Çin İle Ticari İş Birliği


Çin İle Ticari İş Birliği

​Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Çin İş Konseyi Başkanı Hüsnü Özyeğin, Türk KOBİ’lerini Çin’de birçok iş fırsatının beklediğini belirtti.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve DEİK işbirliğiyle düzenlenen konferansta konuşan Özyeğin, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik aktiviteler ve Çin’deki iş fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ve Çin arasında 2013 yıl sonu itibarıyla 28 milyar dolar ticaret hacmine ulaşıldığını aktaran Özyeğin, iki ülke arasındaki ticaretin farklı alanlarda gelişim gösterdiğini belirtti. Özyeğin, “Çin’le olan ticaretimiz, diğer çok ticaret yaptığımız ülkelerden farklı bir şekilde çok fazla gelişiyor. Mesela Rusya’yla ilişkilerimiz de çok yüksek ama bunun önemli bir kısmı doğalgaza bağlı. Çin’le çok çeşitli alanlarda ticaret ilişkileri sürdürüyoruz” dedi.

Sadece geçen yıl Çin’den 185 iş heyetinin Türkiye’ye gelerek iş görüşmeleri yaptığını anlatan Özyeğin, “Çinli dostlarımız Türkiye’ye bölgesel olarak, geniş katılımlarla geliyorlar, şehir yönetimleriyle, sektörel olarak geliyorlar. Dolayısıyla bizim de onları bölgesel ve sektörel düzeyde karşılamamızın yararı olduğuna inanıyorum” önerisinde bulundu.

Türk KOBİ’leri Çin’de Çok Başarılı Olabilirler

Özyeğin, Türk perakende sektörüne Çin’de pazar arayışına girmelerini önerdi. Özyeğin Türk deri sektörünün Çin pazarını keşfettiğini, bunun devamının da geleceğini kaydetti. Çin’deki potansiyel fırsatlara dikkati çeken Özyeğin, Türk KOBİ‘lerine seslenerek, şunları söyledi:

“Mesele sadece fuarlara gidip mal almak şeklinde değil de hakikaten yaptıkları işin orada yapılıp yapılamayacağını görmeleri önemli. Türk KOBİ’leri Çin’e gidip orada oturmak ve Çin vatandaşı gibi davranmak kaydıyla çok başarılı işler yapabilir. Mesela bir KOBİ Pekin’e 10 tane dönerci dükkanı açsa bu alanda çok büyük potansiyel olduğuna inanıyorum. Çünkü bireysel girişimcilik Türkiye’de Çin’den daha önde. Türkler her gittiği ülkede çalışabilme becerileri olduğu için, uzun süreler kalabilme becerisini gösterdikleri için Çin’de çok başarılı olabilirler” ifadelerini kullandı.

Aramızda hem çok farklılıklar var hem de çok benzerlikler var. Benim inancım Türkler ile Çinliler birbirleriyle zaman harcarlarsa, mesela Türkler ile Kuzey Avrupalılardan daha iyi anlaşır. Ben bunu böyle gördüm. Ben orada çok önemli dostluklar elde ettim.”

 İthalat-İhracat Dengesi Teknoloji Transferiyle Sağlanabilir

Çin’in Türkiye’yi artık sadece mal satma açısından değil aynı zamanda teknoloji transferi yapmasının iki ülke açısından da faydalı olacağına inanıyorum.Türkiye’de olmayan üretim teknolojileri Türkiye’ye getirilip buradan 3. ülkelere ihraç edilirse dolaylı olarak bizim Çin’le ticaretimizdeki ithalat-ihracat dengesi uzun dönemde dengelenebilir.”

Çin Firmaları Türkiye’de İş Fırsatları Arayışında

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Xiaosheng Gong ise Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 28 milyar dolara ulaştığını belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin kapsam ve derinlik açısından tahmin edilenden fazla olduğunu söyledi.

Çin’den Türkiye’ye yatırım konusunda ilgi bulunduğunu anlatan Gong, “Çin firmaları Türkiye’de iş fırsatları arayışında” dedi.

İki ülke arasında vize meselesinin kolaylaştırılması için hem Türkiye hem de Çin’in çalıştığını ifade eden Gong, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması için atılan adımların bölgesel kalkınma açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Bu yönde başlatılan demiryolu projelerinin önemini vurgulayan Gong, “Yeni İpek Yolu’nun Orta Asya, Türkiye ve Avrupa’yı bağlaması çok önemli. Çin’den Orta Asya ülkelerinden geçip Avrupa’ya ulaşmasını hızlandıran proje, bölge ülkelerinin ekonomik kalkınmalarına ciddi katkı sunacak. Bu proje hem Türkiye hem Çin hem de üçüncü ülkelerde işbirliği için önemli bir fırsat ve tarihi bir anlam taşımaktadır” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Horizon 2020 Nedir?

Horizon 2020 Nedir?

Avrupa Birliği’nin yeni hibe programı Horizon 2020 kapsamında yenilikçi projelere 2014 ve 2015’te 15 milyar euro hibe verilecek. Türk araştırmacılar, şirketler, üniversiteler projelere ortaklı girip destek alabilir. Bilgi iletişim teknolojilerinden nanoteknolojiye, robotikten sağlığa kadar birçok alanda karşılıksız hibe almak mümkün.

AVRUPA Birliği’nin (AB) yenilikçi projeleri desteklemek için oluşturduğu ‘Çerçeve Program’larının 7’ncisi geçen yıl sona erdi. Birlik bu yıl Horizon 2020 adıyla yeni bir program başlattı. Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı’nın devamı niteliğinde olan Horizon 2020 Programı, 2014-2020 yılları arasında yürütülecek. Toplam 71 milyar Euro bütçesi olan yeni program Avrupa’daki araştırmacılar ve araştırma kuruluşları arasındaki işbirliği faaliyetlerini desteklemeyi hedefliyor. Program uluslararası ortaklıklar yolu ile geleceğin teknolojilerine yön verme amacıyla oluşturuldu. Türkiye’nin de dahil olduğu Horizon 2020 Programı, Türk araştırmacılara yeni ufuklar açacak.

İki Yılda 15 Milyar Euro Hibe

Horizon 2020 Programı da 7. Çerçeve Programı gibi Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor. Avrupa Komisyonu belli aralıklarla proje çağrılarına çıkarak, başarılı olma potansiyeli bulunan projelere hibe desteği sağlayacak. Programın 2014-2015 dönemi çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı. Çağrılara bilim insanları, KOBİ’ler, sanayi kuruluşları, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, bireysel olarak araştırmacılar başvuruda bulunabiliyor.

2014-2015 dönemi çağrıları ile Avrupa Komisyonu toplam 15 milyar Euro karşılıksız hibe dağıtacak. Araştırmacılar ve kuruluşlar, bilgi iletişim teknolojilerinden nanoteknolojiye, robot ve uzay teknolojilerinden sağlığa, enerjiden sosyal bilimlere kadar birçok alanda Avrupalı ortaklarla bir araya gelerek proje başvurusunda bulunabilecek. Bunun yanı sıra, araştırmacılar çığır açıcı fikirlerin desteklendiği ERC ve araştırmacıların kariyer gelişimlerinin desteklendiği Marie Sklodowska Curie Programı’na bireysel olarak, ortaklık kurmadan başvuruda bulunabilecek.

TÜBİTAK-UKO, Araştırmacının Yanında

Horizon 2020 Programları’na ilgi duyanlara Türkiye’de TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu) rehberlik yapıyor. Zaten TÜBİTAK bünyesinde bulunan AB Çerçeve Programlar Ulusal Koordinasyon Ofisi (UKO), Horizon 2020’den Türkiye’nin üst düzeyde faydalanabilmesi için faaliyet gösteriyor. Ulusal Koordinasyon Ofisi çeşitli bilgilendirme, yönlendirme, teşvik etme ve ortaklık kurma faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bunun yanında Türk araştırmacıların proje başvurularının kalitesinin artırılması da UKO’nun en önemli hedeflerinden biri.

Ulusal Koordinasyon ofisinde görev yapan, her biri Horizon 2020 Programı’nın farklı alanlarında uzmanlaşmış Ulusal İrtibat Noktaları yani uzmanlar, Program’a ilişkin tüm süreçlerde araştırmacılara kılavuzluk yapıyor. Bu uzmanlar, araştırmacı ve iş dünyası temsilcilerine proje hazırlama, sunma aşamalarında, hukuksal ve finansal konularda ücretsiz yardım ediyor. Türk araştırmacıların Avrupa’nın en iyi Ar-Ge ve yenilik aktörleri ile bir araya gelmelerine de yardımcı olan UKO, Avrupalı partnerleriyle proje ortaklıkları kurmalarına destek veriyor.

Destek Almadan Önce Destek

UKO, Horizon 2020’ye Türkiye’den başvuruları artırmak için özel bir destek ve ödül programı üzerinde de çalışıyor. ‘Horizon 2020 Destek ve Ödül Programı’ adını taşıyan bu özel programın detaylarının birkaç aya kadar açıklanması bekleniyor. Programda amaç, başvuru süreçlerinde de araştırmacılara maddi destek sağlamak.

Bilindiği üzere 7. Çerçeve Programı için de böyle bir destek ve teşvik mekanizması vardı. Şimdi bunun genişletilmesi planlanıyor. Örneğin 7. Çerçeve Programı’nda araştırmacıların bu program ile ilgili yapacakları seyahatlerin ekonomi sınıf gidiş dönüş uçak biletlerini UKO alıyordu. UKO yetkilileri; “Bu mekanizma ile araştırmacılarımızın seyahat, organizasyon, proje yazma, ön değerlendirme hizmetleri desteklenecek. Örneğin araştırmanın projesi bir uzmana yazdırıldığında araştırmacı bunun parasını UKO’dan alabilecek. Bunun yanında, Horizon 2020 programında başarı sağlayan araştırmacılarımıza projedeki rolleri ve bütçelerine paralel olarak başarı teşvik ödülleri verilecek” diyorlar. İlgilenenler TÜBİTAK ‘ın önümüzdeki  bir iki ay içerisinde  yayınlanacağı  bu destek ve ödül programının detaylarını ve yararlanma koşullarını sitemizden takip edebilirsiniz.

Alt ve Üst Limit Yok

Horizon 2020’de çağrıya çıkılan programlardan Türk araştırmacılar ne kadar destek alabilecek? Bu konuda net bir bilgi vermek mümkün değil. Ancak 7. Çerçeve Programı’ndaki deneyimler gösteriyor ki, Türk araştırmacılar proje başına ortalama 250 bin Euro destek aldılar. Ancak 7. Çerçeve Programı’nda Türk tarafının 10 bin Euro’dan başlayıp 4 milyon Euro’ya kadar destek sağlayabildiği biliniyor. Horizon 2020’de de benzer rakamlara kolaylıkla ulaşılabilir. Burada önemli olan projenin toplam büyüklüğü ve Türk tarafının üstleneceği sorumluluk… Bu nedenle hiçbir programda desteğin alt ve üst limiti açıklanmıyor. Yapılan değerlendirmeler sonunda Avrupa Birliği Komisyonu hangi projeyi ne kadar destekleyeceğine karar veriyor.

İşte Horizon 2020 Programı’nın Çağrıya Çıkılan İlk Alt Programlar

Yeni ve Gelişen Teknolojiler (Fet)

Yeni ve Gelişen Teknolojiler Alanı, ‘FET (Future and Emerging Technologies) Bilimsel Mükemmeliyet Programı’ altında yer alıyor. 6. ve 7. Çerçeve Programları içerisinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanı altında yer alan FET, özellikle 7. Çerçeve Programı’nda elde edilen başarı göz önüne alınarak Horizon 2020 Programı içerisinde bağımsız bir alan olarak tanımlandı. FET, bilim ve mühendislikten doğan yüksek riskli araştırmalar ile yeni ve çığır açıcı teknolojiler keşfedilmesini amaçlıyor. Üç farklı faaliyet alanı ile yapılandırılan FET çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı.

– FET Open Çağrısı: Yeni ve sarsıcı teknolojilerin keşfedilmesini amaçlayan çağrının konu sınırlaması yok. Bilimsel ve teknolojik tüm araştırmalar desteklenecek. FED Open Çağrısı ile gelecek vaat eden yeni alanların tespiti ve gelişmelerinin sürdürülebilirliği hedefleniyor. Çağrı için son başvuru tarihi 30 Eylül 2014. Çağrının 2014 yılı için bütçesi 77 milyon Euro.

– FET Proactive: Bu programda iki alt başlık var. 1 Nisan 2014 tarihinde kapanacak çağrıda, bilişsel sistemler, kuantum simülasyon, küresel sistemler bilimi konu başlıkları desteklenecek. Çağrının toplam bütçesi 35 milyon Euro. 25 Kasım 2014 tarihinde kapanacak olan çağrıda ise yüksek başarımlı hesaplama konuları desteklenecek. Bu çağrının bütçesi ise 97 milyon 400 bin Euro.

Bu alanların yanı sıra, bilgisayar bilimleri alanında Yeni Nesil Yüksek Başarımlı Hesaplama (HPC) alanına ait özel bir FET inisiyatifi oluşturuldu. Bu inisiyatif ile düşük güç tüketimli gömülü sistemler, ileri modelleme, simülasyon ve büyük veri uygulamalarına yeni çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.

– FET Flagships: Bu başlık altında küresel problemlerinin çözümü için büyük ölçekli, disiplinler arası ve bilimsel araştırmalar desteklenecek. Bilim ve teknolojinin, toplum ve ekonomi üzerinde dönüştürücü etkisini arttırmayı hedefleyen çağrının kapanış tarihi 10 Nisan 2014. Bu yılki bütçesi ise 1 milyon 600 bin Euro.

 

Bilgi ve İletişim Teknolojileri (Ict)

Bilgi ve İletişim Teknolojileri Çağrısı, Endüstriyel Liderlik ve Rekabetçilik Programı altındaki Kolaylaştırıcı ve Endüstriyel Teknolojiler Programı altında yer alıyor. 6. ve 7. Çerçeve Programı’nın devamı niteliğinde olan ICT (Information and Communication Technologies) alanı, yenilikçiliğin ve yaratıcılığın desteklenmesi ile Avrupa sanayinin rekabet edebilirliğinin sürdürülebilmesi amacına hizmet ediyor. ICT çağrılarına KOBİ’ler, sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma merkezleri, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri başvuruda bulunabiliyor.

İşbirliğine dayalı bir alan olması sebebiyle minimum katılım koşulu, üç farklı AB üye veya programa katılabilen ülkeden birbirinden bağımsız üç farklı tüzel kişilik olarak başvurulması. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanı 2014 yılı çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı. Yeni nesil bileşen ve sistemler, ileri hesaplama, geleceğin interneti, içerik teknolojileri ve bilgi yönetimi, robotbilim, fotonik, nesnelerin interneti, bilgi güvenliği, siber güvenlik ve haberleşme ağları özelinde AB – Japonya araştırma ve geliştirme işbirliği konuları desteklenecek.

İki alt çağrıdan oluşan ICT 2014 çağrısının (H2020-ICT-2014) toplam bütçesi 783 milyon 500 bin Euro. İlk çağrı (H2020-ICT-2014-1) için son başvuru tarihi 23 Nisan 2014 olup, 685 milyon 500 bin Euro, bütçeye sahip. Sadece “Geleceğin İnterneti için İleri 5G Ağ Altyapıları” araştırma alanını kapsayan ikinci alt çağrı (H2020-ICT-2014-2) için ise son başvuru tarihi 25 Kasım 2014. Bu çağrının toplam bütçesi 125 milyon Euro.

Akıllı, Temiz, Entegre Ulaşım Alanı

Ulaşım sektörü, ekonomik büyümeyi tetikleyebilmesi, istihdam yaratma kapasitesi ve dünya şirketleriyle işbirliği yapılabilmesi nedeniyle Avrupa ekonomisi için büyük önem taşıyor. Aslında ulaşım ile ilgili yenilikçi projeler AB Çerçeve Programları’ nın başlangıcından bu yana destekleniyor. Horizon 2020 Programı’nın en büyük bütçelerinden biri de Akıllı, Temiz ve Entegre Ulaşım Alanı’na ayrıldı. Toplam 6 milyar 330 milyon Euro bütçeli alt programda desteklenecek projelerle ulaşımın çevreye olan zararlı etkisinin azaltılması, fosil yakıtlarına olan bağımlılık, trafik sıkışıklığı, erişilebilirlikte yaşanan güçlükler gibi toplumsal problemlere yenilikçi, sürdürülebilir, akıllı, temiz ve bütünleşik çözümler üretilmesi hedefleniyor.

Bu alanda küresel pazarlarda Avrupa sanayisini geliştirecek ve rekabet gücünü artıracak ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi öncelikler arasında yer alıyor. 11 Aralık 2013 tarihinde açılan Akıllı, Temiz ve Entegre Ulaşım Alanı, 2014-2015 çağrılarında, ‘Mobility for Growth’ başlığı kapsamında havacılık ve havayolu ulaşımı, demiryolu ulaşımı, karayolu ulaşımı, denizyolu ulaşımı, şehir içi ulaşım, lojistik, akıllı ulaşım sistemleri, altyapı, ulaştırma politikaları için sosyoekonomik araştırmalar konuları destekleniyor. ‘Clean Vehicles’ başlığı kapsamında elektrikli ve hibrit araçlar ile ilgili konuların ağırlıklı desteklendiğini belirtelim. ‘KOBİ’lerde Yenilikçilik’ başlığı altında ise ulaştırma alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerin bireysel olarak proje başvurusu yapabilecekleri çağrılar bulunuyor.

Uzay Çağrıları

AB, uzay alanında projelere önümüzdeki iki yılda yaklaşık 200 milyon Euro hibe verecek. 2014 çağrıları, 26 Mart 2014 tarihinde, 2015 çağrıları ise 27 Kasım 2014 tarihinde kapanacak. Bu çağrılara 2014 yılı için 109.5 milyon Euro, 2015 yılı için ise 94 milyon Euro ayrıldı.

Horizon 2020’de uzay alanında GNSS tabanlı uygulama geliştirilmesi, elektronik devre, radar, algılayıcı (sensör teknolojileri), uydu ve yer istasyonları iletişim sistemleri, veri işleme, veri madenciliği, analizi, arşivlenmesi ve modellenmesi, yeryüzü bilimlerinde kullanılması, atmosfer bilimi, deniz ve yer bilimlerinin uzaydan elde edilecek bilgilerle ilerletilmesi ve bu konularda uygulamalar geliştirilmesi desteklenecek. Çağrıya, ayrıca robotik teknolojiler, astrofizik ve astronomi, uydu platformları ve fırlatıcıları, gelişmiş materyaller, elektrikli itki sistemleri gibi konularla uğraşan elektrik elektronik, bilgisayar, makine, mekatronik mühendislikleri, fizik, kimya, materyal bilimi, çevre bilimleri, astronomi ve daha birçok disiplinin birlikte çalışarak ortaya çıkaracağı projeler başvurabilir.

Nanoteknoloji (Nmp) Alanı

Nanoteknoloji, İleri Malzemeler, İleri imalat ve İşleme Teknolojileri (NMP) Alanı, Avrupa’nın endüstriyel kapasitesini ve istihdamını artırmak için tasarlanmış bir program. Daha çok laboratuvar ve endüstri demo faaliyetlerine ağırlık veren NMP, Ar-Ge, inovasyon ve koordinasyon faaliyetlerine kaynak sağlıyor. Üniversiteler, araştırma kuruluşları, sanayiciler, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının katılabileceği bu programda KOBİ’lerin katılımı öncelikle teşvik ediliyor.

11 Aralık 2013 tarihinde yayınlanan NMP çağrıları kapsamında 2014 yılı için 482 milyon Euro, 2015 yılı için ise 498 milyon Euro hibe verilecek. NMP çağrıları kapsamında desteklenecek alanlar ise şunlar: İleri malzemelerin üretimi (hafif çok fonksiyonlu malzemeler, sürdürülebilir kompozitler, yüzey modifikasyonu ve fonksiyonel sıvılar, nanotıp ve biyomalzemeler, düşük karbon emisyon teknolojileri, dayanıklı ve sürdürülebilir malzemeler, ileri malzemelerin güvenlik testleri ve düzenlemeleri ve NMP alanının üretim öncesi jenerik ihtiyaçları (yönetim, standartlar, modeller, yapılanma).

Toplum ve Toplum İçin Bilim

Toplum ve Toplum İçin Bilim Alanı’nda gençler için bilim eğitim ve kariyerini çekici hale getirmeye yönelik faaliyetler; araştırma ve yenilikte cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik faaliyetler; toplumu bilim ve yenilik ile bütünleştiren faaliyetler; sorumlu araştırma ve yeniliğin geliştirilmesi için yönetişim geliştirmeye yönelik faaliyetler desteklenecek. Araştırma kuruluşları, üniversiteler, sanayi, sivil toplum kuruluşları bu alt programa başvurabiliyor. Koordinasyon ve destek çağrıları için en az bir ortaklı projeler, araştırma ve yenilik aksiyonları için en az üç farklı ülkeden en az üç ortaklı projeler hibe alabilir. 2 Ekim 2014 tarihine kadar açık olacak çağrı kapsamında toplam 44.3 milyon Euro hibe desteği verilecek.

Horizon 2020’den Yararlanacak Alanlar

Bilgi iletişim teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri üretim teknolojileri, robot ve uzay teknolojileri, sağlık, tarım, gıda, denizcilik, biyo-ekonomi, enerji, ulaştırma, iklim, çevre, kaynak verimliliği ve hammadde, sosyal bilimler ve güvenlik…

7. Çerçeve Programı’nda Destek Alan Bazı Projeler

* Robo-Partner Projesi’nde otomotiv montaj hattında ses, imge ve el komutlarını kullanan robot geliştirilmesi çalışmaları var. Projenin bütçesi 8 milyon Euro. Proje ortakları ile işbirliği içerisinde geliştirilen robotik üretim hattı Türkiye’de kalacak. Proje ile daha üretken ve güvenli ulusal otomotiv üretim teknolojileri geliştirilmesine katkı sunulacak.

* Projeyle yeni nesil AB uçaklarının teknolojik açıdan daha üstün ve daha düşük maliyetli üretilmesi hedefleniyor. Toplam 30 milyon Euro bütçeyle gerçekleştirilen 58 ortaklı proje olmayı hedefliyor.

* Boğaziçi Üniversitesi’nin koordine ettiği MARSITE Projesi’nde Avrupalı ortakların yardımı ile Marmara‘da sismik çalışmalar gerçekleştiriliyor ve böylelikle deprem odakları ve riskleri belirleniyor. Projenin toplam bütçesi 7 milyon 769 bin Euro. 2012’de başlayan projenin 2015’nin sorunda tamamlanması planlanıyor.

* İnsan Beyni Projesi’nde, insan beyninin gerçekçi bir modellemesi yapılacak ve insan beyninin gerçekten nasıl çalıştığının anlaşılması sağlanacak. 7. Çerçeve Programı’nın amiral projelerinden biri olan projeye dünyadan 130’u aşkın araştırma kurumu katılıyor. İnsan Beyni Projesi (Human Brain Project – HBP), bugüne kadarki en iddialı nörobilim projesi olarak kabul ediliyor. Projenin toplam bütçesi 1.2 milyar Euro. Projenin ilk evresi olan 2013-2016 yılları arasında Avrupa Birliği Komisyonu 54 milyon Euro katkı sağlayacak.

Üniversite Sanayi İşbirliğiyle Hibelere Ulaşın


Horizon 2020, ağırlıklı olarak Ar-Ge projeleriyle ilgili desteklerden oluşuyor. 7. Çerçeve’den farklı olarak katılımcı ülke kapsamını genişletmişler. Uzakdoğu ülkeleri bile dahil edilmiş. Genelde ortaklı projelerin desteklenmesi de programın en önemli özelliklerinden birisi.

Horizon 2020 Proje Detayları ve Proje Hakkında Aklınıza Takılan Her Türlü Soru İçin Danışmanlarımızla İletişimeGeçiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Teşvikte KOBİ’nin Altın Yılı


Teşvikte KOBİ’nin Altın Yılı

Türkiye ekonomisinin dinamosu KOBİ’lere bu yıl rekor düzeyde teşvik ve hibe kredi geliyor. 1 Ocak itibarıyla yeniden dizayn edilen teşviklerden 100 bine yakın KOBİ istifade edecek. Başını KOSGEB, KGF, TTGV, Kalkınma Ajansları ve TÜBİTAK gibi kurumların çektiği 12 ayrı destek kurumu 54 farklı alanda 6.1 milyar lira destek dağıtacak.

Ar-Ge Yapana 4 Milyon TL

Teşviklerin odağında ise Ar-Ge var. Bu kapsamda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, firmalara 4 milyon liraya kadar Ar-Ge hibe desteği sağlayacak. Ayrıca Ar-Ge faaliyetlerine getirilen vergi muafiyeti 2023 sonuna kadar muaf tutulacak. 2014’ün bir başka müjdesi de Ar-Ge merkezlerini ilgilendiriyor. Bu merkezlerde tam zamanlı eleman çalışma zorunluluğunda alt sınır 50’den 30’a düşecek. Ar-ge teşviklerinin bir başka adresi olan TÜBİTAK’ da proje bazlı desteklerini sürdürecek. Kurumun bu yıl KOBİ’lere 1 milyar TL’nin üzerinde destek vermesi planlanıyor. Yüzbinlerce şirkete can suyu olan KOSGEB son yıllardaki atılımları ile KOBİ’lerin zihin haritasını değiştirmeye başladı. Girişimcilikten ortaklık kültürüne, Ar-Ge çalışmalarından küresel ticarete kadar birçok alanda KOBİ’lere yol gösteren ve destekleyen kurum son yıllarda hizmet sektörünü de destek sınıfına alarak 3.4 milyon işletmeyi hizmet kapsamına aldı. Özellikle düşük faizli kredi teminin de kurum önemli bir rol üstleniyor. KOSGEB yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre KOSGEB bütçesinin başlangıç ödenek rakamı 390 milyon TL olarak belirlendi. Ekonomi Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Kalkınma ajansları 2013 yılında bin 685 projeye 635 milyon liranın üzerinde destek sağladı. Sağlanan destek, 2012 yılında gerçekleşen 353,9 milyon lirayı neredeyse ikiye katladı. Kurumun 2014 hedefi ise 499 milyon TL’yi 2 bin yatırım projesiyle buluşturmak var. Bu yıl tarımsal yatırımlara da önemli destekler var. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) bu alanda desteklerin önemli bir merkezi durumunda.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Gıda Sektöründe Gelişmeler


 Gıda Sektöründe Gelişmeler

Gıda sektörü, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren en hızlı gelişen sektörlerden biri olmuştur. İlerleyen dönemde devlet, gıda sektöründe büyük ölçekli işletmeler kurmuş ve bunlara yoğun olarak yatırım yapmıştır. Bu işletmeler, KİT’ler (Kamu İktisadî Teşebbüsü) şeker, çay, tütün, alkollü içecekler, et ve süt ürünleri üretimi alanlarında faaliyet göstermişlerdir. Söz konusu dönemde artan kamu yatırımlarına ve büyük devlet işletmelerinin varlığına karşın, gıda sektöründe küçük ölçekli ve bağımsız üretici birimleri de varlığını sürdürmüştür.

Sektörün alt başlıkları; Et ve Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Un ve Unlu Ürünler, Meyve ve Sebze Ürünleri, Katı ve Sıvı Yağlar, Şeker ve Şekerli Ürünler, Alkolsüz İçecekler, Alkollü İçecekler, Fermente Ürünler, Hazır Tüketilen Gıdalar ve Bebek Mamaları olarak özetlenebilir.

Günümüzde öne çıkan bir diğer eğilim ise organik gıdalardır. Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermektedir.

TÜİK araştırmalarına göre gıda sektöründe birbirine benze sayısız işletme var. Kesin sayısı tam olarak belirlenmemiş olmasına rağmen gıda endüstrisinde faaliyet gösteren firmaların yaklaşık olarak 24.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Yani bu sektörde yer almak isteyen girişimciler fark edecekler ki bu işi yapan binlerce firma var. Fakat bu size olumsuz bir durum gibi görünmesin rekabetin azaldığı gibi bir izlenim vermesin tam tersine rekabet ortamı gelişen teknolojiyle beraber şiddetleniyor sadece üretim değil pazarlama payının %50 nin üste çıktığı görünüyor.

Türkiye’deki yiyecek ve içecek sektöründeki firmaların çoğunluğu genellikle özel girişim olan KOBİ’lerden oluşmaktadır. Böyle büyük bir pazar payına sahip olan KOBİ’ler güzel bir yatırımla teknolojinin nimetlerinden ileri düzeyde yararlanmaya çalışırlarsa büyük kazanç elde edebilirler.

Burada önemli olan ihtiyaçlara yönelik girişimlerde bulunmak. Günümüzde, gıda sanayi, çok sayı da alternatif teknolojinin birlikte uygulandığı bir sektördür ve bunlar sektörde kendi dallarında önemli farklılık göstermektedir. Örneğin, gıda muhafazası için öteden beri uygulanan başlıca yöntemler; kurutma, soğutma, dondurma, pastörizasyon ve sterilizasyon. Bunlardan herhangi birini kullanarak gıda sektöründe girişimcilikte bulunabilirsiniz. Günümüzde çalışan kadın sayısının artması ve yalnız yaşayan kesimi düşünerek bu alanda bir yatırımda bulunmak size oldukça kazanç sağlayacaktır.

Gıda sektöründeki gelişmeler ve girişimcilik konusunda detaylı bilgi için danışmanlarımızla irtibata geçebilirsiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Birleşmiş Milletlerden, ‘Kadın Dostu’ Kentlere Hibe

 Birleşmiş Milletlerden, ‘Kadın Dostu’ Kentlere Hibe

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu ‘Kadın Dostu Kentler’ projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu- UNDP tarafından yürütülmekte olup İsveç Uluslararası İşbirliği ve Kalkınma Ajansı-SIDA tarafından da finanse ediliyor.

Bursa’da 2011 yılından beri yürütülen, Büyükşehir Belediyesi’nin taahhütname imzaladığı ve kadın dostu kent olma yolunda ilde birçok çalışmaya imza atılan program çerçevesinde, 2013-2015 yılları arasında, kadın ve kız çocuklarını güçlendirme hedefiyle ‘Bursa Büyükşehir Belediyesi Yerel Eşitlik Eylem Planı’ oluşturuldu. İllerde yerel eşitlik eylem planlarının aktif hale getirilmesi ve kamu-stk diyaloğu sağlanması amacıyla 2013 yılında ilk hibe desteği açıldı. Bu kapsamda da Bursa’da Mor Salkım Kadın Dayanışma ‘Şiddetsiz Bir Dünya’ adlı projeyi 4 ay boyunca belediye işbirliğinde yürüttü ve tamamladı.

Kadın Dostu Kent programı kapsamında 2014 yılı hibeleri de açıldı. Projenin uygulandığı 12 ilde, Kadın Dostu Kentler oluşturmak amacıyla geliştirilen yerel eşitlik eylem planlarını (YEEP) hayata geçirmek ve bu planların uygulamasını desteklemek amacıyla oluşturulan 2014 yılı hibe programı yayınlandı. Program illerinde kurulmuş olan, faaliyet gösteren ve programın koşullarını sağlayan sivil toplum kuruluşlarının başvurusuna açık hibe program kapsamında proje başına 25 bin Türk Lirası hibe desteği sağlanacaktır. Proje için son başvurular ise 23 Mayıs cuma günü saat 16.00’ya kadar yapılabilecek.

Programa ilişkin detaylı bilgi için lütfen danışmanlarımızla iletişime geçiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

 

UR-GE Nedir?


UR-GE Nedir?

UR-GE “Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirilmesi”nin Desteklenmesine yönelik Ekonomi Bakanlığı’nın 2010/8 sayılı “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ” çerçevesinde yürütülen bir programdır.

UR-GE’nin amacı nedir?

Şirketlerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmaya yönelik eğitim danışmanlık giderleri ile işbirliği kuruluşlarının proje bazlı giderlerinin desteklenmesini sağlayarak, ülkemizin uluslararası pazarlarda söz sahibi haline getirmektir.

UR-GE ‘nin Yenilikçilik (Inovasyon) payı nedir?

Etkili bir iş planı ve yeterli finansman ile desteklenen açık bir stratejiye sahip olunması, büyümek ve gelişmek isteyen her işletme için son derece önemlidir. Her işletme bir fikirle yola çıkar – işletmelerin büyümesini ve ileri gitmesini sağlayan şey yenilikçi fikirlerin kullanılmasıdır. Bu noktalarda UR-GE yurtdışı çalışmalarınızda en büyük destekçiniz olma özelliği taşır.

Kümelenme nedir, neden önemlidir?

Aynı ya da benzer iş kolunda faaliyet gösteren, coğrafi olarak birbirine yakın, birbirleriyle işbirliği ve rekabet halinde olan üretici firmaların, yan sanayi firmalarının, hizmet tedarikçilerinin ve kurumların (örneğin üniversiteler, kalkınma ajansları, odalar, sektör dernekleri) bir araya geldiği bir çalışma modelidir.

Yoğun rekabetin yaşandığı günümüzde dünyadaki hızlı gelişim ve değişime ayak uydurmak ve rekabette bir adım önde olmak için tek yol kaybedenin hiç olmadığı, kümede yer alanların tümünün kazandığı bir birliktelik oluşturmak. Belli bir alanda faaliyet gösteren ve etkileşim içinde bulunan şirket ve kurumların oluşturduğu coğrafi yoğunlaşma o bölgedeki girişimlerin daha rekabetçi ve başarılı olabilmesi için büyük avantaj sağlamaktadır. Bu nedenle bölgelerin ekonomik kalkınma programlarında kümelenmelerin önemi hızla artmaktadır. Kümelenme projeleri içerisinde sektördeki tedarikçiler, üreticiler, dağıtımcılar, ambalajlayıcılar, taşımacılar, perakendeciler, ilgili tüm kamu ve sivil toplum kuruluşları bir araya getirilmektedir Kümelenme sayesinde yenilikçilik ve dışa açılım sağlandığı gibi pazarlara ve bilgiye ulaşım da kolaylaşır. Kümelenme tarım sektöründe faaliyet gösteren küçük işletmelere daha yüksek verimlilik ve pazara yönelik üretim sağladığından önemlidir.

Tarım Sektöründe Kümelenmenin Önemi

Tarım sektöründeki kümelenme, aynı zamanda, firmalar arası işbirliği için uygun ortam yarattığından, yeniliklerin yayılması, tarım sektöründe rekabetçiliğin geliştirilmesine destek olacak kamu desteklerini çekecek araç olmasından ötürü birçok yarar sağlamaktadır.

Desteklenen Sektörler Hangileridir?

Makina ve Aksamları
Tekstil ve Hammaddeleri
Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri
Kimyevi Maddeler ve Mamulleri
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri
Yaş Meyve ve Sebze
Diğer Sanayi Ürünleri
Elektrik-Elektronik
Proje Bazlı Programların Hedefleri Nelerdir?

•Proje kapsamında farklı bölgelerde yerleşik faaliyet gösteren firmalar bazında:

•Üretici firmaların ihracat yapma kapasitelerinin geliştirilmesi

•Potansiyel ihracatçıların ortaya çıkarılması

•Firmaların hedef pazarlara yönlendirilmesi

•Bu firmaların düzenli ihracat yapmalarının sağlanması

Desteklenen Faaliyetler

• Ortak pazar araştırmaları

• Pazar ziyaretleri

• Ticaret heyetleri

• Yurtdışı fuar ziyaretleri

• Eşleştirme faaliyeti

• Küme tanıtım faaliyetleri

Proje Bazlı Programlardaki Faaliyetler Ve Destek Oranları Nelerdir?

Eğitim ve/veya Danışmanlık ( Proje süresince toplam 400.000$) (%75i)

Yurtdışı pazar araştırması ve pazarlama desteği(ortak pazar araştırmaları, pazar ziyaretleri, ticaret heyetleri, yurtdışı fuar ziyaretleri, eşleştirme, küme tanıtım faaliyetleri) (program başına 150.000$, max. 5 adet) (%75i)

Alım heyetleri (program başına 100.000$, max. 10 adet) (%75i)

Firmaların kullanacağı bireysel danışmanlık (yıllık 50.000$, 3 yıl) (%70i)

İstihdam (%75i)

Destekler ve detaylı bilgi için lütfen danışmanlarımızla  0850 495 55 66 numaradan irtibata geçiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Atık Buharı Seracılıkta Kullanıyor


Atık Buharı Seracılıkta Kullanıyor

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir tekstil fabrikasında kumaşların yıkanması ve boyanması için ısıtılan sudan çıkan buharla, kurulan 5 dönümlük sera ısıtılıyor. Fabrikadaki kumaşların yıkanması ve boyanması için oluşturulan kazan dairesinde binlerce litre su ısıtılıyor. Firma sahibi ortaya çıkan buharı, fabrika kenarında kurduğu seranın ısıtılmasında kullanarak, hem buharı yatırıma dönüştürüyor, hem de serada üretilen domatesten kazanç sağlıyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Adil Alan, Bakanlıklarının alternatif kaynaklı kurulan seralara destek verdiğini söyledi. Seralarda maliyetin yüzde 60-70’inin ısıtma giderleri olduğunu ifade eden Alan, “Kurulma aşamasında hibe verilen bu sera, fabrikada kullanılan sudan oluşan buharla ısıtılıyor. Böylece seranın ısıtılması tamamen ücretsiz gerçekleştiriliyor. Atık enerjiyi bu anlamda serada değerlendirmiş oluyoruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kalkınma Ajansı Destekleri Nelerdir?


Kalkınma Ajansı Destekleri Nelerdir?

Türkiye genelinde 26 ilde kalkınma ajansı mevcut. Fakat Kobiler Kalkınma Ajanslarından ve desteklerinden yeteri kadar haberdar değil. Bu nedenle Kobiler Kalkınma Ajanslarının sağladığı destekleri yeterince kullanamıyor.

Aslında Kobilerin Kalkınma Ajansı desteklerinden yararlanamamasının bir sebebi de Kalkınma Ajanslarının vermiş olduğu destekler belirli bir periyoda bağlı olması ve yeterince teklif çağrılarına çıkamaması. Bu da Kobilerin beklemelerine fazla olanak tanımayıp bir an önce girişimde bulunmak isteyen sabırsız Kobilerin farklı kanallara yönelmesine neden oluyor.

Kalkınma Ajansları Sadece Kobilere mi Destek Sağlıyor?

Hayır. Kalkınma Ajansları sadece Kobiler için bir destek kaynağı değil. Ajansların belirlediği şartları taşıyan her çiftçi bu desteklerden faydalanabilir. Üstelik bunun yanında çok az bilinen teknik destek ve faaliyetlere de Ajanslar %15 oranında destek sağlıyor. Bu rakam az gibi görünse de proje aşamasında fazlasıyla değer taşıyor.

Peki, Kalkınma Ajanslarının Verdikleri Desteklerden Nasıl Faydalanabiliriz?

Kalkınma Ajanslarına burada düşen görev verilen desteğin sadece teklif çağrılarının yeterli olmadığını fark edip, uygulama destekleriyle de sürdürülmek gerekiyor. Yani sadece çağrıda bulunmak yeterli değil. Desteklerin artırılabilir olması ve destekler hakkında daha kapsamlı yayına çıkıp verilen hizmetlerden daha çok haberdar etmek gerekiyor.

Sizde bulunduğunuz şehirde bu desteklerden faydalanmak için Kobi-Line 0850 495 55 66 numaradan danışmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

ERA-MIN Projesi 2014 Yılı Çağrısı


ERA-MIN Projesi 2014 Yılı Çağrısı

Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamında, TÜBİTAK‘ın da katıldığı bir proje olan ERA-MIN projesi, madencilik ve mineral hammadde kaynaklarının sağlanması ve minerallerin geri dönüşüm alanının geliştirilmesi amacıyla oluşturulmuştur.

ERA-MIN kapsamında, madencilik, metalurji ve mineral hammadde kaynakları konusundaki Ar-Ge projelerinin destekleneceği uluslararası bir çağrı açılmıştır. Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerinin de başvurabileceği çağrı 17 Haziran 2014 17:00 CEST (Central European Summer Time) tarihinde kapanacaktır.

Detaylı bilgi için lütfen danışmanlarımızla iletişime geçiniz

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

TKDK Akçaabat’ta Süt Üretimine Destek


TKDK Akçaabat’ta Süt Üretimine Destek

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Trabzon Koordinatörlüğünce, Akçaabat ilçesinde süt üretimine destek sağlandı. TKDK Trabzon Koordinatörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, TKDK Trabzon Koordinatörlüğüne 11. çağrı döneminde “Süt Üreten Tarımsal İşletmeler” başlığından proje sunan firma ile 1 milyon 515 bin 492 lira tutarında hibe sözleşmesi imzalandığı belirtildi. Açıklamada, 25 Mart’ta imzalanan hibe sözleşmesinde destek oranının yüzde 55 olarak gerçekleştiği vurgulanarak, TKDK Trabzon Koordinatör Vekili Şeref Kabaoğlu’nun şu ifadelerine yer verildi: “Akçaabat ilçemizde yapılan bu yatırımla beraber, Avrupa Birliği standartlarında bir işletmeyi daha ilçemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Akçaabat ilçemize ve Trabzon’a hayırlı olmasını diliyorum.”

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi