24 Yatırımcı Daha Hibe Almaya Hak Kazandı


Konya Sarayönü’nde Makine Ekipman Desteklemesi kapsamında ek liste belli oldu. Bu liste kapsamında ilçedeki 24 yatırımcı daha hibe almaya hak kazandı.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Kapsamında Makine ve Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Hakkında Tebliğ çerçevesinde; 9. Etap Makine Ekipman Desteklemesi için yapılan başvurular, değerlendirilerek Konya’ya ayrılan ek bütçe doğrultusunda hibe almaya hak kazanan 24 kişi daha belirlendi.

Destekten yararlanmaya hak kazanan çiftçilerin, desteklemeden faydalanabilmesi için hibe sözleşmesi imzalaması ön koşul olarak belirlendi. Hibe sözleşmesi imzalamak için Ekim ayı başında Sarayönü Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne hak sahiplerinin müracaat ettiği ifade edilirken, belirtilen süre içerisinde hibe sözleşmesi imzalamayan hak sahiplerinin hibe desteğinden yararlanamayacağı açıklandı.

Hibe sözleşmesi imzalayıp mal alımından vazgeçen yatırımcıların yerine ise yedek listeden yatırımcı çağırılmayacak. Hibe sözleşmesi imzalayan ve sonrasında mal alımından vazgeçen yatırımcılar, 2 yıl süre ile hibe desteğinden faydalanamayacak.

Başvurusu uygun görülen 24 çiftçiden 17’si mibzer, 2’si Toprak frezesi, 2’si taş toplama makinesi, 3’ü ise balya makinesi almak için sözleşme imzaladı.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Önce Çalıştığı Fabrikaya Ortak Oldu Sonra Kendi İşini Kurdu!

İş hayatına, pamuk tarlasında çapa yaparak başlayan Pamukkale Halıcılık Yönetim Kurulu Başkanı Habip Kızıltaş, tekstilin baş şehri Denizli’de 19 yıldır Gelir Vergisi birinciliğini kimseye kaptırmıyor.

Dört çocuklu fakir bir ailede dünyaya gelen 64 yaşındaki Habip Kızıltaş‘ın kendi ifadesiyle, yapmadığı iş kalmamış. Kimi gün sokaklarda şerbet satan, kimi gün inşaatlarda amelelik yapan, kimi gün lokantalarda bulaşıkçılık yapan Kızıltaş, kendi işini kurmadan önce çalıştığı fabrikaya ortak oldu. Kızıltaş daha sonra da onlarca kişinin çalıştığı işini kurdu.

Pamukkale Halıcılık’ın sahibi Habip Kızıltaş’ın şimdilerde 65 kadar çalışanı bulunuyor. Yıllık cirosu 20-25 milyon lira olan Kızıltaş, 1993’den bu yana da Denizli’nin vergi rekortmenleri listesinde ilk üçte yer alıyor. Bu yıl ödediği gelir vergisi ise 1 milyon lira dolayında.

Hikâyesini anlatmaya “Çok fakir bir ailede dünyaya geldim” sözleri ile başlayan Kızıltaş ile yaptığımız görüşmede, 64 yıllık hayatını kimi an heyecanlanarak, kimi an hüzünlenerek anlattı: “Denizli’ye bağlı Baklan köyünde dünyaya geldim. Dört kardeştik. Ailem çok fakirdi. Tarlamız yoktu. Bir harman vakti öğüttüğümüz buğday diğer harmana yetişmezdi hiçbir yıl. İlkokul zamanında kahvehanelerde karlı şerbet satıyordum.”

Odun Kömür Taşıdı Harçlık Çıkardı

“Bizim köyde ortaokul yoktu. Bunun için Çal ilçesine gitmek gerekiyordu. Babam, paramız olmadığı için beni gönderemeyeceğini söyledi. İlkokul öğretmenim araya girdi, Çal’a gittim. Derme çatma bir evde kalarak ortaokulu okudum. Okul harçlığı çıkarmak için hangi kapıda odun-kömür görsek taşımak için ev sahibini bulmaya çalışırdık. Eski dökük bir otobüs ile hafta sonları eve giderdim.

Lise zamanı geldi maddi durumumuz yine aynı. Üstelik son sınıfta babam vefat etti. Kimi zaman pamuk çapaladım, kimi zaman inşaatlarda çalıştım. Sıvacılık dahi yaptım.”

“Elbiselerim Koktuğu İçin Arka Sırada Oturuyordum”

Üniversite hayatını ise şöyle anlattı, “Üniversite için İzmir’e gittim. Yine para yok sersefil durumdayım. Okulumun akşam bölümüne geçtim. Okula inşaattan gidiyordum. Kimi zaman da bulaşık yıkadım haftalığım 40 liraydı. Okula giderken giydiğim ceketi tanıdığım bir astsubay verdi bana. Derse girdiğimde anfide en arka sırada oturuyordum. Çünkü inşaatlarda çalıştığım, bulaşıkçılık yaptığım için elbiselerim ister istemez kokuyordu. Ben de arkadaşlarım rahatsız olmasın diye arka sırada oturuyordum.

İlk senelerde hiç kitap da alamadım. Diğer öğrencilerin kitapları ile ders çalışıyordum. Küçük bir ev tutmuştum. Tuvaleti bile yoktu. Bir gün baktım yatağımın altı çürümüş. Rutubetten herhalde… Bu sefer yatağımın altına karton koydum.

Bu sefil hayatımın değiştiği tarih 1967’dir. O tarihte İzmir’de bir muhasebe bürosunda çalışmaya başladım. Ücretim de iyiydi. Bana kalabileceğim ev bile verdiler. Para biriktirmeye başlamıştım. O sıra anamdan mektup aldım. Gelen mektupta babamın, bankaya 700 lira borcu olduğu yazılıyordu.

Babamın borcu benim için namus borcuydu. Bu sefer gece gündüz çalıştım babamın bankaya olan borcunu ödedim.”

Çalıştığı Fabrikaya Ortak Oldu

Habip Kızıltaş, daha sonra bir demir-çelik fabrikasında çalışmaya başlar. Kendi deyimi ile “O fabrikada canla başla çalıştım” diyen Kızıltaş, “Girdi maliyetlerinde tasarruf yaptırdım. Patronumun fabrikasında işleri 10 kat artırdım. Patronum daha sonra bana yüzde 12.5 hisse verdi. 10 yıl boyunca çalıştım. Daha sonra ben hissemin artırılmasını istedim ancak patronum hissemi arttırmadı ben de ayrılıp işimi kurma kararı verdim.”

30 yıl önce işini kurdu Kızıltaş hisse artırımı talebi olumlu karşılanmayınca bu kez kendi işini kurma kararı verir. 1981 yılında halı işine başlar. Halı ticareti yapmak isteyen Kızıltaş’ın mal temini hiç de kolay olmaz. Bu durumu “İzmir’de bir halı fabrikası vardı. Ben üç yıl boyunca o fabrikaya gidip geldim.

Ama fabrika sahibi bana mal vermiyordu. Hatta beni kovduğu bile oldu. ‘Git sana mal vermiyorum’ diyordu. Denizli’de saat 5’te otobüse biner saat 8’e İzmir’de olurdum. Fabrikaya gider güvenlik kulübesinde beklerdim.

Fabrika sahibi benim pes etmeyeceğimi anlayınca, daha sona beni çağırdı bana mal vermeye başladı. Verdiğim çek ve senetlerin hiçbirinde sorun çıkmadı. Bu durumdan sonra bana istediğim kadar mal vermeye başladı” sözleri ile anlattı.

18 yıldır rekortmenler listesinde Kızıltaş 65 kadar çalışanını olduğunu, onlarca öğrenciye burs verdiğini ifade ederek “Bursçuluk başka bir şeye benzemez. Param olmasa gider hamallık yapar bursları öderim. Çünkü o çocuklar bana güvenerek okula gidiyor” şeklinde konuştu.

Habip Kızıltaş, 1993’den itibaren Denizli’de vergi rekortmenleri listesinde ilk üçe girdiğini hatırlatarak “Ömrüm yettiğince kazandığım her kuruşun vergisini ödeyerek yaşadığım topraklara hizmet olarak dönmesi için çalışacağım. Ben bugün sahip olduklarımı rüyamda görsem inanamazdım.

Evi de arabayı da fabrikayı da sonradan gördüm ben. Benim hikâyemi dinleyen ağlıyor. Çünkü çok yokluk çektim” dedi. Kızıltaş iki kızı olduğunu her ikisinin de şirketinde çalıştığını söyledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

İthal Solucanla Yıllık 5 Milyon TL’nin Üzerinde Ciro Yapıyor

Rusya’dan 30 bavulun içinde getirttiği Kırmızı Kaliforniya solucanlarının dışkısından organik gübre üretimine başlayan Burdurlu girişimci Mehmet Aksoy, bugün 18 tesiste sayısı 200 milyara ulaşan solucanla yıllık 5 milyon liranın üzerinde ciro yapıyor.

Burdur’da organik gübre konusunda faaliyet gösteren firmanın Genel Müdürü Mehmet Aksoy, “Yaklaşık 5 yıl önce Rusya’dan Kırmızı Kaliforniya adıyla bilinen lumbricus rubellus cinsi solucanları getirdiklerini ve organik gübre üretimine başladıklarını kaydetti. Yüzde 100 organik gübrenin bitkisel ve hayvansal organik atıklarla beslenen solucanların dışkısından elde edildiğini belirten Aksoy, ”Bu gübre görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur. İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle hastalık yapıcı maddeler, parazit yumurtaları yoktur ve ağır metaller içermez” dedi.

İthalat İzni Alamadı Solucanları Turistik Geziye Çıkardı

Solucan gübresi üretimine başlama hikâyesini anlatan Aksoy, 14 yıl Rusya’da çalıştığını ve ailevi nedenlerden dolayı Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığını söyledi. Aksoy, 5 yıl önce bir Rus arkadaşının bir gün elinde bir bavul solucanla Antalya’ya kendisini ziyarete geldiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Rus arkadaşım, Türkiye’de ortak iş yapalım, emekliliğimi Türkiye’de geçirmek istiyorum, dedi. Ne yapalım derken, bir gün elinde bir valiz solucanla geldi. Bu solucanların gübresi Rusya’da çok popüler, bunlar Burdur’da yaşar mı, bir bakalım, dedi. İki yıl boyunca evimin bodrumunda solucanları yetiştirdim. Üretim başarılı olunca Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına solucan ithalatı için müracaat ettik. Bakanlık ithalata izin vermedi. 9 ay boyunca uğraştık, her türlü belgeyi götürdük, solucanların hastalık taşımadığına dair raporları gösterdik. En sonunda Bakanlık 2 ay boyunca karantinaya alırım, dedi. Bunlara yem verilmezse ölürler. Yurt dışından timsah bile ithal edebiliyorsunuz ama solucan getiremiyorsunuz.

Bakanlık ithalat izni vermeyince Rusya’daki arkadaşla Antalya’da tatil turu ayarladım. Böylece 30 valizde 500 bin solucanı turistik yolcuların bavullarında getirttim diyen Aksoy, bu şekilde işe başladık. Solucanlar çok hızlı ürüyor, ilk başladığında 3 sıram vardı, şimdi İstanbul, Balıkesir, Aydın, Fethiye, Denizli, Ankara, Samsun, Malatya, Kayseri, Adana, Mersin, Burdur ve Konya’da 18 çiftlikte 200 milyara yakın solucanım var. Sadece Burdur’da 80 milyar solucanım bulunuyor. 3 bin metrekare alanda solucan gübresi üretiyoruz” diye konuştu.

2014 Yılı Sonuna Kadar Satacak Ürünleri Kalmadı

Aksoy, Yaklaşık 200 milyar solucanla aylık 300 ton civarında katı gübre üretiyoruz. 2014 yılı sonuna kadar satacak ürünümüz kalmadı, çıkacak ürünün tamamı satıldı. Katı gübrenin kilogram fiyatı 1 lira ile 2,5 lira arasında değişiyor. Sulu gübrenin litre fiyatı ise 50 lira. Çıkacak ürünlerimiz de satıldı, stokta ürünümüz yok diye konuştu.

Solucan gübresinin bitkilerde yüzde 10 ile yüzde 77 arasında değişen oranlarda ürün artışı sağladığını dile getiren Aksoy, özellikle silajlık mısır ve şalgam, turp, pancar gibi köklü bitkilerde çok ciddi üretim artışı sağladığını bildirdi. En önemli müşterilerinin çay üreticileri olduğunu, zeytin, ayçiçeği, mısır, üzüm, biber ve domates üreticilerinin de solucan gübresine ilgi gösterdiğini anlatan Aksoy, solucan gübresinin etkisinin yaklaşık 3 yıl sürdüğünü kaydetti.

Gelen Siparişlere Göre Yem Veriyor

Türkiye topraklarında bulunan solucanların normalde yediklerinin ancak yüzde 10’unu çıkarttığını, Kırmızı Kaliforniya solucanlarının aşırı obur olduğunu ve yediklerinin yüzde 90’ını dışkı olarak çıkardıklarını belirten Aksoy, solucanların ana yeminin ise büyükbaş hayvan gübresi olduğunu söyledi. Aksoy, büyükbaş hayvanların gübrelerini ve bitkisel atıkları aldıklarını fermantasyon alanında ıslatarak çürüttüklerini, kuruduktan sonra elekten geçirerek solucanlara verdiklerini ifade etti. Solucanların haftada bir kez beslendiğine dikkati çeken Aksoy, “1 milyar solucana haftada yaklaşık 800 kilogram yem veriyoruz. Solucanlar yediklerinin yüzde 90’ını dışkı olarak çıkartıyor. Aslında bunu 3 günde de yiyebilirler. Gelen siparişlere göre yem miktarını belirliyoruz diye konuştu. Solucanları meleklerim diye sevdiğini anlatan Aksoy, Tamamen zararsız canlılar. Onlar benim bayram tatili, yıllık izin bilmeyen işçilerim. 7 gün 24 saat, gece gündüz itiraz etmeden sessiz sakin çalışırlar. Onlarla çok mutluyum” ifadesini kullandı. 

Yurtdışından Talep Yağıyor

Aksoy, bugün ABD gibi gelişmiş ülkelerin kimyasal gübreyi büyük oranda terk ettiğini ve organik gübreye geçtiğini söyledi. Oldukça talep geldiğine işaret eden Aksoy, Solucan gübresi için yurt dışından da talep yağıyor. Almanya istiyor, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Libya ile anlaşma yapmak üzereyiz dedi.

Solucan Doğanın Dengesi

Türkiye’de yılda 7 milyon tona yakın kimyasal gübre tüketildiğini, topraktan daha çok verim almak isteyen çiftçinin çok fazla kimyasal gübre kullandığını, bunun da toprakları, hatta yeraltı sularını bile kirlettiğini vurgulayan Aksoy, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının organik gübreyi teşvik etmesi gerektiğini dile getirdi. Doğanın dengesi ve topraklar için solucanların çok önemli olduğunu ifade eden Aksoy, Solucanlar hiçbir şekilde hastalık taşımıyor. Ağır metaller, kalıntılar aklınıza ne gelirse solucan alıyor. Solucan doğanın dengesi aslında ama biz kimyasal gübre kullanarak solucanları ve toprak için faydalı diğer canlıları öldürüyoruz, bu da doğal döngüyü kırıyor diye konuştu. Çiftçilere yüzde 100 organik solucan gübresi kullanmaları tavsiyesinde bulunan Mehmet Aksoy, Bir inek günde ortalama 30 kilogram dışkı çıkartıyor, 20 litre süt veriyor. 20 litre süt 14 lira ediyor, 30 kilogram dışkı 15 kilogram solucan gübresine dönüşse 2 liradan satsa 30 lira oradan para kazanır diye konuştu.

Yeni Ürünler Araştırılıyor

Solucan gübresinin faydaları konusunda bazı üniversitelerle ortaklaşa Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını, şu ana kadar 2 milyon liranın üzerinde bir kaynağı Ar-Ge için harcadığına dikkati çeken Aksoy, halen kozmetik üzerine araştırma yaptıklarını, yara yanık tedavisinde kullanılan bir de krem yapıldığını söyledi. Aksoy, Yara, yanık kremi için patent müracaatını yaptık, bir de solucan likörü ürettik dedi. Solucanların ağır metalleri yok ettiğini ifade eden Aksoy, Rusya’da nükleer santral tesisleri yakınında tarım yapılan yerlerde solucan gübresi kullanıldığını sözlerine ekledi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Genç Fikirlere Hibe Yağmuru

Sanayi Bakanlığı, genç fikirleri projeye dönüştürmek için hibe programlarını genişletiyor. 5 yılda binden fazla gencin çalışmasına 1 milyar TL’den fazla destek sağlandı. Hibelere stant ücretleri ve ulaşım da dâhil.

ABD ve Avrupa’da gençlerin fikirleri dünyaca ünlü markaların doğmasını sağlıyor. Özellikle teknolojik araçların gelişmesinde gençlerin iddialı projeleri hükümeti de harekete geçirdi. Bu amaçla Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, genç mucitlerin projelerine daha fikir aşamasındayken 100 bin liralık hibe desteği veriyor. Yapılan araştırmada Sanayi Bakanlığı, 5 yılda binden fazla gencin projelerine 1 milyar 34 milyon liralık finans desteği sunduğunu duyurdu. 

Bütçe 50 Milyon TL 

Bakanlığın, toplam 50 milyon liralık bütçeye sahip Teknogirişim Derneği programına başvurular başladı. Geliştirdiği teknolojik ürünü yurtiçi ve yurtdışında tanıtmak ve pazarlamak isteyen girişimcilere 75 bin liralık hibe alma şansı veriliyor. Programa birer aylık periyodlarla başvurular alınıyor. Bakanlık, fuarlara katılım, stant yapımı ve kirasından dekorasyonuna, nakliye ve depolama giderlerinden sigortasına, ürün tanıtım broşüründen kataloglarına kadar birçok alana yönelik destek sağlıyor. Program kapsamında fuarlar için gümrük işlem giderleri, e-ticaret üyelik bedelleri, tanıtım ve pazarlamalarda görevli en fazla iki çalışanın seyahat ücretleri de bakanlık tarafından ödeniyor. 

Türkiye’nin merkezi bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcamalar 2012’de 4.5 milyar liraya ulaştı. Bu rakam 2002’ye göre neredeyse 3 katıla denk geliyor. Bu yıl ise genel bütçeden 4 milyar 770 milyon liralık kaynak ayrıldı. 

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Verilen Eğitimler Büyük İlgi Görüyor

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Denizli İl Koordinatörü Ümit Dağdeviren, tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiren yatırımcının desteklenmesi için Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kursların büyük ilgi gördüğünü söyledi. Dağdeviren, gelecek çağrı dönemlerinde proje hazırlamayı düşünen yaklaşık bin yüz kişiden katılım talebi alındığını, buna göre 10 ilçede 31 kursun tamamlandığını belirtti. Dağdeviren, “Kurs bitiminde verilecek sertifikayla katılımcılar, TKDK hibelerinden yararlanmak üzere mesleki yeterlilik şartını yerine getirmiş olacaklar.” dedi. İlk traktör projesinin de kabul edildiği belirterek, yatırımcı Eşref Kahraman ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi yapmak için temin edeceği traktör, römork, tırmık makinesi ve pulluk alımı üzerine sözleşme imzalandığını kaydetti.

Yatırımcı Kahraman’ın toplam 40 dekar kadar araziden 3 ton anason, 1,5 ton haşhaş, 1,5 ton haşhaş kapsülü ve 3 ton kimyon elde edeceğini vurgulayan TKDK İl Koordinatörü Dağdeviren, toplam proje tutarının 75 bin 114 lira olduğunu, yatırımın tamamlanmasından sonra kendisine yüzde 50 oranında karşılıksız hibe alarak verileceğini kaydetti: “Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konusunda yatırım yapmayı planlayanlara traktör, pulluk, ekim ve dikim makineleri, söküm makineleri, kültivatör, ilaçlama gibi makinelerde destek olunacaktır. Çiftlik içi yollar, çitler, idari bina ve depo inşaatları da destek kapsamımızdadır.” Bu ve benzeri yatırımlar için 250 bin euroya kadar bedelinin yüzde 50 oranında İPARD programı kapsamında TKDK tarafından karşılanacağını ifade eden Ümit Dağdeviren, “Tıbbi ve aromatik bitki üretiminde özellikle kekik, haşhaş, kimyon, anason, sarımsak, aspir ve adaçayı konularında talepler bulunuyor. Önümüzdeki süreçte ürün çeşitliliğinin daha da artmasını bekliyoruz. Denizli, bu potansiyele ve farklı ürün üretebilecek toprak yapısına sahip” şeklinde konuştu.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Seracılığa Büyük Destek!

Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Eskişehir Şube Müdürlüğü tarafından Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinin bazı köylerinde yaşayan 43 aileye seracılık desteği yapıldı. Mihalgazi ilçesine bağlı Sakarıılıca köyündeki seralarda incelemelerde bulunan Eskişehir Orman Bölge Müdürü Recep Ateş, Eskişehir’in genel olarak ormanlık alanının yüzde 26’lar civarında, Mihalgazi ve Sarıcakaya civarında ise bu oranın yüzde 80 olduğunu kaydetti.

Burada yaşayan köylülerin ormanlık alanlardaki çalışmalardan etkilenmemeleri için, seracılık desteği verdiklerini aktaran Ateş, “Burada yaşayan köylülerimizin bizim ormanla alakalı çalışmalarımızdan kötü etkilenmemeleri, onların geçim şartlarının devam etmesi amacıyla ve ormanların üzerlerinde menfi etki oluşturmamaları, ormanların geleceğinin sürdürülebilmesi açısından ORKÖY daire başkanlığımızın her yıl illerimize ayırdığı belli bir kontenjan var” dedi.

8 Köyde 43 Aileyi Destekliyoruz

Proje kapsamında 8 köyde 43 aileye destek sağlandığını anlatan Ateş, “Belli ölçülerle ve miktarlarla bu yıl Eskişehir’de bizim 2 milyon 600 bin hibe ve kredi ödeneğimiz var. Biz bunu Eskişehir ilinde çeşitli köylerde; bazı köylerde süt sığırcılığı bazı köylerde süt koyunculuğu şeklinde çalışmalarımızı yürütüyorduk. Bu yörede seracılığın müthiş bir yayılması olduğunu gördük ve bu seracılığı desteklememiz gerektiğini düşündük. Burada çok az tarım arazisi olan Sakarya Irmak’ının iki kenarındaki alanın en iyi şekilde değerlendirilmesi ve ormanlarımızın halkımızın geçimindeki etkilerini en aza indirmek için bu şekilde bir destekleme yapmaya karar verdik. Yaptığımız çalışmalar sonucunda günün teknolojisine uygun en modern sera projesini geliştirdik. Bu projeyi onaylattıktan sonra da projenin uygulanmasına karar vermiş olduk. Proje kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerindeki 8 köyde 43 aileyi desteklemiş oluyoruz. Bunlara toplam 645 bin lira kredi ve hibe desteği vereceğiz. Bunların yüzde 25’i hibe şeklinde olacak. Tabi ki biz bu paraları seraların projeye uygun olarak yapılmasına müteakip teslim ediyoruz” diye konuştu. Ateş, her bir aileye 500 metrekarelik bir sera alanı için ödenek verileceğini ve ailelerin kura çekimi sonrasında belirlendiğini kaydetti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Makine Ekipmanlar Çiftçilere Büyük Kolaylık Sağladı

Çanakkale İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından, dağıtılan yüzde 50 hibe destekli sulama makine ekipmanları çiftçilere büyük kolaylık sağladı.

İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa Akkuş, yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını yerinde görmek için, Ezine İlçesi Üvecik Köyünde incelemelerde bulundu. Akkuş, “Bakanlığımızın uyguladığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programının amacının, çiftçilerin gelir ve sosyal yaşam standartlarının geliştirilmesine yardımcı olmaktır. Yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını öncelikli hedefimizdir. Dünya ile rekabeti dünyanın kullandığı teknoloji ile sağlayabiliriz. Teknoloji iş yüküne kolaylık sağlamak için üretilmektedir. Zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerin işlerini kolaylaştırmak ve maliyetini en aza indirmektedir. Bakanlığımızın, Basınçlı Sulama Sistemlerine verdiği desteğin en güzel örneklerinden birisi; Ezine İlçemiz, Üvecik Köyündeki bu tesiste görülmektedir. Basınçlı Tamburlu Sulama Sistemi ile hem su tasarrufu, hem işgücü ve de zamandan tasarruf sağlanacaktır. Amacımız bu tür sistemleri il genelinde yaygınlaştırmaktır” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

60 Traktörün Daha Dağıtım Töreni Düzenlendi

Amasya’da traktör dağıtım töreni düzenlendi. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi’nde, 9. ve 10. çağrı döneminde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Amasya İl Koordinatörlüğüne başvuruda bulunan çiftçilere yüzde 50 hibe ve KDV, ÖTV muafiyetli verilen 60 traktörün dağıtım töreni düzenlendi.

Törende konuşan Vali İbrahim Halil Çomaktekin, hibe desteği ile traktör alan çiftçileri tebrik ederek kazasız belasız kullanmaları temennisinde bulundu.

Türkiye’nin verimli tarım arazilerine sahip olduğunu dile getiren Çomaktekin, “Türkiye’nin arazilerine baktığımızda, büyük çoğunluğu tarım arazilerinden oluşmaktadır ancak tarım arazilerini ileri düzeyde değerlendirebiliyor muyuz diye sorduğumuzda, daha kat edeceğimiz yolumuz olduğu aşikârdır. Bugün bizim Avrupa’da ve dünyada, tarım ve hayvancılıkta söz sahibi olmamız gerekiyor. Örneğin Hollanda yüzölçümü Konya ili kadar bile olmamasına rağmen tarımda, hayvancılıkta adından söz ettiriyor. Bizim tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörlerinde son teknolojiyi kullanmamız gerekiyor” dedi.

Konuşmaların ardından çiftçilere anahtarları teslim edildi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Yatırımcıya Büyük Destek

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce, Afyonkarahisar üreticilerine 2 Milyon 828 Bin TL hibe desteği verildi.

2007 yılından bu yana Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklemesi Programı makine ekipman alımlarının desteklenmesi projesi kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce, Afyonkarahisar üreticilerine 2 Milyon 828 Bin TL hibe desteği verildi. Bu projeden faydalanacak 315 yatırımcıya makineleri Vali Balkanlıoğlu ve protokol üyeleri tarafından verildi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen makine teslim törenine Vali İrfan Balkanlıoğlu, İl Emniyet Müdürü Mustafa Uçkan, İl Müdürleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık kurum çalışanları ve hibe desteği alacak vatandaşlar katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hüseyin Arap, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılan hibe desteği konusunda bilgiler vermesinin ardından, Afyonkarahisar’da uygulanan söz konusu proje kapsamında, hibe desteği verilen makineler ve rakamsal değerleri hakkında bilgiler verdi.

Arap; ”Tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırarak, daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırarak üretim maliyetlerine katkı vererek uluslararası düzeyde rekabet edilebilirliği sağlamak amacıyla, Bakanlığımızca bu proje yürütülmektedir. Bu amaçla ilimizde toplam 315 yatırımcıya %50 hibe desteği verilecektir” dedi.

Tören Vali İrfan Balkanlıoğlu ve protokol üyeleri tarafından hibe desteği alan üreticilere zirai aletleri teslim etmeleri ile sona erdi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

KOSGEB’den Engelli Girişimcilere Büyük Destek

Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelen bu destek ile engelli vatandaşlar ilk olarak eğitim görerek, kuracakları iş konusunda yeterli bilgiye sahip olacaklar. Daha sonrasında ise 100 Bin TL kredi ile eğitimi verilen iş konusunda iş sahibi olmaları sağlanacak. Kendi işinin patronu olmak isteyen vatandaşlar KOSGEB Yeni Girişimci Desteğinden faydalanacak.

Engellilere özel verilecek bu destek kredisi 4 aşamadan oluşuyor. İşletmenin kuruluşu, malzeme alımı ve işletme gideri için verilecek destekler geri ödemesiz, sabit yatırım için verilecek 70 bin TL’lik hibe ise geri ödemeli olacak. Bu desteğin geri ödenmesi, engelli vatandaş işini kurup kâra geçtiği andan itibaren adım adım yapılacak.

Projeye başvurarak kendi işini kurmak isteyen tüm engelliler bulundukları ilden başvuruda bulunabilecekler. Alınan başvuruların ardından seçilen girişimciler, İstanbul, Ankara, İzmir şehirlerinde bulunan eğitim merkezlerinde KOSGEB Yeni Girişimcilik Eğitimi almaya hak kazanacak. Eğitime katılarak projeleri kabul edilen girişimcilerin, kendi illerinde iş yeri kurma hakları olacak. Bu sayede Bakanlık engellilere iş sahası oluşturacak.

Girişimci olmak isteyenler Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün internet sayfasında online başvuru formunu dolduracak. Türkiye genelinde elektronik olarak başvurular değerlendirilecek. Proje ilk olarak pilot il Ankara’da başlatılacak.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi