Yurtdışı Pazar Araştırması Desteği

Gündemin hızla değiştiği bugünlerde, üzerinde hiç durulmasa da cari açık halen ekonomimizin en önemli sorunu olarak varlığını sürdürüyor. Cari açığı azaltacak önlemlerden birisi de ihracatı artırmak. İhracatın artırılması, mevcut pazarlardaki payın artırılmasını aynı zamanda yeni pazarlara girilmesini gerektiriyor. Bunlar ise objektif ölçülere göre iyi bir pazar araştırması yapılmasını gerektiriyor. İhracatçılar veya ihracatçı adayları için pazar araştırması aynı zamanda bir maliyet unsuru. Bu maliyetler nedeniyle çoğunlukla Pazar araştırması yapılmıyor ya da gerektiği gibi yapılamıyor.

Bu noktadan hareketle, yurtdışı pazar araştırması için de destek veriliyor. Bu yazımızda, konu hakkında bilgi aktarmayı amaçlıyoruruz.

Tebliğ, Türkiye’de sınai ve/veya ticari faaliyette bulunan şirketler, döviz kazandırıcı hizmet veya faaliyetlerle uğraşan şirketler ile işbirliği kuruluşları ve organizatör kuruluşlara verilen pazar araştırması ve pazara giriş faaliyetlerine ilişkin destekleri kapsıyor.

SAĞLANAN DESTEKLER

Türkiye’de sınai ve/veya ticari faaliyette bulunan şirketler ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yararlanabileceği ulaşım ve konaklama desteği olmak üzere iki tür pazar araştırması desteği var. 

‘Ulaşım desteği’, uluslararası ve şehirlerarası ekonomi sınıfı uçak, tren, gemi, otobüs bileti ücretleri ile günlük 50 doları ve gezi başına 500 doları aşmayan araba kiralama ücretinin karşılanması şeklinde sağlanıyor.

DİĞER HUSUSLAR
Başvuru dosyasının belirtilen sıralamaya uygun şekilde hazırlanması gerekmekte olup gerekli belgelerden bazıları şunlar:   

Yurtdışı pazar araştırma desteği kapsamında gezi başına en çok 7.500 dolar (harcamaların %70’i) ödeniyor. Her takvim yılı içerisinde şirket başına en fazla 10, aynı ülkeye yönelik olarak da en fazla 2 yurt dışı pazar araştırması gezisi destekleniyor.

Bir yurt dışı pazar araştırması gezisi, coğrafi konumu birbirine yakın olmak kaydıyla en fazla 3 ülkede yapılabilecek. Desteklenecek pazar araştırması gezisi yol hariç en az 2, en fazla 10 gün olabiliyor. Bir şirketi temsilen pazar araştırması için gidecek araştırmacı sayısı en fazla 2 kişi olabiliyor. Destekten yararlanmak isteyenlerin; desteğe ilişkin ilk ödeme belgesi tarihini esas alarak en geç 6 ay içerisinde başvuru belgeleri ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi’ne (İGEME) başvurmaları gerekiyor.

‘Konaklama desteği’ ise oda ve kahvaltı giderlerinin karşılamak üzere şirket başına günlük maksimum 300 dolarlık giderin karşılanması yoluyla veriliyor.

BAŞVURU BELGELERİ

– Yurt Dışı Pazar Araştırması Desteği Başvuru Formu

– İmza Sirküleri

– Taahhütname

– Beyanname

– Pazar Araştırması Değerlendirme Raporu

– Görüşme Yapılan Kurum/Kuruluş/Şirket Bilgi Formu

– Şirketin son sermaye paylaşımını gösteren ticaret sicili gazetesinin fotokopisi, güncel sermaye paylaşımını gösteren gazetenin ibraz edilememesi halinde Ticaret Sicil Memurluğundan alınan yazı veya Hazirun Cetveli

– Pazar araştırmasını gerçekleştirenlerin şirket çalışanı olması halinde faaliyetin yapıldığı aya ait SGK bildirgesinin aslı (e-bildirge asıl olarak kabul edilir.)

– Ulaşım ve konaklama harcamalarına ilişkin belgeler ile talep edilecek diğer belgeler. Başvuru belge ve formları hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlerin, Kobiline KOBİ Destek ve Bilgi Merkezi 0850 495 55 66 hattından arayarak bilgi alabilirler.

Kobiline Bilgi Merkezi

 

AHİKA’dan Girişimcilere Destek

Ahiler Kalkınma Ajansı mali destek, teknik destek ve doğrudan faaliyet destekleriyle bölge deki yatırımları destekleyecek programlarını sürdürürken bölgedeki kurumlarla işbirliği içinde girişimcileri destekleyecek ortaklıklara da imza atıyor. Ajans bu kapsamda TR71 Bölgesinde yer alan Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırıkkale ve Kırşehir illerinde 6 adet Sertifikalı ve KOSGEB onaylı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri (UGE) organize etti.

Bu girişimcilik programlarında, Ajansın hazırlayacağı mali destek programlarında, başarılı olan yeni girişimcilere öncelik tanınacak. Eğitimlerini tamamlamış, başarılı bir şekilde iş yerlerini açmış girişimcilere ulusal ve uluslararası pazarda rekabet edebilmeleri için donanım, insan kaynakları, ulusal/uluslararası sertifikasyon, kurumsallaşma, pazarlama ve markalaşma gibi gereksinimlerini karşılamak adına öncelik verilecek.

Yeni Girişimci Destek Programından “Uygulamalı girişimcilik eğitimini tamamlayarak işini kuran girişimciler ve İŞGEM girişimcileri faydalanabilecek. Yeni girişimci desteğinde, işletme kuruluş desteği geri ödemesiz 5 bin TL, kuruluş dönemi makine, teçhizat ve ofis donanım desteği geri ödemesiz 10 bin TL, işletme giderleri desteği, geri ödemesiz 12 bin TL, sabit yatırım desteği ise geri ödemeli 70 bin TL olacak.

Bu kapsamda Kırıkkale’de 3-17 Temmuz 2012 tarihlerinde uygulamalı girişimcilik eğitimleri düzenlenerek 30 başarılı girişimci adayına sertifikaları verildi. Yine, Niğde’de 23 Temmuz ve 07 Ağustos 2012 tarihleri arasında uygulamalı girişimcilik eğitimleri düzenlendi. Eylül ve Ekim aylarında ise diğer TR71 Bölgesi illeri olan Aksaray, Kırşehir ve Nevşehir illerinde uygulamalı girişimcilik eğitimleri düzenlenecek.

İhracatçılar Faizsiz Bankalardan Destek İstedi!

Avrupa’daki ekonomik kriz ve komşu ülkelerdeki iç çatışmalar sebebiyle sıkıntılı günler geçiren ihracatçılar, özellikle katılım bankalarından aktif destek istedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası’nı TL’nin değerlenmesine göz yummakla suçladı ve ekledi, “Bu yöndeki gerekli adımların biran önce atılmasını istiyoruz.”

Küresel ekonomideki durgunluk ve Suriye ile ticaretin durma noktasına gelmesiyle müşteri ve pazar kaybı yaşayan ihracatçılar, yatırım ortamının iyileştirilmesi için katılım bankalarının maliyetleri düşürmesini istedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yatırımların artmasının önem taşıdığını söyleyen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Yatırımlar ise finansman sağlandığı takdirde gerçekleşir.

Bu yüzden ülkenin her bölgesinde yatırımların canlanması için diğer bankaların yanı sıra katılım bankalarının da aktif desteğini bekliyoruz.” dedi. Büyükekşi, ihracatçı firmaların finans ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar kapsamında katılım bankalarıyla ilgili sorunların görüşüldüğü toplantıda Katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan, Başkan Yardımcısı Abdullah Çelik, Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ve diğer sektör temsilcileri ile bir araya geldi.

TİM Başkanı, “Katılım bankalarının kullanacakları enstrümanların altyapılarının bir an önce tamamlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu şekilde hem katılım bankacılığı sektörüne dinamizm katacağız hem de Körfez sermayesini ülkemize çekeceğiz.” şeklinde konuştu.

Katılım bankalarından ihracatçıların Eximbank kredileri için ihtiyaç duyduğu teminat mektubu ve ‘aval’ konusunda daha fazla gayret beklediklerini iletti. Türkiye katılım bankacılığının 2023 yılında ‘İstanbul’un faizsiz bankacılığın merkezi olması’ hedefini hatırlatan Büyükekşi, bu çerçevede faizsiz finansman araçlarına ilişkin altyapının ve yeni finansal araç ve faaliyetlerin geliştirilmesini desteklediklerini açıkladı.

Büyükekşi, konuşmasında, Merkez Bankası’nın 2012 para politikalarını da eleştirdi. Büyükekşi, Türk Lirası hızla değerlenirken, Merkez Bankası’nın bu duruma kayıtsız kaldığını gördüklerini belirterek, “MB’nin Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesinin önlenmesine yönelik adımları bir an önce atmasını temenni ediyoruz.” dedi.

Katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Uyan ise reel sektörün finansmanı konusunda daha büyük pay almak istediklerini söyledi. “Bankacılık sektörü içinde yüzde 4,6 aktif büyüklüğümüz var. Bunu daha ileri noktalara götürmeyi hedefliyoruz.

Vizyonumuz yüzde 10 ve üzerine çıkmak.” diyen Uyan, Körfez ülkelerine yönelik ihracatın desteklenmesinde önemli bir sinerji oluşturabileceklerini ifade ederek şunları söyledi: “2023 ihracat hedefi için 80 milyar liralık kredi ihtiyacı ortaya kondu. Bizim payımıza düşen 10 milyar lira ve biz bunu rahatlıkla karşılayabiliriz.”

Kobiline Bilgi Merkezi

İZKA Desteği İle İzmir’in İlk Müzayede Oteli Faaliyete Geçti

Alaçatı’da Hüsran Akıllıoğlu’nun işlettiği Sisus Butik Oteli, İZKA’nın Turizmde Rekabet Edebilirlik ve Yenilik Mali DesteProgramı’ndan destek alarak İzmir’in ilk müzayede oteli olarak faaliyete geçti.

Gördüğünüz her şeyi satın alabildiğiniz otelde, zengin bir antika koleksiyon bulunuyor. Alaçatı’da müzayede ve kültür turizminin geliştirilmesini hedefleyen proje kapsamında antika eserlerin sunulacağı, müzayede ve açık artırma faaliyetlerinin gerçekleştirileceği bir müzayede salonu oluşturuldu.

Müzayede Salonu’nun açılışında konuşan Otel Sahibi ve Proje Koordinatörü Hüsran Akıllıoğlu, “Proje doğrultusunda yılda 3 bin kişilik bir turist grubuna ulaşmayı amaçlıyoruz. Projenin, yaratacağı etki ile butik otelleri ve doğal yapısı ile tanınan Alaçatı’nın kültür ve müzayede turizmi alanında gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra yeni girişimcilerin bölgeye yatırım olanaklarını artıracağını öngörüyoruz. İzmir’in ilk müzayede salonuyla, ülkemizin sadece deniz ve kumuyla değil, zengin tarihiyle sanatıyla da var olduğunu kanıtlamış olacağız” dedi.

Öncülerin Şehri İzmir’de İlklere Örnek Proje

Açılışta konuşan İzmir Kalkınma Ajansı Kurumsal İletişim Sorumlusu Nazlı Kayı, “ Öncülerin şehri İzmir’de yine ilklere örnek bir projeye destek vermekten mutluluk duyuyoruz. Genelde ikinciler hatırlanmaz ama ilkler hep hatırlanır bu sebeple İzmir’in ilk müzayede oteli, kültür turizmine sağladığı katkı, sürdürülebilir, yenilikçi konseptiyle fark yaratıyor.

Eskiyi yenilikçi bir şekilde insanlarla buluşturan bu otel, antikayla moderni birleştirmiş oluyor. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Açılış kokteylinin ardından Müzayede Salonu kurdele kesilerek kullanıma açıldı.Otelde ulusal ve uluslararası müzayede faaliyetlerinin başlamasıyla, butik otelciliğe farklı bir renk getirilmesi ve bölgedeki butik otelciliğin gelişip, yaygınlaşmasına katkıda bulunulması sağlanmış olacak.

Kobiline Bilgi Merkezi

Ağrı’ya AB Hibe Desteği

                                         Ağrı Polisevi’nde sivil toplum kuruluşları ile kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıya katılan Bakan Eker; “Biz sadece hayvansal üretimi ve hayvancılık faaliyetini değil, aynı zamanda tarıma dayalı sanayinin gelişmesini istiyoruz” dedi. Toplantı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede ve Türkiye genelinde tarımın kalkınması için çeşitli çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Bakan Eker, tarımda daha ileriye gitmek için her ilde benzeri toplantılar düzenlediklerini belirterek; “Ağrı ili “Tarım Sektörü Ortak Akıl Toplantısı” nedeniyle bir araya geldik. Gittiğimiz illerde bu tür toplantılar öncesi bakanlığımız bürokratları, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini dinlerler. Toplantıda o ilin sorunları dile getirilerek, öneriler konuşulur. Biz de daha sonra söz konusu sıkıntıları bu toplantılarda değerlendiririz. Biz sadece hayvansal üretimi ve hayvancılık faaliyetini değil, aynı zamanda tarıma dayalı sanayinin gelişmesini istiyoruz. Tarıma dayalı sanayi gelişirse istihdam artar. Yani işsizlik ortadan kalkar.” şeklinde konuştu.

Ağrı’da verilen hibe destekleri sayesinde yapılan tesislerde 190 kişinin çalıştığını belirten Bakan Eker, AB ile birlikte yeni bir hibe proje çalışmasını hayata geçireceklerini ifade etti. Söz konusu çalışmaların hayata geçmesiyle birlikte desteklenen projelere AB’nin de hibe katkısının olacağının altını çizen Bakan Eker; “Avrupa Birliği’nin de destekleyeceği yeni hibe projesi çok önemli. Bu bütün Ağrılıları çok ilgilendiriyor. Hatta Ağrılı olup, şehir dışında yaşayan işadamlarını da ilgilendiriyor. Bir miktar gücü olan herkese büyük bir imkan. Et üretimi, süt üretimi, et işlenmesi, süt işlenmesi, kırsal turizm ve yöresel ürünler gibi bu başlıklar altında yapılacak yatırımlarda 3 milyon avroya kadar yani 6,5 ile 7 milyon lira arasında hibe uyguladık. Yüzde 50, yarı yarıya hibe veriliyor. Erkek eğer 40 yaşın altındaysa, 10 puan daha hibe veriliyor. Bu ilave istisnadan kadınlar da faydalanıyor.” açıklamalarında bulundu.

Kobiline Bilgi Merkezi

En Yüksek Dozajda Teşvik Veriyoruz

                                                                         

Kalkınma Bakanı Yılmaz, teşvik sistemini değerlendirerek, “Bu yıl ve gelecek yıl için en yüksek dozajda teşvik veriyoruz. Bundan sonraki yıllarda bu dozaj giderek düşecek. 2012-2013 teşvikler açısından adeta bir kampanya” dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Batı’dan gelip Doğu’ya yatırım yapan şirketler vergiden düşebiliyor. Bunu ilk kez yaptık” dedi.

Yabancı hisse senedi stoklarında heyecan verici artış

Kentteki temasları kapsamında Organize Sanayi Bölgesini (OSB) ziyaret eden Yılmaz, işçilerin ramazanını kutladı.

Yılmaz, burada yaptığı açıklamada, OSB’de kurulan tesislerin, bölgede özel sektörün işletmeler kurarak istihdam yaratmasının ve ihracat yapmasının mümkün olduğunu gösterdiğini söyledi.

Yeni teşvik sistemi ile kentte çok daha güzel tesisler kurulacağına inandığını ifade eden Yılmaz, “Burada arkadaşlarımız temelleri atmışlar. Bu teşvik sistemiyle sadece yeni yatırım yapılması değil, mevcutların da genişletilmesi önemli. Yeni teşviğimiz tesis büyütme açısından da geçerli” dedi.

Yılmaz, teşviğin bölge insana daha çok iş ve aş imkanı sağlayacağını ifade ederek, bölgenin tüm illerinde teşvik paketine büyük ilgi ve alaka olduğunu belirtti.

Bu iki yılı iyi değerlendirmek lazım

Yılmaz, yatırımcıların yer konusundaki taleplerini kendilerine ilettiğini, bu konuda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çalıştığını söyledi.Büyük ilgi çeken teşvik sistemini yerel düzeyde herkesin sahiplenmesi gerektiğini, çünkü yeni teşvik paketinin bir kampanya gibi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle dedi:

“Bu yıl ve gelecek yıl için en yüksek dozajda teşvik veriyoruz. Bundan sonraki yıllarda bu dozaj giderek düşecek. 2012-2013 teşvikler açısından adeta bir kampanya. Bana göre iş adamlarının yatırım konusunda bahanesi kalmadı. Doğu ve Güneydoğu’da bu teşvikten sonra yatırım yapmamak için bir sebep yok. Tek sıkıntımız maalesef terör hadiseleri oluyor. Bu hadiseler ister istemez özel sektörü etkiliyor. Çünkü sermaye, kabul edelim, ürkektir. İnşallah terör olaylarının azalmasıyla ve huzur ortamının pekişmesiyle özel sektör yatırımlarında çok daha büyük canlılık göreceğiz. Biz teröre ve şiddete bakmadan devlet yatırımlarını yapıyoruz. Özel sektör yatırımlarını da teşvik ediyoruz. Teşvik etmeye de devam edeceğiz. Batı’dan gelip Doğu’ya yatırım yapan şirketler vergiden düşebiliyor. Bunu ilk kez yaptık. Bunun için kentin fırsatlarını, hangi yatırım alanlarının cazip olduğunu tespit edip anlatmak lazım. Bu konuda Kalkınma Ajansımız ile Ticaret ve Sanayi Odası yatırımcıya her türlü desteği vermeye hazır. Burada bir tanıtım kampanyası yapmak lazım. Gerekirse iş adamlarına gitmek, tanıtmak ve davet etmek lazım. Bu iki yılı iyi değerlendirmek lazım.”

Yılmaz, Batman’da bir sanayi kültürünün oluştuğunu, ancak henüz potansiyelin tam olarak harekete geçemediğine dikkati çekerek, oluşan sanayi kültürünün beslenmesi ve büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

Üretim kültürünün önemli bu bir disiplin, eğitim ve organizasyon meselesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, sanayici olmanın bir anda gelişen bir hadise olmadığını, zaman içinde daha güçlü hale gelindiğini, Batman’ın gelecekte bir sanayi merkezi haline dönüşeceğini belirtti.

Kobiline Bilgi Merkezi

AB’nin 23 Ülkesinden Daha İyi Durumdayız


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde ihracatını 135 milyar dolara çıkardığını belirterek, ”Bugün Türkiye, kapısında bekletildiğimiz, Türkiye’ye karşı her türlü riyakar, ikiyüzlü tutumu takınan Avrupa Birliği’nin, 27 üyeli Avrupa Birliği’nin Allah’ımıza şükürler olsun ki 23 ülkesinden çok daha iyi ekonomik duruma sahip olmuştur. Geçmişte bize hasta diyenler, şu anda kendileri yoğun bakımda, Allah onlara şifa versin” dedi.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile uçakla Sivas’a gelen Çağlayan, Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen ”Yeni Teşvik Sistemi Tanıtım Toplantısı ve Sivas İhracat Rekortmenleri Ödül Töreni”ne katıldı.

Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, Sivas’ta bulunmanın kendisi için büyük bir keyif olduğunu belirterek, ”Buruk bir keyfim var. Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu başkanım benim çok eski ve kadim dostumdu. Biz beraber aynı davaya hizmet ettik geçmişte. Dolayısıyla kendisiyle her yakın fırsatta da her zaman birlikte ve beraber olmuştuk. Bugün burada olmamız hasebiyle onu rahmet ve minnetle anıyorum. Allah nur içinde yatırsın kendisini” dedi.

Dünyanın krizden geçtiği bir dönemde Türkiye’nin 135 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatını yaptığını belirten Çağlayan, ”Bu ülke için taş üstüne taş koymuş, bir kuruşluk yatırım yapmış, bir tek insanı çalıştıran, bir sentlik ihracat yapan herkesi onurla, gururla buradan selamlıyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin artık üretimini, ekonomisini, yatırımını, istihdamını ve ihracatını özel sektöre vermiş bir anlayış içinde olduğuna işaret eden Çağlayan, ”Şükürler olsun bugün Türkiye, dünyanın son 100 yılda en büyük ikinci krizini yaşamış olduğu bir dönemde ‘kriz’ kelimesini çöpe atmayı başarmış bir siyasi iradeye, bir siyasi olgunluğa, ekonomik iradeye ve ekonomik olgunluğa sahip olmuştur. Ben bundan 10 yıl önce IMF kapısında 1 milyar dolar borç alıp o gün devletinin memurunun maaşını ödemek zorunda kalan Türkiye’de sanayicilik yapmış bir arkadaşınızım” ifadelerini kullandı.

Önceki yıllarda yaşanan ekonomik krizlere değinen Çağlayan, Ankara Sanayi Odası Başkanı olduğu dönemde ‘Yarınla ilgili ne görüyorsunuz?” diye sorulduğunda, ”Ne yarını, ben 10 dakika sonrasını göremiyorum” dediğini hatırlatarak, ”Şimdi Avrupa’nın 10 gün sonrasını bilemediği, Avrupa’da hangi ülkenin 10 gün sonra neyle karşılaşacağının belli olmadığı bir dönemde Allah’ımıza şükürler olsun biz ekonomide, sanayide, adeta bir başarı hikayesi, bir başarı öyküsü yazıyoruz ve bu dünyanın tüm ülkeleri tarafından takdirle karşılanıyor” diye konuştu.

”Türkiye 28 aydır durmaksızın yükselen bir ekonomik yapıya sahip”

Ekonomisi her geçen gün zayıflayan bir dünyada Türkiye’nin ekonomik açıdan iyi bir konumda olduğunu vurgulayan Çağlayan, Türkiye’nin 28 aydır durmaksızın yükselen bir ekonomik yapıya sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarların yarısının Avrupa pazarı olduğunu anlatan Çağlayan, ”Yani ihracatımızın 4’te 3’ünü yapmış olduğumuz pazarlarda gerek ekonomik depresyon hatta ruh dengesi bozulması var. Gerek siyasi ve ekonomik kriz ve kargaşa var. Yani ihracat yapmış olduğumuz pazarların 4’te 3’ünde ciddi yangınlar var. Türkiye, bir diken tarlası içinde, bir ateş çemberi içinde ihracatını 135 milyar dolara çıkarttı ve Cumhuriyet tarihinin rekorunu yazdı” diye konuştu.

Bu başarının arkasında siyasi ve ekonomik istikrar olduğunu vurgulayan Çağlayan, ”Bugün Türkiye, kapısında bekletildiğimiz, Türkiye’ye karşı her türlü riyakar, ikiyüzlü tutumu takınan Avrupa Birliği’nin, 27 üyeli Avrupa Birliği’nin Allah’ımıza şükürler olsun ki 23 ülkesinden çok daha iyi ekonomik duruma sahip olmuştur. Geçmişte bize hasta diyenler, şu anda kendileri yoğun bakımda, Allah onlara şifa versin. Tabii ki biz istiyoruz ki, dünyanın tüm ülkeleri ekonomik anlamda sıkıntıya girmesin. Biz onların ne anlama geldiğini geçmişte gördük, yaşadık, öğrendik. Bunların topluma neler kaybettirdiğini de hep birlikte gördük. Ama bugün Türkiye 27 üyeli Avrupa Birliği üyesi 23 ülkeden çok daha önemli bütçe performansına sahip olmuştur” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ilk 7 ayda neredeyse 87 milyar dolardan fazla ihracat yaptığını ifade eden Çağlayan, ”Geçtiğimiz bir haftada yapmış olduğumuz ihracat rakamı 2.7 milyar dolar, bunu da ekledik mi neredeyse 90 milyara yakın bir ihracatı 7 ayda gerçekleştirmiş olacağız. Allah’ımıza şükürler olsun” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi

Denizli’de Girişimcilik Seferberliği Başlıyor

                                       Denizli İşadamları Derneği (DİAD) Başkanı Erdem Aydın, Türk ekonomisinin bölgesinde 1 numara olacak girişimci potansiyeline sahip olduğunu, bunun için KOSGEB Denizli Hizmet Merkez Müdürlüğü ile yapılan protokolle girişimcilik seferberliği başlattıklarını söyledi. KOSGEB’le birlikte yeni işyeri açmak isteyen girişimci adaylarına yönelik uygulamalı girişimcilik eğitimi vereceklerini ifade eden Aydın, “Bu kursa katılacak girişimci adaylarına KOSGEB, uygun bir proje hazırlamaları durumunda iş kurmaları için 30 bin lira hibe ve 70 bin liraya kadar da kredi olmak üzere toplam 100 bin lira veriyor. Kursumuz, 31 Ağustos 2012 Cuma günü başlayacak ve 23 Eylül’de sona erecek.” dedi.

‘BİLEN BİLMEYEN HERKESİN CESARET KIRICI SÖZLERİ GİRİŞİMCİLİĞİ ENGELLİYOR’

Türk insanı çok sıcakkanlı ve hareketli davranışlarıyla önemli girişimcilik özellikleri taşımasına rağmen girişimcilik potansiyelini doğru değerlendiremediğini belirten DİAD Başkanı Aydın, “Bunun sebebi toplum ve kültür hayatındaki baskıcı ve yetersiz eğitim, yasaklayıcı ve koruyucu aile içi eğitim, bir girişim öncesi bilen bilmeyen herkesin cesaret kırıcı sözleri, ‘salla başını al maaşını’ tavsiyeleri, 200 yıldır süren batı hayranlığından kaynaklanan kültür yozlaşması sonucu daima kendinden olmayanı destekleme özentisi, zayıfın yerine güçlünün, küçüğün yerine büyüğün yanına olma gibi yanlışlıklardır. Bu şartlar altında büyüyen ve yetişen gençler, kendilerini her açıdan bağımsız hale getirecek yeni bir iş kurmak yerine, işin kolayına gidip başkalarının emrine ve özellikle kamuda bir işe girmek istemektedir.” diye konuştu.

Ekonominin doğası gereği herkesin kendisine uygun bir iş bulamayacağı vurgulayan Erdem Aydın, “Bunun için ya mutsuz bir şekilde işine devam etmekte veya her şeyi babadan, anneden ve nihayet devletten bekleyen işsizler ordusuna katılmaktadır. Bunun sonucunda artan nüfusumuzla birlikte işsizlik, Türkiye’nin en önemli problemi olarak önümüze çıkmaktadır. Günümüzde bu gerçeklerin farkına varan, kendi değerlerini bilen bir Türk gençliğine sahip olduğumuz için çok daha umutluyuz. Girişimcilik seferberliği ile artık ayağa kalkan girişimcilerimiz sayesinde şirketlerimizi uzun vadeli sağlam kuruluşlar haline getirdiğimizde, Türk ekonomisinin bölgesinde 1 numara olacak potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Yeni bir iş kurmak için diğer kaynaklardan ve imkanlardan önce gerekli olan en önemli unsurun iyi bir iş fikri olduğunu belirten Aydın, iyi bir iş fikrine sahip olunursa sermaye sıkıntısını halletmenin çok kolay olacağını sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi

İŞKAD Kadın Girişimcilere Kurs Açıyor

                                                      

Adana İşkadınları Derneği (İŞKAD) Başkanı Elif Doğan Türkmen, KOSGEB’le birlikte kadınlara yönelik girişimcilik kursu açacaklarını söyledi.

İŞKAD Saymanı Nilcan Onatça Aygün ile birlikte KOSGEB Başkanı Hamit Sucu’yu ziyaret eden İŞKAD Başkanı Türkmen, Adana’nın kadın girişimciliği bakımından birçok ilin önünde olduğuna dikkati çekti. Av. Türkmen, iş kadınlarının Türkiye’de kurduğu ilk derneğin İŞKAD olduğunu anımsatarak, “İŞKAD, kuruluşundan itibaren ilklere imza atan bir dernek olurken kadınların iş yaşamına ve sosyal yaşama katılması konusunda da rehberlik görevini yerine getiriyor. İŞKAD olarak Adana’nın gerçeklerini de göz önünde bulundurarak önümüzdeki bir yılı planlıyor ve sonbahara girerken KOSGEB’in desteğiyle iş kurmak isteyen kadınlarımıza yönelik girişimcilik kursu açmak istiyoruz” dedi.

Liselerde düzenleyecekleri ‘İŞKAD Kariyer Günleri’nde ise iş yaşamında başarılı olmuş kadınların deneyimlerini özellikle kenar mahallelerde yaşayan çocuklara anlatmak ve onların ufkunu genişletmek istediklerini kaydeden Türkmen, Adana’da ‘Kadın Zirvesi’ düzenleyeceklerini de sözlerine ekledi.

İŞKAD’ın girişimcilik konusundaki tüm çalışmalarına ellerinden gelen her türlü desteği vereceklerini dile getiren KOSGEB Başkanı Hamit Sucu ise KOSGEB’in kadın girişimcilere 10 puanlık pozitif ayrımcılık yaptığını ifade etti. Sucu, 2011’de Adana’da bin 110 kişiye girişimcilik kursu verildiğini, bu kurslara katılanların yarısından fazlasının kadın olduğunu vurgulayarak, “Bu kursların sonunda 136 kursiyerimiz iş kurdu ve bunların yüzde 49’unu kadınlar oluşturdu. Kadınların iş kurma konusundaki isteği ve cesareti bizi sevindiriyor” diye konuştu.

Üzüme Destek Artırılmalı

                                    

TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza Türker, “Kuru üzüm arz miktarını etkileyeceği için sofralık  üzüm ihracatında ton başına verilen 55 dolarlık DFİF destek uygulamasına devam edilirse ihracat artar” dedi.

TARİŞ Üzüm Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Türker, yaş üzüm ihracatında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklı ihracat primleri uygulamasının sürmesi gerektiğini bildirdi.

Türker, yaptığı yazılı açıklamada, yaş üzüm ihracatında ton başına verilen 55 dolar DFİF desteğinin kesilmesi durumunda ihracatın düşeceğini savundu.

İhracata gitmeyen yaş üzümün kurutulmaya alınacağını belirten Türker, “Sofralık üzüm ihracat miktarı kuru üzüm arz miktarını ve fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Yaş ihracatı az olursa kuru üzüm arzı artar. Bu da fiyatı düşürür ve üretici mağdur olur” dedi.

Türker, DFİ, desteğinin verilmemesi durumunda yaş üzüm fiyatlarının kilogramda 80 kuruşa kadar gerileyebileceğini savunarak, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Geçen yıl 8,5 milyon dolarlık teşvik verildi. Buna karşılık 200 milyon dolarlık yaş üzüm ihraç edildi. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmemeli. Kuru üzüm arz miktarını etkileyeceği için sofralık üzüm ihracatında ton başına verilen 55 dolarlık DFİF destek uygulamasına devam edilmelidir.”