Yeni Teşvik Sistemine Yoğun İlgi

Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Dr. Tabip Gülbay, yeni teşvik sistemi kapsamında yurt içi ve yurt dışından birçok iş adamının Mardin’de yatırım yapmak için sıraya girdiğini söyledi.

Gülbay, Yatırım Destek Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Mardin’in teşvik sisteminde 6. bölgede yer aldığını, bu kategorinin en avantajlı bölge olduğunu, avantajı gören yatırımcıların teşvik belgesini almak için yarış halinde olduğunu vurguladı. Gülbay, teşvik sisteminin hibe olmadığını, vergi muafiyetinden yararlanma imkanı sunduğunu belirtti.

Teşvik yasasından en iyi şekilde yararlanılması için bir an önce 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) bitirilmesi gerektiğini kaydeden Gülbay, şunları söyledi:

“Mardin’de yatırım yapacak bir yatırımcının yüzde 116 muafiyet imkanı bulunuyor. Yeni teşvik paketi yayımlanmadan önce kente 2012 yılının ilk 6 ayında 21 teşvik belgesi ve 146 milyon lira yatırım olacağı tahmin ediliyordu. Sadece Temmuz 2012’de alınan 8 teşvik belgesiyle yatırım tutarı 147 milyon lira oldu. Yılın ilk 6 ayında alınan teşvik belgeleriyle bin 12 kişilik istihdam öngörülürken, sadece temmuz ayında 661 kişilik istihdam sağlanacağı tahmin ediliyor. Temmuz ayında alınan en geniş kapsamlı teşvik belgesi 100 milyon liradır. Bu teşvikle 5 yıldızlı otel yapılacak. Bu yatırımla 315 kişinin istihdamı hedeflenmektedir. Yeni teşvik yasasına yoğun bir ilgi var. Yurt içi ve yurt dışından bir çok yatırımcı Mardin’de yatırım yapmak için sıraya girmiş durumda.”

Türkiye’nin ünlü markalarının kente yatırım yapmak istediğini dile getiren Gülbay, “Yatırımcının en çok çekindiği konu, elektrik kesintileri ve dalgalanmaları. Fakat OSB’nin 50 milyon liralık yenilenebilir enerji yatırımı yapmayı düşündüğü, DİKA’nın da fizibilite çalışması yapmayı öngördüğü yatırım çalışması var. Mardin hem rüzgar hem de güneş enerjisi üretebilecek potansiyele sahip. Bu şekilde elektrik probleminin önüne geçilmesi hedefleniyor” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi Başlıyor

Adana İş Kadınları Derneği (İŞKAD) ve Adana Güney Rotary Kulübü işbirliği ve KOSGEB desteğiyle kadınlara yönelik “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” kursu başladı.

Adana Ticaret Odası (ATO) Eğitim Salonu’ndaki eğitimde konuşan İŞKAD Başkanı Elif Doğan Türkmen en verimli yaşlardaki kadın ve kızların evde hiç bir iş yapmadan oturmalarına gönüllerinin razı olmadığını söyledi.

Hedeflerinin Adana’da kadın girişimci sayısını olabildiğince artırmak olduğunu kaydeden Türkmen, Türkiye’de işyeri sahibi olan kadınlara şiddetle ihtiyaç duyulduğunu belirterek “Kursa katılan girişimci kadınlarımızı kurs sonunda İŞKAD’da yeni üyeler olarak görmek istiyoruz. Kadınların kalkınmadığı bir ülkede topyekûn kalkınmadan söz edilemez. Bizler, hep birlikte kalkınmanın öncüleri olacağız. Kadınlarımızın kurtuluşu yine kadınlarımızla gerçekleşecektir” dedi.

İŞKAD Genel Sekreteri ve Adana Güney Rotary Kulübü Üyesi Canan Onatça Dolmuş da, İŞKAD’ın kuruluş ve varoluş amaçlarından birinin de iş yaşamına atılabilecek kadınlara bilgi, tecrübe ve eğitim desteği sağlayarak iş kadını sayısını artırmak olduğunu söyledi.

Projenin Adana’da çalışan, üreten, girişimci ve kalifiye kadın sayısını artıracağına inandığını ifade eden Dolmuş, “Projeye başlarken Adana’da 30 kişiyi bulabilmenin endişesini taşıdık. Fakat başvuru sayısının 200’ü geçmesi bizim ne kadar doğru bir iş yaptığımızın kanıtı oldu. Kadın girişimci sayısının artması bizi her zaman heyecanlandıracak ve mutlu edecek. Bizler de çalışmalarımızı, projelerimizi bu yönde geliştireceğiz” dedi.

Eğitimin ilk gününde İŞKAD ve Adana Güney Rotary Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri de hazır bulundu.

Eğitimleri başarıyla tamamlayarak kendi işini kuran girişimciler 30 bin TL geri ödemesiz, 70 bin TL geri ödemeli sıfır faizle 3 yıl vadeli destekten oluşan “KOSGEB Yeni Girişimci Desteğine” başvurabilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Erzurum’da KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Semineri

KOSGEB ve Halkbank girişimci seferberliğine Erzurum’dan başladı KOSGEB ve Halkbank’ın imzaladığı Girişimcilik Eğitimleri İşbirliği Protokolü kapsamındaki Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinin ilki Erzurum’da gerçekleştirildi.

KOSGEB, Halk Bankası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğiyle genç girişimcilerin topluma kazandırılacağı uygulamalı eğitim semineri Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen tören ile başladı. 20 ilde uygulanması planlanan projenin ilk olarak Erzurum’da uygulanmaya başlandı. 12 gün sürecek uygulamalı eğitim seminerine 30 üniversiteli öğrenci katılacak. Öğrenciler eğitim sonunda sınava tabi tutulacak ve sınavı geçen öğrenciler sertifika verilecek. Öğrenciler aldıkları sertifika sayesinde yeni kuracakları iş için Halk Bankasından 30 bin TL hibe ve isterlerse 70 bin TL kredi alabilecekler.

KOSGEB Erzurum İl Müdürü Ayhan Çarlıoğlu seminerde yaptığı açılış konuşmasında, “Eğitim seminerine katılan arkadaşlarımın bu eğitim sonunda almış oldukları sertifika ile kurmayı planladıkları işi daha planlı, teknik ve pratik şekilde yapacaklarını düşünüyorum. Ayrıca bu eğitim semineri sonunda uygulanacak sınavı başarıyla geçen yeni girişimcilere sertifika verilecek. Sertifikayı almaya hak kazanan yeni girişimci arkadaşlarımıza 30 bin TL hibe ediyoruz. Ayrıca kredi isterlerse de 70 bin TL ye kadar kredi alma hakkı sunuyoruz. Alınan kredinin ödemesi de 2 sene sonra başlıyor.” dedi.

Halk Bankası Erzurum Bölge Koordinatörü Mücahit Yıldırım ise konuşmasında “Bildiğiniz gibi bankamız 1938 yılından beri çalışana ve üretene kaynak sağlıyor. Bu projenin amacı topluma yeni girişimciler kazandırmaktır. Bu projenin toplamda 20 ilde yapılması planlanıyor. Projenin ilk uygulanmaya başladığı yer ise Erzurum. Buda bankamızın Erzurum’a verdiği önemi gösteriyor.” İfadelerini kullandı.

Halk Bankası Genel Müdürlüğü KOBİ Pazarlama Daire Başkanı Kıvanç Acar da “Girişimcilik hakikaten Dünyada son dönemde popüler ve tüm ülkelerin gerçekten bir devlet politikası olarak üzerinde durdukları bir konudur. Girişimciliği sadece bir işletme kurmak ve işletmeyi sadece ekonomik bir döngü olarak algılamak yanlış olur. Bizim buradaki altını çizmek istediğimiz konu girişimcilik ruhu üzerine odaklanmadır.” şeklinde konuştu.

Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Yaşar Nuri Şahin ise konuşmasında, “Böyle bir projeye ev sahipliği yapmak bizim için gurur verici. Bir şeyleri yapmak için güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor. KOSGEB, Halk Bankası ve Atatürk Üniversitesi bu birliği sağlayarak güzel bir projeye imza attı. Doğruyu sağlıklı adımlarla seçebilmemiz için birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Bu kurslar teorinin uygulamaya dönüşmesini sağlıyor. Bizde bu kursların devam etmesini istiyoruz.” diye konuştu.

Halkbank ve KOSGEB, proje kapsamında Erzurumlu girişimci adaylarını yeni iş geliştirme, piyasa analizi, finansal planlama gibi temel konularda beceri kazandırmayı amaçlayan 70 saatlik bir eğitim programına tabi tutacak. Eğitimi tamamlayan ve kendi işini kurmak isteyen girişimciler ise 30 bin liralık geri ödemesiz ve 70 bin liralık faizsiz geri ödemeli KOSGEB destek paketine başvurma hakkına sahip olacak.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Daha Kaliteli Büyüyoruz

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Bu yıl ki büyümenin kalitesi daha iyi, çünkü ihracata dayalı. İstihdama da önemli bir katkı sağladı” dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin bu yıl yüzde 4 büyüyeceğini ön gördüklerini belirtti. “Bunu hiç küçümsememek lazım” diyen Yılmaz, ekledi: “Bu yıl da yüzde 4 büyüdüğümüzde son üç yılın ortalaması yüzde 7’nin üzerinde gerçekleşmiş olacak. Bu çok önemli bir performans. Dünyada bu kadar sorun yaşanırken ekonomimizin bu performansı göstermesi gerçekten takdire şayan. Ayrıca, bu yılki büyümenin kalitesi daha iyi, çünkü ihracata dayalı. Son üç çeyrekte ihracatın büyümeye pozitif katkı verdiğini görüyoruz. Dünyadaki pazar şartlarına rağmen büyümemizi ihracat artışına borçluyuz. Diğer taraftan bu büyüme istihdam yaratan bir büyüme oldu.” dedi.

“Bölgesel Kalkınmada Kalkınma Ajansları Özel Sektör İşbirliği”nin ele alındığı Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) 78. Genel İdare Kurulu Toplantısı’nda konuşan Yılmaz, kalkınmanın önemine vurgu yaparak, “Kalkınma Bakanlığı’nın kurulmasıyla birlikte birçok önemli proje ürettik. Kalkınma ajanslarını 81 ili kapsar şekilde 26 bölgede organize ettik. Kalkınma sadece ekonomiden ibaret değil. Bunun sosyal, çevresel, demokratik ve kapsayıcı boyutları da bulunuyor” dedi. Dünyanın şu an içinde olduğu krizin Türkiye’nin son 10 yılda sağlam temeller oluşturduğunu gösterdiğini söyleyen Yılmaz, “Dünyada bir küresel kriz yaşanırken, Türkiye bu krizden en kârlı çıkan ülkelerden biri oldu, krizi fırsata çevirdi. 2002-2008 arasında ortalama yüzde 6 büyüdük. 2009’da bu büyüme biraz düşse de 2010 ve 2011’de de çok iyi büyüme rakamları sağladık.” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kültürel Mirasımız Korunuyor

Kalkınma Bakanlığı’nca uygulanan Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında onaylanan 16 milyon 722 bin 780 lira hibe destekli 6 proje ile Diyarbakır’ın turizm altyapısı güçlendirilecek.

Valilik tarafından Diyarbakır’ın kültürel mirasının korunması, turizme açılması ve tanıtılması için Kalkınma Bakanlığı’nca yürütülen Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı’na sunulan ve onaylanan Diyarbakır Kültürel Mirasının Projelendirilmesi, Diyarbakır Surlarının Turizme Kazandırılması, Dört Ayaklı Minarenin Restorasyonu, Ulucami ve Hanlar Bölgesi Renovasyon Projesi, Diyarbakır Evlerinin Turizme Kazandırılması ve Diyarbakır Kültürel Mirasının Tanıtımı Projeleri ile tarihi ve turistik yapılar hayat bulacak.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Kalkınma Bakanlığı’nca uygulanan Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı’yla Diyarbakır’ın bölgede ve ülkede onu farklı kılan dinamiklerini ve potansiyelini harekete geçirerek, önemli bir cazibe merkezi olması için 2011 yılı programına kültür ve turizm alanında 6 proje sunulduğunu anımsattı.

Diyarbakır’ın turizm alt yapısının geliştirilmesi, kültürel mirasının korunması ve tanıtım çalışmalarının sağlanmasının sosyo-ekonomik kalkınmasına büyük katkılar sağlayacağını kaydeden Toprak, uygulanacak tüm projelerin bir plan dahilinde hayata geçirileceğini, bu çalışmalarla Diyarbakır’ın turizm alanında hak ettiği noktaya ulaşması ve turizm endeksli kalkınmasının sağlanmasının hedeflendiğini bildirdi.

Kültürel miras için 60 milyon lira

Program kapsamında uygulanacak 6 projeye toplam 16 milyon 722 bin 780 lira hibe desteğinin sağlandığını aktaran Toprak, 2012 ve 2013 Cazibe Merkezlerini Destekleme Programlarına sunulacak proje çalışmalarıyla toplam 60 milyon liraya yakın bir finansmanın Diyarbakır kültürel mirasının korunması ve tanıtılması çalışmalarında kullanılmasının düşünüldüğünü anlattı.

Projeler sayesinde Diyarbakır’ın kültür ve inanç turizminde ön plana çıkmasının sağlanacağını bildiren Toprak, projeler arasında yer alan “Diyarbakır Kültürel Mirasının Projelendirilmesi” projesi kapsamında bir çok yapının ve kültürel miras eserinin proje çiziminin sağlanacağını, projeyle Diyarbakır’daki bir çok yapının proje çizimi sağlanarak en kısa zamanda restorasyon çalışmalarına başlanacağını vurguladı.

Proje kapsamında Evli Beden, Yedi Kardeşler, Urfa Kapı gibi önemli burçların yer aldığı Mardin Kapı ile İçkale arasında kalan 25 burcun proje çiziminin sağlanacağını belirten Toprak, ayrıca Suriçi’nde turizm yollarının yapılması adına da birçok turistik ve kültürel mirasın yer aldığı Dört Ayaklı Minare, Yeni Kapı, Özdemir, Ziya Gökalp, Akıncılar, Artuklar, Ocak ve Abdi Paşa sokakları ve Çardaklı Hamamı’nın proje çizimlerinin sağlanacağını aktardı.

Proje çizimlerinden sonra yakın dönemde restorasyon çalışmalarının yapılması için gerekli çalışmaların başlatılacağını dile getiren Toprak, proje çalışmalarının, gelecekte yapılacak restorasyon ve uygulama çalışmalarıyla kültürel mirasın turizme kazandırılarak hayat bulacağını kaydetti.

“Diyarbakır Surlarının Turizme Kazandırılması Projesi” ile 4 burcun restorasyon çalışmalarının başlatılacağını bildiren Toprak, şunlar yer aldı:

“Proje kapsamda ilimizin kültürel miras değerleri arasında olan ve tüm proje çalışmaları Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanan Diyarbakır Surlarında yer alan 4 burcun restorasyonu yapılacak. Önemli kültürel mirasımız arasında yer alan Diyarbakır Surları Unesco Kültür Mirası adaylığına da destek sunacak olan bu çalışmalarla surların hak ettiği değeri bulması amaçlanmıştır. Diyarbakır’ın önemli sivil mimari eserleri arasında yer alan Süleyman Nazif Konağı’nın kamulaştırılarak turizme kazandırılması çalışmaları devam etmektedir

.”Diyarbakır Evlerinin Turizme Kazandırılması Projesi” kapsamında gerçekleştirilecek. Yapının restorasyonu öncesi tüm proje çizim çalışmaları da yapılacak. Sivil mimarinin en önemli örneklerinden olan Süleyman Nazif Konağı hem büyüklük hem de işlevsellik açısından önemli bir yere sahip. Projemiz kapsamında kentimizin önemli sivil mimari yapılarından olan konağın kamulaştırılması, restorasyon öncesi proje çizimlerinin ve proje sonrasında evin restorasyonunun yapılması sağlanarak işlevlendirilmesi gerçekleştirilecektir.”

Dört Ayaklı Minare restore edilecek

Diyarbakır’ın en önemli kültürel miras eserleri arasında yer alan Şeyh Mattahar Camisi’nin Dört Ayaklı Minaresi’ni restorasyon çalışmasının yapılacağını dile getiren Toprak, proje ile turistik öneme sahip tarihi ve kültürel unsur olan Dört Ayaklı Minare’nin restore edilerek gelecek nesillere en iyi şekilde aktarılmasının sağlanacağını vurguladı.

Suriçi bölgesinde en fazla turist ziyaretlerinin yaşandığı ve 5. Haremi Şerif olarak kabul edilen Ulu Cami’nin ve hanların yer aldığı bölgenin düzenlenmesi için gerekli renovasyon proje çizimlerinin sağlanacağını kaydeden Toprak, Ulu Cami ve hanlar çevresi için renovasyonu düşünülen alanın 9 bin metrekarelik olduğunu, günümüzde birçok turistin gezi ve alışveriş alanı olarak kullandığı bu alanların görünür bir hale getirilmesi ile bu alanların daha yoğun bir turist ziyaretinin sağlanacağını bildirdi.

“Diyarbakır Kültürel Mirasının Tanıtımı Projesi” kapsamında da turistik ögelerin ve kültürel mirasın tanıtımının profesyonel ve kapsamlı bir şekilde yapılacağını anlatan Toprak, şöyle dedi:

“Proje kapsamda kültürel mirası ve turizm ögelerinin tanıtımı adına ulusal ve uluslararası tanıtım organizasyonları düzenleme, yerelde turizm konusunda farkındalık yaratma, kentin imajını olumsuz etkileyen faktörleri minimize etmek hedeflenmiştir. Bu kapsamda tanıtımda eksik görünen materyaller, tanıtım etkinlikleri ve hedef kitleye ulaşma çalışmaları saptanmıştır. Bu çalışmayla ilimizin tanıtımı adına fuar organizasyonları, bugüne kadar profesyonel anlamda çekimi yapılmamış belgesel, tanıtım filmleri ve bunların hedef kitlelere ulaştırılması çalışmaları, araştırma kitapları, gezi rehberi ve kitapçıklar gibi tanıtıcı materyallerin basımı, kültürel mirasımızı konu alan bilimsel sempozyumların gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Projelerle, turizm alt yapısının geliştirilmesi ve kültürel mirasın korunması hedefleniyor.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kaliteli Çeliğe Yönelmeliyiz

Türkiye demir çelik sektöründe kaliteli çelik kullanımının miktar ve bedel bazında ithalatı azaltacağını söyleyen Güney Çelik Genel Müdürü Ferhat Akgüngör, bu amaçla yapı sektörüne yönelik olarak teknolojik mamullerin üretiminde aktif rol oynayan ön germe beton demeti (PC Strand) üretim tesisini devreye aldıklarını açıkladı. Akgüngör, yatırımın ilk etabını tamamladıklarını belirterek, ithal ikame bu ürünle depreme dayanıklı, güvenli binalar inşa edilmesine katkı sağlamaya odaklandıklarını vurguladı. Sektördeki ithalatın azaltılabilmesi için uygulandıkları alana katmadeğer katan çelik hasır ve PC Strand türevi malzemelerin kullanılması gerektiğini anlatan Akgüngör, “Bugün Türkiye’de kullanılan 1 kilogram çeliğin yaklaşık yüzde 60-65’i ithalata dayalı. Örneğin, bir binaya 100 ton çelik kullandığımız zaman aslında bunun 60-65 tonunu ithalat yoluyla elde etmiş oluyoruz. Oysa kaletil çelikle binada kullanılan çelik miktarını 100 tondan 70’e ithalat miktarını da 40 tona düşürmüş oluruz. Kullanıcı bu ayrıntıyı dikkate alarak, ülke ekonomisine önemli oranda gir sağlayabilir” şeklinde görüş bildirdi.

PC Strand kullanımının metrekarede 10 ile 20 kilogram arasında değişen demir kullanımını 7 ila 8 kilograma kadar düşürülebildiğini iddia eden Akgüngör, böylece metrekarede sadece 4 kg dışa bağımlı olunacağını vurguladı. Akgüngör, “Ekstra mukavemet kazandırılmış ön germeli beton demetinin kullanıldığı alanlarda hem ithalatın önemli ölçüde önünü kesmiş oluyorsunuz hem de yüzde 50 tasarruflu ve depreme karşı son derece güvenli yapılar elde ediyorsunuz. Ancak çelik hasır gibi PC Strand’de de kullanımın yaygınlaşabilmesi, ilgili makamlar tarafından bu konudaki özel yönlendirici uygulamaların şartnamelere konulmasıyla mümkün olabilir” diye konuştu.

Projeler Sırasıyla Hayata Geçiriyor

Firmalarının çelik hasır ve galvanizli tel imalatında 20 yıla yakın süredir sektörde markalaştığını anlatan Akgüngör, 2000’li yılların başından bu yana belirledikleri tüm projeleri, etap etap devreye aldıklarını dile getirdi. Akgüngör, “Temel hedefimizi önce çelik hasırın üretimini optimum hale getirmek, ardından galvanizli ve galfanlı tel yatırımlarını gerçekleştirmek ve üçüncü etapta da ön germeli beton demeti yatırımını hayata geçirmek olarak belirlemiştik. Bu hedeflere de gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla vardık” ifadesini kullandı.

Devreye aldıkları ön germeli beton demetinin, ‘önceden gerilim uygulanmış çelik’ olarak tarif edilebileceğini aktaran Akgüngör, binalardan nükleer santrallere, köprülerden maden ocaklarına kadar birçok alanda kullanılabilecek bu malzemenin zamandan ve mekândan tasarruf sağlayan, kopmalara karşı yüksek mukavemetli tellerden meydana gelen tel demeti olarak nitelendirilebileceğini kaydetti. Akgüngör, bu alanda gerçekleştirecekleri üretimle Türkiye’nin ilgili üründeki ithalatını engelleyeceklerini ve bununla birlikte ihracat yaparak, demir çelik sektörünün gelişimine katkı sağlayacaklarını söyledi. Akgöngör, şöyle devam etti: “Bu malzeme Türkiye’de yılda yaklaşık 50 bin tona yakın kullanılıyor ve bu alanda bir üretim açığı var. Biz de yapacağımız üretimle, Türkiye’nin bugün gerçekleştirdiği yaklaşık 20- 25 bin tonluk ithalatın önünü keserek, cari açığa ciddi fayda sağlayacağız. Birinci etapta yılda 20 bin ton civarında kapasiteyle üretim yapacağız.

Bu kapasiteyi de ağırlıkla yurtiçi pazarda değerlendireceğiz. Kurduğumuz yeni tesisle birlikte Güney Çelik olarak toplam kapasitede ilk yıl yüzde 15 ve sonraki yıllarda ise yüzde 25’lik bir artış yakalamayı hedefliyoruz. Bununla birlikte ekibimize 50 kişiyi daha dâhil ederek, kentin istihdamına da katkı sağlayacağız.”

Bu Alanda Yeni Yatırımlar Olmalı

Ön germe beton demeti kullanımının insan hayatının depreme karşı güvence altına alınması noktasında son derece önemli olduğunu savunan Akgüngör, ürünün kullanımının stratejik önemi olan yapılardan başlayarak, konutlara kadar indirgenmesi gerektiğine dikkat çekti. “Bunun için de muhakkak devletin desteği lazım” diyen Akgüngör, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Devletin çıkaracağı küçük bir şartname, malzemenin kullanımını zorunlu olmasa da önerilen bir hale getirmesi hem sektör açısından hem de Türkiye’nin dış ticareti ve can güvenliği gibi birçok konuyu düzenlemesi açısından oldukça önemli. Zaten tüm dünyada uygulanan sistem de bu. Ancak bunun olabilmesi için sadece bizim üretimimiz yetmez, Türkiye’nin değişik noktalarında üretimi yaygınlaşmalı ki, herkes uygun fiyata bu ürüne rahatlıkla ulaşabilsin. Girişimimizi, bu alanda küçük bir filiz olarak değerlendiriyoruz. Çok daha yüksek kapasiteli tesislerde üretilmesi gereken bu malzemenin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hem depreme dayanıklı yapılar ortaya çıkacak hem de daha az çelikle daha fazla konut yaparak, Türkiye ekonomisi kazanacak.”

Sistemin demiryollarında da ağırlıkla son 10 yıldır yaşanan ciddi gelişmelere paralel olarak kullanılmaya başlandığını anlatan Akgüngör, bugüne kadar ithal edilerek kullanılan bu malzemeyi yapacakları üretimle karşılayabileceklerini ifade etti. Dünyada bu mukavemette bir inşaat çeliğinin benzeri bulunmadığına işaret eden Akgüngör, alanında dünyanın en iyi ve yeni teknolojisini kullanarak üretim gerçekleştirdiklerini iletti. Bilgisayar kontrollü, elektronik, insan inisiyatifinin dışında bir üretim yaptıklarını söyleyen Akgüngör, yurtdışından istenilen kalitede hammadde getirmenin sağladığı avantajı da üretime yansıttıklarını ifade etti.  Üretimde kullandıkları makinenin kalibrasyonu, kalitesi, süreç kontrolü konusunda dünya standartlarında olduğunu söyleyen Akgüngör, “Çeliği belli bir ısı altında gererek hem soğuk çekme mukavemet işlemi hem de ısıl işlem mukavemeti vererek çifte mukavemetlendirilmiş bir çelik ortaya çıkarıyoruz. Ancak ürünün uygulanması konusunda da uzmanlık gerekiyor. Malzemeye uygun kalıp kullanılarak, ürünü deneyimli bir ekiple uygulamaya almak çok önemli” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Assan Galvaniz, Yeni Tesisiyle Üretimde Maliyeti Azaltıyor

Başta inşaat ve sanayi olmak üzere birçok sektöre yönelik üretim gerçekleştiren Assan Galvaniz, 2011 yılında İskenderun’daki yeni tesisini devreye aldı. Sektöre galvanizli ve boyalı rulo saclar ile rulo, paket, oluk, trapez ve dilinmiş mamul olarak işlenen saclarla hizmet sunduklarını aktaran Assan Galvaniz Genel Müdür Yardımcısı Toros Keleşoğlu, ürünlerinin her türlü çatı-cephe, duvar ve tavan kaplamaları, beyaz eşya, otomotiv sanayii, sıhhi tesisat, klima ve havalandırma kanalları, elektrik taşıma sistemleri, güneş enerji sistemleri, profil endüstrisi, dükkan kepenk ve panjurları gibi pek çok alanda yaygın olarak kullanıldığının altını çizdi.

Ürünlerini kısa zamanda ve uygun maliyetle müşterilerine ulaştırma hedefleri doğrultusunda geçen yıl İskenderun tesislerini devreye aldıklarını hatırlatan Keleşoğlu, yeni tesisleri sayesinde oluk ve trapez formundaki boyalı ve galvanizli rulo sacları, firmalarının kalitesi ve güvencesi altında bölgedeki kullanıcıların ihtiyacına sunmaya başladıklarını dile getirdi.

Müşterilerinin çeşit arz eden ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için grup şirketlerinden Assan Panel’in 2011 yılında Gebze Muallimköy’de devreye aldığı boyalı sac hattını kullanmaya başladıklarını da söyleyen Keleşoğlu, “Tesislerimizdeki galvaniz rulo saclar skinpass işlemine tabi tutulduktan sonra bu boya hattına gönderilip, müşterilerimizin istediği ebat ve renklerde üretimi yapılabiliyor” şeklinde konuştu.

200 Bin Tonluk Üretim Kapasitesi

Assan Galvaniz Tesisleri’nin 1980 yılında tek hat ve 60 bin tonluk üretim kapasitesi ile üretime başladığını hatırlatan Toros Keleşoğlu, firmalarının üretim kapasitesini artırarak bugün sıcak daldırma yöntemi ile üretim yapan iki sürekli galvaniz hattına ve 200 bin ton üretim kapasitesine sahip duruma geldiğini belirtti.

Assan Galvaniz’in yapmış olduğu toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’lik kısmını ihraç ettiğini dile getiren Keleşoğlu, ağırlıklı ihraç pazarlarının başında Ortadoğu, Balkan ülkeleri, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun (BDT) geldiğini kaydetti.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Sac Ve Demirçelik Sektörüne Yatırım Var

Akredite laboratuarcılığın önde gelen firması Standart Laboratuar, teknolojiye yaptığı yatırımlarla sac ve demir çelik sektöründe de büyüyor.

Sac, metal ve kıymetli altın analizlerini kusursuz yapabilmek için 80 bin euro’luk XRP cihazı yatırımı gerçekleştirdiklerini söyleyen Standart Laboratuar Genel Müdürü Şeniz Kızıldağ, özellikle ihracat yapan firmalardan istenen özel testleri yapabilmek adına yatırımın son derece önem arz ettiğini kaydetti.

Sac ve demir çelik analizinde de iddialı olduklarını kaydeden Kızıldağ, Türkiye’de yassı mamul, sac, paslanmaz çelik ve galvaniz analizlerini yapabilen akredite laboratuar firmasının olmadığını ileri sürdü. Yurtdışına gönderilecek ihraç malları için gerekli olan yorulmazlık ve kopma testleri için de İskenderun bölgesine yeni bir laboratuar kurduklarını ifade eden Kızıldağ, “Özellikle İskenderun bölgesinde çok hızlı bir büyüme var. O nedenle o bölgeyi seçtik. Ayrıca biliyorsunuz, çimento alanında da oldukça aktifiz. Antalya, İskenderun ve Yarımca olmak üzere bu alanda da hizmet veren üç ayrı laboratuarımız var” şeklinde konuştu.

Yatırımlarımız Sürecek

Sektörde önemli bir tecrübeye sahip olan şirketlerinin bu anlamda her türlü problemi çözebilecek bilgi ve donanıma sahip olduğunu kaydeden Şeniz Kızıldağ, “Bu alanlarda yaptığımız yatırımın tutarı 800 bin doları buldu. Bundan sonraki süreçte yatırımlarımız devam edecek. Metal analizlerini ve kıymetli altınları artık oturttuk. Çimento ve yapı ürünlerinde yeni parametreleri ekledik. Bunu yapmamızın sebebi, hatasız şekilde maden analizi yapmak. Sertifikalı referans numuneleri satın aldık. Cihazların her bir element için kalibrasyon eğimlerini çıkardık, çizdik. Şimdi hatasız şekilde her türlü maden cevheri,  mineral, metal analizini tam doğruluğundan emin olarak yapmaya başladık ve bunlarda da akredite olduk. Yani sistemi de akredite ettik” dedi.

İhracat yapan firmalardan istenilen özel testler olduğunu dile getiren Şeniz Kızıldağ,  “Bunları yapan yoktu. Çünkü farklı kullanılan cihazların değiştirilmesi gerekiyordu. Biz hepsini temin ettik. Yurtdışında istenilen her türlü isteğe cevap verebilecek şekilde yaptık ve bunların içinde de akredite olduk. Akredite olmak çok önemli. Yurtdışında, analizi iyi-kötü yapman diye bir şey yok. Önce akredite olacaksın. Sistemi çalışılır sürdürülebilir şekline getireceksin. Ondan sonra verimli şekilde doğru bir şekilde analizleri yapacaksın” ifadesini kullandı.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Girişimcilik Eğitimi Aldılar, Şimdi İş Hayatına Atılacaklar

Şehitkâmil Belediyesi’nin vatandaşların iş hayatına atılması konusunda KOSGEB işbirliği ile düzenlemiş olduğu ‘Girişimcilik Uygulamaları Eğitimi Kursu’ sona erdi.

Eğitimini tamamlayan 60 kursiyer, sertifikalarını Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nun elinden aldı. Genç girişimciler, projeleri kabul edildikten sonra 30 bin TL geri ödemesiz, 70 bin TL sıfır faizle geri ödemeli destekleme kredisi alabilecek.

Sertifika almaya hak kazanan öğrencileri tebrik eden Şehitkâmil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, “İşin yazılı kısmını bitirdiniz. Sıra sözlü kısma geldi. Her ne kadar burada teknik bilgiler alsanız da işletmeyi açacak olan sizlersiniz. Normal şartlarda en ufak yaptığınız bir alışverişte dahi her şeyi hesap ediyorsunuz. Şu anda da herkes ilgi duyduğu bir konu hakkında proje yapmaya hazırlanıyor. O yüzden bu projeleri en ince ayrıntısına kadar hesap edip düşünerek yaparsanız, ben de eminim ki devletimiz bu projelerin uygulanmasında size elinden gelen desteği verecektir. Şimdiden ben tüm kursiyerlerimize hayırlı olsun diyorum. Güzel projelere imza atıp iş hayatınıza başarılı olmanızı temenni ediyorum.” dedi.

Bu saatten sonra girişimcilerin önemli bir sürece girdiğini belirten Gaziantep KOSGEB İl Hizmet Müdürü Said Şahiner de “Girişimcilik uygulamaları konusunda ve yeni iş hayatına atılma noktasında KOSGEB’ten yeteri oranda yararlanabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Yeni Durak Van Olacak

TİM, Yeni Teşvik Yasası çerçevesinde 6. bölge için Muş ve Şanlıurfa’dan başladığı inceleme gezilerine 22 Eylül günü Van ile devam edecek. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın başkanlığındaki işadamı heyeti, TİM organizasyonu ile Van’da yatırım ortamını inceleyecek.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden (TİM) yapılan açıklamaya göre bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi için Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine önem vererek buradaki illere yatırımın artması için inceleme gezilerine devam ediyor. Yatırım olanakları anlamında Muş ve Şanlıurfa ile başlayan TİM’in inceleme gezilerinin yeni durağı 22 Eylül günü Van olacak.

Doğu Ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi Sanayiciler İçin İş Gücü Maliyetleri Açısından En Avantajlı Bölge

Yeni Teşvik Yasası ile bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi amaçlanırken 6. bölge olarak tanımlandırılan Doğu ve Güney Anadolu Bölgesi Haberleri’>Doğu Anadolu Bölgesi, sanayiciler için iş gücü maliyetleri açısından en avantajlı bölge olarak öne çıkarılıyor. TİM, bölgenin mevcut durumunu göz önünde bulundurarak Yeni Teşvik Sistemi ile özellikle tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı, saraciye, mobilya, tarım makineleri, kuyumculuk, oyuncak gibi sektörler başta olmak üzere emek yoğun sektörler için, hem bölgesel gelişmişliğe sağlanacak katkı, hem de elde edilecek büyük olanaklar bakımından yatırım için cazip hale geldiğine inanıyor.

Yatırım İmkânlarının Daha Detaylı Görüşülmesi İçin Sektör Masaları Oluşturulacak

TİM, yeni yatırım ortamı için 6. bölge kapsamındaki Muş ve Şanlıurfa’ya düzenlediği ziyaretlerle bu illerin alt yapısı, ticari ve sınai olanakları ile demografik yapısını yerinde inceleyerek hem bölge işadamlarıyla önemli temaslarda bulundu, hem de birçok yatırımın ilk adımlarını attı. TİM aynı anlayışla bu kez radarına Van’ı alarak 22 Eylül günü bu ilde ticaret ve sanayi odalarının başkanları ile bölge sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin de katılımıyla toplantı düzenleyecek. Van’a yatırım imkanlarının daha detaylı görüşülmesi için sektör masaları oluşturulacak ve çeşitli sanayi kuruluşlarına ziyaretler yapılacak. Organizasyon, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ile çok sayıda ihracatçı ve işadamının katılımıyla gerçekleşecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi