Üniversite Mezunlarına 100 Bin Lira Hibe

Bakan Nihat Ergün, “Desteklenen tekno-girişimci sayımız 748’e ulaştı” dedi.

Tekno-girişimcilerin her birine 100 bin TL hibe veren bakanlığın 2008’den bu yana verdiği hibe miktarı 75 milyon TL’yi buldu.

BİLİM, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’de Ar-Ge odaklı girişimciliğin artırılması amacıyla yürütülen ‘Tekno-Girişim Sermayesi’ destek programından 2012 yılı için yararlanacak projeleri belirledi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 2008’den bu yana yürürlükte olan Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesiyle ilgili kanun kapsamında bugüne kadar 3 bin 339 tekno-girişimcinin 100 bin TL’lik hibe destek programına başvurduğunu belirterek, “Bu yıl desteklenecek 296 projeyle birlikte hibe verdiğimiz tekno-girişimci sayısı 748’e ulaştı” dedi. Tekno-girişimcilerin her birine 100 bin TL hibe veren Sanayi Bakanlığının 2008’den bu yana verdiği hibe miktarı 74 milyon 800 bin lira oldu.

Canınız sağ olsun dedik

Tekno-girişimcilerin hibe programına ilgisinin giderek arttığını belirten Ergün, “Bizden hibe alan girişimcilerimizin arasından elbette projesini tam olarak gerçekleştiremeyen, fikrini ürüne dönüştüremeyen arkadaşlarımız da var. Ancak biz bu yola çıkarken zaten bunu göze almış, gençlerimize batarsanız da canınız sağ olsun demiştik. Zira önemli olan böyle yenilikçi bir girişimci havuzu oluşturmak” diye konuştu.

Bir Bill Gates yeterli

“Toprağa atılan her tohum bitmez, bitenler bize kafidir. Zira bu tohumlar çok kıymetlidir” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Ergün, şunları söyledi: “Biz bu projeyle bir tane Bill Gates çıkarabilirsek, bir tane dünya çapında marka oluşturabilirsek bu bizim için yeterli. Tekno-girişim Sermayesi Desteği’ni işte böyle bir anlayışla hazırladık. Bu destekten yararlanan gençlerimizi, karşılıksız ve kefilsiz
100 bin TL hibe ile destekliyoruz. Böylece yüksek eğitimli ve nitelikli gençlerimizi iş arayan değil iş kuran bireylere dönüştürüyoruz. Son 3 yıl içinde, 452 genç girişimcimiz bu destekten yararlandı. Arkadaşlarımızdan çok başarılı işler yapanlar, prototip aşamasında olanlar, seri üretime geçenler ve hatta ürünlerini pazarlayanlar var.”

500 bin TL’ye çıkacak

Projenin olumlu sonuçlarını gördükten sonra bütçesini artırdıklarını belirten Ergün, şu bilgileri verdi: “Bu yıl daha fazla genç arkadaşımızı destekleyeceğiz. 2012 yılı için gelen başvuru sayısı neredeyse ilk 3 yılda gelen başvuru kadar. 2012 destekleri için Ekim-Aralık 2011’de biten başvuru döneminde 1597 başvuru geldi. Bunların 296’sını desteklemeye karar verdik. Biz bu projeyi daha ileriye götürmek için de çalışmalar yapıyoruz. Birinci fazda başarılı olan tekno-girişimciler için ikinci fazda kullanacakları 500 bin TL’lik yeni bir destek programı hazırlıyoruz. Önümüzdeki günlerde bunun da detaylarını kamuoyu ile paylaşacağız.”

Girişimciler 35 ile yayıldı yurtdışından 32 proje geldi

PROJELERİN tamamına yakının enformasyon, elektronik, makine, biyo-agroteknoloji, ileri malzeme ve kimya gibi teknoloji yoğun sektörlere ait olduğunu kaydeden Nihat Ergün, şunları anlattı: “Gençlerimizin ilgisi son derece sevindirici bir gelişme. Bu yıl kurulacak olanlarla birlikte, 35 farklı ilimizde ve Kıbrıs’ta tekno-girişimcilerimiz tarafından kurulmuş şirketlerimiz olacak. Bugüne kadar desteklenen 32 tekno-girişimcimizin yurtdışındaki üniversitelerden mezun olması da, bu desteğin tersine beyin göçü açısından önemini gösteriyor.”

Kobiline Haber Merkezi

Teşvik Kararnameleri Hazırlanıyor

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yeni teşvik sistemini hazırlarken Türk özel sektöründen kendilerine 800 görüş geldiğini belirterek, hazırladıkları kararname ve tebliğlerle teşvik sistemini hızlı bir şekilde uygulamaya koyacaklarını söyledi.

Ekonomi Bakanlığı’nda gerçekleştirilen 2. Ticaret Müşavirleri Konferansı’nda konuşan Çağlayan, ticaret müşavirlerinin sayısını artıracaklarını ve bir aya kadar 105 ülkede, 158 merkezde 250 ticaret müşaviriyle hizmetlerine devam edeceklerini vurguladı.

Lojistikle ilgili de çok önemli çalışmalar yaptıklarına dikkati çeken Çağlayan, “Demiryolları devletin kendi malı olmak üzere, demiryolu taşımacılığını özel sektöre açıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Gelin kendi firmanızı kurun, daha ucuza taşıyın. Alın size imkan. Ticaretteki lojistik maliyetlerini azaltacağız. Sayın Ulaştırma Bakanımızla mutabakat sağladık. Kendisiyle el sıkıştık, anlaştık” dedi.

Kobiline Haber Merkezi

KOSGEB Destekli İş Yeri Mehter Marşı ve Dualar Eşliğinde Açıldı

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Dairesi Başkanlığı (KOSGEB) Mardin Hizmet Müdürlüğü ile Midyat Sanayici ve İş Adamları Derneği (MİSADER)’nde ‘Girişimcilik eğitimi’ alan genç girişimci Serkan Sabah, işi sahibi oldu.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Dairesi Başkanlığı (KOSGEB) Mardin Hizmet Müdürlüğü ile Midyat Sanayici ve İş Adamları Derneği (MİSADER)’nde ‘Girişimcilik eğitimi’ alan genç girişimci Serkan Sabah, işi sahibi oldu. İş yerinin açılışı mehter marşı ve dualar eşliğinde gerçekleşti.

Cumhuriyet Bulvarı Emniyet Müdürlüğü binası yanında açılışı gerçekleşen Kahve Deposu isimli işyerine KOSGEB Mardin Hizmet Müdürü Serdar Altan, Ömerli İlçe Müftüsü Muhammed Çiçek, MİSADER Genel Sekreteri Halid Yenigün, daire amirleri, eski Ak Parti İlçe Başkanı Edip Demirdağ ile çok sayıda vatandaş katıldı. Müftü Çiçek tarafından okunan dualar ve mehter marşı eşliğinde açılış kurdelesi kesildi.

Açılışın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan KOSGEB Mardin Hizmet Müdürü Serdar Altan, "Mardin’in incisi ve gözdesi olan tarihi Midyat ilçesinde ulusal bir marka olan Kahve Deposu’nu kazandıran yeni girişimcimizin KOSGEB tarafından desteklenerek işini kurması bizleri onurlandırmıştır." diye konuştu.

İşini kuran girişimciyi tebrik eden MİSADER Genel Sekreteri Halid Yenigün ise "Burada hem işini kuran hem de 8 kişiye iş kapısı açan girişimcimizi tebrik ediyoruz. Derneğimizden ‘Girişimcilik kursu’ eğitimi alan ve yeni iş yerleri kuracak olan kursiyerler yeni iş yerlerini kurmak için projelerini ivedilikle hazırlamaktadır. Bu konuda tüm girişimcilerimize yatırımlar konusunda ön ayak olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu. 27 yaşındaki Serkan Sabah ise iş sahibi olmanın heyecanını yaşadığını belirtti.

Kobiline Haber Merkezi

KOSGEB’in Desteğiyle Hayallerine Kavuştu

Malatya’da 30 yıldır kuaförlük yapan Nuran Sarıgül, KOSGEB’in 27 bin TL’lik desteğiyle kendi iş yerini açtı.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Malatya İl Müdürlüğü tarafından verilen destekle hayallerine kavuşan Sarıgül, Nazlım kuaför salonunu açtı. Kuaförün açılışına; Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, KOSGEB Malatya İl Müdürü Murat Seki ile esnaf kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Açılışta konuşan MESOB Başkanı Şevket Keskin, “Malatya’da bin 700 bayana ‘İki Elin Sesi Var’ projesi kapsamında eğitim verildi. Bizim amacımız bayanları evden çıkarıp, ülke ekonomisine katkı sağlamalarına teşvik olmaktır” dedi.

KOSGEB Malatya İl Müdürü Murat Seki de, gelecek yıllarda bayan girişimci sayısını daha da artırmayı planladıklarını ifade etti.

30 yıllık kuaför Nuran Sarıgül, uzun süredir hayalini kurduğu işyerine kavuştuğunu ifade ederek, “Ben 47 yaşındayım. Tıp Fakültesi’nde okuyan bir arkadaşım var. Hayallerimi birazda ona borçluyum. Çünkü bana her zaman destek oldu. Çalışmalara başladığımda bu noktaya geleceğimi hiç düşünmemiştim. Kadın girişimcilik kursuyla başladım ve nasipte burayı açmak varmış. 30 yıllık bir hayalimdi. Şimdi hedefimi daha da büyüttüm” diye konuştu.

Kobiline Girişimci Destek Merkezi

Hayvancılık Kredisi Cezbediyor!

 

Ziraat Bankası kredi faiz oranlarını düşürünce kredi talapleri artarak devam ediyor.

Anadolu Kadını ve Faizsiz Hibe Kredileri

KOBİ’ler Müjde!!!

KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan Kobilere süper müjde verdi: "Eğer minimum 5 işletme bize bir proje sunarsa, 750.000 TL kredi veriyoruz"

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Başkanı Mustafa Kaplan, Türkiye ekonomisinin yüzde 99`unu oluşturan KOBİ`lere birleşme çağrısında bulundu. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği`nin (ASKON) düzenlediği "KOBİ Destekleri ve Finansal Çözümler" konulu konferansta konuşan Kaplan, KOBİ`lerin de yüzde 95`inin mikro ölçekli işletmelerden oluştuğuna dikkati çekerek, "Artık, `Başka yerde şubemiz yoktur` zihniyetinde küçük düşünen bir işletme mantığını terk etmeliyiz. İşbirliği ve güç birliği ile rekabetçi ekonomide bir adım öne geçmeliyiz" dedi.

Kaplan, moderatörlüğünü ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sami Bektaş`ın yaptığı, ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca ve çok sayıda ASKON üyesinin katıldığı konferansta, KOSGEB`in çalışmaları hakkında bilgi verdi. 1990 yılında kurulan ve 2003 yılına kadar ismini bile duyuramamış KOSGEB`i 2008 yılından itibaren çok değişik bir çehreye büründürdüklerini anlatan Kaplan, samimiyetle hizmet etme noktasında kılcal damarları açmak için çabaladıklarını söyledi.

2008 krizinden sonra artık zamana, zemine göre, konjonktürel ve bölgesel zemine göre destek programları geliştirdiklerini ifade eden Kaplan, "Ekonomi kabuk değiştiriyor. Bilgiye dayalı, inovasyonu önceleyen bir metod geliyor. Eskiden üretmek çok önemliydi. Bina, arsa ve makine parkuru çok önemliydi. Ama bugün ürettiğiniz malı satamıyorsanız, ürettiğinizin hiçbir değeri yok. Biz de ekonomideki bu değişimin rol modellerini dikkate alarak bir yol haritası çıkardık. Ve bunun kısa bir vade içinde meyvelerini gördük. KOSGEB`in biz göreve geldiğimizde bir istikamet sorunu vardı. Biz artık kendini değiştirmek isteyen KOBİ`lere, koşmak isteyen KOBİ`lere omuz veren bir yapıyı kurgulamış durumdayız" diye konuştu. Değişim yönünde dört eksenli bir yol haritası çıkardıklarını kaydeden Kaplan, bunları; "proje esaslı destekleme modeli, inovasyon eksenli destekleme modeli, işbirliğini, güç birliğini destekleme modeli ve girişimciliği destekleme modeli" olarak sıraladı.

"Minimum 5 işletme proje sunarsa, 750 bin liraya kadar kredi"

Türkiye ekonomisini oluşturan işletmelerin yüzde 99`unun KOBİ olduğunu, bunun yüzde 95`inin de mikro ölçekli şirketler olduğunu vurgulayan Kaplan, "Bu yapıyla dünyayla rekabet edebilmemiz çok zor. Rekabet edebilmek için öncelikle küçük işletmelerin bir araya gelerek birleşmeleri, yeni projeleri ortaya koymaları gerekir. Eğer minimum 5 işletme bize bir proje sunarsa, biz 750 bin liraya kadar kredi verebiliyoruz. Üretim ve pazarlama alanındaki bu projeleri kredilendirebiliyoruz. Artık küçük işletmelerin, `Başka yerde şubemiz yoktur` mantığını terk etmesi, küçük düşünmemesi, işbirliği ve güç birliği yaparak büyüme stratejilerini geliştirmesi gerekiyor. Bireysellik batıda daha ön plana çıkıyor. Biz birçok bölgede çok özel birleşme projelerine imza atan kredileri gerçekleştirdik. Yeter ki ortak akılla gelin ve bize proje sunun" açıklamasını yaptı.

Girişimcilik eğitimi alanların sayısının da 80 bini bulduğunu, bunlardan 4 bin girişimcinin, KOSGEB destekleriyle işlerini kurduğunu ifade eden KAPLAN, "Bu girişimcilere 27 bini geri ödemesiz, 100 bin liralık destek verdik. Bu arada girişimciliğin bir ruh olarak oluşması için devlet, kanunlar ve politika yönünde çabaların öncüsü olduk. Bir konsey kurduk, alt komisyonlar oluşturduk. Fark oluşturun, yeni olun, yenilikçi olun. Artık ben kendimi kurtarayım, bir yere kapağı atayım da hayatım kurtulsun zihniyetini değiştirmemiz gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.

Görüşmenin sonunda Kobi-Line Muhabirinin sorularını da cevaplayan Kaplan, “artık her bir işletme profesyonel bir şekilde işlerini yürütmek ve danışmanlık gerekiyorsa danışmanlık, eğitim gerekiyorsa eğitim almak, daha titiz çalışmak ve ülke ekonomisine profesyonel katkı sağlamak zorundadır” dedi.

Kobiline Haber Merkezi

İhracat Arttı İthalat Azaldı

İhracat, bu yılın Nisan ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,8 artarak 12 milyar 676 milyon dolara yükseldi İthalat yüzde 8 azalarak, 19 milyar 274 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı, bu dönemde yüzde 27,3 azalarak 9 milyar 80 milyon dolardan 6 milyar 598 milyon dolara geriledi.

Türkiye’nin ihracatı 2012 yılı Nisan ayında, 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 6,8 artarak, 12 milyar 676 milyon dolara ulaştı, ithalatı ise yüzde 8 azalarak 19 milyar 274 milyon dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan 2012 yılı Nisan ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, geçen yılın Nisan ayında 11 milyar 873 milyon dolar olan ihracat, yüzde 6,8 artarak bu yılın Nisan ayında 12 milyar 676 milyon dolara yükseldi. İthalat ise yüzde 8 azalarak 20 milyar 953 milyon dolardan 19 milyar 274 milyon dolara geriledi.

Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 27,3 azalarak 9 milyar 80 milyon dolardan 6 milyar 598 milyon dolara geriledi.

İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 56,7’den yüzde 65,8’e yükseldi.

Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, 2012 yılı Nisan ayında ihracat önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,4 artarken, ithalat ise yüzde 4,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre de ihracat Nisan ayında bir önceki aya göre 6,4 arttı, ithalat yüzde 0,8 azaldı.

Kobiline Kobi Destek Hattı

Avrupa Birliği Hibe Duyurusu

Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Artırılması Teklif Çağrısı

Programın Hedefi:
İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı (İKG OP) kapsamında mesleki ve teknik eğitimin içeriğini geliştirmek ve kalitesini arttırmak amacıyla “Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Arttırılması Teklif Çağrısı” duyurulmuştur.

Teklif çağrısı kapsamında;

Mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin; özellikle müfredat, öğretmenler, öğrenme ortamları ve okul yöneticileri temel alınarak arttırılması,

Mesleki ve teknik eğitimin öğrenciler için cazip bir seçenek haline getirilmesi,

Sosyal ortaklar, okullar, mesleki ve teknik eğitim merkezleri ve özel sektör arasında işbirliğinin teşvik edilmesi hedeflenmektedir.

Programın Bütçesi:

Bu Teklif Çağrısı için ayrılan toplam indikatif tutar 16.000.000 Avro’dur.

Tahsis edilen fonun Lot/Bölge bazında dağılımı:

Lot 1 kişi başına düşen milli gelirin ulusal ortalamanın % 75’inden daha az olduğu ve İKG OP’nin odak noktası olan 12 NUTS II bölgesini (15 büyüme merkezi ve bunlara bağlı olan iller) kapsayacaktır. Lot 1 için tahsis edilmesi öngörülen hibe tutarı 11.200.000 Avro’ dur.

Lot 1 için uygun NUTS II Bölgeleri ve Listesi
Bölge Büyüme Merkezleri Çevre İller (Artalanlar)
TR A1: Erzurum Bayburt, Erzincan,
TR A2: Kars Ağrı, Ardahan, Iğdır
TR B1:, Malatya, Elazığ Bingöl, Tunceli
TR B2: Van Bitlis, Hakkâri, Muş
TR C1: Gaziantep Adıyaman, Kilis
TR C2: Diyarbakır, Şanlıurfa  
TR C3: Batman Mardin, Siirt, Şırnak
TR 63: Kahramanmaraş Hatay, Osmaniye
TR 72: Kayseri, Sivas Yozgat
TR 82: Kastamonu Çankırı, Sinop
TR 83: Samsun Amasya, Çorum, Tokat
TR 90: Trabzon Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize

Lot 2 diğer 14 NUTS-II bölgesini kapsayacaktır. Lot 2 için tahsis edilmesi öngörülen hibe tutarı 4.800.000 Avro’ dur.

Lot 2 için uygun NUTS II İlleri Listesi
Bölge Büyüme Merkezleri
TR 10: İstanbul
TR 21: Tekirdağ, Edirne, Kırklareli
TR 22: Balıkesir, Çanakkale
TR 31: İzmir
TR 32: Aydın, Denizli, Muğla
TR 33: Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak
TR 41: Bursa, Eskişehir, Bilecik
TR 42: Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova
TR 51: Ankara
TR 52: Konya, Karaman
TR 61: Antalya, Isparta, Burdur
TR 62: Adana, Mersin
TR 71: Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir
TR 81: Zonguldak, Karabük, Bartın

Hibe Miktarları:

Bu Teklif Çağrısı kapsamında talep edilen hibeler aşağıdaki asgari ve azami tutarlar arasında olmalıdır:

  • Asgari tutar: 100.000 Avro
  • Azami tutar: 250.000 Avro

Son Başvuru Tarihi: Proje Ön Tekliflerinin son teslim tarihi 16.07.2012, saat 16:00’dır.

Başvuru hakkında detaylı bilgiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının  ilgili internet sayfasından ulaşılabilir.

Parası olmayan girişimcilere destek olacak

Herkes kendi işini kurmak ister…

Türkiye iş fikri olup da buna kaynak bulamayan girişimcilerle dolu.

Birçok iş fikri yeterli sermaye bulunamadığı için proje aşamasından öteye geçemiyor. Bu soruna çare olabilecek ve girişimcilere sermaye desteği sağlayabilecek projelerin sayısı ise her geçen gün artıyor. KOSGEB ve kalkınma ajansları girişimcilere sermaye desteği sağlayan en önemli kurumların başını çekiyor. Son günlerde bu desteklere bir yenisi daha eklendi; Türkiye Melek Yatırımcılar Derneği…

Barrack Obama tarafından ABD’de gerçekleştirilen ve tüm dünyada sadece 265 girişimcinin davet edildiği Girişimciler Zirvesi’ne çağırılan Türk girişimcileren birisi olan Türkiye Melek Yatırımcılar Derneği Başkanı Baybars Altuntaş bu zirvede Obama’nın birebir görüştüğü tek girişimci olmuş. 2 hafta önceTürkiye Melek Yatırımcılar Derneği Başkanı seçilen Altuntaş’ın kariyeri ise birçok girişimciye örnek olacak türden…

Baybars Altuntaş ile girişimciliği, kendi hikayesini ve Melek Yatırımcılar Derneği’nin iş fikri olup da parası olmayanlara nasıl destek olacağını konuştuk…

– Dünyanın en önemli girişimcileri arasında yer adığınız kariyeriniz nasıl başladı?

Boğaziçi Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği bölümünde okurken, franchise ile ilgili okuduğum bir makale ile başladı benim hikayem. O zamanlar her İngilizce Öğretmenliği öğrencisi gibi tercümanlık yaparak, seyahat acentelerinde çalışarak harçlığımı çıkarıyordum.

– Okuduğunuz makalede sizi etkileyen ve harekete geçiren ne oldu?

Haber, Avrupa’da giderek yaygınlaşan franchise modeli ile ilgiliydi. Konu çok ilgimi çekti ve yazıda görüşlerini belirten Avrupa Franchise Birliği Başkanı’nın telefonunu ve faks numarasını buldum. 25 kuruşa çektiğim bir faks ile kendisini franchise modeli ile ilgili bir seminer düzenlemesi için Türkiye’ye davet ettim. Davetimi kabul etti konferansı gerçekleştirdik. Sonra o beni Almanya’ya davet etti derken ben kendimi Ulusal Franchise Derneği’ni kurarken buldum

Tabii o zamanlar (90’ların başı) Türkiye’de franchise diye bir terim ve iş modeli henüz hayatımıza girmemişti. Mc Donald’s Türkiye’ye yeni geldiği ve önünde metrelerce kuyrukların oluştuğu zamanlardan bahsediyorum. Yazıyı okuduktan sonra kendi kendime şöyle düşündüm;

‘BAŞKA ŞUBEMİZ YOKTUR’ YAZISINDAN GURUR DUYARDIK

“ABD’den hamburgerci, kilometrelerce öteden gelmiş İstanbul’da şube açmış ve önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Bizim Bursa’daki kebapçı İstanbul’a gelemiyor, gelmek istemiyor. Amerikalı Mc Donald’s’ın sahibi ‘dünyada 5 bin tane şubem var ‘diye gurur duyuyor, bizim lahmacuncumuz kebapçımız, bozacımız da kasasının arkasına yazdığı ‘başka şubemiz yoktur’ diye gurur duyuyor.Birbirinden olabilediğince farklı bu iki anlayış beni çok düşündürdü.“

– O düşüncedeki temel yanlışlık neydi sizce?

90’larda girişimciler, bir ürün icat ettiklerinde bunun sırrını kimseye anlatmaz ve o işi çocuklarına bırakmak isterlerdi. Oysaki hiçbirisi çocuklarım bu işi yapabilecek mi, yapmak ister mi?’ diye hiç düşünmezlerdi. Üstelik işini çocuklarına bırakmak isteyen girişimcilerin çoğunun henüz çocuğu yoktu. Hatta bu görüşe sahip ve evli olmayanlar bile vardı.

Siz bu mantıkla hareket ederseniz yaptığınız işin taklitleri, benzerleri ürer. Ondan sonra taklitlerle uğraşmak için hukuki işlemlere para harcarsınız. Hem de taklitlerin sayısı arttığı için onlar gerçek gibi durur ben tek başıma sahte bile kalırım.

– Bu mantık artık değişmiştir herhalde?

Tabii ki. Artık girişimcilerimiz çok değişti. 90’lı yıllardaki mantıktan kurtulmaya başladık.

– Türkiye Franchise Derneği’ni nasıl kurdunuz?

Haberden etkilenerek 25 kuruşa çektiğim faksın ardından Alman Franchise Birliği Derneği Başkanı cevap vererek Türkiye’ye geldi ve ‘Batıdan Doğuya Marka Transferi’ başlıklı bir seminer gerçekleştirdik

O toplantıda sadece tercümanlık yapıyorken gazete ve dergilerde organizatör olarak adım çıkmış; “Baybars Altuntaş’ın önderliğinde Doğudan Batıya Marka Transferi…”

DERSTEN SONRA GENEL SEKRETERLİK

– Ama sadece tercümandınız…

O makaleyi okumadan önce ‘Franchise’ ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Alman Franchise Birliği Başkanı’nın davetimi kabul etmesinden sonra konuyla yakından ilgilenmeye başladım. Sonrasında Başkan beni Almanya’ya davet etti.

Almanya dönüşü konuya olan ilgiyi gördükten sonra Türkiye’nin ilk franchise derneği olan Ulusal Franchise Derneği’ni (UFRAD) kurdum. Derneğin kurulacağını duyan önemli işadamları derneğe kurucu üye olmak için başvurdular. Gördüğüm destek ve konuya olan ilginin sayesinde derneği çok hızlı bir şekilde kuruldu ve ben de o derneğin genel sekreteri oldum. Ama gelişmeler öyle hızlıydı ki, okuldaki derslerden sonra derneğe gelip genel sekreterlik görevimi icra ediyordum.

PARA DEĞİL İNSAN BİRİKTİRDİM

Bu dönemlerin size nasıl bir katkısı oldu?

3 ay içerisinde hayatımın yönünü değiştiren bu olaylarda maddi olarak hiç bir kazancım olmadı. Ama benim o zamanlar yaptığım sosyal girişimcilikti. Benim genç girişimcilere en büyük tavsiyem önerim insan koleksiyoncusu olmalarıdır. Pul, kitap, çiçek, para biriktirenler var ama ben kariyerimin başından beri insan biriktiriyorum.

– İlk para kazandığınız işinizi nasıl kurdunuz?

Derneği kurduktan sonra çevremdeki insanların sayısı giderek artmayı başladı. 400 dolarlık birikimim vardı ve yurtta kalıyordum. O parayla Boğaziçi Üniversitesi’nin binalarını döner sermayeden kiralayarak Boğaziçi Üniversitesi sertifikalı İngilizce kursları açtım. Aynı zamanda da Türk Hava Yolları dışında hostes yetiştiren ilk ve ozamanlar tek eğitim kurumunu da ben açtım. Bütün bu işlere girişimcilik ruhum, çevremde biriktirdiğim insanlar ve kendime olan güvenimle girdim.

– Başarısız olmaktan korkmadınız mı hiç?

Sonuçta çok büyük param yoktu olan paramı da gözden çıkarabilirdim. Yurtta kalıyordum ve 559C’ye biletle binerek derse gidiyordum. Başarısız olsaydım yine bu şekilde devam edecektim. Cesaretim ve doğru iş fikri ile başarılı oldum ve birkaç sene sonra kendi aracımla okula gitmeye başladım. Yani girişimcilere en b,ir diğer tavsiyem ise girişimci olmak için kesinlikle paraya ihtiyaçları olmadığıdır. Başarılı olmak için iyi bir fikriniz ve o fikri paylaşabileceğiniz insanların olması yeterli.

İNSAN KAZANIRSAN DAHA KOLAY PARA KAZANIRSIN

– Para kazanmanın yolu sizce insan tanımaktan mı geçiyor?

İnsan kazanmak benim kariyerimde ve hayatımda hep önceliğim oldu. Çünkü doğru insanları tanımak parayla olan bir şey değil. Parayla ancak ve ancak para kazanabilirsin, insan kazanamazsın. Ama insan kazanırsan, para kazanabilirsin, hayallerini gerçekleştirebilirsin. En iyi ressam da müzisyen de iş adamı da olmak isteseniz insanlar tanıyarak başarıya çok daha kolay ulaşabilirsiniz..

PARA OLMADAN GİRİŞİMCİLİK OLMAZ DİYE YANLIŞ BİR GÖRÜŞ VAR

Girişimcilikte para olmazsa olmaz diye yanlış bir olgu insanların beynine kazınmış. Benim annem ilkokul öğretmeni, babam emekli askerdi. Onlardan beş kuruş destek almadan 25 kuruşa faks çekerek başladım her şeye ve 400 dolara şu an sahip olduğum şirketi kurdum. Türkiye benim gibi birçok örnekle dolu. İyi bir girişimci olmanın parayla hiçbir alakası yok.

– Genç girişimcilere tavsiyeleriniz neler?

Ne olursa olsun doğru olduğuna inandıkları iş fikirleri varsa imkanlarını sonuna kadar zorlasınlar. Bütün fırsatları değerlendirsinler. Sonuçta fikir iyi olduğunda topu koşturacak adam da doğruysa o işin tutmaması diye bir şey olamaz.

ONLAR PAS GEÇTİ BEN FAKS GEÇTİM

Kendimi çok önemli bir örnek olarak görüyorum. Benim okuduğum ve sonrasında Almanya’ya faks çektiğim dergiyi yaklaşık 20 bin kişi okumuştur. Belki de 19 bin 999 kişi o haberi pas geçti. Ben faks geçtim.

Faksı geçtikten sonra, işi takip ettim. Bana hiç kimse ‘sende para var mı, sen kimlerdensin, sen ne cüretle Almanya Franchise Birliği Başkanı’na faks geçersin’ demedi. Baktılar ki fikir doğru topu koşturan adam da doğru, istekli de. Bu yüzden top sürerken kimse bir şey diyemedi.

BEN O LAFLARI ÇOK DUYDUM

-Türk girişimciler de kendine güven eksikliği var mı? Özellikle genç girişimciler başarısız olmaktan çekinebiliyor. Ne diyorsunuz?

Tam aksine öğrenci veya genç girişimciler daha çok destek görüyor. Kesinlikle gemç girişimci olmak bir avantaj olarak algılanıyor. Ben kendi kariyerim boyunca öğrenciyim dedikçe puan topladım. Anneler, babalar dayılar, kardeşler, ‘Sana mı kaldı o iş, sana bırakırlar mı’ bu lafları çok duydum. Ama bana kaldı. Ben gittim ve aldım daha doğrusu.

MELEK YATIRIMCILAR DERNEĞİNİ İLE İŞ FİKİRLERİNE DESTEK OLACAK

-Bundan sonra melek yatırımcılık modeli ile iş fikirleri olan girişimcilere destek olmayı düşünüyorsunuz. Peki Melek Yatırımcılar Derneği girişimcilere nasıl destek olacak?

Melek yatırımcılar Derneği fikri olan fakat parası olmayan girişimcilere ulaşmak için kuruldu. Franchising modelinin 20 yıldır nasıl geliştiğini ben biliyorum. Artık franchise açılacak nokta kalmadı. Dünyadan gelmesi gereken birçok marka Türkiye’ye geldi. Bu noktada artık yeni iş modellerinin geliştirilmesi gerekiyor. Bu da ortaklık kültürü olmalı.

Dünya ekonomisinde sermaye birikti. O sermayeyi fikri olanlara açmalıyız. Şimdi ise artık yeni bir kulvarın açılması gerekiyor. Bir tarafta iş fikri olan fakat parası olmayan girişimciler, diğer tarafta ise parası olan ve doğru yatırımlar yapmak isteyen yatırımcılar var. Özellikle son yaşanan krizin ardından dünyada sermaye birikti. Zenginin daha zengin olduğu bir dünya ortamında bu sermayeyi fikri olan üretimi ve istihdamı artıracak iş fikirlerine yönlendirmek gerekiyor. Bunun yolu da melek yatırımcılık sistemi.

– Melek yatırımcılık sistemi dünyada hangi konumda?

Bu sistemde ABD’de desteklenen 270 bin melek yatırımcı ve 26 milyar dolar sermaye, Avrupa’da 75 bin melek yatırımcı 4 milyar dolar sermaye bulunuyor. Bugün bırakın 26 milyar doları 3 milyar doları Yunanistan’a versek krizden çıkar. Dolayısıyla bu ekonomik düzen içerisinde bu kulvarı o kadar iyi organize etmeliyiz ki. Melek yatırımcılığın üssü Türkiye olsun. Bence Türkiye’de 2 kişiden birisinde girişimcilik ruhu var.

TÜRKLER DÜNYADAKİ EN GİRİŞİMCİ İKİNCİ MİLLET

Eski Amerikan Büyükelçisi James F. Jeffrey, bir girişimcilik toplantısında, Amerika’dan sonra Türkler dünyadaki ikinci girişimci millet demişti. Türk girişimciler kendine güvendiğinde tek kelime Almanca bilmeden Almanya’ya giderek 10 milyar euroluk bir iş hacmi oluşturabiliyor.

– Melek yatırımcılıkta girişimcilere sadece sermaye desteği mi sağlanıyor?

Melek yatırımcılıkta paradan daha önemli olan bence mentörlük. Girişimciler melek yatırımcının tecrübelerinden de faydalanmalı. Sadece para vererek bir ortaklık kurulduğunda bu iş hisse senedi alımı olur. Ama melek yatırımcılıkta altın kural hem parayı vereceksin hem de bilgi birikimini paylaşacaksın. Deneyimlerinizi işin nasıl yapılacağı nasıl pazarlar keşfedileceğini bulacaksın.

– Melek yatırımcıların destekledikleri projelerde en büyük öncelikleri neler oluyor?

Bu sorunun cevabı çok basit. Melek yatırımcılar iş fikrinden ziyade topu doğru koşturacak kişiyi ararlar. Topu doğru koşturacak adamı bulduklarında hem sermayelerini hem de tecrübelerini o kişiye ve projesine aktarırlar.

– Melek yatırımcılar hangi projeleri daha çok destekliyor?

Melek yatırımcılar Avrupa’da daha çok iş fikri aşamasında olan (Seed Funding) denilen fikirlere yatırım yapıyorlar. Fakat biz daha bu noktada değiliz. Öncelikli olarak destekleyeceğimiz projeler fikir aşamasından öteye geçmiş olmalı. Mutlaka numune olacak. Örneğin bir internet sitesi projesi ise tasarımı tamamlanmış yayın hayatına başlamış olmalı. Ama zamanlar bu sistem oturdukça işler hale geldikçe bu şekilde fikirler bulmak zorlaşacak. Ondan sonra bizde sadece fikir aşamasında yatırımlara(seed funding) yöneleceğiz. Ben 5 yıl sonrasında bahsediyorum. Bu aşamalardan Avrupa’da geçmiş hatta ABD bu aşamaya 10 yıl önce ulaşmış ve aşmış.

-Destek verdiğiniz öncelikli sektörler neler?

ABD ve AB ülkelerindeki melek yatırımcılara baktığımızda mobil teknolojileri ve IT sektörünün en fazla yatırım çeken sektörler arasında yer alıyor. Türkiye’deki melek yatırımcılar da ağırlıklı olarak bu sektörlerdeki yatırımlara destek verecektir. Ama biz her projeyi ayrı ayrı değerlendirdiğimiz için iyi projelerin geldiği tüm sektörlere destek oluruz.

– Projelere vereceğiiz sermaye desteğinin bir aralığı var mı?

Melek yatırımcılık sistemiyle kurulan işlerin aldıkları melek yatırım sermayesinin dünya ortalamasının şirket başı 100 bin dolar seviyelerinde. Bizimde destek vereceğimiz projeler, genellikle 10 bin ile 500 bin dolar arası yatırımlar olacak.

-İş fikri olanlar projelerini size nasıl ulaştıracaklar?

Kurumumuzun internet sitesinde yer alan bölümde projelerini yazarak bize gönderiyorlar. Gönderilen projeler bizin derneğimizin ortak havuzuna düşüyor. Temmuz ayı başından bu yana bize ulaşan proje sayısı bini geçti. Ben ve ekibim bu başvuruları tek tek inceliyoruz. Bir sivil toplum kuruluşunun vatandaşlarla yakından ilgilenmesi gerekiyor. Bu doğrultuda bize ulaşan bütün maiilere elimizden geldiğince cevap vermeye çalışıyoruz.

Hüseyin Koyuncuoğlu

hurriyet.com.tr