Yeni Teşvik Sistemine Yoğun İlgi

Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Dr. Tabip Gülbay, yeni teşvik sistemi kapsamında yurt içi ve yurt dışından birçok iş adamının Mardin’de yatırım yapmak için sıraya girdiğini söyledi.

Gülbay, Yatırım Destek Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Mardin’in teşvik sisteminde 6. bölgede yer aldığını, bu kategorinin en avantajlı bölge olduğunu, avantajı gören yatırımcıların teşvik belgesini almak için yarış halinde olduğunu vurguladı. Gülbay, teşvik sisteminin hibe olmadığını, vergi muafiyetinden yararlanma imkanı sunduğunu belirtti.

Teşvik yasasından en iyi şekilde yararlanılması için bir an önce 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) bitirilmesi gerektiğini kaydeden Gülbay, şunları söyledi:

“Mardin’de yatırım yapacak bir yatırımcının yüzde 116 muafiyet imkanı bulunuyor. Yeni teşvik paketi yayımlanmadan önce kente 2012 yılının ilk 6 ayında 21 teşvik belgesi ve 146 milyon lira yatırım olacağı tahmin ediliyordu. Sadece Temmuz 2012’de alınan 8 teşvik belgesiyle yatırım tutarı 147 milyon lira oldu. Yılın ilk 6 ayında alınan teşvik belgeleriyle bin 12 kişilik istihdam öngörülürken, sadece temmuz ayında 661 kişilik istihdam sağlanacağı tahmin ediliyor. Temmuz ayında alınan en geniş kapsamlı teşvik belgesi 100 milyon liradır. Bu teşvikle 5 yıldızlı otel yapılacak. Bu yatırımla 315 kişinin istihdamı hedeflenmektedir. Yeni teşvik yasasına yoğun bir ilgi var. Yurt içi ve yurt dışından bir çok yatırımcı Mardin’de yatırım yapmak için sıraya girmiş durumda.”

Türkiye’nin ünlü markalarının kente yatırım yapmak istediğini dile getiren Gülbay, “Yatırımcının en çok çekindiği konu, elektrik kesintileri ve dalgalanmaları. Fakat OSB’nin 50 milyon liralık yenilenebilir enerji yatırımı yapmayı düşündüğü, DİKA’nın da fizibilite çalışması yapmayı öngördüğü yatırım çalışması var. Mardin hem rüzgar hem de güneş enerjisi üretebilecek potansiyele sahip. Bu şekilde elektrik probleminin önüne geçilmesi hedefleniyor” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Daha Kaliteli Büyüyoruz

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Bu yıl ki büyümenin kalitesi daha iyi, çünkü ihracata dayalı. İstihdama da önemli bir katkı sağladı” dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu yıl yüzde 4 büyüyeceğini ön gördüklerini belirtti. “Bunu hiç küçümsememek lazım” diyen Yılmaz, ekledi: “Bu yıl da yüzde 4 büyüdüğümüzde son üç yılın ortalaması yüzde 7’nin üzerinde gerçekleşmiş olacak. Bu çok önemli bir performans. Dünyada bu kadar sorun yaşanırken ekonomimizin bu performansı göstermesi gerçekten takdire şayan. Ayrıca, bu yılki büyümenin kalitesi daha iyi, çünkü ihracata dayalı. Son üç çeyrekte ihracatın büyümeye pozitif katkı verdiğini görüyoruz. Dünyadaki pazar şartlarına rağmen büyümemizi ihracat artışına borçluyuz. Diğer taraftan bu büyüme istihdam yaratan bir büyüme oldu.” dedi.

“Bölgesel Kalkınmada Kalkınma Ajansları Özel Sektör İşbirliği”nin ele alındığı Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 78. Genel İdare Kurulu Toplantısı’nda konuşan Yılmaz, kalkınmanın önemine vurgu yaparak, “Kalkınma Bakanlığı’nın kurulmasıyla birlikte birçok önemli proje ürettik. Kalkınma ajanslarını 81 ili kapsar şekilde 26 bölgede organize ettik. Kalkınma sadece ekonomiden ibaret değil. Bunun sosyal, çevresel, demokratik ve kapsayıcı boyutları da bulunuyor” dedi. Dünyanın şu an içinde olduğu krizin Türkiye’nin son 10 yılda sağlam temeller oluşturduğunu gösterdiğini söyleyen Yılmaz, “Dünyada bir küresel kriz yaşanırken, Türkiye bu krizden en kârlı çıkan ülkelerden biri oldu, krizi fırsata çevirdi. 2002-2008 arasında ortalama yüzde 6 büyüdük. 2009’da bu büyüme biraz düşse de 2010 ve 2011’de de çok iyi büyüme rakamları sağladık.” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Türkiye, Dünyanın En Değerli 19. Markası

Marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’in yaptığı ”Marka Ülkeler” araştırmasının sonuçlarına göre Türkiye, 487 milyar dolar marka değeri ile dünyanın en değerli 19. ülke markası oldu.

Ülkelerin yatırım, turizm, ürünler ve yetenek olmak üzere dört ana kritere göre değerlendirildiği araştırmada Türkiye’nin marka değeri 487 milyar dolar olarak hesaplandı.

Marka değerini bir yılda 114 milyar dolar artıran Türkiye, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tüm ülkeler arasında 19. sırada yer aldı. NTV yayınına katılan Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, konuyla ilgili soruları yanıtladı.

“Türkiye bir ürün olsaydı en değerli 19. ürün olurdu” demek mi bu araştırma? Markalaşma adına hep daha iyi olsun istiyoruz ama dışarıda algı hep daha kötüymüş gibi. Nasıl yorumlamak lazım? Birinci Amerika, İkinci Çin…

Bu çalışmayı biz iki paydaşla yürütüyoruz. Birincisi, Dünya Ekonomik Forumu’nun verilerinden yararlanıyoruz. İkincisi de, dünya rekabet yıllığını yayınlayan IMD ile yürütüyoruz. Dolayısıyla burada küresel rekabet açısından ülkelerin konumu, ikincisi dört ana başlık altında bir yatırımları içeride nasıl teşvik ettikleri, dışarıdan nasıl doğrudan yatırım cezp ettikleri. İkincisi turizm ana başlığı altında nasıl kendi vatandaşlarını iç turizme yöneltebildikleri. Bir veride dışarıdan ziyaretçi cezp etme kabiliyetleri. Üç, ürün ve hizmetler başlığı. Burada da kendi ürünlerini kendi vatandaşlarının kullanmasına nasıl teşvik ettikleri ya da ihracat ürün ve hizmetlerinin nasıl desteklediği. Dördüncüsü de yetenekler konusunda, fikir ve kabiliyet sahibi insanların göçünü nasıl önledikleri ya da fikir ve kabiliyet sahibi insanlara ülkeyi nasıl cezp edebildikleri. Ekonomik büyüklükler tabi ki bunun üzerinde etkili oldu. Dolayısıyla Türkiye 19. sırada yerini korudu bu sene.

Listede Çin ikinci sırada. Türkiye’de ve kendi etrafımızda da algı Çin ürünüyse bir ağız kıvrılıyor ama marka değerinde en iyi ikinci ülke.

Bir örnek vereyim, dünya çizgi film piyasasında Şanghay çok önemli. Yeni gemicilik hizmetleri kümeleri oluşturma konusunda çok başarılı. O dört ana başlık altındaki segmentler konusunda ülkeler çok ciddi çalışmalar yapıyor. Nasıl buraya geldiler dediğimiz zaman altlarında bir neden var.

Türkiye’nin sırası değişmiyor, en iyi büyüyen ülkeler arasındayız ama o marka değerinde sırayı değiştiremiyoruz anladığım kadarıyla.

Rakiplerimizin belirli bir kesikliği nedeniyle de biz bu yere gelmiş olabiliriz. Avrupa ülkelerinin son iki yıldır yaşadığı krizler bizi bu yerde tutuyor şu anda. Dolayısıyla Türkiye’nin bu konumunu sürdürülebilir hale getirebilmesi için bazı temel stratejiler geliştirmesi lazım. Dört ana başlığı bir bütün olarak gören fotoğrafı masaya koyması lazım. Bizim dış ticaretimizi olumsuz etkileyen ikame ürünlerin aynı kalitede içeride üretilmesi. İki, dışarıdan doğrudan yatırım cezp edilme becerimizi arttırmamız. Bizim yurttaşlarımızın yurtdışına çıkarak değil yurtiçini değerlendirmesi. İngiltere’nin Holiday at Home diye uyguladığı çok başarılı bir program var. Ama bunlar hep fiyat odaklı olmamalı. Mesela, Türkiye bu yıl ziyaretçi azalmasından şikayetçi. Kendi rakip bulduğu ülkelerde fiyat kırılınca Türkiye’ye gelen ziyaretçiler rakip ülkelere gitmeye başlar. Fiyat endeksli bir ülke olmamamız lazım. Ülkede üretilen ürün ve hizmetlerin değerlendirilmesi. Kendi vatandaşının bu ürün ve hizmetleri güvenerek kullanıyor olması gerek. Bunda da Fransa çok iyi bir başarı hikayesi. Yetenek konusunda da mevcut beyin göçünü önlemek yetenek ve kabiliyet sahibi insanları da bu ülkeye cezp edebilmek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kadın Girişimciler İş Başında

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alması için kadınların da gereken azim ve gayreti göstermesi gerektiğini söyledi.

ASO, Garanti Bankası ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) tarafından düzenlenen “Kadın Girişimci Yönetici Okulu” eğitim programının ilki başladı.

Eğitim programının başlaması nedeniyle ASO Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’de kadınların son zamanlarda kendilerine uygulanan şiddet ile gündeme geldiğini belirtti.

Özdebir, Türk kültürünün, anaerkil bir yapıda olduğunu ve İslam dininin de kadınlara özel bir önem atfettiğini dile getirerek, buna karşın günümüzde erkeklerin kadınları çok fazla işlerine karıştırmadıklarına dikkati çekti.

“Eğer biz dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alacaksak nüfusumuzun yarısını temsil eden kadınlarımızın da gerekli azim ve gayret içerisinde olması lazım” diyen Özdebir, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının gelişmiş ülkelere göre daha düşük olduğuna işaret etti.

Özdebir, her başarılı erkeğin arkasında mutlaka başarılı bir kadın olduğunu ifade ederek, eğitimin başarılı geçmesi dileğinde bulundu.

Eğitim Bir Hafta Sürecek

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sevgi Daştan da Türkiye’de kadın girişimcilerin yükselişinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Daştan, eğitim programının iş sahibi kadınların girişimci ruhlarını geliştirmeyi, işlerini büyütmeyi ve uluslararası arenada rekabetçi güçlerini artırmayı hedeflediğini kaydederek, emeği geçen kuruluşlara teşekkür etti.

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker de kadının ekonomik, siyasi ve toplumsal açıdan güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Garanti Bankası KOBİ Bankacılığı Pazarlama Koordinatörü Esra Kıvrak ise girişimci kadınların kendilerini geliştirmek için her türlü faaliyete katılmaları gerektiğine dikkati çekti.

Konuşmaların ardından Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Işıl Keskin, eğitim konuları hakkında bilgi verdi. Bir hafta sürecek eğitim, İstanbul ve İzmir’de de tekrarlanacak.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Belediyelerden Sanata Tam Destek

Türkiye Belediyeler Birliği’nce hazırlanan ‘Belediyelerin Alan Araştırma Raporu’na göre Türkiye’deki belediyelerden sadece yüzde 9,7’si AB ve yüzde 2.2’si de uluslararası projelerde yer alırken, Konak Belediyesi’nin iki AB projesi ile Türkiye, Avrupa Birliği’ne İzmir eliyle girmiş oldu.

Avrupa Birliği’nin Sivil Toplum Diyalogu-II Kültür ve Sanat Hibe Programı (CSD-II/CA) kapsamında, İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği’nin hazırladığı ‘İzmir Sanat ve Kültür Projesi’ Türkiye, Yunanistan ve Romanya’yı buluşturdu. Üç ülkenin; mim sanatçıları, canlı sokak heykelleri, müzisyenler, ressam, şair ve yazarları kültür ve sanat ortaklığında bir araya geldi. Avrupa Birliği -Türkiye Kültürlerarası Diyalog Kültür ve Sanat ve Müzeler Hibe Programları kapsamında Konak Belediyesi’nin projesi “Tarihin Tanıkları Oyuncaklar” ise İzmir’de ve Polonya’nın Kilece kentinde olmak üzere iki atölye çalışması gerçekleştirildi. Avrupa Birliği’nden 200 bin Avro hibe kazanan proje, hem İzmir’de hem de Polonya’da göz doldurdu.

Tarihe Ve Mimariye Ödüllü Koruma

Abacıoğlu Hanı projesi ile Türkiye’den ilk kez bir belediye Avrupa’nın en önemli mimarlık ödülü olan Philippe Rotthier ödülünü aldı. Brüksel’de gerçekleştirilen ödül töreninde, Konak Belediyesi’nin çoğunluğu kadın mimarlardan oluşan ekibi Avrupa’da takdir topladı. Tarihi Kentler Birliği’nin düzenlediği ‘Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda Konak Belediyesi; Selvili Han, Mülkiyeliler Birliği Binası ve Kadın Müzesi Projeleri ile üç proje ödülüne birden layık görüldü. İzmir’i başarı ve ödüllerle gündeme getiren Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan Özel Kalem Dergisi’nin bu yıl 4’üncüsünü gerçekleştirdiği ‘Yerel Yönetim Ödülleri’ töreninde ‘Neşe ve Karikatür Müzesi’ ile ödül aldı. 2011 Yılının En İyi Vali ve Belediye Başkanları Ödül kategorisinde Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan ‘Kültür, Sanat ve Turizm Etkinlikleri’ dalında ‘Neşe ve Karikatür Müzesi Projesi’ ile Yılın Büyükşehir İlçe Belediye Başkanı Ödülü’ne layık görüldü.

Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan daha önce de belediyecilik alanında özgün projeleri desteklemek amacıyla Antalya’da düzenlenen ‘Üretken Belediye Proje Yarışması’nda ‘Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi’ ile birincilik ödülünü alırken, ÇEVKO tarafından ‘Çevreye En Duyarlı Belediye Başkanı’ ve İzmir Kız Lisesi tarafından da ‘Yılın Altın Adamı’ ödülüne layık görülmüştü.

Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, “EXPO yolunda ilerleyen İzmir’in sesini ödüllerle, projelerle, ulusal ve uluslararası organizasyonlarla duyuracağız” dedi. Tartan sözlerine şöyle devam etti: “Yerel yöneticinin görevi sadece bir kenti yönetmek, kaldırım yapmak, çöp toplamak, vergi almak değildir. Bunlar elbette yerel yönetimlerin genel sorumluluklarıdır ancak bir kenti yönetmek; o kentin tarihine, kültürüne, insanına ve geleceğine sahip çıkmak demektir. İzmirlilerin her şeyin en iyisini hak ettiğini düşünüyorum. Bunun için her çalışmamızda ‘önce insan’ diyerek, İzmir’i tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle, insanıyla bir bütün olarak değerlendiriyoruz. Ödül alan her çalışma İzmir’in sesinin Türkiye’de ve dünyada bir kez daha yankılanmasıdır. Bu sesi çoğaltarak İzmir’i hak ettiği yere adım adım taşımaya devam edeceğiz.” Aynı raporda; Türkiye’deki Belediye Başkanlarının yüzde 98.6’sı erkek, sadece yüzde 1.4’ü kadın olduğu açıklanıyor. Yani belediye başkanlığında ‘Kadının adı yok’. Buna karşın çalışma hayatının her kademesinde kadınların yer almasından yana olduğunu kaydeden Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’ın çalışma arkadaşlarının büyük bir çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Koltuğunu da bir kadın belediye başkanına devretmek istediğini her defasında dile getiren Başkan Tartan, “Erkekler gücenmesin ama kadınlar iş hayatında erkeklere göre daha sorumlu, daha titiz çalışıyor. O nedenle benim müdürlüklerimin çoğu kadınların yönetiminde” dedi.

Tartan, ‘Sevgi Evleri’ dediği Semt merkezleri sayesinde de ev kadınları sosyal hayata kazandıracak projeler ürettiklerini, kadınların el emeklerini pazarlayarak onlara gelir sağladıklarını ifade etti. Tartan, “Kadınların her zaman çalışmasından ve tek başlarına ayakta kalan bireyler olmasından yanayım. Onlara fırsat verilmeli ve hayata kazandırılmalı. Kim bilir belki önümüzdeki seçimlerde Konak Belediye Başkanı bir kadın olur” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Türkiye’ye İlgi Arttı


Türkiye’nin güneş enerjisindeki potansiyelini gören Amerikalı ICA, Kilis’e yatırıma geldi. Şirket 6 milyar dolarlık yatırımla Türkiye’nin elektrik kapasitesinin yüzde 5’ini karşılayacak.

Yeni teşvik paketi yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisini artırdı. ABD’li International Capital Alliance (ICA) Group, Türkiye’nin güneşine 6 milyar dolarlık yatırım için geldi. ICA, yenilenebilir enerji yatırımlarında yerli teşviki dikkate alarak, Kilis’e güneş enerjisi paneli fabrikası kurmak için şehrin Organize Sanayi Bölgesi’nden arsa talep etti. Türkiye’de güneş panelleri ve 2 bin megavata kadar büyütülecek güneş tarlalarıyla elektrik üretecek şirketin Meksika’ya planladığı yatırımı Kilis’e kaydırdığı öğrenildi. Böylece ABD’nin önemli yatırımcılarından ICA, Türkiye’yi yatırım listesinin en başına aldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ile görüşen şirket yetkilileri yatırım planlarını anlattı. Şirketin dünya başkanının yakın zamanda Bakan Ergün’ü ziyaret edeceği belirtildi.

Yüzde 100 Yerli

Şirket, Kilis’e ilk etapta 700 milyon dolarlık yatırımla 200 megavat kapasiteli güneş enerji tarlası kurmayı planlıyor. Bu kapasitenin de 3-4 yıl içinde 2000 megavata kadar yükseltilmesinin planlandığı öğrenildi. 2000 megavatlık yatırımın toplam tutarı yaklaşık 6 milyar doları buluyor. Kilis’te kurulacak güneş santrallerinin tamamı, burada üretilen yüzde 100 yerli güneş panelleriyle yapılacak. Türkiye’de henüz güneş santrali bulunmuyor. ICA’nın yatırımı hayata geçtiğinde Türkiye’nin mevcut elektrik kapasitesinin yüzde 5’i karşılayacak.

NASA’ya Üretim Yapıyor

ICA’nın üretim grubundaki partneri ABD’li ISET, yaklaşık 30 yıllık geçmişiyle güneş enerjisi teknolojilerinde ülkesinde önemli üreticiler arasında yer alıyor. NASA’ya da güneş panelleri üretimi yapan ISET, bugüne kadar Amerikan kamu kurumları adına da 25 araştırma projesi gerçekleştirdi.

Meksika’dan Vazgeçti

Geçtiğimiz yıl yasalaşan Yenilenebilir Enerji Kanunu’na göre güneş enerjisiyle üretilen elektriğin kilovatına 13.3 dolar teşvik veriliyor. Ancak yatırımda yerli ürünlerin kullanılması durumunda verilen teşvik 22 dolar/sente yaklaşıyor. Türkiye’ye üretim tesisi kuracak ABD’li şirket daha yüksek alım garantisi alabilecek. Bakan Ergün, geçtiğimiz hafta Kilis’te Amerikan menşeli bir firmanın yatırım yapmak üzere çalışmalara başladığını belirtmişti.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Akıllı İcat Çıkarana Teşvik Var


Sanayisini yüksek katma değerli ürünler geliştirecek şekilde dönüştürmek isteyen Türkiye, işe elektronik sektöründen başlayacak. Stratejiyle, Türk sanayisi gözünü artık LED, lazer ve mikrodalga teknolojisine dikecek. Türkiye, akıllı sistemler, nano teknoloji ürünleri ve özel kapasitörlerin üretimine odaklanacak. Bu amaçla üretim yapacak olan sanayicilere özel Ar-Ge teşvikleri verilerek bölgede üretim üssü olmayı hedefleyecek. Elektronik üretimine odaklanan KOBİ’lere finansman desteği sağlanacak.

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde sanayi üretimine yön verecek olan Elektrik ve Elektronik Sanayi Stratejisi tamamlandı. Yeni strateji, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün tarafından geçen hafta yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na sunuldu.

Üretim Üssü Türkiye Olacak

Stratejiyle, Türkiye’nin bölgede Ar-Ge ve üretim üssü haline gelerek, elektrik ve elektronik alanında dünya pazarlarında söz sahibi olması hedefleniyor. Bu kapsamda kamu-sanayi-üniversite işbirliği artırılacak. Elektronik alanındaki ana ürün ve temel bileşenlerin Türkiye’de tasarlanıp geliştirilmesi ve üretilmesi sağlanacak.

Stratejiyle 4 ana hedef de belirlenirken, bu hedefler, hukuki ve idari düzenlemeleri iyileştirmek, sektörün Ar-Ge, inovasyon ve markalaşma becerisini geliştirmek, altyapıyı ve insan kaynaklarını geliştirmek ile pazarlama, dış ticaret ve finansal araçları geliştirmek olarak belirlendi.

Kobi’lere Finansman Desteği

– Sektörde faaliyet gösteren KOBİ niteliğindeki kuruluşlara yönelik kredi finansman imkânları geliştirilecek.

-Sektöre ilişkin ulusal meslek standartları ve ulusal yeterlilikler hazırlanacak.

– KOBİ ve yan sanayilere yönelik kümelenme projeleri teşvik edilecek ve desteklenecek.

– Donanım ve yazılımda yerli ürünlerin teşvik edilmesine yönelik faaliyetler yürütülecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

ABD’li Dünya Devi’nden Türkiye’ye Yatırım

6 milyar dolar cirolu ABD’li Rockwell Automation, Türkiye’ye Teşvik Sistemi kapsamında 200-250 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.

6 milyar dolar cirosuyla dünyanın 4’üncü büyük endüstriyel otomasyon şirketi ABD’li Rockwell Automation, sanayinin beyni olarak tanımlanan sistemlerin üretimi için Türkiye’de yatırıma hazırlanıyor. Rockwell Automation Genel Müdürü Cenk Ceylan’ın verdiği bilgiye göre, Sanayi Bakanı Nihat Ergün ile Rockwell Automation Dünya Başkanı Keith Nosbuch’un görüşmesinin ardından Teşvik Sistemi kapsamında Türkiye’ye yatırım planı çıktı.

Ceylan, Bakan Ergün’ün Nosbuch’a Türkiye’ye yüksek teknolojili yatırım çekme projelerinden bahsettiğini anlatarak, Nosbuch’un Türkiye’ye yatırım yapma kararı aldığını kaydediyor. Sonbaharda yönetim kurulundan çıkacak kararla yatırımda ilk adımın atılacağını dile getiren Ceylan, yatırım yeriyle ilgili çalışmaların ise sürdüğünü ifade ediyor.

1 Ve 2’nci Bölgede Olmamasını İstiyoruz

Ceylan, endüstriyel otomasyonun Teşvik Sistemi’ndeki stratejik sektörler arasında olduğunu vurgulayarak 5’inci bölge teşviklerinden yararlanacaklarını, ancak niyetlerinin 1 veya 2’nci bölgede yatırım yapmak olmadığını söylüyor. Ceylan, “İskenderun Limanı çok kritik, oraya yakın olabilir” diyor. Ceylan, Türkiye’de 750 milyon dolar büyüklüğe sahip endüstriyel otomasyon sektöründe yerli firma olmadığını ve sistemlerin ithal edildiğini dile getirerek, “Yatırımla Türkiye’de üretim olunca ithalatın da bir ölçüde önü kesilecek” diye konuşuyor.

En Güvensiz Alan Su Arıtma Sistemleri

İnsani hata payını minimuma indiren otomasyon sistemlerini Türkiye’de en iyi takip eden ve uygulayan sektörlerin enerji, otomotiv ve lastik sektörleri olduğunu dile getiren Ceylan, en güvensiz olan sektörün ise su arıtma tesisleri olduğunu kaydediyor.

Son dönemde damacana sularda yaşanan krizle ilgili tartışmalar üzerine İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın “Şehir suyu damacana suyundan daha sağlıklı” dediği hatırlatılınca Ceylan, şunları söylüyor: “Birebir ona cevap vermek istemem, ama şunu söyleyebilirim, biz Milano, Brüksel gibi pekçok metropolün sistemini kuruyoruz. Oralarda suyun değerlerine ve kontrollerine ilişkin tüm verileri vatandaş gidip görebilir, hata olduğunda hatlar otomatik kapanır. Bizde ise şehir sularında otomasyon sistemleri ya yok ya çok zayıf. Ben sektörden bir kişi olarak Türkiye’de şehir sularının da sağlıklı ve güvenli olduğunu söyleyemem.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Yeni Teşvik Sistemiyle Bir Dev Yatırım Daha Türkiye’de

Hükümetin açıkladığı yeni teşvik sistemi, bir dev yatırımı daha çekti. Türkiye’de yatırım fırsatlarını değerlendiren ABD’li iş makineleri devi Caterpillar (Tırtıl), nihai kararını verdi.

Müjde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’den geldi: “Caterpillar, bir süre önce başlattığı değerlendirmeyi tamamladı ve Türkiye’de yatırım yapma kararını bize iletti. Yatırım yeri ve yerli ortak için arayışlara başladı. Caterpillar, Türkiye’de üretilmeyen paletli iş makinesi üretecek.” ABD’li şirketin yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırıma imza atması bekleniyor.

ABD’li iş makinesi devi Caterpillar (Tırtıl) kararını verdi. Uzun süreli bir değerlendirme döneminin ardından firma yeni üretim üssünü Türkiye’de kurmak yönünde karar alarak, yatırım yeriyle ilgili arayışa başladı. Caterpillar ayrıca yatırım için bir Türk ortak da arıyor. Caterpillar, kararını Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’e bildirdi.

Bakan Nihat Ergün: “Caterpillar, bir süre önce başlattığı değerlendirmeyi tamamladı. Türkiye’de yatırım yapma kararını bize iletti. Şu anda yatırım yeri ve yerli ortak için arayış başlattı. Artık paletli vinç dediğimiz araçlar da Türkiye’de üretilecek. Yatırım büyüklüğünü bilmiyoruz ama çok büyük bir yatırım olacak. Şu anda firmanın ortaklık yapabileceği 3 Türk firma var” dedi.

Bir süre önce Türkiye’ye gelerek Bakan Nihat Ergün ile görüşen firma yöneticileri Türkiye’deki teşvik sistemine ilişkin bilgiler almış ve Türkiye’de yeni bir yatırımla ilgili değerlendirme yaptıklarını iletmişlerdi. Bu kapsamda firmanın nihai kararını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bakan Ergün, firma için Türkiye’nin uzak pazarlara ulaşmakta büyük önem taşıdığını söyledi. Bakan Ergün, şöyle konuştu:

“Firma kararını bildirdiğinde son derece memnun olduk. Daha önce de söylemiştim. Paletli iş makineleri hep bizim için Cat’ti. Paletli makine alınacağı zaman iş makinesi yerine ‘Cat alacağız’ derdik. Türkiye’ye yatırım için şimdi doğru zaman. Şimdi yeni teşvik sistemi, iş makineleri yatırımına bir çok imkan sunuyor. Yatırım, OSB’lerde yapılırsa teşvik edilecek unsur artıyor. Büyük yatırımlarda lojistik de çok önemli. Birçok OSB’nin demir yolu ya içinden geçiyor ya da OSB’ler demiryoluna yakın. Türkiye’de Ar-Ge alanında da çok önemli teşvik ve destekler var.Caterpillar olarak bir Ar-Ge merkezi kurabilirler. Nasıl sanayi için teşviklerimiz varsa Ar-Ge içinde teşviklerimiz var. Bakanlık olarak Ar-Ge merkezi ve yatırım yeri konusunda yardımcı olabiliriz. Biz onlara da söyledik, Caterpillar gibi uluslararası yatırımcılara kapılarımız her zaman açık. Her konuda yardıma hazırız. Nitekim şu anda yatırım yeri arıyorlar. Ayrıca Türk ortak arıyorlar. Bu konuda elimizden ne gelirse yapacağız. Yatırımın büyüklüğüne ilişkin bir rakam telaffuz edilmedi şimdilik. Ama elbette işin doğası gereği büyük bir yatırım olacak.”

Paletlisi üretilmiyordu

Bakan Nihat Ergün, Türkiye’nin sadece kendi içinde değil, çevre ülkelerde de ciddi fırsatlar ve dönüşümler yarattığını belirtti. Ergün, “Firma da bunu görmüş durumda. Türkiye’de olmak, çevre ülkelere de ulaşmak için de çok büyük bir şans olacak firma için. Türkiye’de tüm bu coğrafyaya hitap edecek üretim gücü ve kabiliyeti var, insan kaynakları da buna müsait. Türkiye büyük yatırımcılara büyük fırsatlar sunuyor. Türkiye’de sanayileşme kültürü var. Ayrıca şirketin Türkiye’de ortaklık kurabileceği firmaların da bulunması durumu Cat için son derece cazip bir hale getiriyor” diye konuştu. Ergün, Cat’in Türkiye’de üretmeyi planladığı iş makinalarının bir örneğini göstererek, “Bakın biz bunu Türkiye’de üretemiyoruz. Cat’le birlikte bunu da üretmeye başlayacağız” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Türkiye’den 1 Milyar 300 Milyon $ Hibe

Başbakan Yardımcısı Babacan, geçen yıl Türkiye’nin yurt dışına yaptığı yardımların hibe olarak 1 milyar 300 milyon doları bulduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dün Kastamonu Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen iftara katıldı.

Hibe Rakamı Açıklandı

Burada konuşan Babacan, yaptıkları yurt dışı ziyaretlerinde ister Kuzey Afrika, ister Balkanlar, ister Orta Asya olsun, önlerine hep talep listesinin geldiğini belirterek, geçen yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet olarak yurt dışına yaptığı yardımların (krediler hariç) hibe olarak 1 milyar 300 milyon doları bulduğunu kaydetti.

Yunanistan’ın 240 milyar avroluk ilave destek almasına rağmen halen toparlanamadığını aktaran Babacan, konuşmasına şöyle devam etti:

”Topu topu nüfusu 10 milyona yakın bir ülkeden bahsediyoruz. İtalya, İspanya, Portekiz çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Aşırı özgüven, ‘Ya biz Avrupa’yız, artık Avrupa Birliğiyiz. Hele bir de Avro Bölgesi’ne girdik, artık bize bir şey olmaz’ demek, ülkeleri ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıya bıraktı. Bu problemin boyutları artık küresel ekonomiyi etkiler durumda. Bugün Avusturalyalı, Japon meslektaşlarımızla konuştuğumuzda diyorlar ki, Avrupa’dan çok korkuyoruz. Avustralya’dan 24 saatte varılıyor Avrupa’ya. Soruyorum bu korkunun nedeni nedir? diye. Artık dünya o kadar küçüldü ki, ticaret ve finans ağı ile o kadar birbirimize bağlıyız ki, Avrupa’da olacak ciddi bir sıkıntı bizleri de etkiler, diyorlar. Dünyanın öbür ucundaki bakan meslektaşlarımız, merkez bankası başkanları Avrupa’dan kaygılı.”

Avrupa İçin En İyi Senaryo

Bazılarının ‘herkes bir yöne giderken siz başka yöne gidiyorsunuz’ dediklerini kaydeden Babacan, kendilerinin devlete olan güveni koruyacaklarını, devlete olan güvenin bir ülkenin finans sisteminin, ekonomisinin temeli olduğunu, güven sarsıldığında ne yapılırsa yapılsın fayda vermediğini, bütün finans sisteminin devlete olan güvenin üzerine oturmuş durumda olduğunu söyledi.

”Böyle bir dönemde kendimize çok dikkat etmeliyiz” diyen Babacan sözlerini şöyle sürdürdü;

”2010 yılında yüzde 9,2 büyüdük. 2011 yılında yüzde 8,5 büyüdük. Ama biz 2010 yılının sonundan itibaren tedbirler almaya başladık. Dedik ki bu büyüme güzel ama derinlemesine baktığımızda bu büyüme bankalardan aşırı miktarda kredi kullanıp bu paraların harcaması ile ilgili. Büyüyoruz ama bir yandan da vatandaşımızın bankalara olan borcu büyüyor. Eğer 2011’de bir tedbir almasaydık. Bankalarımızın kredi hacmi yüzde 35 büyüyecekti. Vatandaşımızın, şirketlerimizin 100 liralık borcu bir yılda 135 liraya çıkacaktı. Tedbirlerle biz bunu yüzde 25’te tuttuk. Bu yıl da yüzde 15 civarında gerçekleşecek.”

2012 yılı büyümesinin yüzde 4 olacağını ifade eden Babacan, ”Bu yüzde, Avrupa’nın en yüksek büyüme oranlarından bir tanesi olacak” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi