Türkiye’ye Müthiş Hibe
21 Temmuz 2012 Yorum bırakın
Dünya Bankası, Türkiye’ye kamu iç denetimi için 494 bin dolar hibe verecek. Türkiye ile Uluslararası Dünya Bankası arasında imzalanan anlaşma onaylandı.
Türkiye'nin Kobi Destek Hattı 0850 811 2 444
21 Temmuz 2012 Yorum bırakın
Dünya Bankası, Türkiye’ye kamu iç denetimi için 494 bin dolar hibe verecek. Türkiye ile Uluslararası Dünya Bankası arasında imzalanan anlaşma onaylandı.
20 Temmuz 2012 Yorum bırakın
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, küresel krizden çıkışın küresel işbirliğinden geçtiğini belirterek, ”Japonya Asya’nın en doğusunda, Türkiye Asya’nın en batısında. Fiziki olarak aramızda önemli bir mesafe var ama ben, Türk ve Japon halklarının kalp mesafesinin birbirine çok yakın olduğunu biliyorum” dedi.
Conrad Tokyo Otel’de düzenlenen ”Türkiye-Japonya İş Forumu”nda Japon yatırımcılara hitaben konuşan Çağlayan, iki ülkenin tarihi geçmişi olan bir dostluğa sahip olduklarını belirterek, iki ülke arasındaki dostluğun maddi değerlere bağlı olmayan manevi değerlerle bezenmiş bir dostluk olduğunu söyledi.
Türkiye ve Japonya’nın nüfus oranları ile milli gelir ve dış ticaretlerinin dünyadaki payları göz önüne alındığında mevcut ticari ilişkilerin istenen seviyede olmadığına dikkati çeken Çağlayan, ”Bu konuda suçu Japon tarafına yüklemek gibi bir kolaycılığın içerisinde olmayacağım. Ticari ilişkilerin istenilen seviyede olmayışı birbirini seven iki ülkenin, halkların ve iş aleminin birbirlerini yeterince tanıyamamasının ortaya çıkardığı bir durumdur” diye konuştu.
Bugün kendisi, Japonya Dışişleri Bakanı Koichiro Gemba ve Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Yukio Edano tarafından imzalanacak mutabakat zaptı ile iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin ilk kez resmiyet kazanacağını ifade eden Çağlayan, söz konusu anlaşmanın iki ülke arasındaki ticari ilişkiler açısından tarihi öneme sahip olduğunu kaydetti.
Çağlayan, anlaşma çerçevesinde bundan sonraki dönemde ülkeler arasında düzenli olarak gerçekleştirilecek bakanlar arası toplantının ilkinin de yapılacağını belirterek, ilk toplantının Japonya’da yapılacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
”Halkların kalp mesafesi yakın”
Dünyanın önemli bir krizden geçtiğine işaret eden Çağlayan, ”Küresel krizden çıkışın yolu küresel işbirliğinden geçiyor. Japonya Asya’nın en doğusunda, Türkiye Asya’nın en batısında. Fiziki olarak aramızda önemli bir mesafe var ama ben, Türk ve Japon halklarının kalp mesafesinin birbirine çok yakın olduğunu biliyorum” diye konuştu.
Türkiye’nin geçen yıl Çin’den sonra dünyada en fazla büyüyen ikinci ülke olduğunu hatırlatan Çağlayan, AB’deki kriz nedeniyle bu bölgeye yapılan ihracatın azalmasına rağmen toplam ihracatın arttığına dikkati çekti.
Çağlayan, Türkiye ekonomisinin son derece dinamik ve güçlü bir ekonomi olduğunu vurgu yaparak, AB dışındaki pek çok ülkede yaşanan sorunlara rağmen ihracatın artmasının, Türk ihracatçısının yeni pazarlara girişteki başarısını ortaya koyduğunu söyledi.
Japon yatırımcılardan kendi bölgesinde refahın ve barışın sembolü olan Türkiye’ye bakış açılarını değiştirmelerini isteyen Çağlayan, ”Türkiye’ye sadece ekonomik gelişmeler olarak bakmayın. Yaş ortalaması 29 olan, çok genç bir nüfusa sahip olan 75 milyonluk bir ülke olarak da bakmayın. Türkiye’ye bakarken 4 saatlik uçuş mesafesinde çevresinde 56 ülke olduğunu görmenizi istiyorum” dedi.
Türkiye’nin dünyadaki bir çok firmanın üretim üssü olmasının yanı sıra bölgesel üretim üssü haline gelmeye başladığına dikkati çeken Çağlayan, Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesini kapsayan coğrafyada 1,5 milyar insanın yaşadığını kaydetti.
“Artık hızlı balık yavaş balığı yutuyor”
Japon yatırımcılardan yeni teşvik sistemini keşfetmelerini isteyen Çağlayan, ”Dünyanın en iddialı ve en cömert teşvik sistemini hazırladık ve tüm ulusal, uluslararası yatırımcıların hizmetine sunduk” diye konuştu.
Bakan Çağlayan, küresel krizin dünyanın ekonomik model ve anlayışını da değiştirdiğini ifade ederek, artık rekabetin çok daha acımasız hale geldiğine dikkati çekti.
Dünyada ekonomik pasta küçülürken bu pastadan pay almak isteyenlerin sayısının arttığını belirten Çağlayan, gelişmiş ülkelerin artık yerlerini Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelere bıraktığını söyledi.
Küresel krizin birçok alışkanlığı değiştirdiğini dile getiren Çağlayan, ”Küresel krizden önce bütün ülkelerde bir söz vardı. ”Büyük balık küçük balığı yutar” derlerdi. Şimdi artık balıkların rolü değişti. Artık büyük balık küçük balığı yutmuyor. Hızlı balık yavaş balığı yutuyor. Çok hızlı olmak zorundayız” diye konuştu.
“Diğer konuşmacılar”
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Keiro Kitagami de geçen yıl Japonya’da yaşanan deprem sonrasında Türk hükümetinden büyük destek gördüklerini belirterek, bu durumun Türkiye ile Japonya arasındaki dostluğu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Çalışan nüfusun azalmasının Japonya’nın en büyük sıkıntısı olduğunu kaydeden Kitagami, ”Orta ve uzun vadede ekonomi açısından kritik bir durumdayız” dedi.
Türkiye’nin hem uygarlık hem de coğrafya olarak Avrupa ve Asya ile ilintili bir ülke olduğuna dikkati çeken Kitagami, Japon firmaların Türkiye ile ilişkilerinin oldukça az olduğunu ve bunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, iki ülke arasında yatırım ilişkilerinin artırılması gerektiğini belirterek, ”İki ülkeyi bir araya getirdiğinizde muazzam bir büyüklük ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Ajansın yabancı yatırımcılar için bürokratik işlemleri azaltmaya yönelik çalıştığını da ifade eden Aycı, Türkiye’nin güçlü büyümesinden Japon firmaların daha fazla yararlanabileceğini düşündüklerini dile getirdi.
Japon Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) Başkanı Hidehiro Yokoo da Türkiye’nin konumunun önemli olduğunu vurgulayarak, ”Türkiye, sadece AB değil, Orta Doğu ve Orta Asya pazarına da nüfuz edebilecek bir konuma sahip” dedi.
En büyük rakipleri Güney Kore’nin Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunduğuna işaret eden Yokoo, Japonya’nın da bir an önce Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzalaması gerektiğini söyledi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu da 55 bin ihracatçının temsilcisi TİM olarak Türkiye’nin ticaret elçileri olduklarını kaydetti.
İki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerinin giderek güçlendiğini belirten Çıkrıkçıoğlu, buna karşın söz konusu ilişkilerin henüz istenilen seviyede olmadığını dile getirdi.
Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası (JBİC) Başkan Yardımcısı Fumio Hoshi de görüş alışverişi yoluyla iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişeceğinden emin olduğunu belirtti.
Hoshi, Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin finansman açısından desteklenmesi konusunda kararlı olduklarını ifade etti.
Orta Doğu İşbirliği Merkezi Başkanı Tadatsuna Koda ise merkezin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki Japon yatırımlarını teşvik etmeyi amaçladığını söyledi.
Konuşmaların ardından yeniden söz alan Ekonomi Bakanı Çağlayan da JBIC’in Türkiye ile ilgili planlarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirterek, ”Türkiye önümüzdeki 10 yılda 130 milyar dolardan fazla enerji yatırımı yapacak. Kredi maliyetleri konusunda JBIC firmalara destek olsun” diye konuştu.
Bakan Çağlayan ve beraberindeki heyet, daha sonra Japon ithalatçı birliklerinin temsilcileriyle bir araya geldi.
19 Temmuz 2012 Yorum bırakın
Japonya’da Türkiye’nin yeni teşvik sistemini anlatan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yıllık cirosu 505 milyar dolara ulaşan Mitsubishi, İtochu, Daiichi ve Mitsui’nin CEO’ları ile bir bir görüştü.
YENİ teşvik sistemini anlatmaya Japonya’dan başlayan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yıllık cirosu 505 milyar dolara ulaşan dört Japon şirketinin CEO’ları ile görüştü. Japonların teşvik sisteminden çok etkilendiğini söyleyen Bakan Çağlayan, “Türkiye’yi üretim üssü ve yönetim merkezi yapmak istiyorlar” dedi. Japon devlerine Sinop’ta kurulacak nükleer santral için de yatırım çağrısı yapan Çağlayan, “Rakipleriniz çok iyi çalışıyor. Siz de bu fırsatı kaçırmayın” dedi. Ekonomi Bakanı Çağlayan, Tokyo temaslarının ilk gününde Mitsubishi, İtochu, Daiichi ve Mitsui gibi şirketlerin CEO’ları ile biraraya geldi. Görüşmelere, yeni teşvik sistemi ile Türkiye’nin Mersin’den sonra kuracağı ikinci ve üçüncü nükleer santraller damgasını vurdu. Çağlayan, görüşmelerin ardından gazetecilere şunları söyledi:
İlgi Çok Yüksek
Japon firmalarının Türkiye’ye olan ilgisi normalin çok üzerinde. Türkiye’yi üretim üssü ve uluslararası yönetim merkezi yapmak istiyorlar. Japon firmaları Türkiye’ye karşı biraz cimriler. Şimdi cimriliği bir kenara koyuyorlar. Mitsubushi 28 şirketinin patronu olan Yurihiko Kojima ile bir araya geldik. İtochu CEO’sui Yoichi Kobayashi, Mitsui CEO’su Masami Ijima ve Daiici CEO’su Koichiro Watanabe ile görüştük. 4 firmanın 740 bin çalışanı, 505.4 milyar dolar büyüklüğü var. Yeni teşvik sistemimizi görücüye çıkardık, road showa başladık. Ne kadar iyi anlatırsak dönüşünü o kadar çok göreceğiz.
Üçüncü Ülkelerde İşbirliği
Teşviklere İnanamadılar
Teşvik paketine inanamıyorlar. Çok ciddi heyecan yaratmış. Önümüzdeki günlerde etkisi görülecek. Stratejik yatırımlar konusunda teşvik belgesinin miktarları daha fazla olacaktır. Enerjide oyuncu olmayı isteyenler var. Nükleer konusunda geç kalmayın dedik. Yolun sonuna geliniyor. Rakipleriniz iyi çalışıyor. Güney Kore, Çin, Kanada istiyor. Kendileri de Çin’de bu konuda ciddi kararlar aldığını, büyük yatırımlara gireceklerini ifade ettiler.
Mitsubishi: İstanbul Finans Merkezi Cazip
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Mitsubishi’nin Türkiye’de banka kurmak için İstanbul’da araştırma yaptığını da hatırlatarak şöyle konuştu: “Bu gelişme İstanbul Finans Merkezi projesinin ne kadar isabetli olduğunun göstergesidir. Onlarca finans kuruluşu ülkemize gelmek istiyor. Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını görüyorlar.”
11 Temmuz 2012 Yorum bırakın
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Mustafa Kaplan, KOSGEB’in işletmeler için amaç değil, araç olması gerektiğini söyledi.
Kaplan, Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Gelişen Türkiye’de KOSGEB Misyonu” konulu konferansta, artık hedefi olan, kendisini yarınlarda daha iyi konumlandırmak isteyen işletmelere bir araç halinde desteklerini sunacaklarını belirtti.
Yeni dönemde, özellikle destek alma anlayışında eski algıların değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kaplan, “İşletmelerimiz hedeflerini kendileri koymalı. KOSGEB de buna katkı sağlayan destek olan bir tarafta olmalıdır. KOSGEB amaç değil araç olmalı” dedi.
Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşletmelerimizin, iş dünyamızın akışında, seyrinde bazı konuları ihmal ettiğimizi görüyoruz. KOSGEB olarak bu konulara ve ekonominin yeni kavramlarına işletmelerimizin dikkatini çekmek istiyoruz. Bizler bu büyük fotoğrafta sizlerin de yerinizi almanızı istiyoruz. Gelişen fotoğraf gelişen Türkiye’dir. Ve gelişen Türkiye’de gelişen KOBİ’lerimiz, gelişen girişimcilerimiz olarak yerinizi almanızı istiyoruz. Hatta rakiplerinize göre, daha farkında olarak bazı şeyleri yaparsanız daha fazla gelişme imkanınız var.”
Konferansın ardından Denizli’de “Girişimcilik Kursu”na katılanlara sertifikaları verildi.
20 Mayıs 2012 3 Yorum
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerindeki kamu kurum/kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin projelerine hibe desteği verilecektir. Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir.
Desteklenecek alanlar nelerdir?
– Bölgesel yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi ve kümelenme çalışmalarının desteklemesi,
– İnsan kaynaklarının bölgenin üretim ve hizmet ihtiyaçlarına göre örgütlenmesinin desteklenmesi,
– Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal içermenin sağlanması,
– Çevrenin korunması ve mekânsal altyapının güçlendirilmesi
Programa hangi kurumlar başvurabilir?
– Valilikler,
– Kaymakamlıklar,
– Kamu Kurumlarının İl ve Bölge Müdürlükleri ve Başkanlıkları
– Üniversiteler ve Üniversitelere bağlı Uygulama ve Araştırma Merkezleri, Fakülteler, Yüksekokullar, Enstitüler,
– İl Özel İdareleri ve Belediyeler,
– Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları,
– Organize Sanayi Bölgeleri, Küçük Sanayi Siteleri, Teknoparklar, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, İş Geliştirme Merkezleri,
– Sivil Toplum Kuruluşları (dernekler, vakıflar, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar)
– Birlikler ve Kooperatifler
Destek miktarı ve oranı nedir?
Proje başına en az 19.000 TL, en fazla 75.000 TL’dir. Destek oranı 25 ile 100 arasında değişmektedir.
Son başvuru tarihi ne zamandır?
Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir. Başvurular, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına yapılacaktır.
Kobi-Line Kobi Destek Merkezi
20 Mayıs 2012 Yorum bırakın
HELAL GIDA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR
Dünya Helal Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre yalnızca gıdada değil, kozmetik, tekstil, deri, turizm, lojistik, makine gibi birçok sektörde, insan sağlığına zarar vermeyen, sağlıklı hammaddelerle, sağlıklı, hijyenik koşullarda üretimi şart koşan helal pazarı iş hacmi yıllık 2 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’nin de bu dev pazarda şansı çok yüksek.
Geçtiğimiz yılı yüzde 3 büyüme ile kapatan gıda sektörü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yıl 17 milyon ton meyve, 24 milyon ton sebze üretildi ve Türkiye’nin 126 ülkeden 133 farklı sebze ve meyve ithal edildi. Türkiye’de yıllara göre meyve ve sebze üretimine bakıldığında 2010 yılında, önceki yıla göre 628 bin tonluk üretim düşüşünün görüldüğü vurgulandı. Tarımsal ürünlerin taze, kuru, konserve, geçici konserve ve soğutulmuş ürünler olarak ithal edildi, 2011 yılının 7 ayında 380 milyon dolar ödenerek 512 bin ton ürün ithal edildiği bildirdi. Meyve ve sebze ithalatına verilecek paranın yılsonunda 680 milyon dolar ile 700 milyon dolar arasında olacağını tahmin edilirken, Türkiye’nin son 4,5 yılda sebze ve meyveye 4,5 milyar lira ödendi ve “krizin sert etkilemediği” ender sektörlerden biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, 200 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşan sektörde 10,5 milyar dolar ihracat, 5 milyar dolar da ithalat gerçekleştirdi. Tarıma dayalı hammadde fiyatlarında nispeten normal bir seyir olması ise sektörde olumlu anlamda önemli etken oldu. Bu durumu fırsat olarak gören üreticiler, fiyatlarını aşağı çekerek tüketici kazanmaya çalışırken, sektörün perakende ayağı da sık sık düzenlenen kampanyalarla bu sürecin bir parçası oldu.
Türkiye gıda sektörü perakendeciler gıda üreticilerinden daha yüksek standartlar talep ettikçe ve sektördeki yatırımlarla birlikte iyileştirmeler gerçekleştikçe daha da gelişmiş bir hâl almaktadır. Organize perakendeciliğin yaygınlaşması ve net gelir seviyesinin yükselmesiyle birlikte, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazır yemekler ve dondurulmuş yiyecekler gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara kaymıştır. Buna ek olarak, tam zamanlı işlerde çalışan kadın sayısının artması dondurulmuş ve hazır gıdaya olan talep trendini desteklemiştir.
Ülkedeki yükselen refah düzeyinin bir göstergesi olarak, 2009 yılında % 8,4 olan gıda tüketiminin gayrisafi yurt içi hâsılaya oranının 2014 yılında % 7,2’ye düşmesi beklenmektedir. Özellikle alkolsüz içecek satışlarının artışına bağlı olarak, 2009 ve 2014 yılları arasında içecek tüketiminin değer bazında % 16,4’lük YBBO ile artması beklenmektedir.
Türkiye şu anda ürettiği neredeyse tüm sertifikalı organik gıda ürünlerini, çoğunluğu Avrupa’ya olmak üzere (yaklaşık % 85’i), ihraç etmektedir. Buna ek olarak, “helal gıda” üretimi potansiyeli çoğunluğu Müslüman olan Türkiye için önemli fırsatlar sunmaktadır.
Türkiye’de helal gıda belgelendirmesinin merkezi haline getirilmesine yönelik ilk adım bu yıl atıldı. Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) merkezinin İstanbul’da kurulmasını öngören uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye’nin bu alanda ‘helal gıda üssü’ olacağı kaydediliyor. Öte yandan, 33 İslam ülkesinin TSE’nin helal gıda sertifikası vermesine onay vermesi; Türkiye‘yi Malezya, Amerika ve İsrail’den sonra bu sertifikayı dünyada veren 4’üncü ülke konumuna getiriyor. TSE’nin bu yolla Türk şirketlerinin sertifika için ABD ve İsrail’e ödediği 100 milyon doların yurtta kalmasını sağlayacağı, yabancılara verdiği belgeyle de yılda 200 milyon dolar gelir beklediği vurgulanıyor.
Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntem. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlar. Ayrıca Helal Sertifikalama, ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlıyor.
Helal Gıda Sertifikası için aranan asgari şartlarsa, Ürünün ham maddeden başlayarak mamul madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması.
Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması, İyi üretim uygulamaları (GMP), iyi hijyen uygulamaları (GHP) ve HACCP şartlarını sağlıyor olması, gerek ürünün üretim aşamalarında, ürün bileşiminde yer alan bütün unsurlarda gerekse ürün bileşimindeki her bir unsurun üründe bir araya gelmesiyle oluşabilecek etkilerinde İslami kriterlere, insani gereklere, sağlık ve temizlik şartlarına, beslenme bakımından gerekliliğe uygun vasıfları taşıması helal belgesinin tüm dünyada geçerli olması çok önemli. Malezya JAKIM tarafından akredite olan belgelendirme kuruluşlarından alınan helal belgeleri tüm dünyada geçerli. Kas Sertifikasyon, Malezya Helal Belgelendirme Kuruluşu JAKIM tarafından akredite edilmiş ve belgelendirme yapıyor. Bu belgeler JAKIM tarafından da onaylı ve tüm dünyada geçerli olan helal belgesi.
Bir firmanın Helal Gıda Sertifikası alabilmesi için, Helal Gıda Merkezi’ne sertifika için müracaat eden şirketlerden belirli evraklar istenir. Bunlar; şirket ticari faaliyet belgesi, şirket yetkilisinin imza sirküsü, ticari sicil gazetesi, şirket yetkisinden onaylı ürün üretim izin belgesi, şirkete ait ISO ve HACCP Sertifikasının fotokopisi, işyeri çalışma ruhsatı, müracaat harcı ve ürünün özelliklerinin belirlenmesi için her çeşit laboratuar denetiminin yapılmasında Helal Gıda Merkezi’nin yetkili kılındığına dair şirket beyanıdır. Belirttiğimiz evrakların tamamlanmasının ardından sertifikaya başvuran firmanın imalatını ve üretimini incelemek üzere, sertifikalı denetçiler tarafından firma ziyaret edilerek gerekli denetimler yapılır. Denetim ve kontrollerde elde edilen bilgi ve belgelerle, ürün numuneleri üzerinde yapılan test ve tahlillerin sonuçları, Helal Gıda Merkezi ‘nin ilgili denetim kurullarında görüşüldükten sonra ürünün sertifika alıp almayacağına karar verilir. Bu süreçte Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu ile İlahiyat ve Fıkıh Yüksek Kurulunun görüşüne de başvurulur.
Sektörün dış ticaret ayağına bakıldığında, gıda ihracatının, 2002 yılında ekonominin krizden çıkmaya başlaması ile birlikte sürekli artan bir grafik çizdiği görülüyor. Toplam ihracattaki pay ise 2003 yılından itibaren yükselişe geçti. Sektörün yükselen ihracat payı, gelişmekte olan bir ülke açısından son derece önemli bir gösterge olmakla birlikte, üretimde özellikle katma değeri yüksek gıda ürünlerinin tercih edilmesi ile bu payın artırılması mümkün. Sektör aynı zamanda birçok yabancı yatırımcıya da ev sahipliği yapıyor. İmalat sanayine yönelen yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 10’u, Türkiye’ye yatırım yapan tüm yabancı sermayeli şirketlerin ise yüzde 2’si gıda sektörünü tercih ediyor. Tutar olarak bakıldığında 1,4 milyar dolarlık imalat yatırımının 363 milyon doları gıda sektörüne giderken, 11,1 milyar dolarlık toplam yabancı sermaye yatırımının da yüzde 3’ü bu sektöre yönelmiş.
Türkiye’de ağırlıklı olarak kullanılan yatırım şekli olan ortak girişim, gıda sektöründe de yoğun olarak tercih ediliyor. Son veriler incelendiğinde, 2007’de 40.000 gıda işletmesinde 90 milyar dolarlık üretim yapıldı ve 400.000 kişiye istihdam sağlandı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 artarak 10 milyar 254 milyon dolar olduğu göze çarpıyor.
Kobiline Kobi Destek Merkezi
20 Mayıs 2012 Yorum bırakın
Tarım Bakanlığının tarımsal sanayi desteklerinden olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklemesi hakkında ki bakanlar kurulu kararı açıklandı. Uzun zamandan beri beklenen ve geçen yıl açıklanmayan 6. etap KKYDP kapsamında tarımsal sanayi desteklenmektedir. Bu kapsamda ekonomik yatırımlar ve makine ekipman destekleri yer almakta idi. Bakanlık bu dönem koyun, keçi ve manda ile ilgili modern sabit yatırımları destek kapsamına almıştır. Başvuru zamanı, desteklenecek iller ve diğer konular açıklanacak olan tebliğler ile belirlenecektir.
Kararın amacı; doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının etkinliklerinin artırılması, kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulması ve tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması için makine ve ekipman alımlarına ilişkin yatırımları desteklemektir.
01.01.2011- 31.12.2015 tarihleri arasında, kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak için gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyete yönelik yatımları ile toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeye katkı sağlamak için belirlenmiş makine ve ekipman alımlarını ve yerinde montajını desteklemek amacıyla yapılacak hibe ödemelerine ilişkin hususları kapsıyor.Tarıma dayalı yatırımların desteklenmesi aşağıdaki konuları kapsıyor;
Bu Karar kapsamında desteklenecek makine ve ekipman alımları her yıl tebliğ ile belirlenir.
(1) Ekonomik yatırımlarda hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.
(2) Toplu basınçlı sulama sistemlerinde hibeye esas proje tutarı üst limitinin %75’ine hibe yoluyla destek verilir.
(3) Makine ve ekipman alımlarında hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.
(4) Proje bütçesi katma değer vergisi (KDV) hariç hazırlanır.
(5) Hibeye esas proje tutarı üst limitleri tebliğ ile belirlenir.
Destekleme kapsamına alınacak iller proje konuları tebliğ ile belirlenir.
FİNANSMAN VE ÖDEMELER
(1) Yapılacak ödemeler için gerekli kaynak, ilgili mali yıl bütçe kanunu ile tahsis edilen ödeneklerden karşılanır ve TC Ziraat Bankası A.Ş. aracılığıyla ödenir. Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak yapılan nakdi ödeme tutarının %0,2’si oranında Ziraat Bankası A.Ş. ye hizmet komisyonu ödenir.
(2) Yapılan proje başvuruları, ilgili yıl Bakanlık bütçesinde yer alan ödenek çerçevesinde ve tebliğinde öngörülen kriterlere göre değerlendirilir.
(1) Hibe desteklemelerinden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz, Ancak toplu basınçlı sulama sistemi yatırımlarından köylere hizmet götürme birlikleri yararlanabilir.
(1) Yapılacak destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri Bakanlık alır.
(2) Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleri ile ilgili, alacaklar ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.
(3)İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, desteklemelerden haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süre ile desteklerden yararlanamaz.
Kobiline Destek Merkezi
20 Mayıs 2012 Yorum bırakın
“Devlet bana ne sağlayacak ki?”
“Devlet kaşıkla verir kepçeyle alır?”
“İşlerime koşturmaktan verilen hibe, teşvik ve desteklerden haberimiz mi oluyor?”
“Kendi yağımızla kavrulup gidiyoruz işte!”
“Bankalar bizi sevmiyorki?”
Hibe, Teşvik, Kredi ve Desteklerden faydalanmanın birçok önemli sebepleri var:
· Öz sermayenizi kullanmadan yatırım yapmak, işinizi büyütmek.
· Çalışanlarınızın sigorta primlerinin işveren hissesini cebinizden değil, SGK’dan ödetmek.
· Nitelikli eleman çalıştırarak hem işletmenizin kalitesini yükseltmek hem de maaşlarının yüzde 60’nı devletin kasasından almak.
· Kabul edilmeyen projelerinizin, makine teçhizat kısmını yurt dışından temin etmek.
· Almış olduğunuz belgelerin; ISO 9001, HACCP, TSE, CE, TÜV vb. masraflarının yüzde 60nı devlet desteği ile almak.
Peki, tüm bunlardan yararlanmak neden bu kadar zor?
· Çoğumuzun bunlarla uğraşacak vakti yok. Günlük işleyiş bizi o kadar meşgul ediyki kendimize bile doğru dürüst vakit ayıramıyoruz.
· Birçok işletme sahibi devlete güvenemediği için bunlardan yararlanmaktan korkuyor. Uğraşmak istemiyor. Ön yargılarından kurtulamıyor.
· Diğer başka en önemli etken ise tüm bu hibe, teşvik ve desteklerden KOBİ’lerimizin maalesef yüzde 90’ının haberi bile olmuyor, büyük bir bilinmezlik var. Her işi muhasebecisinin üzerine yıkıyor. O da işlerini yetiştirmekten firmasına artı bir katkı sağlamaya vakit bile ayıramıyor.
Peki ya şöyle olsaydı:
· İşletmemiz günlük işlerini rutin bir şekilde yaparken birileri de devletin ve AB’nin sağlamış olduğu tüm imkanlardan işletmeye kazanç sağlasaydı,
· Hiçbir ek masrafa, ek personele gerek kalmadan verilen bu hibe, teşvik, kredi ve desteklerden haberimiz olsaydı ve fayda sağlasaydık,
· Tüm bu hizmetleri bizim adımıza birileri yapsaydı ve nereye, nasıl ve ne zaman başvuru yapılacaksa hepsini yapıp takip etseydi.
İşte tüm bu hizmetleri Türkiye çapında sağlayan bir kuruluş, şimdi size de hizmet vermekten gurur duyuyor. KOBİ’leri bilgilendirip yönlendiren, bugüne kadar binlerce KOBİ’nin gönlünde taht kurmuş,
devletin sağlamış olduğu hibe, teşvik ve destekleri nasıl, nereden ve nereye müracaat ederek almanız gerektiğini size adım adım gösteren bir KOBİ-LINE Bilgi Merkezi’niz var.
İşinizi rahatlatacak, işletmenizi büyütecek ve sizi geleceğe taşıyacak bu merkezle siz de tanışmanın onurunu yaşayın. Unutmayınız, gelecek de bir gün gelecek ama önemli olan oraya nasıl vardığınızdır.
Sizi, işletmenizi ve çocuklarınızı 2023 Türkiye’sine taşımaktan gurur duyuyoruz.
Ø KOBİ Hibe Servisi
Ø KOBİ Destek Bülteni
Ø Bilgilendirme Hizmetleri
Ø Belgelendirme Hizmetleri
Ø Reklam Hizmetleri
Ø Eğitim Hizmetleri
Ø Hibe, Teşvik ve Destekler
Ø Personel Yetiştirme Kursları
Ø Personel Bulma ve Yerleştirme Servisi
Ø İş Planı Hazırlama ve Takibi
Ø Web Site Tasarımları
Ø Kurumsal Ve Bireysel Gelişim, Marka, İmaj ve Koçluk
Ø Banka Kredileri
Ø Kredi Garanti Fonu
Ø Satış Ve Pazarlama Metot ve Taktikleri
Ø Girişimcilik Hizmetleri
20 Mayıs 2012 Yorum bırakın
MEVKA-KOSGEB işbirliği ile Konya ve Karaman illerinde uygulamalı girişimcilik eğitimleri düzenleyecektir. Başvurular 14.05.2012 – 05.06.2012 tarihleri arasında Mevlana Kalkınma ajansına şahsen yapılacaktır.
Başvuru öncesinde veya başvuru sırasında girişimcilik testi ve eğitim başvuru formunun doldurulması zorunludur. Katılımcılar KOSGEB tarafından gerçekleştirilecek mülakatla belirlenecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Eğitim Tarihi: 11.06.2012-13.07.2012 (bitiş tarihinde 1 haftalık bir sarkma olabilir)
Son Başvuru Tarihi: 05.06.2012
Mülakat Tarihi: 06.06.2012 (9:30-16:30 arası)
Konya için başvuru adresi:
Mevlana Kalkınma Ajansı Medrese Mahallesi Ulaşbaba Caddesi No:28 Selçuklu/KONYA
Tel: 0 332 236 32 90 Fax: 0 332 236 46 91
Karaman için başvuru adresi:
Mevlana Kalkınma Ajansı Karaman Yatırım Destek Ofisi İmaret Mahallesi Atatürk Bulvarı No:2 70100 Karaman
Tel: 0 338 213 00 20 Fax: 0 338 214 02 30
20 Mayıs 2012 Yorum bırakın
| Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’den gıda, makine, enerji ve sağlık alanında faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeyi Amerika’daki işletmelerle buluşturmak üzere Washington’a gidecek.Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan ve beraberindeki heyet, 20-21 Mayıs 2012 tarihleri arasında Washington’da düzenlenecek ‘’Küçük İşletmeler Haftası’’ etkinliği kapsamında, Türk ve ABD’li KOBİ’ler bir araya gelecekler.KOSGEB ve ABD’nin Muadil Kurumlarıyla yürütülen işbirlikleri çerçevesinde; KOSGEB, Küçük İşletmeler İdaresi (SmaIl Business Administration- SBA), Uluslararası Ticaret Birimi (International Trade Administration-lTA) ve Azınlık İşletmeleri Geliştirme Ajansı (Minority Business Development Agency-MBDA) arasında imzalanan Mutabakat Zaptı kapsamında; SBA tarafından ABD’de düzenlenecek ‘Küçük İşletmeler Haftası’ etkinliklerine katılım sağlanacak ve etkinlik süresince iş görüşmeleri gerçekleştirilecektir.
20-22 Mayıs tarihlerinde Washington’da gerçekleştirilecek, ‘’Küçük İşletmeler Haftası’’ kapsamında, Bilim Sanayi Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, büyüyen Türkiye ekonomisi, KOBİ’ler ve ABD ile olan ilişkileri içeren bir konuşma yapacaktır. Türk ve ABD’li KOBİ’ler arasında iş görüşmelerinin gerçekleştirileceği bir Türkiye Standı’ nın da kurulacağı etkinlikte, işletmeler kendi tanıtımlarını yapıp, ikili görüşmeler gerçekleştirecek, KOSGEB ve Kültür Bakanlığı da kurumsal stand açacaktır. ABD programının ikinci bölümünde, KOSGEB’in ATCOM ( Amerikan Türk Ticaret Odası ) ile imzaladığı İşbirliği Protokolü çerçevesinde, 22-25 Mayıs 2012 tarihleri arasında ABD ve Türk KOBİ’leri arasında eşleştirme etkinlikleri yapılacak ve ABD ile ilgili iş ve yatırım imkanları hakkında tanıtım yapılacaktır. kobi-line haber |
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.