Türk Şirketlerinin Yurtdışı Reklamlarına Destek Geliyor

Televizyon dizileri ile Ortadoğu’da geniş kitlelerce tanınan Türkiye, benzer bir taktiği televizyon reklamları ile Uzakdoğu’da uygulayacak. Singapur’da bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Uzakdoğu ülkelerindeki televizyonlara reklam verecek firmalara mali destek vereceklerini bildirdi.

Türk ürünlerinin Uzakdoğu pazarındaki tanıtım faaliyetlerini artıracaklarını belirten Çağlayan, Singapur’da televizyon reklamlarının etkisine şahit olduğunu söyledi. Çağlayan, Singapur ve Japonya başta olmak üzere Uzakdoğu’da reklam yapacak Türk firmalarını destekleyeceklerini belirtti. Çağlayan, “Türkiye’ye döner dönmez arkadaşlara talimat veriyorum. Bu ülkelerdeki tanıtımı bakanlık olarak destekleyeceğiz” dedi. Firmaların ödeyecekleri reklam bedellerinin bir kısmını bakanlığın karşılayacağını kaydeden Çağlayan, uygulamayı Singapur ile başlatacaklarını, zamanla diğer ülkelerde yaygınlaştıracaklarını kaydetti.

Çağlayan, Singapur ziyareti kapsamında, Mersin Limanı için örnek gösterilen Singapur Limanı ve petro-kimya alanında dünyanın en büyük şirketlerinin yatırımlarının yer aldığı Jurong Adası’nda incelemelerde bulundu.

Rafineriye Özel Teşvik

Çağlayan, stratejik yatırımlara sağlanan teşvikler için aranan, ‘en az yüzde 40 katma değer sağlayacak yatırım olması’ şartını rafineri yatırımları için aramayacaklarını bildirdi.

Çağlayan, Singapur Limanı’nın işletmecisi PSA International’ı ziyaret ederek şirket CEO’su Chong Meng Tan’dan bilgi aldı.

Çağlayan, “Mersin ve İzmir’i dünyanın en büyük aktarma merkezlerinden biri yapacağız. Çandarlı ve Mersin’in Singapur’dan ne eksiği var? Hiçbir farkı yok” diye konuştu.

Singapur Limanı, Şangay Limanı’ndan sonra dünyanın en işlek ikinci limanı olarak biliniyor. Limanda her gün ortalama 65 gemi yük boşaltıp-dolduruyor.

Singapur’da petrol kaynağı olmamasına karşın dünyanın 3’üncü büyük rafineri sistemi Jurong adasında bulunuyor.

Teşviklerin Reklamnı Da Yapacak

Bakan Çağlayan, yurtdışından yatırım çekmek için teşvikleri tanıtan bir reklam hazırlatıp bu reklamı dünya televizyonlarında yayınlatacaklarını söyledi. Çağlayan, reklamda Başbakan’ın rol alması konusunda ise, “Neden olmasın” diye konuştu.

Libya’dan Müteahhitlere Yeşil Işık

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Muammer Kaddafi döneminde Libya’da iş yapan Türk müteahhitlerin hak edişlerinin ödenmesi için gösterdikleri çalışmaların sonucunu aldıklarını belirterek, Libya Başbakanı’nın Türk müteahhitlere hakedişlerinin ödenmesi için talimat verdiğini bildirdi.

Kobiline Bilgi Merkezi

Yenilik Transferi Projeleri’ne 5.5 Milyon Euro Hibe

 

Avrupa Birliği Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu Ulusal Ajans tarafından 2012 başvurularının değerlendirme süreci sonunda Leonardo da Vinci Mesleki Eğitim Programı yenilik transferi faaliyeti kapsamında yararlanıcı kuruluşlara 25 proje için 5.5 milyon euroyu aşan hibe tahsisatı gerçekleştirildi.

Üniversitelerden kamu kurumlarına, sivil toplum örgütlerine, şirketlere ve iş dünyası örgütlerine kadar çok geniş bir yelpazedeki kurum ve kuruluşlara sağlanan hibelerle gerçekleştirilecek projeler kapsamında Türkiye’deki mesleki eğitim ve öğretim sisteminin bu alandaki en iyi uygulamalar ve yenilikçi yaklaşımlar ile geliştirilmesi planlanıyor. Yenilik transferi projeleri kapsamında Avrupa ülkelerindeki ortak kuruluşlarla gerçekleştirilecek işbirlikleri sayesinde mesleki eğitim ve öğretimin kalitesi ve cazibesi arttırılacak.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yenilik transferi projeleri sayesinde Avrupa düzeyinde ortaklıklar kurularak, mesleki eğitim ve öğretim alanında dünya çapındaki iyi uygulamalar, metotlar, tecrübeler, kavramlar ve politikalar ile yeniliklerin Türkiye’nin mesleki eğitim sistemine kazandırılmış olacağını belirtti. Bağış, ayrıca mesleki eğitim programlarının iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirilmesini sağlayacak bu projeler sayesinde orta ve uzun vadede Türkiye’de daha nitelikli bir işgücünün oluşmasının sağlanacağını söyledi. Bağış, “Ulusal Ajansımızın desteklediği projelerin bu anlamda ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasında da önemli bir görev ifa ettiğini düşünüyorum. Bu projeleri gerçekleştirecek kurumlarımızdan beklentim, elde edecekleri bilgi ve deneyimleri, sadece kendi kurumsal kazanımları olarak görmemeleri, ülkemiz genelindeki tüm paydaşlarla paylaşmaları ve proje sonuçlarını yaygınlaştırmalarıdır” dedi.

Yenilik transferi projelerine sağlanan 5.5 milyon euro, Leonardo da Vinci Programı’nın diğer alt faaliyetleri olan hareketlilik ve ortaklık projelerine tahsis edilen 22.5 milyon euroluk hibeyle birlikte ele alındığında Ulusal Ajans 2012 bütçesi kapsamında mesleki eğitim projelerine toplamda 28 milyon euroya ulaşan bir hibe sağlandığı belirtildi. Ulusal Ajans’ın yürütmekte olduğu diğer AB eğitim ve gençlik programları çerçevesinde daha önce tahsis ettiği ve yıl sonuna kadar tahsis edeceği diğer hibelerle birlikte eğitim, öğretim ve gençlik kuruluşlarına sağlanan hibe desteğinin yaklaşık 100 milyon euroyu, yararlanıcı sayısının da 55 bini bulması bekleniyor. Böylece eğitim amaçlı olarak süresi bir hafta ile bir yıl arasında değişen sürelerle Avrupa ülkelerinde bulunacak çoğu eğitim çağındaki genç vatandaş için önemli bir uluslararası tecrübe imkanı sağlanmış olacak.

 

Kobiline Bilgi Merkezi

Afyonkarahisar İhracatta 28’inci Sıraya Yükseldi

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası tarafından açıklanan yılın ilk yarısına ilişkin verilere göre Afyonkarahisar’ın ihracatta 28. sıraya yükseldiği bildirildi.

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası, 2012’nin Haziran ayı ile alakalı dış ticaret verilerini açıkladı. Verilere göre, Afyonkarahisar’ın ihracatı haziran ayında mayıs ayına göre yüzde 5’lik artışla 27 milyon liraya yükselirken, bu oran ile Afyonkarahisar ülke genelinde en çok ihracat yapan 28’inci il oldu.
Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ihracatta tırmanışa geçen Afyonkarahisar’ın en fazla yatırım teşviğini alan iller arasında yer aldığını kaydetti. 30 yıl boyunca teşvikli iller arasında bulunmayan Afyonkarahisar’ın 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Kanunu kapsamındaki iller arasında yer aldığını belirten Bakan Eroğlu, bu kanun sayesinde Afyonkarahisar’da 27 bin 800 kişi iş imkanına kavuştuğunu ifade etti. Bakan Eroğlu açıklamasında, “İlimiz kanun kapsamında 2005-2010 yılları arasında ise toplam 32 milyon TL enerji teşviki almış. Termal turizmin başkenti olan Afyonkarahisar’da teşvik kanunlarından en fazla turizm alanında yapılan yatırımlarda istifade edildi. Tarımsal üretimi ile ülke ekonomisine katkısını her geçen yıl artıran ilimizin 2011 yılında ülke ekonomisine katkısı 3 milyar 211 milyon 956 bin TL olmuştur. İlimiz 2011 yılında 108 milyon dolarlık tarımsal ürün ihracatı ile kendi rekorlarını kırmaya devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

Afyonkarahisar’ı teknolojik seranın başkenti yapmayı hedeflediklerini belirten Bakan Eroğlu açıklamasında, “İlimizde 2009 yılında Çobanlar, Sandıklı ve Ömer-Gecek Havzasında kurduğumuz teknolojik seralarda ihraç edilen ürünler ekonomik anlamda ilimize önemli katkılar sağlamakta. Başlattığımız teknolojik sera uygulaması ile üretilen domatesler dünya piyasalarına ihraç ediliyor” sözlerine yer verdi.

Afyonkarahisar’dan dünyaya şifalı bitki üretip ihraç edeceklerini de anlatan Bakan Eroğlu, Türkiye’nin en büyük aromatik bitkiler merkezini kuracaklarını, yapımına bu yıl başlanacak merkezle Afyonkarahisar’ın şifalı bitkileri burada üretildikten sonra paketlenerek bütün dünyaya ihraç edileceğini kaydetti.

Kobiline Bilgi Merkezi

Esnafın Sorunları Hükümete Sunuldu

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, bölgede esnafın istihdamda büyük payı olduğunu belirterek, özel destek paketi çıkartılması gerektiğini söyledi.

Güneydoğu’da esnafın yaşadığı sorunları rapor haline getirip hükümete sunduklarını anlatan Ebedinoğlu, küçük esnafa sağlanacak desteğin artmasıyla bölgeye dışarıdan gelmeyen yatırımın ancak kendi içindeki girişimciler sayesinde gerçekleşebileceğini belirtti. Ebedinoğlu, küçük esnafa yönelik teşvik paketi, küçük sanayi siteleri, kredi kefalet kooperatifleri, alışveriş merkezleri ve hipermarket yasası, KOSGEB destekleri, kayıt dışı istihdam ile mücadele adı altında 6 başlıkta bölge esnafının yaşadıkları sorunları ve beklentilerini rapor halinde sunduklarını söyledi.

Ebedinoğlu, “Yeni yatırım ve teşviklerinin küçük işletmelere yönelik ilave önlemlerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu noktada esnaf sanatkârlarla Küçük ve Orta Boy İşletmelere (KOBİ) yönelik ek bir teşvik paketine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede, küçük sanayi siteleri ile organize sanayi bölgeleri arasında yeni işbirliği modellerinin desteklenmesi de doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü ekonomideki birikmiş sorunlar, ancak bütüncül stratejiyle aşılabilir. Geçtiğimiz yıl içerisinde KOSGEB-KGF desteği ile Diyarbakır’a özel açıklanan 30 bin TL’lik faizsiz krediye yapılan (6 bin 500) başvurular, Diyarbakır esnaf ve sanatkarlarının ne kadar zor durumda olduğunu ve adeta bir borç batağında olduğunu gözler önüne sermiştir.” diye konuştu.

Ebedinoğlu, bölgede yaşanan çatışmalı ortam, ekonomik sıkıntılar ve alışveriş merkezlerinin çoğalması gibi sorunlar nedeniyle Diyarbakır’da son yıllarda birçok esnafın kepenk kapatmak zorunda kaldığını anlattı. Ebedinoğlu, “Esnaf ve sanatkarlara yönelik çıkarılan sicil affına rağmen bankalar nezdinde esnaf ve sanatkârlarımız, sabıkalı olarak görülmektedir. Deftere tabi olan esnafın yıl sonu noter defter tasdiki esnafın üzerinde büyük bir yük, bu tasdik işlemlerinin birlikler tarafından yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kobiline Bilgi Merkezi

TKDK 1 Milyon Euroya Kadar Hibe Desteği Verecek

Tarım ve Kırsal Kalkınmaya Destekleme Kurumu (TKDK) Manisa İl Koordinatörlüğü, akredite olduktan sonra ilde tarım ve hayvancılıkla ilgili proje üretenlere 10 bin eurodan başlayıp 1 milyon euroya kadar hibe desteği verecek.

Süt ürünleri üretim ve pazarlaması sektöründe hazırlanan projelere verilen desteği ise 3 milyon euroya kadar çıkacak.

TKDK Manisa İl Koordinatörü Ahmet Işık ve diğer yetkililer, Vali Halil İbrahim Daşöz’ü ziyaret etti. Ziyarette konuşan Işık, TKDK’nin 2008 yılında 20 ilde kurulduğunu, 2012’de ise 22 ilde daha yayıldığını söyledi. Bunlardan birinin Manisa olduğunu aktaran Işık, bu sene akredite olmayı beklediklerini kaydetti. TKDK’nin proje karşılığında Avrupa Birliği (AB) fonlarını hibe olarak dağıtacağını belirten İl Koordinatörü Işık, “Kurum başkanlığımızın şu anda dağıtacağı fon, 1 milyar 165 milyon euro. Bu manada Manisa’da akredite olduktan sonra beş sektörde proje kabul etmeye başlayacağız. Süt üretiminde büyükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı, süt ürünlerinin üretilmesi ve pazarlanması, beyaz kanatlı et üretimi ve pazarlanması ile yaş meyve ve sebzelerin depolanması konusunda proje getirenlere hibe desteği vereceğiz.” dedi. Türkiye’de 12 sektörün desteklendiğini aktaran Işık, “Şu anda Manisa’da bunlardan beşi geçerli. Bu sene sonunda Hazine Müsteşarlığı kabul etti ve AB Komisyonu denetçilerine sunuldu, onay bekleniyor. Geldiğinde 42 ilde bütün sektörler desteklenecek. Dağıtılacak hibe fonları da inşallah hazır. Manisa ilimizin de bu konuda duyarlı olduğunu biliyoruz.” diye konuştu.

1 milyar 165 milyon euro fondan Manisa’nın alacağı miktarın sınırının olmadığını dile getiren Ahmet Işık, “Ne kadar çok proje üretilir ve kriterlere ne kadar uyarsa büyük oranda pay almak mümkün. Akreditemiz AB Denetim Komisyonu geldikten sonra ekim ayından sonra olacak. Kasımdan sonra da proje kabul etmeyi bekliyoruz. Desteğimiz tedbir tedbir değişiyor ancak alt sınırımız 10 bin eurodan başlıyor ve 1 milyon euroya kadar çıkıyor, hattâ süt ürünleri üretilmesi ve pazarlanmasında 3 milyon euroya kadar destek verilecek.” dedi.

Vali Daşöz de TKDK İl Koordinatörlüğü’nün bundan sonraki süreçte Manisa için çok önemli olacağını söyledi. Şimdi beş sektörde hibenin söz konusu olduğunu belirten Daşöz, “Gönlümüz, bir an önce 12 sektörde de desteğin verilmesi. Halkımızın şimdiden bu konuya önem vermesini ve proje hazırlamaya başlamasını bekliyoruz. Projesi olanlar için bu çok ciddi bir kaynak. Yüzde 83’e kadar varan hibe desteği yapılacak. İlimiz için büyük bir kazanç. İnşallah önümüzdeki yıl bu konuştuklarımızın somut örneklerini göreceğiz.” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi

Kadın İstihdamı İçin Kreş Desteği

Hükümet, kadın istihdamını arttırmak amacıyla yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Projeyle, çocuklarına bakmak zorunda olan kadınların çalışma hayatını bırakmasını önlemek için ‘kreş desteği’ gelecek. Destek için kadının çalışması ve çocukların 0-5 yaş arasında olması gerekecek.

Bakanlığının 1. yılı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin , bakanlığının kuruluşunun 1. yılı nedeniyle, önceki akşam Ankara ’da ‘365 Güncesi’ adıyla düzenlenen yemekli toplantıda gazetecilerle bir araya geldi ve bakanlığının 1 yılını değerlendirdi. Özellikle kadın istihdamına yönelik projelere değinen Şahin, pozitif ayrımcılık yaparak uygulamada ilk kez yüzde 30’u yakaladıklarını belirtti. Bunun ilerleyebilmesi için aile ve iş yaşantısının uyumlu hale dönüştürülmesi gerektiğine değinen Şahin, “Ücretli izinlere ilişkin TEPAV’la çalışmaya başladık. Esnek çalışma modelinin sosyal güvenlik ayağını çalışıyoruz. Kreş ve bakımevlerini çalışıyoruz ve bunları kısa sürede tamamlayıp burada kadına sosyal destek mekanizmasını koymalıyız” dedi.

Kreşte altyapı hazır

Bakanlık bir süredir, çocuklarına bakmak zorunda kaldığı için çalışma hayatından uzak kalan kadınlara yönelik bir proje üzerinde çalışıyor. TÜSİAD , AÇEV, KAGİDER gibi birçok sivil toplum örgütünün de görüşü alınan projeye göre, çalışan kadınların 0-5 yaş arasındaki çocuklarına kreş desteği verilecek. Kreş desteği verilecek kadınlar ise sosyal yardımların sunumunda ihtiyaç duyulan muhtaçlık tespitinin belirlenmesi amacıyla geliştirilen Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) ile belirlenecek. Destek için çocukların kreşlere gönderilmesi de şart olacak. Yani evde baktırılan çocuklar için bu destek verilmeyecek. Kreş yardımının ne kadar olacağı ise şu anda belirlenmedi. Ancak 300 lira olabileceği konusunda bazı öneriler de gündeme geldi.

Bakanlık bir yandan da ‘mahalle arası kreş’ projesi üzerinde çalışıyor. Kadın kooperatifleri aracılığı ile her mahalleye kreş yaptırılması planlanıyor. Ancak yürürlükteki kooperatif yasası değişmeden kadın kooperatiflerinin kurulup yaygınlaşmasının mümkün olmadığı görüldü. Bunun üzerine bu konudakı sıkıntıların giderilmesi amacıyla yasada değişiklik için de bir çalışma başlatıldı. Kooperatifcilik yasasında ‘kadına pozitif ayrımcılık’ sağlayan düzenlemeler de yeni yasama yılında Meclis gündemine getirilecek.

Cinsel suçlarla mücadele

Geçen yasama döneminde Meclis gündemine gelen ancak yasalaşamayan, kadına ve çocuğa yönelik cinsel suçlarda cezaları ağırlaştıran yasa tasarısı için de çalışmalar devam ediyor. Adalet Bakanlığı ile ortak yürütülen çalışmada kamuoyunda ‘hadım düzenlemesi’ olarak bilinen “cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûm olanların, testosteron etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tabi tutulmasına” ilişkin hükmün tasarıda ‘tıbbi tedavi’ şeklinde genel bir tanımlama ile yer almasına karar verildi.

‘Steve Jobs da bir yetimdi’

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin konuşmasında, TÜBİTAK ’la Bilim Kampı’nın düzenlendiğini anımsattı:

“Onlara dedik ki, ‘Sizin hiçbir eksiğiniz yok. Siz Harvard’da da okuyabilirsiniz, Steve Jobs da bir yetimdi.’ Onun için bizim hedefleri büyük koymamız gerekiyor. Bunu yaparken de eğer ailelerin durumu mali olarak çocuklarını vermek durumunda kalıyorsa biz bunu ayırdık ve ailelere mali destek vererek herkesin kendi annesinin, babasının yanında yetişeceği ortamları sağlamaya çalıştık.”

Kobiline Bilgi Merkezi

Türkiye’ye Müthiş Hibe

Dünya Bankası, Türkiye’ye kamu iç denetimi için 494 bin dolar hibe verecek. Türkiye ile Uluslararası Dünya Bankası arasında imzalanan anlaşma onaylandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (Dünya Bankası) arasında imzalanan ”Kamu İç Denetim Faaliyetinin Güçlendirilmesi Projesi ile İlgili Kurumsal Kalkınma Fonu Hibesi” onaylandı.
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan andlaşma uyarınca, Dünya Bankası, Kamu İç Denetim Faaliyetlerinin Güçlendirilmesi Projesi’nin finansmanına yardımcı olmak amacıyla Türkiye’ye, Dünya Bankası’nın Kurumsal Kalkınma Fonu’ndan (IDF) 494 bin dolar hibe verecek.
Söz konusu hibe, projenin danışmanlık hizmetleri, eğitim ve çalıştaylar kategorilerinde kullanılabilecek.Kobiline Bilgi Merkezi

Türkiye’nin 2023 Hedefleri İçin Yol Haritası

Kobiline Bilgi Merkezi

Edremit’te Genç Girişimcilere KOSGEB’den Umut Işığı

Balıkesir ilçelerinde Kosgeb’in açmış olduğu girişimcilik kursuna yurttaşlar tarafından büyük ilgi gösteriliyor. Özelikle iyi bir iş fikrine sahip binlerce yurttaşa umut ışığı olan girişimcilik kursları büyük ilgi gördüğü gibi ilçelerin ekonomik yönden büyümesine de büyük katkı sağlıyor. Yurttaşlar KOSGEB’in yapmış olduğu çalışmalara büyük destek veriyor. Özellikle ekonominin en küçük yapı taşı olan kobilerin yeniden canlanması ile ülke ekonomisi de canlanacak. En güzel tarafı ise kosgeb’in akıllı girişimcilerinin doğuşundan, büyümesinden, ihracatına kadar Kosgeb’in önderlik yapacak olması. Kosgeb özellikle ihracatı çok seviyor. Eğer projenizde ihracat ile ilgili iş fikriniz varsa o projenin uygulanmaması mümkün görünmüyor. Hatta öyle ki Kosgeb girişimci hibelerini vermek için elinden geleni yapıyor. Balıkesir’de son yapılan kosgeb komisyonun bütün iş planı dosyalarının geçtiği söyleniyor. Yeter ki siz iş planını projenize dönüştürmeyi başarın yeterli. Proje yazmasını bilmeyenlerde üzülmesin bu dalda aracı kurumlarda görev yapmaya başladı 2 bin tl yi gözden çıkaran girişimci adaylar projelerini özel şirket uzman kişilere de yazdırabiliyor.

Çalışma ve İş Kur, KOSGEB ve Edremit Belediyesinin birlikte çalışarak başlattıkları 23 katılımcının devam ettiği uygulamalı giriş eğitimi Şükrü Tunar Kültür Merkezin de yapılan kutlama ile son buldu. Girişimcilik eğitimi katılımcıları açacak oldukları yeni işletmelerin sevincini doyasıya kutladı. Edremit Belediyesi Kalite Yönetim birimi ve İş kur temsilcisi Emrah Konuk “Bizler halkımıza en iyi şekilde ellerinden geldiği gibi meslek ve işyeri kazandırmaya çalışıyoruz. Bu tip programlar sayesinde işsiz, işyeri sahibi olmak isteyenlere iş, işyeri sahibi yapıyoruz. Bu program ve eğitimlerimiz devam edecek.” şeklinde konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi

Çağlayan: En Cömert Teşvik Sistemini Hazırladık

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, küresel krizden çıkışın küresel işbirliğinden geçtiğini belirterek, ”Japonya Asya’nın en doğusunda, Türkiye Asya’nın en batısında. Fiziki olarak aramızda önemli bir mesafe var ama ben, Türk ve Japon halklarının kalp mesafesinin birbirine çok yakın olduğunu biliyorum” dedi.

Conrad Tokyo Otel’de düzenlenen ”Türkiye-Japonya İş Forumu”nda Japon yatırımcılara hitaben konuşan Çağlayan, iki ülkenin tarihi geçmişi olan bir dostluğa sahip olduklarını belirterek, iki ülke arasındaki dostluğun maddi değerlere bağlı olmayan manevi değerlerle bezenmiş bir dostluk olduğunu söyledi.

Türkiye ve Japonya’nın nüfus oranları ile milli gelir ve dış ticaretlerinin dünyadaki payları göz önüne alındığında mevcut ticari ilişkilerin istenen seviyede olmadığına dikkati çeken Çağlayan, ”Bu konuda suçu Japon tarafına yüklemek gibi bir kolaycılığın içerisinde olmayacağım. Ticari ilişkilerin istenilen seviyede olmayışı birbirini seven iki ülkenin, halkların ve iş aleminin birbirlerini yeterince tanıyamamasının ortaya çıkardığı bir durumdur” diye konuştu.

Bugün kendisi, Japonya Dışişleri Bakanı Koichiro Gemba ve Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Yukio Edano tarafından imzalanacak mutabakat zaptı ile iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin ilk kez resmiyet kazanacağını ifade eden Çağlayan, söz konusu anlaşmanın iki ülke arasındaki ticari ilişkiler açısından tarihi öneme sahip olduğunu kaydetti.

Çağlayan, anlaşma çerçevesinde bundan sonraki dönemde ülkeler arasında düzenli olarak gerçekleştirilecek bakanlar arası toplantının ilkinin de yapılacağını belirterek, ilk toplantının Japonya’da yapılacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

”Halkların kalp mesafesi yakın”

Dünyanın önemli bir krizden geçtiğine işaret eden Çağlayan, ”Küresel krizden çıkışın yolu küresel işbirliğinden geçiyor. Japonya Asya’nın en doğusunda, Türkiye Asya’nın en batısında. Fiziki olarak aramızda önemli bir mesafe var ama ben, Türk ve Japon halklarının kalp mesafesinin birbirine çok yakın olduğunu biliyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin geçen yıl Çin’den sonra dünyada en fazla büyüyen ikinci ülke olduğunu hatırlatan Çağlayan, AB’deki kriz nedeniyle bu bölgeye yapılan ihracatın azalmasına rağmen toplam ihracatın arttığına dikkati çekti.

Çağlayan, Türkiye ekonomisinin son derece dinamik ve güçlü bir ekonomi olduğunu vurgu yaparak, AB dışındaki pek çok ülkede yaşanan sorunlara rağmen ihracatın artmasının, Türk ihracatçısının yeni pazarlara girişteki başarısını ortaya koyduğunu söyledi.

Japon yatırımcılardan kendi bölgesinde refahın ve barışın sembolü olan Türkiye’ye bakış açılarını değiştirmelerini isteyen Çağlayan, ”Türkiye’ye sadece ekonomik gelişmeler olarak bakmayın. Yaş ortalaması 29 olan, çok genç bir nüfusa sahip olan 75 milyonluk bir ülke olarak da bakmayın. Türkiye’ye bakarken 4 saatlik uçuş mesafesinde çevresinde 56 ülke olduğunu görmenizi istiyorum” dedi.

Türkiye’nin dünyadaki bir çok firmanın üretim üssü olmasının yanı sıra bölgesel üretim üssü haline gelmeye başladığına dikkati çeken Çağlayan, Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesini kapsayan coğrafyada 1,5 milyar insanın yaşadığını kaydetti.

“Artık hızlı balık yavaş balığı yutuyor”

Japon yatırımcılardan yeni teşvik sistemini keşfetmelerini isteyen Çağlayan, ”Dünyanın en iddialı ve en cömert teşvik sistemini hazırladık ve tüm ulusal, uluslararası yatırımcıların hizmetine sunduk” diye konuştu.

Bakan Çağlayan, küresel krizin dünyanın ekonomik model ve anlayışını da değiştirdiğini ifade ederek, artık rekabetin çok daha acımasız hale geldiğine dikkati çekti.

Dünyada ekonomik pasta küçülürken bu pastadan pay almak isteyenlerin sayısının arttığını belirten Çağlayan, gelişmiş ülkelerin artık yerlerini Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelere bıraktığını söyledi.

Küresel krizin birçok alışkanlığı değiştirdiğini dile getiren Çağlayan, ”Küresel krizden önce bütün ülkelerde bir söz vardı. ”Büyük balık küçük balığı yutar” derlerdi. Şimdi artık balıkların rolü değişti. Artık büyük balık küçük balığı yutmuyor. Hızlı balık yavaş balığı yutuyor. Çok hızlı olmak zorundayız” diye konuştu.

“Diğer konuşmacılar”

Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Keiro Kitagami de geçen yıl Japonya’da yaşanan deprem sonrasında Türk hükümetinden büyük destek gördüklerini belirterek, bu durumun Türkiye ile Japonya arasındaki dostluğu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Çalışan nüfusun azalmasının Japonya’nın en büyük sıkıntısı olduğunu kaydeden Kitagami, ”Orta ve uzun vadede ekonomi açısından kritik bir durumdayız” dedi.

Türkiye’nin hem uygarlık hem de coğrafya olarak Avrupa ve Asya ile ilintili bir ülke olduğuna dikkati çeken Kitagami, Japon firmaların Türkiye ile ilişkilerinin oldukça az olduğunu ve bunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, iki ülke arasında yatırım ilişkilerinin artırılması gerektiğini belirterek, ”İki ülkeyi bir araya getirdiğinizde muazzam bir büyüklük ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Ajansın yabancı yatırımcılar için bürokratik işlemleri azaltmaya yönelik çalıştığını da ifade eden Aycı, Türkiye’nin güçlü büyümesinden Japon firmaların daha fazla yararlanabileceğini düşündüklerini dile getirdi.

Japon Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) Başkanı Hidehiro Yokoo da Türkiye’nin konumunun önemli olduğunu vurgulayarak, ”Türkiye, sadece AB değil, Orta Doğu ve Orta Asya pazarına da nüfuz edebilecek bir konuma sahip” dedi.

En büyük rakipleri Güney Kore’nin Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunduğuna işaret eden Yokoo, Japonya’nın da bir an önce Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzalaması gerektiğini söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu da 55 bin ihracatçının temsilcisi TİM olarak Türkiye’nin ticaret elçileri olduklarını kaydetti.

İki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerinin giderek güçlendiğini belirten Çıkrıkçıoğlu, buna karşın söz konusu ilişkilerin henüz istenilen seviyede olmadığını dile getirdi.

Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası (JBİC) Başkan Yardımcısı Fumio Hoshi de görüş alışverişi yoluyla iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişeceğinden emin olduğunu belirtti.

Hoshi, Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin finansman açısından desteklenmesi konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

Orta Doğu İşbirliği Merkezi Başkanı Tadatsuna Koda ise merkezin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki Japon yatırımlarını teşvik etmeyi amaçladığını söyledi.

Konuşmaların ardından yeniden söz alan Ekonomi Bakanı Çağlayan da JBIC’in Türkiye ile ilgili planlarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirterek, ”Türkiye önümüzdeki 10 yılda 130 milyar dolardan fazla enerji yatırımı yapacak. Kredi maliyetleri konusunda JBIC firmalara destek olsun” diye konuştu.

Bakan Çağlayan ve beraberindeki heyet, daha sonra Japon ithalatçı birliklerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

Kobiline Bilgi Merkezi