Çocukluk Hayali KOSGEB Desteği İle Artık Gerçek!

Tokat’ta çocukluğundan beri modanın içerisinde olmak ve kıyafet tasarlamak isteyen Didem Demirci, bu hayaline devletin girişimci kadınlara verdiği kurslar ve hibe destekleriyle ulaştı. Genç kadının iş yerinin açılışı Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ve Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat tarafından gerçekleştirildi.

Evli ve bir çocuk annesi olan 31 yaşındaki Didem Demirci’nin çocukluk hayaline ulaşmak için yıllardır gösterdiği çaba, Tokat Belediyesi Behsat Hanımeli Kültür Merkezi ve Halk Eğitimde gördüğü kurslar, Tokat Ticaret ve Sanayi Odasında katıldığı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi ve sonrasında KOSGEB’den aldığı hibe ile sonuca ulaştı. Didem Demirci açılış öncesinde yaptığı konuşmada, devletin ve yerel yönetimlerin kadınlar için yaptığı çalışmalar ve sonrasında alınan hibe ile hayalinin gerçekleştirdiğini ifade etti. Didem Demirci: “Sanki sihirli bir değnek ile oldu her şey. Tokat Belediyemize, Behsat Hanımeli Kültür Merkezimize, Tokat TSO’ya, İŞKUR’a ve KOSGEB’e teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kurumların her birinin verdiği hizmetlerle, onların sihirli dokunuşlarıyla hayalimi gerçekleştirdim. Allah devletimize zeval vermesin,” diyerek açıklamada bulundu.

Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, günümüzde kadınların da iş hayatında kendini göstermesiyle istihdama sağladıkları katkının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Eyüp Eroğlu: “Tokat Belediyesi olarak açmış olduğumuz Hanımeli Merkezimizde Tokatlı kadınlarımızın kendilerini geliştirmesi ve istedikleri mesleği yapabilmelerine yönelik çalışmalar düzenliyoruz. Bu çalışmaların sonucunu da kursiyerlerimizin açtıkları iş yerleriyle alıyoruz. Ben kendisini tebrik ediyor, iş yerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum,” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat ise devletin, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin verdiği desteklerle açılan bu tür işletmelerin, iş yeri açmayı hayal eden birçok girişimciye umut olduğunu belirtti. Başkan Ahmet Arat: “Didem kardeşimizin iş yerinin kendileri için bereketli, memleketimiz ve ülkemiz için hayırlar getiren bir yer olmasını diliyorum. Azminden dolayı kendisini kutluyor, bol kazançlı günler diliyorum,” dedi. Yapılan konuşmalar sonrasında iş yerini gezen Başkan Eyüp Eroğlu ve Başkan Ahmet Arat, Didem Demirci’nin katıldığı kursların bitirme belgelerini kendisine takdim etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bu Kredi Esnafın Yüzünü Güldürecek!

KOSGEB’in sıfır faizli ve 50 bin liraya kadar olan desteklerinden yararlanmak isteyen ancak bankaların çeşitli talepleriyle birlikte bundan yararlanamayan esnafın şikâyetlerinin giderek artması üzerine bu alanda yeni formül arayışları başladı. Hak ettiği halde kredi alamayan esnaflar için hükumet devreye girdi ve bankalarla gerekli görüşmelerin yapıldığını ve sorunun kısa sürede çözülmesinin ekonomiyi canlandıracağı bunun için çalışmaların bir an önce sonuçlanması için gerekenin yapılacağı söylendi.

Kayseri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Övüç, KOSGEB Sıfır Faizli İşletme Kredisi Faiz Desteğine başvurup faydalanamamış olan tüm esnaf ve sanatkâr için, teşkilat olarak çalışmalarının devam ettiğini söyledi. “Bilindiği üzere, KOSGEB tarafından 50 bin TL üst limitli Sıfır faizli İşletme Kredisi desteğine talep çok yoğun olmuş, fakat bankaların çeşitli talepleri sebebiyle krediye başvuran esnaf sanatkârlarımız krediden faydalanamamıştı. Kredi desteğine Türkiye genelinde 711 bin esnaf sanatkâr başvuruda bulunmuş, yapılan inceleme sonucunda 460 binin üzerinde işletme desteklerden faydalanmaya hak kazanmasına rağmen bunlardan sadece 267 bin tanesine kredi kullandırılabilmiştir. KOSGEB tarafından kredileri onaylandığı halde bankalarla sorun yaşayarak krediden faydalanamayan esnaf sanatkârlarımız için Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğimizin talepleri ve üst kuruluşumuz olan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nun Bankalar Birliği nezdinde yapmış olduğu girişimlerde özellikle kredi kullanımı, vergi ve SGK borcu nedeniyle bloke edilenlerle alakalı olarak, yapılandırma kapsamına dâhil olan işletmelerin kredisinin serbest bırakılması için talepte bulunulmuştur. Esnafların kamuya olan borçlarının mahsup edilmesi uygulamasının aşılması için de üst kuruluşumuz olan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu tarafından Bakanlıklar düzeyinde girişimlerde bulunulurken ilave bir düzenlemenin gerçekleşmesi için çalışmalar davam etmektedir,” şeklinde açıklamada bulundu.

Esnaf ve sanatkârların sıcak paraya ihtiyacı olmasına rağmen sunulan kredilerden esnaflar faydalanamıyor bunun da ekonomiyi olumsuz yönde etkilediği açıkça belli oluyor. Kredilerin olumlu sonuçlanmasının bir etkisi de doğru uzmanlarla işbirliği yaparak projelerin iyi bir şekilde hazırlanmasından geçiyor. Sizde kredilerinizin olumlu sonuçlanması ve bankalarla herhangi bir sorun yaşamamak için uzman ekiplerle iş birliği yapın.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Teknogirişimciye Çifte Teşvik!

Girişimin teşvik üssü TÜBİTAK, Bireysel Genç Girişim Programı (BİGG) kapsamında gelecek vadeden iş fikirlerini destekleriyle büyütecek. 150 bin TL’ye kadar desteklenecek teknogirişimcilere, KOBİ’lerin dostu KOSGEB de ayrıca destek verecek.

Farklı teknokentler bünyesinde 1512 TÜBİTAK Teknogirişim Sermaye Destek Programı kapsamında yürütülen Bireysel Genç Girişim Programı (BİGG) yeni işletmelerin doğuşuna zemin hazırlıyor. Destek çağrılarıyla girişimin doğasını yenileyen ve TÜBİTAK’a bağlı olduğu için girişimcileri kurumun desteklerinden faydalandırmayı amaçlayan ve kıymetli iş fikirlerine Bireysel Genç Girişim (BİGG) ile can suyu veriyor. Heves ve hayalleri gerçeğe dönüştüren TÜBİTAK MARTEK, girişimciliğin sınırlarını genişleten ve girişimciliğe yeni yollar çizen BİGG aracılığıyla yeni iş fikirlerini topluyor, seçkin ve yaratıcı reel zemine oturtuyor ve yeni iş planları yaratıyor. 150’si TÜBİTAK’tan 150’si KOSGEB’den olmak üzere girişimcilere destek sağlayacak olan TÜBİTAK MARTEK’in 2.çağrısının sonlanmasına çok az bir süre kaldı. BİGG başvuruları için son başvuru tarihi 31 Temmuz 2017 olarak belirtildi.

TÜBİTAK MARTEK’in BİGG desteleri kapsamında, 3 Ağustos 2017’de 1.aşama kazananların ilanıyla başlayacak olan süreç, 14 ila 20 Ağustos 2017 tarihleri arasında başlayacak olan kamp süreciyle devam edecek. Girişimcilerin eğitim alacağı bu kampta, parlak fikirlerin nitelikli rötuşlarla şekillendiği ve projelerin tamamlandığı bir evre olacak.

Girişimcilerin attığı her adımı, kendilerine parlak bir iş fikri olarak sunacak olan BİGG destekleri kapsamında yeni iş fikirlerine 150 bin TL’ye kadar destek verilebilecek. Nitelikli fikirleri özendirerek girişimciliğe ekstra kapı açma hedefinde olan bu program, girişimcileri aynı zamanda kampa da alacak. Girişimciye bu aşamada bir müjde de KOSGEB’den gelecek. Parlak fikirleriyle başvuru yapan kişiler, KOSGEB tarafından da fonlanacak. 50 bin TL’si hibe kapsamında verilecek destekler 150 bin TL’yi bulabilecek.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

TMO Üreticinin Yanında

Üreticiden; “Fındık fiyatı 15 lira olsun,” kampanyası. 8 Lira seviyelerine düşen fındık fiyatları üreticileri harekete geçirdi. Fındık Üreticisi site yöneticisi Kenan Ayhan “Fındık fiyatı 15 lira olsun” kampanyası başlattı. 1,5 milyon kişiden destek alan kampanyanın amacı fındığın 15 Lira olmasını isteyen üreticilerin sesini duyurmak.

Serbest piyasada son yıllarda fındık fiyatlarındaki düşüş nedeniyle fındık üreticisinin yaşadığı sıkıntılar devam ediyor. Fındık sürekli bakım gerektiren ve yılda bir kez hasat edilebilen bir ürün olduğundan üretim maliyetleri yüksek ürün. Geçen yıl fındık üretim maliyetleri Ziraat Odaları tarafından 8 lira olarak açıklansa da, fındık fiyatının 8 liraya kadar düşmesi üreticiyi olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle tüccar faktörü de devreye girdiğinde üreticinin mağduriyeti artıyor. Maliyetine alıcı bulan fındık, üreticisinin yüzünü güldürmüyor.

Dünyada fındık ihracatında bir numara olan Türkiye’nin bu konuda resmi olarak örgütlenmiş bir sivil üretici platformu olmasa da üreticiler sosyal medya üzerinden “Fındık fiyatı 15 lira olsun” adı altında bir buçuk milyon kişiye ulaştıkları bir kampanya başlattı. Fındık Dayanışma Platformu adı altındaki bu platform, fındık üreticisinin sıkıntılarını sosyal medya üzerinden dile getiriyor. Site yöneticisi Kenan Ayhan fındık üreticisinin ana sorununu şöyle özetliyor: “Bizim isteğimiz fındık tüketicileri, fındık için daha fazla ücret ödesin değil. Fındık üreticiden ucuza alınıp, tüketiciye pahalıya satılıyor. Bir başka değişle üreticiden ‘eh püf hadi alım bari’ deniliyor, diğer yandan tüketiciye altın tepside, lüks bir tüketim olarak pazarlanıyor. Biz bu hem tüketiciye hem üreticiye yapılana karşıyız. Bütün parayı aracılar kendi ceplerine atıyor. Üretici maliyetine çalışıyor. Tüketici lüks bir tüketim olarak bazen 50-60 liraya bir kilo fındık alıyor. Aracıların pay oranı düşürülüp tüketim fiyatı azaltılırsa, tüketim çoğalacak böylelikle fiyatlar kendine gelebilecek. Eğer tüketim fiyatı sabit tutulup üretici fiyatı yükseltilirse yine üretici kazanacak. Yani buradaki çözüm aracı firmaların payında yatıyor.” Diyerek açıklamada bulundu.

Arslan Soydan serbest piyasa kurallarının fındıkta tersine işlemesini tekelleşme sorununa bağlayarak şunları söyledi: “Serbest piyasanın devlet olmadan tekelleştiğini gördük. Serbest piyasanın tekelleştiğini artık şeffaf rekabet ortamının olmadığını söyleyebiliriz. Türkiye’de yabancı firmaların tekeline girmiş bir fındık sektörü görüyoruz. Serbest piyasa serbest piyasalıktan çıkmış halde. Devletin böyle bir tablo karşısın mutlaka müdahalede bulunması gerekiyor. İstikrarsız ve tekelleşen bir fındık sektöründe üretici yüksek maliyet ve düşük fiyatlarla mağdur ediliyor. Türk çiftçisine yapılan muamelenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Fiyatlar 8 liranın altında kalmaya devam ediyor; üretici şunu bekliyor, üretici bu fiyat karşısında TMO’nun müdahale etmesini istiyor, devlet elinin değmesinin şart olduğunu belirtiyor. TMO’nun müdahalesiyle talebimizin haklı olduğunu gördük, bunun devamının gelmesini bekliyoruz. Üreticinin beklentisi fazla değil sadece maliyetin üzerinde fiyatın istikrarlı olmasını ve emeğinin karşılığını almak istiyor.”

2017-2018 sezonu için Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yürüttükleri ortak bir çalışma olduğunu belirten Arslan Soydan, bu sezon için “TMO alımlarına devam ediyor talepleri alıyor. 2017 yılı içinde TMO’nun olup olmayacağı belli değil. Bakanlıkla birlikte rekolte oranları açısından yaptığımız bir çalışma var. 2017 yılının rekolte oranları tek bir çatı altından açıklanacak, bakanlığın açıklayacağı rakamlara herkesin güvenip saygı duyması gerekir,” dedi.

“Fındık fiyatlarının düşmesinin başka bir sebebi ise üreticilerin fındıklarını emanete vermeleri. Bu konuda üreticiler suçlanmamalı. Zira dediğimiz gibi üreticiler maliyetine neredeyse zararına çalışıyor. Çoğu üretici sadece yazın köye gelip fındığı topluyor ve büyükşehirlere geri dönüyor. Bazıları da gurbete gidiyor. Haliyle burada fındık barındırma şansları yok. Bu yüzden ürünlerini emanete veriyorlar. Bir diğer kesim için ise fındığı erken satmaları şart oluyor. Buradaki ekonomiyi iyi anlamak gerekir. Çiftçiler bir şey satın alırken borç alırlar ve ‘fındığa öderiz’ derler. Bu yüzden borçlarını vermek için fındıklarını satmaları şart. Emanete giden fındıklar ise tüccarlar vasıtasıyla piyasaya sürülüyor ve piyasa doyuma ulaşıyor. Haliyle artık fındık fiyatı hiç artmıyor. Bu açıdan devletin sürdürdüğü depolama tesisleri projesi var; fakat sonuç alınabilmiş değil. Üretici de bu konu ile ilgili bilgilendirilmiş değil. Fındık üreticisinin önümüzdeki sezon için hiç umudu yok. Zira önümüzdeki hafta fındık rekolteleri belli olacak. Eğer rekolte 400 bin tonun üstünde çıkarsa ve bu düzen böyle devam ederse fındık 8 liranın üstünü görmez. Fındık satılmıyor da değil. Elimizde kalmıyor, bugünkü açıklamalara göre 205 bin ton 10 ayda ihraç edildi ki bu iç fındık rakamı. Bunu 410 bin ton kabuklu fındığa tekabül ediyor. Geçen sezonun rekolte tahmini ise zaten 420 bin ton düzeyindeydi. Fındık fiyatını bulmuyor. Ayrıca artık fındık üreticiliğini emekliler ya da ikinci bir iş için yapan memurlar, çalışanlar yapıyor. Gençler fındık bahçelerinde durmuyorlar artık. Yapan kişiler de alışkanlıklarından dolayı devam ediyorlar.”

Fındık üreticisi devlet tarafından piyasaya etkili bir müdahale de bulunulmasını, serbest piyasadaki tekelleşmenin bitmesini ve fındık fiyatının 15 lira olmasını istiyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Hayvancılık Destek Başvuruları Açıldı!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, damızlık koç teke yetiştiriciliği yatırımları destek başvurularının başladığını duyurdu. Samsun Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü damızlık koç teke yetiştiriciliği yatırımları için destek başvuruları ile ilgili yazılı bilgilendirme açıklamasında bulundu. Birliklerin yeni yatırım veya kapasite artırımı rehabilitasyon konusunu içeren inşaat yapımı, makine alet ve ekipman alımı desteklerinden yalnızca bir kez yararlanabileceği bildirilen açıklamada, damızlık koç-teke alımında ise destekten yararlanamayacakları belirtildi.

“Birlik Üyesi Yetiştiriciler; hibe desteği kapsamında her 50 baş anaç hayvana kadar bir baş koç-teke olmak üzere en fazla 5 baş damızlık teke veya damızlık koç alabilir ve destekleme hibesinden yalnızca bir kez yararlanabilirler. Hibe oranı birlikler için inşaat yapımı, makine alet ve ekipman alımına ait gerçekleşme tutarının % 50’si ile sınırlandırıldı. Birlik üyesi yetiştiriciler için damızlık koç-teke satın alan birlik üyesi yetiştiricilere alım tutarının % 50’si olarak belirlendi. Bu desteklemeden yararlanmak isteyen yatırımcılar 11 Temmuz-10 Ağustos 2017 tarihleri arasında başvurularını yapacaklardır. ” şeklinde açıklama yapıldı.

Başvuru hakkında bilgi almak ve başvurular için gereken şartları öğrenmek için doğru uzmanlarla iş birliği yapabilirsiniz.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

 

Bakanlıktan Bal Tadında Teşvik!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan arıcılara %60 hibe desteği verilecek şeklinde açıklama yapıldı. Van Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından ‘Arıcılık Destekleri’ ile ilgili bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda konuşan Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı Behçet, Bakanlık tarafından arıcılara %60 hibe desteği verileceğini belirterek, başvuruların ise 16 Temmuz 2017’de başlayacağını söyledi. Van’ın arıcılık potansiyeli yönünden Türkiye’nin en şanslı illerinden biri olduğunu belirten İsmail Hakkı Behçet, “Dört mevsimin bir arada görülebildiği ilimiz, farklı iklim özellikleri ve ekolojik havzaları ile arıcılık potansiyeli açısından ülkemizin en şanslı bölgelerinden biridir. Bu amaçla Bakanlığımız tarafından arıcılığa yönelik büyük destekler verilmeye devam ediyor” şeklinde açıklamada bulundu.

Destek verilecek alanlar tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması, girişimciliğe teşvik edilmesi, üreticilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda istihdama katkı sağlayacak arıcılıkta üretimin artırılması, kalitenin yükseltilmesi için arıcıların sıkıntılarını gidermeye çalıştıklarını aktaran İsmail Hakkı Behçet, şunları söyledi: “Destekleme tebliği kapsamındadır. % 60 hibeli destek verilecek. Arıcıların; Arıcılık Kayıt Sisteminde (AKS) kayıtlı, en az 30 arılı kovana sahip olan veya arı yetiştiriciliği konusunda eğitim aldığını belgeleyen kişiler desteklemelerden yararlandırılır. Destekleme alanları ise; bal süzme makinesi, bal eritme ve dinlendirme kazanı, sır alma teknesi, polen tuzaklı boş kovan, elektrik üreten güneş enerjisi sistemi, seyyar arıcı barakası, bal sağım çadırı malzemelerini içermektedir. Başvurular ise 16 Temmuz 2017 tarihinden itibaren bir ay boyunca süreyle devam edecektir. Kentte bulunan çok sayıda arıcının da katıldığı toplantı, yapılan bilgilendirmelerle sürdü.

Başvuru hakkında bilgi almak ve başvurular için gereken şartları öğrenmek için doğru uzmanlarla iş birliği yapabilirsiniz.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Ev Hanımıydı KOSGEB Patron Yaptı!

Mersin’in Erdemli İlçesi’nde ev hanımı 31 yaşındaki Ayşe Ceylan, KOSGEB’den aldığı 30 bin liralık hibe desteği ile dükkân açıp kendi işinin patronu oldu. Tüm gününü ev işleri yaparak geçirmek yerine ailesine katkıda bulunmak isteyen Ayşe Ceylan, yaptığı araştırmalar sonucunda iş hayatına atılmak için KOSGEB’in girişimcilik kursuna katıldı ardından da aldığı 30 bin liralık hibe desteğiyle kendi iş yerini açıp, kendi ürettiği turşu, pekmez, zeytin, şalgam ve limonatayı satmaya başladı. Sattığı her ürün kendi imalatı olan Ayşe Ceylan’ın müşterileri de, organik ürünler bulabilmenin mutluluğunu yaşadı.

Kendi işini kurmaya karar verip aldığı devlet desteğiyle hem iş sahibi olup hem de sahip olduğu işin patronu olan Ayşe Ceylan, “Kursu tamamladıktan sonra turşu dükkânı açmaya karar verdim. 4 yıldır da kendi işimin patronuyum. İşimi severek yapıyorum. İşlerim çok iyi. Tüm ev kadınları aslında kendi işlerini kurup kendi işlerinin patronu olabilirler. Bu konuda tüm ev kadınlarını destekliyorum. Yapmayı sevdikleri bir yiyecek, bir içecek dahi onlar için bir meslek haline gelebilir. Turşuyu, şalgamı, zeytini, pekmezi, nar ekşisini, limonatayı kendimiz yapıyoruz. Tüm organik ürünlerimizle müşterilerimizi mutlu etmeyi hedefliyoruz” Dedi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kob-line.com.tr

KOSGEB Destekledi Onlar Yaptı

Bingöl’deki mobilyacı kardeşler, borçla kurup devlet desteğiyle kısa sürede büyüttükleri aile şirketleriyle 40 kişiye istihdam sağladı. Bölgeye mobilya imalatı ve satışı yapan kardeşler, şimdi Cazibe Merkezi programının sonuçlanmasını bekliyor. Bingöl’de 2012 yılında 2’şer bin TL sermaye ve 6 bin TL borçla aile şirketlerini kuran Başaran kardeşler, KOSGEB ve Fırat Kalkınma Ajansı aracılığıyla sağlanan teşviklerden yararlanarak, modern bir işletme kurdu. Mobilya ve inşaat sektöründe toplamda 40 kişi istihdam eden kardeşler, yalnızca kendi şehirlerine değil bölgede farklı illere mobilya satışı yapıyor. Sınırlı imkânlarla aile şirketi kurduklarını belirten Mehmet Başaran, ilk aldıkları desteğin KOSGEB’den olduğunu söyledi.

Süreç sonunda iyi bir iş potansiyeli yakaladıklarını Mehmet Başaran, “Kurduğumuz şirket iş yapmaya başlayınca Fırat Kalkınma Ajansı’ndan destek aldık. Bu destekle 2013 yılının başlarında iş yerimizi modern bir tesis haline getirdik. Hali hazırda mobilyaya ek olarak inşaat işlerimizle birlikte 40 kişiyi istihdam etmekteyiz. Cazibe Merkezleri programına da başvuruda bulunduk. Bu program kapsamında eğer yaptığımız başvuru onaylanırsa, 4 bin metrekare kapalı bir ortamda daha modern bir tesiste üretim yapmayı planlıyoruz. Projemiz onaylandığı halde büyüteceğimiz tesiste 40 kişi olan istihdam sayımızı 100’e çıkarmayı planlıyoruz,” diyerek gelecek planlarını anlattı.

Devletin sağladığı desteklerden herkesin yararlanılması gerektiğini ifade eden Mehmet Başaran, “Diğer iş adamlarımızın da devlet desteklerinden yararlanarak farklı bölgelere yatırım yapması gerekiyor. Şirketler bu bölgede çok çabuk büyüyebilir ve hızla gelişebilir. Çok iyi bir pazar imkânı var ve bu imkânın değerlendirilmesi gerekiyor,” dedi.

2012 yılından önce inşaat sektöründe işçi olarak çalışan Başaran kardeşler, zor şartlar altında aile şirketi kurduklarını ifade etti. Faruk Başaran, “Şirketi kurmadan önce gurbette yaşayıp inşaat sektöründe çalışıyorduk. Annemin hasta olduğu 3 yıl boyunca hiç çalışamadık çünkü annemize bakmak zorunda kaldık. Annem vefat ettikten sonra ise 2012 yılında kişi başı 2 bin lira sermaye, 2’şer bin de borçla aile şirketi kurduk. Başta küçük bir işletmeydik sonra hızlıca büyüdük. Şuan şirketimizde 40 kişiyi istihdam ediyoruz ve yıllık ortalama 70 bine yakın vergi ödüyoruz. Başarmanın sırrı inanmaktır. Biz inandık ve başardık. İşlerimiz şuan çok iyi, bizde çalışanlarımızla birlikte aynı koşullarda çalışıyoruz” diye konuştu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Tarım ve Hayvancılık Projelerine Belediyelerden Destek!

Bornovalıların kendi bahçelerinde üretim gerçekleştirebilmesi için “Misket Üzümü Fidanı” ve “Bornova Bamyası Tohumu” ücretsiz olarak Bornova halkına dağıtılıyor. Ayrıca arıcılık, budama ve aşılama, tıbbi aromatik bitkiler alanlarında verilen eğitimlere de pek çok Bornovalı katılarak bu konularda bilgi sahibi oluyorlar. Son yerel seçimler sonrası Bornova Belediyesi’ne bağlanan eski köy yerleşimlerinde yerelde kalkınma hedefleri gerçekleştiriliyor. Bir yandan tarımsal üretime destek verirken bir yandan da ilçeye ait kültür yaşatılıyor. Bu kapsamda dünyaya Bornova’dan yayılan ve uluslararası kaynaklarda ana vatanı Bornova olarak gösterilen “Misket Üzümü” ile ilçenin adıyla özdeşleşen “Bornova Bamyasının” üretiminin yaygınlaşması için çalışmalar yapılıyor.

Bornova Belediyesi, Misket Üzümü Fidanları ile Bornova Bamyası Tohumlarını isteyen her vatandaşa ücretsiz olarak dağıtıyor. 2017 yılının ilk altı ayı içerisinde 402 misket üzümü fidanı, 11 kilogram da Bornova Bamyası tohumu vatandaşlara dağıtıldı. Bornova’nın kırsal semtlerinde meyveciliği desteklemek için 564 meyve fidanı da çiftçilere ulaştırıldı. Ayrıca arıcılık, budama ve aşılama, tıbbi aromatik bitkiler alanlarında verilen eğitimlere de pek çok Bornovalı katılarak bilgi sahibi oldu. Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Bornova’da tarımsal üretimi desteklemenin yanı sıra düzenledikleri Kiraz Festivali Etkinlikleri ve Bornova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin kurulmasına ve çalışmasına verdikleri desteklerle bu alanda yeni markalar yaratma gayreti içinde olduklarını söyledi. Bornova’da üretilen kirazın düzenlenen festivalle daha geniş kitlelere ulaştığını söyleyen Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Misket Üzümü ve Bornova Bamyasının tanıtılması ve üretiminin yaygınlaştırılması için de çalışıyoruz. Dağıttığımız fidan ve tohumlar sayesinde her geçen gün ilçemizin daha çok noktasında yöreye özgü olan bu iki ürünün üretilmesini sağlıyor,” diyerek açıklamada bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Bankacılık Sektöründe Büyük Reform!

Avrupa Birliği (AB) Ekonomik ve Mali İşler Konseyi (ECOFIN), bankacılık sektöründeki 1 milyon Euro sorunlu kredilerin azaltılması için ortak eylem planını onayladı. AB üyesi 28 ülkenin maliye bakanları ECOFIN toplantısı için Brüksel’de buluştu. Toplantı bitiminde açıklamalarda bulunan AB Dönem Başkanı Estonya’nın Maliye Bakanı Toomas Töniste, bakanların sorunlu krediler konusunu masaya yatırdıklarını ve buna yönelik eylem planına onay verdiklerini ifade etti.

Sorunlu kredilere yönelik tüm AB üyesi ülkelerin ortak bir çalışma yapması gerektiğine dikkati çeken Toomas Töniste, “Şimdiye kadar sorunlu krediler konusunda çözüm ülkeler boyutunda gerçekleşti. Bu kaynakları serbest bırakarak mali sistemimizi daha dayanıklı hale getirmeli ve gelecekte bu sorunun tekrar yaşanmasını engellemeliyiz,” diye açıklamada bulundu. Toomas Töniste, sorunlu krediler konusunu, yapılacak diğer ECOFIN toplantılarında konuşulacağını belirtti.

Açıklanan eylem planında, AB’de toplam sorunlu kredilerin oranının yüksek seviyelerde olduğunu vurgulayarak, sorunlu kredilerin azalmasını sağlamak üzere bankaların denetimi, iflas ve borç tahsilatı konularında reform yapılması, bu krediler için ikincil piyasalar geliştirilmesi ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması konularına dikkat çekti.

AB Konsey çalışmalarına göre, 2016 sonu itibariyle AB’de toplam 1milyon Euro civarında sorunlu kredi bulunuyor. Bu krediler, AB milli gelirinin yüzde 6,7’sini ve bankacılık toplam kredilerinin % 5,1’ini oluşturuyor. Sorunlu kredilerin ilave maliyetleri nedeniyle bankacılık karlılığının gerileyebileceği, verimsiz varlıklara bağlanmış sermayenin ekonomiyi olumsuz yönde etkileyebileceği öngörülüyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: