Girişimciyi Milyoner Yapan Efsane Fikirler

efsane

Girişimciyi Milyoner Yapan Efsane Fikirler

Kendi işini kurmak isteyenlerin önünde iki yol vardır: Ya düzeni, giderleri, riskleri ile hali hazırda var olan bir sektör dalında yeni bir şirket kurmak, ya da tamamen yeni bir fikir ile yeni riskler almak, yeni bir ürün dalı oluşturmak. Yepyeni bir arz-talep dengesine sebep olmak.

Yeni fikirler bazen çevrenizdekilerin basit ihtiyaçları ile aklınıza gelebilir, bazen sadece size iyi bir fikir gibi gelmiş olabilir. Bu yol tabii ki daha risklidir çünkü daha önce aynı yolda aynı ürün ile yürüyen olmamıştır ve her şeyi başlatan kişi siz olacaksınız demektir. Eğer böyle bir fikriniz varsa ve yatırım yapmak için çok “basit” olduğunu düşünüyorsanız, ekonomi tarihi boyunca girişimcisine milyonlarca, hatta milyarlarca, dolar kazandıran şu fikirlere muhakkak bir göz atın:

Post-It

Her ofisin vazgeçilmesi olan post-itlerin sadece 1980’lerde pazarlanmaya başladığını söylesek şaşırır mısınız? Hâlbuki modern ofis tarihinin en başından beri var olan, çok basit bir parça gibi geliyor değil mi? Peki, size post-it fikri sayesinde birinin dolar milyoneri olduğunu söylesek? ABD’li Spencer Selver’in 1960’lı yıllarda çok güçlü bir yapıştırıcı için yaptığı araştırmalar başarısız olunca, ortaya zayıf bir yapıştırıcı çıkmıştı. Ancak arkadaşlarının bu yeni yapıştırıcıyı kitap okurken kaldıkları sayfayı işaretleyecek minik kâğıtları yapıştırmak için kullandıklarını görünce, zihninde bir ışık yandı. Sadece zayıf yapışkanlı bir not kâğıdı olan post-itler böyle ortaya çıktı.

Frizbi

Frizbiyi arkadaşlarınız ile de oynayabilirsiniz, köpeğiniz ile de. Spor olarak da oynayabilirsiniz, kumsalda veya çimende vakit geçirmek için de. Fikir basit ama ince bir ergonomik çalışma isteyen bir ürün. Frizbinin mucidi Walter Frederick Morrison, ona aslında ilk başta Plüton Tabağı gibi bilim kurgusal bir isim vermişti ve frizbi ismi ile alakası bile yoktu. Üreticisi ise Wham-O isimli bir firmaydı. Ürünü pazarlaması için şirket tarafından ABD’nin doğusuna gönderilen bir çalışan olan Richard Knerr ise burada Plüton Tabağı ile ilgili ilginç bir şey öğrendi. Evet insanlar bu tip bir ürüne ilgi gösteriyordu ama ona “Frizbee” diyorlardı. Çünkü oynarken kullandıkları yuvarlak teneke kutu kapaklarının üstündeWilliam Russell Freesbee’nin resmi vardı. Teneke kutular kek, kurabiye satışı için kullanılıyordu ve Freesbee de bu firmanın sahibiydi. Fırsatı gören Knerr 1959 yılında Freesbee adını tescil ettirdi ve ürün tüm dünyaya böyle yayıldı.

Bir girişimcinin bu vakadan alması gereken ders ,  yerel tüketicinin tepkisini ölçmesi ve dikkate alması gerektiği. Eğer lokaldeki tüketiciye ürününüzü kabul ettiremezseniz, asla istediğiniz gibi bir marka olamazsınız. Onların davranışlarını inceleyin ve ürününüze böyle karar verin.

Clocky

Sabahları uyanmakta zorluk çeken ve alarmı sürekli ileri alan biri misiniz? Gauri Nanda da öyleydi ve buna Clocky ile çözüm buldu. Clocky hareketli bir çalar saat. İstediğiniz saatte sadece alarmı ile size uyandırmakla kalmıyor, tekerlekleri üzerinde harekete de geçiyor. Böylece onu durdurmak için yataktan kalkmak zorunda kalıyorsunuz. Uluslararası bir sorun için basit bir çözüm. Sonuç mu? 2005 yılında üretimi başlayan Clocky, bugün 45 ülkede 10 milyondan fazla satılmış durumda.

Yara Bandı

İnsanlar vücutlarında ufak bir kesik veya kanama olduğunda, yarayı pratik bir şekilde kapatıp iyileşmesini hızlandırma lüksüne 1920 yılında ulaştı. Bu tarihten önce Johnson & Johnson şirketi bez ve yapıştırıcıyı ayrı ayrı satarken, şirket çalışanı Earle Dickinson ikisini pratik bir şekilde bir araya getirmeyi akıl etti. İlhamı ise kendisini sürekli sakatlayan karısıydı. İki ürünün bir araya gelerek yeni bir ürün üretilmesi gerektiği fikrini şirketine sunan Dickinson, sadece muhteşem bir girişime ön ayak olmadı, dünyanın en büyük kişisel bakım şirketinde başkan yardımcılığına kadar yükseldi. Aynı zaman da şirket içi girişimcilik için gösterilen en iyi örneklerden birisi oldu.

Islak Mendil

Islak mendillerin ortaya çıkışı, girişimciler için fikirlerini nasıl değerlendirmeleri ve ne kadar gerçekçi olmaları gerektiğinde mükemmel bir örnek. Bugün ıslak mendil denilince akla gelen ilk firma olan Kleenex, bu ürünü 1924 yılında makyaj temizleyici olarak piyasaya sürmüştü. Tüm pazarlama kampanyasını da bunun üzerine kurmuştu. Ancak kısa süre sonra ürünü satın alan insanların makyaj temizlemek yerine hızlı bir şekilde kullanılıp atılacak hijyenik mendiller olarak kullandıklarını gördüler ve tüm pazarlama kampanyalarını değiştirdiler. Eğer fikriniz işe yaramıyorsa veya hedef kitleniz size benimsemiyorsa, ısrar etmeyin. Kendinizi ve fikrinizi uyarlayın.

Spanx

Spanx markası henüz 41 yaşında Sara Blakley’i kendi çabaları ile dolar milyoneri olan dünyanın en genç kadını yaptı. Spanx şekillendirici bir korse. Bir gün pantolonunun altına külotlu çorabını bacaklarını keserek giyen Blakley, vücudunun daha biçimli göründüğünü fark etti ve biçimlendirici korse böyle ortaya çıktı. Fonksiyonlarına göre farklı modelleri olan Spanx korseler, kıyafetin altında vücudu şekillendiriyor ve istenildiği şekilde görünmesini sağlıyor. Böylece ortaya daha fit bir görüntü çıkıyor. Tüm kadınların tarihin başından beri istediği şeyi ancak 2012 yılında birisinin bir tesadüf sonucu fark etmesi ne kadar ilginç ve ilham verici, değil mi? Bugün tüm Hollywood fotoğraf çekimlerinde ve kırmızı halı geçişlerinde Spanx kullanıldığı dahi iddia ediliyor. Firmanın cirosu ise kısa sürede 1 Milyar Dolar’a ulaştı.

Mısır Gevreği

Kahvaltıların en neşeli parçalarından biri olan ve tadı kadar besleyici yapısı ile de tercih edilen mısır gevreğinin tarihi ise 1890’lara dayanıyor. Gıda üreticisi ve girişimci olan William Keith Kellogg, standart Amerikan kahvaltısına mısırı da eklemek ister. Bunun için çalışmalara başlayan Kellogg, bugün dünyanın en büyük mısır gevreği markası olan Corn Flakes’i kurdu ve kavrulmuş mısırı piyasaya sürdü. Tahıl firmalarıyla rekabete giren Kellogg, bu savaştan galip çıkmakla kalmadı, mısır gevreğini global bir kahvaltı parçası haline getirdi. Kellogg Company bugün dünyanın en büyük gıda üreticilerinden biri.

Slinky

Artık Türkiye’de o kadar popular bir oyuncak değil ama bu basit plastiğin tüm dünyada 1942 yılından beri 250 milyondan fazla sattığını söylesek inanır mısınız? Dünyayı yerinden oynatacak bir işlevi yok, insanı daha zeki veya sportif de yapmıyor ama bu basit, rengârenk oyuncağa çocuklar bayılıyor. Buradan çıkarılacak ders: Fikrinizi kendi bakış açınızdan değil, hedef kitlenizin bakış açısı ile yargılayın. Size çok saçma veya harika gelen bir ürün, hedef kitleniz için tam tersi olabilir.

Knork

Bıçak olarak da kullanabileceğiniz bir çatal aklınıza gelmiş miydi? Hepimizin çatalın kenarı ile et, börek, kek vs. kesip ayırmaya çalıştığımız oluyordur ama çatalın kenarının bıçak kadar keskin olabileceği fikrini hayata geçiren Mike Miller oldu. Büyük babasından 10 Bin Dolar borç aldı ve Knork adını verdiği (Knife: Bıçak – Fork: Çatal) ürünü üretip satmak üzere harekete geçti. Bu kadar düşük bir tutar ile üretime başlayan Knork, sadece 2011 yılında 2 milyon adet sattı. Ürünü görenlere ve kullananlara “inovasyon budur!” dedirtti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

AB Fonlarından Türkiye’ye Para Yağıyor!

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Proje Uygulama Başkanlığı CSD Proje Koordinatörü Murat Başer, Sivil Toplum Diyaloğu kapsamında 2008 yılından programın bittiği 2010 yılına kadar 119 projeye 19.5 milyon Euro hibe desteği sağladıklarını açıkladı.

Bursa’da, “Avrupa Birliği ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğu 3, Siyasi Kriterler ve Medya Hibe Programları” başlıklı bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kervan Saray Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, sivil toplum kuruluşu ve medya temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan AB Bakanlığı Proje Uygulama Başkanlığı CSD Proje Koordinatörü Murat Başer, Sivil Toplum Diyaloğu kapsamında Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından iki program düzenlendiğini ifade etti. İlkinin 2008 yılında başlayıp 2010 yılında bittiğini belirten Başer, 119 projeye 19.5 milyon Euro hibe desteği sağlandığını ve bunda sivil toplumun önde gelen aktörlerinin hedeflendiğini kaydetti.

İkinci Sivil Toplum Diyaloğu projesini 2010 yılında başlattıklarını ve 2012 yılında tamamlandığını hatırlatan Başer, şöyle konuştu: “Bu kapsamda kültür sanat ve tarım balıkçılık alanındaki sivil toplum kuruluşlarına hibe desteği sağladık. Bu iki program kapsamında çok güzel çıktılar elde ettik. Ümit ediyoruz bu üçüncü programda da buna benzer çıktılar sizlerin desteği ile elde ederiz. Üçüncü programımızı yine tematik alanda devam ettirerek, siyasi kriterler ve medya konularını öncelikli alan olarak belirledik ve bu programımızı bunun üzerine inşa ettik.”

Sivil Toplumun Desteği İle AB’ye Uyumda Başarılı Olabilmek

Siyasi kriterlerin çok önemli bir konu olduğuna dikkat çeken Başer, şöyle devam etti: “Katılım için Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmemiz gerekiyor. Bu kapsamda demokrasi ve hukukun üstünlüğü, azınlık hakları, insan hakları gibi konular siyasi kriterler alanına giriyor. Dolayısıyla bunları belli ölçüde sağladığımız için 2004 yılında müzakerelere başlama kararı alındı, 2005 yılında da müzakereler başladı. Müzakerelere başlamış olmak siyasi kriterleri tam olarak yerine getirdiğimiz anlamını taşımıyor ya da artık önemini kaybettiği anlamını taşımıyor. Çünkü bu alanda bir ihlal olması durumunda müzakerelerin durdurulması söz konusu olabiliyor. Bu çerçevede biz bu programı tasarladık ki bu alandaki çabalarımızı sivil toplum kuruluşlarının da vasıtası ile tabana yayabilmek ve geliştireceğimiz projelerle siyasi kriterlere daha iyi uyum sağlama anlamında sizlerin de desteği ile başarılı olabilmek.”

Toplantıda, AB Bakanlığı Proje Uygulama Başkanlığı Uzman Yardımcısı Elif Karakulak, Merkezi Finans ve İhale Birimi İhale Yöneticisi Esra Şahin Öztürk ile Teknik Yardımcı Ekip lideri Gaye Erkan ise hibe programlarının detaylarını anlattı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

KOSGEB Destekleriyle Hayallerine Kavuşuyorlar

KOSGEB, girişimcilere verdiği finansal destekle hayalleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Kendi işinin patronu olmak isteyen 100 bayan girişimci daha ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamaya başladı. Düzenlenen kurslarda sertifikaları verilirken, mahalli yetkililer de istihdam politikasına katkı sağlıyor.

Kahramanmaraş’ta, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) sağladığı finansal kaynakla kendi işinin patronu olan 100 kadın, ekonomiye ve istihdama katkı sağlıyor. KOSGEB İl Müdürlüğünün düzenlediği girişimcilik eğitimine katılan 1800 kişinin 750’sini kadınlar oluşturdu. Eğitimin ardından destek programlarından faydalanan 100 bayan girişimci, kendi işinin patronu oldu. Marangozluktan pizzacıya, çiftçilikten tekstilciye birçok sektörde faaliyet gösteren kadınlar, enerjilerini istihdam için harcıyor.

Girişimcilerin gözdesi olan KOSGEB ve TÜBİTAK ülke çapında sağladıkları Girişimci Destekleriyle milletin gönlünde taht kurdular. TÜBİTAK, üniversite mezunu girişimcilere 100.000 TL Hibe ve 550.000 TL faizsiz kredi sağlarken KOSGEB ise, eğitim düzeyine bakılmaksızın 30.000 TL Hibe ve 75.000 TL faizsiz kredi imkanı sunuyor.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

KOBİ Danışmanlığı Belgelendirilecek!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, KOBİ’lerin artık belgelendirilmiş kişilerden danışmanlık hizmeti alacağını belirterek, “Artık önüne gelen ‘Ben KOBİ danışmanıyım, gel sana danışmanlık hizmeti vereyim’ diyemeyecek” dedi.

Bakanlığın başlattığı çalışmayla KOBİ’ler, belgeli danışmanların vereceği taktiklerle büyüyecek. KOBİ danışmanlığı uygulamasını hayata geçirecek bakanlık, böylelikle istismarları da önleyecek.

“KOBİ koçları”, KOBİ’lere rekabet güçlerini arttıracak, büyümeleri için yol gösterecek, yeni pazarlara açılmasını sağlayacak taktikler verecek, karşılaştıkları sorunlar karşısında çözüm önerileri sunacak. Danışmanlar, bir anlamda aile hekimleri gibi çalışacak.

Bakan Ergün, yaptığı açıklamada, KOBİ’lere yönelik yeni bir çalışma başlattıklarını ve KOBİ danışmanlığını hayata geçireceklerini belirterek, artık önüne gelenin “Ben KOBİ danışmanıyım, gel sana danışmanlık hizmeti vereyim” diyemeyeceğini ifade etti.

Bundan sonra kimin ne hizmeti verdiğinin belli olacağını ifade eden Ergün, şöyle konuştu:

“Danışmanlık adı altında birçok kişi KOBİ’leri peşlerine takıyor, doğru yanlış birtakım bilgilerle onları yönlendiriyor. Yanlış istikamete yönlendirenler de var, bunları bilemiyoruz. Şimdi tüm bu sorunların önüne geçmek için KOSGEB’e yeni bir görev yükledik. Bu konuda Mesleki Yeterlilik Kurumuyla çalışılıyor. KOBİ’ler bundan sonra belgelendirilmiş danışmanlardan ve bu danışmanlarla çalışan danışmanlık şirketlerinden hizmet alacaklar. Yani, KOSGEB’in oluşturacağı altyapı çerçevesinde belgelendirilecek danışmanlardan danışmanlık alan KOBİ’lere destek verilecek. Eğer bir KOBİ, ‘benim desteğe ihtiyacım yok, canımın istediği yerden danışmanlık alırım’ diyorsa, ona da diyecek bir sözümüz yok. Biz KOSGEB’in bu yeni destek modelini, ‘KOBİ’ler danışmanlık hizmeti alsınlar, yollarını daha net olarak görsünler, önlerinde ne engeller var, hangi destekler var, işlerini nasıl daha iyi yürütürler’, bunları bilsinler diye kurguladık.”

KOBİ Danışmanlığı, Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Girecek

Yoğun rekabet ortamı içerisinde KOBİ’lere doğru yol gösterici mekanizmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ergün, rekabetçi bir yapı oluşturmak için verilecek desteğin ülke ekonomisine de katma değer sağlayacağını söyledi.

Ergün, mevcut uygulamada özel danışmanlık kuruluşları, üniversiteler, bazı kamu kurum kuruluşları ve meslek kuruluşları tarafından verilen danışmanlık hizmeti kapsamında, danışmanda aranacak niteliklerin tanımlanmadığına değindi. Yeni uygulama ile KOBİ danışmanının yapması gereken iş ve bu işi yapacak danışmanda aranacak niteliklerin belirleneceğini bildiren Ergün, şöyle devam etti:

“KOBİ’lerimiz, KOSGEB aracılığıyla birçok destek programında danışmanlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlar. Aynı zamanda KOBİ’lere yönelik danışmanlık hizmetlerini de KOSGEB aracılığıyla destekliyoruz. KOSGEB’in Mesleki Yeterlilik Kurumuyla yaptığı çalışma kapsamında; KOBİ’lere sunduğu danışmanlık hizmetinin hazırlık sürecini yürüten, KOBİ’lerin mevcut durumunu analiz ederek sorun alanlarını tespit eden, değişim ve/veya iyileştirme alanları için gerekli uygulama süreçlerini geliştiren ve yürüten, yönlendirme ve tavsiyede bulunan, sunduğu hizmetin sürdürülebilirliğini sağlayan, müşteri ilişkilerini yürüten, çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre vb. hususlara ilişkin önlemleri alarak sürdüren ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunan, nitelikli kişi olarak tanımlanan ve meslek profili oluşturulan KOBİ Danışmanı’na ilişkin Ulusal Meslek Standardı Taslağı’nı ilgili tarafların görüşlerine sunduk.”

Ergün, KOBİ danışmanlığının, tarafların görüşünün alınmasının ardından Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Her İsteyen Ben ‘KOBİ Danışmanıyım’ Diyemeyecek

Böylece KOBİ’lerin, yeterlilikleri belgelendirilmiş nitelikli danışmanlardan hizmet alması sağlanırken, destek ve hizmetlerin de etkinliğinin arttırılacağını vurgulayan Ergün, ulusal anlamda da ekonomiye önemli geri dönüşümlerin sağlanacağını ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmaya yönelik sağlıklı bir yapı oluşturulacağını ifade etti.

Bakan Ergün, “Yeni uygulamayla birlikte, artık her isteyen ben ‘KOBİ danışmanıyım’ diye hizmet sunamayacak. KOBİ’lerimizin nitelikli danışmanlardan hizmet alması sağlanmış olacak” ifadelerini kullandı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, KOBİ’lerin artık belgelendirilmiş kişilerden danışmanlık hizmeti alacağını belirterek, “Artık önüne gelen ‘Ben KOBİ danışmanıyım, gel sana danışmanlık hizmeti vereyim’ diyemeyecek” dedi.

Bakanlığın başlattığı çalışmayla KOBİ’ler, belgeli danışmanların vereceği taktiklerle büyüyecek. KOBİ danışmanlığı uygulamasını hayata geçirecek bakanlık, böylelikle istismarları da önleyecek.

“KOBİ koçları”, KOBİ’lere rekabet güçlerini arttıracak, büyümeleri için yol gösterecek, yeni pazarlara açılmasını sağlayacak taktikler verecek, karşılaştıkları sorunlar karşısında çözüm önerileri sunacak. Danışmanlar, bir anlamda aile hekimleri gibi çalışacak.

Bakan Ergün, yaptığı açıklamada, KOBİ’lere yönelik yeni bir çalışma başlattıklarını ve KOBİ danışmanlığını hayata geçireceklerini belirterek, artık önüne gelenin “Ben KOBİ danışmanıyım, gel sana danışmanlık hizmeti vereyim” diyemeyeceğini ifade etti.

Bundan sonra kimin ne hizmeti verdiğinin belli olacağını ifade eden Ergün, şöyle konuştu:

“Danışmanlık adı altında birçok kişi KOBİ’leri peşlerine takıyor, doğru yanlış birtakım bilgilerle onları yönlendiriyor. Yanlış istikamete yönlendirenler de var, bunları bilemiyoruz. Şimdi tüm bu sorunların önüne geçmek için KOSGEB’e yeni bir görev yükledik. Bu konuda Mesleki Yeterlilik Kurumuyla çalışılıyor. KOBİ’ler bundan sonra belgelendirilmiş danışmanlardan ve bu danışmanlarla çalışan danışmanlık şirketlerinden hizmet alacaklar. Yani, KOSGEB’in oluşturacağı altyapı çerçevesinde belgelendirilecek danışmanlardan danışmanlık alan KOBİ’lere destek verilecek. Eğer bir KOBİ, ‘benim desteğe ihtiyacım yok, canımın istediği yerden danışmanlık alırım’ diyorsa, ona da diyecek bir sözümüz yok. Biz KOSGEB’in bu yeni destek modelini, ‘KOBİ’ler danışmanlık hizmeti alsınlar, yollarını daha net olarak görsünler, önlerinde ne engeller var, hangi destekler var, işlerini nasıl daha iyi yürütürler’, bunları bilsinler diye kurguladık.”

KOBİ Danışmanlığı, Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Girecek

Yoğun rekabet ortamı içerisinde KOBİ’lere doğru yol gösterici mekanizmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ergün, rekabetçi bir yapı oluşturmak için verilecek desteğin ülke ekonomisine de katma değer sağlayacağını söyledi.

Ergün, mevcut uygulamada özel danışmanlık kuruluşları, üniversiteler, bazı kamu kurum kuruluşları ve meslek kuruluşları tarafından verilen danışmanlık hizmeti kapsamında, danışmanda aranacak niteliklerin tanımlanmadığına değindi. Yeni uygulama ile KOBİ danışmanının yapması gereken iş ve bu işi yapacak danışmanda aranacak niteliklerin belirleneceğini bildiren Ergün, şöyle devam etti:

“KOBİ’lerimiz, KOSGEB aracılığıyla birçok destek programında danışmanlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlar. Aynı zamanda KOBİ’lere yönelik danışmanlık hizmetlerini de KOSGEB aracılığıyla destekliyoruz. KOSGEB’in Mesleki Yeterlilik Kurumuyla yaptığı çalışma kapsamında; KOBİ’lere sunduğu danışmanlık hizmetinin hazırlık sürecini yürüten, KOBİ’lerin mevcut durumunu analiz ederek sorun alanlarını tespit eden, değişim ve/veya iyileştirme alanları için gerekli uygulama süreçlerini geliştiren ve yürüten, yönlendirme ve tavsiyede bulunan, sunduğu hizmetin sürdürülebilirliğini sağlayan, müşteri ilişkilerini yürüten, çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre vb. hususlara ilişkin önlemleri alarak sürdüren ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunan, nitelikli kişi olarak tanımlanan ve meslek profili oluşturulan KOBİ Danışmanı’na ilişkin Ulusal Meslek Standardı Taslağı’nı ilgili tarafların görüşlerine sunduk.”

Ergün, KOBİ danışmanlığının, tarafların görüşünün alınmasının ardından Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Her İsteyen Ben ‘KOBİ Danışmanıyım’ Diyemeyecek

Böylece KOBİ’lerin, yeterlilikleri belgelendirilmiş nitelikli danışmanlardan hizmet alması sağlanırken, destek ve hizmetlerin de etkinliğinin arttırılacağını vurgulayan Ergün, ulusal anlamda da ekonomiye önemli geri dönüşümlerin sağlanacağını ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmaya yönelik sağlıklı bir yapı oluşturulacağını ifade etti.

Bakan Ergün, “Yeni uygulamayla birlikte, artık her isteyen ben ‘KOBİ danışmanıyım’ diye hizmet sunamayacak. KOBİ’lerimizin nitelikli danışmanlardan hizmet alması sağlanmış olacak” ifadelerini kullandı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

“Kokutut” Projesi Başarı İle Tamamlandı

Küçük ve Orta Ölçekli işletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Ar-Ge İnovasyon Destek programı çerçevesinde, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Teknopark’ta geliştirilen “Kokutut” projesi başarı ile tamamlandı. Bundan sonra seri üretime geçecek olan proje, soğan, meyve ve sebze üreticilerinin bekleme sırasında karşılaşılan çillenme ve çürüme sorununa etkili çözüm getiriyor.

Küçük ambalajlar içinde kullanılacak Kokutut, meyve ve sebzelerin kasa ve torbaları, buzdolabı derin dondurucuları içerisine konarak, besin değerine herhangi bir zarar vermeden ve kimyasal kullanmadan ürüne zarar veren partikülleri ve gazları içine alarak, meyve ve sebzelerin depolamada dayanıklılık süresini artırıyor.

Ürünü geliştiren Tekin Akgül, Ar-Ge çalışmalarının beklenenin ötesinde iyi sonuçlar verdiğini belirtti, Kokutut konarak bozulmadan bekleyen meyve, sebze ve soğanın projenin başarısını kanıtladığını vurguladı, “Kokutut’u, her ambalajın içerisine koyarak, bundan böyle ürününü çillenmeden ve çürümeden güvenle bekletebilecek olan üretici, ürününü hak ettiği fiyata satabilme olanağı sağlayacak” dedi.

Buluşunun patentini de alan Tekin Akgül, ürünü daha da geliştirmek için çalışmalarının süreceğini sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

KOBİ’lere 130 Milyon Euro Fon Sağlanacak

Avrupa Birliği Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında geleceğin internetini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapan KOBİ’lere 130 milyon Euro fon sağlanacak. Bu kapsamda 11 Nisan’da İstanbul’da bilgilendirme toplantısı düzenlenecek.

Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında geleceğin interneti konusunda yapılan Ar-Ge çalışmaları, Kamu-Özel Ortaklığı Programı kapsamında son 2 yıldır önem kazanırken, çeşitli çağrılarla mali olarak destekleniyor. Bu alandaki üçüncü ve son çağrı 16 Mayıs’ta açılacak ve 10 Aralık 2013’e kadar açık kalacak. 130 milyon Euro bütçeli çağrıdan yazılım alanında yer alan KOBİ’ler başta olmak üzere özel sektör firmalarının ağırlıklı olarak yararlanması bekleniyor. İlk iki “Future Internet” çağrısında elde edilen proje sonuçları ile uygulama alanlarının yaygınlaşması, sanayiye aktarımı ve ekonomiye kazandırılmasını hedefleniyor.

Çağrı konusunda ülkemizdeki ilgili kesimi ilk elden ve resmi çağrı yapılmadan bilgilendirmek, bu alanda çalışan tüm paydaşlardan ulusal bir ekosistem kurmak amacıyla TÜBİTAK ve AB Komisyonu işbirliği ile11 Nisan’da İstanbul’da “Building an Eco-system for Delivering Innovative Future Internet Services and Applications” ismiyle bir bilgilendirme toplantısı düzenlenecek. Program kapsamında ayrıca Faz 2 projelerinin yaygınlaşmasını sağlayacak proje fikri olan firmalara 5’er dakikalık sunum yapma imkânı da tanınacak. Toplantı programına buradan ulaşabilirsiniz.

11 Nisan’da İstanbul’da yapılacak olan toplantıyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan edinebilir, kayıt sayfasından toplantı katılım kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Avrupa Birliği Hibe Duyurusu

Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Artırılması Teklif Çağrısı

Programın Hedefi:
İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı (İKG OP) kapsamında mesleki ve teknik eğitimin içeriğini geliştirmek ve kalitesini arttırmak amacıyla “Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Arttırılması Teklif Çağrısı” duyurulmuştur.

Teklif çağrısı kapsamında;

Mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin; özellikle müfredat, öğretmenler, öğrenme ortamları ve okul yöneticileri temel alınarak arttırılması,

Mesleki ve teknik eğitimin öğrenciler için cazip bir seçenek haline getirilmesi,

Sosyal ortaklar, okullar, mesleki ve teknik eğitim merkezleri ve özel sektör arasında işbirliğinin teşvik edilmesi hedeflenmektedir.

Programın Bütçesi:

Bu Teklif Çağrısı için ayrılan toplam indikatif tutar 16.000.000 Avro’dur.

Tahsis edilen fonun Lot/Bölge bazında dağılımı:

Lot 1 kişi başına düşen milli gelirin ulusal ortalamanın % 75’inden daha az olduğu ve İKG OP’nin odak noktası olan 12 NUTS II bölgesini (15 büyüme merkezi ve bunlara bağlı olan iller) kapsayacaktır. Lot 1 için tahsis edilmesi öngörülen hibe tutarı 11.200.000 Avro’ dur.

Lot 1 için uygun NUTS II Bölgeleri ve Listesi
Bölge Büyüme Merkezleri Çevre İller (Artalanlar)
TR A1: Erzurum Bayburt, Erzincan,
TR A2: Kars Ağrı, Ardahan, Iğdır
TR B1:, Malatya, Elazığ Bingöl, Tunceli
TR B2: Van Bitlis, Hakkâri, Muş
TR C1: Gaziantep Adıyaman, Kilis
TR C2: Diyarbakır, Şanlıurfa  
TR C3: Batman Mardin, Siirt, Şırnak
TR 63: Kahramanmaraş Hatay, Osmaniye
TR 72: Kayseri, Sivas Yozgat
TR 82: Kastamonu Çankırı, Sinop
TR 83: Samsun Amasya, Çorum, Tokat
TR 90: Trabzon Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize

Lot 2 diğer 14 NUTS-II bölgesini kapsayacaktır. Lot 2 için tahsis edilmesi öngörülen hibe tutarı 4.800.000 Avro’ dur.

Lot 2 için uygun NUTS II İlleri Listesi
Bölge Büyüme Merkezleri
TR 10: İstanbul
TR 21: Tekirdağ, Edirne, Kırklareli
TR 22: Balıkesir, Çanakkale
TR 31: İzmir
TR 32: Aydın, Denizli, Muğla
TR 33: Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak
TR 41: Bursa, Eskişehir, Bilecik
TR 42: Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova
TR 51: Ankara
TR 52: Konya, Karaman
TR 61: Antalya, Isparta, Burdur
TR 62: Adana, Mersin
TR 71: Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir
TR 81: Zonguldak, Karabük, Bartın

Hibe Miktarları:

Bu Teklif Çağrısı kapsamında talep edilen hibeler aşağıdaki asgari ve azami tutarlar arasında olmalıdır:

  • Asgari tutar: 100.000 Avro
  • Azami tutar: 250.000 Avro

Son Başvuru Tarihi: Proje Ön Tekliflerinin son teslim tarihi 16.07.2012, saat 16:00’dır.

Başvuru hakkında detaylı bilgiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının  ilgili internet sayfasından ulaşılabilir.

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansından Kamuya Destek 

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerindeki kamu kurum/kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin projelerine hibe desteği verilecektir. Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir.

Desteklenecek alanlar nelerdir?

– Bölgesel yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesi ve kümelenme çalışmalarının desteklemesi,

– İnsan kaynaklarının bölgenin üretim ve hizmet ihtiyaçlarına göre örgütlenmesinin desteklenmesi,

– Dezavantajlı gruplara yönelik sosyal içermenin sağlanması,

– Çevrenin korunması ve mekânsal altyapının güçlendirilmesi

Programa hangi kurumlar başvurabilir?

 – Valilikler,

– Kaymakamlıklar,

– Kamu Kurumlarının İl ve Bölge Müdürlükleri ve Başkanlıkları

– Üniversiteler ve Üniversitelere bağlı Uygulama ve Araştırma Merkezleri, Fakülteler, Yüksekokullar, Enstitüler,

– İl Özel İdareleri ve Belediyeler,

– Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları,

– Organize Sanayi Bölgeleri, Küçük Sanayi Siteleri, Teknoparklar, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, İş Geliştirme Merkezleri,

– Sivil Toplum Kuruluşları (dernekler, vakıflar, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar)

– Birlikler ve Kooperatifler

Destek miktarı ve oranı nedir?

Proje başına en az 19.000 TL, en fazla 75.000 TL’dir. Destek oranı 25 ile 100 arasında değişmektedir.

Son başvuru tarihi ne zamandır?

Programa son başvuru tarihi 14 Kasım 2012dir. Başvurular, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansına yapılacaktır.

 

Kobi-Line Kobi Destek Merkezi

Türkiye Helal Gıda Üssü Oluyor

HELAL GIDA PAZARI İŞTAH KABARTIYOR

Dünya Helal Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre yalnızca gıdada değil, kozmetik, tekstil, deri, turizm, lojistik, makine gibi birçok sektörde, insan sağlığına zarar vermeyen, sağlıklı hammaddelerle, sağlıklı, hijyenik koşullarda üretimi şart koşan helal pazarı iş hacmi yıllık 2 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’nin de bu dev pazarda şansı çok yüksek.

Geçtiğimiz yılı yüzde 3 büyüme ile kapatan gıda sektörü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yıl 17 milyon ton meyve, 24 milyon ton sebze üretildi ve Türkiye’nin 126 ülkeden 133 farklı sebze ve meyve ithal edildi. Türkiye’de yıllara göre meyve ve sebze üretimine bakıldığında 2010 yılında, önceki yıla göre 628 bin tonluk üretim düşüşünün görüldüğü vurgulandı. Tarımsal ürünlerin taze, kuru, konserve, geçici konserve ve soğutulmuş ürünler olarak ithal edildi, 2011 yılının 7 ayında 380 milyon dolar ödenerek 512 bin ton ürün ithal edildiği bildirdi. Meyve ve sebze ithalatına verilecek paranın yılsonunda 680 milyon dolar ile 700 milyon dolar arasında olacağını tahmin edilirken, Türkiye’nin son 4,5 yılda sebze ve meyveye 4,5 milyar lira ödendi ve “krizin sert etkilemediği” ender sektörlerden biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, 200 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşan sektörde 10,5 milyar dolar ihracat, 5 milyar dolar da ithalat gerçekleştirdi. Tarıma dayalı hammadde fiyatlarında nispeten normal bir seyir olması ise sektörde olumlu anlamda önemli etken oldu. Bu durumu fırsat olarak gören üreticiler, fiyatlarını aşağı çekerek tüketici kazanmaya çalışırken, sektörün perakende ayağı da sık sık düzenlenen kampanyalarla bu sürecin bir parçası oldu.

Türkiye gıda sektörü perakendeciler gıda üreticilerinden daha yüksek standartlar talep ettikçe ve sektördeki yatırımlarla birlikte iyileştirmeler gerçekleştikçe daha da gelişmiş bir hâl almaktadır. Organize perakendeciliğin yaygınlaşması ve net gelir seviyesinin yükselmesiyle birlikte, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazır yemekler ve dondurulmuş yiyecekler gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalara kaymıştır. Buna ek olarak, tam zamanlı işlerde çalışan kadın sayısının artması dondurulmuş ve hazır gıdaya olan talep trendini desteklemiştir.

 Ülkedeki yükselen refah düzeyinin bir göstergesi olarak, 2009 yılında % 8,4 olan gıda tüketiminin gayrisafi yurt içi hâsılaya oranının 2014 yılında % 7,2’ye düşmesi beklenmektedir.  Özellikle alkolsüz içecek satışlarının artışına bağlı olarak, 2009 ve 2014 yılları arasında içecek tüketiminin değer bazında % 16,4’lük YBBO ile artması beklenmektedir.

 Türkiye şu anda ürettiği neredeyse tüm sertifikalı organik gıda ürünlerini, çoğunluğu Avrupa’ya olmak üzere (yaklaşık % 85’i), ihraç etmektedir.  Buna ek olarak, “helal gıda” üretimi potansiyeli çoğunluğu Müslüman olan Türkiye için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye’de helal gıda belgelendirmesinin merkezi haline getirilmesine yönelik ilk adım bu yıl atıldı. Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) merkezinin İstanbul’da kurulmasını öngören uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye’nin bu alanda ‘helal gıda üssü’ olacağı kaydediliyor. Öte yandan, 33 İslam ülkesinin TSE’nin helal gıda sertifikası vermesine onay vermesi; Türkiye‘yi Malezya, Amerika ve İsrail’den sonra bu sertifikayı dünyada veren 4’üncü ülke konumuna getiriyor. TSE’nin bu yolla Türk şirketlerinin sertifika için ABD ve İsrail’e ödediği 100 milyon doların yurtta kalmasını sağlayacağı, yabancılara verdiği belgeyle de yılda 200 milyon dolar gelir beklediği vurgulanıyor.

 Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntem. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlar. Ayrıca Helal Sertifikalama, ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlıyor.

Helal Gıda Sertifikası için aranan asgari şartlarsa, Ürünün ham maddeden başlayarak mamul madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması.

Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması, İyi üretim uygulamaları (GMP), iyi hijyen uygulamaları (GHP) ve HACCP şartlarını sağlıyor olması, gerek ürünün üretim aşamalarında, ürün bileşiminde yer alan bütün unsurlarda gerekse ürün bileşimindeki her bir unsurun üründe bir araya gelmesiyle oluşabilecek etkilerinde İslami kriterlere, insani gereklere, sağlık ve temizlik şartlarına, beslenme bakımından gerekliliğe uygun vasıfları taşıması helal belgesinin tüm dünyada geçerli olması çok önemli. Malezya JAKIM tarafından akredite olan belgelendirme kuruluşlarından alınan helal belgeleri tüm dünyada geçerli. Kas Sertifikasyon, Malezya Helal Belgelendirme Kuruluşu JAKIM tarafından akredite edilmiş ve belgelendirme yapıyor. Bu belgeler JAKIM tarafından da onaylı ve tüm dünyada geçerli olan helal belgesi.

Bir firmanın Helal Gıda Sertifikası alabilmesi için, Helal Gıda Merkezi’ne sertifika için müracaat eden şirketlerden belirli evraklar istenir. Bunlar; şirket ticari faaliyet belgesi, şirket yetkilisinin imza sirküsü, ticari sicil gazetesi,  şirket yetkisinden onaylı ürün üretim izin belgesi, şirkete ait ISO ve HACCP Sertifikasının fotokopisi, işyeri çalışma ruhsatı, müracaat harcı ve ürünün özelliklerinin belirlenmesi için her çeşit laboratuar denetiminin yapılmasında Helal Gıda Merkezi’nin yetkili kılındığına dair şirket beyanıdır. Belirttiğimiz evrakların tamamlanmasının ardından sertifikaya başvuran firmanın imalatını ve üretimini incelemek üzere, sertifikalı denetçiler tarafından firma ziyaret edilerek gerekli denetimler yapılır. Denetim ve kontrollerde elde edilen bilgi ve belgelerle, ürün numuneleri üzerinde yapılan test ve tahlillerin sonuçları, Helal Gıda Merkezi ‘nin ilgili denetim kurullarında görüşüldükten sonra ürünün sertifika alıp almayacağına karar verilir. Bu süreçte Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu ile İlahiyat ve Fıkıh Yüksek Kurulunun görüşüne de başvurulur.

Sektörün dış ticaret ayağına bakıldığında, gıda ihracatının, 2002 yılında ekonominin krizden çıkmaya başlaması ile birlikte sürekli artan bir grafik çizdiği görülüyor. Toplam ihracattaki pay ise 2003 yılından itibaren yükselişe geçti. Sektörün yükselen ihracat payı, gelişmekte olan bir ülke açısından son derece önemli bir gösterge olmakla birlikte, üretimde özellikle katma değeri yüksek gıda ürünlerinin tercih edilmesi ile bu payın artırılması mümkün. Sektör aynı zamanda birçok yabancı yatırımcıya da ev sahipliği yapıyor. İmalat sanayine yönelen yabancı sermayeli şirketlerin yüzde 10’u, Türkiye’ye yatırım yapan tüm yabancı sermayeli şirketlerin ise yüzde 2’si gıda sektörünü tercih ediyor.                           Tutar olarak bakıldığında 1,4 milyar dolarlık imalat yatırımının 363 milyon doları gıda sektörüne giderken, 11,1 milyar dolarlık toplam yabancı sermaye yatırımının da yüzde 3’ü bu sektöre yönelmiş.

Türkiye’de ağırlıklı olarak kullanılan yatırım şekli olan ortak girişim, gıda sektöründe de yoğun olarak tercih ediliyor. Son veriler incelendiğinde, 2007’de 40.000 gıda işletmesinde 90 milyar dolarlık üretim yapıldı ve 400.000 kişiye istihdam sağlandı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 artarak 10 milyar 254 milyon dolar olduğu göze çarpıyor.

Kobiline Kobi Destek Merkezi

Kırsal Kalkınma Programı 2011-2015 Dönemi Destekleri

Tarım Bakanlığının tarımsal sanayi desteklerinden olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklemesi hakkında ki bakanlar kurulu kararı açıklandı. Uzun zamandan beri beklenen ve geçen yıl açıklanmayan 6. etap KKYDP kapsamında tarımsal sanayi desteklenmektedir. Bu kapsamda ekonomik yatırımlar ve makine ekipman destekleri yer almakta idi. Bakanlık bu dönem koyun, keçi ve manda ile ilgili modern sabit yatırımları destek kapsamına almıştır. Başvuru zamanı, desteklenecek iller ve diğer konular açıklanacak olan tebliğler ile belirlenecektir.

Kararın amacı; doğal kaynaklar ve çevrenin korunmasını dikkate alarak, kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi, yürütülmekte olan kırsal kalkınma çalışmalarının etkinliklerinin artırılması, kırsal toplumda belirli bir kapasitenin oluşturulması ve tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması için makine ve ekipman alımlarına ilişkin yatırımları desteklemektir.

01.01.2011- 31.12.2015 tarihleri arasında,  kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak için gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyete yönelik yatımları ile toplu basınçlı sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeye katkı sağlamak için belirlenmiş makine ve ekipman alımlarını ve yerinde montajını desteklemek amacıyla yapılacak hibe ödemelerine ilişkin hususları kapsıyor.Tarıma dayalı yatırımların desteklenmesi aşağıdaki konuları kapsıyor;

a) Ekonomik yatırımlar

  • Yeni yatırım tesisleri,
  • Kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesi,
  • Kısmen yapılmış yatırımların tamamlanması,
  • Alternatif enerji kaynakları kullanan seralar,
  • Jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi kullanan tarımsal üretim tesisleri,
  • Koyun, keçi ve manda ile ilgili modem sabit yatırımlar.

b) Toplu basınçlı sulama sistemi yatırımları

Bu Karar kapsamında desteklenecek makine ve ekipman alımları her yıl tebliğ ile belirlenir.

PROJE TUTARLARI VE DESTEKLEME ORANLARI

(1) Ekonomik yatırımlarda hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.

(2) Toplu basınçlı sulama sistemlerinde hibeye esas proje tutarı üst limitinin %75’ine hibe yoluyla destek verilir.

(3) Makine ve ekipman alımlarında hibeye esas proje tutarı üst limitinin %50’sine hibe yoluyla destek verilir.

(4) Proje bütçesi katma değer vergisi (KDV) hariç hazırlanır.

(5) Hibeye esas proje tutarı üst limitleri tebliğ ile belirlenir.

Destekleme kapsamına alınacak iller proje konuları tebliğ ile belirlenir.

FİNANSMAN VE ÖDEMELER

 (1) Yapılacak ödemeler için gerekli kaynak, ilgili mali yıl bütçe kanunu ile tahsis edilen ödeneklerden karşılanır ve TC Ziraat Bankası A.Ş. aracılığıyla ödenir. Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak yapılan nakdi ödeme tutarının %0,2’si oranında Ziraat Bankası A.Ş. ye hizmet komisyonu ödenir.

(2) Yapılan proje başvuruları, ilgili yıl Bakanlık bütçesinde yer alan ödenek çerçevesinde ve tebliğinde öngörülen kriterlere göre değerlendirilir.

DESTEKLERDEN YARARLANAMAYACAK OLANLAR

 (1) Hibe desteklemelerinden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz, Ancak toplu basınçlı sulama sistemi yatırımlarından köylere hizmet götürme birlikleri yararlanabilir.

DENETİM VE CEZAİ HÜKÜMLER

 (1) Yapılacak destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri Bakanlık alır.

(2) Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleri ile ilgili, alacaklar ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilir.

(3)İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, desteklemelerden haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süre ile desteklerden yararlanamaz.

Kobiline Destek Merkezi