Otomotiv Zirvesi

Otomotiv sektörünün tepkisini çeken teşvik sistemine ilişkin Ekonomi Bakanlığı’nın hazırladığı kararnameyle yaptığı yeni ayarlama Perşembe günü Resmi Gazete’ de yayınlanacak.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yeni teşvik sisteminin yayınlanmasıyla birlikte Cuma günü İstanbul’da büyük katılımlı bir otomotiv zirvesi yapacak. Çağlayan’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye, Otomotiv Sanayi Derneği (ODD), Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Taşıt Araçları Yan Sanayi Derneği (TAYSAD) gibi en büyük çatı örgütlerin başkan ve yöneticilerinin yanı sıra, Türkiye’nin en büyük otomotiv şirketlerinin patron ve yöneticileri katılacak.

Birebir Görüşme de Var

Çağlayan, zirvede teşvik sistemindeki yeni düzenlemeyi anlatıp, sektörün görüşlerini alacak. Zirvenin ardından, Çağlayan, Türkiye’de üretim yapan Tofaş, Ford, Renault, Hyundai, Toyota ve Honda’nın patron ve yöneticileriyle birebir görüşmeler yapıp, yeni yatırımlara yönelik konuşacak. Bu görüşmelerde Başbakan Erdoğan’ın talep ettiği ‘Türk markalı otomobil’ projesi de masaya yatırılacak. Ekonomi Bakanı Çağlayan, akşam ise gazetelerin otomotiv editörleriyle bir araya gelip zirveyi değerlendirecek.

Otomotive Özel Yumuşatma

Ekonomi Bakanlığı, Ocak ayında yeni bir kararnameyle 19 Haziran’da Resmi Gazete’ de yayımlanıp yürürlüğe giren ve otomotiv sektörü için tam bir hayal kırıklığı yaratan ‘Yeni Teşvik Paketi’ni otomotive özel yumuşatmıştı. Mevcut pakette, stratejik sektörler içinde olduğu açıklanmasına rağmen otomotivde hiçbir şirket en büyük teşviklerin verildiği ‘stratejik yatırımlar’ kapsamına giremiyordu. Stratejik Teşvikten yararlanmak için üretilecek modelin ithalattan az sayıda olması, yatırımın 6’ıncı bölgede yapılması ve yatırımda en az yüzde 40 maliyet avantajı sağlanması isteniyordu. Bu maddeler hem Türkiye’deki mevcut yatırımların hem de potansiyel gelecek yatırımların teşvikten yararlanmasını engelliyordu.

Öncelikli Yatırım

Hükümet bu konuda hareket geçip, yeni bir kararnameyle teşvik sisteminde ince ayar yaptı. Stratejik yatırım kapsamına giremeyen, ancak belirli tutarın üzerindeki otomotiv, motor ve aktarma organları, aktarma organlarının aksamı ve otomotiv elektroniği yatırımları da “Öncelikli Yatırımlar” kapsamına alınacak. Otomotiv ana sanayinde 300 milyon lira ve üzerindeki yatırımlar ‘Öncelikli Yatırımlar’ kapsamına girecek ve bunun Türkiye’nin neresinde yapılırsa yapılsın 5’inci bölgedeki yatırımlarla aynı teşvikleri alacak.

Neleri Kapsıyor

Buna göre otomotiv ana sanayi, KDV istisnası, faiz desteği, vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi, çalışanlar için prim işveren hissesinin ödenmesi gibi tüm desteklerden yararlanılacak. Ayrıca 75 milyon lira ve üzerindeki motor yatırımları ve 20 milyon lira ve üzerindeki motor aksamı, aktarma organları, aktarma organlarının aksamı ve otomotiv elektroniği yatırımları da öncelikli yatırımlar kapsamına girecek. Bakanlar Kurulu’na sunulan yeni kararnamede aranan yüzde 40’lık katma değer şartı da ortadan kalkacak.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Hibe Fonları Proje Olmadığı İçin Geri Döndü

Geçen yıl Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığı ile kırsal kalkınma için AB’den sunulan fondan sadece 13 milyon euro kullanılırken, 66 milyon euro ise proje üretilemediği için tekrar AB’ye döndü.

TKDK Aksaray İl Koordinatörü Selim Biçen, yaptığı açıklamada, AB bütçesiyle kurulan TKDK’ nın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.

AB’nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yoluyla Türkiye’ye katılım öncesinde 1,2 milyar euroluk bir bütçe ayırdığını ve bunun kırsal yatırımda kullanılmasını istediğini dile getiren Biçen, 2007 yılından itibaren de bu bütçenin Türkiye’ye kullandırıldığını ifade etti.

İçinde Aksaray’ın da bulunduğu 42 ilde TKDK’ nın AB fonlarını girişimcilerle buluşturmaya çalıştığını anlatan Biçen, bu sene minimum 131 milyon euro kullanılabileceğini, bu rakamın 500 milyon euroya kadar artırılabileceğini vurguladı.

Biçen, bu parayı proje karşılığında girişimcilere vermeyi umut ettiklerini, ancak 2012 yılında kullanılabilen miktarın 13 milyon euroyla sınırlı kaldığını anımsatarak, ”66 milyon euro kadar bir miktarı AB’ye geri göndermek zorunda kaldık. Girişimcilerimizden bu fonların tekrar AB’ye geri dönmesini engellemek için bize projelerle başvurmalarını bekliyoruz. Bu fonları biz kullanamazsak, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeler kullanabilir” diye konuştu.

Fonların Bir Kısmını Zamanında Aidat Olarak Ödedik

Amaçlarının; bu fonların kullanılmasını ve Türkiye’de kalmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Biçen, şunları kaydetti:

Biz 1960’lı yıllardan bu yana üyelik için AB’ye birçok fon aktardık. Burada kullanılacak fonların bir kısmını biz zamanında aidat olarak ödemiş bulunmaktayız. Eğer vatandaşımızın bizim de yardımımızla proje hazırlamasını sağlarsak, bu paralar Türkiye’de kalacak. Her 2 ayda bir çağrımızı yenileyeceğiz. Aksaray’da AB fonlarının kullanılması için ilk çağrıya 15 Şubat-15 Mart arasında başlıyoruz.

Çok fazla alanda fon kullandırabiliyoruz. Kırsal alanda pastane, restoran yapımından tutun, termal tesis ve otellere, soğuk hava depolarına kadar destek veriyoruz. Ancak öncelikli alanlarımızdan sütçülük ve besicilikte 1 milyon euroya kadar, yatırımların yüzde 65’ine kadar destek veriyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerden süs bitkileri yetiştiriciliğine, arıcılık, seracılıktan meyve, sebze toplama ve paketleme tesislerine kadar birçok alanda desteklerimiz var.”

Projeyi Siz Yapın Bize Verin Diyorlar

Bu fonların yeterince kullanılmamasını Anadolu’da proje hazırlama kültürünün henüz yeterince gelişmemesine bağlayan Biçen, ”En büyük sorun bu. Köylere, kasabalara gittiğimizde vatandaş, bize ‘projeyi siz yapın bize verin’ diyor. Birçok insan proje yazmanın ne olduğunu bilmediği için bu konu onlara çok yabancı geliyor” ifadelerini kullandı.

Danışma firmalarının yatırımcının kafasındaki hayali kâğıda dökmesine yardımcı olduğuna işaret eden Biçen, danışmanların dosyayı, iş planını, sürdürülebilirliği, bütçeyi hazırladığını, fikirleri projeye ve somut yatırıma dönüştürdüğünü aktardı.

Biçen, danışma firmalarını da eğittiklerini, yürüttükleri çalışmalarla Aksaray’da birkaç ay içinde 6 danışma firmasının kurulmasının gelecek için umut verici olduğunu kaydetti.

Aksaray Bölgenin En Şanslı İli

Aksaray’ın yatırım konusunda çok şanslı bir dönemi yaşadığının altını çizen Biçen, yeni teşvik sisteminde Aksaray’ın 5. bölgede yer aldığını, yatırımcıların örneğin sucuk veya pastırma tesisini Kayseri’de kurmak yerine, Aksaray’da açmaları halinde hem TKDK’ den 3 milyon euroya kadar destek alabileceklerini, hem de mevcut teşvik sistemi sayesinde vergi, sigorta primi gibi bir çok konuda çok sayıda avantaja sahip olacaklarını sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Projelere 400 Bin TL’ye Kadar Hibe Desteği


Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) Genel Sekreteri Onur Yıldız, projelere en az 40 en fazla 400 bin lira hibe desteği vereceklerini söyledi.

Hatay Gazeteciler Cemiyetinde bir bilgilendirmetoplantısı düzenleyan Yıldız, 2013 yılı ilan çağrısı kapsamında ‘Sürdürülebilir Üretimin Geliştirilmesi ve Yenilikçilik Mali Destek Programı’ ana temalı bir ilan çağrısı yaptıklarını hatırlattı.

Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak verdikleri tüm eğitim ve bilgilerin ücretsiz olduğunu kaydeden Yıldız, ilan çağrısı kapsamında projelere en az 40 en fazla 400 bin lira hibe desteği verileceğini aktardı.

2013 yılı mali destek programının amacının bölgede faaliyet gösteren işletmelerin yenilik yapma ve uygulama kapasitelerini artırarak rekabet edebilme gücünü artırmak ve sürdürülebilirliklerini sağlamak olduğunu anlatan Yıldız, proje hazırlayan tüm KOBİ ve kooperatiflerini başvuru yapmaya davet etti.

DOĞAKA olarak kendi görev alanlarına düşen Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş illerinde çok büyük bir proje başvuru potansiyeli olduğuna inandıklarını belirten Yıldız, şu ana kadar ajansa yapılan proje başvuru sayısının 5 bin 354 olduğunu, proje sayısı olarak ise en büyük ilin Hatay olduğunu vurguladı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Girişimcilik Eğitimi İçin Başvurular Bekleniyor


Aydın Ticaret Borsası ve KOSGEB işbirliği ile gerçekleştirilmesi planlanan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi için başvurular bekleniyor.

Aydın Ticaret Borsası Başkanı Adnan Bosnalı; yaptığı açıklamada, “Kendi işini kurmak isteyen, bunun için cesareti ve iş fikri olan ancak desteklenmesi gereken girişimcilerimizin KOSGEB ‘in girişimcilik desteğinden faydalanmalarını istiyoruz. Amacımız kendi işini kurmak isteyen girişimcilerimizin önünü açmak il ekonomimize katkı sağlamak ve istihdam sağlamaktadır. İş fikri olan, KOSGEB ‘in desteklediği sektörler arasında bulunan girişimcilerimizin başvurularını alarak,30 kişilik grubun oluşturulması neticesinde Uygulamalı Girişimcilik Eğitimimiz başlayacaktır.

Katılmak isteyenler için müracaatlar 11 Şubat Pazartesi ile 25 Şubat Pazartesi günleri arasında Borsamız Ar-Ge – Proje-Kalite Birimimize yapılacaktır. Ücretsiz olan ve Mart Ayı içerisinde gerçekleşmesi planlanan eğitimde toplam 30 kişiye uygulamalı girişimcilik eğitimi verilecektir. KOSGEB işbirliği ile gerçekleştirilecek olan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini başarı ile tamamlayan girişimciler KOSGEB Mevzuatı çerçevesinde Yeni Girişimci Desteğinden yararlanma şansı kazanacaklardır. Kurs yeri, saati ve detayları başvuruların değerlendirilmesinden sonra kesinleşecek olup kendi işini kurmak isteyen girişimcilerimizin Borsamıza müracaat etmelerini bekliyoruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kırsal Kalkınmaya 236 Milyon Avro Hibe


IPARD programı kapsamında çıkılan 9. başvuru dönemini olan 2013’de ise 236 milyon Euro’luk destek sağlanacak.

IPARD programı kapsamında kırsal kalkınmada 2013 yılında kullanılması gereken asgari AB katkısı ise 131 milyar Euro. Kırsal kalkınmaya hibe olarak verilecek bu desteklerin yüzde 75’i AB destekli, yüzde 25’i milli bütçeden karşılanıyor.

Bu Paydan Yararlanalım

IPARD programının ikinci etabı olan 2010 ve 2013 yılları için sağlanan desteklerin Bursa’da proje karşılığı üretici ve yatırımcılara tanıtıldı.

IPARD tanıtım toplantısı Bursa Çarşamba Valilik binasında düzenlendi. ‘Uyum dayanışma ve yönlendirme kurul toplantısında konuşan Bursa Valisi Şahabettin Harput, Bursalılardan bu programdan yararlanmalarını isterken, “IPARD projesi Türkiye’de yeni bir dönemi başlattı. Bu konu üzerinde ciddiyetle durmasını istiyorum. Bu imkândan, 100 milyonlarca lira tutarında ki bu büyük paydan Bursa’nın en büyük parçayı alacağına inanıyorum. Çünkü Bursa vizyonu, tecrübesi, cesareti ve potansiyeli olana bir kent.” dedi.

Bursa’nın yıllar önce tarımın başkenti olarak bilindiğini ifade eden Harput, şimdi ise sanayinin başkenti olarak bilindiğini hatırlattı. Vali Şahabettin Harput, bu tür programların değerlendirilerek tarımın yeniden sanayi ve turizmle yarışır hale getirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu Dönemde Kullanılacak Hibe Tutarı 236 Milyon Euro

Bursa’da 2012 Nisan ayında faaliyetine başlayan TKDK Bursa İl Koordinatörü Temel Naci Karslı da yaptığı sunum ile bilgilendirmede bulundu. Temel Naci Karslı, daha önce TKDK tarafından 20 ilde uygulanan IPARD programının 23 Ocak 2013’den itibaren aralarında Bursa’nın da bulunduğu 42 ilde uygulanacağını söyledi. IPARD programından faydalanmak isteyenlerin projelerini 15 Şubat 2013 ile 15 Mart 2013 tarihleri arasında il koordinatörlüğüne teslim edebileceklerini belirten Karslı, bu dönemde 42 ilde kullanılması planlanan toplam hibe tutarının ise 236 milyon Euro olduğunu bilirdi.

IPARD Programı

Avrupa Birliği tarafından tarım sektörü ve kırsal alanda Türkiye’ye sağlanacak desteklerin çerçevesini çizen Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) Avrupa Birliği Komisyonu tarafından 2008 yılında onaylanarak uygulamaya başlandı.

Kırsal Kalkınma Programı, kırsal alanda sadece tarım ve hayvancılık değil, çevre, turizm ve sanayi gibi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Proje kapsamında sağlanan destekler ise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yönetiliyor.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Buca’da 3. Kosgeb Mutluluğu


Buca Belediyesi ve KOSGEB tarafından yürütülen ‘Uygulamalı Girişimcilik’ projesi kapsamında 3. dönem kursiyerleri aldıkları eğitimler sonrasında sertifikalarına kavuştular.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile Buca Belediyesi arasında imzalan protokol sonrasında 3. Dönem KOSGEB’de 60 kursiyer eğitimlerini tamamladı. Buca Belediyesi Güzel Sanatlar ve Meslek Eğitim Merkezinde düzenlenen kurslarda katılımcılara toplam 70 saat eğitim verildi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan 55 katılımcı düzenlenen tören ile sertifika sahibi oldular.

Buca Belediyesi Meclis Salonunda düzenlenen törene Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı’nın Yardımcısı Suat Nezir, KOSGEB İzmir Güney Hizmet Merkezi Müdürü Mustafa Çanakçı, Buca Belediyesi Kültür Müdürü Sakine Akyüz ve Ege Ulus Danışmalık yöneticileri ve eğitimcileri katıldı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çiftçiye Yapılacak En Büyük Destek

Hayvancılığın gelişmesi ve ülke ekonomisine daha fazla istihdam sağlaması için en önemli konulardan biri çayır ve mera alanlarının durumudur. Ülkemiz meraları, genellikle küçükbaş hayvancılık için uygun olup, yüksek verime sahip meralar değildir. Bu sebepten dolayıdır ki “Buğday ile koyun, gerisi oyun” sözü Anadolu’da yıllardır söylenegelen bir deyim halini almıştır. Bu deyime yol açan sebepler sadece ülkenin iklim, yağış miktarı ve rejimi, toprak yapısı gibi konular değil, meraların ıslah edilmemesi ve kendi kaderine bırakılması durumudur.

Dünya mera alanları yaklaşık 3.4 milyar hektar olup, bu alanların % 12’si Çin’de bulunmaktadır. Bu ülkeyi sırasıyla Avustralya (%11), ABD (% 7), Brezilya (% 6), Kazakistan (%5), Suudi Arabistan (%5), Moğolistan (%4), Sudan (%3), Arjantin (%3) ve diğer ülkeler (%44) izlemektedir. ABD’de hayvanların tükettiği kaba yemin % 40’ı meralardan % 20’si tarla tarımı ile üretilen yem bitkilerinden sağlanmaktadır, yoğun yemlerin payı ise % 40’tır. Türkiye, dünya mera alanlarının %0.38′ ine sahiptir ve dünya sıralamasında 46. sırada yer almaktadır. Avrupa Birliğinin en fazla mera alanı olan ülkesi ise İspanya olup 11.5 milyon hektar ile dünya mera alanlarının %0.33’üne sahiptir.

Meralar, hayvanların ihtiyacı olan kaba yemin, en ucuz karşılandığı yer olma özelliğini taşıdığından dolayı, meraların ıslah edilmesi meselesi, devlet desteğiyle yapılması gereken çalışmaların en başında gelmelidir. Tarım Kredi Kooperatifleri ve İlçe Tarım Müdürlükleri, çiftçilere hibe, teknik ve kredi yardımı gibi hususlarda destek olmasından evvela ilk önce meraların ıslahı çalışmalarını yürütmelidir. Her ilçede, İlçe Tarım Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, köylerdeki meraları sürerek ve ekerek, ilkbaharda gerektiği ölçüde gübrelemek suretiyle, zayıf mera alanlarının yapısını iyileştirmelidir. Çayır ve meraların, sağlıklı ve yeterli olması, sağlıklı ve sürdürülebilir tarımsal üretimi de beraberinde getirecektir. Böylelikle üretim artacağından, istahdam da artacak, fiyatlar genel düzeyi aşağıya doğru seyir izleyecek, herkes daha bol ve daha ucuz şekilde bu ürünlere ulaşabilecek, spekülatif kazanç ve belli markaların tekelleşmisinin önüne geçilecek, iç tüketim fazlasıyla karşılanacağı gibi, tarımsal ürünlerin dışarıya ihraç edilmesi de miktar olarak fazlalaşacaktır.

1940 yılında bu yana ülkemiz mera alanlarında önemli düşüşler görülmektedir. 1970’de 21.748.900 hektar olan mera alanları 2001 yılında 13.167.375 hektara inmiştir. Mera alanlarının yüzdeleri incelendiğinde Doğu Anadolu Bölgesi %35,41 ve İç Anadolu Bölgesi %33,33’lük oranları ile en yüksek değerleri almaktadırlar. 2 bölgenin mera alanları Türkiye meralarının %68,74’lük kısmını oluşturmaktadırlar. Ülkemizde 1980’li yıllara kadar hızlı nüfus artışına paralel olarak hayvan varlığı da artmıştır. 1955’te 55,6 milyon olan hayvan varlığı 1974 de 76,2 milyona yükselmiştir. Buna karşılık mera alanları azalmış olduğundan, meralar üzerinde daha fazla hayvan otlatma mecburiyeti doğmuştur. Bu durumda da meraların ot kapasitesi düşmüştür. Bu bağlamda mera alanlarının geniş tutulması ve hazineye ait arazilerin satışı yerine mera alanları olarak ülke ekonomisine kazandırılması önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Son dönemde mera alanların arttırılmasını bir kenara bırakalım, var olan mera alanları dahi daraltılarak hazineye devredilmekte ya da mera arazilerinin büyük kısmı ağaçlandırılarak orman arazisine dönüştürülmektedir. Orman arazisine dönüştürülen sahalar tel örgülerle çevrilerek, hayvanların bu sahalara girmeleri engellenmektedir. Bu durumda köylerin mera varlıkları yarı yarıya azalmakta ve yem giderleri 2-3 katına çıkmaktadır. Mera alanlarının azalması, kendine ait tapulu tarımsal arazisi olmayan çiftçiyi daha da büyük maliyetlerle karşıya bırakmakta, dışarıya bağımlı hale getirmektedir.

Bu durumda üretici ya yarı yarıya küçülmekte, ya da hayvan ve arazi varlığını satarak, göç etmektedir. Bu durumda küçük üretici ve geleneksel çiftçi, üretimden çekilmekte, satışa çıkardığı küçük çaptaki arazisini piyasadaki kartelleşen büyük aktörler küçük rakamlara satın almakta ve meraya dayalı organik üretimden uzaklaşarak, sanayi tipi, kapalı hayvancılık modeliyle seri ve sağlıksız üretim yapmaktadırlar. Büyük markaların yetiştirecekte kullandığı yöntem, artık gelişmiş ülkelerin terk etmeye başladığı ticari üretim modelleridir. Bu işletmelerin üretim modelinde, hayvanlar devamlı olarak işletmenin içerisinde ve önlerine konan kaba, kesif ve katkılı et-süt yemleriyle beslenmektedir. Fakat tarım, insan sağlığına olan direkt etkisinde ötürü, geleneksel yöntemler terkedilerek, ticari zihniyetle hareket edilecek bir saha değildir. Bunu asla unutmamak gerekir.

Ayrıca çayır ve meralar, sadece ucuz kaba yem ihtiyacının karşılandığı alanlar olmayıp, aynı zamanda su ve rüzgâr erozyonunu önleyerek toprak varlığımızı koruyan, toprak verimliliğimizi arttıran, çeşitli av ve yaban hayvanlarına yaşam alanı oluşturan, su toplama havzası olarak taban suyu ve akarsularımızı zenginleştiren ve temiz hava kaynağı olan alanlardır. Küresel ısınmaya sebep olan sera etkisinin azaltılmasında da etkin rol oynamaktadırlar. Ayrıca meraya çıkan hayvanların verim ve kalite artışı da bilimsel olarak ispatlanmıştır. Meraya çıkan hayvanların stres durumlarının azaldığı, güneşten ve açık havadan yararlandıkları için de daha sağlıklı oldukları bilinmektedir. Sonuç olarak, tarımsal üretimdeki bu sağlıklı ve sürdürülebilir artış, hem ekonominin düzenli işleyişini beraberinde getirecek, hem de doğal dengelerin gözetilmesini sağlayarak insan-hayvan sağlığı için olması gereken doğru üretim akışını beraberinde getirecektir. Bu özelliklerinden dolayı, meralar çok önemli olup, kaderlerine terk edilmeyi hakketmemektedirler.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çiftçiye Yapılacak En Büyük Destek

Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki 10 çiftçi aileye hibe desteği 3 bin adet Siirt fıstığı fidanı dağıtıldı.

Silvan Kaymakamlığı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleşen Siirt fıstığı fidan dağıtımı hükümet konağı bahçesinde yapıldı. Fidan dağıtım törenine Silvan Kaymakamı Yunus Sezer, İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mahmut Kutlu, Silvan Tarım Derneği Başkanı Mithat Merter ve çiftçiler katıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çiftçilere sağladığı hibe desteği kapsamında Silvan ilçesindeki çiftçilere yüzde 50 hibe desteği ile Siirt fıstığı fidanı verildiği belirtildi. Zeynel Diker isimli çiftçi, hibe desteği ile çiftçilere verilen fidanlardan alarak dikim yapacaklarını söyledi. Diker, “Devletin bu tür çalışmaları yapmasını çok iyi buluyoruz. Bölge çiftçisinin böyle desteklere ihtiyaçları var. Bize verilen Siirt fıstığı yüzde 50 hibelidir. Biz çiftçilere bu tür çalışmalar sonucunda böyle yatırımlarla teşvik oluyoruz” dedi.

Çiftçilere verilen Siirt fıstığı fidanlarını inceleyen Silvan Kaymakamı Yunus Sezer, ise bu çalışmaların çiftçiler için iyi olduğunu söyledi. Kaymakam Sezer, “Bu fidanların büyümesi sonucunda birçok aile bundan ekmek yiyebilir. Çiftçilerimizden en az 200 Siirt fıstık bahçesi bekliyorum. Önümüzdeki yıl 100 bin adet Siirt fıstığı fidanı dağıtmayı düşünüyoruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Sigorta Priminin Yarısı Devletten


Tarım Sigortaları Uygulama Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı, 23 Ocak 2013’de Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım Sigortaları Havuzu (Tarsim) tarafından kapsama alınacak riskler, ürünler ve bölgelere göre prim desteği oranlarının belirlendiği karara göre çiftçiler için büyük önem taşıyan tarım sigortası priminin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanacak. Gıda Tarım ve Hayvancılık Samsun İl Müdürü Kadir Güven, Tarım Sigortaları Havuzu ile ilgili açıklama yaptı. Tarım sigortasının aktif çiftçiler için önemli olduğunu ifade eden Kadir Güven, Tarsim’in faydalarını anlattı.

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçilerin mevcut arazi ve ürün bilgileri dikkate alınarak, üretimlerinin Tarım Sigortaları Havuzunda teminat altına alınacağını dile getiren Güven, “2013 üretim yılında bitkisel ürünler için dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ek risklerinin paket halinde ayrıca, açık alanda yetiştirilen meyveler için bu risklere ilave olarak, isteğe bağlı olmak üzere, don riskine karşı güvence altına alınacak. Açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresinin don riski kapsamına, risk maliyetindeki artışlar ve çiftçinin ödeyeceği prim de dikkate alındı. Verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, Tarım Sigortaları Havuzuna aktarılan bütçeden karşılanacak.” dedi. Çiftçilerin primin yüzde 50’sini ödeyeceğini, geri kalan yarısını da devletin karşılayacağını açıklayan İl Müdürü Kadir Güven, Veteriner Bilgi Sistemi (Türkvet)’e kayıtlı olan süt ve erkek besi sığırları, mandalar, koyun, keçi, koç ve tekeler ile Su Ürünleri Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olan işletmelerin de Tarsim’de teminat altına alındığını kaydetti.

Güven, “Kapalı sistemde üretim yapılan, bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış tesislerde yetiştirilen kümes hayvanları için ölüm riski, ilgili genel şartlar, teknik şartlar, tarife ve talimatları kapsamında mevcut tesis, işletme ve yetiştiricilik bilgileri dikkate alınmak suretiyle güvenceleri sağlanmıştır. Çiftçilerin mağduriyet yaşamamaları için tarım sigortaları konusunda hassasiyet göstermelerinin menfaatlerine olacaktır.” bilgisini verdi. Yürürlükte olan 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun kapsamında, çiftçilerin devlet yardımlarından istifade edebilmeleri için tarım sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu hatırlatan Güven, ayrıca bu kanundan yararlanma şartları arasında, çiftçilerin tüm çiftçilik varlıklarının en az yüzde 40 oranında zarar görmüş olması gerektiğinin altını çizdi.

Bilim çevrelerinin, iklim değişikliklerine bağlı olarak, doğal afetler konusunda kamuoyunu sürekli uyardıklarına dikkat çeken İl Müdürü Güven, doğal afetlerin can ve mal kayıplarına sebebiyet vermesinin yanında, tarımsal yansımalarının istenmeyen sonuçlar doğurduğunu da sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Hayvancılığa 9 Milyon TL Hibe Desteği Verilecek


AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, “2013 yılı içerisinde, Malatya’da 9 milyon TL hayvancılık için hibe desteğimiz var” dedi.

Milletvekili Ömer Faruk Öz, partililerle beraber İl Yönetim Yedek Üyesi Abuzer Göğüs’ün veteriner kliniğinin açılışını yaptı.

Açılışta, tarım ve hayvancılık konusunda çeşitli konulara değinen Öz, şunları kaydetti: “Biz AK Parti hükümeti olarak tarımın ve hayvancılığın gelişmesi, kalkınması noktasında birçok imkanları seferber ettik ve bunlar devam etmektedir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki; Malatya, hayvancılıkta bazı sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların başında da yem meselesi gelmektedir. Hayvancılık yapacak kişilerin, yemini kendisi üretme imkânları olanların bu mesleği tercih etmesi gerektiği kanaatindeyim. Bizim de bu noktada desteklerimiz var. Bunu çok iyi bir şekilde değerlendirmemiz lazım. Aynı zamanda mera ıslahlarını doğru yapmamız lazım. Bunu doğru yapmayınca meralarımız telef oluyor. Biz hayvan üreticimizin ürettiği mamulleri olabildiğince maliyet girdilerini azaltarak, üretim yapmalarını sağlamak zorundayız. 2013 yılı içerisinde 9 milyon TL hibe desteğimiz var, faizsiz kredilerimiz var.”

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi