GAP Bölgesinde Tarıma Dayalı Yüzde 50 Hibe Desteklerini Tamamladık

AK Parti’nin 4. Olağan Büyük Kongresi’nden de bahseden Bakan Eker, orada yabancı devlet adamlarının bulunduğunu, Mesut Barzani’nin de kongrede bulunduğunu ifade etti. Mesut Barzani’nin kongrelerinde bir konuşma yaptığını dile getiren Bakan Eker, “Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracatın 12 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun 11 milyar dolarlık kısmını Kuzey Irak’a oradaki Kürdistan Özerk Bölgesi’ne yapıldığını söyledi. Bu tabi bölgeden yapılan ihracat açısından komşu olmamız münasebetiyle son derece önemlidir. Buradan büyük bir gelişme imkânı var. Biz gelişmeyi alt yapıyla birlikte iyi işletebilirsek tarımsal hammaddelerinin bu pazarlara doğru rahat bir şekilde götürebiliriz. Tarım bakanlığının GAP Eylem Planı ile ilgili bütçesi 1 milyar 400 milyon lira ayrılan ödeneğimiz. 1 milyar 400 milyon liranın bugün itibarı ile 1 milyar 200 milyon lirasını kullanmış durumdayız. Yılsonuna kadar da diğer kalan parayı da kullanıyoruz. Kapalı drenaj çalışmaları sürüyor, hibe destekleri devam ediyor, 621 tane GAP bölgesinde tarıma dayalı sanayi tesisine biz yüzde 50 hibe desteklerini tamamladık. Bunun 70 tanesi Diyarbakır’da. Eskiden sanayicilere bu gölgede gıda sanayi yardımı yapın dediğimizde bize dedikleri şey ‘Tamam biz gelelim ama orda süt yok’ oluyordu. Şimdi bizim son birkaç yıl içerisinde tamamladığımız projelerle ciddi şekilde bir süt üretimi ortaya girdi. Bu üretim ile birlikte artık sanayicilerimiz rahatlıkla arzu ettikleri yatırımı burada hayata geçirebilirler. 600 bin lira sermayenin yarısını hibe veriyoruz. Gıdaya dayalı herhangi bir sanayi tesisi burada yapıldığı zaman bunlar hayata geçebiliyor” diye konuştu.

Bizim Bir Terör Sorunumuz Var Bu Genel Manasıyla Kürt Sorunun Sonucudur Bunu Biliyoruz

Bölgede Artan Terör Olaylarına Da Değinen Bakan Eker Şunları Söyledi:

“Bizim bir terör sorunumuz var. Bu genel manasıyla Kürt sorunun sonucudur bunu biliyoruz. Ama arkadaşlar biz hükümet olarak bu sorunu demokratikleşme ve sivilleşme yoluyla çözme konusunda hiçbir dönemde hiçbir zaman cesaret edilmeyen adımları atmak suretiyle bu adımları hayata geçirdik. Fakat sorunun daha çok kan dökmek suretiyle kendi politik çıkarları doğrultusunda sorunu büyütmeye çalışan veya birtakım karanlık güçlere bu içerde olabilir dışarıda olabilir, onlara taşeronluk yapan bir terör örgütü var. Bizim bunlara da sesimizi çıkarabilmemiz lazım. Arkadaş sen Diyarbakır’da kurulmuş atölyenin sahibinden ne istiyorsun neden gelip onun iş makinesini yakıyorsun diyebilmemiz lazım. Şantiyeyi basıp aracı yakanlara önce bir dur bakalım diyebilmemiz lazım, bu cesareti gösterebilmemiz lazım. O nedenle burada demokratikleşme ve sivilleşmeyle ilgili adımları atıyoruz. Ama bunu sabote eden bir örgüt var. Bunu sadece ben Diyarbakırlı Kürt ve AK Partili birisi olarak söylemiyorum. Bunu aklı olan vicdanı olan herkes de bunu bilir. Bazıları korkar sesini çıkaramaz baskı altındadır, tehdit altındadır, bir şekilde endişe ediyor sesini çıkaramaz biliyoruz. Susmak suretiyle bir yere varamayız. Biz kamu ve devlet olarak bu bölgede yapılan yatırımlara asla hızını kesmeyiz. Biz hükümet olarak kamu olarak burada yapılan yatırımların hızını kesmeden devam edeceğiz. Pabuç bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık bundan sonra da yapmayacağız. Bizden öncekiler yapmadı. Eğer bizden öncekilerde bizim tavrımızı takınsalardı, belki biz bugün bu noktada olmayacaktık. Daha iyi bir noktada olurduk. Ama biz bombalasalar da mayın da kursalar saldırsalar da biz hizmetlerimizi kamu devlet olarak faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. STK’lardan ricam şu korkunun ecele faydası yok. Haksıza haksız diyeceğiz. Bunu diyemediğimiz sürece sessiz kaldığımız sürece bir yere varamayız. Çünkü zulüm var. Neden herkes senin gibi düşünmek zorunda arkadaş. Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Herkes senin istediğin yere oy vermek zorunda değil. Bunu baskı ile hayata geçirmeye hakkın yok. AK Parti hükümeti hiçbir ayrım yapmadan eğer bir ayrım varsa pozitif ayrımcılık anlayışıyla buraya yatırım yapma kararındayız. Burada gerçekten pozitif bir ayrımcılık var. Bunu görelim yardımcı olalım. Ne için bu bölgenin refahı için, bu bölgenin evladı işsiz kalmasın diye.”

Büyükekşi Eylül Ayı İhracat Rakamlarını Açıkladı

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 11 milyar 408 milyon dolara, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 12,1 artışla 111 milyar 463 milyon dolara ulaştığını söyledi. Son 12 aylık dönemde de ihracatın yüzde 11,6 artışla 146 milyar 927 milyon dolara yükseldiğini kaydeden Büyükekşi, “Eylül ayında en fazla ihracatı 1 milyar 503 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaptı. Kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 488 milyon dolar ile ikinci sırada, hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz ise 1 milyar 373 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Tarım sektörlerimiz eylül ayında 1 milyar 638 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 14,4 pay aldı. Sanayinin payı 9 milyar 405 milyon dolar ile yüzde 82,4, madencilik ürünlerinin payı ise 365 milyon dolar ile yüzde 3,2 oldu. Eylül ayında sektörlerimiz içinde en fazla ihracat artışını yüzde 58 ile mücevher sektörümüz, yüzde 48 ile savunma-havacılık ve yüzde 38 ile deri sektörü yakaladı. İller bazında ilk 10 ihracatçı ilimiz arasında eylül ayında ihracatını en fazla artıran il yüzde 22 artış ile Gaziantep oldu. Denizli’nin ihracatı ise yüzde 11, İstanbul’un yüzde 8, Kocaeli’nin yüzde 8, Hatay ve İzmir’in yüzde 5, Ankara’nın ise yüzde 4 arttı. İlk 10 ilimiz arasında en fazla ihracatı düşen ilimiz ise ihracatı yüzde 10 gerileyen Manisa oldu. Sakarya’nın ihracatı yüzde 7, Bursa’nın ise yüzde 2 azaldı. Diyarbakır’ın ihracatı ise eylül ayında yüzde 56 artış gösterdi. İlk 9 aylık artış oranı ise yüzde 24 oldu” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından başarılı olan iş adamlarına plaket verildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Endeavor’dan Dört Girişimciye Destek

Bugün 17 ülkede aktif olarak faaliyet gösteren Endeavor, girişimciliğin gelişmesinde küresel katkıya sahip bir dernek. Bulunduğu ülkelerde adeta girişimci avına çıkan Endeavor, seçtiği girişimcileri pek çok yönden destekliyor. Bunu kimi zaman girişimci için sağladığı küresel network (ağ), kimi zaman da sunduğu yeni iş planları, rol modelleri, doğru finansman kanallarına erişim gibi yollarla yapıyor. Girişimcilerin Endeavor deneyimi ise her yıl birkaç farklı ülkede yapılan seçim panellerinde start alıyor.

Türkiye’den İki Yeni Şirket

Endeavor, Türkiye’de dördüncü kez uluslararası seçim paneli düzenledi. Endeavor Türkiye ofisinin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen panelde, 13 farklı ülkeden üst düzey yönetici, girişimci, lider ve yatırımcılardan oluşan 24 panelist, iki gün süren sıkı bir seçim süreciyle yeni Endeavor girişimcilerini belirledi. Girişimciler arasında iki şirketi temsilen dört girişimci yer aldı. Bunlardan biri Altuğ Acar ve Pınar Kart Acar’ın 2010 yılında kurduğu ‘Hediyemo’, diğeri Göktuğ Okan Oğuz ile Haldun Uraz’ın yine 2010 yılnda hayata geçirdiği ‘unnado.com’ oldu.

Hediyemo, insanlara sevdiklerinin cep telefonuna, e-posta adresine veya Facebook duvarına anında hediye göndermelerini sağlayan, Türkiye ve Avrupa’da ilk, dünyada da ilkler arasında yer alan bir sosyal hediye gönderme platformu. 2011’de 800 bin TL ciro yapan şirketin 2014 hedefi ise 30 milyon lira. Unnado.com ise “private shopping” iş modeli ile kurulmuş bir online anne, bebek ve çocuk mağazası. Şirket ortakları Oğuz ve Uraz, baba olduktan sonra böyle bir sitenin önemini anladıklarını vurgularken, müşterileriyle bire bir temas kurmaya çok önem verdiklerini anlattı. Unnado.com, 2012 yılsonunda 9-10 milyon liralık ciro hedefliyor.

2 Bin Kişiye İstihdam

Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu, seçim panelinin son gününde düzenlenen gala gecesinde, “Endeavor girişimcileri 2011 sonu itibari ile 290 milyon dolar ciro elde etmenin yanı sıra, 2 bin kişiye istihdam sağlıyor” dedi. İstanbul seçimlerini tamamlayan Endevor Derneği, bundan sonraki seçimleri aralıkta ABD, martta Yunanistan ve mayısta Arjantin’de yapacak. Endeavor girişimcilerin yer aldığı sektör dağılımına bakıldığında, teknoloji, tüketim malları, iş hizmetleri, sağlık hizmetleri ile finans sektörlerinin ağırlıkta olduğu görülüyor.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

SERKA’dan Girişimcilik Hamlesi

SERKA ve KOSGEB’in işbirliğiyle girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimcilerin kuracakları işletmelerin başarı düzeylerini arttırmak amacıyla “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” düzenlenecek.

SERKA ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) işbirliğiyle düzenlenecek olan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi için başvurular başladı.

Girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimcilerin iş planına dayalı olarak kuracakları işletmelerin başarı düzeylerini artırmak amacıyla verilecek olan eğitimler Kars, Ağrı, Ardahan ve Iğdır il merkezleri ile ilçe merkezlerinde düzenlenecek. 70 saat ücretsiz olarak verilecek olan eğitimlere katılanlar girişimcilik desteği için KOSGEB’e başvuru hakkı kazanacak ve başarılı bulunan girişimcilere 30 bin TL’ye kadar hibe, 70 bin TL’ye kadar da faizsiz kredi verilecek.

Eğitimlerde katılımcılara, girişimcilik niteliklerinin sınanması, iş fikirlerinin geliştirilmesi, yaratıcılık egzersizleri, iş planı kavramı ve ögeleri, pazar araştırması, pazarlama, üretim, yönetim, finansal planlar, iş planının yazılması ve sunumu konularında bilgi verilecek.

Eğitimini tamamlayarak katılım belgesi almaya hak kazanan ve işletmelerini kuran girişimciler KOSGEB’in Yeni Girişimci Desteğinden yararlanabilecek. Bu kapsamda girişimcilere 30 bin TL’ye kadar geri ödemesiz 70 bin TL’ye kadar da geri ödemeli destek verilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Tarımın Parlayan Yıldızı Bucak Kitabı Yayınlandı

Burdur’un Bucak ilçe Belediyesi’nin yürüttüğü ‘Pazarlama ve Bilgiye Erişim Konusunda Çiftçi ve Su Ürünleri Yetiştiricilerinin Eğitimi’ adlı Avrupa Birliği Hibe projesi kapsamında ‘Tarımın Parlayan Yıldızı: Bucak’ isimli proje kitapçığı Türkçe ve İngilizce olarak yayınlandı.

Bucak Belediye Başkanı Ramazan Ayaz kitapta İspanya, İtalya ve Polonya’ya yapılan teknik gezi ile bilgiler ve yabancı ortakların Bucak’taki tarımsal işletmelerin yer aldığını belirtti. Başkan Ayaz, “Proje kapsamında Bucak’ta çiftçilere yönelik düzenlenen konferanslarda AB’nde tarımsal ürünlerin pazarlanması, çiftçilerin tarımsal bilgiye erişim yolları, coğrafi işaret, modern sulama teknikleri için hibe desteği, Global GAP, hijyen, büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği, tıbbi ve aromatik bitkiler konularında sunulan bilgiler özetlenerek kitapta yer aldı. Ayrıca, çiftçiler ve tarımsal organizasyon temsilcileri Bucak ilçesinin tarımsal potansiyeli, ilçede kurulan tarımsal organizasyonlar ve endemik bitkiler hakkında detaylı bilgi de bulunuyor. Salep, melli yemişi ve kitre, Bucak ilçesi ile özdeşleşmiş ürünlerdir. Özellikle 2012 yılının başında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Bucak salebini ulusal medyanın gündemine taşıması sonucu Bucak ve salep kavramları birlikte anılır hale gelmiştir. Kitaptaki Salebin Öyküsü kısmında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Milletvekili Hakan Şükür ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in salep içerken fotoğrafları yer almıştır” dedi.

Yöresel ürün olan melli yemişinin de fotoğraf ve bilgi destekli olarak kitaptaki yerini aldığını kaydeden Başkan Ayaz, şunları söyledi:

“Bucak’ın eğitim, sanayi ve ticaret alanındaki başarılarını Türkiye’de birçok kişi yakinen bilir. Ayrıca, Bucak ilçesinin sahip olduğu tarım potansiyeli adını Türkiye’de söz ettirecek kadar büyüktür. Türkiye iç su balık üretiminin yaklaşık yüzde 13’ünün Bucak tarafından karşılanması, salebin yüzde 90’ının Bucak’tan Türkiye’ye pazarlanması, çok sayıda endemik bitkinin varlığı, Türkiye’deki önemli damızlık sığır merkezlerinden biri olması ve yüksek kaliteli süt üretimi Bucak’ın tarım sektöründe ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu açıklayan göstergelerdir. Ayrıca, Sulama Birliği’nin kurulmuş olması, modern hayvancılık tesislerinin ve girişimci ruha sahip çiftçilerin sayısının günden güne artması Bucak tarımı için önemli avantajlardır. Belediyemiz liderliğinde yürütülen AB Projesi; çiftçilerimizde özellikle yöresel ürünlerde kalite, gıda güvenliği ve markalaşmaya önem verme ve kooperatiflerin ürün pazarlamasında daha aktif rol almaları gerektiği konularında bilinçlenmesi ve Avrupalı çiftçilerle rekabet edebilme gücüne sahip olduklarını anlamaları açısından yararlı olmuştur. AB hibe projesinin başarıyla yürütülmesinde ve kitabın hazırlanmasında büyük emek sarf edenlere teşekkür ederim.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

İşletmelere Kulak Verin!

Bu işin bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmiyordum doğrusu. Telefonum susmak bilmiyor. Memnuniyet verici bir durum tabii. Elimden gelen yardımı yapıyor, arayanları bilgilendiriyorum. Bir hususu netliğe kavuşturmamız lazım. Kavuşturalım da siz değerli okuyucularımızı boşuna ümitlendirmeyelim ve sizleri gereksiz yere yormuş olmayalım. Türkiye Gazetesi olarak başlattığımız yazı dizisinde KOBİ ve sanayi işletmelerine yardımcı olmayı arzu ediyoruz. En başta da “hibe” ve “teşvik” programları hakkında. Neden bu firmalara öncelik veriyoruz; onu da anlatayım: Türkiye‘nin “proje” üretme alışkanlığı yok. Türkiye Gazetesi olarak biz, Türk işletmelerinin ve tabii kamunun bu alışkanlığı kazanmasını istiyoruz. Bu misyon ve sorumlulukla hareket ediyoruz.

“Hibe” ve “Teşvik” programları uygulayan KOSGEB ve TÜBİTAK gibi kurumların maksadı da o aslında. Türkiye şayet 2023 Hedefi ‘ne ulaşmak istiyorsa; katma değeri yüksek mal üretmeye ve aynı zamanda maliyetleri aşağı çekici tedbirler almaya mecbur. Bu da ancak akıllı projelerle mümkün. Hakeza Ekonomi Bakanlığı. Bu bakanlığın verdiği teşviklerin de aynı maksada hizmet ettiğini görüyoruz. Türkiye‘nin ihracatını arttırıp “döviz kazandıran” ya da ithalatı önleyip “döviz çıkışını” azaltıcı projelere hem hibe veriyor, hem de teşvik.

Peki, küçük esnaf ve sanatkâr ne yapsın? Halk Bankası esnaf ve sanatkârlara “işletme” ve “yatırım” kredisi veriyor. Esnafımızın Halkbank‘a müracaat etmesi gerekiyor. Burada önemli bir nokta var; ona temas etmeden geçemeyeceğim. Küçük esnaf işini büyütmek için çırpınıyor. Oldukça gayretliler de ama kredi miktarının az ve faizlerin yüksek olması elini kolunu bağlıyor onların. Kredi hususunda şartların iyileştirilmesini istiyorlar ki, yerden göğe haklılar.

KOSGEB işini büyütenleri teşvik ediyor; bu doğru. Ama “makine alacağım” ya da “bina inşa edeceğim” demek yetmiyor. Daha kapsamlı bir proje görmek istiyor haklı olarak bu kurum. KOBİ dediğimiz işletmenin projesi olması lazım bir kere. Kaç kişiyi istihdam imkânı sağlayacağını, pazar payını nasıl büyüteceğini ve yapacağı işin sürdürülebilirliği hususunda ikna etmesi gerekiyor yani KOSGEB’i. Çok sayıda soru geldi. Onları önümüzdeki günlerde cevaplamaya gayret edeceğim. Fakat içimi sızlatan bir konu var. Ona sıcağı sıcağına temas etmek istiyorum. Arayan okuyucum büyük bir işletmenin sahibi idi. 40 milyon TL harcayıp kurduğu fabrika şimdi kapalı. Kamuya vergi ve sigorta prim borcu var. Dolayısıyla bankalardan kredi alamıyor. İsminin mahfuz tutulmasını isteyen iş adamı “Ben” dedi. “Bu şartlarda ne yapabilirim?” Haklı bir soru. Kamu borcu var diye banka kredisi kullanamıyor. Finansmanı da yok. Faaliyetini durdurmuş bir fabrikanın devlete olan borcunu ödemesi mümkün mü? İş adamı okuyucum, “Bu şartlar da belki 5 bin işletme var ve hepsi kapalı.” dedi. Bu işletmelerin kamu borçları 5-10 sene ertelense; hem kaldıkları yerden yollarına devam ederler, hem de devlete olan borçlarını öderler. Maliye Bakanı‘nın dikkatini çekmek istedim.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Medikal Turizm Ve Teşvikler Konusunda Önemli Öneriler

Döviz Kazandırıcı Hizmet Sektörleri toplantısına konuşmacı olarak katılan Medikal Turizm Derneği Başkanı Uzm. Dr. Sinan İbiş önemli başlıklara dikkat çekti.

Ekonomi Bakanlığı, 28 Eylül 2012 de Döviz Kazandırıcı Hizmet Sektörleri toplantısını Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın başkanlığında İstanbul da gerçekleştirdi. Toplantıya, valiler, rektörler, akademisyenler, sağlık, eğitim, film ve bilişim sektörlerinin çatı kuruluşları temsilcileri ile işadamları katıldı.

Ekonomi Bakanlığı Haziran 2012 de, Resmi Gazetede yayımladığı 2012/4 sayılı Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ çerçevesinde; döviz kazandırıcı hizmet gelirlerinin artırılması ve hizmet sektörlerinin uluslararası rekabet güçlerinin artırılması, sağlık turizmi, bilişim, film ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilere destek sağlanacağını belirtmişti.

Teşvikle desteklenen 4 ayrı sektör adına; Sağlık Turizminde Uzm.Dr. Sinan İbiş, Eğitimde Mustafa Aydın, Bilişimde Aydın Ersöz, Filmde Fırat Genç kendi alanlarında kısa ve öz bilgiler aktararak konuyla ilgili çalışmalarını sürdürdüklerini ve tebliğden memnun olduklarını söylediler.

Medikal Turizm Derneği Başkanı ve Flavius International Medical Travel Organisation kuruluşlarının yönetim kurulu başkanı Uzm. Dr. Sinan İBİŞ medikal turizm sektörü adına yaptığı konuşmada önemli başlıklara dikkat çekti:

Ülkemizdeki tıp turizminin geliştirilmesi konusunda Ekonomi Bakanlığının teşvik çalışmasını gerçekleştirmesi sağlık sektöründe olumlu karşılandığını belirten Dr. Sinan İbiş; tıp turizminin gelişmesinde en büyük itici gücün bu turizm alanının ülkemizde bir politika haline getirilmesinin son derece önemli olduğunu, özellikle turizm politikalarının geliştirilmesinde ana rol sahibi Turizm Bakanlığına bu konuda büyük bir görev düştüğünü söyledi.

Teşvik alanlarında verimliliğin artırılması için bireysel değil, kitlesel hareketleri öngören çalışmaların özellikle senaryo halinde dönüştürülmesinin gerektiğini vurgulayan Dr. İbiş; başarılı bir verimlilik için çok seviyeli kazanımı öngören projelerin oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Ekonomi Bakanlığının yarattığı, bu projelerdeki adımların ihtiyaçlarının yaratılacak fikirlerle ne kadar sınırsız ve bilinmez olduğunu düşünüldüğünde, ihtiyaçların da o kadar sınırsız ve bilinmez olduğunu ifade eden Dr. İbiş, teşvik paketlerindeki kısıtlayıcı kurallar yerine KOSGEB, Kalkınma Ajansları veya Avrupa Birliği projeleri mantığında proje bazında değerlendirilip kabul görmeyi referans alan, yeniliği ve değerleri yaratmayı öngören teşvik kurallarına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

Sağlıkta başarılı operasyonlara adım atmak için ülkeler arası ihtiyaçların karşılanmasını öngören ikili devlet çalışmalarına gerek olduğunu örnek olarak Makedonya da hemodiyaliz, İngiltere de ortopedik protez, petrol ülkelerinde ileri kanser araştırmaları ve tedavileri gibi ihtiyaçların karşılanmasını öngören anlaşmaların verimlilikte başarıyı getireceğini ekledi.

Hedef Kısa Süreli Bir Hasta Mı, Uzun Süreli Çok Potansiyel Hasta Mı?

Ekonomi Bakanlığının uygulamaya koyduğu teşvik kapsamında bir hasta için uçak biletinin tamamı ve tedavi bedelinin yüzde 50 si teşvik paketimize göre devletimizce karşılanacak. Yani bir göz lazeri yaptıran kişi 600 USD’ lik tedavi bedeli ödeyecek, biz ise bu kişiye 600 USD uçak bileti ve 300 USD teşvik katkısı sağlayacağız. Basit tıbbi müdahalelerdeki teşvikler ekonomik açıdan bakıldığında tabi ki ülkemiz için kazançlı görülmüyor.

Uzm.Dr. İbiş ise; hastalanma ihtimali yüksek olan emekli veya yaşlıların ülkemizde mutlu ve sosyal zenginliklerle yaşatılması halinde kazanımın tahmin edilemeyecek boyutta olduğunu, örnek olarak Norveç hükümetinin yaklaşık 1 milyon emekli vatandaşını başka ülkelerde yaşattığını ve her biri için barınma, sağlık ve sosyal yaşam olanakları için ayda 5.000 EURO ödediğine dikkat çekti.

1 milyon kişilik bu kitlenin yıllık ödemeler tutarının 60 milyar EURO gibi bir rakama ulaştığını belirten Dr. Sinan İbiş; “bu kişilerin emekli maaşlarının da ayrıca ödendiğini ve gittikleri ülkelerde harcanabilir olduklarını düşünüldüğünde ise 30 milyar EURO’ luk ilave bir kaynakla birlikte toplam 90 milyar EURO’ luk bir kazanıma ulaşılabileceğini, sağlık hizmeti satmanın sadece ekonomi bir kazanım olmadığını, sosyal ve global politikalar anlamında da eşsiz kazançlar ve yeni iş olanakları sağladığını, her yabancı misafirin onun ülkesine açılım için bir anahtar rolünü de sağladığını söyledi.

Türkiye’de İsveç Yaşam Köyü

Uzm.Dr.İbiş; şu an Türkiye de bir İsveç yaşam köyü kurulabilmesi yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini, bu çalışmaların başarılabilir ve olabildiğince de erken sonuçlanması için mutlaka hedef ülkelere yönelik ülkelerarası anlaşmaların devlet güvencesiyle ivedilikle gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Bunun için bu ikili görüşmeler ve anlaşmalar konusunda Ekonomi Bakanlığının destelerini sektörden esirgememesi gerektiğini, her geçen gün hızla yaşlanan dünyada yaşlıların bakımları ile sağlık giderlerinin çok fazla olduğunu, o nedenle bu ihtiyaçların karşılanmasının başka ülke taşeronlarına aktarılmasının şu an birçok ülkede tartışıldığını vurguladı.

Genç nüfusu ve ülkesel zenginlikleri ile Türkiye ‘nin burada rol sahibi olabileceğini, dört yıldır ülkemizde ilk ve tek olan Hetex Sağlık Turizmi Fuarının Antalya da gerçekleştirildiğini ve bu fuarın ülkemizdeki sağlık turizmi çalışmalarına güç kattığını, 4.Hetex Sağlık Turizmi Fuarı’nın Antalya da Anfaş Fuar Merkezinde 01 – 03.kasım 2012 tarihlerinde gerçekleştirileceğini, ayrıca Medikal Turizm Derneği’nin tıp turizmi sektörünün gelişimi için bu alanda çalışan veya çalışacak kişileri özellikle medikal turizm stratejileri konusunda eğitimler verdiklerini, bu eğitim çalışmalarının da sağlık turizmi pazarının gelişimi için mutlaka Ekonomi Bakanlığınca teşvik kapsamına alınması gerektiğini ifade etti.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TAGİD Eğitim Semineri

Trakya Aktif Genç İşadamları Derneği (TAGİD) üyelerine KOSGEB Tekirdağ Merkez Müdürlüğü ile ortaklaşa seminer verildi.

TAGİD merkezinde düzenlenen seminerde KOSGEB uzmanları Özkan Tatlı ve Gökhan Akdağoğlu, KOSGEB’in kuruluş amacını ve verdiği destekleri anlattı.

Uzmanlar, adayların sertifika aldıktan sonra şirket kurma yolunda izlemeleri gereken süreçler hakkında bilgi vererek, KOSGEB’in geri ödemesiz desteğinin detaylarını anlattı.

Uzmanlar, işletme ortaklığı konularında açıklama yaparak, KOSGEB’in işletme kuruluş desteği, kuruluş dönemi donanım desteği, işletme giderleri desteği ve sabit yatırım desteği konularında detaylı bilgi paylaştı.

TAGİD Genel Sekreteri Nihat Biçer, şunları söyledi:

“KOSGEB eğitim ve seminerlerini yaklaşık 7 başlık halinde programladık. 15-20 gün aralıklarla bir konu başlığını ele alıp üyelerimizin KOSGEB ile alakalı hiçbir eksiklerinin kalmaması noktasında sıralı seminerler yapacağız. Bu çalışma da üyelerimizin daha kolay ve ne yaptıklarını bilerek proje hazırlamalarına imkân sağlayacak.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (SESOB)’nün düzenlediği KOSGEB destekli Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri ’ne katılan kursiyerler düzenlenen törenle belgelerini aldı.

SESOB salonunda gerçekleştirilen törende konuşan Birlik Başkanı Beşir Köksal, açmış oldukları kursta 85 girişimciye sertifika verdiklerini söyledi. SESOB olarak daha önce Kadın Girişimciliğini Destekleme Projesi kapsamında ilimizde 760 kadına eğitim verildiğini ve bunların bazılarının da kendi iş yerlerini kurduğunu ifade eden Köksal, eğitimin devamında ise KOSGEB Müdürlüğü ile ortak bir çalışma yaparak Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerini yaptıklarını belirtti. Köksal, “Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği olarak girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimcileri iş planı kavramı ile tanıştırarak başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak amacıyla KOSGEB Müdürlüğümüz ile yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde 90 kursiyerimize girişimcilik eğitimleri vermiş bulunuyoruz. Bugün ise 60 kişilik olan ikinci etap girişimcilik eğimlerimizi başlattık.

KOSGEB Müdürlüğümüzün esnaf ve sanatkârımıza çok farklı destekleri bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden bir tanesi de vermiş olduğumuz uygulamalı girişimcilik eğitimleridir. KOSGEB İl Müdürlüğünce başlatılan ve teşkilatımız tarafından yürütülen bu eğitimler ve beraberindeki destekler şüphesiz son derece önemli ve gereklidir. Bu eğitimlerin gerek il ekonomisine, gerekse de ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlayacağını ifade etmek istiyorum” dedi. KOSGEB Müdürü Hüsamettin Çay ise SESOB ile ortaklaşa gerçekleştirilen eğitiminin önemine değinerek, KOSGEB olarak, 2012 yılında girişimcilik eğitimi alan kişi sayısını bin kişi olarak hedeflediklerini ve bu hedefe de ulaştıklarını belirtti. Çay, “Girişimcilik eğitimini bitirerek sertifika almış ve kendi işini kuranlara 30 bin TL hibe ve 70 bin TL de üst limitli sıfır faizli kredi verilmektedir. Bu desteğin amacı, cari açığa neden olan mal ve hizmetin yurt içindeki girişimciler eliyle üretilmesini sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Vali Yardımcısı Veysel Çiftçi ise, insan hayatında sürekli fırsatların olduğunu fakat bu fırsatların değerlendirilemediğini söyledi. Fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çiftçi, sunulan fırsatlardan faydalanılmasını istedi. Ülkenin en önemli sorunlarından bir tanesinin de nitelikli eleman olduğunu kaydeden Çiftci, “Ülkemizin en önemli sorunlarından bir tanesi her işi yapanlardan ziyade nitelikli bir işi, donatımlı bir işi hakkıyla yapabilmek gerekiyor. Ülkemiz AB’ye giriş sürecinde bir ülkedir. Bununla ilgili sürekli her alanda, her sektörde bir yenilik var. Ama sanayi ve girişimcilik alanında bir yenilikler aşırı derecede hızlı gitmekte. Bunu takip ettiğimiz sürece ayakta kalabiliriz.” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından girişimcilik eğitimine katılarak sertifika almaya hak kazananlara sertifikaları Vali Yardımcısı Veysel Çiftçi, Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Demirok, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Beşir Köksal, Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürü Tanzer Erdem, KOSGEB Müdürü Hüsamettin Çay, Çalışma ve İş Kur Müdürü Nabi Soysal, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Yüksel Demirgil ve oda başkanları tarafından verildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Yeni Teşvik Sisteminin Tanıtımı Yapıldı

Bugün Türkiye 2012’nin ilk 9 ayında adeta tüm dünyadaki ülkelere hem de yükselen pazarlara kafa tutacak bir şekilde ihracatını yüzde 12 arttırmıştır. Terörün engellemesine, iş makinesini yakmasına, iş yerlerini kundaklamasına rağmen biz inadına burada olacağız inadına yatırım, inadına üretim, inadına birlik ve beraberlik diyeceğiz. Gıda, tarım ve hayvancılık bakanı mehdi eker. Türkiye son 10 yıl içerisinde tarım sektörü hasılasını 23 milyar dolardan 62 milyar dolara çıkardı. GAP Eylem Planı’na ayrılan 1 milyar 400 milyon lira ödeneğinin bugün itibarı ile 1 milyar 200 milyon lirasını kullanmış durumdayız. Bizi bombalasalar da mayın da kursalar saldırsalar da hizmetlerimizi, faaliyetlerimizi devam ettireceğiz.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Diyarbakır’da organize ettiği ve Eylül ayı ihracat kayıt rakamları ile Yeni Teşvik Sistemi’nin anlatıldığı toplantıda konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Bugün Türkiye 2012’nin ilk 9 ayında adeta tüm dünyadaki ülkelere hem de yükselen pazarlara kafa tutacak bir şekilde ihracatını yüzde 12 arttırmıştır. Terörün her türlü engellemesine rağmen, biz inadına burada olacağız, inadına yatırım, inadına üretim, inadına birlik ve beraberlik diyeceğiz” dedi.

TİM tarafından organize edilen Yeni Teşvik Sistemi’nin tanıtım toplantısı Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Cuma İçten, Oya Eronat, Mine Lök Beyaz, Süleyman Hamzaoğulları, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, kurum müdürleri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, katılımcıları Kürtçe selamlayarak konuşmasına başladı. İlk teşvik toplantısına Muş’tan başladıklarını belirten Bakan Çağlayan, daha sonra Şanlıurfa’da, Van’da, Çanakkale’de bu toplantıları yaptıktan sonra Diyarbakır’a geldiklerini ifade etti.

Çanakkale’de bu toplantıyı yapmalarının çok önemli bir nedeninin olduğunu kaydeden Bakan Çağlayan, ülkeyi, bu cumhuriyeti kuranların, canlarını seve seve uğrunda vermiş olduğu bu topraklar için ölenlerin, Kürt, Türk, Laz, Arap, Çerkez, Alevi ve Sünni ayrımı olmaksızın bu ülke için hep birlikte savaştığı ve şahadet mertebesine yerleştiği Çanakkale’de bulunduklarını kaydetti. Çanakkale’deki mezarlarda şehitlerin isimlerinin yazmadığını aktaran Bakan Çağlayan, “Bir mezarın içinde Diyarbakır’dan, Muş’tan, Bingöl’den, Hatay’dan, Nevşehir’den, Edirne’den gelmiş olan insanların aynı şahadet için canlarını seve seve vermiş olduğu mezarların taşında sadece onların gelmiş olduğu iller bir de ruhlarına Fatiha yazıyor. Türkiye; Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ı ile Alevi Sünni’si ile bir bütündür, tek bir devlettir. Böyle de olmaya devam edecektir. Bunu bozmak isteyenler varsa fırsat da verilmeyecektir. Bugün bil hassa yeni teşvik sisteminde 6. bölgemize pozitif bir ayrımcılık yaptık. Bunu yaparken bu bölgenin geri bırakılmışlığını, geri kalmışlığını bende yaşayan bir insanım. Son 10 yıldır Doğu Güneydoğu’ya yapılan yatırım Cumhuriyet tarihindeki toplam yatırımlardan daha fazla ve 35 katrilyon yatırım yapılmıştır. Terörün engellemesine, iş makinesini yakmasına rağmen, iş yerlerini kundaklamasına rağmen ve buraya yatırım gelmesin medeniyet, huzur gelmesin ekonomisi gelişmesin düşüncesine rağmen, biz inadına burada olacağız inadına yatırım, inadına üretim, inadına birlik ve beraberlik diyeceğiz. Çünkü Türkiye’nin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var” diye konuştu.

IMF’ye 5 Milyar Dolar Biz Veriyoruz Cep Harçlığı Olarak Al Borçlarını Dağıt Diye

Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir başarı içinden geçtiğini dile getiren Bakan Çağlayan, “Bugün adeta böylesi bir süreçte Türkiye’nin tüm dünyaya meydan okuduğu bir dönemden geçiyoruz. Krize kafa tuttuğumuz bir dönemden geçiyoruz. Türkiye ihracatı 10 yıl önce sadece 36 milyar dolardı. 36 milyar dolar ihracatın yüzde 60’a yakını Avrupa’ya yapılırdı. Geçen yıl Avrupa payı yüzde 48’yerde idi. Bu yıl Avrupa ekonomisindeki bunalımdan darboğazdan ve sıkıntıdan dolayı talebin daralması, Avrupa ekonomisinin küçülmesinden dolayı Avrupa ihracatı bizim ihracatımızdaki payı yüzde 33’ye kadar düştü. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun payı yüzde 25’ti. Burada da siyasi, ekonomik problemler yaşanıyor. Türkiye ihracatının yüzde 75’inden fazlasını yapmış olduğu iki bölgede ekonomik daralma ve darlanmaya rağmen ekonomik küçülmeye rağmen Avrupa tarihinin en büyük işsizliğini görmüş olduğu bir ortamda, Türkiye ihracatını arttırıyor. Bugün Türkiye 2012’nin ilk 9 ayında adeta tüm dünyadaki ülkelere hem de yükselen pazarlara kafa tutacak bir şekilde ihracatını yüzde 12 arttırmıştır. Ben sanayi odası başkanı iken o dönemki hükümete gölge etmeyin başka ihsan istemez derdik. O zaman devlet ekonomi içinde haksız rekabet yapardı. Bugün son 9,5 yılda Türkiye dünyada konuşulan bir mucize gerçekleştirdi. Biz başkanlar bir araya geldiğimizde Amerika’nın başarı hikâyesini konuşurduk, Japonya’nın başarı hikâyesini konuşurduk, Güney Kore’nin başarı hikâyesini konuşurduk, Almanya’nın nasıl dünyanın en büyük ekonomisi olduğunu ballandıra ballandıra anlatırdık. Kendimize anlatacak bir başarı hikâyemiz yoktu. Şimdi Türkiye siyasi, ekonomik istikrarla müteşebbisi, yatırımcısı, üreticisi, sanayicisi ihracatçısı ile birlikte tüm dünyada anlatılan bir başarı hikâyesine sahip oldu. Bizin Amerika’ya IMF’den 1 milyar dolar kredi koparabilmek için figüran olarak götürürlerdi. Biz figürandık. Niye siyasiler bizi şirin olarak göstereceklerdi. Türkiye IMF’den 1 milyar dolar alamasaydı memurunun maaşını ödeyemeyecekti. Şimdi bakın Türkiye’ye dünyanın en büyük ikinci krizinden geçtiğimiz bir ortamda ihracat yapılan pazarların yüzde 75’inde sorun yaşandığı bir ortamda bırakın IMF’den destek almayı adeta IMF’ye 5 milyar dolar cep harçlığı veriyoruz al borçlarını dağıt diye. Türkiye böyle bir ekonomik seviyeye geldi. Türkiye’nin önünü kimse kesemez. Türkiye ekonomik bağımsızlığını ekonomik gelişmişliğini elde ettiği müddetçe, kendi gündemini kendisi belirleyen bir ülke olmuştur” şeklinde konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

ÇOMÜ Projesine TÜBİTAK’tan Destek

Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)’nden Doç. Dr. Fatih Algı’nın Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği (COST) kapsamında hazırladığı proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklendi. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Algı’nın projesi, yeni nesil supramoleküler yapıların, optik ve elektronik malzemelerin tasarımı ve geliştirilmesini amaçlıyor.

Doç. Dr. Algı, yürüttüğü uluslararası düzeydeki bilimsel çalışmaları dolayısıyla kısa bir süre önce TÜBİTAK tarafından Avrupa Bilim Vakfı (ESF) COST Yönetim Kurulu Türkiye temsilci üyeliğine atanmıştı. 2008-2011 yılları arasında farklı COST aksiyonlarında (D36 ve D38) iki projeyi başarıyla tamamlayan Fatih Algı ve grubuna, uluslararası COST projesi kapsamında yaklaşık 120 bin Euro destek verilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi