Önce Çalıştığı Fabrikaya Ortak Oldu Sonra Kendi İşini Kurdu!

İş hayatına, pamuk tarlasında çapa yaparak başlayan Pamukkale Halıcılık Yönetim Kurulu Başkanı Habip Kızıltaş, tekstilin baş şehri Denizli’de 19 yıldır Gelir Vergisi birinciliğini kimseye kaptırmıyor.

Dört çocuklu fakir bir ailede dünyaya gelen 64 yaşındaki Habip Kızıltaş‘ın kendi ifadesiyle, yapmadığı iş kalmamış. Kimi gün sokaklarda şerbet satan, kimi gün inşaatlarda amelelik yapan, kimi gün lokantalarda bulaşıkçılık yapan Kızıltaş, kendi işini kurmadan önce çalıştığı fabrikaya ortak oldu. Kızıltaş daha sonra da onlarca kişinin çalıştığı işini kurdu.

Pamukkale Halıcılık’ın sahibi Habip Kızıltaş’ın şimdilerde 65 kadar çalışanı bulunuyor. Yıllık cirosu 20-25 milyon lira olan Kızıltaş, 1993’den bu yana da Denizli’nin vergi rekortmenleri listesinde ilk üçte yer alıyor. Bu yıl ödediği gelir vergisi ise 1 milyon lira dolayında.

Hikâyesini anlatmaya “Çok fakir bir ailede dünyaya geldim” sözleri ile başlayan Kızıltaş ile yaptığımız görüşmede, 64 yıllık hayatını kimi an heyecanlanarak, kimi an hüzünlenerek anlattı: “Denizli’ye bağlı Baklan köyünde dünyaya geldim. Dört kardeştik. Ailem çok fakirdi. Tarlamız yoktu. Bir harman vakti öğüttüğümüz buğday diğer harmana yetişmezdi hiçbir yıl. İlkokul zamanında kahvehanelerde karlı şerbet satıyordum.”

Odun Kömür Taşıdı Harçlık Çıkardı

“Bizim köyde ortaokul yoktu. Bunun için Çal ilçesine gitmek gerekiyordu. Babam, paramız olmadığı için beni gönderemeyeceğini söyledi. İlkokul öğretmenim araya girdi, Çal’a gittim. Derme çatma bir evde kalarak ortaokulu okudum. Okul harçlığı çıkarmak için hangi kapıda odun-kömür görsek taşımak için ev sahibini bulmaya çalışırdık. Eski dökük bir otobüs ile hafta sonları eve giderdim.

Lise zamanı geldi maddi durumumuz yine aynı. Üstelik son sınıfta babam vefat etti. Kimi zaman pamuk çapaladım, kimi zaman inşaatlarda çalıştım. Sıvacılık dahi yaptım.”

“Elbiselerim Koktuğu İçin Arka Sırada Oturuyordum”

Üniversite hayatını ise şöyle anlattı, “Üniversite için İzmir’e gittim. Yine para yok sersefil durumdayım. Okulumun akşam bölümüne geçtim. Okula inşaattan gidiyordum. Kimi zaman da bulaşık yıkadım haftalığım 40 liraydı. Okula giderken giydiğim ceketi tanıdığım bir astsubay verdi bana. Derse girdiğimde anfide en arka sırada oturuyordum. Çünkü inşaatlarda çalıştığım, bulaşıkçılık yaptığım için elbiselerim ister istemez kokuyordu. Ben de arkadaşlarım rahatsız olmasın diye arka sırada oturuyordum.

İlk senelerde hiç kitap da alamadım. Diğer öğrencilerin kitapları ile ders çalışıyordum. Küçük bir ev tutmuştum. Tuvaleti bile yoktu. Bir gün baktım yatağımın altı çürümüş. Rutubetten herhalde… Bu sefer yatağımın altına karton koydum.

Bu sefil hayatımın değiştiği tarih 1967’dir. O tarihte İzmir’de bir muhasebe bürosunda çalışmaya başladım. Ücretim de iyiydi. Bana kalabileceğim ev bile verdiler. Para biriktirmeye başlamıştım. O sıra anamdan mektup aldım. Gelen mektupta babamın, bankaya 700 lira borcu olduğu yazılıyordu.

Babamın borcu benim için namus borcuydu. Bu sefer gece gündüz çalıştım babamın bankaya olan borcunu ödedim.”

Çalıştığı Fabrikaya Ortak Oldu

Habip Kızıltaş, daha sonra bir demir-çelik fabrikasında çalışmaya başlar. Kendi deyimi ile “O fabrikada canla başla çalıştım” diyen Kızıltaş, “Girdi maliyetlerinde tasarruf yaptırdım. Patronumun fabrikasında işleri 10 kat artırdım. Patronum daha sonra bana yüzde 12.5 hisse verdi. 10 yıl boyunca çalıştım. Daha sonra ben hissemin artırılmasını istedim ancak patronum hissemi arttırmadı ben de ayrılıp işimi kurma kararı verdim.”

30 yıl önce işini kurdu Kızıltaş hisse artırımı talebi olumlu karşılanmayınca bu kez kendi işini kurma kararı verir. 1981 yılında halı işine başlar. Halı ticareti yapmak isteyen Kızıltaş’ın mal temini hiç de kolay olmaz. Bu durumu “İzmir’de bir halı fabrikası vardı. Ben üç yıl boyunca o fabrikaya gidip geldim.

Ama fabrika sahibi bana mal vermiyordu. Hatta beni kovduğu bile oldu. ‘Git sana mal vermiyorum’ diyordu. Denizli’de saat 5’te otobüse biner saat 8’e İzmir’de olurdum. Fabrikaya gider güvenlik kulübesinde beklerdim.

Fabrika sahibi benim pes etmeyeceğimi anlayınca, daha sona beni çağırdı bana mal vermeye başladı. Verdiğim çek ve senetlerin hiçbirinde sorun çıkmadı. Bu durumdan sonra bana istediğim kadar mal vermeye başladı” sözleri ile anlattı.

18 yıldır rekortmenler listesinde Kızıltaş 65 kadar çalışanını olduğunu, onlarca öğrenciye burs verdiğini ifade ederek “Bursçuluk başka bir şeye benzemez. Param olmasa gider hamallık yapar bursları öderim. Çünkü o çocuklar bana güvenerek okula gidiyor” şeklinde konuştu.

Habip Kızıltaş, 1993’den itibaren Denizli’de vergi rekortmenleri listesinde ilk üçe girdiğini hatırlatarak “Ömrüm yettiğince kazandığım her kuruşun vergisini ödeyerek yaşadığım topraklara hizmet olarak dönmesi için çalışacağım. Ben bugün sahip olduklarımı rüyamda görsem inanamazdım.

Evi de arabayı da fabrikayı da sonradan gördüm ben. Benim hikâyemi dinleyen ağlıyor. Çünkü çok yokluk çektim” dedi. Kızıltaş iki kızı olduğunu her ikisinin de şirketinde çalıştığını söyledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

İthal Solucanla Yıllık 5 Milyon TL’nin Üzerinde Ciro Yapıyor

Rusya’dan 30 bavulun içinde getirttiği Kırmızı Kaliforniya solucanlarının dışkısından organik gübre üretimine başlayan Burdurlu girişimci Mehmet Aksoy, bugün 18 tesiste sayısı 200 milyara ulaşan solucanla yıllık 5 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor.

Burdur’da organik gübre konusunda faaliyet gösteren firmanın Genel Müdürü Mehmet Aksoy, “Yaklaşık 5 yıl önce Rusya’dan Kırmızı Kaliforniya adıyla bilinen lumbricus rubellus cinsi solucanları getirdiklerini ve organik gübre üretimine başladıklarını kaydetti. Yüzde 100 organik gübrenin bitkisel ve hayvansal organik atıklarla beslenen solucanların dışkısından elde edildiğini belirten Aksoy, ”Bu gübre görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur. İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle hastalık yapıcı maddeler, parazit yumurtaları yoktur ve ağır metaller içermez” dedi.

İthalat İzni Alamadı Solucanları Turistik Geziye Çıkardı

Solucan gübresi üretimine başlama hikâyesini anlatan Aksoy, 14 yıl Rusya’da çalıştığını ve ailevi nedenlerden dolayı Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığını söyledi. Aksoy, 5 yıl önce bir Rus arkadaşının bir gün elinde bir bavul solucanla Antalya’ya kendisini ziyarete geldiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Rus arkadaşım, Türkiye’de ortak iş yapalım, emekliliğimi Türkiye’de geçirmek istiyorum, dedi. Ne yapalım derken, bir gün elinde bir valiz solucanla geldi. Bu solucanların gübresi Rusya’da çok popüler, bunlar Burdur’da yaşar mı, bir bakalım, dedi. İki yıl boyunca evimin bodrumunda solucanları yetiştirdim. Üretim başarılı olunca Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına solucan ithalatı için müracaat ettik. Bakanlık ithalata izin vermedi. 9 ay boyunca uğraştık, her türlü belgeyi götürdük, solucanların hastalık taşımadığına dair raporları gösterdik. En sonunda Bakanlık 2 ay boyunca karantinaya alırım, dedi. Bunlara yem verilmezse ölürler. Yurt dışından timsah bile ithal edebiliyorsunuz ama solucan getiremiyorsunuz.

Bakanlık ithalat izni vermeyince Rusya’daki arkadaşla Antalya’da tatil turu ayarladım. Böylece 30 valizde 500 bin solucanı turistik yolcuların bavullarında getirttim diyen Aksoy, bu şekilde işe başladık. Solucanlar çok hızlı ürüyor, ilk başladığında 3 sıram vardı, şimdi İstanbul, Balıkesir, Aydın, Fethiye, Denizli, Ankara, Samsun, Malatya, Kayseri, Adana, Mersin, Burdur ve Konya’da 18 çiftlikte 200 milyara yakın solucanım var. Sadece Burdur’da 80 milyar solucanım bulunuyor. 3 bin metrekare alanda solucan gübresi üretiyoruz” diye konuştu.

2014 Yılı Sonuna Kadar Satacak Ürünleri Kalmadı

Aksoy, Yaklaşık 200 milyar solucanla aylık 300 ton civarında katı gübre üretiyoruz. 2014 yılı sonuna kadar satacak ürünümüz kalmadı, çıkacak ürünün tamamı satıldı. Katı gübrenin kilogram fiyatı 1 lira ile 2,5 lira arasında değişiyor. Sulu gübrenin litre fiyatı ise 50 lira. Çıkacak ürünlerimiz de satıldı, stokta ürünümüz yok diye konuştu.

Solucan gübresinin bitkilerde yüzde 10 ile yüzde 77 arasında değişen oranlarda ürün artışı sağladığını dile getiren Aksoy, özellikle silajlık mısır ve şalgam, turp, pancar gibi köklü bitkilerde çok ciddi üretim artışı sağladığını bildirdi. En önemli müşterilerinin çay üreticileri olduğunu, zeytin, ayçiçeği, mısır, üzüm, biber ve domates üreticilerinin de solucan gübresine ilgi gösterdiğini anlatan Aksoy, solucan gübresinin etkisinin yaklaşık 3 yıl sürdüğünü kaydetti.

Gelen Siparişlere Göre Yem Veriyor

Türkiye topraklarında bulunan solucanların normalde yediklerinin ancak yüzde 10’unu çıkarttığını, Kırmızı Kaliforniya solucanlarının aşırı obur olduğunu ve yediklerinin yüzde 90’ını dışkı olarak çıkardıklarını belirten Aksoy, solucanların ana yeminin ise büyükbaş hayvan gübresi olduğunu söyledi. Aksoy, büyükbaş hayvanların gübrelerini ve bitkisel atıkları aldıklarını fermantasyon alanında ıslatarak çürüttüklerini, kuruduktan sonra elekten geçirerek solucanlara verdiklerini ifade etti. Solucanların haftada bir kez beslendiğine dikkati çeken Aksoy, “1 milyar solucana haftada yaklaşık 800 kilogram yem veriyoruz. Solucanlar yediklerinin yüzde 90’ını dışkı olarak çıkartıyor. Aslında bunu 3 günde de yiyebilirler. Gelen siparişlere göre yem miktarını belirliyoruz diye konuştu. Solucanları meleklerim diye sevdiğini anlatan Aksoy, Tamamen zararsız canlılar. Onlar benim bayram tatili, yıllık izin bilmeyen işçilerim. 7 gün 24 saat, gece gündüz itiraz etmeden sessiz sakin çalışırlar. Onlarla çok mutluyum” ifadesini kullandı. 

Yurtdışından Talep Yağıyor

Aksoy, bugün ABD gibi gelişmiş ülkelerin kimyasal gübreyi büyük oranda terk ettiğini ve organik gübreye geçtiğini söyledi. Oldukça talep geldiğine işaret eden Aksoy, Solucan gübresi için yurt dışından da talep yağıyor. Almanya istiyor, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Libya ile anlaşma yapmak üzereyiz dedi.

Solucan Doğanın Dengesi

Türkiye’de yılda 7 milyon tona yakın kimyasal gübre tüketildiğini, topraktan daha çok verim almak isteyen çiftçinin çok fazla kimyasal gübre kullandığını, bunun da toprakları, hatta yeraltı sularını bile kirlettiğini vurgulayan Aksoy, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının organik gübreyi teşvik etmesi gerektiğini dile getirdi. Doğanın dengesi ve topraklar için solucanların çok önemli olduğunu ifade eden Aksoy, Solucanlar hiçbir şekilde hastalık taşımıyor. Ağır metaller, kalıntılar aklınıza ne gelirse solucan alıyor. Solucan doğanın dengesi aslında ama biz kimyasal gübre kullanarak solucanları ve toprak için faydalı diğer canlıları öldürüyoruz, bu da doğal döngüyü kırıyor diye konuştu. Çiftçilere yüzde 100 organik solucan gübresi kullanmaları tavsiyesinde bulunan Mehmet Aksoy, Bir inek günde ortalama 30 kilogram dışkı çıkartıyor, 20 litre süt veriyor. 20 litre süt 14 lira ediyor, 30 kilogram dışkı 15 kilogram solucan gübresine dönüşse 2 liradan satsa 30 lira oradan para kazanır diye konuştu.

Yeni Ürünler Araştırılıyor

Solucan gübresinin faydaları konusunda bazı üniversitelerle ortaklaşa Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını, şu ana kadar 2 milyon liranın üzerinde bir kaynağı Ar-Ge için harcadığına dikkati çeken Aksoy, halen kozmetik üzerine araştırma yaptıklarını, yara yanık tedavisinde kullanılan bir de krem yapıldığını söyledi. Aksoy, Yara, yanık kremi için patent müracaatını yaptık, bir de solucan likörü ürettik dedi. Solucanların ağır metalleri yok ettiğini ifade eden Aksoy, Rusya’da nükleer santral tesisleri yakınında tarım yapılan yerlerde solucan gübresi kullanıldığını sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Genç Fikirlere Hibe Yağmuru

Sanayi Bakanlığı, genç fikirleri projeye dönüştürmek için hibe programlarını genişletiyor. 5 yılda binden fazla gencin çalışmasına 1 milyar TL’den fazla destek sağlandı. Hibelere stant ücretleri ve ulaşım da dâhil.

ABD ve Avrupa’da gençlerin fikirleri dünyaca ünlü markaların doğmasını sağlıyor. Özellikle teknolojik araçların gelişmesinde gençlerin iddialı projeleri hükümeti de harekete geçirdi. Bu amaçla Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, genç mucitlerin projelerine daha fikir aşamasındayken 100 bin liralık hibe desteği veriyor. Yapılan araştırmada Sanayi Bakanlığı, 5 yılda binden fazla gencin projelerine 1 milyar 34 milyon liralık finans desteği sunduğunu duyurdu. 

Bütçe 50 Milyon TL 

Bakanlığın, toplam 50 milyon liralık bütçeye sahip Teknogirişim Derneği programına başvurular başladı. Geliştirdiği teknolojik ürünü yurtiçi ve yurtdışında tanıtmak ve pazarlamak isteyen girişimcilere 75 bin liralık hibe alma şansı veriliyor. Programa birer aylık periyodlarla başvurular alınıyor. Bakanlık, fuarlara katılım, stant yapımı ve kirasından dekorasyonuna, nakliye ve depolama giderlerinden sigortasına, ürün tanıtım broşüründen kataloglarına kadar birçok alana yönelik destek sağlıyor. Program kapsamında fuarlar için gümrük işlem giderleri, e-ticaret üyelik bedelleri, tanıtım ve pazarlamalarda görevli en fazla iki çalışanın seyahat ücretleri de bakanlık tarafından ödeniyor. 

Türkiye’nin merkezi bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcamalar 2012’de 4.5 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2002’ye göre neredeyse 3 katıla denk geliyor. Bu yıl ise genel bütçeden 4 milyar 770 milyon liralık kaynak ayrıldı. 

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Başarılı Öğrenciye KOSGEB’den Faizsiz Kredi Desteği

KOSGEB Yalova Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Pazarlama programı bünyesinde öğrenim gören ve bölümü başarıyla tamamlayan öğrencilere destek verecek.

KOSGEB yeni girişimciler oluşturabilmek adına yeni bir uygulamayı devreye soktu. Başarılı öğrencilere desteği hedefleyen program kapsamında Yalova Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Pazarlama programını başarıyla tamamlayan öğrencilere faizsiz KOSGEB kredisi verilerek kendi işletmelerini kurmalarına destek verilecek.

Konuyla ilgili Yalova Üniversitesinden yapılan açıklamada ise şu bilgilere yer verildi; “Yalova Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Pazarlama programı bünyesinde öğrenim gören öğrenciler 4 yarıyılda 3 teori, 1 uygulama olmak üzere haftada 4 saat, 1 yarıyılda toplam 56 saat girişimcilik dersi alacaklardır.

Bu dersi alıp başarılı olanlara girişimcilik sertifikası verilecektir. Bölüm öğrencileri mezun oldukları andan itibaren kendi işini kurmak isterlerse KOSGEB’e başvurarak gerekli şartları sağladıkları takdirde KOSGEB hibe desteğinden ve faizsiz KOSGEB kredisinden yararlanabileceklerdir” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Engellilere Eğitimle Gelen Büyük Destek

Sivas Belediyesi, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Sivas Hizmet Merkezi Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde girişimci olmak ve kendi işini kurmak isteyen engellilere yönelik “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” başlatıyor.

Girişimcilik Eğitimi; bir iş fikrine dayalı olarak kendi işini kurmak isteyen kişilere yönelik; girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimcileri iş planı kavramı ile tanıştırarak başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak amacıyla düzenleniyor.

Sivas Belediyesinin öncülüğünde gerçekleşecek olan bu proje ile girişimci olmak ve kendi işini kurmak isteyen engelliler “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi”ne katılarak 70 saat girişimcilik konusunda teorik ve pratik eğitimler alacaklar. Toplamda 30 engelli vatandaşı bu proje kapsamında eğitimlerden faydalanabilecek. Eğitime katılacak olan adaylar en az % 40 engelli raporu olmak zorunda, bireyler eğitim sonunda başarılı oldukları takdirde kendilerine “Katılım Sertifikası” verilecek.

Düzenlenen Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi sonucunda verilecek olan belge kendi işlerini kurmak ve KOSGEB hibe desteğinden faydalanmak isteyen engelliler için önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi Sertifikasına sahip olmayanlar proje hazırlayamadıkları için KOSGEB desteği alamamaktadır. Bu açıdan verilecek eğitim ve alınacak sertifika, kendi işini kurmak isteyen ve KOSGEB Projelerinden hibe desteği almak isteyenler açısından çok önemli bir faaliyet olarak görülüyor.

Kendi işini kurmak isteyen engelliler aldıkları Girişimcilik Sertifika ile KOSGEB’e sunacakları proje için 30 bin TL hibe alabilecekler. Hibe alan ve daha sonra da işini geliştiren engelliler ise 1 yıl sonra yine KOSGEB tarafından 70 bin TL faizsiz ve geri ödeme kolaylığı olan bir kredi desteğine de sahip olabilecekler.

Hayat Ağacı Derneği de bu faaliyete destek vererek, yardım yaptığı engelli kişilerin girişimcilik eğitimine katılımlarını sağlayacak, kişilerin kendi işlerini kurmaları ve ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek yardım alan değil yardım eden kişi konumuna gelmelerine rehberlik etmiş olacak.

Girişimcilik eğitimine katılmak isteyen engelli kardeşlerimiz en geç bu Perşembe gününe kadar engelli rapor fotokopileri, diploma ve nüfus cüzdanı fotokopileri ile birlikte Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekiyor.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Enerji Tasarrufuna Teşvik Geldi!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerji tasarrufu yapan şirketlere ve apartmanına ısı yalıtımı yaptıranlara teşvikler verileceğini açıkladı.

Yıldız, “Tasarruf için yatırım yapan şirkete nerede olduğuna bakılmaksızın 5. Bölge’deymiş gibi teşvik vereceğiz. Ayrıca apartmanının ısı yalıtımını yapan vatandaşa da uygun fiyatta uzun vadeli kredi planlıyoruz. Uzun ve ucuz kredi sağlamayı bankacılık sistemiyle görüşerek, vatandaşı bu konuda teşvik edeceğiz” dedi.

Bakan Yıldız  “Enerji Teşvik Paketi”yle ilgili şunları söyledi: “Sanayide kendi enerji tüketimlerini daha verimli hale getiren mevcut fabrikalara teşvik sağlayacağız. Örneğin sanayi şirketinde elektrik tasarrufu sağlamak için pompalarını değiştirenlere, beşinci bölgede yatırım yapılmış gibi teşvik uygulayacağız. Ya da eğer şirket jeotermal enerji kapsamında sondaj makinesi getiriyorsa, onu da teşvik kapsamına almayı planlıyoruz.

Apartmanına izolasyon (ısı yalıtımı) yaptıranlara teşvik vereceğiz. Evinize izolasyon için yaptığınız yatırım, ısınma masrafı açısından 2.5 yılda kendisini amorti ediyor. Vatandaş için bunu bankacılık sistemiyle sistematize etmek istiyoruz. Uzun vadeli, ucuz kredi sağlanmasını teşvik edeceğiz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Armut Yetiştiriciliğine Destek

Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) tarafından yüzde yüz hibe destekli Armut Yetiştiriciliği Projesi kapsamında eğitimler başlıyor.

Lapseki İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından hazırlanan projede ilçede yer alan meyve üreticilerine alternatif bir geçim kaynağı oluşturulması sağlanacak. İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdiresi Hatice Ceren, Lapseki Kaymakamlık Toplantı Salonunda gerçekleşecek eğitimlere Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Doç. Dr. Hakan Engin’in katılacağını kaydetti. 21 ila 25 Ekim arasında tamamlanacak eğitimlerde üreticilere ve mühendislere teknik anlamda bilgiler verilecek. Lapseki İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü bünyesindeki personelinde eğitimlerde yer alacağına değinen Ceren ” Teknik anlamda olsun pratikte olsun daha iyi hizmet verebilmek için seminerlere katılmak çok çok önemli” diye konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Kadın Marangoz Yurt Dışına Yatırım Yapacak

Eşinin işten ayrılmasının ardından kendi iş yerini kuran kadın marangoz, 2 yıl önce mobilya malzemesi üzerine açtığı ikinci işletmesinin ardından şimdi de yurt dışına yatırım yapmayı planlıyor.

Göksun ilçesinde yaşayan Fadime Vayvay, marangoz atölyelerinde pek rastlanmayan kadın ustalardan biri. Vayvay, çalıştığı mobilya atölyesinden ayrılan eşi Hüseyin Vayvay’a destek amacıyla kendi iş yerini açtı.

Çıraklık, kalfalık ve ustalık belgesi aldıktan sonra ilçenin ilk kadın marangozu olan Vayvay, 2 yıl önce de mobilya malzemesi üzerine faaliyet gösterin ikinci işletmesini hayata geçirdi.

Kadın marangoz şimdi de Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Pointe-Noire şehrinde mobilya fabrikası kurmayı planlıyor.

Vayvay, yaptığı açıklamada, eşinin işten ayrılmasının ardından aile ekonomisine destek olmak amacıyla kendi işini kurmaya karar verdiğini belirtti.

Hırslı ve girişimci bir kişiliğe sahip olduğunu vurgulan Vayvay, şöyle konuştu: “Her şey eşimin çalıştığı atölyeden ayrılması ile başladı. Eşim ‘ne yapacağız’ diye endişe ediyordu. ‘Kendi işimizi yapacağız’ diyerek kendisine cesaret verdim ve atölyemizi kurduk. Eşimin isteği üzerine resmi işlemleri benim adıma yaptık. Daha sonra benim ustalık belgem olmadığı için işyeri ruhsatı vermediler. Bu beni daha da hırslandırdı.”

Maragoz atölyesinde 4 kişiye de iş imkanı sağladığını anlatan Vayvay, başta mutfak dolabı olmak üzere yatak odası, vestiyer, kapı, pencere imalatı ve montajı yaptıklarını dile getirdi.

Malzeme temini noktasında yaşanan sıkıntıların ikinci iş yerini açmasına neden olduğunu ifade den Vayvay, şunları kaydetti: “Sanayi sitesinin tek kadın ustası olmamdan dolayı herkes ayrı bir saygı duyuyor. Hep güler yüzle karşılanıyorum. Bu durum işime daha fazla bağlanmama neden oldu. İkinci bir iş daha yapmayı düşünüyordum ve ilçemizde mobilya malzemesi temininde yaşanan sıkıntı üzerine bu alanda faaliyet gösteren ikinci iş yerimi açtım. Burayı açınca kendime olan güvenim daha da arttı. İşlerim yoğunlaşınca yurt dışında çalışan büyük oğlum da Türkiye’ye geldi.”

İş yapmak isteyen kadınlara mobilyacılığı öneren Vayvay, “Çünkü bayanların eli her türlü işe daha çok yakışıyor. İnşaatlara montaja gittiğimiz zaman en ufak bir hatayı bile görebiliyorum ve düzeltiyorum. Özellikle köylere montaja gittiğimde kadınlar çok şaşırıyor” dedi.

Yurt Dışına Yatırım

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Pointe-Noire şehrinde mobilya fabrikası kuracağını hatırlatan Vayvay, bu düşünceye de orada yaşayan bir aile dostunun vesile olduğunu söyledi.

Yaklaşık 8 ay önce araştırma yapmak üzere Kongo’ya gittiğini belirten Vayvay, “Kongo’daki aile dostumuz beni ikna etti. Daha sonra bu ülkede araştırma yaptım. Burada çok kaliteli ağaçlar var ancak imkânları yetersiz. İnşallah gelecek yılın ilk aylarında fabrika yatırımı için bu ülkeye gideceğim” diye konuştu. Vayvay, Kongo’ya mobilya fabrikasının yanı sıra pastane de açmayı planladığını sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Yöresel Mimariye Uygun Ev Yapana Teşvik

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşümde tartışılan konuların başını çeken ‘mimari doku’yu korumaya yönelik önemli bir adım atıyor. Tüm ülkede uygulanacak projede yoğunlaşmanın yaşanacağı illerin başında Erzurum geliyor. Tarihi dokuyla örülü olan Erzurum’da projeden köyler olduğu kadar kent merkezindeki yapılar da yararlanacak.

Bakanlık, daha önce köylerde yöresel mimari geleneğini canlandırmak için başlatılan projenin kapsamını genişletti. Öncelikle her bölgenin geçmişten gelen kültürü ve iklimine uygun konut tipleri belirlenecek. Daha sonra bölgelere özel hazırlanan projeler vatandaşlara sunulacak. Bu çerçevede evini yıktırıp, yöresel tarzda yeniden yaptıranlara 10 bin lira teşvik verilecek.

Dönüşüm kapsamında bugüne kadar riskli ilan edilen 44 bin 344 bina teşvikten faydalanabilecek. Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen alanlarda bulunan 357 bin bağımsız birim de teşvik alabilecek. Köyler de teşvik kapsamında sayılacak. Yöresel mimari kültürünü yaşatmak isteyen bakanlık, benzer uygulamayı köylerde de yapacak. Köylerde yöresel mimariyle ev yapanlar, aynı teşvikten yararlanabilecek. Karadeniz’de konuyla ilgili çalışmaları bitiren bakanlık, diğer bölgelerdeki çalışmalarına da devam ediyor. Her bölge için en az 12 tip proje hazırlanacak. Vatandaşlar, bu projelerden istediğini seçebilecek.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Geçen Yıllara Göre Çiftçilere Verilen Destek Arttı!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Şarköy’de hibe sözleşmesi imzalayan 33 üreticiye makina ve ekipmanlarını törenle teslim etti. Törene, Şarköy Kaymakamı Zekeriya Güney ile İl Müdürü Cevdet Soyak da katıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından; Tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin, üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırmak, daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerin işlerini kolaylaştırmak, üretim maliyetlerini düşürerek uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir düzeye getirmek amacıyla uygulanan, ‘Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’nın, 2013 uygulamaları kapsamında; Şarköy ilçesinden hibe sözleşmesi imzalayan 33 çiftçiye, zeytin hasat makinesi, el traktörü, silaj makinesi ve süt soğutma tankı, törenle teslim edildi. Şarköy’ün Eriklice köyünde düzenlenen makina dağıtım törenine; Şarköy Kaymakamı Zekeriya Güney, Gıda Tarım ve Hayvancılık Tekirdağ İl Müdürü Cevdet Soyak, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Ahmet Tekgöz, Şarköy İlçe Müdürü Şemsettin Satar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri ile Eriklice ve çevre köylerden gelen çiftçiler katıldı.

Törende konuşan İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Cevdet Soyak, Şarköy’ün ürettiği tarım ürünleri ile Tekirdağ’ın diğer ilçelerinden ayrıldığını, bu farklılığın bu sene dikkate alınarak, ilçe önceliklerinin buna göre belirlendiğini, 2007-2012 yılları arasında Şarköy ilçesinde 19 çiftçinin makine ekipman alımında hibe desteği almasına karşın, 2013 yılında 33 çiftçiye hibe desteği sağlandığını söyledi. Soyak, bu kapsamda 87 bin 510,50 TL hibe desteği sağlanacağını, öte yandan gelen ek ödenekten, Şarköy ilçesine 60.000 TL civarında pay ayrılarak, 14 yetiştiriciye daha el traktörü alımı için hibe desteği verileceğini kaydetti. Destekten yararlanan yetiştiricilere yeni makinelerinin hayırlı olmasını dileyen İl Müdürü Soyak, projede emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ederek, çiftçiler için bol ve bereketli ürünler temennisinde bulundu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Tekirdağ İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada; toplam tutarlarının 175 bin 21 TL olması beklenen makine ekipman alımları için üreticilere, 87 bin 510,50 TL hibe desteği sağlanacağı bildirildi. Açıklamada ayrıca, il genelinde 2013 uygulamaları çerçevesinde 256 yatırımcı ile hibe sözleşmesi imzalandığı ve 1 milyon 386 bin 683,16 TL hibe desteği sağlandığı belirtildi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi