Çiftçiye Yapılacak En Büyük Destek

Hayvancılığın gelişmesi ve ülke ekonomisine daha fazla istihdam sağlaması için en önemli konulardan biri çayır ve mera alanlarının durumudur. Ülkemiz meraları, genellikle küçükbaş hayvancılık için uygun olup, yüksek verime sahip meralar değildir. Bu sebepten dolayıdır ki “Buğday ile koyun, gerisi oyun” sözü Anadolu’da yıllardır söylenegelen bir deyim halini almıştır. Bu deyime yol açan sebepler sadece ülkenin iklim, yağış miktarı ve rejimi, toprak yapısı gibi konular değil, meraların ıslah edilmemesi ve kendi kaderine bırakılması durumudur.

Dünya mera alanları yaklaşık 3.4 milyar hektar olup, bu alanların % 12’si Çin’de bulunmaktadır. Bu ülkeyi sırasıyla Avustralya (%11), ABD (% 7), Brezilya (% 6), Kazakistan (%5), Suudi Arabistan (%5), Moğolistan (%4), Sudan (%3), Arjantin (%3) ve diğer ülkeler (%44) izlemektedir. ABD’de hayvanların tükettiği kaba yemin % 40’ı meralardan % 20’si tarla tarımı ile üretilen yem bitkilerinden sağlanmaktadır, yoğun yemlerin payı ise % 40’tır. Türkiye, dünya mera alanlarının %0.38′ ine sahiptir ve dünya sıralamasında 46. sırada yer almaktadır. Avrupa Birliğinin en fazla mera alanı olan ülkesi ise İspanya olup 11.5 milyon hektar ile dünya mera alanlarının %0.33’üne sahiptir.

Meralar, hayvanların ihtiyacı olan kaba yemin, en ucuz karşılandığı yer olma özelliğini taşıdığından dolayı, meraların ıslah edilmesi meselesi, devlet desteğiyle yapılması gereken çalışmaların en başında gelmelidir. Tarım Kredi Kooperatifleri ve İlçe Tarım Müdürlükleri, çiftçilere hibe, teknik ve kredi yardımı gibi hususlarda destek olmasından evvela ilk önce meraların ıslahı çalışmalarını yürütmelidir. Her ilçede, İlçe Tarım Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, köylerdeki meraları sürerek ve ekerek, ilkbaharda gerektiği ölçüde gübrelemek suretiyle, zayıf mera alanlarının yapısını iyileştirmelidir. Çayır ve meraların, sağlıklı ve yeterli olması, sağlıklı ve sürdürülebilir tarımsal üretimi de beraberinde getirecektir. Böylelikle üretim artacağından, istahdam da artacak, fiyatlar genel düzeyi aşağıya doğru seyir izleyecek, herkes daha bol ve daha ucuz şekilde bu ürünlere ulaşabilecek, spekülatif kazanç ve belli markaların tekelleşmisinin önüne geçilecek, iç tüketim fazlasıyla karşılanacağı gibi, tarımsal ürünlerin dışarıya ihraç edilmesi de miktar olarak fazlalaşacaktır.

1940 yılında bu yana ülkemiz mera alanlarında önemli düşüşler görülmektedir. 1970’de 21.748.900 hektar olan mera alanları 2001 yılında 13.167.375 hektara inmiştir. Mera alanlarının yüzdeleri incelendiğinde Doğu Anadolu Bölgesi %35,41 ve İç Anadolu Bölgesi %33,33’lük oranları ile en yüksek değerleri almaktadırlar. 2 bölgenin mera alanları Türkiye meralarının %68,74’lük kısmını oluşturmaktadırlar. Ülkemizde 1980’li yıllara kadar hızlı nüfus artışına paralel olarak hayvan varlığı da artmıştır. 1955’te 55,6 milyon olan hayvan varlığı 1974 de 76,2 milyona yükselmiştir. Buna karşılık mera alanları azalmış olduğundan, meralar üzerinde daha fazla hayvan otlatma mecburiyeti doğmuştur. Bu durumda da meraların ot kapasitesi düşmüştür. Bu bağlamda mera alanlarının geniş tutulması ve hazineye ait arazilerin satışı yerine mera alanları olarak ülke ekonomisine kazandırılması önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Son dönemde mera alanların arttırılmasını bir kenara bırakalım, var olan mera alanları dahi daraltılarak hazineye devredilmekte ya da mera arazilerinin büyük kısmı ağaçlandırılarak orman arazisine dönüştürülmektedir. Orman arazisine dönüştürülen sahalar tel örgülerle çevrilerek, hayvanların bu sahalara girmeleri engellenmektedir. Bu durumda köylerin mera varlıkları yarı yarıya azalmakta ve yem giderleri 2-3 katına çıkmaktadır. Mera alanlarının azalması, kendine ait tapulu tarımsal arazisi olmayan çiftçiyi daha da büyük maliyetlerle karşıya bırakmakta, dışarıya bağımlı hale getirmektedir.

Bu durumda üretici ya yarı yarıya küçülmekte, ya da hayvan ve arazi varlığını satarak, göç etmektedir. Bu durumda küçük üretici ve geleneksel çiftçi, üretimden çekilmekte, satışa çıkardığı küçük çaptaki arazisini piyasadaki kartelleşen büyük aktörler küçük rakamlara satın almakta ve meraya dayalı organik üretimden uzaklaşarak, sanayi tipi, kapalı hayvancılık modeliyle seri ve sağlıksız üretim yapmaktadırlar. Büyük markaların yetiştirecekte kullandığı yöntem, artık gelişmiş ülkelerin terk etmeye başladığı ticari üretim modelleridir. Bu işletmelerin üretim modelinde, hayvanlar devamlı olarak işletmenin içerisinde ve önlerine konan kaba, kesif ve katkılı et-süt yemleriyle beslenmektedir. Fakat tarım, insan sağlığına olan direkt etkisinde ötürü, geleneksel yöntemler terkedilerek, ticari zihniyetle hareket edilecek bir saha değildir. Bunu asla unutmamak gerekir.

Ayrıca çayır ve meralar, sadece ucuz kaba yem ihtiyacının karşılandığı alanlar olmayıp, aynı zamanda su ve rüzgâr erozyonunu önleyerek toprak varlığımızı koruyan, toprak verimliliğimizi arttıran, çeşitli av ve yaban hayvanlarına yaşam alanı oluşturan, su toplama havzası olarak taban suyu ve akarsularımızı zenginleştiren ve temiz hava kaynağı olan alanlardır. Küresel ısınmaya sebep olan sera etkisinin azaltılmasında da etkin rol oynamaktadırlar. Ayrıca meraya çıkan hayvanların verim ve kalite artışı da bilimsel olarak ispatlanmıştır. Meraya çıkan hayvanların stres durumlarının azaldığı, güneşten ve açık havadan yararlandıkları için de daha sağlıklı oldukları bilinmektedir. Sonuç olarak, tarımsal üretimdeki bu sağlıklı ve sürdürülebilir artış, hem ekonominin düzenli işleyişini beraberinde getirecek, hem de doğal dengelerin gözetilmesini sağlayarak insan-hayvan sağlığı için olması gereken doğru üretim akışını beraberinde getirecektir. Bu özelliklerinden dolayı, meralar çok önemli olup, kaderlerine terk edilmeyi hakketmemektedirler.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çiftçiye Yapılacak En Büyük Destek

Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki 10 çiftçi aileye hibe desteği 3 bin adet Siirt fıstığı fidanı dağıtıldı.

Silvan Kaymakamlığı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleşen Siirt fıstığı fidan dağıtımı hükümet konağı bahçesinde yapıldı. Fidan dağıtım törenine Silvan Kaymakamı Yunus Sezer, İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mahmut Kutlu, Silvan Tarım Derneği Başkanı Mithat Merter ve çiftçiler katıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çiftçilere sağladığı hibe desteği kapsamında Silvan ilçesindeki çiftçilere yüzde 50 hibe desteği ile Siirt fıstığı fidanı verildiği belirtildi. Zeynel Diker isimli çiftçi, hibe desteği ile çiftçilere verilen fidanlardan alarak dikim yapacaklarını söyledi. Diker, “Devletin bu tür çalışmaları yapmasını çok iyi buluyoruz. Bölge çiftçisinin böyle desteklere ihtiyaçları var. Bize verilen Siirt fıstığı yüzde 50 hibelidir. Biz çiftçilere bu tür çalışmalar sonucunda böyle yatırımlarla teşvik oluyoruz” dedi.

Çiftçilere verilen Siirt fıstığı fidanlarını inceleyen Silvan Kaymakamı Yunus Sezer, ise bu çalışmaların çiftçiler için iyi olduğunu söyledi. Kaymakam Sezer, “Bu fidanların büyümesi sonucunda birçok aile bundan ekmek yiyebilir. Çiftçilerimizden en az 200 Siirt fıstık bahçesi bekliyorum. Önümüzdeki yıl 100 bin adet Siirt fıstığı fidanı dağıtmayı düşünüyoruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Sigorta Priminin Yarısı Devletten


Tarım Sigortaları Uygulama Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı, 23 Ocak 2013’de Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım Sigortaları Havuzu (Tarsim) tarafından kapsama alınacak riskler, ürünler ve bölgelere göre prim desteği oranlarının belirlendiği karara göre çiftçiler için büyük önem taşıyan tarım sigortası priminin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanacak. Gıda Tarım ve Hayvancılık Samsun İl Müdürü Kadir Güven, Tarım Sigortaları Havuzu ile ilgili açıklama yaptı. Tarım sigortasının aktif çiftçiler için önemli olduğunu ifade eden Kadir Güven, Tarsim’in faydalarını anlattı.

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçilerin mevcut arazi ve ürün bilgileri dikkate alınarak, üretimlerinin Tarım Sigortaları Havuzunda teminat altına alınacağını dile getiren Güven, “2013 üretim yılında bitkisel ürünler için dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ek risklerinin paket halinde ayrıca, açık alanda yetiştirilen meyveler için bu risklere ilave olarak, isteğe bağlı olmak üzere, don riskine karşı güvence altına alınacak. Açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresinin don riski kapsamına, risk maliyetindeki artışlar ve çiftçinin ödeyeceği prim de dikkate alındı. Verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılan bütçeden karşılanacak.” dedi. Çiftçilerin primin yüzde 50’sini ödeyeceğini, geri kalan yarısını da devletin karşılayacağını açıklayan İl Müdürü Kadir Güven, Veteriner Bilgi Sistemi (Türkvet)’e kayıtlı olan süt ve erkek besi sığırları, mandalar, koyun, keçi, koç ve tekeler ile Su Ürünleri Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olan işletmelerin de Tarsim’de teminat altına alındığını kaydetti.

Güven, “Kapalı sistemde üretim yapılan, bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış tesislerde yetiştirilen kümes hayvanları için ölüm riski, ilgili genel şartlar, teknik şartlar, tarife ve talimatları kapsamında mevcut tesis, işletme ve yetiştiricilik bilgileri dikkate alınmak suretiyle güvenceleri sağlanmıştır. Çiftçilerin mağduriyet yaşamamaları için tarım sigortaları konusunda hassasiyet göstermelerinin menfaatlerine olacaktır.” bilgisini verdi. Yürürlükte olan 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun kapsamında, çiftçilerin devlet yardımlarından istifade edebilmeleri için tarım sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu hatırlatan Güven, ayrıca bu kanundan yararlanma şartları arasında, çiftçilerin tüm çiftçilik varlıklarının en az yüzde 40 oranında zarar görmüş olması gerektiğinin altını çizdi.

Bilim çevrelerinin, iklim değişikliklerine bağlı olarak, doğal afetler konusunda kamuoyunu sürekli uyardıklarına dikkat çeken İl Müdürü Güven, doğal afetlerin can ve mal kayıplarına sebebiyet vermesinin yanında, tarımsal yansımalarının istenmeyen sonuçlar doğurduğunu da sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Hibe İçin Vatandaşın Ayağına Gidiliyor!

Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Burdur İl Koordinatörlüğü, vatandaşa hibeleri anlatmak için beldeleri dolaşıp seminer veriyor. Kozluca, Büğdüz, Hasanpaşa, Mamak ve Yeşilbaşköy’de tanıtım yapan ekipler, destekleme hibelerini anlattı. İl Koordinatörü Hüseyin Şengün ve uzmanlardan oluşan heyetler, AB’den gelen hibeleri ve proje hazırlığı hakkında bilgi verdi.

İl Koordinatörü Şengün, yaptığı açıklamada 5 bin ile 3 milyon euro arasında, ilgili tedbirlere göre hibe destekleri olduğunu söyledi. Burdur’da tarım üretiminin AB standartına çıkarılmasının amaçlandığını vurgulayan Şengün, bugüne kadar çoğu yerleşim yerine gittiklerini, diğerlerine de giderek kurumdan haberi olmayan yer bırakmayacaklarını söyledi. Tanıtım gezilerinde kahvehanelerde toplanan vatandaşlara, koordinatörlük uzmanlarınca sunum yapılıyor. Süt ve et üreten işletmelere, süt toplama merkezlerine çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve kırsal turizme yönelik faaliyetlerle diğer destekler hakkında bilgi veriliyor.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Süt Üretim Projesine Bir Buçuk Milyon Lira Hibe Desteği

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Erzurum İl Koordinatörlüğü hibe destek projesi kapsamında süt üreticisi bir firmaya 1 milyon 445 bin lira hibe verdi. Hibe imza töreni TKDK İl Koordinatörlük binasında gerçekleştirildi.

TKDK yılın ilk hibe projesine imza attı. TKDK İl Koordinatörü Ömerül Faruk Aydın, çiftçi ve besicilere yönelik gerçekleştirdikleri hibe projelerinin onaylanmasının mutluluk verici olduğunu söyledi. Aydın, Erdoğu Entegre Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Şirketi’nin Aziziye ilçesine bağlı Atlıkonak köyünde kuracağı 100 büyükbaşlık süt üretim tesisi projesinin yüzde 65’ini hibe olarak karşılayacaklarını belirtti. Kurum olarak çağrı dönemlerinde üretici ve köylülere proje karşılığında hibe dağıttıklarına işaret eden TKDK İl Koordinatörü Aydın, “İlimizdeki bütün yatırımcıları TKDK proje vermeye ve hibelerimizden yararlanmaya davet ediyorum. 15 Marta kadar sürecek olan yeni çağrı dönemimizde 2 milyon 719 bin Avro hibe dağıtılacaktır. Erdoğu firmasının hazırlayıp ve onaylanan 2 milyon liralık projesinin yüzde 65’ini kurum olarak karşılayacağız.” Dedi.

Üretim Yapmak İstiyoruz

Erdoğu Entegre Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Büçge, ülke ve şehir ekonomisine üreterek katkıda bulunmak istediklerini ifade etti. Büçge, Atlıkonak köyünde 215 dekar alan üzerine kuracakları süt üretim tesislerinde 30 kişinin istihdam edileceğini anlattı. TKDK İl Koordinatörlüğü’ne desteklerinden dolayı da teşekkür eden Büçge,”TKDK’ya desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. İşletmemiz faaliyete geçtiğinde günde 2 bin 500 kilogram süt üretmeyi planlamaktayız. Yatırımımız ülkemize, şehrimize hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Aydın ve şirket yönetim kurulu üyesi Serdar Çevrim düzenlenen sade törenle hibe protokolüne imza attı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TKDK’dan Fındık, Kiraz Ve Cevize Hibe Desteği

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekle Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörü Özer Çoban düzenlediği basın toplantısında fındık, kiraz ve cevizin işlenmesine yönelik hibe desteklerinin olduğunu söyledi. Hayvancılıktan turizme kadar birçok alanda hibe desteğimiz mevcut diyen Çoban, “Kentin proje potansiyeli 15 Şubat ile 15 Mart tarihleri arasında belli olacak. Beklentilerimizin altında da olabilir üzerinde de olabilir.

Her kesime ulaşmak istiyoruz. Biz proje hazırlamıyoruz, gelen projeleri değerlendiriyoruz. Proje kabul görürse uygulanması noktasında tüm denetimlerini ve kontrollerini yapıyoruz. Bütçe sıkıntımız yok. Vatandaşlarımızdan proje getirmeleri yönünde beklentimiz var. Fındık, kiraz ve cevizin işlenmesine yönelik hibe desteklerimiz var. İlimizde fındık kavurma ve kırma fabrikasının olduğunu biliyoruz.

Projelerle var, olan tesislerin modernizasyonu yapılabilir, kapasite artırılabilir veya sıfırdan bir işletme yapılabilir. Ayrıca sakarca ve pekmez gibi 100’e yakın yerel ürünün hibe desteği almasıyla ilgili çalışma yaptık ve bu çalışmayı da kurum başkanlığına gönderdik” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Tarımsal Destek Geliyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 10 yılda çiftçilere 4 milyar 56 milyon TL mazot desteği verildiğini; mazot maliyetinin ortalama yüzde 16’sının karşılandığını bildirdi. BDP Batman Milletvekili Ayla Akat’ın yazılı soru önergesini yanıtlayan Eker, tarımsal desteklerin miktar ve etkinlik olarak geliştirildiğini ve daha rasyonel hale getirildiğini kaydetti.

Bu çerçevede tarımsal desteklemelerin kalite, sağlık, verimlilik ve kırsal kalkınmayı esas alacak şekilde düzenlendiğini aktaran Eker, ”2003 yılından sonra birçok kalemde yeni destek uygulamaları başlatılmıştır. Son 9 yılda çiftçimize nakit olarak verilen tarımsal destek miktarı önemli oranda artırılmıştır. 2002 yılında toplam 1 milyar 868 milyon TL tarımsal destek ödenmişken, 2012 yılında toplam destek miktarı 7,6 milyar TL’ye ulaşmıştı” dedi.

2013 yılında ise üreticilere 9 milyar 113 milyon TL destek ödeneceğini ifade eden Eker, şunları kaydetti: ‘Bakanlığımızca üretim girdilerine önemli destek verilmekte olup, bu kapsamda üreticilere; 2003 yılından itibaren mazot desteği, 2005 yılından itibaren kimyevi gübre desteği, toprak analizi desteği ve sertifikalı tohum ve fidan destekleri verilmekte ve bu destekler ile üretim maliyetinin önemli bir kısmı karşılanmaktadır. 2003 yılında başlatılan mazot desteği uygulaması kapsamında 2003-2012 döneminde toplam 4 milyar 56 milyon TL destekleme ödemesi yapılarak, çiftçilerimizin mazot maliyetinin ortalama yüzde 16’sı karşılanmıştır. 2013 yılında yapılacak mazot destekleme ödemesinin birim fiyatı bir önceki yıla göre ortalama yüzde 6,6 oranında artırılmıştır.

Ülkemizin gübre üretiminde ise son yıllarda önemli artışlar yaşanmaktadır. Ülkemizin 2008 yılı gübre üretimi yaklaşık 2,9 milyon ton olarak gerçekleşmiş iken, 2011 yılı sonunda yüzde 30 artışla yaklaşık 3,8 milyon tona ulaşmıştır. Gübre tüketimimiz ise Bakanlığımızca yürütülen toprak analiz çalışmaları nedeniyle, 2009 yılında 5,3 milyon ton iken, 2011 yılı sonunda yüzde10 azalışla 4,8 milyon tona gerilemiştir. Bakanlığımızca, gübre desteği 2005 yılında ilk kez doğrudan çitçiye ödenmeye başlamış olup, 2005-2012 döneminde toplam 3,5 milyar TL gübre destekleme ödemesi yapılarak çiftçimizin gübre maliyetinin ortalama yüzde 15’i karşılanmıştır. 2013 yılı için yapılacak gübre destekleme ödemesi birim tutarı bir önceki yıla göre ortalama yüzde 5,3 oranında artırılmıştır.”

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Hibe Dağıtımına Başlanıyor


Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kütahya İl Koordinatörü İhsan Kaymak, bir denetimin tamamlanmasının ardından hibe dağıtımına başlayacaklarını bildirdi.

Makamında, AK Parti Kütahya İl Başkanı Kamil Saraçoğlu ile görüşerek, kurum hakkında bilgi veren Kaymak, bir denetimleri kaldığını ve bunun tamamlanmasının ardından hibe dağıtımına başlayacaklarını ifade etti.

Saraçoğlu da kurumun Kütahya halkına yararlı olacağına ve ilerleyen dönemlerde bu alanda büyük yatırımlar yapılarak Kütahya halkına kazandırılacağına işaret ederek, Kütahya halkının bu alanlardan azami derecede yararlanması için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını belirtti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

GAP Bölgesinde Tarıma Dayalı Yüzde 50 Hibe Desteklerini Tamamladık

AK Parti’nin 4. Olağan Büyük Kongresi’nden de bahseden Bakan Eker, orada yabancı devlet adamlarının bulunduğunu, Mesut Barzani’nin de kongrede bulunduğunu ifade etti. Mesut Barzani’nin kongrelerinde bir konuşma yaptığını dile getiren Bakan Eker, “Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracatın 12 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun 11 milyar dolarlık kısmını Kuzey Irak’a oradaki Kürdistan Özerk Bölgesi’ne yapıldığını söyledi. Bu tabi bölgeden yapılan ihracat açısından komşu olmamız münasebetiyle son derece önemlidir. Buradan büyük bir gelişme imkânı var. Biz gelişmeyi alt yapıyla birlikte iyi işletebilirsek tarımsal hammaddelerinin bu pazarlara doğru rahat bir şekilde götürebiliriz. Tarım bakanlığının GAP Eylem Planı ile ilgili bütçesi 1 milyar 400 milyon lira ayrılan ödeneğimiz. 1 milyar 400 milyon liranın bugün itibarı ile 1 milyar 200 milyon lirasını kullanmış durumdayız. Yılsonuna kadar da diğer kalan parayı da kullanıyoruz. Kapalı drenaj çalışmaları sürüyor, hibe destekleri devam ediyor, 621 tane GAP bölgesinde tarıma dayalı sanayi tesisine biz yüzde 50 hibe desteklerini tamamladık. Bunun 70 tanesi Diyarbakır’da. Eskiden sanayicilere bu gölgede gıda sanayi yardımı yapın dediğimizde bize dedikleri şey ‘Tamam biz gelelim ama orda süt yok’ oluyordu. Şimdi bizim son birkaç yıl içerisinde tamamladığımız projelerle ciddi şekilde bir süt üretimi ortaya girdi. Bu üretim ile birlikte artık sanayicilerimiz rahatlıkla arzu ettikleri yatırımı burada hayata geçirebilirler. 600 bin lira sermayenin yarısını hibe veriyoruz. Gıdaya dayalı herhangi bir sanayi tesisi burada yapıldığı zaman bunlar hayata geçebiliyor” diye konuştu.

Bizim Bir Terör Sorunumuz Var Bu Genel Manasıyla Kürt Sorunun Sonucudur Bunu Biliyoruz

Bölgede Artan Terör Olaylarına Da Değinen Bakan Eker Şunları Söyledi:

“Bizim bir terör sorunumuz var. Bu genel manasıyla Kürt sorunun sonucudur bunu biliyoruz. Ama arkadaşlar biz hükümet olarak bu sorunu demokratikleşme ve sivilleşme yoluyla çözme konusunda hiçbir dönemde hiçbir zaman cesaret edilmeyen adımları atmak suretiyle bu adımları hayata geçirdik. Fakat sorunun daha çok kan dökmek suretiyle kendi politik çıkarları doğrultusunda sorunu büyütmeye çalışan veya birtakım karanlık güçlere bu içerde olabilir dışarıda olabilir, onlara taşeronluk yapan bir terör örgütü var. Bizim bunlara da sesimizi çıkarabilmemiz lazım. Arkadaş sen Diyarbakır’da kurulmuş atölyenin sahibinden ne istiyorsun neden gelip onun iş makinesini yakıyorsun diyebilmemiz lazım. Şantiyeyi basıp aracı yakanlara önce bir dur bakalım diyebilmemiz lazım, bu cesareti gösterebilmemiz lazım. O nedenle burada demokratikleşme ve sivilleşmeyle ilgili adımları atıyoruz. Ama bunu sabote eden bir örgüt var. Bunu sadece ben Diyarbakırlı Kürt ve AK Partili birisi olarak söylemiyorum. Bunu aklı olan vicdanı olan herkes de bunu bilir. Bazıları korkar sesini çıkaramaz baskı altındadır, tehdit altındadır, bir şekilde endişe ediyor sesini çıkaramaz biliyoruz. Susmak suretiyle bir yere varamayız. Biz kamu ve devlet olarak bu bölgede yapılan yatırımlara asla hızını kesmeyiz. Biz hükümet olarak kamu olarak burada yapılan yatırımların hızını kesmeden devam edeceğiz. Pabuç bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık bundan sonra da yapmayacağız. Bizden öncekiler yapmadı. Eğer bizden öncekilerde bizim tavrımızı takınsalardı, belki biz bugün bu noktada olmayacaktık. Daha iyi bir noktada olurduk. Ama biz bombalasalar da mayın da kursalar saldırsalar da biz hizmetlerimizi kamu devlet olarak faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. STK’lardan ricam şu korkunun ecele faydası yok. Haksıza haksız diyeceğiz. Bunu diyemediğimiz sürece sessiz kaldığımız sürece bir yere varamayız. Çünkü zulüm var. Neden herkes senin gibi düşünmek zorunda arkadaş. Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Herkes senin istediğin yere oy vermek zorunda değil. Bunu baskı ile hayata geçirmeye hakkın yok. AK Parti hükümeti hiçbir ayrım yapmadan eğer bir ayrım varsa pozitif ayrımcılık anlayışıyla buraya yatırım yapma kararındayız. Burada gerçekten pozitif bir ayrımcılık var. Bunu görelim yardımcı olalım. Ne için bu bölgenin refahı için, bu bölgenin evladı işsiz kalmasın diye.”

Büyükekşi Eylül Ayı İhracat Rakamlarını Açıkladı

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 11 milyar 408 milyon dolara, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 12,1 artışla 111 milyar 463 milyon dolara ulaştığını söyledi. Son 12 aylık dönemde de ihracatın yüzde 11,6 artışla 146 milyar 927 milyon dolara yükseldiğini kaydeden Büyükekşi, “Eylül ayında en fazla ihracatı 1 milyar 503 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaptı. Kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 488 milyon dolar ile ikinci sırada, hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz ise 1 milyar 373 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Tarım sektörlerimiz eylül ayında 1 milyar 638 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 14,4 pay aldı. Sanayinin payı 9 milyar 405 milyon dolar ile yüzde 82,4, madencilik ürünlerinin payı ise 365 milyon dolar ile yüzde 3,2 oldu. Eylül ayında sektörlerimiz içinde en fazla ihracat artışını yüzde 58 ile mücevher sektörümüz, yüzde 48 ile savunma-havacılık ve yüzde 38 ile deri sektörü yakaladı. İller bazında ilk 10 ihracatçı ilimiz arasında eylül ayında ihracatını en fazla artıran il yüzde 22 artış ile Gaziantep oldu. Denizli’nin ihracatı ise yüzde 11, İstanbul’un yüzde 8, Kocaeli’nin yüzde 8, Hatay ve İzmir’in yüzde 5, Ankara’nın ise yüzde 4 arttı. İlk 10 ilimiz arasında en fazla ihracatı düşen ilimiz ise ihracatı yüzde 10 gerileyen Manisa oldu. Sakarya’nın ihracatı yüzde 7, Bursa’nın ise yüzde 2 azaldı. Diyarbakır’ın ihracatı ise eylül ayında yüzde 56 artış gösterdi. İlk 9 aylık artış oranı ise yüzde 24 oldu” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından başarılı olan iş adamlarına plaket verildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Tarıma 300 Bin Hibe Desteği Geldi


Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Harun Kabaoğlu, tarıma dayalı yatırım yapanlara ciddi desteklerin verildiğini söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ 4 Eylül 2012 tarihli ve 28401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzce İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Harun Kabaoğlu, iş adamlarını Düzce’ye yatırım yapmaya çağırdıklarını, hibe rehberine uygun olarak hazırlanan ve yapılan değerlendirmeler sonucu desteklenmeye uygun bulunan proje sahibi gerçek kişilere 75 bin TL, şirket, tarımsal amaçlı kooperatif ve birliklere ise 300 bin TL karşılıksız hibe desteği verileceğini belirtti.

Kabaoğlu, Düzce’ye tarımsal alanda yatırım yapmak isteyen müteşebbislerin hibe rehberine uygun olarak hazırlayacakları projelerini en geç 2 Kasım 2012 tarihi mesai bitimine kadar teslim etmeleri gerektiğini söyledi.

Proje kapsamında müracaat edilebilecek yatırım konuları ise şu şekilde sıralandı, “Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik olarak. Yeni yatırım tesislerinin yapımı mevcut faal olan veya olmayan tesislerin kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar. Kısmen yapılmış yatırımların tamamlamasına yönelik yatırımlar, Alternatif enerji kaynakları kullanan yeni seraların yapımına yönelik yatırımlar, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgar enerjisi üretim tesisleri, koyun, keçi ve manda konularında sabit yatırım projeleri.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi