Çiftçi, Narenciye İhracatçısına Destek İstiyor

Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Mutlu Doğru, ihracatçıya verilen prim desteğinin üreticiye de yansıdığını belirterek, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi DFİF kaynaklı ihracat primlerinin bu yıl da verilmesini istiyoruz.” dedi.

Doğru, Türkiye’nin turunçgil üretiminde son 10 yılda 2.5 milyon tondan 3.7 milyon tona, dünya üretim sıralamasında ise 10. sıradan 7. sıraya yükseldiğini kaydetti. İhracatçıya verilen DFİF kaynaklı ihracat prim desteğine paralel olarak turunçgil üretiminin her yıl arttığını ve geçen yıl yaklaşık 1.5 milyon ton ürünün ihraç edildiğini anlatan Doğru, şunları söyledi: “İhracatçımıza verilen prim desteği dolaylı olarak üreticimize de yansıdığı gibi, ihracatçımızın dış pazarlardaki rekabet gücü de artıyor. Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan’ın 28 Temmuz’da Mersin’de yaptığı açıklamada, Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda alınan kararla bu yıldan itibaren ihraç edilen tarım ürünlerindeki desteğin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından üreticiye yapılacağı duyurulmuştur. Ancak tarımsal destekleme bütçesinde böyle bir ödenek ayrılmamıştır. İçinde bulunduğumuz günlerde üreticilerimiz ile ihracatçılarımız arasında başlamış olan narenciye satışlarının ve oluşan fiyatların bu açıklama ile olumsuz etkilenmemesi için hazırladığımız raporu Tarım Bakanlığına ilettik.”

Mutlu Doğru, bu yıl hava şartlarından dolayı birçok çeşitte rekoltenin az olması sebebiyle kaygı içinde olan üreticilerin zamansız ve teknik altyapısı hazırlanmadan alınan bu karara tepki gösterdiklerinin altını çizerek, “Rekoltenin az olmasından dolayı her geçen gün yükselen narenciye dal fiyatlarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için üreticilerimizin sakin olmaları gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Sezonun başladığı günlerde hazırlıksız yapılan bu değişikliğin narenciye üreticisine ve ihracatına olumsuz yansıyacağını vurgulayan Doğru, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi DFİF kaynaklı ihracat primlerinin bu yıl da ihracatçımıza verilmesini, böyle bir değişiklik gerekiyorsa üretici temsilcilerinden de görüş alarak teknik altyapısının hazırlandıktan sonra açıklanmasının sektörümüz ve ülke ekonomimiz için daha faydalı olacağını düşünmekteyiz.” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi

Hibe Desteğini Duyan Kooperatif Kuruyor!

Yeni sistem 4+4+4’e geçilmesinin ardından Gümrük Bakanlığı’nın hibe desteği sözü de gelince eğitimde kooperatif ortaklık modeline ilgi ciddi oranda arttı.

Bakan Yazıcı dün vatandaşları eğitim kooperatifi kurmaya davet ederken sayısı 16 olan eğitim kooperatifine 3 ayda 5 yenisi eklendi. 5 kooperatif daha izin bekliyor.

Eğitimde 4+4+4 sistemine geçildikten sonra devletten hibe desteği sözü de gelince yeni ortaklık modeli olarak eğitim kooperatiflerine ilgi arttı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, eğitim sisteminin sorunlarının aşılabilmesi için vatandaşları kooperatif ortaklık modeli çerçevesinde eğitim kooperatifi kurmaya davet etti. Eğitim kooperatifi kuranlar gelecek yıldan itibaren yeni yatırımlarına devletten hibe desteği alabilecekler.Geçen yıla kadar sayıları sadece 16 olan eğitim kooperatifleri, 4+4+4 yasasının çıkmasıyla yoğun bir ilgi görmeye başladı. Yasa çıktıktan sonra 5 yeni eğitim kooperatifi kuruldu, 5 yeni başvuru da izin için inceleniyor.

Sermayesi küçük olduğu için şirket kuramayan çok sayıda kişinin bir araya gelerek yatırım yapmasına olanak veren eğitim kooperatiflerine ilginin artmasında, gelecek yıldan itibaren Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca uygulamaya konulacak kooperatif destek programının da etkisi oldu. Bu program çerçevesinde üretim ve istihdama yönelik projeler için hibe desteği sağlanacak ve kullanılacak kredilerin bir kısmı devlet tarafından karşılanacak.

Bu konuda başarılı örnekler arasında Bursa’da kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi ilköğretim ve ortaöğretim okullarının yanı sıra öğrenci yurdu yer alıyor. Düzce’de kadınlar tarafından kurulan Nilüfer Kadın Kooperatifi de eğitim alanında yatırımlarla dikkat çekiyor.

Yazıcı’ dan Davet

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye’nin eğitim sorununun çözümünde kooperatif modelinin önemli bir rol oynayacağını belirterek, vatandaşları eğitim kooperatifleri kurmaya davet etti. Dünyada ortalama eğitim süresi 11-12 yıl düzeyinde iken Türkiye’de yetişkin nüfusun ortalama eğitim süresinin 6 yıl civarında olduğuna dikkat çeken Yazıcı, AB ülkelerinin 2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmayı hedeflediğini vurguladı.

Sağlanan olumlu gelişmelere rağmen Türkiye’de okullaşma oranının hala düşük olduğunu vurgulayan Yazıcı, 4+4+4 düzenlemesiyle benimsenen hedeflere ulaşılabilmesi için vatandaşlara kooperatifleşmeyi önerdiklerini ifade etti.

Dünyada eğitim kooperatiflerinin yıllık cirosunun 1 milyar dolara ulaştığını kaydeden Yazıcı, İspanya ve Japonya’da bu modelin başarıyla uygulandığını anlattı. Bakanlık olarak başarılı dünya örneklerini yakından takip ederek Türkiye’deki eğitim kooperatiflerinin sayısını artırmayı hedeflediklerini kaydeden Yazıcı, halen 21 eğitim kooperatifinin faaliyet gösterdiğini, bu kooperatiflerin daha çok akademik personel ve öğretmenler tarafından kurulduklarını belirtti.

Yazıcı’nın verdiği bilgilere göre, eğitim kooperatifleri okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim ve özel eğitim okulları ile uzaktan öğretim yapan kuruluşlar, dershaneler, motorlu taşıt sürücü kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri açıp işletebiliyorlar. Bu kooperatifler ayrıca her türlü özel kurslar ile öğrenci yurtları ve misafirhane açabiliyorlar.

Kobiline Bilgi  Merkezi

Sabancı’dan 8 Projeye 1.2 Milyon Liralık Hibe

Sabancı Vakfı, 2012 hibe programını açıkladı. Vakıf; kadın, genç ve engellileri hedef alan 8 projeye 1.2 milyon liralık hibe verecek.

Sabancı Vakfı, bu yıl Toplumsal Gelişme Hibe Programı’ndan (TGHP) yararlanacak projeleri açıkladı. 2009’dan bu yana 20 projeye destek veren vakıf, 2012’de kadın, genç ve engellilere yönelik 8 projeyi daha programa dahil etti. İstihdam, eğitim gibi konuları öne çıkaran ve birer model olacağına inanılan 8 projeye 1.2 milyon TL hibe desteği verilecek. Bu rakamla birlikte vakfın bugüne kadarki toplam hibe desteği 6 milyon lirayı aşmış olacak.

ÇOCUK GELİN OLMASIN

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, kadın, genç ve engellilere yönelik çalışmaların kesiştiği projelere öncelik verdiklerini belirtti. Sabancı, “Çünkü bu topluluk nüfusun yarısından fazlasını oluşturuyor. Bu kişilerin toplumsal hayata katılmaları çok önemli” şeklinde konuştu. Güler Sabancı, Uçan Süpürge Derneği’nin çocuk gelinlerle ilgili çalışmalarını desteklemeye devam edeceklerini de söyleyerek, “Konu devletin de gündemine geldi. Bu bütün dünyanın sorunu. Şimdi hedefimiz çocuk gelinlerle ilgili uluslararası çalışmalar yapan Girl not Bridge Derneği’yle Uçan Süpürge’yi aynı platformda buluşturmak” dedi.

İŞTE DESTEKLENEN PROJELER:

* Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı; kırsal kesimdeki kadınların güçlendirilmesi projesi,

* Karabiga Kadın, Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi; Karabiga Kadın ve Çocuk Merkezi projesi,

* Anne Çocuk Eğitim Vakfı; Van Aile Danışma Merkezi projesi,

* Muş Kadın Derneği; Erken Yaşta Evlilik Kaderimiz Olmasın projesi,

* Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği; Çocuk Gelinler projesi,

* K. Demirel Sevgi Eğitim Uygulama Okulu ve İş Merkezi Gençlik ve Spor Derneği; Ereğli (Konya) Down Cafe ve Özel     Gençler Sanat Evi projesi,

* Engelli Kadın Derneği; Engelli Kadınların Hak Temelli Mücadele Adımları projesi,

* Toplum Gönüllüleri Vakfı; Genç Bank projesi.

Kobiline Bilgi  Merkezi

Makinacılar 40 Milyar Dolar Dış Yatırım Bekliyor

Makine sektörünün geçen yıla göre yüzde 10’luk bir büyüme sergilediğini açıklayan Adnan Dalgakıran, yeni teşvik paketi sayesinde Türk makine sektörüne Uzakdoğu ve Avrupa’dan 5 yıl içerisinde 40 milyar dolarlık dış yatırım geleceğini ifade etti.

Makine sektörünün ilk  6 aylık rakamlarına bakıldığında geçen yıla oranla yüzde 10’luk bir büyüme trendi yakaladıklarını belirten Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, 2023 yılı ihracat hedefi olan 100 milyar dolarlık rakamdan henüz uzak olduklarını açıkladı. Yılda ortalama yüzde 17’lik bir büyüme ile hedefledikleri ihracata ulaşabileceklerini bildiren Adnan Dalgakıran, “Türkiye ihracatı yüzde 3.4 oranında artış gösterirken, biz üç katı bir artış yakalamış durumdayız. Ancak hedef için yetersiz” dedi. Yeni teşvik paketinin sektöre olumlu yansıyacağını da kaydeden Adnan Dalgakıran, “ 5 yıl içerisinde özellikle Uzakdoğu ve Avrupa’dan makine sektörüne 40 milyar dolarlık dış yatırımcı bekliyoruz” dedi.

‘Makine Hikayeleri’ sektörü anlatıyor    

Birlik olarak Türkiye makine tarihine iz bırakan yeni bir çalışma yaptıklarını söyleyen Adnan Dalgakıran, “Türkiye’nin teknolojik hamlelerini ve bu hamleler neticesinde nasıl bir uçak, araba ve tren yapıp, bundan nasıl vazgeçildiğirni anlatan ‘Makine Hikayeleri’ kitabını yayımladık” dedi. Türk toplumunun mukayese sevmediğinden yakınan Adnan Dalgakıran, “Her şeyi tek başına değerlendirdiğinizde hata yapma olanağınız çok yüksek. Biz sektörümüzü değerlendirirken, dünya pazarında aldığımız paya ve aynı kategoride olduğumuz ülkelerin ne konumda olduğuna bakıyoruz. Türkiye ihracatında sektörümüzün payı ve 100 milyar dolarlık hedefin neresinde olduğumuz bizim için önemli” dedi. Türkiye’nin ortagelir sendromundan kurtulması gerektiğinin de altını çizen Adnan Dalgakıran, “Yıllarını orada tüketen birçok ülke var. Bizim teknoloji olarak gördüğümüz şeyler, dünyada sıradan hale dönüşmüş durumda. Biz, birşeyler üretmeyi çok seviyoruz, ancak herkes üretiyor. Önemli olan; nasıl yaptığın ve nasıl pazarladığındır” dedi.

Türkiye ihracatının 3 katı büyüyoruz

Dünya ekonomisindeki çalkantıların sürdüğünü, özellikle nakliye ve emtia fiyatlarına bakıldığında, bu alanlarda olumsuz sinyaller verildiğini kaydeden Adnan Dalgakıran, “Avrupa’da sorunlar devam ediyor. Uzakdoğu’da büyüme rakamları düşüyor” dedi. Makine sektörü olarak Avrupa’daki pazar paylarını koruduklarını da söyleyen Adnan Dalgakıran, “Türkiye’nin Avrupa’daki ihracat çöküşü, sektörümüzde yaşanmıyor. Türk makine sektörü yenilikçi bir rol üstlenmeye başladı. Birçok firma Ar-Ge’sini kurdu. Kalite olarak yukarılara doğru çıkıyoruz” dedi. Makine sektörü olarak geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 10’luk bir büyüme kaydettiklerini açıklayan Adnan Dalgakıran, “Türkiye ihracatı yüzde 3.4 artarken, biz 3 kat daha fazla büyümüşüz. Sektörümüzde kapasite kullanım oranları da yükseliyor. Yılın ilk 6 ayında 6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik” dedi. İhracattaki büyüme rakamına rağmen henüz 2023 ihracat hedefine ulaşılamadığını vurgulayan Adnan Dalgakıran, “Hedefe ulaşmak için yıllık ortalama yüzde 17 oranında büyümemiz gerekiyor. Henüz o performansı yakalamış değiliz” dedi.

50 milyon dolar teşvik sınırı yanlış

Teşvik Paketi’ni, mental açısından, son derece olumlu bulduklarını bildiren Adnan Dalgakıran, ancak 50 milyon doların üzerinde yatırımların bu kapsamda destek alabilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. Dalgakıran, “5 milyon dolarlık yatırımla da 5 yılda 100 milyon euroluk bir şirkete dönüşebilirsiniz. Bu rakamın revize edilmesi lazım” dedi. Teşvik Paketi’nin girişimciler için adeta bir sınav niteliğinde olduğunu hatırlatan Adnan Dalgakıran, “Biz eğer burada gerekli atraksiyonları gösteremez isek, o zaman bize ,’size teşvik verdik, Ar-Ge desteği verdik, ama ortalıkta yoksunuz’ derler” dedi. Yeni Teşvik Paketi sayesinde makine sektörüne 5 yıl içerisinde 40 milyar dolarlık dış yatırım geleceğini de söyleyen Adnan Dalgakıran, “Uzakdoğu ve Avrupalı birçok yatırımcı sektörümüze gelerek, ya şirket satın almaları yapacak ya da sıfırdan kendi tesislerini kuracaklar. Türkiye’nin jeopolitik konumu, bu yatırımların gelmesinde önemli bir rol oynuyor” dedi. Teşvik mevzuatında yeni bir düzenlemeye gidilecek ise, kaliteli, katmadeğerli, verimli ve ölçek ekonomisinde yapılan üretimin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, “Batı’nın da kullandığı bu modelin adı Yeni Nesil Teşvik Sistemi” dedi.

ABD ve Avrupa’dan üretim talepleri geliyor

ABD ve Avrupa’dan, kendilerine üretim talepleri geldiğini de açıklayan Adnan Dalgakıran, “ABD ve Avrupalı firmalar Çin’de üretim yaptırıyorlar. Ancak Çin mallarında kalite yükseldikçe, fiyat artıyor. Ayrıca Çin yeni bir strateji belirleyerek, ihracatını yavaşlattı, iç pazara yöneldi.  Çin artık avantaj olmaktan çıkıyor. Bu aslında Türk makine sektörü için önemli bir fırsat. Özellikle dolar – euro paritesi, Çinli firmaların ihracattan uzaklaşmasına neden oluyor. Türkiye ise bu konuda şanslı. Sektörümüz yüzde 80 yerli ürün ile imalat gerçekleştiriyor. Bu da pariteden etkilenmememize sebep oluyor” diye konuştu. Almanya’da yıl içerisinde makine üreticisi sayısının 9 binden 6 bine gerilediğini bildiren Adnan Dalgakıran, “Buna rağmen Almanya’nın dünyadaki pazar payı arttı. Biz ise hala yeni girişimci yaratalım diyoruz. Birbirini taklit eden bir zihniyetten kurtulmamız lazım. Nitelikli girişimciler istiyoruz. Unutmayalım ki; Almanya’da 6 bin üretici varken, ülkemizde bu sayı 20 bin civarında” dedi.

Türkiye ikinci el çöplüğü olmasın

ikinci el makine ithalatına izin verilmesi konusuna da değinen Adnan Dalgakıran, “Dünya teknolojik ürünler üretirken, bizim ithalatını serbest bırakarak, ikinci el makinayı talep etmemiz, çok sağlıklı bir şey değil. Biz zaten Türkiye’de üretilmeyen makinaların ithalatına karışmıyoruz. Türkiye’nin ikinci el teknoloji çöplüğü haline getirilip onlarla kalkınma çabası içerisinde olmaya karşıyız” dedi.

Kobiline Bilgi  Merkezi

Kırsal Kalkınma Yatırımlarına Bireysel Sulama Makine ve Ekipman Desteklemesi Yapılacak

                    

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Bireysel Sulama Makine ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Hakkındaki Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tarımsal faaliyetler için geliştirilen modern basınçlı bireysel sulama tesisleri ve makine ekipmanlarının üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırarak; daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerin işlerini kolaylaştırmak ve üretim maliyetlerini düşürerek uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini sağlamak amacıyla hazırlanan tebliğ 10 adet yatırım konusunu kapsıyor.

Söz konusu tebliğ ile Tarla içi damla sulama sistemi Tarla içi yağmurlama sulama sistemi Tarla içi mikro yağmurlama sulama sistemi kurulması, Lineer sistem yağmurlama sulama makinesi Center pivot sistem yağmurlama makinesi ve Tamburlu sistem yağmurlama sulama makinesi alınması, Güneş enerjili sulama sistemleri, Trafo uyarı sistemleri kurulması, Ön ödemeli kartlı su sayaçları alınması ve Manuel çalışan basınçlı sulama tesislerinin otomasyona dönüştürülmesinde üretici desteklenecek.Tüm illerde uygulanacak olan program kabul edilen başvurular ile il müdürlüğü arasında hibe sözleşmesinin imzalanmasından sonra, mal alımları en fazla 60 gün içerisinde tamamlanacak. Süresi içerisinde yatırımcılar tarafından usulüne uygun olarak alımı gerçekleştirilen makine ve ekipmanların montajı, test işlemlerinin bitirilmesi ve il proje yürütme Birimince tespiti en geç 25 gün içerisinde tamamlanacak.

HİBE DESTEK ORANLARI

Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olan ve kabul edilen proje başvurularında, hibeye esas mal alım tutarının yüzde 50’sine hibe yoluyla destek verilecek. Referans fiyatlar içinde kalmak şartıyla, hibeye esas mal alım tutarı gerçek kişiler için 50 bin TL, tarımsal amaçlı şirketler için 100 bin TL, sulama kooperatifleri ve Köylere Hizmet Götürme Birlikleri için 200 bin TL’ye kadar destek verilecek.

HİBE DESTEĞİ VERİLMEYECEK OLAN GİDERLER

Tebliğde hibe desteği verilmeyecek olan giderler ise şu şekilde belirtildi. Her türlü borç ödemeleri, faizler, başka bir kaynaktan finanse edilen harcama ve giderler, kur farkı giderleri, makine ve ekipman kira bedelleri, nakliye giderleri, bankacılık giderleri, denetim giderleri, KDV ve ÖTV’de dahil iade alınan veya alınacak tüm vergiler, ikinci el/kullanılmış mal alım giderleri, eğitim giderleri, üretim tarihi 2011 yılından önceki makine ve ekipmanlar alım giderleri.

BAŞVURU ZAMANI

Söz konusu tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre hazırlanan mal alım başvuruları, bu Tebliğin yayımı tarihinden başlayarak 30 gün içerisinde il müdürlüklerine teslim edilecek. Başvuruların hibe tutarı, illere tahsis edilen bütçenin altında kalması durumunda bu süre il müdürlüklerince 20 günü geçmeyecek şekilde bir defaya mahsus uzatılabilicek. Başvuru son gününün, tatil gününe denk gelmesi halinde takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar başvurular kabul edilecek.

BAŞVURULACAK YERLER

Başvurular yatırımın gerçekleşeceği il veya ilçe müdürlüklerine yapılacak. Başvurular, tebliğin 8 inci maddesinde belirtilen bireysel sulama makine ve ekipman alımlarını gerçekleştirmek amacıyla, uygulama rehberinde yer alan başvuru formu ve eklerine uygun olarak hazırlanacak. Yatırımcılar tarafından başvurular, dosya halinde tek nüsha olarak elden il veya ilçe müdürlüklerine teslim edilir ve başvuru sahibine tarihli teslim alma belgesi verilecek. Öte yandan İl müdürlüğünün bir başvuruyu reddetme ya da hibe vermeme kararı kesin olacak. Hibe desteği ödemeleri bütçe serbestliği çerçevesinde yapılacak. Hibe ödemesi yatırımcısı gerçek kişi ise T.C. kimlik numarası, tüzel kişi ise vergi numarasına açılan T.C. Ziraat Bankasındaki hesabına Türk Lirası olarak yapılacak .

Kobiline Bilgi Merkezi

Manisa Yaklaşık 933 Bin Liralık Projeyle Tanıtılacak

                      
Zafer Kalkınma Ajansı (ZEKA), Manisa Valiliği tarafından hazırlanan “Erişilebilir Son Teknolojilerle Manisa Kültür ve Turizm Değerlerini Tanıtacak Altyapı Donanımlarının Oluşturulması” projesini başaralı buldu. Hibe desteği almaya hak kazanan projenin uygulama çalışmalarına başlandı. Toplam 932 bin 800 liralık projeye ZEKA, 466 bin 400 lira hibe desteği verecek. Proje iştirakçisi olması sebebiyle İl Özel İdaresi tarafından sağlanacak tutar ise genel bütçesinin yüzde 50’lik kısmı olan 466 bin 400 lira.

Projenin tanıtım toplantısı, Vali Halil İbrahim Daşöz başkanlığında yapıldı. Toplantıya ZEKA Genel Sekreteri Yılmaz Özmen İl Genel Meclisi Başkanı Hayrullah Solmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdinç Karaköse, İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami Katrancı ve kurum müdürleri katıldı. Vali Daşöz, projenin genel hedefinin Manisa ilinin tarihinin, kültürünün ve doğal zenginliklerinin ulusal ve uluslararası alanda bilinirliğinin arttırılması olduğunu söyledi. Manisa’nın ilinin hem tarihi hem kültürel hem de doğal birçok zenginliğe sahip olduğunu belirten Daşöz, bunların yerli ve yabancı turistler tarafından bilinmesinin bölgeye ziyaretleri arttıracağını ve bu şekilde sosyoekonomik gelişme sağlanacağını bildirdi. Projeye bir yıl içinde başlanacağını, etap etap olduğunu, 12 aylık bir program dahilinde yürütüleceğini bildirdi.

Proje kapsamında kültür ve turizm varlıkları dijital olarak arşivlenecek, ilin görüntülü ve dökümanter envanteri oluşturulacak. Fotoğraf, görüntü, 360 derece fotoğraf ve görüntüyle panoramik hava çekimleri yapılacak. Googlemaps için GPS koordinatları tespit edilip işaretlenecek. Sesli anlatım dökümanları hazırlanacak. Seçilmiş 50 adet kültür ve turizme konu mekanının Google Earth entegrasyonu yapılacak. Dijital arşivden 50 mekan seçilecek, üç boyutlu model ve 360 derece fotoğrafları Google Earth’a yüklenecek. Bu mekanlara karayolları üzerinden yönlendirme yapılacak. Dijital arşiv sistemi, internete uyarlanacak. Kültür ve turizm mekanlarının görüntülü simülasyonları hazırlanarak kiokslara yüklenecek. Sanal gerçeklik gezi otobüsü için simülasyon programı yazılacak. Dört tane “mobil city guide” sistemi hazırlanacak. 28 adet dijital tanıtım istasyonu kurulacak ve 14 adet totem yerleştirilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi

KOSGEB Kadın Girişimci Kredisiyle ‘Çöpçü’ Yatırımı

Acıbadem Caddesi’ndeki Çöpçü restoranının önceki haftaki açılışına iş ve basın dünyasının seçkin isimleri de katıldı. Tesiste tam zamanlı olarak 25 kişi istihdam ediliyor. Yemek hizmeti ile birlikte yöresel et ürünlerinin satışı da gerçekleştiriliyor.Açılmadan müşteri akınına uğradı

Acıbadem Çöpçü’nün herkesin tatilde olduğu bir dönemde hizmete girdiğini belirten Gökman, “Yaz dönemi İstanbul’daki restoranlar için düşük sezon olarak görülse de Ramazan ayı başlamadan 3 gün önce restoranı açmak istedik. Restoranımızın test yemeklerini yaparken, ilk müşterimiz geldi ve çöp şiş yemek için çok ısrarcı oldu. Biz de kırmadık kendilerini. Restoranımızı akşam 18:30’da açtık. Hiç duyuru yapmadan sadece ilk müşterimizi görenlerin restorana akın etmesiyle büyük bir şaşkınlık yaşadık” diyor.

Müşterilere çöp şiş yetiştirebilmek için bu yoğun talep karşısında komilik, garsonluk yaptığını bildiren Gökman “Üç saat açık tuttuğumuz restoranımız, İstanbul’da 11. şubesi olan Çöpçü zincirleri arasında 1’nci sıraya yükseldi” dedi.

Ege çöp şişinin ilginç hikayesi

Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi de olan Gökman, İzmir Karşıyakalı… Çocukluğunda ailecek gittikleri Çöpçü’nün ilk restoranı İstanbul Bostancı’da tattığı o lezzeti hiç unutamıyor. Yıllar sonra o lezzetin peşinden giderek restoran işletmeciliğinde karar kılıyor. Seher Yaşayacak Gökman, çöp şişin nasıl yaygınlaştığını şu sözleriyle anlatıyor:

“Selçuk, Ortaklar, Aydın ve İzmir gibi Ege yerleşimlerinde, tren istasyonlarında ihtiyaç sonucu icat edilen Ege çöp şişi trenle seyahatin popüler hatta elzem olduğu yıllarda istasyonlarda beş dakikalık molalarda keşfedildi. Zaman darlığı nedeniyle ızgaraya atıldığında çok kısa sürede pişebilmesi için etleri çok minik doğranıp, tahta kargılara dizilerek icat edildi. Tren görünmeye başladığında atılan çöp şişler, yolcular inene kadar pişiriliyordu. Aslında Türk işi fast food yemek kültürünün Ege’deki ilk ayak izleri sayılabilir. İstanbul’da çöp şiş, kebap salonlarında mönünün içindeki kebap çeşitlerinden biriyken hak ettiği itibarı Çöpçü markasıyla kazandırıldığını söylemek yanlış olmayacaktır.”

Kobiline Bilgi Merkezi

Travel Turkey İzmir’e Katılım İçin KOSGEB Desteği Verilecek

“Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, Hannover-Messe International İstanbul ve İZFAŞ ortaklığı ile bu yıl altıncı kez düzenlenecek uluslararası  ‘Travel Turkey İzmir Turizm Fuar ve Konferansı’ 6 – 9 Aralık 2012 tarihleri arasında, İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda gerçekleşecek.
Tüm dünyayı etkileyen ekonomik krize rağmen büyümesini sürdüren Türk turizm sektörünün; etkin konferans programı, başarılı organizasyonu ve  seçkin konukları ile ön plana çıkan etkinliği  Travel Turkey İzmir Turizm Fuar ve Konferansı, 2012 senesinde de yurtiçi ve yurtdışı katılımıyla  büyümeye, katılımcılarına fırsatlar sunmaya ve dünya turizm sektöründe ününü artırmaya devam edecektir.
Türkiye’nin ve değişik ülkelerle bölgelerin turizm zenginliklerini, farklı destinasyonlarını yerli ve yabancı turizm yatırımcılarına, acentalara, satın alıcılara ve tatil planı yapmakta olan son tüketicilere göstermeyi hedefleyen fuar, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da farklı destinasyonlardan çok sayıda katılımcıya ev sahipliği yapacaktır.
Fuarın en önemli ziyaretçi hedef kitlelerini özellikle tur operatörleri, havayolları, otel zincirleri ve seyahat acentaları olmak üzere dünyanın dört bir tarafından gelecek seçkin turizm profesyonelleri oluşturmakta olup, stand sahibi fuar katılımcılarımız söz konusu yabancı misafirler ile birebir görüşme imkanı bulacaktır.
Gerek yurtiçinde gerekse de uluslararası katılımcı ve ziyaretçilere tanıtımınız; yeni işbirlikleri gerçekleştirmeniz ve var olan ilişkilerinizin geliştirilmesi adına; turizm sektörümüzü bir araya toplayacak olan fuarımıza katılımınızın son derece faydalı olacağı düşünülmektedir.
Uzun dönemde dünya çapında bir marka olmasını ve uluslararası fuar takviminde önemli bir yere gelmesini hedeflediğimiz bu önemli turizm platformuna bir stand ile katılımınızdan ve sizleri aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.
Travel Turkey İzmir Fuarı; KOSGEB tarafından desteklenen fuarlar kapsamına alınmış olup, fuarımıza katılım gösterecek firma sahiplerinin sınırlı sayıdaki KOSGEB desteklerinden faydalanabilmeleri için, KOSGEB il temsilciliklerine müracaat etmeleri veya Kobiline KOBİ Destek Bilgi hattındandan 0850 495 55 66  başvurular için bilgi alınabilir.
Kobiline üyesi olan firmalarımızın uzmanlarına başvurarak kayıt yaptırmaları gerekmektedir.

Kobiline Bilgi Merkezi

1,5 Yılda 189 Girişimci, İşinin Patronu Oldu

Sakarya’da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’ndan (KOSGEB) girişimcilik eğitimi alan bin 500 adaydan 189’u kredi desteğiyle işinin sahibi oldu.
Sakarya’daki girişimci adaylarının etkin şekilde çalıştığını belirten Yılmaz, “Gerçekten çok sayıda girişimcimiz bize başvuruyor. 189 girişimciyi 1,5 yıl içinde destekledik. Yani uzun bir süre değil bu çünkü eğitim ve mevzuatın tamamlanmasını bekliyoruz. Bu, gerçekten iyi bir rakam” dedi.
Yılmaz, bin 500 girişimciye eğitim verdiklerini ve 189’unun kendi işini kurduğuna dikkati çekerek, eğitim programını tamamlayan kursiyerlerin aldığı sertifikaların meslek bileziği gibi olduğunu söyledi.
“Bayanlar için pozitif ayrımcılık gösteriyoruz”
Yılmaz, bayan girişimcilerin artırılması için pozitif ayrımcılık yaptıklarını söyledi.
Bayanların desteklemelerden daha fazla yararlanabileceğini vurgulayan Yılmaz, “Erkek girişimcilerde yüzde 60, bayanlarda ise yüzde 70 oranında destekliyoruz. Bayanlar için pozitif ayrımcılık gösteriyoruz. Bu anlamda bayan girişimcilerin artırılması için böyle bir uygulamaya gidildi. Bu anlamda belli bir sermayesi olan girişimcimiz işletmesini kurup bizden desteğini alabiliyor” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ortaklık programını geliştirmek istediklerini belirterek, şunları söyledi:
“Ortak İşbirliği, Güç Birliği programına yöneliyoruz şu anda. Bu program konusunda Sakarya, biraz yetersiz kaldı. Potansiyeline göre yetersizlik var. Şu ana kadar bu tür 3 tane işletme kuruldu desteklerimizle. Bu sayının daha fazla olması gerekirdi. Çünkü şehrimizin yapısı bu programa çok uygun. Önümüzdeki yıl bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. 5 işletme bir araya geldiğinde 750 bin lira destekleme yapıyoruz. Bu anlamda daha fazla ortak girişimciyi bekliyoruz.”

Kobiline Bilgi Merkezi

Yayla Konutları Turizme Açılıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir, Kuşadası, Çeşme, Didim, Antalya ve Mersin ile Karadeniz yaylalarında, yazlıklarını turizme açmak isteyen vatandaşlara KOSGEB’ten faizsiz kredi desteği sağlayacak.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin soru önergesine verdiği cevapta, yazlık konut sahiplerini yakından ilgilendiren projenin detaylarını ilk kez açıkladı.
Günay’ın verdiği bilgiye göre, ülke çapındaki atıl konutların turizm amaçlı kullanımlarının belge altına alınması, vergi takiplerinin kolaylaştırılması, atıl konutlardan kiralama yoluyla elde edilen gelirlerde vergi kaçakçılığının önlenmesi, bölgesel alanda sosyalleşme ve ekonomik katkı sağlanması, KOSGEB kanalıyla faizsiz renovasyon kredisi verilerek ekonomik katma değer oluşturulması amacıyla ‘Atıl Konutların Turizme Kazandırılması’ konusunda mevzuat hazırlığı başlatıldı.
İkincil Konutlar Turizme Kazandırılacak
Bakan Günay, yazlık konutların turizme kazandırılmasıyla ilgili ‘Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı’ kapsamında düzenlemeler yapıldığını ve çalışmaların yerel idarelerle eşgüdümlü olarak devam ettiğini bildirdi.
Günay, Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin, ikincil konutların turizme kazandırılması için tanıdığı imkanın yanı sıra daha işlevsel adımlar atılabilmesi amacıyla Bakanlık olarak yürütülen projeler de bulunduğunu belirtti.
İkincil konutların yoğun olduğu bölgelerde özel çalışmaların sürdürüldüğünü bildiren Günay, yayla evlerinin eko-turizm kapsamında turizme kazandırılması için çalıştıklarını kaydetti.

Kobiline Bilgi Merkezi