Yeni TTK’da hapis cezaları azalıyor, internet sitesine konulacak bilgiler değişiyor.

Gümrük Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda 25-30 maddede değişiklik yapılacağını, hapis cezalarının azaltılacağını söyledi. Bakan Yazıcı, itiraz edilen, ‘internette yayınlanacak bilgiler’ konusunda iyileştirme, fatura, fiş gibi belgelere yazılması gereken bilgilerde de sadeleştirme yapacaklarını açıkladı.

1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) üzerinde bir süredir devam eden eleştiriler masaya yatırıldı ve 25-30 civarında kanun maddesinin değiştirilmesi ya da bazı maddelerin birleştirilmesi yoluyla özellikle hapis cezası öngören yaptırımların azaltılması kararlaştırıldı. İstanbul’da basınla buluşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yaptırımlar arasında yer alan bazı hapis cezalarının idari ya da adli para cezasına dönüştürülerek azaltılacağını söyledi. Yazıcı, en çok itiraz edilen, ‘internette yayınlanacak bilgiler’ konusunda iyileştirme ve netlik sağlanacağını, fatura, perakende fişi gibi belgelere yazılması gereken bilgiler için de sadeleştirme yapılacağını açıkladı.

Bakan Yazıcı şöyle konuştu:

Yeni TTK’yı zaten uygulamayı öteleyerek çıkarmıştık. 2011 Şubat ayında çıktı yıl içinde hiç tartışma olmadı. Ancak bu yılın başından itibaren kanun çok tartışılmaya başlandı. Biz de 13 bölgede TOBB ve TÜRMOB ile birlikte toplantılar yaptık. Bir grup ‘bu kanun ticareti engeller, tüccarın nefesini keser değişmeli’ diyordu. Bir kesim de ‘hiç değişiklik olmasın, yürürlüğe girsin, sonra bakalım’ diyordu. Biz sabırla herkesi dinledik ama ‘değişiklik olabilir’ diye işin ucunu da açmadık. Çalışmalar bitti, hangi maddelerde ne gibi değişiklikler olmalı belirledik. Ama bu değişiklikler kanunun temel direklerini koruyoruz. Çünkü başarılı olası için yaptırımları olmak zorunda. Kanunun temel hedefini ve ana mantığını saptıracak değişiklikler olmayacak.

3 madde 2013’te yürürlüğe girecek

Bu kanunla şirketlerimizin sermayesinin korunması, denetimin rasyonel hale getirilmesi hedeflenmişti. Bundan geri adım yok. Tek kişilik A.Ş., şirketler için holding ya da topluluk hukukunun tesisi gibi önemli değişiklikler getirildi. Şirket genel kurulu ve yönetim kurulu toplantılarının elektronik ortamda yapılması imkanı getirildi. 1535 maddeden, 3’ü hariç tamamı 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giriyor. Şirketlerin internet sitesi kurmasıyla ilgili madde 1 Temmuz 2013’te yürürlüğe girecek. Bağımsız denetimle ilgili madde ve genel kurul yönetim kurullarının elektronik ortamda yapılmasını sağlayan düzenlemeler 1 Temmuz 2013’te yürürlüğe girecek.

Patronun borç alması meselesi

Eleştiriler aslında 5-6 noktada toplanmıştı. Kanunda şirket yönetim kurulu üyelerinin dörtte birinin yüksek tahsilli olmasını şart koşmuşuz ki bu gözden kaçmış. Böyle bir şeye lüzum yok. Diğer bir konu ki şirket ortaklarının şirket cari hesabından borç almalarını önleyen düzenlemedir. Bu madde hem şirketin diğer ortaklarının hem de şirketten alacaklıların hukukunu koruyordu. Biz bu konudaki itirazları yine de dikkate aldık ve ikincil düzenleme ile kâr payı avansına mahsuben para alabilme imkanı sağlayacağız. Ortağın, alabileceği para miktarını, belirli oranlara, sınırlara bağlıyoruz. Sermayesinin yüzde 10’unu 20’sini açmamak ya da 3 ayda geri ödemek gibi.

Rifat Bey’in itiraz ettiği madde de değiştiriliyor

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Yeni TTK’da değiştirecekleri bir önemli maddenin de ‘şirket bilgilerinin internete konulması’yla ilgili olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Mesela, ‘bilanço bilgileri, mali tablolar olmasın, ticari sır niteliğinde bilgiler yayınlanmasın’ dendi. Aslında ‘ticari sır yayınlansın’ diye bir şey yok. Ama bu konuda durumu netleştirecek ve bazı bilgileri şart koşmayan bir düzenleme yapılacak, rahatlama olacak. Bu madde için TOBB Başkanımız (Rifat Hisarcıklıoğlu) ‘Sayın bakanım; yayınladık ve paramız olduğu internette görünüyor. Bir dostum da geldi borç para istedi ama vermek istemiyorum. Ne diyeceğim’ diye itiraz etmişti.”

Fatura ve perakende fişinde yer alacak bilgiler azalacak

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “Bir de kullanılan belgelerde çok detaylı bilgilerin yer alması konusunu yeniden düzenliyoruz. Belgede internet adresi, vergi ve ticaret sicil numarası, telefon ile genel müdür (yetkili kişi) bilgisi olacak sadece” dedi.

Para cezalarını indiriyoruz

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yeni TTK’da 4 bin TL’den 73 bin TL’ye kadar para cezaları getirdiklerini bunları düşüreceklerini söyledi. Yazıcı şu bilgileri aktardı: “51’inci madde 17 fiil için idari para cezası, 4 fiil için de 3 aydan 2 yıla kadar hapis var. Mesela, ticaret ünvanını gerçeğe aykırı tescil ettirmek gibi eylemlere hapis var. 562’nci madde de yaptırımlar öngörüyor. Orada da bazı fiillerin cezalarını idari ya da adli para cezasına dönüştürüyoruz.”

Ekonomik suçlar için ‘ekonomik ceza’ya tamam ama ekonomik suç hangisi?

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yeni TTK’da fazla cezai yaptırım olduğunun söylendiğini ve “her ticari alanı düzenlerken yaptırım öngören, hapis cesaları geçiren bir kanun” diye eleştirildiğini hatırlatarak, şu görüşleri dile getirdi: “Bu eleştiriyi de haklı bulmuyoruz. Bu kanun 30’u aşkın fiille ilgili yaptırım öngörüyor ama eskisinde de birçoğu zaten vardı. En önemli argüman da ‘ekonomik suça ekonomik ceza olmalı’ sözü ama ekonomik suç ne iyi belirlemek lazım. Şirketin evrakı üzerinde sahtecilik yapılmışsa hapis cezası olacak. İnternet sitesini zamanında kurmamışsa, evrak tescilinin zamanını geçirmişse para cezası getiriyoruz. Hapis cezası olan işlerin sayısını azaltıyoruz. Kanunun uygulanmasına aykırı fiillerin yaptırıma tabi olması gerekli ama yaptırımlar ticaret erbabının ticari faaliyetine de engel teşkil etmemeli. Bu ölçüyü dikkate alarak yaptırımları yeniden düzenliyoruz.”

Haber: Sadi Özdemir

KOBİ’lere Müthiş Destek Geliyor

Kalkınma Bakanlığı yaptığı açıklamada, bu yılın ikinci yarısında AB’nin de desteği ile tüm Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere asgari 50.000 TL den başlayan destek verileceğini açıkladı.

Türkiye’nin 2023 yılında dev bir sanayi ülkesi olma yolunda hızla ilerlediğini söyleyen AB Milletvekili Verheugen, AB’nin Türkiye’yi son yıllarda finansiyel olarak yoğun desteklediğini ve fonlarını da sonuna kadar kullandırdığını söyledi. Tüm İşletmelerin gözü şu anda yılın ikinci yarısında verilecek desteklere çevrildi.

Bu anlamda Kobi Bilgi ve Destek Merkezi Kobiline, yaptığı çalışmalara bu desteklerin neler olduğunu ve Kobi’lerin ne gibi hazırlıklar yapması gerektiği hususundaki çalışmalarını hızlandırdı.

Sorularınız için uzmanlarımıza 9:30 ile 17:00 arasında 0850 495 55 66 nolu Kobi Destek Hattımızdan ulaşabilirsiniz.

Kobiline Kobi Destek Mekezi

Maliye’den E-Ticaret’e Sanal Takip Atağı

image0011


Maliye’den E-Ticaret’e Sanal Takip Atağı
23 milyarlık E-Ticaret’e ‘menşei’ takibi başlıyor. Maliye Bakanlığı 10 yılda yaklaşık 100 kat artan elektronik ticaretteki vergi kaybını önlemek için kolları sıvadı
Elektronik ticaret yapan şirketlerin çoğunun faaliyet merkezinin yurtdışı olması nedeniyle vergi ödememeleri üzerine Maliye, Hollanda’dan alacağı yazılımla şirketlerin gerçek merkezini tespit edip vergi kaybı azaltmayı hedefliyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek düzenlediği basın toplantısında 2011-2013 yıllarını kapsayan kayıt dışıyla mücadele eylem planı çerçevesinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Alınan önlemlerle son yıllarda mükellef sayısında önemli bir artış olduğunu aktaran Bakan Şimşek, 2003 yılında 262 milyon lira seviyesinde olan elektronik ticaret hacminin katlanarak arttığını ve 2011’de 22.8 milyar liraya çıktığını, bunun teknolojik ve hukuki altyapısını güçlendirmek gerektiğini söyledi. Elektronik ticaret konusunda dünyada en iyi uygulamaya sahip ülkelerden biri durumundaki Hollanda’nın deneyimlerinden faydalanmak için e-ticaret konusunda ortak çalışma başlattıklarını kaydeden Şimşek, elektronik ticareti desteklediklerini ama bu sektörü geliştirirken vergi kayıp ve kaçağını minimize etmek istediklerini ifade etti.

Şimşek, geliştirdikleri yazılım birçok ülke tarafından kullanılmaya başlanan Hollanda’daki sistemle ilgili olarak bir iki toplantı daha yapmaları gerektiğini anlattı.

MALİYE E-TİCARET YAPAN ŞİRKETİ TANIYACAK
Mevcut sistemde Maliye’nin elektronik ticaret yapan şirketlerin yurt içinde mi dışında mı olduğunu takip edemediği ve yurt dışındaki şirketlerden vergi tahsilatı yapamadığı bildirildi. Hollanda’dan sağlanacak yazılımla Maliye’nin elektronik ticaret yapan şirketlerin yurt içinden mi yurt dışından mı faaliyet gösterdiğini kolaylıkla görebileceği ifade edildi.

İNŞAAT VE OTOMOTİVE ON LİNE TAKİP
Bakan Şimşek, otomotiv sektöründe vergi kaybının önüne geçmek için araçların imalat veya ithalatı aşamasından nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar tüm aşamalarda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından elektronik ortamda takip edileceğini belirtti.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da inşaat sektöründeki tüm aktörleri kayıt altına aldığını kaydeden Şimşek, buradan sağlanacak verilerle inşaat sektörünü yakından izleyebileceklerini ifade etti.
Şimşek, Tapu Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) sayesinde mevcut 957 tapu dairesinden 950’sinin verilerinin sisteme aktarıldığını, GİB’ in artık istediği zaman TAKBİS’ ten veri alabildiğini dile getirdi.
Türkiye’de 2002 yılında yüzde 32,4 seviyesinde bulunan kayıt dışı oranının yüzde 27,7’ye gerilediğini belirten Şimşek, önümüzdeki on yılda bunu 5 puan daha indirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Şimşek gazetecilerin sorularını yanıtlarken, eleştirilere rağmen elektronik haciz uygulamasına devam edeceklerini, çünkü ödenmeyen o vergide 75 milyonun hakkı olduğunu söyledi.

12.680 YENİ MÜKELLEF KAYDEDİLDİ
Maliye Bakanı Şimşek, Maliye ve SGK olarak eşzamanlı denetim projesi kapsamında 7-21 Mayıs tarihleri arasında 81 ilde 5 bin 551 elemanla sahada ortak denetim yaptıklarını, 391 bin mükellefin denetimi sonucunda bugüne kadar hiç vergi ve sosyal güvenlik kaydı bulunmayan 12 bin 680 yeni mükellefin kayıt altına alındığını anlattı.
Şimşek, bundan sonra da zaman zaman daha büyük ekiplerle ortak saha denetimi yapacaklarını belirtirken, vergi ve sosyal güvenlik priminin tek beyannamede toplanması konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yürüttükleri çalışmanın yarım kalmasından yakındı.

Kobiline Destek Merkezi

Avrupa Birliği Hibeleri, Tarım ve Hayvancılık Destekleri

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülmekte olan IPARD Tarımsal Hibe desteklerinin 6. etap başvuruları 9 Temmuz 2012′de sona erecektir. Program kapsamında projelere 1.000.000 Euro‘ya kadar hibe destekleri verilmektedir.

Program kapsamında toplamda 124 Milyon Euro‘luk kaynağın tarımsal işletmelere ve kooperatiflere hibe desteği olarak verilmesi öngörülmüştür.

Program kapsamında desteklenecek sektörler ve işletmeler aşağıda yer almaktadır:

Süt üreten tarımsal işletmeler, kırmızı et ve kanatlı et üreten tarımsal işletmeler, süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren/gösterecek süt işleme tesisleri ve süt toplayan üretici örgütleri, kırmızı et ve kanatlı et kesimhaneleri ve işleme tesisleri, meyve ve sebze işleme ve pazarlama alanında faaliyet gösteren işletmeler, su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren işletmeler, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi, yerel ürünlerin ve mikro işletmelerin geliştirilmesi, kırsal turizm, kültür balıkçılığının geliştirilmesi.

Program kapsamında belirtilen sektörlerde bölge öncelikleri ve sınırlandırmalar olmak kaydıyla hibe başvuruları için uygun iller aşağıda yer almaktadır:

Afyon, Amasya, Balıkesir, Çorum, Diyarbakır, Erzurum, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Kars, Konya, Malatya, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van, Yozgat.

Hibe programı kapsamında başvurular 11 Haziran 2012′de başlayacak ve 9 Temmuz 2012‘de başvurular sona erecektir. Program kapsamında projelerin 10 aylık süre içinde tamamlanma şartı bulunmaktadır.

IPARD Nedir?

IPARD, Avrupa Birliği’nin (AB), 2007-2013 yılları arasında uygulayacağı Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA) kırsal kalkınma bileşenidir. IPARD programından Türkiye’de Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) sorumludur. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu program 19 Aralık 2007’de Brüksel’de Avrupa Komisyonu Kırsal Kalkınma Komitesi tarafından kabul edilmiştir.

IPARD Programı kapsamında belirlenen illerdeki süt, kırmızı et, tavuk eti, su ürünleri ve meyve sebze sektöründeki işletmelere ve üreticilere hibe desteği sağlanacaktır. IPARD Hibe destekleri proje teklif çağrılarına çıkılarak, öncelikle belirlenmiş illerde uygun şartlarda üretici ve işletmelerin (KOBİ, tarım şirketleri, kooperatifler) projelerine %65’e varan hibe destekleri sağlanacaktır. IPARD Programı süresince 874 milyon Euro’su AB hibe desteği, 291 milyon Euro’su ulusal destek olmak üzere toplam 1 milyar 165 milyon Euro destek sağlanacaktır.

IPARD Programı, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği’ne (AB) sunulan ve Belçika’da Avrupa Komisyonu Kırsal Kalkınma Komitesi tarafından görüşülerek kabul edilen, AB Müktesebatı çerçevesinde önemli belgeler de göze alınarak tasarlanan programdır. Program 10 temel bölümden oluşmaktadır. Programın birinci bölümünde Türkiye’nin kırsal alanlarının genel sosyo-ekonomik durumuyla ilgili bilgi verilmektedir. Bu bölümde Türkiye’nin yapısal özellikleri ve eğilimleri değerlendirilmiş ve tarım & gıda sektörü analiz edilerek Türkiye’deki kırsal alanlarla ilgili temel göstergelere yer verilmiştir. Programın ikinci bölümünde Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikalarına yer verilmiş, bu doğrultuda, tarım ve kırsal kalkınma konusunda stratejik belgeler analiz edilmiş, gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı, hayvan sağlığı, çevre koruma konuları incelenmiştir. Türkiye’de daha önce tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik uygulanan destek programları, uluslararası finansmanlı kırsal kalkınma projeleri ile ilgili bilgi verilmiştir. Programın üçüncü bölümünde IPARD program stratejisi ve amaçları ile ilgili bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde IPARD Programı’nın tedbirleri detaylandırılmıştır. Beşinci bölümde IPARD Mali Plan, Destek miktarları ve topluluk katkısı oranları aktarılmış, altıncı bölümde IPARD ile ilgili olarak idare ve idari prosedürler ve mali uygulama ile ilgili bilgiler verilmiştir. Yedinci bölümde programın tanıtım ve görünürlük esasları ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Diğer bölümlerde program çerçevesinde yetkili kurumlarla ilgili bilgiler ve katılımcılık gibi tamamlayıcı unsular işlenmiştir.

IPARD Neyi Amaçlıyor?

IPARD, Avrupa Birliği’ne katılım öncesinde ortak tarım politikası ve kırsal kalkınma politikasıyla uyumlu olmak adına açılan bu programın hedefleri tarım sektörünün modernizasyonunda katkıda bulunmak, birincil ürünlerin üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak, göçü engellemek, gıda işletmelerinde yeni teknolojiler, yenilikler sunmak, yeni pazar fırsatları yaratmak, gıda güvenliği, veterinerlik, bitki sağlığı ve çevre ile ilgili AB standartları veya diğer standartların iyileştirilmesini teşvik etmek, kırsal turizm, yerel ürünler vb. alanlarda iş fırsatlarının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla oluşturulmuş bir programdır.

Bu kapsamda et üretimi, et ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, süt üretimi ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, meyve ve sebze, su ürünleri, aquakültür(kültür balıkçılığı), modern çiftlik faaliyetleri (arıcılık ve bal üretimi, süs bitkisi, tıbbi ve aromatik bitkiler), kırsal turizm, yerel ürünler ve mikro işletmeler %50-65 hibe oranıyla desteklenecektir.

IPARD Hangi illerde geçerlidir:

(2012 yılı İçin) Amasya, Afyonkarahisar, Balıkesir, Çorum, Diyarbakır, Erzurum, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Kars, Konya, Malatya, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van, Yozgat

Hangi Giderler Desteklenmektedir:

Hibe konusuyla ilgili her türlü makine ekipman ve alt yapı yatırımları / Yapı iyileştirme, geliştirme ve modernizasyon / Taşınmaz malların yapımı ve iyileştirilmesi (devralma hariç) / Bilgisayar yazılımı da dahil olmak üzere yeni makinelerin alımı ya da leasing yolu ile alınması / Mimarlık, mühendislik ve diğer danışmanlık bütçeleri ile fizibilite çalışmaları / İş planı hazırlığı / Lisans ve patent haklarının devralınmasına yönelik masraflar.

Desteklenecek Öncelikle Sektörler Nelerdir?

Hibe Programından faydalanılması amacıyla aşağıdaki 4 öncelikli sektör belirlenmiştir:

1-Süt ve Süt Ürünleri Sektörü

2-Et ve Et Ürünleri Sektörü

3-Su Ürünleri Sektörü

4-Meyve-Sebze Sektörü

Hibe Programının Öncelikleri Nelerdir?

Hibe Programı kapsamında belirlenen öncelikler aşağıdadır:

1.Tarımsal işletmelere yatırım

2.Tarımsal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasının geliştirilmesi

3.Üretici Örgütlerinin desteklenmesi

4.Kırsal alanda ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi olarak öngörülmüştür

Kobi Destek Merkezi

Kobi-Line Kırsal Kalkınma

KOSGEB Hibeleri | KOSGEB Destekleri

İŞKUR ile KOSGEB Hibe (Para) Başvuru Şartları

KOSGEB’in Verdiği 27 Milyarlık Hibe Krediyi Alma Şartları nelerdir?

İş Kurana 27 Bin TL

Bakan Ergün’ün verdiği bilgilere göre girişimcilik destek programı kapsamında ilk defa işyeri açacak kişilere 27’şer bin lira hibe desteği sağlanacak. Söz konusu 27 bin liranın 5 bin lirası işletmenin kuruluşu sırasında verilecek. 10 bin lira kuruluş döneminde makine teçhizat ve ofis donanımı için aktarılacak. Geri kalan 12 bin lira da işletme giderlerine destek olmak amacıyla her ay biner lira şeklinde ödenecek. Ancak bu destekleri alabilmek için kurulacak işletme birinci veya ikinci teşvik bölgesindeyse toplam giderin yüzde 40’ının; üçüncü veya dördüncü bölgesindeyse yüzde 30’unun girişimci tarafından karşılanması gerekiyor. Kadın veya engelli girişimciler ise bölgeye göre yüzde 30 ve yüzde 20 katkıyla söz konusu 27 bin lira destekten yararlanarak işletmelerini açabilecekler.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ve Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumunun (İŞKUR), ortaklaşa düzenledikleri Girişimcilik Proje Destek Programı kapsamında, iş kurmak isteyen girişimcilere 27 bin lira hibe verilecek.

Eğitim Almayana Yok

Söz konusu girişimcilik hibesi için KOSGEB tarafından düzenlenen eğitimleri tamamlamış ya da İŞGEM girişimcisi olma şartı aranacak. KOSGEB bu amaçla en az 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan bir eğitim düzenliyor. Ücretsiz verilen bu kurslarda girişimcilik özellikleri sınanıyor, iş fikri egzersizleri yapılıyor ve iş planları hazırlanıyor. Ayrıca İŞKUR, meslek kuruluşları ve belediyeler tarafından düzenlenen kursları bitirenler de bu hibelerden yararlanacak. Kurslar gençler, kadınlar ve dezavantajlı gruplar için düzenleniyor.

Fikri Olana 200 Bin Lira

2010 KOBİ destek paketi kapsamında Ar-ge, inovasyon ve endüstriyel uygulama destek paketi de yeni fikri olan işletmelere ek finansman sağlayacak. Bu kapsamda KOBİ’lere 12 bin liradan 200 bin liraya kadar destek verilecek. Bu pakette kira desteği, makine-teçhizat, başlangıç sermayesi gibi destekler yer alacak. 100 bin liraya kadar olan destekler geri ödemesiz olacak. Tüm bölgeler için bu paketten yararlanan KOBİ’ler, desteğin yüzde 75’ini hibe olarak alırken; yüzde 25’ini ise kendileri karşılayacak.

Girişimciler, işlerini kurduktan sonra 1 yıl sonra, 2 yılı ödemesiz olmak üzere 36 ay vade ile faizsiz 70 bin lira kredi de kullanabilecek.

15 Haziran tarih ve 27612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren KOSGEB Destek Programları Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan programın amacı, ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi, yaygınlaştırılması ve başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak.

Küçük ve orta ölçekli işletmelere, girişimcilere ve işletici kuruluşlara yönelik olarak KOSGEB tarafından uygulanacak Girişimcilik Destek Programına ilişkin esasları kapsayan program, Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi, Yeni Girişimci Desteği ve İŞGEM Desteği olmak üzere üç alt programdan oluşuyor.

KOBİ-LINE Kobi Destek Merkezi

KUZKA Teknik Destek Programı Açıklanıyor

Teknik Destek
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı 2012 Yılı Teknik Destek Programı’nın Mayıs ayı içerisinde ilan edilmesi planlanmaktadır. Program kapsamında desteklenecek örnek faaliyet konularının belirlenmesinde paydaşlarımızın görüşlerinden faydalanmak amacıyla Ajansımız Program Yönetimi Birimi (PYB) tarafından yalnızca 2 sorudan oluşan bir anket tasarlanmıştır.

Teknik Destek Programı Nedir?

Kalkınma Ajanslarının faaliyet bölgelerindeki yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında sıkıntı ile karşılaşılan çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla verdiği destekleri kapsayan programdır. Ajans tarafından sağlanacak teknik destek ile;

· Yerel yönetimlerin planlama çalışmalarının desteklenmesi,

· Yerel yönetimlerin bölge plan ve programlarını uygulayıcı veya yerel kalkınma kapasitesini artırıcı faaliyetlerinin desteklenmesi,

· Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yerel ve bölgesel kalkınmaya katkıda bulunabilecek çalışmalarına destek sağlanması,

· Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının yerel ve bölgesel kalkınmaya katkıda bulunabilecek çalışmalarına destek sağlanması gibi amaçlar güdülmektedir.

Programın Uygunluk Kriterleri Nelerdir?

Destek sağlanabilecek başvurulara yönelik üç temel uygunluk kriteri söz konusudur:

· Başvuru sahibi ve ortaklarının uygunluğu

· Teknik destek sağlanacak faaliyetlerin uygunluğu

· Maliyetlerin uygunluğu

Teknik destekten yararlanacak bir başvurunun üç temel uygunluk kriterini eksiksiz olarak yerine getirmesi zorunludur. Söz konusu kriterlere ilişkin ayrıntılar ve özel koşullar her ajans tarafından programın ilanına müteakip yayımlanan başvuru rehberlerinde yer almaktadır.

Programa Kimler Başvurabilir?

Teknik Destek Programı kapsamında potansiyel başvuru sahipleri şunlardır:

· Yerel yönetimler ve mahalli idare birlikleri,

· Üniversiteler, meslek okulları, araştırma enstitüleri,

· Diğer kamu kurum ve kuruluşları,

· Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

· Sivil toplum kuruluşları,

· Organize sanayi bölgeleri

· Küçük sanayi siteleri,

· Teknoparklar,

· Teknoloji geliştirme bölgeleri,

· Endüstri bölgeleri,

· İş geliştirme merkezleri,

· Birlik ve kooperatifler,

· Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların kurduğu veya ortağı olduğu işletmeler.

Teknik Destek Programlarına gerçek kişiler ve kar amacı güden kurum ve kuruluşlar başvuru sahibi veya ortağı olarak başvuramazlar.

Hangi Konularda Teknik Destek Sağlanabilir?

Kalkınma Ajansları yerel ve bölgesel kalkınmaya katkıda bulunabilecek;

· Eğitim verme,

· Program ve proje hazırlanmasına katkı sağlama,

· Geçici uzman personel görevlendirme,

· Danışmanlık sağlama,

· Lobi faaliyetleri ve uluslararası ilişkiler kurma

gibi kurumsal nitelikli ve kapasite geliştirici faaliyetlerde teknik destek sağlayabilir.

Teknik Destek ve Eş Finansman

Teknik Destek Programları kapsamında yararlanıcı kuruluşlara herhangi bir doğrudan mali destek verilmemektedir. Ajanslar bu destekleri mevcut bütçe ve personel imkânları çerçevesinde temelde kendi personeli eliyle sağlamaktadır. Zorunlu hallerde teknik destek, hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilebilmektedir. Teknik desteğin hizmet alımı yoluyla sağlanması durumunda; her bir teknik desteğin Ajansa toplam maliyeti 15.000 TL’yi aşamamaktadır ve sadeceuzman giderleri (yol ve konaklama dâhil) hizmet alımı çerçevesinde Ajanslar tarafından karşılanmaktadır. Teknik destek faaliyetlerinde yararlanıcı kuruluştan herhangi bir nakdi katkı talep edilmemektedir. Ancak teknik destek faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli çalışma materyalleri ile eğitim, çalış-tay vb. çalışmaların organizasyonuna ait harcamalar ve gereklilikler yararlanıcı veya ortağı tarafından karşılanmaktadır.

Kobiline Destek Merkezi

Kalkınma Ajansları

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek 

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerindeki kamu kurum/kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin projelerine hibe desteği verilecektir. Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir.

Desteklenecek alanlar nelerdir?

– Bölgesel yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi ve kümelenme çalışmalarının desteklemesi,

– İnsan kaynaklarının bölgenin üretim ve hizmet ihtiyaçlarına göre örgütlenmesinin desteklenmesi,

– Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal içermenin sağlanması,

– Çevrenin korunması ve mekânsal altyapının güçlendirilmesi

Programa hangi kurumlar başvurabilir?

 – Valilikler,

– Kaymakamlıklar,

– Kamu Kurumlarının İl ve Bölge Müdürlükleri ve Başkanlıkları

– Üniversiteler ve Üniversitelere bağlı Uygulama ve Araştırma Merkezleri, Fakülteler, Yüksekokullar, Enstitüler,

– İl Özel İdareleri ve Belediyeler,

– Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları,

– Organize Sanayi Bölgeleri, Küçük Sanayi Siteleri, Teknoparklar, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, İş Geliştirme Merkezleri,

– Sivil Toplum Kuruluşları (dernekler, vakıflar, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar)

– Birlikler ve Kooperatifler

Destek miktarı ve oranı nedir?

Proje başına en az 19.000 TL, en fazla 75.000 TL’dir. Destek oranı 25 ile 100 arasında değişmektedir.

Son başvuru tarihi ne zamandır?

Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir. Başvurular, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına yapılacaktır.

 

Kobi-Line Kobi Destek Merkezi

Türkiye Helal Gıda Üssü Oluyor

HELAL GIDA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR

Dünya Helal Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre yalnızca gıdada değil, kozmetik, tekstil, deri, turizm, lojistik, makine gibi birçok sektörde, insan sağlığına zarar vermeyen, sağlıklı hammaddelerle, sağlıklı, hijyenik koşullarda üretimi şart koşan helal pazarı iş hacmi yıllık 2 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’nin de bu dev pazarda şansı çok yüksek.

Geçtiğimiz yılı yüzde 3 büyüme ile kapatan gıda sektörü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yıl 17 milyon ton meyve, 24 milyon ton sebze üretildi ve Türkiye’nin 126 ülkeden 133 farklı sebze ve meyve ithal edildi. Türkiye’de yıllara göre meyve ve sebze üretimine bakıldığında 2010 yılında, önceki yıla göre 628 bin tonluk üretim düşüşünün görüldüğü vurgulandı. Tarımsal ürünlerin taze, kuru, konserve, geçici konserve ve soğutulmuş ürünler olarak ithal edildi, 2011 yılının 7 ayında 380 milyon dolar ödenerek 512 bin ton ürün ithal edildiği bildirdi. Meyve ve sebze ithalatına verilecek paranın yılsonunda 680 milyon dolar ile 700 milyon dolar arasında olacağını tahmin edilirken, Türkiye’nin son 4,5 yılda sebze ve meyveye 4,5 milyar lira ödendi ve “krizin sert etkilemediği” ender sektörlerden biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, 200 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşan sektörde 10,5 milyar dolar ihracat, 5 milyar dolar da ithalat gerçekleştirdi. Tarıma dayalı hammadde fiyatlarında nispeten normal bir seyir olması ise sektörde olumlu anlamda önemli etken oldu. Bu durumu fırsat olarak gören üreticiler, fiyatlarını aşağı çekerek tüketici kazanmaya çalışırken, sektörün perakende ayağı da sık sık düzenlenen kampanyalarla bu sürecin bir parçası oldu.

Türkiye gıda sektörü perakendeciler gıda üreticilerinden daha yüksek standartlar talep ettikçe ve sektördeki yatırımlarla birlikte iyileştirmeler gerçekleştikçe daha da gelişmiş bir hâl almaktadır. Organize perakendeciliğin yaygınlaşması ve net gelir seviyesinin yükselmesiyle birlikte, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazır yemekler ve dondurulmuş yiyecekler gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara kaymıştır. Buna ek olarak, tam zamanlı işlerde çalışan kadın sayısının artması dondurulmuş ve hazır gıdaya olan talep trendini desteklemiştir.

 Ülkedeki yükselen refah düzeyinin bir göstergesi olarak, 2009 yılında % 8,4 olan gıda tüketiminin gayrisafi yurt içi hâsılaya oranının 2014 yılında % 7,2’ye düşmesi beklenmektedir.  Özellikle alkolsüz içecek satışlarının artışına bağlı olarak, 2009 ve 2014 yılları arasında içecek tüketiminin değer bazında % 16,4’lük YBBO ile artması beklenmektedir.

 Türkiye şu anda ürettiği neredeyse tüm sertifikalı organik gıda ürünlerini, çoğunluğu Avrupa’ya olmak üzere (yaklaşık % 85’i), ihraç etmektedir.  Buna ek olarak, “helal gıda” üretimi potansiyeli çoğunluğu Müslüman olan Türkiye için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye’de helal gıda belgelendirmesinin merkezi haline getirilmesine yönelik ilk adım bu yıl atıldı. Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) merkezinin İstanbul’da kurulmasını öngören uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye’nin bu alanda ‘helal gıda üssü’ olacağı kaydediliyor. Öte yandan, 33 İslam ülkesinin TSE’nin helal gıda sertifikası vermesine onay vermesi; Türkiye‘yi Malezya, Amerika ve İsrail’den sonra bu sertifikayı dünyada veren 4’üncü ülke konumuna getiriyor. TSE’nin bu yolla Türk şirketlerinin sertifika için ABD ve İsrail’e ödediği 100 milyon doların yurtta kalmasını sağlayacağı, yabancılara verdiği belgeyle de yılda 200 milyon dolar gelir beklediği vurgulanıyor.

 Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntem. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlar. Ayrıca Helal Sertifikalama, ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlıyor.

Helal Gıda Sertifikası için aranan asgari şartlarsa, Ürünün ham maddeden başlayarak mamul madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması.

Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması, İyi üretim uygulamaları (GMP), iyi hijyen uygulamaları (GHP) ve HACCP şartlarını sağlıyor olması, gerek ürünün üretim aşamalarında, ürün bileşiminde yer alan bütün unsurlarda gerekse ürün bileşimindeki her bir unsurun üründe bir araya gelmesiyle oluşabilecek etkilerinde İslami kriterlere, insani gereklere, sağlık ve temizlik şartlarına, beslenme bakımından gerekliliğe uygun vasıfları taşıması helal belgesinin tüm dünyada geçerli olması çok önemli. Malezya JAKIM tarafından akredite olan belgelendirme kuruluşlarından alınan helal belgeleri tüm dünyada geçerli. Kas Sertifikasyon, Malezya Helal Belgelendirme Kuruluşu JAKIM tarafından akredite edilmiş ve belgelendirme yapıyor. Bu belgeler JAKIM tarafından da onaylı ve tüm dünyada geçerli olan helal belgesi.

Bir firmanın Helal Gıda Sertifikası alabilmesi için, Helal Gıda Merkezi’ne sertifika için müracaat eden şirketlerden belirli evraklar istenir. Bunlar; şirket ticari faaliyet belgesi, şirket yetkilisinin imza sirküsü, ticari sicil gazetesi,  şirket yetkisinden onaylı ürün üretim izin belgesi, şirkete ait ISO ve HACCP Sertifikasının fotokopisi, işyeri çalışma ruhsatı, müracaat harcı ve ürünün özelliklerinin belirlenmesi için her çeşit laboratuar denetiminin yapılmasında Helal Gıda Merkezi’nin yetkili kılındığına dair şirket beyanıdır. Belirttiğimiz evrakların tamamlanmasının ardından sertifikaya başvuran firmanın imalatını ve üretimini incelemek üzere, sertifikalı denetçiler tarafından firma ziyaret edilerek gerekli denetimler yapılır. Denetim ve kontrollerde elde edilen bilgi ve belgelerle, ürün numuneleri üzerinde yapılan test ve tahlillerin sonuçları, Helal Gıda Merkezi ‘nin ilgili denetim kurullarında görüşüldükten sonra ürünün sertifika alıp almayacağına karar verilir. Bu süreçte Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu ile İlahiyat ve Fıkıh Yüksek Kurulunun görüşüne de başvurulur.

Sektörün dış ticaret ayağına bakıldığında, gıda ihracatının, 2002 yılında ekonominin krizden çıkmaya başlaması ile birlikte sürekli artan bir grafik çizdiği görülüyor. Toplam ihracattaki pay ise 2003 yılından itibaren yükselişe geçti. Sektörün yükselen ihracat payı, gelişmekte olan bir ülke açısından son derece önemli bir gösterge olmakla birlikte, üretimde özellikle katma değeri yüksek gıda ürünlerinin tercih edilmesi ile bu payın artırılması mümkün. Sektör aynı zamanda birçok yabancı yatırımcıya da ev sahipliği yapıyor. İmalat sanayine yönelen yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 10’u, Türkiye’ye yatırım yapan tüm yabancı sermayeli şirketlerin ise yüzde 2’si gıda sektörünü tercih ediyor.                           Tutar olarak bakıldığında 1,4 milyar dolarlık imalat yatırımının 363 milyon doları gıda sektörüne giderken, 11,1 milyar dolarlık toplam yabancı sermaye yatırımının da yüzde 3’ü bu sektöre yönelmiş.

Türkiye’de ağırlıklı olarak kullanılan yatırım şekli olan ortak girişim, gıda sektöründe de yoğun olarak tercih ediliyor. Son veriler incelendiğinde, 2007’de 40.000 gıda işletmesinde 90 milyar dolarlık üretim yapıldı ve 400.000 kişiye istihdam sağlandı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 artarak 10 milyar 254 milyon dolar olduğu göze çarpıyor.

Kobiline Kobi Destek Merkezi

Kırsal Kalkınma Programı 2011-2015 Dönemi Destekleri

Tarım Bakanlığının tarımsal sanayi desteklerinden olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklemesi hakkında ki bakanlar kurulu kararı açıklandı. Uzun zamandan beri beklenen ve geçen yıl açıklanmayan 6. etap KKYDP kapsamında tarımsal sanayi desteklenmektedir. Bu kapsamda ekonomik yatırımlar ve makine ekipman destekleri yer almakta idi. Bakanlık bu dönem koyun, keçi ve manda ile ilgili modern sabit yatırımları destek kapsamına almıştır. Başvuru zamanı, desteklenecek iller ve diğer konular açıklanacak olan tebliğler ile belirlenecektir.

Kararın amacı; doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının etkinliklerinin artırılması, kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulması ve tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması için makine ve ekipman alımlarına ilişkin yatırımları desteklemektir.

01.01.2011- 31.12.2015 tarihleri arasında,  kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak için gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyete yönelik yatımları ile toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeye katkı sağlamak için belirlenmiş makine ve ekipman alımlarını ve yerinde montajını desteklemek amacıyla yapılacak hibe ödemelerine ilişkin hususları kapsıyor.Tarıma dayalı yatırımların desteklenmesi aşağıdaki konuları kapsıyor;

a) Ekonomik yatırımlar

  • Yeni yatırım tesisleri,
  • Kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesi,
  • Kısmen yapılmış yatırımların tamamlanması,
  • Alternatif enerji kaynakları kullanan seralar,
  • Jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi kullanan tarımsal üretim tesisleri,
  • Koyun, keçi ve manda ile ilgili modem sabit yatırımlar.

b) Toplu basınçlı sulama sistemi yatırımları

Bu Karar kapsamında desteklenecek makine ve ekipman alımları her yıl tebliğ ile belirlenir.

PROJE TUTARLARI VE DESTEKLEME ORANLARI

(1) Ekonomik yatırımlarda hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.

(2) Toplu basınçlı sulama sistemlerinde hibeye esas proje tutarı üst limitinin %75’ine hibe yoluyla destek verilir.

(3) Makine ve ekipman alımlarında hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.

(4) Proje bütçesi katma değer vergisi (KDV) hariç hazırlanır.

(5) Hibeye esas proje tutarı üst limitleri tebliğ ile belirlenir.

Destekleme kapsamına alınacak iller proje konuları tebliğ ile belirlenir.

FİNANSMAN VE ÖDEMELER

 (1) Yapılacak ödemeler için gerekli kaynak, ilgili mali yıl bütçe kanunu ile tahsis edilen ödeneklerden karşılanır ve TC Ziraat Bankası A.Ş. aracılığıyla ödenir. Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak yapılan nakdi ödeme tutarının %0,2’si oranında Ziraat Bankası A.Ş. ye hizmet komisyonu ödenir.

(2) Yapılan proje başvuruları, ilgili yıl Bakanlık bütçesinde yer alan ödenek çerçevesinde ve tebliğinde öngörülen kriterlere göre değerlendirilir.

DESTEKLERDEN YARARLANAMAYACAK OLANLAR

 (1) Hibe desteklemelerinden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz, Ancak toplu basınçlı sulama sistemi yatırımlarından köylere hizmet götürme birlikleri yararlanabilir.

DENETİM VE CEZAİ HÜKÜMLER

 (1) Yapılacak destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri Bakanlık alır.

(2) Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleri ile ilgili, alacaklar ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.

(3)İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, desteklemelerden haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süre ile desteklerden yararlanamaz.

Kobiline Destek Merkezi

Kobi-Line Hizmetleri Kobi’leri Büyülüyor

“Devlet bana ne sağlayacak ki?”

“Devlet kaşıkla verir kepçeyle alır?”

“İşlerime koşturmaktan verilen hibe, teşvik ve desteklerden haberimiz mi oluyor?”

“Kendi yağımızla kavrulup gidiyoruz işte!”

“Bankalar bizi sevmiyorki?”

 Hibe, Teşvik, Kredi ve Desteklerden faydalanmanın birçok önemli sebepleri var:

·         Öz sermayenizi kullanmadan yatırım yapmak, işinizi büyütmek.

·         Çalışanlarınızın sigorta primlerinin işveren hissesini cebinizden değil, SGK’dan ödetmek.

·         Nitelikli eleman çalıştırarak hem işletmenizin kalitesini yükseltmek hem de maaşlarının yüzde 60’nı devletin kasasından almak.

·         Kabul edilmeyen projelerinizin, makine teçhizat kısmını yurt dışından temin etmek.

·         Almış olduğunuz belgelerin; ISO 9001, HACCP, TSE, CE, TÜV vb. masraflarının yüzde 60nı devlet desteği ile almak.

 Peki, tüm bunlardan yararlanmak neden bu kadar zor?

·         Çoğumuzun bunlarla uğraşacak vakti yok. Günlük işleyiş bizi o kadar meşgul ediyki kendimize bile doğru dürüst vakit ayıramıyoruz.

·         Birçok işletme sahibi devlete güvenemediği için bunlardan yararlanmaktan korkuyor. Uğraşmak istemiyor.  Ön yargılarından kurtulamıyor.

·         Diğer başka en önemli etken ise tüm bu hibe, teşvik ve desteklerden KOBİ’lerimizin maalesef yüzde 90’ının haberi bile olmuyor, büyük bir bilinmezlik var. Her işi muhasebecisinin üzerine yıkıyor. O da işlerini yetiştirmekten firmasına artı bir katkı sağlamaya vakit bile ayıramıyor.

Peki ya şöyle olsaydı:

·         İşletmemiz günlük işlerini rutin bir şekilde yaparken birileri de devletin ve AB’nin sağlamış olduğu tüm imkanlardan işletmeye kazanç sağlasaydı,

·         Hiçbir ek masrafa, ek personele gerek kalmadan verilen bu hibe, teşvik, kredi ve desteklerden haberimiz olsaydı ve fayda sağlasaydık,

·         Tüm bu hizmetleri bizim adımıza birileri yapsaydı ve nereye, nasıl ve ne zaman başvuru yapılacaksa hepsini yapıp takip etseydi.

İşte tüm bu hizmetleri Türkiye çapında sağlayan bir kuruluş, şimdi size de hizmet vermekten gurur duyuyor. KOBİ’leri bilgilendirip yönlendiren, bugüne kadar binlerce KOBİ’nin gönlünde taht kurmuş,

devletin sağlamış olduğu hibe, teşvik ve destekleri nasıl, nereden ve nereye müracaat ederek almanız gerektiğini size adım adım gösteren bir KOBİ-LINE Bilgi Merkezi’niz var.

İşinizi rahatlatacak, işletmenizi büyütecek ve sizi geleceğe taşıyacak bu merkezle siz de tanışmanın onurunu yaşayın. Unutmayınız, gelecek de bir gün gelecek ama önemli olan oraya nasıl vardığınızdır.

Sizi, işletmenizi ve çocuklarınızı 2023 Türkiye’sine taşımaktan gurur duyuyoruz.

Sunduğumuz Hizmetler:

Ø  KOBİ Hibe Servisi

Ø  KOBİ Destek Bülteni

Ø  Bilgilendirme Hizmetleri

Ø  Belgelendirme Hizmetleri

Ø  Reklam Hizmetleri

Ø  Eğitim Hizmetleri

Ø  Hibe, Teşvik ve Destekler

Ø  Personel Yetiştirme Kursları

Ø  Personel Bulma ve Yerleştirme Servisi

Ø  İş Planı Hazırlama ve Takibi

Ø  Web Site Tasarımları

Ø  Kurumsal Ve Bireysel Gelişim, Marka, İmaj ve Koçluk

Ø  Banka Kredileri

Ø  Kredi Garanti Fonu

Ø  Satış Ve Pazarlama Metot ve Taktikleri

Ø  Girişimcilik Hizmetleri

www.kobi-line.com