İnanç ve Azimle Çalıştı Devlet Teşvik Verince Kazandı!

Henüz 14 yaşındayken çocuk denecek yaşta evlenerek yaşıtlarının ip atlayıp oyun oynadığı ve okula gittiği zamanlarda eğitim hayatını sonlandırıp çocuklarına annelik yapmaya başladı. İlk çocuğunu kucağına aldığında artık kocaman bir anne olan Yeter Urcan ve ailesi, eşi daimi bir işte çalışmadığı için maddi zorluklar çekmeye başladı. Çeşitli işlerde çalışan genç kadın çocukluktan beri hayalini kurduğu cilt bakım uzmanlığı için MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu kursa yazılmaya karar verdi. MEKSA’nın özellikle dezavantajlı kadınlara yönelik açtığı kursları arkadaşlarından duyan Yeter Urcan, yazıldığı cilt bakım kursundan aldığı eğitimle hayatına yeni bir sayfa açtı. Kısa sürede kaptığı mesleği hayata geçiren Yeter Urcan, etrafından aldığı borçla kendine ait bayan kuaförü ve güzellik salonunu açtı. Maddi sorunlar nedeniyle şu anda yanında kimseyi çalıştıramayan Yeter Urcan’ın en büyük hayali, alacağı desteklerle daha büyük bir salon açıp kadınlara istihdam olanağı sağlamak.

Erken yaşta evlenip eğitimine ara vermek zorunda kalan Yeter Urcan, hayallerinden asla vazgeçmeyip, insanın isterse her şeyi başarabileceği kanıtı oldu. Çocukluktan beri istediği güzellik salonunu açan Yeter Urcan, bir yandan da eğitime zaman ayırdı. Girdiği sınavda başarılı olan Yeter Urcan, Açık öğretim Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü kazanarak, önce çocuk yapıp, sonra kariyer de yapılabileceğini gösterdi. Hayattaki en büyük varlıkları olan çocuklarına da iyi örnek olan Yeter Urcan, 19 yaşındaki kızının okuması için varını yoğunu ortaya koyuyor. Kendisi gibi küçük yaşta evlenmesini istemediği kızı, girdiği üniversite sınavında başarılı olarak tıpkı annesi gibi üniversite öğrencisi oldu.

Yaşamı ile ilgili açıklamalarda bulunan Yeter Urcan, 19 yıllık evli olduğunu ve iki çocuk annesi olduğunu belirtti. Evlendikten sonra çeşitli aralıklarla çalışmak zorunda kaldığını belirten Yeter Urcan, birçok yerde ise işe giremediğini kaydetti. MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu cilt bakımı kursunu duyduğunda bu kursa yazılmaya karar verdiğini söyleyen Yeter Urcan, “Cilt bakımını çok seviyordum ve bu alanda kendimi geliştirmek istiyordum. MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu kursa kayıt yaptırdım. Bu bana büyük bir fırsat oldu. Burada cilt bakımlarının en ince ayrıntısına kadar öğrendim,  eğitimlerimi aldım. Kursu tamamladıktan sonra özgüvenim yerine geldi ve iş yerimi açmaya karar verdim. Bunu bende yapabilirim dedikten sonra çevremden borç aldım. Benim öz sermayem yoktu. Aile ve yakınlarımın desteği ile dükkânımı açtım. Şu anda işlerimiz çok iyi gidiyor. KOSGEB’e hibe desteği için başvuru yapacağım. Bu benim için bir başlangıç, ufaktan başladım ve işimi büyütmek istiyorum. İleriki zamanlarda daha büyük bir salon açıp kadınlara istihdam olanağı oluşturmak istiyorum,” sözleriyle gelecek planlarından bahsetti.

19 yaşında bir kızının olduğunu ifade eden Yeter Urcan, konuşmasını şöyle sürdürdü, “Kızım bu yıl üniversiteyi kazandı. Ben de açık öğretimden eğitimimi sürdürüyorum. Bir yandan çalışıyordum bir yandan da eğitimime devam ediyordum. Okumayı çok seviyorum, her zaman içimde büyüttüm okuma isteğini. Ben 2014 yılında açık öğretimden uluslararası ilişkiler bölümünü kazandım ondan sonra kızıma ilham kaynağı oldum, o annem yaparsa ben de yaparım diyerek girdiği sınavda başarılı olup üniversite öğrencisi oldu. Ben erken yaşta evlendim, kızımın böyle bir şey yaşamasını istemem bu yüzden hep kızımı okumaya teşvik ettim. Ben okuyarak kızıma örnek oldum. O da beni örnek aldı. Okumanın, kariyerin yaşı yoktur, insanlar kesinlikle inandığı şeylerin peşinden gitmeli. Ben inandığım için okumaya devam ettim. Herkes bana evlendiğimi okumamam gerektiğini söylerken ben kimseyi dinlemedim ve amacıma ulaştım. İnsanlar önce kariyer sonra çocuk düşünüyor ben önce çocuk yaptım sonra kariyer yaptım. İnşallah kariyerimi daha da ileriye taşıyacağım. Tüm Kadınlara söylemek istediğim, evde oturmasınlar. Her zaman istediklerinin hayallerinin peşinden gitsinler, isterlerse yapamayacakları hiçbir şey yoktur,” diyerek tüm kadınlarımızın kendilerine güvenmeleri ve inanmaları gerektiğini dile getirdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Hem Para Kazanıyor Hem Eğleniyor!

Iğdır’da yaşayan Mustafa Dilovan, 6 yıl önce ilgisini çekerek satın aldığı tavşanları hobi amacıyla büyütmeye başladı. Bir süre sonra tavşanlara olan ilgisini artırıp evinin yanında bulunan alanı briketlerle inşa ederek tavşanların üremelerini sağlayan bir alana haline getirdi. Mustafa Dilovan, zaman içinde yetiştirdiği tavşanları satarak geçimini bu işten sağlamaya başladı. Tavşanları ilk başta bir çocuğun sattığı 2 tavşanı çok beğenince hobi amacıyla alarak beslemeye başladı. Yaşadığı bölgede bakkallık yapan Mustafa Dilovan, bir süre sonra beslediği tavşanlar hızla üremeye başlayınca bakkalının yanındaki boş alanı tavşanlara tanzim etti. Burada tavşanların beslenmeleri ve barınmalarını sağlamak için özel bölmeler yapan Mustafa Dilovan, tavşanların sayısının yaklaşık 300’e ulaşmasını sağlayarak ilkel yöntemlerle tasarladığı mekânı bir “tavşan yetiştirme alanına” dönüştürdü.

Önceleri çevresinin olumsuz eleştiriler aldığını söyleyen Mustafa Dilovan, söylenenlere aldırış etmeden tavşanların günlük bakımını yapıp birçok farklı bölgeye satışını yapmayı sürdürdü. Tavşanlarla ilgilenmenin stres atmak için iyi bir yöntem olduğunu söyleyen Mustafa Dilovan,  hayvanlarla ilgilenmenin kendisini psikolojik olarak rahatlattığını ifade etti. Günlük hayatta yaşadığı streslerin önüne tavşanlarla uğraşarak geçtiğini aktaran Mustafa Dilovan, “Bir çocuk kapıma iki tavşan getirdi, Allah’ın takdiri işte bende dışarıdaydım, sanki bir ilaç gibi elime geçti tavşanlar. Bakıcılık yaptım, yetiştirdim derken iki üç sene içinde 100’ü buldu sayıları, ilaç gibi geldi bana.” Açıklamasında bulundu. Tavşanlarla bir çocukla ilgilenir gibi ilgilendiğini ifade eden Mustafa Dilovan, “Yaklaşık 6 yıldır besliyorum, üreyen bir hayvan, neredeyse bini aşacak sayıya ulaştı, yerim müsait olmadığı için şimdilik bu şekilde idare ediyorum. Bu tavşanlar benim için hobi oldu, stresimi giderdim. Dışkılarını çiçekçilere ve aktarlara veriyorum. Tüyü de çok kıymetli, kilogramı 60 dolara satılıyormuş, ben kırkmıyorum, kırkıp tekstilcilere başvursam daha fazla gelir elde edebilirim,” ifadelerini kullandı.

Mustafa Dilovan, tavşanların yıl içinde çok sayıda üremelerinden dolayı kısa sürede binlerce tavşan üreyebileceğini, bu sayede daha geniş bir kitleye hitap edilebileceğini ve daha fazla kazanç elde edilebileceğini dile getirdi. Pek bilinmese de farklı illerden gelen talepler karşılık vererek tavşan satışı yaptığını söyleyen Mustafa Dilovan, “Alan müsait olmadığı için işimi geliştiremiyorum. Millet bazen bana hor gözle bakıyor. Geçimimi böyle sağlıyorum, rahatsızlık geçirdiğimde çalışamaz duruma geldim. Şimdi destek verilirse güzel bir iş yeri açacağım, büyük bir çiftlik açacağım. Bir çiftlik açarsam daha büyük bir iş yaparım, herkes faydalanır. Özellikle gübresi çiçekçiler için bulunmaz bir maddedir. İşimi büyütürsem Iğdır ovasında güzel bir iş alanı oluşur,” diyerek gerekli desteği alabilirse bu işi büyüteceğini ifade etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Soru Size Kimin İzin Vereceği Değil Sizi Kimin Durdurabileceğidir!

Sahip oldukları potansiyelin farkında olan kadınların başarı hikâyelerine bir yenisi daha eklendi. Bu hikâye ülke sınırlarını aştı.  Samsun’da dekorasyon işiyle ilgilenirken “erkek işi” diyenlere umursamayıp KOSGEB desteğiyle doğal taş ve patlatma taş atölyesini açan 3 çocuk annesi Filiz Doğan, iş yerinde 15 kadını istihdam ediyor ve 4 ülkeye ihracat yapıyor. Filiz Doğan yaptığı açıklamada, daha önce dekorasyon ürünleri sattığı bir iş yeri olduğunu, gittiği fuarlarda doğal taşlara ve patlatma mermerlere büyük talep olduğunu görünce Samsun’da üretim yapmaya karar verdiğini ifade etti. Günümüzde yapı malzemeleriyle ilgili insanların isteklerinin değiştiğini fark eden Filiz Doğan, “Eskiden imkânsızlıklar yüzünden kullanılan doğal yapı taşları günümüzde modern mimaride estetik görünüm amaçlı kullanılıyor ve bu taşlar talep alıyor,” ifadelerini kullandı.

Doğal taş ve patlatma taş atölyesi kurmak istediğinde “erkek işi” diye çocuklarının bile kendine karşı çıktığını söyleyen Filiz Doğan, “Bu talebime çocuklarım da tepki gösterdi. Erkek işi, yapamazsın, zor bir iş dediler ama KOSGEB’in hibe desteği ile atölye kurdum. 1,5 yıl önce kurduğum atölyeyi büyük bir üretim atölyesine dönüştürdüm. Erkeklerin işi olarak bilinen doğal taş ve patlatma mermer taş işinde kadınların başarısını herkese göstermek istiyorum,” diyerek kendine ve kadınlara olan güvenini gösterdi.

Atölyesinde 15 kadına iş imkânı verdiğine dikkat çeken Filiz Doğan, kadınların erkeklerden daha hassas ve dikkatli çalıştığını ve daha becerikli olduğunu belirtti. Filiz Doğan, ”Doğal taş işi ile mekânları güzelleştirmek mekânlara farklı görsellikler kazandırmayı hedefledik. Bu nedenle yaptığımız işin de kusursuz ve düzgün olması için çok çaba gösteriyoruz. Bunun için daha titiz çalışan ve eli sanata daha yatkın olan bayanların çalışmasını tercih ettim. Erkek işi gibi görünse de bayanlar daha özverili ve başarılı oluyor. Sadece taş ve mermerleri kaldırmak için erkek personel çalıştırıyorum. Atölyeyi kurmak isterken karşı çıkan oğlum da şimdi yanımda çalışıyor. Başta Amerika, Kanada, Cezayir ve Tunus’a ihracat yapıyoruz. Aynı zamanda iç piyasaya da ürün veriyoruz. Amacım, 5 yıl içinde dünyanın 20 ülkesine ihracat gerçekleştirmek ve 50 kişiye istihdam sağlamak,” açıklamasını yaptı.

Atölyede yönetici olarak çalışan Toykan Özbek ise annesinin taş atölyesi kurma fikrine ilk başlarda sıcak bakmadığını ancak annesinin girişimciliği sayesinde dünyanın 4 ülkesine taş gönderir hale geldiklerini söyledi. Toykan Özbek, ayda 2 bin 50 metrekare üretim yaptıklarını sözlerine ekledi. Atölyenin taş dizme ve paketleme kısmında çalışan Çiğdem Ceylan ise, evde oturmak yerine bu işte çalıştığını söyleyerek, ”Taş dizmek evde dantel örmekten daha kolay ve daha keyifli. Burada her gün binlerce taşı bir araya getirerek işliyoruz ve sonunda güzel bir ürün ortaya çıkıyor. Yaptığımız ürünleri görünce de mutlu oluyoruz,” sözlerini kullandı. Çalışanlardan Edanur Binici ise bir kadın patronun yanında çalışmanın kendileri için daha güven verici olduğunu belirterek hem aile bütçesine katkıda bulunduğunu hem de kadınlarla aynı ortamda çalışmanın mutluluğunu duyduğunu söyledi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bakanlık Balıkçılara Devlet Desteği Müjdesini Verdi!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan balıkçılara müjdeli haber. Balıkçılar 4,5 aylık süreden sonra  ‘Vira Bismillah’ diyerek yeni av sezonuna başladı. Ancak ilk gün çok sayıda tekne, Kurban Bayramı sebebiyle kıyıda kaldı denize açılamadı. İstanbul’da balıkçılar, bayramın ikinci gününden itibaren denize açılacaklarının açıklamasını yaptı.

Balıkçılara müjde de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan geldi. Yeni av sezonunun hayırlı ve bereketli geçmesini dileyen Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, “Göllerimiz ve barajlarımızda avcılık yapan tüm balıkçı tekneleri dâhil, denizlerimizde faaliyet gösteren 10 metreden küçük balıkçı teknelerinin tamamı destekleme kapsamına alınacak devlet desteğinden faydalanabilecekler. Avcılık faaliyetlerinin kayıt altına alınması şartıyla, gemi başına, boylarına göre 500 TL-1000 TL arasında destekleme ödemesi yapılacağı açıklaması yaptı. Bu yıl yine ilk defa çipura ve levrek stoklarını desteklemek amacıyla, Akdeniz’deki lagünlerimizden binlerce levrek ve çipura balığı denizlerimize bırakıldı,” açıklamasında bulundu. Bu açıklama balıkçıların yüzünü güldürdü hem de bu sezonun bereketli geçeceğinin habercisi oldu. O zaman bize de tüm balıkçılarımıza “haydi rast gele” demek düşüyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Asırlık Telkâri Sanatı KOSGEB Desteği İle Tekrar Canlanıyor!

Osmaniye’de girişimci Mehmet Şükrü Demir, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’ndan destek alarak, geçmişi M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan Mardin’e özgü telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor. Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Şükrü Demir, babasının Süryani ustalardan eğitim aldığı telkâri sanatıyla ilgilenmeye başladı.

Çırak bulmakta zorlanan meslekler arasında yer alan telkâri sanatını yaşatmak isteyen Şükrü Demir, KOSGEB’den aldığı 43 bin TL destekle babasının tayini nedeniyle bulunduğu Osmaniye’de mesleğini icra etmeye devam ediyor. Şükrü Demir, “Ben Mardin Midyatlıyım benim bu telkâriye öncelikle hevesim küçükken babamın Süryanilerin eğitimine gitmesiyle oluşmaya başladı. Ardından işte içimdeki hobi büyüdü bende bunu fırsat bilip Mardin’de kendi memleketimde takı tasarım eğitimine başladım. 2014 yılında daha sonra ailemin Osmaniye’ye tayinleri çıktı. Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Bölümü’nden mezun oldum. Eğitimim bittikten sonra Osmaniye’de KOSGEB’den aldığım destekle 3000 yıllık geçmişi olan telkâri sanatını yaşatmak için uğraşıyorum. Şuanda makineleşme yaşansa da el işçiliği ile yapılan işlerde daha sağlam kaliteli ürünler ortaya çıkıyor. El işçiliğinin ölmemesi için telkâri sanatını aslına uygun olarak yaşatmak ve gelecek nesillere taşımaya çalışacağım,” açıklamasını yaptı.

Şükrü Demir, öncelikli hedefinin elinden geldiğince Osmaniye başta olmak üzere Çukurova Bölgesinde telkâri sanatını tanıtmak olduğunu ifade etti. Hüseyin Koç adlı müşteride, çarşıda gezerken tezgâhta bulunan telkârinin ilgisini çektiği söyleyerek, “Özellikle özel günlerde yoğunlukla kadınların kullanabileceği çok şık ve kullanışlı bir ürün olduğunu gördüm. Osmaniye’de başka hiçbir yerde bunu görmedim. İnsanların özellikle kadınların denemesi ve incelenmesi gerektiği düşünüyorum,” sözlerini kullandı. Tarihimiz yaşatılması, kültürel değerlerimize sahip çıkmak adına önemli bir çalışma olması dikkat çekiyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Sabır ve Azim İle Kendi İşinin Patronu Oldu!

Hayalini kurduğu çocukluğundan beri yapma istediği iş olan terziliğe evde hobi olarak başlayan Ferda Şahin, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının girişimci kadınlara sunduğu hibe desteğiyle Keçiören’de kendi atölyesini kurdu. Ferda Şahin, giysi dikmeye olan ilgisinin çocukluk yıllarından geldiğini söyledi. Annesinin usta bir terzi olduğunu ifade eden Ferda Şahin, çocukken ilk kıyafetlerini annesinin işlerinden artan kumaşlarla diktiğini söyledi. Ferda Şahin, “Altı, yedi yaşımda bebeklerim için kıyafetler dikmek için uğraşırdım. Yıllar boyunca da iyi bir dikiş ustası olmayı hayal ettim,” ifadelerini kullandı.

Evlendikten sonra çocukluk hayalinin peşinden yeniden koşmaya devam ettiğini söyleyen Ferda Şahin, yeteneğini geliştirmek için dikiş kurslarına gittiğini belirtti.  Ferda Şahin, “Başta herhangi bir kazanç elde etme düşüncem yoktu. Kendime ve aileme bir şeyler dikiyordum. Daha sonra akrabalarıma, komşularıma dikiş yaparak ev bütçesine katkı sağlamaya başladım,” açıklamasını yaptı. İş yeri açmaya karar verdikten sonra 5 yıl boyunca yakın çevresine dikiş dikerek hem hayalleri için birikim yaptığını hem de profesyonellik kazandığını söyleyen Ferda Şahin, “O yıllarda evde dikiş dikerek tecrübe elde ettim. Daha profesyonel işler yapmaya ve maddi kazanç sağlamaya başladım. Tecrübem ve maddi imkânlarım yeterli seviyeye ulaştığında da iş yerimi açmanın vaktinin geldiğine karar verdim,” dedi.

Ferda Şahin, çevresinden devletin girişimci kadınlara verdiği destekleri duyduğunu ve araştırmalar yapmaya başladığını ifade ederek, “Bu araştırmalarım sırasında KOSGEB’in girişimci kadınlara geri ödemesiz kredi imkânı sağladığını öğrendim. Sağlanan desteklerden faydalanabilmek için eğitimler veriliyordu. KOSGEB ile Keçiören Belediyesinin iş birliğiyle yapılan bir projeden haberim oldu. Başvuru yaptım ve eğitimlerine katıldım. Daha sonra da iş yeri açma sürecine başladım,” atölyesini açma sürecinde birkaç yıl boyunca dükkân arama, malzeme temin etme, makine alma gibi hazırlıklar yaptığını anlatan Ferda Şahin, bu süreçte evde sürekli dikiş dikerek maddi birikim yapmaya devam ettiğini aktardı. Ferda Şahin, atölyesini açtıktan sonra KOSGEB’in kadın girişimcilere sağladığı desteklerden yararlandığını söyleyerek, “İş yerimi açtıktan sonra evraklarımı hazırlayıp KOSGEB’e verdim. Hibe kredi desteği ve aylık kira yardımı aldım. KOSGEB’in verdiği desteklerle işimi büyüttüm. Daha sonra kendi çabamızla devam edebilecek duruma geldik,” sözlerini kullandı.

Şu an ablası ve bir çalışanıyla birlikte işleri idare ettiklerini söyleyen Ferda Şahin, işveren durumuna gelmekten çok mutlu olduğunu söyledi. Eşinden çok destek gördüğünü anlatan Ferda Şahin, “Böyle bir durumda eşiniz destek olmazsa bir şeye karar vermek ve gerçekleştirmek güçleşir. Çünkü iş yerinin açılma sürecinde, hem iş yeri hem de evle ilgili işlerde eşlerin mutlaka birbirine destek olması şart. Ben de bu süreçte eşimden çok destek aldım. Hatta zaman zaman eşim benden daha çok heyecanlanıp daha çok sevindi,” şeklinde yaşadıklarını aktardı. Ferda Şahin, ayrıca 2 yıl boyunca stilistlik eğitimi aldığını belirtirken, atölyesinde gelinlik dışında her türlü bayan kıyafeti diktiklerini belirtti. Ferda Şahin, “Bize gelen müşteriler kendileri kumaşlarını getiriyorlar. Ben 2 sene de stilistlik eğitimi aldım. Müşterilerin istedikleri modele göre çizimlerini yapıyoruz. Daha sonra provalı, kişiye özel dikim işlemine başlıyoruz. Konfeksiyon usulü seri üretim yapmıyor, tamamen kişiye özel kıyafetler üretiyoruz,” açıklamasını yaptı.

Dikiş atölyesi açmanın yıllardır hayali olduğunu söyleyen Ferda Şahin, “Hayallere hemen ulaşılmıyor. Belirli bir çaba, sabır ve birikim gerekiyor. Uzun yıllar verdiğim emeğin karşılığında, imkânlar oluştu ve dikiş atölyemi açtım. Birden, hiç bir hazırlık yapmadan, anlık heyecanla işe dalmak yanlış bir adım olur. Yapılacak işin tecrübesini ve birikimini mutlaka sağlamak gerekiyor. Bir de altından kalkamayacağımız borçlarla bir işe girersek belki hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Başarı için düşünerek, adım adım ilerlemek gerekiyor. Bütün kadınların iş hayatında başarılı olabileceğine inanıyorum. Kadınların başarısı, ailelerini, eşlerini, çocuklarını da mutlu edecektir. Sadece maddi anlamda değil. Bir şey üretiyor olmak, her gün yeni insanlar tanımak, insanlarla diyalog içinde olmak çok güzel bir şey,” diyerek üretmenin, kendini geliştirmenin önemine vurgu yaparak tüm kadınların başarılı olabileceğine inandığını söyledi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Turizm Sektörüne İvme Kazandıracak Teşvik!

Turizm sektörüne hareketlilik kazandıracak yeni adım, İspanya’ya yıllık 60 milyar dolar gelir getiren butik otelcilik sistemine teşvik için atıldı. Pansiyon ve butik otellerin İspanya turizmindeki yerinin %70’e ulaştığına dikkat çekilirken, bu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de girişimcinin pansiyon türü yatırımları için bundan sonra destek verilecek. Hükümet 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olmayı hedeflerken, turizm sektörü bu hedefe ulaşmada ön sıralarda yer alacak. İlk 5 sektör arasına alınan turizm sektörüne yıllık ortalama 25 milyar dolarlık gelir ile Türkiye’nin GSYİH’sının %12’sini, istihdamın %8,2’sini önümüzdeki 3 yıllık dönemde İspanya’da başarı ile uygulanan butik otelcilik ve pansiyon modelciliği ile destek imkânı sunulacak.

Gerekli çalışmaların yapıldığı İspanya modelinde, turizm gelirlerinin %85’inin pansiyonculuk ve butik otelcilikle elde edildiğine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda Türkiye’de pansiyon ve butik otellerin turizmdeki %10’larda olan payının ilk etapta %35’lere çıkarılmasının hedeflendiği belirtiliyor. Ekonomi kurmayları, İspanya’nın 56-60 milyar dolarlık turizm geliri olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de yatak kapasitesi itibariyle 5 yıldızlı otellerin çok fazla olduğunu ve butik altyapılarının oluşturulması gerektiğine işaret etti. Bu kapsamda da 5 yıldızlı otellerin esnek kullanımını sağlayacak yeni bir sistemin olabileceğini belirten kurmaylar, “Otellerin içinde evler var. Bunlar uzun süreli kiralama gibi değişik modellere esnetilebiliyor. Otellerin esnek kullanımını sağlayacak bir takım düzenlemeler yapılması gerektiğini inanıyoruz. Burada değişik alternatifler söz konusu olabilir,” açıklamasını yaptı.

İspanya’nın turizm sektörüne ilişkin tanıtım faaliyetlerini yurt dışında teşkilatlanan şirket, birlikler aracılığıyla yürüttüğünün üzerinde durulurken, Türkiye’nin de, sivil örgütlerden destek alarak yurtdışı atılım gerçekleştirmesi üzerinde duruluyor. Bu kapsamda Türkiye’de otel yatırımları hız kesmeden sürerken, özellikle 5 yıldızlı otel projelerinin arttığına dikkat çekiliyor. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre geçen yıl turizm sektöründe toplam 305 projeye, yatırım teşvik belgesi verildi. Sabit yatırım tutarı da 4,6 milyar lira olan projelerin 187’si komple yeni otel yatırımı, kalanı da otel, turizm tesisi modernizasyonu ve öğrenci yurdu yatırımlarından oluştu. Komple yeni otel projeleri için planlanan sabit yatırım yaklaşık 3 milyar lirayı buldu. Yapılan çalışmalar olumlu sonuçlar verdiğinde butik otel sayısında ciddi oranda artış bekleniyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

TKDK Hibe Desteğini Genişletiyor

70140
TKDK Hibe Desteğini Genişletiyor

Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi’nde yaşayan Rum vatandaşlar için, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Çanakkale İl Koordinatörlüğü hibe desteği verecek.

TKDK Çanakkale İl Koordinatörlüğü yetkilileri, Rum Vakıfları Derneği (RUMVADER) üyeleriyle Gökçeada’da düzenlenen toplantıda hibe destekleri konusunda bilgi verdi. Zeytinli Köyü’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşanTKDK Çanakkale İl Koordinatörü Ümit Ortan, desteklerin adada yaşayan ya da adaya dönmek isteyen Rum vatandaşlar için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Kırsal turizm destekleriyle hem adanın potansiyelinin değerlendirilebileceğini hem de dedelerinin evini imar etmek isteyen Rum vatandaşlar için bu yatırımların önemli bir gelir kaynağı elde edeceğini belirten Ortan, “Gökçeada’da önemli bir değer olan zeytin için TKDK ile birlikte yapılacak yatırımlara yüzde 50 hibe desteği verebileceğiz. Hazırlanacak projelerle burada zeytinyağı üretim tesisleri kurulabilir. Bunun için tüm yatırımcıları TKDK‘ya proje hazırlamaya davet ediyorum” dedi.

Toplantıda ayrıca, Çanakkale İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri kooperatifçilik ve organik tarım konularında Rum vatandaşlara bilgiler verdi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kur Hareketi Turizm Yatırımlarını Artırıyor


Kur Hareketi Turizm Yatırımlarını Artırıyor

Yılın ilk ayında 10’u 5 yıldızlı, 12’si 4 yıldızlı olmak üzere toplam 44 otel yatırımı için teşvik belgesi alındı.

Bu yılın ilk ayında 10 tane 5 yıldızlı, 12 tane 4 yıldızlı otel için teşvik belgesi alındı. Toplam teşvikli yatırımlar içinde, (kamu yatırımı niteliğindeki özel sağlık kampüsü yatırımı çıkarıldığında) turizmin payı yüzde 20’ye dayandı. Ocakta teşvike bağlanan turizm yatırımı sayısı 44 oldu. Bunların yatırım tutarı 705 milyon lira. Ekonomi Bakanlığı’nın bu yılın ocak ayına ait teşvik belgesine bağlanan yatırımlar listesi açıklandı. Listeye göre, ocakta toplam 5 milyar 962 milyon liralık yatırım için belge alındı. Turizm yatırımlarının toplam içindeki yüksek payı dikkat çekti. Bakanlık listesine göre ocakta (yurt yatırımları hariç) otel, butik otel ve tatil köyü niteliğinde toplam 44 turizm yatırımı için teşvik belgesi alındı. Ocak ayında belgeye bağlanan yatırımların toplam tutarı 3.8 milyar lira. 705 milyon lira değerindeki turizm yatırımlarının payı 18.4’e ulaşıyor.

Yarısı 5 ve 4 yıldızlı otel

Bu 44 yatırımın yarısı 5 ve 4 yıldızlı otel. 5 yıldızlı otel yatırımı için belge alan yatırımcı sayısı 10. Başka bir ifadeyle ocakta 10 adet 5 yıldızlı otel yatırımı için, 12 adet de 4 yıldızlı otel yatırımı için teşvik belgesi alındı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TKDK’dan Turizm Yatırımına Yüzde 50 Destek

TKDK’dan Turizm Yatırımına Yüzde 50 Destek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Sivas İl Koordinatörlüğü, kentte kırsal turizm alanında yapılacak yatırımlara yüzde 50 hibe desteği sağlayacağını bildirdi.

TKDK Sivas İl Koordinatörü Halis Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, kurumun amacının işletmeleri Avrupa Birliği standartlarına yükseltmek olduğunu belirtti.

Bu amaç doğrultusunda TKDK‘ nın birçok işletmeye hibe desteği verdiğini, kırsal turizm alanında yapılacak yatırımlara yüzde 50 oranında hibe desteği sağlayacaklarını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:

“Sivas çok eski bir tarihe sahip, birçok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış bir kent. İnsanların gezip görebileceği tarihi ve kültürel birikim var. Bizim amacımız bu şehre yapılacak yatırımlar için hibe desteği vermek. Buradan Sivaslı hemşerilerime sesleniyorum. Şehrimizde birçok hastalığa şifa kaynağı olan Sıcak Çermik var, Kangal’da şifa kaynağı olarak tescillenmiş Balıklı Kaplıca var. Bu bölgelere pansiyon apart otel, bungalov tipi evler, konaklama alanları, restoranlar, yeme-içme tesisleri, konferans, toplantı salonları yaptırın. Tödürge Gölü’nde, Sızır Şelalesi’nde, Gürün Gökpınar’da, Şuğul Vadisi, Eğriçimen Yaylası’nda, Hafik Gölü’nde doğa turizmine yönelik insanların çeşitli aktivitelerde bulanacakları kamp alanları, spor ve rekreasyon alanları, turistik açık alan aktiviteleri için at ahırları yapılabilir. Açık yüzme havuzları, sportif veya re kreatif balıkçılık için havuzlar, olta balıkçılığı, dağ bisikleti gezileri için alanların yapılması, rafting parkurları, doğa yürüyüşleri parkuru, hobi bahçeleri, paintball tesisleri, halı saha tesisi gibi alanlarda yatırım yapabilirsiniz.”

Şehir merkezinde yer alan Yıldız Dağı ve Ulaş ilçesindeki Tecer Dağı’nda kış turizmi ve doğa turizmine yönelik yapılacak yatırımlara yüzde 50 oranında hibe desteği verebileceklerini kaydeden Öztürk, ilin turizm anlamında gelişmesi için her türlü desteğe açık olduklarını bildirdi.

Öztürk, 12. başvuru çağrı dönemi projeleri için son teslim tarihinin 10 Mart saat 21.00 olduğunu belirterek, ayrıntılı bilgi almak isteyenlerin İl Koordinatörlüğündeki yardım masasına başvurabileceklerini kaydetti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

%d blogcu bunu beğendi: