Hukuk Fakültesi Öğrencisinin Solucan Gübresi Hikâyesi!

Kızıltepe ilçesinde yaşayan Kurul, çevresindekilerin “solucan ne ki gübresi ne olsun”, “mide bulandırıcı iş” sözlerine aldırmadan başladığı solucan gübre üretimi işini büyütüp geliştirdi.  Önce kendi tarlaları için evlerinin altındaki depoda oluşturduğu tesiste, yaklaşık 1 yıl önce solucan gübresi üretmeye başlayan Kurul, işini büyüterek, 50 bin olan solucan sayısını yaklaşık 2 milyona yükseltti. Aylık 5 ton gübre üretimi gerçekleştiren Kurul, talebe göre üretim miktarını artırmak istiyor. Kurul yaptığı açıklamada, artan hastalıklar üzerine bir araştırma yaptığını, kimyasal gübreden kaynaklanan hastalıkların son zamanlarda çoğaldığını belirlediğini söyleyerek, organik gübrenin toprak, bitki ve insana faydalarının olduğunu söyledi. Toprağı çok sevdiğini, toprağın yeniden eski haline gelmesi için çalıştığını ifade eden Kurul, kimyasal gübrelerden dolayı toprağın bugün komada olduğunu, organik gübrenin toprağa enjekte edilerek, canlandırılması gerektiğini belirtti.

Organik gübre ile tanışan çiftçilerin yakın zamanda tamamen kimyasal gübreyi bırakacaklarını ifade eden Kurul, gübrenin verimliliği % 40 ile %70 oranında artırdığını üründe de 15-20 gün daha erken hasat alınabildiğini belirtti. Organik gübrenin toprağa olan faydasını herkese söylediğini, çiftçilerin de organik gübre üretebileceğini kaydeden Kurul, “Bir hukuk öğrencisi olarak üretim kararı verdiğimde çevrem olumsuz tepki gösterdi. Çünkü bu bölgemizde olmayan bir üretim. ‘Solucan ne ki gübresi ne olsun’ ve ‘mide bulandırıcı bir iş’ diyenler oldu. Olumsuz şekilde eleştirenler şimdi gelip işi daha da büyütmeyi bana teklif ediyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın organik gübre ile ilgili açıklamalarının kendisini daha motive ettiğini söyleyen Kurul, “Bununla ilgili devletimiz çok büyük destek imkânları sunuyor. 15 Ekim’de Rizeliler çaylarını tamamen organik gübre ile üretecek” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Solucan Gübresi Üretimi Kazandırıyor!

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, evinin banyosunda bir metrekarelik kutunun içerisinde deneme amaçlı solucan gübresi üretimine başlayan kadın girişimci, 4 yıl içerisinde aynı işi, 2 bin metrekaresi kapalı 6 bin metrekarelik dev tesiste sürdürüyor. İlknur Pazarcık, yıllık 600 ton solucan gübresi üretiyor ve bunu genellikle Karadeniz bölgesindeki çay üreticilerine ve Antalya’daki seralara gönderiyor.

İlknur Pazarcık yaptığı açıklamada, gemi kaptanı olduğu için sık sık yurt dışına çıkan eşinin ABD’de bir dergide solucan gübresiyle ilgili yazı okuduğunu anlattı. Eşinin bu konuyla ilgili aktardıklarının ardından solucan gübresi üreten birkaç tesisi gezdiğini ve bu işi Türkiye’de yapmaya karar verdiğini söyleyen İlknur Pazarcık, işe ilk olarak bin solucanla evinin banyosuna koyduğu bir metrekarelik kutuda başladığını belirtti. Deneme amaçlı bu girişiminde giderek solucan sayısının arttığını ve kutunun küçük gelmeye başladığını dile getiren Pazarcık, bunun üzerine küçük çaplı deneme üretimini evlerinin araba garajına taşıdığını söyledi.

İlknur Pazarcık, deneme aşamasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü, 2014’te 318 metrekare kapalı alana sahip bir tesis kurduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Tesisi kurmak için KOSGEB’in makine, ekipman ve hibe desteğinden faydalandık. İlk etapta KOSGEB’den 100 bin liralık destek alarak başladık. Şu anda geldiğimiz noktada, 2 bini kapalı 6 bin metrekarelik, yaklaşık 1,5 milyon liralık bir tesise sahibiz. İlk tesisi kurduğumuzda milyonlarca solucanımız vardı. Deneme amaçlı bin solucanla başlamıştık, şimdilerde ise milyarlarca solucanımız var. 2014’te tesis düzeyine geçtiğimizde aylık 15 ile 20 ton arasında solucan gübresi üretebiliyorduk. Şu an aylık 50 ton civarında solucan gübresi üretmeye başladık. Türkiye’nin birçok ilçesine gübre satışı için danışmanlık büroları kurduk. Üretimini yaptığımız gübre tamamen doğal ve çok çeşitli faydaları var.”

İlknur Pazarcık, yıllık 600 tonu bulan üretimleriyle Türkiye’de iddialı olduklarını dile getirerek, üretim süreçlerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Fermente edilmiş büyükbaş hayvan gübresini sererek kurutuyoruz. Daha sonra kırıcı dediğimiz makineden geçirip ince parçalara ayırıyoruz. İçine bitkisel atıklar, yumurta kabuğu, çay posası karıştırıyoruz. Yüzde 70 fermente olmuş büyükbaş hayvan gübresi ve yüzde 30’u bitkisel atıklardan oluşuyor karışımımız. Bunları suyla nemlendirip solucanlarımıza sunuyoruz. Yemi bir taraftan veriyoruz, solucanlar yemin konulduğu alana geçiyor ve artlarında bıraktıkları gübreleri alıyoruz. Bu gübreleri bir süre yine dinlendiriyoruz. Dinlenen gübremizi silonun içine koyuyoruz ve burada bir saat boyunca 70 derecede hijyen aşamasından geçiriyoruz. Ardından kırma, eleme işlemi yapılıyor ve çuvallara dökülerek ambalajlanıyor. Ürünümüz satışa hazır oluyor.” Diyerek gübre üretim aşamalarını anlattı.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

%d blogcu bunu beğendi: