına bakıldığında, teknoloji, tüketim malları, iş hizmetleri, sağlık hizmetleri ile finans sektörlerinin ağırlıkta olduğu görülüyor.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

ÇOMÜ Projesine TÜBİTAK’tan Destek

Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)’nden Doç. Dr. Fatih Algı’nın Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği (COST) kapsamında hazırladığı proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklendi. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Algı’nın projesi, yeni nesil supramoleküler yapıların, optik ve elektronik malzemelerin tasarımı ve geliştirilmesini amaçlıyor.

Doç. Dr. Algı, yürüttüğü uluslararası düzeydeki bilimsel çalışmaları dolayısıyla kısa bir süre önce TÜBİTAK tarafından Avrupa Bilim Vakfı (ESF) COST Yönetim Kurulu Türkiye temsilci üyeliğine atanmıştı. 2008-2011 yılları arasında farklı COST aksiyonlarında (D36 ve D38) iki projeyi başarıyla tamamlayan Fatih Algı ve grubuna, uluslararası COST projesi kapsamında yaklaşık 120 bin Euro destek verilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi