Toplumsal Zincirleri Kırmak Engelleri Ortadan Kaldırır!

Tekirdağ’da yaşayan, % 92 bedensel engelli Harun Reşit Deveci, engellilerin ihtiyacı olan medikal malzemeleri kolay elde edebilmesi için KOSGEB’den hibe kredi desteği alarak kendi medikal marketini açtı. Harun Reşit Deveci, Hayrabolu Adliyesi’nde zabıt kâtibi olarak görev yaparken 2007 yılında denize çivileme atlaması sonucu omurilik felci geçirdi ve % 92 bedensel engelli oldu. Daha sonra hayata sırt çevirmeyen ve engellilerin hayatını kolaylaştırmak için arkadaşları ile Hayrabolu Engelsiz Yaşam Derneğini kuran Harun Reşit Deveci, Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’ya taşındı.

Engelli olmasının kendisinin yaşam sevincini yitirmesine sebep olmadığını belirten Harun Reşit Deveci, “Buradan herkese bir uyarım var, bilmediğiniz suya girmeyin. Sonunda insanın hayatı kararabiliyor. Ben bu yüzden tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşıyorum. Bir süre önce devlet memurluğundan emekli oldum. Engelli olduktan sonra engellilerin sorunlarını daha iyi anlamaya başladım. Arkadaşlarımla beraber Hayrabolu Engelsiz Yaşam Derneğini kurduk. Orada güzel faaliyetlerde bulunduktan sonra Tekirdağ merkeze taşındık. Medikal sektöründe büyük bir açık vardı. Biz engellilerin ihtiyacı olan malzemelere erişemiyorduk. O yüzden medikal sektörüne girmeye karar verdik. Medikalcilere kızdığım içinde bu işe girdim,” sözleriyle samimi bir şekilde düşüncelerini ifade etti.

Harun Raşit Deveci, aile desteğinin önemli olduğunu ve onların desteği ile iş yerini açtığına dikkat çekerek, “Aileme çok teşekkür ediyorum. Aile desteği olmadan iş yerimi açamazdım. Öncelikle aileme, iş hayatıma ve dernek arkadaşlarıma bana verdikleri desteklerden dolayı çok teşekkür ederim,” ifadelerini kullandı.

Ailesini sevdiğini ve 1 çocuğu olduğunu söyleyen Harun Reşit Deveci, “Ben engelliyim deyip evde oturmaktansa bir şeylerle uğraşmayı tercih ettim. İnsanın canı, hiçbir şey yapmadığı zaman daha çok sıkılıyor ama bu şekilde olduğu zaman hayat devam ediyor ve zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz. Bir de bu işle birilerine faydalı ve yardımcı olduğunu hissettiği zaman insanda bir huzur oluyor. Şu an hayatımdan mutluyum. Biz müşterilere doğru ürünü vermeye gayret gösteriyoruz. Ben engelli olduğum için ve sattığım ürünleri de kendim kullandığım için neyin ne olduğunu iyi biliyorum,” açıklamasını yaparak herkese örnek oldu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

TKDK IPARD II – İkinci Başvuru Çağrı İlanı Yayınlandı!

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK), 12 Haziran’da çıktığı, “Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı” kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başladı. Girişimcilere hibe desteği imkânı sunan TKDK’dan yapılan yazılı açıklama, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri” kapsamında süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleriyle meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasının hibe ile destekleneceği ifade edildi.

12 Haziran’da çıkılan TKDK’nın IPARD II Programı’nın ikinci başvuru çağrısı kapsamında % 50 hibe verilecek sektörlere toplam 122 milyon 177 bin 559 avro destek bütçesi ayrılmış durumda. Program için online proje başvuru sistemi 26 Eylül Salı günü saat 21.00’e kadar açık olacak. Başvurulara ilişkin belgelerin il koordinatörlüklerine 28 Eylül Perşembe günü saat 18.00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor. Destekleme kapsamında ise Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat yer alıyor

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam-Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneğinin Toplantısı Alaçam Esnaf Kefalet Kooperatifi toplantı salonunda yapıldı. Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam – Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneği AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen IPARD Programı kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “LEADER Tedbiri Farkındalık Yaratma ve Yerel Halkı Harekete Geçirme Teknik Destek Projesi” yürütülmekte.

Yerel Kalkınma Stratejilerin Uygulanması Tedbiri kapsamında AB tarafından ülkemizde uygulamaya konulan proje kapsamında Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma, ilçede kurulu bulunan Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantılarda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünden ilgili proje uzmanları Mehmet AK ve Seher Ula tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; LEADER tedbirinin 26 milyon Euro bütçe ile Türkiye’de Amasya, Çanakkale, Kastamonu, Denizli, Erzurum, Manisa, Ankara, Diyarbakır, Ordu, Samsun olmak üzere 10 IPARD illinde uygulanmakta olduğunu ifade ettiler. Samsun’ da 19 Mayıs, Yakakent ve Alaçam ilçelerinde uygulanacak proje ile kırsalda kapasitenin geliştirilmesi, kırsal alanın sosyal, ekonomik, çevre ve kültürel mirasın korunmasına destek olunmasının hedeflendiğini söyleyen proje uzmanları, kültürel etkinliklerin teşvik edilmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, kültür varlıklarına yapılacak yatırımlar, Turizm ve rekreasyon çalışmaları, yerel ürünlerin geliştirilmesi, doğal, kültürel ve tarihi mirasın korunması eksenlerinde gelişimi hedefleyen LEADER yaklaşımının bunlara bağlı 36 alt tedbirleri desteklediğini belirterek, kurulan yerel eylem gruplarının yerel kalkınma Stratejilerini hazırlaması gerektiğini söyledi. Kaymakam Oğuz Alp Çağlar, “30 yıla yakın bir süredir Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan LEADER yaklaşımı, sorunların masa başında tespit ve çözümünden ziyade yerel aktörlerin kalkınma sürecine dâhil olmasını sağlayarak oluşturulan yerel kalkınma stratejilerinin desteklemesi ile kırsal alanın sorunlarının çözümüne katkıda bulunacaktır,” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Çiftçilere Bakanlıktan %50 Hibe Desteği!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programıyla alakalı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile alakalı,  “Bakanlık olarak kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak, tarım ve tarım dışı istihdamı geliştirmek, gelirleri yükseltmek ve farklılaştırmak için kadın ve genç girişimciler öncelikli olmak üzere gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlere yönelik yatırımlarını, verdiğimiz % 50 hibe uygulamasıyla desteklemeyi sürdürüyoruz. Bakanlığımızca bu amaçla Genel Bütçe imkânları ile 2006 yılından itibaren uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında bugüne kadar 11 etap uyguladık. Bu etaplarla 7.735 adet tarıma dayalı muhtelif yatırım projesini bitirdik. Bu program kapsamındaki yatırımlar için toplam 3,3 milyar TL hibe desteği imkânı sağladık. Bu sayede yaklaşık 90 bin kişiye iş imkânı sunup istihdam sağladık,” sözleriyle projenin bugüne kadar olan olumlu etkilerini dile getirdi.

Daha önceki etaplarda sadece 39 ilde uygulanan yenilenebilir enerji üretim tesisleri için verilen hibe desteğinin bu tebliğle 81 ile çıkarıldığını ifade eden Ahmet Eşref Fakıbaba, “Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında uygulanacak olan yatırımlara yönelik desteklemelerin usul ve esaslarını belirleyen Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ kapsamında yapılacak başvurular, “www.tarim.gov.tr” internet adresinden 11 Aralık 2017 tarihi itibariyle sona erecektir. Daha önceki etaplarda sadece 39 ilde uygulanan yenilenebilir enerji üretim tesisleri için verilen hibe desteğini bu tebliğ ile birlikte artık 81 ile çıkardık. Ayrıca tarımsal üretime yönelik sabit yatırım konularına hindi ve kaz yetiştiriciliğine ait sabit yatırımlarını da ekledik. En fazla 20 baş hayvan kesim kapasiteli kesimhane için 81 ilde hibe desteğini de ilk kez bu tebliğle beraber sunacağız. Tebliğle, ceviz hasat makinelerini de destek kapsamına dâhil ettik.

Bu Tebliğle, bütün projelerin hibeye esas üst limitlerini eşitledik. Bu kapsamda; Yatırım niteliği yeni tesis olan başvurular 2 milyon TL, tamamlama olan başvurular 1 milyon 750 bin TL, kapasite artırımı ve/veya teknoloji yenileme olan başvurular ise 1 milyon 500 bin TL üst limitini geçemeyecek. Ayrıca kırsal turizme yönelik niteliği yeni tesis olan yatırımlar için 1 milyon 500 bin TL, diğer yatırım konuları için 500 bin TL üst limitini geçmemek üzere yüzde 50 hibe desteği vereceğiz. Diğer yatırım konuları içerisinde, çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik altyapı sistemleri, el sanatları ve katma değerli ürünler ile bilişim sistemleri ve eğitimi konuları yer alıyor. Bu tebliğimizle beraber, kırsal alanda yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımıza % 50 hibe desteği vererek tarıma dayalı sanayinin gelişmesine katkı sağlamayı devam ettiriyoruz. Tüm yatırımcılarımızı, söz konusu programa başvurarak kırsal alana yatırım yapmaya davet ediyorum,” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bakanlığın Verdiği Bu Hibe Hayatları Değiştiriyor!

Batman’da yaşayan kadın girişimcimiz evli ve bir çocuk annesi Elif Kandemir, başvurduğu Genç Çiftçi Destekleme Projesi‘nden aldığı 30 bin lira hibe desteği ile kurduğu serada, eşinin iş sahibi olmasına imkân sağladı. Batman merkezde yaşayıp evlendikten sonra Balpınar beldesine giden Elif Kandemir, işsiz eşine destek vermek amacıyla ev hanımlığını bir kenara bırakıp Genç Çiftçi Projesi’ne başvuru yaptı. Projesinin kabul edilmesiyle 30 bin lira hibe desteği alan Elif Kandemir, kendilerine ait arazi üzerine bin 500 metrekarelik sera kurdu. İşsiz eşiyle sabah erken saatlerden itibaren seraya giden Elif Kandemir, burada yetiştirdiği sebzeleri marketlere ve pazarcılara satarak geçimini sağlıyor.

Elif Kandemir yaptığı açıklamada, evlendikten sonra ne kendisinin ne de eşi Ömer Kandemir’in çalışmadığını söyledi. Bir müddet sonra geçim sıkıntısı yaşadıklarını ifade eden Elif Kandemir, projenin hayata geçirilmesiyle eşi ile iş sahibi olduklarını ve bundan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Elif Kandemir, daha önce organik ürünlerin sadece adını duyduğunu ancak şimdi bu ürünleri kendisinin yetiştirmediğini belirterek, “Serada dönemsel ürün yetiştiriyoruz. İlk olarak marul ektik ardından salatalık ve domates, zamanı geldiğinde de karnabahar ve lahana ekeceğiz,” açıklamasında bulundu.

Elif Kandemir ile gurur duyduğunu söyleyen eşi Ömer Kandemir ise eşi sayesinde işsiz kalmaktan kurtulduğunu ifade etti. Eşi adına çıkan 30 bin lira hibe desteği ile hayatlarının değiştiğine dikkat çeken Ömer Kandemir, “Daha önce çalışmıyorduk, işimiz yoktu ama Genç Çiftçi Projesi’ni duyunca eşim başvurdu ve şansımıza bize 30 bin lira hibe çıktı. Seranın geliri gayet iyi. Geçimimizi sağlamaya yetiyor, maddi yönden bizi oldukça rahatlattı. Daha önce pazardan alamadığımız ürünleri şimdi biz pazarlara satıyoruz,” diyerek eşine minnet duyduğunu ifade etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bakanlık Yerli Üretim Yapanın Yanında!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, sanayide ithalatı azaltıp yerli üretimi ve istihdamı artırmaya yönelik ses getirecek yeni projeyi anlattı. Faruk Özlü, “Türkiye’nin ihracatının % 95’ini sanayi ürünleri oluşturuyor. Yani Türkiye’nin ihracatı sanayiye dayalı bir ihracat. Fakat ihracatımız içerisinde yaklaşık % 60’a varan kısmı yurtdışı ürünü. İthal ettiğimiz ürünler içerisinde öyle ürünler var ki bizim yurtiçi sanayimiz bunları yapabilecek yetenek ve güce sahip. Onun için biz özellikle KOSGEB’in genel KOBİ destekleri vermesi yerine imalat sanayine odaklanmasını istiyoruz. Ve buna ilişkinde yeni bir proje ve çalışma yürütüyoruz. Bir program üzerinde çalışıyoruz: 1000 ürün 1000 KOBİ. İthal etmekte olduğumuz 1000 ürünü belirliyoruz. Bu 1000 ürünü Türkiye’de üretebilecek 1000 KOBİ ile eşleştireceğiz. Bunların bir kereye mahsus masraflarını, tasarlama, geliştirme ve piyasaya sürme masraflarını biz destekleyeceğiz. Zaten ithal ettiğimiz için Türkiye’de pazarda bir ihtiyaç mevcut. Zaten pazar var. Dolayısıyla 1000 ürün 1000 KOBİ programı, ithal ettiğimiz 1000 kalem ürünü yerlileştirmeyi esas alan bir projedir,” sözleriyle açıklama yaptı.

Trabzon’a yapılacak yatırım adası ile ilgili bakan Faruk Özlü, “Türkiye’nin gelişmesi sıçrama yapması ve eşik atlaması için mega endüstri bölgelerine ihtiyacı var. OSB’ler, sanayi siteleri ve serbest bölgeler var. Ama biz Türkiye’nin belli bölgelerinde, 5 endüstri bölgesi yapmayı arzu ediyoruz. Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz, Güney Marmara (Balıkesir-Çanakkale arası), Kuzey Ege ve Doğu Akdeniz’de 5 büyük endüstri bölgesi oluşturmayı arzu ediyoruz. Bunun bir tanesini Trabzon’a kuracağız. Doğu Karadeniz’de. Trabzon’da arazi olmadığı için denizi doldurup bir yatırım adası oluşturacağız.  Dünyanın bazı ülkelerinde bu tarzda endüstri bölgeleri var. Singapur’da, Malezya’da, Çin’de var. Bunlar OSB’nin çok büyüğü. Kuracağımız endüstri bölgelerinden en az ikisinin petro kimya esaslı, petro kimya sanayine hizmet edecek şekilde yapılandırılmasını planlıyoruz. Bizimkinin 50 milyar, 40 milyar dolar cirosu olsun. Bunu 5 ile çarptığınız zaman yaklaşık 200-250 milyar dolarlık Türkiye’nin 5 bölgesinde bir ciro, bir ekonomik faaliyet oluşacak ki bunun Türkiye’ye bir sıçrama yaptıracağı açıkça ortada,” ifadelerini kullandı.

Bakan Faruk Özlü girişimcilere verilecek destekler hakkında, “KOSGEB aracılığıyla yeni girişimciye hibe desteklerimiz vardı. Geçen sene ekonomik durgunluk olduğunda KOSGEB’de bir strateji değişikliğine gittik. Yeni girişimcileri destekleyeceğiz ama oluşmuş girişimcileri de kaybetmeyelim, onların da ayakta kalması lazım diye düşündük. 50 bin liraya kadar KOBİ destek kredisi oluşturduk. Bu krediden yaklaşık 273 bin KOBİ faydalandı. Toplamda 6,7 milyar lira destek verildi. Yeni girişimcilere verdiğimiz destekler hala da devam ediyor. TÜBİTAK TEYDEB kapsamında; 1512 Tekno Girişim Sermaye Desteği çerçevesinde, 2013-2017 Temmuz itibarı ile 59,4 Milyon TL hibe desteği verildi. Bununla birlikte BİGG projesi kapsamında 2017 yılı 1. Döneminde girişimcilere 1512 Tekno Girişim Sermaye Desteği çerçevesinde 30 milyonluk hibe desteğinin sözleşmesi yapılmış ve Ekim ayında ödemeler yapılmaya başlayacak. Yine 2017 yılı 2. Dönemi kapsamında da girişimcilere 1. Dönemi aşan hibe desteği verilecek.  Piyasa gözetim ve denetimle ilgili Türkiye’de 10 bakanlık ve kuruluş var. Burada bir model üzerinde anlaşmaya çalışıyoruz. Bunu inşallah önümüzdeki günlerde ekonomi koordinasyon kuruluna ileteceğiz. O kuruldan çıkacak karara göre de Bakanlar Kurulu’na gelecek ve Meclis’ten geçecek. 10’a yakın kurum bu işten sorumlu. Bunları derleyecek toparlayacak ve piyasada tüketicinin korunmasını sağlayacak bir mekanizma oluşturulacak. Bu projenin ekonomiyi güçlendirmesini umut ediyoruz,” açıklamasında bulunarak müjdeli haberi verdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Tarım Hayvancılık Yatırımcılarının Dikkatine!

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının desteklenmesi amacıyla Türkiye ile Avrupa Birliği’nin ortaklaşa finanse ettiği Kırsal Kalkınma Hibe Destek Programı IPARD kapsamında tarım ve balıkçılıkta işleme ve pazarlama yatırımlarına % 50 hibe desteği verileceği söylendi. Bu destek ülkemizdeki 42 ili kapsayacak. Bu uygulamadan kırmızı et-kanatlı et ve ürünleri ile su ürünleri, meyve-sebze üreticileri yararlanacak.

Destek için başvurular 28 Eylül’de sona erecek. Açıklamayı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan ‘Tarım ve Kırsal kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) yaptı. ‘Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar’ tedbiri kapsamında yapılacak % 50 hibe desteği, ülkemizin 42 ilinde uygulanacak. Hibe desteğinden yararlandırılacak beş yatırım konusu ise: Süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı et ve et ürünleri, su ürünleri, meyve-sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması olarak belirlendi. Başvurular 6 Eylül 2017 günü itibariyle başladı. Başvurular, yatırımın uygulanacağı ildeki Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörlüklerine yapılabilecek. Bu şekildeki başvuruların son teslim tarihi 28 Eylül 2017 saat 18.00 olarak açıklandı. Ayrıca, çevrimiçi proje başvuru sistemi ise 26 Eylül 2017 günü saat 21.00’e kadar açık olacak. Buradan da başvuru kabul edilecek.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOSGEB Desteği İle Geçmişi Artık Geleceği

Tekirdağ’lı Gülseren Gürkanlar, çocukluğundan bu yana biriktirdiği eski eşyalarından oluşan evini, KOSGEB desteğiyle “müze pansiyona” dönüştürdü. Eski eşyalarla süslü evini müzeye dönüştürme hayalini gerçekleştirmek için çalışmalar yapan 60 yaşındaki Gülseren Gürkanlar, evini ziyaret eden eski Kültür ve Turizm İl Müdürü Mehmet Altaş’ın yönlendirmesiyle önce Trakya Kalkınma Ajansı’na daha sonra da KOSGEB’e başvuru yaptı. Müracaatının kabul edilmesinin ardından iki aylık bir eğitim alan Gülseren Gürkanlar, evini “müze pansiyon” yaparak hizmet vermeye başladı. Bir süre sonra pansiyona kahvaltı salonu da ilave eden Gülseren Gürkanlar, yöresel ürünlerden oluşan eşsiz bir sunum yaptığı müşterilerini asırlık eşyalar arasında adeta tarih yolculuğuna çıkarıyor. İşletmeci Gülseren Gürkanlar,  çocukluk hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

Müzeye çevirdiği evinde sergilediği eşyaların birçoğunun kendisine ait olduğunu, bazılarının ise dostları tarafından hediye edildiğini söyleyen Gülseren Gürkanlar, “5 yıl önce evimi KOSGEB desteğiyle iş yerine dönüştürdüm. Çocukluğumdan beri eski eşyalara ilgi ve merakım vardı. Hatıraları yaşanmışlığı seviyorum. Bütün eşyalarda bir yaşanmışlık var ve ben hepsinin üzerindeki yaşanmışlığı silmeden saklamak istiyorum. Ben bu eşyaları kollamak, onları uzun yıllar daha sergilemek istiyorum,” diyerek açıklamada bulundu.

Çalışmayı ve üretmeyi sevdiğini belirten Gülseren Gürkanlar, “Eşyalar daha çok Trakya yöresine aitken burası duyulmaya başladıktan sonra Türkiye’nin her yerinden gelen misafirler eşya getirmeye başladı. O yüzden bu yörenin dışında da eşyalar olmaya başladı. Anadolu, Karadeniz ve Ege yörelerine ait eşyalar da mevcut burada. Mevcut eşyalarla çok farklı kültürler oluşmaya başladı,” sözlerini kullandı. Gülseren Gürkanlar, farklı bir konsept olması için bu tarz bir işletme açmayı düşündüğünü ve bunu KOSGEB desteğiyle başardığını ifade etti, “Buralara farklı bir canlılık getirmek istedim. Gelen ziyaretçiler de burayı çok beğeniyor. İnsanların geri dönüşleri çok olumlu oluyor. Burası duyuldukça Türkiye’nin her yerinden insanlar gelmeye başladı,” diye konuştu.

Pansiyonda bulunan eşyaların kendisi için manevi değerlerinin büyük olduğunu söyleyen Gülseren Gürkanlar, “Kitre bebekleri de 5 yıl önce katıldığım bir kursta kendim yaptım. Hem para hem de güzel bir beceri elde ettim. Şimdi bebekleri burada sergiliyorum ve yöre halkının yaşantısını, geçmiş kültürünü insanların beğenisine sunuyorum. Zamanla bu alanda da kendimi geliştirdim ve çok sayıda kitre bebeğimiz oldu. Evimde 200 yıllık Kur’an-ı Kerim, Süleyman Demirel’in meclis kürsüsünde konuştuğu mikrofon, türkücü Muzaffer Akgün’ün sahne kıyafeti de bulunuyor,” Gülseren Gürkanlar, “Türkiye’nin her yerinden gelen misafirler eşya getirmeye başladı. O yüzden bu yörenin dışında da eşyalar olmaya başladı. Anadolu, Karadeniz ve Ege yörelerine ait eşyalar da bulunuyor burada. Burada bulunan eşyalarla çok farklı kültürler oluşmaya başladı,” dedi iş yerinin farklı konseptiyle büyük ilgi uyandırdığımı belirtti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOSGEB Hibesiyle İmalathane Açtı Eşinin Bile Patronu Oldu!

Kilis’te devletten aldığı destekle kendi işini kuran Meral Dama, açtığı pasta imalathanesi ve pastanede eşinin yanı sıra 34 kişiye istihdam sağlıyor. Uzun yıllar Kütahya’da yaşayan ve eşinin işlerinin kötüye gitmesiyle memleketleri Kilis’e dönme kararı alan 2 çocuk annesi Meral Dama, İŞKUR tarafından düzenlenen KOSGEB Girişimcilik kursuna katıldı. 70 saatlik mesleki eğitim kursunun bitirip iş yaşamına atılan ve aldığı krediyle pastane açan Meral Dama, başarılı çalışmalarıyla tüm kadınlara örnek oldu. Kısa sürede hayallerini gerçekleştiren Meral Dama, kendi ayakları üzerinde durmanın ekonomik özgürlüğünü kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.

İşletmeci Meral Dama, Kilis’e gelmelerinin ardından iş aramaya başladıklarını, eşiyle iş aramaya çıktıkları bir gün gördükleri dükkânın dikkatlerini çektiğini ve oraya pastane kurmaya karar verdiklerini ifade etti. Meral Dama, “Yaptığım araştırmalar sonucunda KOSGEB’in kadın girişimcileri desteklediği bir projesi olduğunu öğrendim ve başvurumu yaptım. Kurslarına katılarak aldığım destekle kendi iş yerimi açtım. İlk geldiğimde burası küçücük bir dükkândı. Zamanla kazandıkça geliştirdik, büyüttük. Elimizden geldiği kadarıyla her gün daha da büyütmeye çalışıyoruz. Küçücük bir işletme iken şu anda 36 kişi ile birlikte çalışıyoruz. Biraz işler iyiye gidince önce ikinci katı aldık, daha sonra arka taraftaki iş yerlerini bünyemize kattık. Şu anda imalathanemiz sığmadığı için onu da başka bir binanın altına taşıdık. Kadın girişimci olarak devletimizin desteğiyle eşimin de işimin de patronu oldum,” sözleriyle düşüncelerini ifade etti.

Küçük bir işletmeyken şu anda zincirleşmeye doğru devam ettiklerini belirten Meral Dama, tüm kadınlara da tavsiyelerde bulunarak, kadınların ilk önce kendisine güvenmesi, yapacağı işin ne olduğunu bilmesi ve devletin verdiği desteklerden mutlaka yararlanması gerektiğini ifade etti. Açtıkları iş yeriyle bölgedeki önemli bir ihtiyacı gidermenin yanı sıra istihdama da katkı sağladıklarına dikkat çeken Meral Dama, “Pastanede eşimin yanı sıra 34 kişi çalışıyor.” dedi. KOSGEB İl Müdürü Murat Küçükoğlu da kurum olarak Girişimcilik Destek Programı kapsamında girişimci adaylarına 50 bin liraya kadar hibe, geri ödemeli olarak da 100 bin lira destek imkânı sunduklarını söyledi. Girişimcilik programları sonrası kurulan işletme sayısının her geçen gün daha da arttığını belirtti Murat Küçükoğlu, “Bu tür işletmeleri görünce tarifi imkânsız bir memnuniyet duygusu yaşıyor ve gururlanıyoruz, çünkü ülke ekonomisine katkı sağlıyorlar,” diyerek girişimcilerin başarılarından gurur duyduklarını belirtti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek 

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerindeki kamu kurum/kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin projelerine hibe desteği verilecektir. Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir.

Desteklenecek alanlar nelerdir?

– Bölgesel yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi ve kümelenme çalışmalarının desteklemesi,

– İnsan kaynaklarının bölgenin üretim ve hizmet ihtiyaçlarına göre örgütlenmesinin desteklenmesi,

– Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal içermenin sağlanması,

– Çevrenin korunması ve mekânsal altyapının güçlendirilmesi

Programa hangi kurumlar başvurabilir?

 – Valilikler,

– Kaymakamlıklar,

– Kamu Kurumlarının İl ve Bölge Müdürlükleri ve Başkanlıkları

– Üniversiteler ve Üniversitelere bağlı Uygulama ve Araştırma Merkezleri, Fakülteler, Yüksekokullar, Enstitüler,

– İl Özel İdareleri ve Belediyeler,

– Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları,

– Organize Sanayi Bölgeleri, Küçük Sanayi Siteleri, Teknoparklar, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, İş Geliştirme Merkezleri,

– Sivil Toplum Kuruluşları (dernekler, vakıflar, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar)

– Birlikler ve Kooperatifler

Destek miktarı ve oranı nedir?

Proje başına en az 19.000 TL, en fazla 75.000 TL’dir. Destek oranı 25 ile 100 arasında değişmektedir.

Son başvuru tarihi ne zamandır?

Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir. Başvurular, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına yapılacaktır.

 

Kobi-Line Kobi Destek Merkezi

Türkiye Helal Gıda Üssü Oluyor

HELAL GIDA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR

Dünya Helal Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre yalnızca gıdada değil, kozmetik, tekstil, deri, turizm, lojistik, makine gibi birçok sektörde, insan sağlığına zarar vermeyen, sağlıklı hammaddelerle, sağlıklı, hijyenik koşullarda üretimi şart koşan helal pazarı iş hacmi yıllık 2 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’nin de bu dev pazarda şansı çok yüksek.

Geçtiğimiz yılı yüzde 3 büyüme ile kapatan gıda sektörü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yıl 17 milyon ton meyve, 24 milyon ton sebze üretildi ve Türkiye’nin 126 ülkeden 133 farklı sebze ve meyve ithal edildi. Türkiye’de yıllara göre meyve ve sebze üretimine bakıldığında 2010 yılında, önceki yıla göre 628 bin tonluk üretim düşüşünün görüldüğü vurgulandı. Tarımsal ürünlerin taze, kuru, konserve, geçici konserve ve soğutulmuş ürünler olarak ithal edildi, 2011 yılının 7 ayında 380 milyon dolar ödenerek 512 bin ton ürün ithal edildiği bildirdi. Meyve ve sebze ithalatına verilecek paranın yılsonunda 680 milyon dolar ile 700 milyon dolar arasında olacağını tahmin edilirken, Türkiye’nin son 4,5 yılda sebze ve meyveye 4,5 milyar lira ödendi ve “krizin sert etkilemediği” ender sektörlerden biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, 200 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşan sektörde 10,5 milyar dolar ihracat, 5 milyar dolar da ithalat gerçekleştirdi. Tarıma dayalı hammadde fiyatlarında nispeten normal bir seyir olması ise sektörde olumlu anlamda önemli etken oldu. Bu durumu fırsat olarak gören üreticiler, fiyatlarını aşağı çekerek tüketici kazanmaya çalışırken, sektörün perakende ayağı da sık sık düzenlenen kampanyalarla bu sürecin bir parçası oldu.

Türkiye gıda sektörü perakendeciler gıda üreticilerinden daha yüksek standartlar talep ettikçe ve sektördeki yatırımlarla birlikte iyileştirmeler gerçekleştikçe daha da gelişmiş bir hâl almaktadır. Organize perakendeciliğin yaygınlaşması ve net gelir seviyesinin yükselmesiyle birlikte, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazır yemekler ve dondurulmuş yiyecekler gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara kaymıştır. Buna ek olarak, tam zamanlı işlerde çalışan kadın sayısının artması dondurulmuş ve hazır gıdaya olan talep trendini desteklemiştir.

 Ülkedeki yükselen refah düzeyinin bir göstergesi olarak, 2009 yılında % 8,4 olan gıda tüketiminin gayrisafi yurt içi hâsılaya oranının 2014 yılında % 7,2’ye düşmesi beklenmektedir.  Özellikle alkolsüz içecek satışlarının artışına bağlı olarak, 2009 ve 2014 yılları arasında içecek tüketiminin değer bazında % 16,4’lük YBBO ile artması beklenmektedir.

 Türkiye şu anda ürettiği neredeyse tüm sertifikalı organik gıda ürünlerini, çoğunluğu Avrupa’ya olmak üzere (yaklaşık % 85’i), ihraç etmektedir.  Buna ek olarak, “helal gıda” üretimi potansiyeli çoğunluğu Müslüman olan Türkiye için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye’de helal gıda belgelendirmesinin merkezi haline getirilmesine yönelik ilk adım bu yıl atıldı. Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) merkezinin İstanbul’da kurulmasını öngören uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye’nin bu alanda ‘helal gıda üssü’ olacağı kaydediliyor. Öte yandan, 33 İslam ülkesinin TSE’nin helal gıda sertifikası vermesine onay vermesi; Türkiye‘yi Malezya, Amerika ve İsrail’den sonra bu sertifikayı dünyada veren 4’üncü ülke konumuna getiriyor. TSE’nin bu yolla Türk şirketlerinin sertifika için ABD ve İsrail’e ödediği 100 milyon doların yurtta kalmasını sağlayacağı, yabancılara verdiği belgeyle de yılda 200 milyon dolar gelir beklediği vurgulanıyor.

 Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntem. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlar. Ayrıca Helal Sertifikalama, ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlıyor.

Helal Gıda Sertifikası için aranan asgari şartlarsa, Ürünün ham maddeden başlayarak mamul madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması.

Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması, İyi üretim uygulamaları (GMP), iyi hijyen uygulamaları (GHP) ve HACCP şartlarını sağlıyor olması, gerek ürünün üretim aşamalarında, ürün bileşiminde yer alan bütün unsurlarda gerekse ürün bileşimindeki her bir unsurun üründe bir araya gelmesiyle oluşabilecek etkilerinde İslami kriterlere, insani gereklere, sağlık ve temizlik şartlarına, beslenme bakımından gerekliliğe uygun vasıfları taşıması helal belgesinin tüm dünyada geçerli olması çok önemli. Malezya JAKIM tarafından akredite olan belgelendirme kuruluşlarından alınan helal belgeleri tüm dünyada geçerli. Kas Sertifikasyon, Malezya Helal Belgelendirme Kuruluşu JAKIM tarafından akredite edilmiş ve belgelendirme yapıyor. Bu belgeler JAKIM tarafından da onaylı ve tüm dünyada geçerli olan helal belgesi.

Bir firmanın Helal Gıda Sertifikası alabilmesi için, Helal Gıda Merkezi’ne sertifika için müracaat eden şirketlerden belirli evraklar istenir. Bunlar; şirket ticari faaliyet belgesi, şirket yetkilisinin imza sirküsü, ticari sicil gazetesi,  şirket yetkisinden onaylı ürün üretim izin belgesi, şirkete ait ISO ve HACCP Sertifikasının fotokopisi, işyeri çalışma ruhsatı, müracaat harcı ve ürünün özelliklerinin belirlenmesi için her çeşit laboratuar denetiminin yapılmasında Helal Gıda Merkezi’nin yetkili kılındığına dair şirket beyanıdır. Belirttiğimiz evrakların tamamlanmasının ardından sertifikaya başvuran firmanın imalatını ve üretimini incelemek üzere, sertifikalı denetçiler tarafından firma ziyaret edilerek gerekli denetimler yapılır. Denetim ve kontrollerde elde edilen bilgi ve belgelerle, ürün numuneleri üzerinde yapılan test ve tahlillerin sonuçları, Helal Gıda Merkezi ‘nin ilgili denetim kurullarında görüşüldükten sonra ürünün sertifika alıp almayacağına karar verilir. Bu süreçte Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu ile İlahiyat ve Fıkıh Yüksek Kurulunun görüşüne de başvurulur.

Sektörün dış ticaret ayağına bakıldığında, gıda ihracatının, 2002 yılında ekonominin krizden çıkmaya başlaması ile birlikte sürekli artan bir grafik çizdiği görülüyor. Toplam ihracattaki pay ise 2003 yılından itibaren yükselişe geçti. Sektörün yükselen ihracat payı, gelişmekte olan bir ülke açısından son derece önemli bir gösterge olmakla birlikte, üretimde özellikle katma değeri yüksek gıda ürünlerinin tercih edilmesi ile bu payın artırılması mümkün. Sektör aynı zamanda birçok yabancı yatırımcıya da ev sahipliği yapıyor. İmalat sanayine yönelen yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 10’u, Türkiye’ye yatırım yapan tüm yabancı sermayeli şirketlerin ise yüzde 2’si gıda sektörünü tercih ediyor.                           Tutar olarak bakıldığında 1,4 milyar dolarlık imalat yatırımının 363 milyon doları gıda sektörüne giderken, 11,1 milyar dolarlık toplam yabancı sermaye yatırımının da yüzde 3’ü bu sektöre yönelmiş.

Türkiye’de ağırlıklı olarak kullanılan yatırım şekli olan ortak girişim, gıda sektöründe de yoğun olarak tercih ediliyor. Son veriler incelendiğinde, 2007’de 40.000 gıda işletmesinde 90 milyar dolarlık üretim yapıldı ve 400.000 kişiye istihdam sağlandı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 artarak 10 milyar 254 milyon dolar olduğu göze çarpıyor.

Kobiline Kobi Destek Merkezi

%d blogcu bunu beğendi: