KOBİ Danışmanlığı Daha Kurumsal Hale Gelecek!

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, Türkiye’deki AR-GE sonucunda ortaya çıkan yenilikçi projelerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak KOBİ tekno yatırım programı ile yurt dışından ithal edilen ara ürünlerin yerli ve milli üretimini destekleyecek bir destek programının yakın zamanda KOBİ’lerin hizmetine sunulacağının müjdesini verdi.  Avrupa Birliği İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Edebilirliği Programı Programına Katılımı ve Programdan Elde Edilen Kazanımları En Üst Seviyeye Çıkarabilmek için Koordinasyon Kapasitesinin Arttırılması Projesinin açılışında konuşan, KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, COSME Programı ile ilgili açıklamasa bulundu.

Prof. Dr. Cevahir Uzkurt,  “AB komisyonu tarafından 2014-2020 yılları için uygulamaya alınmış olup 2,3 milyar Euro’luk bütçesiyle AB’nin en büyük çerçeve programlarından bir tanesidir. Hedef kitlesi KOBİ’ler olan bu programa ülkemizin katılımı Avrupa Komisyonu 16 Ekim 2014 tarihinde Brüksel’de imzalanan anlaşma ile gerçekleşmiş oldu. KOSGEB Başkanlığı, COSME programı için ulusal koordinatör kuruluş olarak yetkilendirilmiştir. KOSGEB bugün ki COSME’yi oluşturan 2002-2007 yılları arasında çok yıllı program ardından gelen girişimcilik ve yenilik programı adı altında benzer rolleri üstlenmiş, söz konusu programlardan ülkemizin mümkün olduğunca çok faydalanması için birçok çalışma sürdürmüştür. COSME programının ana eylemlerinden birisi olan finansmana erişim kapsamında KOBİ’lerin esnek ve kolay şartlarda kredi teminatlarına ulaşmasını sağlayan kredi garantilerinin yanı sıra risk sermayesi yatırım şirketlerine yönelik destekler mevcuttur. Bu araçlar sayesinde KOBİ’ler, esnek ve uygun şartlarda kredi garantilerine erişebilirken, bu teminatlara aracılık eden finans kurumları da sağladıkları krediler ile bağlantılı oluşan zararları Avrupa Yatırım Fonu’nu kanalıyla telafi etmişlerdir. Ülkemizde şu anda Finansbank, Avrupa Yatırım Fonu ile bir anlaşma imzalamış olup 2 ayrı başvuru ise değerlendirme aşamasındadır. KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin ve ülkemizin lehine olacak her türlü iş birliği faaliyetinin diğer uluslararası kuruluşlarla olduğu gibi Avrupa Birliği ile de devam ettirmeyi önemsediğimizi belirtmek isterim.” İfadelerini kullandı.

KOBİ’ler için son derece önemli olan 2 destek programını yakın zamanda açıkladıklarını söyleyen Cevahir Uzkurt, “Birincisi; Türkiye’deki AR-GE sonucunda ortaya çıkan yenilikçi projelerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak KOBİ tekno yatırım programı, diğeri de; yurt dışından ithal ettiğimiz ara ürünlerin yerli ve milli üretimini destekleyecek bir destek programıdır. Yakın zamanda onları da KOBİ’lerimizin hizmetine sunacağız” ifadelerini aktardı. Türkiye’de iki mekanizmayı yürürlüğe koymak istediklerini ifade eden Cevahir Uzkurt, “Birincisi; özellikle kamu desteklerinden yararlanmada ve KOBİ’lerimizin ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesinde KOSGEB ile KOBİ’ler arasında bir arayüz olarak oluşturmayı düşündüğümüz KOBİ danışmanlık müessesini daha kurumsal hale getirmek için çalışıyoruz. KOBİ’lerimiz, KOSGEB veya herhangi bir kamu kurumuna bir destek almak için müracaat ettiklerinde önce onları dışarıdan bir bağımsız gözün incelediği, analiz yaptığı ve bir raporla o kurumlara ilettiği süreci yürürlüğe koymayı hedefliyoruz. Yabancı ülkelerin KOBİ eko sistemleriyle, KOBİ veri tabanlarıyla ülkemizin KOBİ veri tabanını bütünleşmiş bir KOBİ veri sistemini oluşturup, bu sistemlerin birbirleriyle konuşması sonucu iki ülkenin KOBİ’leri arasında nasıl bir iş birliği sağlanacağının sinyallerini alıp daha sonra iki ülkenin KOBİ’lerini nasıl buluşturacağız bunun yolunu açmak istiyoruz. Bundan sonra KOSGEB olarak izleyeceğimiz politikalarda daha ayakları yere basan, daha akılcı, daha rasyonel, bu güne kadar verdiğimiz devlet desteklerinin hangi KOBİ’de ne tür etki ortaya çıkarttığını ölçerek bundan sonraki politikalarımızı geliştirmek, mevcut uyguladığımız politikalarımızda varsa bir aksaklık bunu güncellemek gibi bir çalışmanın içerisinde olduğumuzu belirtmek isterim.” Dedi.

Teknoloji Geliştirme Merkezi ile ilgili yeni bir model üzerinde çalıştıklarının müjdesini veren Cevahir Uzkurt, “Özellikle TEKMER’ler konusunda daha önce bir karar alınmıştı ve bu karar gereğince biz TEKMER’lere herhangi bir firmanın alınmaması yönünde bir duyuru yapmıştık. Bu çağrının neticesinde şu anki mevcut TEKMER‘lerin firma alımında oldukça zayıfladığı ortada. Şu konuda bir müjde vermek isterim. TEKMER’ler ile ilgili yeni bir model üzerinde çalışıyoruz. Bu model daha güçlü bir model olacak. Bu model doğrultusunda üniversitelerimizle, sanayi odalarımızla, organize sanayi bölgelerimizle yeni protokoller yaparak daha güçlü TEKMER’leri bu ülkede kuracağız. Bu ülkemizde ki Teknopark’lara alternatif bir model olmayacak. Belki de Teknopark’ların bıraktığı o boş alanları biz TEKMER yapısıyla daha güçlü bir şekilde ortaya çıkaracağız” açıklamasını yaptı.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOSGEB ve AB İşbirliği İle KOBİ’lere Finansman Desteği!

KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, Avrupa Birliği İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Edebilirliği Programı’ndan (COSME) elde edilen kazanımların arttırılması için bir proje geliştirildiğini aktararak, “Projemizle COSME’nin potansiyel faydalanıcılara ve hedef gruplara tanıtılması, hedef grupların bilgi ve bilinç düzeyinin arttırılması ve böylelikle çağrılara başvurularının ve kalitelerinin artırılması yönünde yoğun bir çalışma yürütülecek.” Açıklamasında bulundu. Cevahir Uzkurt, Sheraton Otel’de düzenlenen, “AB COSME, Katılımı ve Programdan Elde Edilen Kazanımları En Üst Seviyeye Çıkarabilmek için Koordinasyon Kapasitesinin Artırılması” projesinin açılış toplantısına katılım gösterdi. KOSGEB’in, COSME’nin ulusal koordinatörlüğünü yürüttüğünü ifade eden Cevahir Uzkurt, söz konusu programın AB komisyonu tarafından 2014-2020 yılları için uygulamaya alındığını belirtti. COSME’nin 2,3 milyar avroluk bütçesiyle, AB’nin en büyük çerçeve programlarından biri olduğunun altını çizen Cevahir Uzkurt, KOSGEB olarak benzer programlardan Türkiye’nin daha fazla yararlanabilmesi için çeşitli çalışmalar sürdürdüklerini söyledi.

Cevahir Uzkurt, COSME progamına katılımla AB ile KOBİ’ler alanındaki ortak çalışmaların arttırılmasını, AB KOBİ politikalarının oluşturulduğu platformlarda temsili, KOBİ destekleri alanında yenilikçi ağlara ve özellikle finansal araçlara erişim konularında devamlılık olmasını istediklerini belirtti. COSME programı kapsamında, KOBİ‘lerin esnek ve kolay şartlarla kredi teminatlarına erişimini sağlayan kredi garantilerinin yanı sıra risk sermayesi yatırım şirketlerine yönelik destekler de olduğuna dikkat çeken Cevahir Uzkurt, “Bu araçlar sayesinde KOBİ’lerimiz uygun ve esnek şartlarda kredi garantilerine erişebilirken, bu teminatlara aracılık eden finans kurumlarıysa sağladıkları kredilerle bağlantılı oluşan zararları, Avrupa Yatırım Fonu tarafından telafi edebilecekler. Ülkemizde şu anda QNB Finansbank, Avrupa Yatırım Fonu ile bir anlaşma imzalamış durumda ve bu konuda 2 ayrı başvuru değerlendirme sürecinde.” Açıklamasını yaptı.

AB Türkiye Delegasyonu Laura Zampetti de AB’nin dünyadaki en büyük ticaret pazarı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin, COSME’nin çok önemli ortaklarından biri olduğuna işaret eden Laura Zampetti, “Haziran ayı itibarıyla 2 bin 500 Türk KOBİ, 23,2 milyon liralık finansmandan faydalandı. Bu noktada Türkiye’nin çok daha iyi duruma gelebileceğini düşünüyoruz.” dedi. Laura Zampetti, AB’nin, KOBİ’lere COSME dışında da destekler sunduğunu da aktararak, diğer destekler hakkında bilgilendirme yaptı. KOSGEB ile iş birliklerinin iyi olduğunu söyleyen Laura Zampetti, yakın gelecekte yeni bir projeyle iş birliğine devam edileceğine de dikkat çekti. AB Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanı Kayhan Özüm ise AB programları kapsamında kurulan ortakların, Türkiye’nin AB entegrasyonunu da güçlendirdiğini ve tabana yaydığını ifade etti. COSME bütçesinin büyük kısmının Avrupa Yatırım Fonu üzerinden finansal aracı kuruluşlar aracılığıyla KOBİ’lere ulaştırılacağını söyleyen Kayhan Özüm, AB Bakanlığı olarak söz konusu programdan Türkiye’nin daha fazla faydalanmasına yönelik uygulanacak olan projeyi çok önemsediklerini belirtti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Markasını Yurtdışına Açmak İsteyenlere Hibe Desteği!

Türkiye’deki şirketlerin yurtdışında markalaşmasını hedefleyen Turquality programında KOBİ’lere yönelik fırsatlar arttı. Genellikle büyük ölçekli şirketlere verilen desteklerden artık KOBİ’ler de rahatlıkla faydalanabiliyor. Markasını yurtdışına açmak isteyen şirketler için bu konuda altyapı oluşturma amaçlı 5 yıllık danışmanlık desteği söz konusu. 5 yıldan sonra da ihracat yaptığı hedef pazarlara yönelik danışmanlık destekleri devam ediyor. Bu konuda yıllık verilen destek miktarı ise 2 milyon TL’yi buluyor. Turquality araştırmalarıyla öne çıkan Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Salim Çam, şirketlerin çoğunun bu desteklerden habersiz olduğuna dikkat çekti. Salim Çam, “Bazı KOBİ’ler bu desteklere ulaşmanın zor olduğunu düşünüyor” ifadesini kullandı.

Şu an 149 firmanın 159 markasının Turquality Destek Programı’ndan yararlandığını aktaran Salim Çam, “Turquality ilk çıkışı perakende sektörü ağırlıklıydı. Şimdi hemen hemen tüm sektörler bu kapsamda. KOBİ‘ler de bu kapsama dâhil edildi. Marka olabilmek için vizyoner kültür gerekir. Bu kültür kodunu yayamazsak dünya çapında marka olmakta zorlanırız. Bu konuda motivasyon sahibi KOBİ’ler için çok sayıda destek ve teşvik bulunuyor” açıklamasında bulundu.

Destekle ilgili yeni tebliğin de yayınlandığını dile getiren Salim Çam, Turquality Programı kapsamında kuruluşların açıldıkları her yeni pazar için aldıkları desteklerden 5 yıl süresince faydalanacaklarını belirtti. Bu tebliğde değişen maddeler ise depolama hizmetlerine ilişkin giderlere teşvik verilecek, yurtdışı fuar desteğinde ülke kriteri aranmayacak, ürün geliştirme konusunda istihdam edilecek mühendis giderleri desteklenecek, ürün teşhir seralarının kira giderleri, desteklenecek, ilaç sektörüne yönelik ruhsatlandırma ve klinik test giderleri desteklenecek ve Firmalar aynı zamanda Türkiye Ticaret Merkezleri ve Küresel Tedarik Zinciri desteklerinden de yararlanabilecek maddeleri oldu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Başarılı Girişimcilere Çifte Burs İmkânı!

Türkiye Bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu olarak bilinen TÜBİTAK’ın yeni başlatmış olduğu Bireysel Genç Girişim (BİGG) programının 2017 çağrısı 1. dönem sonuçları açıklandı. 2012 yılından bugüne kadar 557 girişimci hibe desteği ile şirketlerini kurarak fikirlerini hayata geçirmiş oldu. Geçtiğimiz sene Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen “Teknogirişim Sermayesi Desteği” ile birleştirilen Bireysel Genç Girişim programında, 1. aşama sonuçları ile birlikte TÜBİTAK tarafından desteklenen 20 adet uygulayıcı kuruluş girişimcilere eğitim, mentörlük, kuluçka ve müşteri doğrulama desteklerini içerecek şekilde hızlandırıcı hizmet sunuldu.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif ERGİN program ile birlikte Türkiye’deki yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasına ve hayata aktarılma konusunda girişimcilere kapsamlı bir destek sunulduğunu ifade etti. Ergin Bireysel Genç Girişim Programının 2. aşamasında TÜBİTAK tarafından başarılı bulunan girişimcilere 150 bin TL’ye kadar sermaye imkânı verileceğini ve girişimcinin isteğine bağlı olarak kendilerine iş rehberi atanacağını söyledi. Bunlara ek olarak da, “Bireysel Genç Girişim Programı desteği alan üstün başarılı girişimcilerin, Türkiye ve İngiltere’nin birlikte yürüttüğü ‘Kâtip Çelebi-Newton Fonu’ çerçevesinde, İngiltere’de İnovasyonun Liderleri Burs (Leaders in Innovation Fellowships) Programından yararlanmaları da sağlanıyor” diye konuştu.

Bireysel genç girişim programı 2017 yılı çağrısı 1. dönemine 20 uygulayıcı kuruluş aracılığı ile 3 bin 327 girişimci farklı iş fikirleri ile başvuru yapıldığını belirten Ergin bunlardan 1457 tanesinin 1. aşama desteği almaya uygun görüldüğünü ifade etti. Bu girişimcilerden 320 tanesi ise 2. aşamaya başvurma onayı aldığı ve 312 tanesinin şartları kabul edilerek panel değerlendirmesine onaylandığını söyledi. Ergin, yapılan panel değerlendirmeleri sonucunda 206 girişimcinin Teknogirişim sermayesi desteği almasına onay verildiğinin aktardı ve ekledi, “Teknogirişim Sermayesi Desteği almaya hak kazanan 206 girişimci, ağustos ve eylül aylarında şirketlerini kurmaları sonucu TÜBİTAK’la sözleşme imzalayarak, 1 Ekim’de iş planlarını gerçekleştirmek için çalışmalarına başlayacak. Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı 1. dönemi kapsamında girişimcilere yaklaşık 30 milyon liralık hibe destek sağlanacak. 2017 ikinci dönem değerlendirme sonuçları 30 Kasım’da açıklanacak.” Açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOBİ’ler Türk Ekonomisinin Lokomotif Unsurlarıdır!

Türkiye Bilişim Derneği, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Odası tarafından işbirliği ile Sheraton Otel’de ‘1. Kobiler ve Bilişim Kongresi’ düzenlendi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, kongrede yaptığı konuşmada KOBİ’lerin bilişimle, teknolojiyle, Ar-Ge ve inovasyonla buluşmak zorunda olduğunu ifade ederek, “KOBİ’lerimizi yeni sanayi anlayışının gerektirdiği şekilde donatmamız gerekiyor. Her zaman söylüyoruz KOBİ’ler Türk ekonomisinin lokomotif unsurlarıdır diye. Bunu bir adım daha öteye götürürsek KOBİ’ler ekonominin çelik çekirdeğidir diyebiliriz. KOBİ tanımına baktığımızda Türk ekonomisinin aslında bir KOBİ ekonomisi olduğunu da söyleyebiliriz. Türkiye’deki işletmelerin %99’u KOBİ’lerdir. Bu oran Almanya, Fransa, Güney Kore’de de aynıdır. Toplam istihdamın %76’sı katma değerin %54’ü ihracatımızın %60’nı KOBİ’lerin oluşturduğunu biliyoruz. Tüm bu rakamlar bize KOBİ’lerin ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunun kanıtıdır. Ancak Türkiye Bilişim Derneği Başkanımıza biraz serzenişte bulunmak istiyorum. Sayın Başkan salon boş. KOBİ’ler önemli diyoruz ama salon boş” ifadelerini kullandı.

Hiçbir koşulda Türkiye’nin en dinamik ekonomi aktörleri olan KOBİ’leri ihmal etmediklerini ve etmeyeceklerine dikkat çeken Bakan Faruk Özlü, “KOSGEB’in başlattığı 0 faizle işletme kredisi kapsamında 10 Şubat ve 11 Temmuz tarihleri arasında 274 bin 279 işletmemize 6,7 milyar lira destek verdik. Kullanılan kredilerin 1,5 milyar liralık faiz gideri KOSGEB tarafından karşılandı” açıklamasını yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda KOSGEB aracılığıyla çok önemli bir destek ve kredi paketinin müjdesini verdiklerini anımsatan Faruk Özlü, “KOBİ gelişim destek programını ve bütçesini daha da genişlettik. Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla orta ve yüksek teknolojili imalat sektöründeki KOBİ’lerimizin tümü 11 Eylül-20 Ekim tarihleri arasında başvurabilirler. Bu destek programı bugün konuştuğumuz KOBİ’ler ve bilişim konusunun tam olarak karşılığıdır. Çünkü biz bu programda bilişim teknolojisi alt yapısını güçlendirmek isteyen KOBİ’lere tam destek sağlıyoruz. Özellikle orta yüksek ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerimize önemli bir finansman desteği veriyoruz. Sizlerden isteğim KOBİ Gelişim Destek Programını ayrıntılı olarak incelemenizdir. Projelerinizi hazırlayınız ve KOSGEB’e başvurunuzu yapın.” Sözlerini aktardı.

TÜİK tarafından açıklanan bir veriye değinen Faruk Özlü; “Bu veri 2017 yılına ait girişimlerde bilişim teknolojileri kullanım araştırmasının sonuçlarıdır. Bu sonuçlar memnuniyet vericidir. Türkiye’de internet erişimine sahip girişimlerin oranı %96 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran geçen yıl %93 olarak belirlenmişti. 2016 yılında girişimlerin %66’sı web sayfasına sahipken 2017 yılında işletmelerin %73’ü web sayfasına sahip olmuştur. Bu büyük bir sıçramadır. 10 ve daha fazla çalışanı olan KOBİ’lerin % 46’sı 2017 yılında sosyal medya uygulamalarını kullandı. Bu oran 2016 yılında %38 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu veriler bize şunu söylemektedir; KOBİ’lerimiz bilişimi seviyorlar, bilişimi benimsiyorlar, bilimin gerektirdiği imkânları kullanıyorlar. Biz bilişimi sadece web sayfasından ve sosyal medyadan ibaret olarak görmüyoruz. Eğer yarınlara dair bir şey konuşacaksak içinde bilişim olmayan dijitalleşme olmayan teknoloji ve bilim olmayan hiçbir şey konuşamayız.” Açıklamasında bulundu.

Türkiye’de 48 milyon kişinin her gün internete bağlandığını, 47 milyon kişinin aktif olarak sosyal medyayı kullandığını söyleyen Faruk Özlü, insanların %95’nin cep telefonu sahibi olduğunu, cep telefonu kullananların %75’inin akıllı telefonları tercih ettiğini, dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımının ise %51 oranında olduğunu ifade etti. Faruk Özlü, “Tüm bu rakamlar bilginin girdi olarak kullanıldığını, tüm ticari girişimlerin yapısının değiştiğinin kanıtıdır.” dedi.

“2016 yılı verilerine göre ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinin toplam pazar hacmi 94,3 milyar liraya ulaşmış durumda” diyen Faruk Özlü, “Sektörün ihracatı ise bir önceki yıla göre %32 artarak 3,1 milyar lira seviyesinde gerçekleşmiştir. İhracatımızın 2 milyar liralık kısmı yazılımdan gelmiştir. Bu rakamlar elbette yeterli değil. 4. Sanayi devriminin hayatımıza girdiğini düşünürsek bilişimde ve yazılımda büyük bir sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Yeni sanayi devrimini ve anlayışını teknoloji ve bilimin geleceğine dönük bütün hedeflerimizin merkezine koymak zorundayız.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Faruk Özlü, “KOBİ’ler için bilişim ve dijital dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Dijital ekonomiyle dost olmak barış içinde olmak şart. Türkiye sanayide dijital dönüşümü sağlayacak teknolojik altyapıya sahip bulunuyor. Bugün ithal ettiğimiz birçok ürünü yurt içinde kendimiz üretecek potansiyele girişim gücüne ve teknolojiye sahibiz. Bu nedenle KOBİ’lerimize ‘Türkiye’de yapın desteği kapın’ diyoruz. İthal edilen bir ürünü bir KOBİ ile eşleştirmek istiyoruz. 1000 ürün 1000 KOBİ programı ithal ettiğimiz bin kalem ürünü yerleştirmeyi kapsayan bir projedir. Bu ürünlerin bir defaya mahsus masraflarının tasarımlarını ve Ar-Ge’lerini biz karşılayacağız. İthal ettiğimiz ürünler içinde öyle ürünler var ki bizim yurt içi sanayimiz ve KOBİ’lerimiz bunları rahatlıkla yapabilecek donanıma sahip. KOBİ’lerimizi bu yeni projeye teşvik etmek için özellikle KOSGEB’i imalat sanayine odaklanan bir kurum haline getirmek istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise KOBİ’lerin, üstlendikleri rol ve ülkeye sağladıkları katkı nedeniyle ekonominin yapı taşları olduğunu, büyüme, refah ve istihdamın artmasında önemli rol oynadıklarını belirtti. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğini söyleyen Gürsel Baran, “KOBİ’lerimizin uluslararası rekabette avantajı elde edebilmeleri için dünyadaki değişim ve dönüşüme ayak uydurmaları, işlerini büyütmek, hızlandırmak, verimliliği artırmak için teknolojiden en etkin şekilde yararlanmaları gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de her gün milyonlarca kişinin internete bağlandığına dikkat çeken Gürsel Baran, TÜİK’in 2017 verilerine değinerek, “Bilgisayar ve internet kullanımı 2017 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerde %56.6’dan, %66.8’e yükseldi. İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alan 16-74 yaş arası grubundaki bireylerin oranı %24.9 oldu” açıklamasında bulundu. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir ise, Türkiye’nin yeni bir büyüme hikâyesine ihtiyacı olduğunu ve bunun temelinde verimlilik, yenilikçilik ve dijitalleşmenin bulunduğunu aktararak, “İş gücü, sermaye ve toplam faktör verimliliklerini artıramayan bir Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyümeyi yakalaması oldukça zor görünmektedir. Ekonomimizin dinamizmi ve aynı zamanda bel kemiği olan KOBİ’lerin yenilikçilik faaliyetleri ve dijitalleşmesi ile birlikte verimlilikleri yükselebilecektir.” Değerlendirmesinde bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr