Tavukçuluk Hibe Desteği Nasıl Alınır?

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurulu kısa ismiyle TKDK, tavukçuluk yapmak isteyenlere hibe ve kredi desteği imkânı sunuyor. Tavukçuluk yapmak isteyenlerin, hibe almak için mutlaka TKDK’ya başvuru yapması gerekiyor. Peki, tavukçuluk hibesi nedir, hibe alabilmek için neler yapılmalıdır?

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı destekleme Kurulu Türkiye’de genel olarak 3 ana başlık altında hayvancılığa destek veriyor. Et, süt ve yumurta üretimi ana başlıkları altında, kırmızı et ve kanatlı et üretimi, balıkçılık ve arıcılık alanlarında çiftçi, girişimci ve yatırımcılara hibe ve kredi imkânları sunuyor. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından 2011’den bugüne Türkiye’de kırsal alanda toplam 6,7 milyar TL’lik yatırıma imza atıldı. IPARD programı kapsamında 6 yılda gerçekleşen kredi destekleri ve hibelerden toplamda 11 bin girişimci – yatırımcı ve çiftçi faydalandı. 2014 – 2020 yıllarını kapsayacak olan IPARD II Programı kapsamında da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, girişimci sayısını 20 bine, yeni istihdam sayısının 110 bine çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda yeni dönem için hibe ve kredi oranları artırıldı. Hayvancılık ve kırmızı et üreticiliğine öncelik verildiği bu dönemde, 291 projeye 300 milyon lira destek verilecek.

TKDK’dan tavukçuluk hibesi almak için öncelikle TKDK’dan tavukçuluk hibesi alabilmeniz için TKDK’nın proje kapsamında olan 42 ilden birinde faaliyet gösteriyor olmanız gerekiyor. IPARD II Kırsal Kalkınma Programı çerçevesinde tavukçuluk faaliyetleri 3 ana başlıktan oluşuyor: Kanatlı Et Üreten Tarımsal İşletmeler, Yumurta üreten Tarımsal İşletmeler ve Kanatlı Et ürünleri işleme ve Pazarlaması. Bu başlıklar altında şekillenen tedbirlerin de kendi içinde farklı şartları mevcut.

Kanatlı Et Üreten Tarımsal İşletmeler için: Yatırım kapasitesi için en az 5 bin en fazla 50 bin broyler; minimum 1.000 maksimum 8 bin hindi ve en az 350 en fazla 3 bin kaz olması gerekiyor. Bu alandaki TKDK destek miktarı ise, her bir proje için uygun yatırımların toplam değerinin minimum ve maksimum limitleri 20 bin avro ve 500 bin avro arasında değişkenlik gösteriyor, kaz çiftlikleri için üst limit 250 bin avro. Bu tedbir kapsamında hibe desteği yatırım miktarının %60’ı tutarında verilecek. Ayrıca başvuran girişimcinin yaşının 40’ın altında olması durumunda bu oran %65’e kadar yükselebilecek. Yine bu girişimin dağlık bir alanda yapılması durumunda da destek oranı % 65 olarak belirlendi. Ayrıca girişimci hem 40 yaşın altında hem de projesini dağlık bir alanda gerçekleştiriyor ise hibe %70’e çıkarılacak. Üstelik doğa ve çevre yararına olan yatırımlara ekstra %10 katkı sağlanacak.

Yumurta Üreten Tarımsal İşletmeler için: TKDK minimum 20 bin maksimum 100 bin yumurta tavuğu çiftliklere destek veriyor. Ve bu kapsamda, tesislerinde ve ekipmanlarında yenileme ihtiyacı bulunan yatırımcılar destekleneceği gibi tesislerini, yerleşim bölgelerinden uzak bir alana taşıyanlar, hayvan refahını sağlamak isteyen tarımsal işletmeler, kapasitelerini artırmak için başvuru yapan yatırımcılara imkân sağlanacak. Bu tedbirdeki projelere destek miktarı, minimum ve maksimum limitleri ise 20 bin avro ve 1 milyon arasında değişiyor. Yine bu kapsamda yapılacak hibe oranı, yatırım miktarının % 60’ı tutarında olacak. 40 yaş altındaki yatırımcılar ve dağlık bir alanda gerçekleşecek yatırımlara %65 oranında hibe verilecek. Yatırımcı hem 40 yaş altında hem de yatırımını dağlık bir alanda gerçekleştirirse hibe oranı %70’e çıkacak. Çevre yararı sağlayacak yatırımlara ise ekstra %10 katkı sunulacak.

Kanatlı Et Ürünleri İşleme ve Pazarlaması için ise kanatlı kesimhanenin bulunduğu tedbirde saatte en az 1000 tavuk ve en fazla 5 bin tavuk kapasitesi bulunan ya da hindi ve kaz kapasitesi saatte minimum 100 maksimum olan işletmelere destek verilecek. Bu tedbirdeki hibe oranı, yatırım miktarının %50’sine denk geliyor. Atık su arıtma ve atık yönetimi ile ilgili olarak yapılacak yatırımlar için maksimum destek miktarı ise %60 olacak. Bu alanda en az 30 bin en fazla 3 milyon avroluk yatırımların yapılması planlanıyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Tarımsal Alanda Gelişim İçin Üreticiler Desteklenecek!

Harran Ziraat Odası Başkanı Mahmut Özyavuz, kırsal alanda yapılacak yatırımlara yönelik hibe oranlarının açıklandığını belirterek, Harranlı üreticilere desteklerden faydalanmaları yönünde çağrıda bulundu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliği’nin, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdiğini belirten Mahmut Özyavuz, “www.tarim.gov.tr” internet adresi üzerinden yapılacak başvuruların 11 Aralık 2017 tarihine kadar devam edeceğini ifade etti. Mahmut Özyavuz, tebliğin; kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak, tarım ve tarım dışı istihdamı artırmak, gelirleri artırmak ve farklılaştırmak için kadın ve genç girişimciler öncelikli olmak üzere; gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlere yönelik yatırımlar için yapılacak hibe ödemelerine ilişkin hususları kapsadığını aktardı.

Mahmut Özyavuz’un verdiği bilgiye göre, program kapsamında Şanlıurfa’da, yaş meyve sebze tasnif, paketleme ve depolama yatırımları hariç bitkisel ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, hayvansal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması konusunda sadece ham derinin işlenmesi ve günlük en fazla 20 baş hayvan kesim kapasiteli mezbaha, soğuk hava deposu, çelik silo, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, yenilenebilir enerji kullanan yeni sera, yenilenebilir enerji üretim tesisleri, kırsal ekonomik alt yapı yatırım konularından; çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik altyapı sistemleri, bilişim sistemleri ve eğitimi yatırımları desteklenecek.

Hibeye esas proje tutarı hakkında da bilgi veren Mahmut Özyavuz, ekonomik yatırım kapsamında, yeni tesis başvurularında 2 milyon lira, kapasite artırımı ve teknoloji yenileme yatırımlarında 1,5 milyon lira, tamamlama yatırımlarında ise 1 milyon 750 bin liraya kadar projelere hibe desteği sağlanacağını bildirdi. Kırsal ekonomik altyapı yatırımlarında, kırsal turizme yönelik niteliği yeni tesis olan yatırımlar için 1.5 milyon lira, diğer yatırım konuları için ise 500 bin liralık projeler yapılabilecek. Söz konusu yatırımların %50’sine hibe yoluyla destek verilirken kalan %50’sini ise başvuru sahipleri temin edecek. Mahmut Özyavuz, “Fiziki olarak tamamlanamayan projeler, uygun görülmesi halinde kendi kaynaklarıyla 90 günü aşmamak üzere verilecek süre içinde fiziki gerçekleşmesini tamamlayacak. Fiziki gerçekleşmeleri tamamlayan ancak yasal izinlerini alamayan yatırımlar içinse yatırımcının başvurması halinde 90 günü aşmamak koşuluyla yasal izinleri alabilmesi için süre tanınacak.” Açıklamasında bulundu

Bakanlığın açıkladığı kırsal kalkınma desteğinin bölge tarımının gelişimi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Mahmut Özyavuz, Harranlı üreticilere Kırsal Kalkınma Destekleri’nden yararlanması yönünde çağrı yaptı. Harranlı üreticilerden mutlaka proje hazırlayıp bakanlığa başvurmalarını isteyen Mahmut Özyavuz, “Proje destekleriyle ilçemizde hayata geçirilecek yeni tarımsal yatırımlar; ilçe tarımının gelişmesine, üretimin teşvik edilmesine ve tarım sektöründe sürdürülebilirliğe önemli katkılar sağlayacaktır. Tarımsal kalkınmayla birlikte; ilçenin ekonomik ve refah seviyesi de yükselecektir. Bütün bu gelişmeler, hem ilçemiz, hem şehrimiz hem de ülkemiz tarımının geleceği için umut vadediyor” ifadelerini kullandı.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

İhracatı Teşvik İçin Şartsız Koşulsuz Hibe!

Ekonomi Bakanlığı, ihracat amaçlı yurtdışına çıkan firmalara, seyahat, ofis, depo, mağaza, kirası ve tanıtım giderlerini de kapsayan yılda 2 milyon $’a kadar hibe desteği sağlıyor. Ancak KOBİ’lerin çoğu bundan haberi yok. Ekonomi Bakanlığı’nın ihracat yapan firmalara özel teşvik çalışmaları her geçen gün genişleyip artıyor. Son rakamlara göre devletin ödediği ihracatın teşvik rakamı yıllık 1 milyar doları geçiyor. İhracatı teşvik destekleri kapsamında firmalar bir yıl içerisinde 1,5-2 milyon dolara varan oranlarda geri ödemesiz hibe desteğinden faydalanabiliyor. İhracatı Geliştirmeye Yönelik Hibe Destekleri kapsamında dünyaya açılmak isteyen firmalara 8 ayrı destek imkânı veriliyor.

“Üstelik bu desteklerden faydalanabilmek için, firmanın büyüklüğünün, küçüklüğünün, çalışan sayısının, firma sahiplerinin yerli ya da yabancı olmasının, ihracat rakamının azlığı veya çokluğu ya da KOBİ olmasının hiçbir önemi yok” diyen KOBİ Türkiye Genel Müdürü Koray Aksu, “Bugün şirketini yeni kurmuş, ama 1 hafta sonra ihracat amaçlı yurtdışı iş seyahatine çıkan firmaya da yurtdışı iş seyahati teşviki veriliyor, 10 yıllık firmada bu teşvikten faydalanabiliyor.  Ayrıca her firmaya eşit limit oranlarla da destek sağlanıyor” açıklamasını yaptı. En çok kullanılan yurtdışı seyahat desteği ile ilgili örnek veren Koray Aksu “Örneğin yurtdışına bir müşterinizi ziyarete gittiniz ya da pazar araştırmaya gittiniz veya katılımcısı olmadığınız bir fuara gittiniz. Her şekilde bu bir yurtdışı iş seyahatidir ve buradaki harcamalarınızın % 70’i devlet tarafından hibe olarak geri ödenir. Devlet, uçak biletinizi, otel konaklamanızı, hatta araç kiralamanızı da destek kapsamına alıyor.” Sözleriyle yatırımcılara her türlü desteği vereceklerini belirtti.

Teşviklerden yaralanmak isteyen şirketlere 15 yıldır danışmanlık hizmeti veren Koray Aksu’ya göre teşvikler her geçen gün genişlerken firmaların büyük çoğunluğunun bu desteklerden haberi yok. Koray Aksu, yaptırdıklarıyla bir araştırmayla ulaştıkları çarpıcı sonuçları bizimle paylaşıyor: “İstanbul, Ankara ve İzmir genelinde OSB’lerde faaliyet gösteren 4 bin firmayla bir anket gerçekleştirdik ve 100 firmadan % 90’ının hiç teşvik kullanmadığı ortaya çıktı. Araştırmamıza katılan firmaların % 90’ının devletin vermiş olduğu bu desteklerden haberi bile yok. 2002-2012 döneminde firmalara sunulan teşvikler TL bazında yaklaşık üç kat artmış durumda.” Dedi.

Türkiye’deki işletmelerin % 99’unu oluşturan KOBİ’ler ekonominin belkemiği, kalkınmanın temel taşını oluşturuyor. Koray Aksu, Türkiye istihdamın % 75’ini, ihracatının ise % 55- 60’ını yapan KOBİ’lerin bu desteklerden yararlanmasının ekonomi için büyük önem taşıdığını söyledi.  Koray Aksu, “Firmalar bürokrasiyle, mevzuatla, evrakla, formla, uğraşmak istemedikleri için zorlanıyor. Biz bu noktada, tüm evrak işlemlerini yaptığımız için ciddi anlamda, firmalarımızı iş yükünden kurtarmış oluyoruz.” İfadelerini kullandı. İhracat yapacak şirketlerin alabilecekleri teşvikler ise yutduşı seyahat harcamaları, yurtdışı pazar raporları harcamaları, e-ticaret sitelerine üyelik ile ilgili harcamalar, kalite belgelendirme ve test analiz raporları ve sertifikalandırma harcamaları, yurtdışında ofis-depo-mağaza-showroom-reyon, kiosk kira harcamaları, yurtdışı markalaşma harcamaları, yurtdışı tanıtım harcamaları ve yurtdışı fuar harcamalarını kapsamaktadır.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bu Projeyle Hayvan Yetiştiricileri Amsterdam’a Gidecek!

İstanbul’da kendilerine ait tıp merkezinde dâhiliye uzmanı olan Bayram Doğan ile hemşire eşi Gökay Doğan, mesleklerini bırakıp, stresten uzak yaşam sürmek için 2012 yılında Erzincan’a yerleşti. Süt sığırı yetiştiriciliği yapmaya karar veren çift, 2014 yılında ise Üzümlü ilçesi Denizdamı köyünde 42 bin metrekarelik arazi satın aldı. Bayram ve Gökay Doğan, başlarda küçük bir çiftlik kurma hayaliyle çıktıkları yolda,  oluşturdukları modern tesisle yatırımcılara örnek oldu. Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğince hazırlanan  “Hayvancılık Sektörünü Kayıt Altına Alıyoruz” projesi kapsamında mesleki eğitim alan 100 kadın da tesisteki proje gezisine katılım sağladı. Süt sığırı yetiştiriciliği konusundaki eğitimlerinin uygulamasını burada yapan kadınlara, sağım teknolojileri, buzağı bakım ve beslenmesi ile ahırdaki sistemlerle ilgili bilgiler verildi.

Gökay Doğan yaptığı açıklamada, kurdukları çiftlikte 340 hayvanın bulunduğunu ifade etti. Şehir hayatının stresine dikkat çeken Gökay Doğan “Şehir hayatından sıkıldığımız için böyle bir işe başladık. Burada süt üretimiyle ilgileniyoruz. Bayanlar işlerinde daha dikkatli ve titiz davranıyor. Hayvanların da aslında bu tür titizliğe ve dikkate ihtiyaçları kesinlikle var.  Çünkü hastalıkların oluşumunu, beslenmesini iyi gözlemlediğiniz zaman çok iyi süt verimi elde edebilirsiniz. Bu nedenle bayanların bu işte erkeklere oranla daha başarılı olabileceklerini düşünüyorum. Bayram Doğan da hayvanlar için yıllık ihtiyaçlarını belirleyerek tarlaya ekim yaptıklarını, işçilerle hasat çalışmasına katıldığını ifade etti.

Kendi arazilerine ektikleri ürünlerle ihtiyacın ancak %50’sini karşılayabildiklerini belirten Bayram Doğan, “Ekilen ürünlerin başında mısır silajı geliyor. Paketlenmiş mısırın maliyeti çok yüksek olduğu için bunu kendi ovamızdan karşılamak istiyoruz. Ancak su sorunu ve bölgede artan hayvancılık nedeniyle istediğimiz verimi elde edemiyoruz.” diye konuştu. Kursiyerlerden Songül Ekmez de bugüne kadar hayvancılık konusunda doğru bildiklerinin yanlış olduğunu kurs sayesinde öğrendiğini söyledi. Songül Ekmez, “Kurstan sonra baktığımız hayvanların sağımı olsun, beslenmesi olsun, hastalıkları olsun, bunlar konusunda daha bilinçli olacağız. Şu an gezdiğimiz tesis, gerçekten Erzincan’da bir numara. Her yönden güzel. İlerleyen zamanlarda kendimi daha çok geliştirip, böyle bir tesis kurmak istiyorum.” Açıklamasında bulundu.

Kursiyer eğitmenlerinden veteriner Mesut Özdemir ise proje kapsamında 100 kadın yetiştiriciye 20 gün boyunca süt sığırcılığı hakkında bilgiler verdiklerini belirtti. Mesut Özdemir, “Yuvayı dişi kuş yapar misali, onlara bu işi öğreterek 100 aileyi kurtarmanın derdine düştük. Kursun bitiminde kurayla belirlediğimiz 8 yetiştiricimiz, Hollanda Amsterdam’a gidecek ve oradaki daha modern çiftlikleri görme şansı elde edecekler. Bu memleketin kurtuluşu tarım ve hayvancılık üzerine olacaktır. Bizim çabamız, gayemiz bunun için. Yıllardan beri de bunun için çalışıyoruz.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Ev Hanımıyken Avrupa Standartlarında Çiftlik Kurdu

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde hayatını devam ettiren 44 yaşındaki ev hanımı Rukiye Sarıgül, devletten aldığı hibeyle 2 bin metrekare alana kurduğu çiftliğinde 50 büyükbaş hayvan yetiştiriyor. Çeltik köyünde yaşayan 2 çocuk annesi Hatice Sarıgül, çiftçilik yapan eşinin geliri geçimlerine yetmeyince çalışarak aile bütçesine katkı sağlamak istedi. Eşinin karşı çıkmasına rağmen ilk etapta 2 büyükbaş hayvan alarak yetiştiriciliğe başlayan Hatice Sarıgül, yaptığı araştırmalar sonucu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK) girişimcilere hibe desteği sunulduğunu öğrendi. Sunduğu proje TKDK tarafından onaylanan Hatice Sarıgül, 1 milyon 150 bin lira bütçeli projesi için % 60 hibe aldı.

Bu destekle 2 bin metrekare alana 3 yıl önce Avrupa Birliği standartlarına uygun dizayn edilen bir çiftlik kuran Hatice Sarıgül, bir süre sonra hayvan sayısını 50’ye çıkarttı. Hayvanlarına özenli bakan ve azmi ile başladığı girişimcilikte başarı sağlayan Hatice Sarıgül, başta kadınlar olmak üzere çevresindekilere de örnek oluyor. Hatice Sarıgül, yaptığı açıklamada, yörük bir aileye mensup olduğunu, evlendiğinde maddi imkânsızlıklar içinde yaşamını sürdürdüklerini ifade etti. Bütün gün çocuklarının bakımıyla ilgilendiğini söyleyen Hatice Sarıgül, “Evin bütçesine katkı sunmak için araştırma yaptım, eşime hayvancılık yapmak istediğimi söylediğimde, ‘Sen yapamazsın’ tepkisiyle karşılaştım. Aklıma koyduğum bu iş için devletin destek verdiğini öğrendiğimde proje hazırladım. Ev hanımıyken Avrupa standartlarında bir çiftliğin sahibiyim.” Açıklamasında bulundu.

Hatice Sarıgül, projesinin onaylanması ile devlet desteğiyle hayalindeki çiftliği kurduğunu belirtti. Çok çalıştığını, başardığını görünce eşinin de yardımcı olduğunu aktaran Hatice Sarıgül, zor bir iş yaptığına dikkat çekti. Ev hanımıyken Avrupa standartlarında bir çiftliğin sahibi olduğunu söyleyen Hatice Sarıgül, “TKDK bize sihirli değnek gibi dokundu. Devletimizin sayesinde iş kadını oldum. Onlar olmasaydı çiftliğimizi kuramazdık. Köylüler bana ‘Hanımağa’ diyor. Eşim ailemin reisidir, ama ben de üretmek çalışmak istiyorum. Azim olunca kadın ya da erkek fark etmiyor. Kadınlar da her şeyi başarabilir. Hayvanları da aynen çocuk gibi büyütüyorsunuz. Hayvana da özen ve sevgi gösteriyorum, büyüyor ve yetişiyor. Komşu köylerde yaşayanlar da yaptığım çiftliğin aynısını benden örnek alarak kurmaya çalışıyor.” Hatice Sarıgül, besiciliği zor olmasına rağmen severek yaptığını vurgulayarak, hedefinin bir çiftlik daha kurmak olduğunu kaydetti. Cesareti tüm ev hanımlara örnek oldu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Toplumsal Zincirleri Kırmak Engelleri Ortadan Kaldırır!

Tekirdağ’da yaşayan, % 92 bedensel engelli Harun Reşit Deveci, engellilerin ihtiyacı olan medikal malzemeleri kolay elde edebilmesi için KOSGEB’den hibe kredi desteği alarak kendi medikal marketini açtı. Harun Reşit Deveci, Hayrabolu Adliyesi’nde zabıt kâtibi olarak görev yaparken 2007 yılında denize çivileme atlaması sonucu omurilik felci geçirdi ve % 92 bedensel engelli oldu. Daha sonra hayata sırt çevirmeyen ve engellilerin hayatını kolaylaştırmak için arkadaşları ile Hayrabolu Engelsiz Yaşam Derneğini kuran Harun Reşit Deveci, Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’ya taşındı.

Engelli olmasının kendisinin yaşam sevincini yitirmesine sebep olmadığını belirten Harun Reşit Deveci, “Buradan herkese bir uyarım var, bilmediğiniz suya girmeyin. Sonunda insanın hayatı kararabiliyor. Ben bu yüzden tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşıyorum. Bir süre önce devlet memurluğundan emekli oldum. Engelli olduktan sonra engellilerin sorunlarını daha iyi anlamaya başladım. Arkadaşlarımla beraber Hayrabolu Engelsiz Yaşam Derneğini kurduk. Orada güzel faaliyetlerde bulunduktan sonra Tekirdağ merkeze taşındık. Medikal sektöründe büyük bir açık vardı. Biz engellilerin ihtiyacı olan malzemelere erişemiyorduk. O yüzden medikal sektörüne girmeye karar verdik. Medikalcilere kızdığım içinde bu işe girdim,” sözleriyle samimi bir şekilde düşüncelerini ifade etti.

Harun Raşit Deveci, aile desteğinin önemli olduğunu ve onların desteği ile iş yerini açtığına dikkat çekerek, “Aileme çok teşekkür ediyorum. Aile desteği olmadan iş yerimi açamazdım. Öncelikle aileme, iş hayatıma ve dernek arkadaşlarıma bana verdikleri desteklerden dolayı çok teşekkür ederim,” ifadelerini kullandı.

Ailesini sevdiğini ve 1 çocuğu olduğunu söyleyen Harun Reşit Deveci, “Ben engelliyim deyip evde oturmaktansa bir şeylerle uğraşmayı tercih ettim. İnsanın canı, hiçbir şey yapmadığı zaman daha çok sıkılıyor ama bu şekilde olduğu zaman hayat devam ediyor ve zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz. Bir de bu işle birilerine faydalı ve yardımcı olduğunu hissettiği zaman insanda bir huzur oluyor. Şu an hayatımdan mutluyum. Biz müşterilere doğru ürünü vermeye gayret gösteriyoruz. Ben engelli olduğum için ve sattığım ürünleri de kendim kullandığım için neyin ne olduğunu iyi biliyorum,” açıklamasını yaparak herkese örnek oldu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

TKDK IPARD II – İkinci Başvuru Çağrı İlanı Yayınlandı!

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK), 12 Haziran’da çıktığı, “Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı” kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başladı. Girişimcilere hibe desteği imkânı sunan TKDK’dan yapılan yazılı açıklama, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri” kapsamında süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleriyle meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasının hibe ile destekleneceği ifade edildi.

12 Haziran’da çıkılan TKDK’nın IPARD II Programı’nın ikinci başvuru çağrısı kapsamında % 50 hibe verilecek sektörlere toplam 122 milyon 177 bin 559 avro destek bütçesi ayrılmış durumda. Program için online proje başvuru sistemi 26 Eylül Salı günü saat 21.00’e kadar açık olacak. Başvurulara ilişkin belgelerin il koordinatörlüklerine 28 Eylül Perşembe günü saat 18.00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor. Destekleme kapsamında ise Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat yer alıyor

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam-Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneğinin Toplantısı Alaçam Esnaf Kefalet Kooperatifi toplantı salonunda yapıldı. Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam – Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneği AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen IPARD Programı kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “LEADER Tedbiri Farkındalık Yaratma ve Yerel Halkı Harekete Geçirme Teknik Destek Projesi” yürütülmekte.

Yerel Kalkınma Stratejilerin Uygulanması Tedbiri kapsamında AB tarafından ülkemizde uygulamaya konulan proje kapsamında Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma, ilçede kurulu bulunan Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantılarda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünden ilgili proje uzmanları Mehmet AK ve Seher Ula tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; LEADER tedbirinin 26 milyon Euro bütçe ile Türkiye’de Amasya, Çanakkale, Kastamonu, Denizli, Erzurum, Manisa, Ankara, Diyarbakır, Ordu, Samsun olmak üzere 10 IPARD illinde uygulanmakta olduğunu ifade ettiler. Samsun’ da 19 Mayıs, Yakakent ve Alaçam ilçelerinde uygulanacak proje ile kırsalda kapasitenin geliştirilmesi, kırsal alanın sosyal, ekonomik, çevre ve kültürel mirasın korunmasına destek olunmasının hedeflendiğini söyleyen proje uzmanları, kültürel etkinliklerin teşvik edilmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, kültür varlıklarına yapılacak yatırımlar, Turizm ve rekreasyon çalışmaları, yerel ürünlerin geliştirilmesi, doğal, kültürel ve tarihi mirasın korunması eksenlerinde gelişimi hedefleyen LEADER yaklaşımının bunlara bağlı 36 alt tedbirleri desteklediğini belirterek, kurulan yerel eylem gruplarının yerel kalkınma Stratejilerini hazırlaması gerektiğini söyledi. Kaymakam Oğuz Alp Çağlar, “30 yıla yakın bir süredir Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan LEADER yaklaşımı, sorunların masa başında tespit ve çözümünden ziyade yerel aktörlerin kalkınma sürecine dâhil olmasını sağlayarak oluşturulan yerel kalkınma stratejilerinin desteklemesi ile kırsal alanın sorunlarının çözümüne katkıda bulunacaktır,” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr