Geçmişte Türkiye’ye Hasta Diyenler Yoğun Bakım Çadırındalar

AK Parti’nin dün gerçekleştirilen 4. Olağan Büyük Kongresi’ne de değinen Bakan Çağlayan, “Çoğunuz televizyonlardan partimizin kongresini izlemişsinizdir. Kongre deyince aklınıza ne gelirdi, havalarda sandalyeler uçuşurdu, aynı partiden olan insanların birbirlerine yumruk attığı zamanlar kongrelerde aklımızda kalırdı. Dün Türkiye’nin en büyük partisi kongresini adeta bir bayram şöleni havası içerisinde yaptı. 20’den fazla ülkeden insan Türkiye’ye gelip AK Parti’nin kongresine katıldı. Niye, gelişen Türkiye, büyüyen Türkiye, imajı artan Türkiye, zengin Türkiye bunu sağlayacaktı ve bu ortaya konuldu. 10 yıl önce pasaportlarda size uygulanan muamele ile bugün şanlı şerefli ay yıldızlı pasaportlarınıza ve size uygulanan muamele aynı mı? 270 milyon dolara satılamayan bir banka ne oldu da 3 yıl sonra 2,7 milyar dolara satıldı. Ne yaptı o banka, nereden para kazandı. Kazandığı tek bir şey vardı, Türkiye’nin siyasi iktidarı, ekonomik istikrarı marka değerinin artması. TİM’in koyduğu 500 milyar dolar 2023’te Türkiye’nin hedefi olmuştur. Benim memleketim Muş’ta liseyi bitirenlerin üniversiteye gitme şansı kesinlikle yoktu. Çünkü okul yoktu, eğitim yoktu, kalite yoktu, öğretmen yoktu, kitap yoktu, defter yoktu. Bugün İstanbul’da ne varsa, Diyarbakır’da Adıyaman’da, Muş’ta o var. Sağlıkta da eğitimde de altyapıda da her alanda bu var. Bunlar için Türkiye’nin ekonomisinin gelişmesi gerekiyor. Türkiye 2003-2008 yılları arasındaki 8 yılda ortalama yüzde 5,3 büyüdü. Cumhuriyet tarihinde böyle bir büyüme örneği yok. Büyüyen bir Türkiye borcunu azalttı, kişi başına düşen milli gelirini arttırdı. Türkiye’nin ekonomisinin büyümesinin motoru ihracattır. Eylül ayı ihracatımız 11,4 milyar dolar bu daha TİM’in açıklamış olduğu rakam. Kayıtlara girmeyen bir çok ürün ay sonunda açıklanacak. Bugün 111,5 milyar dolar seviyesine girmiş olan Türkiye’nin 9 yıllık ihracatı 114 milyar dolara yaklaşacaktır. Biz 148,5 milyar dolar hedefini koyduğumuz zaman parite bugünkü parite değil. Şu an için gelmiş olduğumuz son 12 aylık rakam 146,9 milyar dolar, 2 milyar dolar da kayda girmeyen rakam gelse demek ki biz 2012 hedefimizi eylül ayı sonu itibarı ile yakalamış olacağız. Biz pazar çeşitliliği oluşturduk. Geçmişte Türkiye’ye hasta diyenler yoğun bakım çadırındalar, Allah onlara şifa versin” ifadelerini kullandı.

SSK İşveren Payı Üzerindeki Yüzde 50 Şartını Da Kaldırdık Çöpe Attık

İhracat meydanın tam bir er meydanı, babayiğit meydanı olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Çağlayan, buna rağmen ihracatçıların çok çabuk adapte olduklarını söyledi. Türkiye’nin, genç nüfus avantajıyla bu başarıyı yakaladığını belirten Bakan Çağlayan, “Yabancı sermayenin yüzde 75’i Avrupa’dan geliyor. Bunlar bizim kara kaşımıza kara gözümüze hayran değil. Evet onlarda çok iyi boyumuz posumuz iyi, kaşımız gözümüz de iyi. Bunlar Türkiye’nin siyasi istikrarına, ekonomik istikrarına, coğrafi avantajlarına geliyor. Niye Diyarbakır son 8 yılda ihracatını 25 kat arttırdı? Çünkü Diyarbakır hem içinde bulunduğu bölge hem de etrafıyla önemli bir bağı var. Bugün Diyarbakır Çin’i kendisine korku yapanlara meydan okuyor. Diyarbakır’ın ihracatında Çin ikinci sırada. Diyarbakır Türkiye açısından son derece önemli, tarihiyle, kültürüyle, mazisiyle, geçmişiyle, sanatıyla, her şeyiyle önemli bir kent. Bu bölgede yatırım yapacak insan bırakın cebinden para çıkarmayı adeta cebine para koyacak duruma gelmiştir. Madem cömertlik yaptınız 6. bölgeye ekstra bir destek verdiniz dediler bana, işçi parasını 10 yıl boyunca siz karşılıyorsunuz. Gelir vergisi stopajını 10 yıl boyunca karşılıyorsunuz, bizim mevcut uygulamamızdan dolayı SSK işveren payımız yatırımın yüzde 50’sine kadar destekleniyor. Ne olacak onlara veriyorsunuz bunlara niye vermiyorsunuz. 99’u veren 100’ü de verir demeye başladılar. Bizde ilgili bakan arkadaşlarımızla konuştuk kararnameyi imzaladık. Başbakanlığımıza gönderdik inşallah bir iki gün içerisinde imzalanacak SSK işveren payı üzerindeki yüzde 50 şartını da kaldırdık çöpe attık hayırlı uğurlu olsun. Şimdi 6. bölgede yatırım yapan bir yatırımcı 10 yıl SSK işçi payı yok. Gelir vergisi stopajı yok, 10 yıl boyunca SSK işveren payı yok. Hele hele OSB’de yatırım yapıyorsanız SSK işveren payı desteği çıktı 12 yıla” şeklinde konuştu.

Gereken yatırımların yapılması için finansman desteğine de ihtiyaç duyulduğunu bildiren Bakan Çağlayan şöyle dedi:

“Bazı bankaların adeta 6. bölgeye ilgili negatif ayrımcılığını da görüyorum. Onları buradan uyarıyorum. Sen Ankara’da, İstanbul’da, oradaki tapulu araziyi ipoteği, gayrimenkulü ipotek kabul ederken, Diyarbakır’daki araziyi kabul etme lüksüne sahip değilsin arkadaş bu ayıptır bir kere yakışık kalmaz. Bu konuda ayrımcılık yapmayacaksınız. 6. bölgedeki araziyi de gayrimenkulü de ipotek olarak kabul edeceksiniz. Sigorta şirketlerine de sesleniyorum. Sigorta yaparken negatif ayrımcılık yapmamanız gerekiyor.”

Türkiye Tarım Sektörü Son 8 Yılın 7’sinde Pozitif Olarak Büyüdü

Daha sonra konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’nin ekonomik performansıyla ilgili rakamların kamuoyuna paylaşıldığı bir etkinliğin, Diyarbakır’da düzenlemesini, Diyarbakır’a verilen önemin, değerin göstergesi olarak kabul edildiğini söyledi. Ülke ekonomisinin önemli bir bölümünü tarımın oluşturduğunu kaydeden Bakan Eker, “Gerek istihdam, gerek milli gelire katkısı bakımından bizim için önemli. Bizim önümüzde önemli bir potansiyel var, hem dış ticaret potansiyeli bakımından hem buradaki ekonomik faaliyeti gerçekte daha etkin daha çok istihdam yaratacak bir faaliyete dönüştürmek bakımından tarım ve hayvancılığın bu bölgede haseten geliştirilmesi son derece önemli. Türkiye tarım sektörü son 8 yılın 7’sinde pozitif olarak büyüdü. Geçmiş yüzyıla baktığımız zaman tarım sektörünün 3 yıl üst üste büyüdüğüne şahit olamazsınız. Tabiat şartlarına bağlı bir sene bir şey oluyor hemen büyümesi azalıyor. Ama alınan tedbirlerle tarımın tabiat şartlarına bağlılığı minimum düzeye çekiliyor bu nedenle de son 8 yılın 7’sinde Türkiye’de tarım sektörü pozitif olarak büyüdü. 2011 yılında yüzde 5,6 büyüdü tarım sektörü. AB’nin 2011 tarım sektörü büyümesi sadece yüzde 3. 2011-2012 yıllarına göre ise biz AB’ye göre tarımda 3 kat daha fazla büyüdük. Türkiye son 10 yıl içerisinde tarım sektörü hasılasını 23 milyar dolardan 62 milyar dolara çıkardı. AB içerisinde Türkiye 62 milyar dolarlık tarım hasılası ile bir numaraya yükselmiş durumda. Son 5-6 yılda geçtiğimiz ülkeler, Fransa İtalya ve İspanya. Avrupa’da bir numarayız, dünyada sadece önümüzde büyük kıta ülkeleri var. Çin, Hindistan, ABD, Endonezya gibi ülkeler var. Hacim olarak milyonlarca kilometre kare büyüklüğünde milyarlarca nüfusu olan ülkeler var. Rusya Federasyonu bile bizim kadar hasıla üretmiyor. İhracata da yansıdı tarımdaki bu performans. İhracatta Türkiye bundan 10 sene önce 4 milyar dolar tarım ürünü ihraç ediyordu. Bugün 15 milyar dolar tarım ürünü ihraç ediyor. Yüzde 283’lük tarım ihracatında bir artış var. Dünyada 10 yıllık süreç içerisinde yüzde 170’tir, Türkiye’de yüzde 283. Destekleme politikalarındaki ciddi politikalar ile oluştu bu durum. Türkiye’nin tarım ürünü miktar olarak 5 milyon tondu şu anda 10 milyon ton. 161 ülkeye tarım ürünü ihracatı yapıyorduk şimdi 186 ülkeye yapıyoruz. Bin 480 tarım ürünü ihraç ediyorduk şimdi bin 532 ürün ihraç ediyoruz. Yaş meyve ve sebzede 1,6 milyon ton iken 3,3 milyon tona çıktı.bunun ihracatı. Değer itibarı ile de 500 milyon dolardan 2 milyar dolara çıktı. Bu küresel sermayenin de ilgisini çekiyor. 2003-2012 yılları arasında 6,2 milyar dolarlık tarım için yabancı sermaye geldi. Eskiden Türkiye bir pazarda ürünlerinin büyük kısmını ihraç edebiliyordu. Şimdi alan genişledi. Avrupa’ya 2002 yılında ihracatımızın yüzde 55’i yapılıyordu bunun payı düştü ancak Asya ülkelerinde yapılan ihracat yüzde 18 iken yüzde 36’ya çıktı. Daha geniş bir alana gelişmekte olan ülkelere gelişen pazarlara doğru Türkiye’nin ihracatçısı daha etkin bir şekilde giriyor ve alanını genişletiyor. Daha çok ülkeye ve gelişen pazarlara giriyor” dedi.

“Gap Bölgesinde Tarıma Dayalı 621 Sanayi Tesisine Biz Yüzde 50 Hibe Desteklerini Tamamladık”

AK Parti’nin 4. Olağan Büyük Kongresi’nden de bahseden Bakan Eker, orada yabancı devlet adamlarının bulunduğunu, Mesut Barzani’nin de kongrede bulunduğunu ifade etti. Mesut Barzani’nin kongrelerinde bir konuşma yaptığını dile getiren Bakan Eker, “Türkiye’nin Irak’a yaptığı ihracatın 12 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun 11 milyar dolarlık kısmını Kuzey Irak’a oradaki Kürdistan Özerk Bölgesi’ne yapıldığını söyledi. Bu tabi bölgeden yapılan ihracat açısından komşu olmamız münasebetiyle son derece önemlidir. Buradan büyük bir gelişme imkânı var. Biz gelişmeyi alt yapıyla birlikte iyi işletebilirsek tarımsal hammaddelerinin bu pazarlara doğru rahat bir şekilde götürebiliriz. Tarım bakanlığının GAP Eylem Planı ile ilgili bütçesi 1 milyar 400 milyon lira ayrılan ödeneğimiz. 1 milyar 400 milyon liranın bugün itibarı ile 1 milyar 200 milyon lirasını kullanmış durumdayız. Yılsonuna kadar da diğer kalan parayı da kullanıyoruz. Kapalı drenaj çalışmaları sürüyor, hibe destekleri devam ediyor, 621 tane GAP bölgesinde tarıma dayalı sanayi tesisine biz yüzde 50 hibe desteklerini tamamladık. Bunun 70 tanesi Diyarbakır’da. Eskiden sanayicilere bu gölgede gıda sanayi yardımı yapın dediğimizde bize dedikleri şey ‘Tamam biz gelelim ama orda süt yok’ oluyordu. Şimdi bizim son birkaç yıl içerisinde tamamladığımız projelerle ciddi şekilde bir süt üretimi ortaya girdi. Bu üretim ile birlikte artık sanayicilerimiz rahatlıkla arzu ettikleri yatırımı burada hayata geçirebilirler. 600 bin lira sermayenin yarısını hibe veriyoruz. Gıdaya dayalı herhangi bir sanayi tesisi burada yapıldığı zaman bunlar hayata geçebiliyor” diye konuştu.

Bizim Bir Terör Sorunumuz Var Bu Genel Manasıyla Kürt Sorunun Sonucudur Bunu Biliyoruz

Bölgede Artan Terör Olaylarına Da Değinen Bakan Eker Şunları Söyledi:

“Bizim bir terör sorunumuz var. Bu genel manasıyla Kürt sorunun sonucudur bunu biliyoruz. Ama arkadaşlar biz hükümet olarak bu sorunu demokratikleşme ve sivilleşme yoluyla çözme konusunda hiçbir dönemde hiçbir zaman cesaret edilmeyen adımları atmak suretiyle bu adımları hayata geçirdik. Fakat sorunun daha çok kan dökmek suretiyle kendi politik çıkarları doğrultusunda sorunu büyütmeye çalışan veya birtakım karanlık güçlere bu içerde olabilir dışarıda olabilir, onlara taşeronluk yapan bir terör örgütü var. Bizim bunlara da sesimizi çıkarabilmemiz lazım. Arkadaş sen Diyarbakır’da kurulmuş atölyenin sahibinden ne istiyorsun neden gelip onun iş makinesini yakıyorsun diyebilmemiz lazım. Şantiyeyi basıp aracı yakanlara önce bir dur bakalım diyebilmemiz lazım, bu cesareti gösterebilmemiz lazım. O nedenle burada demokratikleşme ve sivilleşmeyle ilgili adımları atıyoruz. Ama bunu sabote eden bir örgüt var. Bunu sadece ben Diyarbakırlı Kürt ve AK Partili birisi olarak söylemiyorum. Bunu aklı olan vicdanı olan herkes de bunu bilir. Bazıları korkar sesini çıkaramaz baskı altındadır, tehdit altındadır, bir şekilde endişe ediyor sesini çıkaramaz biliyoruz. Susmak suretiyle bir yere varamayız. Biz kamu ve devlet olarak bu bölgede yapılan yatırımlara asla hızını kesmeyiz. Biz hükümet olarak kamu olarak burada yapılan yatırımların hızını kesmeden devam edeceğiz. Pabuç bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık bundan sonra da yapmayacağız. Bizden öncekiler yapmadı. Eğer bizden öncekilerde bizim tavrımızı takınsalardı, belki biz bugün bu noktada olmayacaktık. Daha iyi bir noktada olurduk. Ama biz bombalasalar da mayın da kursalar saldırsalar da biz hizmetlerimizi kamu devlet olarak faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. STK’lardan ricam şu korkunun ecele faydası yok. Haksıza haksız diyeceğiz. Bunu diyemediğimiz sürece sessiz kaldığımız sürece bir yere varamayız. Çünkü zulüm var. Neden herkes senin gibi düşünmek zorunda arkadaş. Herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Herkes senin istediğin yere oy vermek zorunda değil. Bunu baskı ile hayata geçirmeye hakkın yok. AK Parti hükümeti hiçbir ayrım yapmadan eğer bir ayrım varsa pozitif ayrımcılık anlayışıyla buraya yatırım yapma kararındayız. Burada gerçekten pozitif bir ayrımcılık var. Bunu görelim yardımcı olalım. Ne için bu bölgenin refahı için, bu bölgenin evladı işsiz kalmasın diye.”

Büyükekşi Eylül Ayı İhracat Rakamlarını Açıkladı

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 11 milyar 408 milyon dolara, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 12,1 artışla 111 milyar 463 milyon dolara ulaştığını söyledi. Son 12 aylık dönemde de ihracatın yüzde 11,6 artışla 146 milyar 927 milyon dolara yükseldiğini kaydeden Büyükekşi, “Eylül ayında en fazla ihracatı 1 milyar 503 milyon dolar ile otomotiv sektörümüz yaptı. Kimyevi maddeler sektörümüz 1 milyar 488 milyon dolar ile ikinci sırada, hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz ise 1 milyar 373 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Tarım sektörlerimiz eylül ayında 1 milyar 638 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 14,4 pay aldı. Sanayinin payı 9 milyar 405 milyon dolar ile yüzde 82,4, madencilik ürünlerinin payı ise 365 milyon dolar ile yüzde 3,2 oldu. Eylül ayında sektörlerimiz içinde en fazla ihracat artışını yüzde 58 ile mücevher sektörümüz, yüzde 48 ile savunma-havacılık ve yüzde 38 ile deri sektörü yakaladı. İller bazında ilk 10 ihracatçı ilimiz arasında eylül ayında ihracatını en fazla artıran il yüzde 22 artış ile Gaziantep oldu. Denizli’nin ihracatı ise yüzde 11, İstanbul’un yüzde 8, Kocaeli’nin yüzde 8, Hatay ve İzmir’in yüzde 5, Ankara’nın ise yüzde 4 arttı. İlk 10 ilimiz arasında en fazla ihracatı düşen ilimiz ise ihracatı yüzde 10 gerileyen Manisa oldu. Sakarya’nın ihracatı yüzde 7, Bursa’nın ise yüzde 2 azaldı. Diyarbakır’ın ihracatı ise eylül ayında yüzde 56 artış gösterdi. İlk 9 aylık artış oranı ise yüzde 24 oldu” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından başarılı olan iş adamlarına plaket verildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Söke’nin AB Projelerinde Başarı Oranı Arttı

Söke İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Avrupa Birliği projelerinde başarı oranı arttı.

Geçtiğimiz yıllarda az sayıda olan başvuru ve bu başvuruların kabul oranında bu yıl artış gözlenirken; hak kazanılan ciddi hibe desteklemeleri bulunuyor.

2009 yılında 2, 2010 yılında 4, 2011 yılında 5 proje başvuru sayısı varken; 2012 yılında başvuru sayısı 16’ya ulaştı. 2009 yılında 2, 2010 ve 2011 yıllarında birer proje kabul edilirken; 2012 yılında 6 proje kabul edildi. Son yıllarda yapılan projelerden sadece İlçe Milli Eğitim’e bağlı kurumlar değil, çeşitli sektörlerden kurum ve kuruluşların projelere dahil edildikleri gözleniyor.

Kapsam Genişledi

Söke İlçe Kaymakamı Mehmet Demirezer, göreve geldiği ilk günden bu yana ilçedeki tüm kurum ve kuruluşların AB projeleri konusunda çalışmalarını arttırmasını istemiş, proje üretilmesini önermişti. Son dönemde ilçedeki özellikle sektörel ve mesleki sivil toplum kuruluşları ile yapılan toplantılarda AB projelerinin kapsamının genişletilmesi hedeflendi.

120 Bin Euro Hibe

Projelerin sürdürülmesi için AB (Ulusal Ajans) tarafından projesi kabul edilen okul ve kurumlara 2012 yılında toplam 117 Bin Euro hibe almaya hak kazanıldı. Söke’den kabul edilen projelerde Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü “Grundtvıg/We Need To Be Needed (İhtiyaç Duyulmaya İhtiyacımız Var) adlı proje ile 25 Bin Euro, Söke Lisesi “Comenıus/ Environmental Aviation Science Project” adlı proje ile 23 Bin Euro, Söke Anadolu Öğretmen Lisesi “Comenıus/ Learnıng Through The Experıences” adlı proje ile 23 Bin Euro, Söke Cumhuriyet Anadolu Lisesi “In Search Of Lost Heroes” adlı proje ile 23 Bin Euro ve Söke Kocagözoğlu İlköğretim Okulu “Literal Tour Around Europe in 80 weeks, 7 voice” adlı proje ile 23 Bin Euro, Söke Kaymakamlığı Gençlik Projesi ile 3 Bin 200 Euro hibe aldı.

Titiz Davranılıyor

Söke Kaymakamlığı bünyesinde faaliyet gösteren AB projelerini hazırlayan AR-GE Birimi oldukça titiz davranıyor. Proje hazırlama konusunda oldukça deneyim kazanan AR-GE Birimi, proje içinde yer alacak ekibi büyük bir titizlikle seçiyor. Kültürler arası diyalog, farklı ülkelerde kurumların ortak paydada buluşması, yabancı düşmanlığını önlemek, yabancı dilde iletişimi sağlamak gibi konularda başarıyı hedefleyen projelerle ilgili olarak çeşitli eğitim seminerleri de düzenleniyor. Söke AR-GE ekibi Kuşadası ve Didim’de de kurumları ziyaret ederek danışmanlık faaliyetinde de bulunuyor.

Söke olarak AB projeleri kapsamında gerçekleştirilen yurt dışı gezilerinde adımızdan söz ettirmek, Söke’nin tanıtımı yanında hafızalarda yer etmek istediklerini dile getiren İlçe Kaymakamı Mehmet Demirezer, son dönemde yurt dışına giden ekiplerin bunu başardıklarını söyledi. Yabancı dilde etkin, konularında hakim olan insanların projeye dahil edildiğini ve bu konuda oldukça hassas davranıldığını belirten Kaymakam Demirezer; “Son yıllarda projelerin kapsamını oldukça genişlettik. Proje başvuru ve kabulü bakımından başarı oranımız arttı. Ancak yeterli görmüyoruz. Daha iyisi için çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine 
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

“Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” Mülakatları Tamamlandı

Aliağa Ticaret Odası(ALTO), İŞKUR ve KOSGEB işbirliği ile gerçekleşecek olan “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” ne ilişkin ilk grup mülakatları tamamlandı.

Eğitimler 3 grup şeklinde planlandı Mülakatlar İŞKUR, KOSGEB, ARGOS Danışmanlık ve ALTO yetkilileri tarafından gerçekleşirken, eğitime başvuranlara iş fikirlerine ilişkin detaylı sorular soruldu. 100’e yakın başvurunun yapıldığı eğitim için yapılan ilk mülakatlar sonucu 25 asil, 10 yedek aday belirlendi. İlk mülakatlar 4-19 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek olan eğitim için olup, kasım ve Aralık aylarında da eğitimlerin tekrarlanması planlanıyor. İlk grup için hazırlıklar tamamlanmış olup, kasım ve aralık aylarında gerçekleşmesi planlanan eğitimler için başvurular alınmaya devam ediyor.

Eğitimlere Halk Yoğun İlgi Gösterdi

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ALTO Başkanı Adnan Saka: ”Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” için halkın göstermiş olduğu ilgiden memnuniyet duyuyoruz. Şu ana kadar 100’e yakın başvuru yapıldı. Her gün yeni başvurular da gelmeye devam ediyor. Biz de oda olarak İŞKUR ve KOSGEB ile işbirliğimiz gereği başvuruların yoğun olmasında dolayı, ilk grup eğitimleri tamamladıktan sonra Kasım ayında ikinci grup, aralık ayında da üçüncü grup eğitimler için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yoğun başvurularla karşılaşmanın diğer sevindirici tarafı da halkın artık devlet destekleri konusunda bilinçlenmeye başlaması. Eğitimlerin başarı ile tamamlanması, devletin desteklerinden kursiyerlerin yararlanarak iş sahibi olmaları en büyük arzularımızdan” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Teşvik Güneydoğu’yu Uçurdu


Teşvik paketi Güneydoğu’yu yatırımda uçurdu. Paketin açıklanmasıyla harekete geçen yatırımcılar, Mardin’e 170 yeni yatırım için teşvik başvurusu yaparken, bu rakam Diyarbakır’da 120’yi aştı. Şanlıurfa’da yeni kurulacak OSB’de şimdiden yatırım yapılacak firma sayısı 90’a, yatırım miktarı da 837 milyon TL’ye ulaştı. Aralarında Ülker, Pınar gibi büyük kuruluşların da bulunduğu 40 firma Şanlıurfa 2’nci OSB’den arsa satın aldı. Pınar’ın et ve süt ürünleri konusunda 50 milyon liralık yatırım düşündüğü belirtilirken, gıda endüstrisinin en büyük yatırımcılarından Ülker’in de Urfa’da dondurma üreteceği ifade edildi. Teşvikten önce inşaat çalışmalarına başlayan Hakan Plastik’in ise 2’nci OSB’de 400 kişiyi istihdam edecek bir yatırım üzerinde çalıştığı bildirildi. Yeni yatırımlarla Şanlıurfa’da 5 bin kişiye istihdam yaratılması bekleniyor.

100 Milyonluk Otel

Mardin’de 2012’nin ilk altı ayında alınan 21 adet teşvik belgesiyle 146 milyon TL tutarında yatırım öngörülüyor. İlde sadece Temmuzda 8 belge alındı. Bu belgelerin yatırım tutarı ise 147 milyon TL. Mardin’e en büyük yatırım talebi ise turizm sektöründen geldi. Şehirde temmuz ayında alınan en geniş kapsamlı teşvik belgesi, yaklaşık 100 milyon TL’lik sabit yatırım tutarına sahip bir 5 yıldızlı otelin oldu.

OSB’lerde Yer Kalmadı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Teşvik sistemi 5 ve 6’ncı bölgelerdeki OSB’leri canlandırdı. Van, Batman, Diyarbakır ve Şanlıurfa OSB’lerinde, teşvikler açıklandıktan sonra parsel tahsisleri oldu. Diyarbakır ve Batman dolduğu için genişletme çalışmalarına başladık” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Bakanlıktan Çiftçilere Ekipman Desteği

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından kırsal Kalkınma Yarımlarının Desteklenmesi Hibe Programı kapsamında Düzce çiftçisine ekipman desteği düzenlenen törenle yapıldı.

Düzce çiftçisine destek sürüyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Kırsal Kalkınma Yarımlarının Desteklenmesi Hibe Programı kapsamında çiftçiye ekipman desteği için tören düzenlendi.

Vali Adnan Yılmaz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının son yıllarda başarılı çalışmalar ve ve doğru politikalar sonunda tarımsal anlamda önemli yol kat ettik. Ülkemiz tarımsal hasıla bakımında dünyada 7. Sıraya yükselmiştir. Bakanlığımız birçok tarımsal ürüne ve hayvancılığa
destekleme vermekte olup 2007 yılından itibaren bunlara ilaveten hibe programı kapsamında çiftçilerin satın alacakları makine ve ekipmana yüzde 50 hibe desteği verilmesini amaçlayan Makine ekipman alımlarının Desteklenmesi programı uygulamaya konulmuştur. Makine ve ekipman desteği tarımsal ürünlerin daha kaliteli olarak üretilmesi kırsalda tarımsal sanayinin gelişmesi zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırmak ve ülke geneline yayılmış tarım makineleri ve ekipman imalatçılarının desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Program kapsamında ilimizde 2007-2011 yılları arasında 2 bin 569 çiftçiye 4 milyon hibe desteği verilmiştir. 2012 yılında ise proje kapsamında 233 çiftçiye satın almış oldukları makine ve ekipmana destek vermiştir. Yapılan bu desteklerin çiftçimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Harun Kabaoğlu, bakanlık olarak çiftçilere büyük destek verildiğini işaret etti. Konuşmaların ardından
çiftçilere makine ve ekipmanları teslim edildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çağrı Merkezleri de “Teşvik” İstiyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) öncülüğünde Çağrı Merkezleri Derneği ve sektördeki firma temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan çalışma grubunun, sektörde faaliyette bulunan ve yeni kurulacak çağrı merkezlerine teşvik verilmesi amacıyla yasa taslağı hazırladı. Taslak, bugün Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a sunulacak.

Çağrı Merkezleri Derneği Başkanı Bahadır Pekkan, BTK öncülüğünde sektördeki 15 firma temsilcisinin katılımıyla oluşturulan 30 kişilik çalışma grubunun, yaklaşık 3 aylık çalışma sonucu çağrı merkezleri sektörünün desteklenmesi konusunda bir taslak hazırladıklarını söyledi. Pekkan, taslağın bugün Bakan Yıldırım’a sunulacağını belirtti.

Taslağın 3 temel nokta üzerine kurulduğunu kaydeden Pekkan, “Bunlardan biri şu; mevcut yatırımlara verilen teşvikler yılsonunda bitecek. Teşviklerin özellikle istihdamla ilgili kısmının makul bir süre uzatılmasını istiyoruz” dedi.

Çağrı Merkezleri Anadolu’da İşsizliğin Azalmasına Katkı Sağlıyor

Yeni açıklanan teşvik siteminde, herhangi bir kapsam içine alınmayan çağrı merkezlerinin stratejik olarak desteklenen sektörler arasına alınması gerektiğini dile getiren Pekkan, özellikle kadın ve engelli vatandaşlara iş kapısı olan çağrı merkezlerinin Anadolu’da işsizliğin azalmasına katkı sağladığını söyledi.

Yeni teşvik sistemindeki sadece 6. bölgeye verilen teşviklerin 3, 4. ve 5. bölgelere de verilmesini istediklerini belirten Pekkan, “Çağrı merkezlerinin şöyle bir özelliği var, sabit yatırımın maliyeti az, ancak insanlara yapılan giderler çok. Asıl kritik olan, kişi çalıştırma maliyetlerini aşağı çekecek teşviklerin alınması. O da SGK işveren payı oluyor. Çalışanların ödedikleri gelir vergisi üzerinden belli muafiyetler oluyor. Bir bireyin toplam maliyetini aşağı indirecek teşvikleri sektör olarak kritik görüyoruz” diye konuştu.

Teşvik Verilmezse Doğudaki Çağrı Merkezleri Birer Birer Kapanacak

Mevcut teşvik sistemindeki hakların yılsonunda ortadan kalkmasıyla bir kişinin yaklaşık maliyetinin 200 lira artacağını anlatan Pekkan, şöyle konuştu:

“Bu sektörün kar marjından daha yüksek. Yani 1000 lira civarında bir maliyet olduğunu düşünürsek, maliyeti yüzde 20 yukarı çıkaracak. Ancak dünyada da öyle, sektör yüzde 20’nin daha altında para kazanıyor. Bu ne demek, ya siz zam yapacaksınız ya da zararına çalışacaksınız ki bu ticari olarak mümkün değil. Fiyatlar yukarı çıkmaya başladığı zaman, teşvik verilmediği takdirde özellikle doğu bölgelerinde, bir avantajı olmadığı için buralardaki çağrı merkezleri birer birer kapanacak. Doğu bölgelerinde kurulacak çağrı merkezleri ile büyük şehirlerde kurulacak çağrı merkezlerinin maliyetleri birbirine yaklaşırsa firmalar kendilerine daha yakın olan daha rahat yönetebilecekleri yere çağrı merkezleri kurmak isteyecek. Asıl bizim gündeme getirmek istediğimiz nokta da bu. Yeni kurulacak ve 100 kişiden fazla istihdam sağlayacak çağrı merkezleri stratejik sektör olarak tanımlanmalı, sadece 6. bölgede değil 3, 4. ve 5. bölgede de desteklenmeli.”

Türkiye genelinde çağrı merkezlerinde 60 bin kişi çalıştığını, bu kişilerden yaklaşık yüzde 30’unun Anadolu’da bulunduğunu ifade eden Pekkan, “Sürekli büyüyen sektörde çalışan sayısının 5 yılda 100 bin kişiye ulaşacağını, bunlardan 40 bininin ise Anadolu’da açılacak çağrı merkezlerinde istihdam edileceğini öngörüyoruz” dedi.

Türkiye’deki çağrı merkezlerinin Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye de hizmet verebileceğini belirten Pekkan, yeni teşvik sistemine göre yurt dışına verilen hizmetlerden elde edilen gelirlerin yüzde 50’sinin kurumlar vergisinden muaf tutulacağını ancak bunun operasyonel ihtiyaçları çözmede yeterli olmadığını söyledi.

Belli sayıda istihdam sağlayan ve hizmet ihracı yapan çağrı merkezi yatırımlarının 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmasını isteyen Pekkan, “Bu yapıldığı takdirde Türkiye’ye gelmeyen işler, gelmeye başlayacak, dil bilenlerin istihdamı artacak. Ülkeye döviz girişi sağlanacak” diye konuştu.
Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Şehir Hayvanlarının Barındırılması Projesine Destek


Ankara Kalkınma Ajansı, şehir hayvanlarının kontrolünü uzun yıllar sağlayabilecek uygun işletim kabiliyeti ve donanıma sahip, yeterli büyüklükte ve Türkiye’ye örnek olabilecek entegre bir tesisin kuruluş fizibilite çalışmasına destek oluyor.

Ankara Kalkınma Ajansı Doğrudan Faaliyet Destek Programı kapsamında desteklenen projeye yönelik imza töreni proje yararlanıcıları ile Ankara Kalkınma Ajansı arasında yapıldı. Tüm Bilimsel, Kültürel ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (TÜBİKAM) ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nce yürütülen, Ankara Büyükşehir Belediye ve Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü‘nün iştirakçi olarak yer aldığı proje ile Ankara sınırları içerisinde yer alan şehir hayvanlarının çağdaş koşullarda barınabilmesinin imkanları araştırılacak. Proje ile ayrıca şehir hayvanlarının sayımı ve bununla ilgili diğer politikaların belirlenmesi için çalışmalar yapılması amaçlanıyor. Mevcut hayvan barınaklarına ilişkin raporların da yer alacağı çalışma sonunda, Ankara’da şehir hayvanlarının çağdaş koşullarda yaşayabilmesinin ve halkın yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik eylem planı ortaya çıkmış olacak.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TEYDEB’in Ar-ge Ve Yenilik Destekleri


TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programlığı Başkanlığı’nın (TEYDEB) “Özel Sektöre Yönelik Ar-Ge ve Yenilik Destekleri”, Adana Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda iş dünyası temsilcilerine tanıtıldı.

Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Sadi Sürenkök toplantının açılışında yaptığı konuşmada, ülkemizde ar-ge ve inovasyon çalışmalarının istenilen seviyede olmadığını, ayrılan kaynağın ise gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kaldığını belirterek, mutlaka artırılması gerektiğini söyledi.

Dünyanın ilk 10 büyük ekonomi arasına 2023 yılında girilmesinin hedeflendiğine dikkat çeken Sürenkök, kaynakların iyi kullanılarak daha çok katma değeri yüksek ve teknoloji içeren ürünlerin üretilerek ihraç edilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin, 143 ülke arasında küresel rekabetçilik endeksinde 43., inovasyon kapasitesinde 55. iş kolaylığında 71., matematik ve fen bilimlerinde 103., refah kapasitesinde 75. sırada yer aldığına dikkati çeken Sürenkök, “İlk 10 hedefine girmek istiyorsak bu endekslerde ilk 10 olmasa bile ilk 20 içerisinde olmalıyız. Bunları düzeltmeden ekonominin tek başına düzelmesi mümkün değil. Bu nedenle ar-ge ve inovasyona önem verilmelidir” dedi.

Ar-Ge’ye Her Türlü Desteği Vermeye Hazırız

TEYDEB Başkanı Fatih Yülek de, bugüne kadar 8 bin 371 ar-ge ve yenilik projesine 2,5 milyar lira destek verildiğini, bu yıl içerisinde 2 binin üzerinde proje başvurusu olduğunu, yıl sonuna kadar 300 milyon lira hibe verilmesinin planlandığını bildirdi.

Tanıtım ve eğitim çalışmalarıyla hibe desteğine talebin artırılmasını amaçladıklarını belirten Yülek, başvuran her projenin titizlikle değerlendirildiğini belirtti. Küçük veya büyük firma ayırımı yapılmadığını ifade eden Yülek, “Ar-ge ve yenilik çalışmalarına her türlü desteği vermeye hazırız. Gelin başvurunuzu yapın ve desteğimizi alın. Başvurmaktan bıkmayın, yılmayın. Başvurunuz ilkin kabul edilmese de ret gerekçesini göz önünde bulundurup revizyon yapıp tekrar gönderin, projenizin sonuna kadar takipçisi olun” diye konuştu.

TÜBİTAK TEYDEB’in destek programları ile ilgili bilgi veren Bilimsel Programlar Uzmanı Metin Tosunoğlu, desteklenen proje firmaların yüzde 90’ını KOBİ’lerin oluşturduğunu bildirdi. Ar-ge ve yenilik desteğinden potansiyeli büyük olmasına karşın Adana’nın yeterince yararlanamadığını belirten Tosunoğlu, 203 proje başvurusundan 60 firmanın 111 projesine 20,6 milyon lira hibe alan Adana’nın Akdeniz Bölgesi’nde birinci, Türkiye genelinde ise 10. sırada yer aldığını kaydetti.

Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı Ahmet Kardeşler, Adana Ticaret Borsası Başkanı Muammer Çalışkan, MÜSİAD Adana Şube Başkanı Bilal Nadir Gök’ün de izlediği toplantıda, ADASO Başkanı Sadi Sürenkök tarafından TEYDEB Başkanı Fatih Yülek’e Adana Sanayi Tarihi kitabı hediye edildi.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Genç Girişimcilere Destek Çağrısı

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkanı (GGYD) M. Nezih Allıoğlu, Türkiye’de genç ve kadın nüfusunun, toplam nüfusun önemli bir bölümünü teşkil ettiğine dikkat çekerek, iş hayatında bu nüfusun yeterince yer almadığını vurguladı.

KOSGEB ve kalkınma ajanslarının da aralarında bulunduğu çeşitli kurum ve kuruluşlarca girişimcilere destek sağlandığını hatırlatan Allıoğlu, şunları söyledi:

“Bu kurumların desteği çok önemli ancak yeterli değil. Girişimcilerin fikirlerini yaşama geçirmelerinde karşılaştıkları en büyük sorun sermaye. Öncelikle sermayeye ulaşmada karşılaştıkları engellerin ortadan kaldırılması, ihtiyaç duydukları finansmana daha kolay ulaşmalarına olanak verilmesi gerekmekte. Diğer yandan da girişimci genç ve kadınlara destek verecek kuruluş sayısı mutlaka arttırılmalı.”

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kadınlar Bu Proje İle Meslek Sahibi Olacak

Çukurova Kalkınma Ajansı 2011 yılı göçle gelen nüfusun sosyal ve iktisadi uyumunun sağlanması mali destek programı kapsamında desteklenen “Hazır giyim model makinecilik alanında ulusal yeterlilikte meslek edindirme projesi” kapsamında eğitimlere başlandı.

Enstitü Müdürü İkbal Kalın, düzenlenen toplantıdaki konuşmasında, kentte göç geçmişine sahip 15 kadın ve 15 genç kızdan oluşan 30 kursiyere hazır giyim ve makinecilik alanında, kentlilik kültürü ve birlikle yaşama becerisi geliştirme konularında 3 ay eğitim verileceğini söyledi.

Kalın, eğitim sonrasında başarılı olan kursiyerlere sertifika verileceğini belirterek, “Böylece proje paydaşları olan Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Adana Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve MEKSA Vakfı’nın desteği ile istihdam edilip aile ekonomisine katkıda bulunacaklar” dedi.

Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Zekeriya Şarbak ise Çukurova Kalkınma Ajansı’nın 2011 yılı mali destek programı kapsamında desteklenen projede 30 kursiyerin mesleki becerilerini geliştirip çalışma hayatına atılacaklarını söyledi.

Şarbak, proje sonunda ildeki göçle gelen insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesinin amaçlandığını belirterek, “Bu tür mali desteklerimiz bu yıl da açılacak. Kursta eğitime katılanlara başarılar diliyorum. Projenin en iyi şekilde sonuçlanmasını diliyorum. Amacımız bu projelerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak. Sürdürülebilirlik çok önemli önümüzdeki yıllarda da bu kursların devam etmesini diliyorum” diye konuştu.

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muharrem Gelen de, bakanlık olarak adı eğitim olan her yerde var olduklarını bildirerek, kentte 42’ye yakın mesleki eğitim merkezleri ve meslek liselerinde ciddi projelerin uygulandığını kaydetti.

Daha sonra Kalın, Şarbak, ve Gelen kursun açılışını yaptı.

Proje kapsamında kursiyerlere hazır giyim model makinecilik standartları alanında mesleki eğitimler düzenlenerek, defile organizasyonları gerçekleştirilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi 0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi