ASÜ’de ”Girişimcilik Ve KOSGEB Desteklemeleri” Konferansı Düzenlendi


ASÜ’de ”Girişimcilik Ve KOSGEB Desteklemeleri” Konferansı Düzenlendi

Aksaray Üniversitesi’nce (ASÜ) kimya günü etkinlikleri kapsamında, “Girişimcilik ve KOSGEB Desteklemeleri” konferansı verildi.

ASÜ’de düzenlenen konferansa, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Himmet Karadal, Aksaray Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Şube Müdürü Hakan Koçak, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Karadal, konferansta yaptığı konuşmada, KOSGEB’in, girişimcilerin desteklenmesine katkı sağlayan önemli bir kurum olduğunu söyledi.

Toplumda genellikle insanların memur olmayı veya başkalarının işinde çalışmayı istediğini belirten Karadal, “İki alternatifimiz var. Bunlar başkasına çalışmak veya kendimize çalışmak. Son yıllarda küreselleşen dünyada girişimcilik öne çıkmaya başladı. Çünkü insanları girişimci olmaya motive eden sebepler belirginleşmeye başladı. Bunun sosyal ve ekonomik nedenleri var. Ülkemizde ise bu durum biraz daha farklı ve insanlar son çare olarak girişimciliğe yöneliyor. Yani kişi pek çok iş yapmıştır ve başka çaresi kalmadığını düşünmeye başladığında iş kurmaya niyet eder” diye konuştu.

Koçak ise KOSGEB’in Türkiye’de 81 ilde, 88 müdürlüğünün bulunduğunu ifade ederek, “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, bizim hedef kitlemiz. 1 ile 250 arasında işçi çalıştıran ve yıllık satışları 40 milyon lirayı geçmeyen işletmeleri KOBİ olarak adlandırılıyor. Kurum olarak tüm KOBİ’leri destekliyoruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Aydın Tarımına Büyük Doping

 Aydın Tarımına Büyük Doping

Aydın’da geçtiğimiz yıl faaliyetlerine başlayan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Aydın İl Koordinatörlüğü tarafından Aydın tarımına 95 milyon TL’lik yatırım desteği sağlandığı belirtildi.

Hedeflerinin Aydın tarımını hak ettiği yere taşıyarak direk olarak çiftçilerin dolaylı olarak tüm Aydın halkının refah seviyesini yükseltmek olduğunu belirten TKDK Aydın İl Koordinatörü Erhan Çiftçi, Kuşadası’nda düzenlenen 1. Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık zirvesinde kurumunun çalışmaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

TKDK Aydın İl Koordinatörü Erhan Çiftçi, “Bu zirve ilimiz için yeni hedeflerin öne çıktığı çok verimli bir zirve olmuştur. Aydın’da gıda tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesi, sürdürülebilir üretim için gerekli olan bilgi ve teknolojinin sektör temsilcileri aracılığı ile müteşebbislerle buluşturulabilmesini sağlayarak Aydın’ın markalaşmasını destekleyecek olan bu zirvenin amacına ulaşması neticesinde Aydın ilimiz, tarımıyla, hayvancılığıyla ve bitkisel üretimiyle bu sektörde ben de varım diyecektir” dedi.

Dünyanda Yükselen En Önemli Sektörlerden Biri Gıda, Tarım Ve Hayvancılıktır
Çiftçi, “Gıda Tarım ve Hayvancılık sektörü dünyada yükselen en önemli sektörlerdendir. Müteşebbislerin doğru yatırımlar ve doğru iletişim kanallarıyla sektörde ilerlemelerini ve birçok farklı yatırım alanlarda aktif olarak faaliyet göstermelerini sağlamalıyız. Zirve sonrası kentimizin tarımsal geleceğinin planlamasına yönelik atılacak adımlarda, TKDK olarak bu amaca yönelik verilecek hizmet noktasında kurumumuz elinden geleni yapmaya hazırdır” dedi.

“Aydın’a Toplamda 95 Milyon TL’lik Bir Yatırım Kazandırdık”

Aydın’da Nisan 2012 yılı itibari ile çalışmalarına başlayıp Mart 2013 de ilk çağrı dönemine çıkan TKDK Aydın İl Koordinatörlüğü’nün geride kalan yaklaşık bir yıllık dönemde Aydın çiftçisine 95 milyon TL’lik KDV, ÖTV, gelir vergisi, kurumlar vergisi ve gümrük vergisinden de muaf hibe destek sağladıklarını kaydeden Çiftçi, “Kurumumuz tarafından sağlanan hibe destekler ile hayata geçen yatırımlar, vatandaşlarımıza önemli kazanımlar sağlayarak Aydın’ın rekabet gücünü artırmaya başlamıştır. Bu noktada Aydın’daki proje kültürünün gelişmesi ve hız kazanmasını arzu ediyoruz. Aydın ne kadar çok proje üretirse, o kadar çok hibe desteklerden yararlanır. Aydın arzu ederse, 2014 yılı için sağlanan 174 milyon Euro’luk bütçenin tamamını da kullanabilir.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

KOBİ’ler Yenilenmede Hangi Yolları İzlemeli?


KOBİ’ler Yenilenmede Hangi Yolları İzlemeli?

Kobiler büyük işletmeler karşısında nasıl tutunabilirler?

Kobilerin yeni iş fikri oluştururken rekabet ortamında izlemesi gereken yollar nelerdir?

KOBİ’lerin büyük işletmeler karşısında yaşamlarını sürdürmeleri, farklılaşmak suretiyle müşteriye bir artı değer yaratabilmeleriyle mümkün olabilmektedir. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri ise yenilikçi bir firma olmak, yenilik stratejilerini izlemektir. Bu çalışma, yenilik kavramı ve yenilik stratejilerini KOBİ ölçeğindeki işletmeler bakımından incelemeyi, KOBİ’lerin yeniliğe bakış açılarını ve yenilik stratejilerini izleme tutumlarını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma bulgularından yola çıkılarak değişik sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin, yenilikte öncü olmayı amaçlayan saldırgan yenilik stratejisini öncelikli bir strateji olarak düşünmemekle beraber yeniliğin, yenilikçi ürünlerin işletmenin pazar paylarını artırmada veya korumada ve rekabet avantajı sağlamadaki rolü konusunda yeterli bir bilgi ve bilince sahip oldukları gözlenmiştir.

Dünya bugün hiç olmadığı kadar yenilikçidir. Dünya ölçeğinde her 60 dakikada 101 yeni patent başvurusu yapılmakta ve her gün 2,265 yeni işletme faaliyete geçmektedir. Bazı araştırmalar, başarı olasılığına katkı sağlayan birkaç faktör olduğunu bulmuşlardır. Bu faktörlerden biri, “vizyon” diğer bir faktör, “planlanmış yeni ürün geliştirme” ve sonuncu faktör ise “uzun dönemli bir perspektife sahip olmak” tır. Yenilik kavramı birkaç yönden firmalara katkı sağlamaktadır. Özetle, bir firmanın stratejik amaçları ister durumunu koruma veya genişletme olsun ister gelirini maksimize etme veya kaliteye odaklanma olsun isterse firmanın ölçeği küçük veya büyük olsun, bir amaç olarak proaktif yeniliği düşünmesi ve yenilik türüne (radikal veya tedrici) karar vermesi gerektiği çok açıktır.

Teknolojideki hızlı ilerlemeler, değişimin hızını artırmıştır. Küreselleşme ve piyasaların liberalleşmesi başka bir ifadeyle devlet müdahaleciliklerinin azalması, firmaların sayı ve niteliğindeki gelişmeler, müşteri istek ve beklentilerindeki değişimler firmalar arası yarışın/rekabetin artmasına yol açmıştır. Firmaların bu yarışta yaşamlarını sürdürmeleri için adaptasyon ve kendilerini geliştirme becerilerine sahip olmaları ve sürekli olarak yaratıcı ve yenilikçi bir strateji izlemeleri bir zorunluluk halini almıştır.

KOBi’lerin rekabet stratejilerinin özünde, yenilikçiliğin yatması zorunludur. Müşterilerin mevcut taleplerini karşılamak yerine müşterilerin ihtiyaçlarını önceden anlamak ve onlara geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunmak şeklinde bir dönüşüm yaşanmakta ve bu durum işletmelerin üretim ve tasarım sistemlerinde farklılaşmaya neden olmaktadır. Esnek üretim ve yeni tasarıma dayalı rekabet koşulları kısa sürede üretim, kaliteli ürün ve zamanında teslim konularının önemini artırmaktadır. Tüm bunlar ürünlerinde ve süreçlerinde yenilik yapamayan KOBİ’lerin küresel alanda rekabet avantajı yakalamalarının çok zor olduğunu göstermektedir KOBİ’ler ölçeğinde düşünüldüğünde, değişimin tedrici olması yani yeni ürünlerde iyileştirmeler yaparak pazara girmek daha uygun olacaktır. Zaten dünya ölçeğinde yapılan bazı araştırmalar, küçük firmaların süreç yeniliğini yani mevcut üretim sürecini iyileştirmeyi tercih ettiklerini gösteriyor. Zira radikal yenilik firmalar için yüksek Ar-Ge harcamaların yapılmasını zorunlu kılmakla beraber yeniliğin pazarda yeterli karşılık bulup bulamayacağı da belirsizdir.

Günümüzde rekabet; ürün/hizmette, üretim süreçlerinde ve konumlandırma ve paradigmada yenilik yapmaya dayalı olarak işlemektedir. Bu nedenle, KOBİ’lerin rekabet edebilmeleri/rekabet üstünlüğü sağlayabilmeleri veya en azından varlıklarını sürdürmelerinin en önemli aracının bu dört yenilik türünde başarılı olmalarına bağlı olacağı söylenebilir.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Hastane İçin Güneş Enerjisi İle Elektrik Üretecekler


Hastane İçin Güneş Enerjisi İle Elektrik Üretecekler

Kütahya Kamu Hastaneleri Birliği, sağlık alanında yaptığı başarılı çalışmaların yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek çevre dostu hastane olmak için de çalışıyor. “Hastalıktan Sağlığa, Güneşten Enerjiye Yolculuk” isimli projeleri ile Zafer Kalkınma Ajansı’ndan hibe desteği alarak bir ilki gerçekleştirmek istiyorlar. 1,6 milyon TL tutarındaki projenin kabul edilmesi halinde, hastane elektriğinin önemli bölümünü güneş enerjisi ile üretecekler. Proje müracaatı hakkında Genel Sekreter Op.Dr.Mithat Ekici şunları ifade etti. “Sağlık alanındaki faaliyetlerimizin yanı sıra, sosyal sorumluluk ilkesi gereği daha yaşanabilir ve daha yeşil bir çevre için de çalışıyoruz. Bunun için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, hastanemizin elektriğini güneş enerjisi ile üretmek istiyoruz. Bu amaçla hazırladığımız projenin kabul edilmesi halinde Kalkınma Ajansından 750.000 TL hibe alacağız. Alınacak hibe neticesinde uygulamaya koyacağımız proje ile hastanemizin tükettiği elektriğin yüzde 15 ini kendimiz üreteceğiz. Yine projedeki tasarruf ilkeleri ile yüzde 2 elektrik ve ısınma tasarrufu oluşturacağız. ”Yapılacak tasarruf ile sistemin kendisini 5,6 yılda amorti edeceğini ve sistemin 25 yıllık ekonomik getirisi olduğunu ifade eden Mithat Ekici, “Elektrik ve ısınma giderlerinden ettiğimiz tasarrufu, halkımızın sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine kanalize edeceğiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre için çalıştığımız gibi, tasarruf edilerek sağlanan kaynaklarla yatırımlarımızı artıracağız. İnşallah proje kabul edilir ve Türkiye’de elektriğini kendisi üreten sayılı hastanelerden oluruz” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çiftçiler TKDK Desteğiyle Canlanıyor


Çiftçiler TKDK Desteğiyle Canlanıyor

TKDK Manisa İl Koordinatörlüğü 11. Çağrı Döneminde projesini sunan 53 çiftçi ile daha 31 Mart 2014 tarihinde sözleşme imzaladı. İmzalan 53 Sözleşme sonrasında Manisa’ya 3.201.656 TL’lik daha traktör ve tarım ekipmanı kazandırılmış olacak.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Manisa İl Koordinatörlüğü 8 Kasım 2013’de biten 11. Çağrı Döneminde almış olduğu 302-1 Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve Geliştirilmesi tedbiri kapsamında Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Arıcılık sahasında proje yapan çiftçilerin Traktör Projelerini onaylanmaya devam ediyor. 31 Mart 2014 tarihi itibariyle 53 proje daha onaylanarak çiftçilere; Toplam 3.201.656 liralık uygun harcama karşılığı olarak traktör, pulluk, römork, rotovatör, atomizer vb. tarım alet ve ekipmanları alma imkânı sağlandı.

11. Çağrı Döneminde Çiftlik Faaliyetleri alanında; “Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği ve Arıcılık alanlarında hazırlanan Traktör Projeleri” ilimizin aldığı projelerinin çoğunluğu oluşturduğunu söyleyen  İl Koordinatörü Ahmet IŞIK, 21 Mart tarihinde sonuçlanan 12. Çağrı Döneminde IPARD kapsamındaki traktör kotası dolduğu için; çiftlik faaliyetleri alanında traktör desteği olmadığından, diğer sektörlerden projeleri kabul etiklerini belirtti. IŞIK, “Bugün imzalayacağımız 53 proje arasında da traktörün yanında pulluk, römork, rotovatör, atomizer gibi tarım ekipmanları alacak çiftçilerimiz var. Siz kıymetli çiftçilerimiz de ihtiyaç duyduğunuz ekipmanlar için bundan sonraki çağrı dönemlerinde tarım ekipmanlarını almak için yeniden bize başvurabilirsiniz” dedi.

İl Koordinatörü IŞIK, 21 Mart 2014 tarihinde kapanan 12. Çağrı Döneminde Manisa İl Koordinatörlüğü olarak 109 milyonluk toplam yatırım bütçeli 71 adet proje alarak yine Türkiye 4.sü olduklarını belirtti. Bu 12. Çağrı Dönemi projelerinin incelenmesi de bu önümüzdeki aylarda tamamlanıp uygun olanlarla sözleşme imzalanarak yatırımlarını 2014 yılı içerisinde yaptıracaklarını sözlerine ekledi. IŞIK, Manisa’da her geçen gün proje kültürünün geliştiğini, çiftçilerin ve tarıma dayalı tesis kurmak isteyen faydalanıcıların proje ile yatırım yapma kültürünün geliştiğini belirtti.

IŞIK son olarak, İl Koordinatörlüğü olarak Manisa’da fonların kullanılmasına katkı sağlamak, kırsalda istihdamı yaratarak göçü önlemek, AB standartlarında işletmelerin kurulması ve bu işletmelerin ürettiği ürünlerin Dünya ile rekabet edebilmesi için çaba sarf ettiklerini belirtti.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Çin İle Ticari İş Birliği


Çin İle Ticari İş Birliği

​Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Çin İş Konseyi Başkanı Hüsnü Özyeğin, Türk KOBİ’lerini Çin’de birçok iş fırsatının beklediğini belirtti.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve DEİK işbirliğiyle düzenlenen konferansta konuşan Özyeğin, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik aktiviteler ve Çin’deki iş fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ve Çin arasında 2013 yıl sonu itibarıyla 28 milyar dolar ticaret hacmine ulaşıldığını aktaran Özyeğin, iki ülke arasındaki ticaretin farklı alanlarda gelişim gösterdiğini belirtti. Özyeğin, “Çin’le olan ticaretimiz, diğer çok ticaret yaptığımız ülkelerden farklı bir şekilde çok fazla gelişiyor. Mesela Rusya’yla ilişkilerimiz de çok yüksek ama bunun önemli bir kısmı doğalgaza bağlı. Çin’le çok çeşitli alanlarda ticaret ilişkileri sürdürüyoruz” dedi.

Sadece geçen yıl Çin’den 185 iş heyetinin Türkiye’ye gelerek iş görüşmeleri yaptığını anlatan Özyeğin, “Çinli dostlarımız Türkiye’ye bölgesel olarak, geniş katılımlarla geliyorlar, şehir yönetimleriyle, sektörel olarak geliyorlar. Dolayısıyla bizim de onları bölgesel ve sektörel düzeyde karşılamamızın yararı olduğuna inanıyorum” önerisinde bulundu.

Türk KOBİ’leri Çin’de Çok Başarılı Olabilirler

Özyeğin, Türk perakende sektörüne Çin’de pazar arayışına girmelerini önerdi. Özyeğin Türk deri sektörünün Çin pazarını keşfettiğini, bunun devamının da geleceğini kaydetti. Çin’deki potansiyel fırsatlara dikkati çeken Özyeğin, Türk KOBİ‘lerine seslenerek, şunları söyledi:

“Mesele sadece fuarlara gidip mal almak şeklinde değil de hakikaten yaptıkları işin orada yapılıp yapılamayacağını görmeleri önemli. Türk KOBİ’leri Çin’e gidip orada oturmak ve Çin vatandaşı gibi davranmak kaydıyla çok başarılı işler yapabilir. Mesela bir KOBİ Pekin’e 10 tane dönerci dükkanı açsa bu alanda çok büyük potansiyel olduğuna inanıyorum. Çünkü bireysel girişimcilik Türkiye’de Çin’den daha önde. Türkler her gittiği ülkede çalışabilme becerileri olduğu için, uzun süreler kalabilme becerisini gösterdikleri için Çin’de çok başarılı olabilirler” ifadelerini kullandı.

Aramızda hem çok farklılıklar var hem de çok benzerlikler var. Benim inancım Türkler ile Çinliler birbirleriyle zaman harcarlarsa, mesela Türkler ile Kuzey Avrupalılardan daha iyi anlaşır. Ben bunu böyle gördüm. Ben orada çok önemli dostluklar elde ettim.”

 İthalat-İhracat Dengesi Teknoloji Transferiyle Sağlanabilir

Çin’in Türkiye’yi artık sadece mal satma açısından değil aynı zamanda teknoloji transferi yapmasının iki ülke açısından da faydalı olacağına inanıyorum.Türkiye’de olmayan üretim teknolojileri Türkiye’ye getirilip buradan 3. ülkelere ihraç edilirse dolaylı olarak bizim Çin’le ticaretimizdeki ithalat-ihracat dengesi uzun dönemde dengelenebilir.”

Çin Firmaları Türkiye’de İş Fırsatları Arayışında

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Xiaosheng Gong ise Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 28 milyar dolara ulaştığını belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin kapsam ve derinlik açısından tahmin edilenden fazla olduğunu söyledi.

Çin’den Türkiye’ye yatırım konusunda ilgi bulunduğunu anlatan Gong, “Çin firmaları Türkiye’de iş fırsatları arayışında” dedi.

İki ülke arasında vize meselesinin kolaylaştırılması için hem Türkiye hem de Çin’in çalıştığını ifade eden Gong, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması için atılan adımların bölgesel kalkınma açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Bu yönde başlatılan demiryolu projelerinin önemini vurgulayan Gong, “Yeni İpek Yolu’nun Orta Asya, Türkiye ve Avrupa’yı bağlaması çok önemli. Çin’den Orta Asya ülkelerinden geçip Avrupa’ya ulaşmasını hızlandıran proje, bölge ülkelerinin ekonomik kalkınmalarına ciddi katkı sunacak. Bu proje hem Türkiye hem Çin hem de üçüncü ülkelerde işbirliği için önemli bir fırsat ve tarihi bir anlam taşımaktadır” dedi.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Horizon 2020 Nedir?

Horizon 2020 Nedir?

Avrupa Birliği’nin yeni hibe programı Horizon 2020 kapsamında yenilikçi projelere 2014 ve 2015’te 15 milyar euro hibe verilecek. Türk araştırmacılar, şirketler, üniversiteler projelere ortaklı girip destek alabilir. Bilgi iletişim teknolojilerinden nanoteknolojiye, robotikten sağlığa kadar birçok alanda karşılıksız hibe almak mümkün.

AVRUPA Birliği’nin (AB) yenilikçi projeleri desteklemek için oluşturduğu ‘Çerçeve Program’larının 7’ncisi geçen yıl sona erdi. Birlik bu yıl Horizon 2020 adıyla yeni bir program başlattı. Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı’nın devamı niteliğinde olan Horizon 2020 Programı, 2014-2020 yılları arasında yürütülecek. Toplam 71 milyar Euro bütçesi olan yeni program Avrupa’daki araştırmacılar ve araştırma kuruluşları arasındaki işbirliği faaliyetlerini desteklemeyi hedefliyor. Program uluslararası ortaklıklar yolu ile geleceğin teknolojilerine yön verme amacıyla oluşturuldu. Türkiye’nin de dahil olduğu Horizon 2020 Programı, Türk araştırmacılara yeni ufuklar açacak.

İki Yılda 15 Milyar Euro Hibe

Horizon 2020 Programı da 7. Çerçeve Programı gibi Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor. Avrupa Komisyonu belli aralıklarla proje çağrılarına çıkarak, başarılı olma potansiyeli bulunan projelere hibe desteği sağlayacak. Programın 2014-2015 dönemi çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı. Çağrılara bilim insanları, KOBİ’ler, sanayi kuruluşları, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, bireysel olarak araştırmacılar başvuruda bulunabiliyor.

2014-2015 dönemi çağrıları ile Avrupa Komisyonu toplam 15 milyar Euro karşılıksız hibe dağıtacak. Araştırmacılar ve kuruluşlar, bilgi iletişim teknolojilerinden nanoteknolojiye, robot ve uzay teknolojilerinden sağlığa, enerjiden sosyal bilimlere kadar birçok alanda Avrupalı ortaklarla bir araya gelerek proje başvurusunda bulunabilecek. Bunun yanı sıra, araştırmacılar çığır açıcı fikirlerin desteklendiği ERC ve araştırmacıların kariyer gelişimlerinin desteklendiği Marie Sklodowska Curie Programı’na bireysel olarak, ortaklık kurmadan başvuruda bulunabilecek.

TÜBİTAK-UKO, Araştırmacının Yanında

Horizon 2020 Programları’na ilgi duyanlara Türkiye’de TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu) rehberlik yapıyor. Zaten TÜBİTAK bünyesinde bulunan AB Çerçeve Programlar Ulusal Koordinasyon Ofisi (UKO), Horizon 2020’den Türkiye’nin üst düzeyde faydalanabilmesi için faaliyet gösteriyor. Ulusal Koordinasyon Ofisi çeşitli bilgilendirme, yönlendirme, teşvik etme ve ortaklık kurma faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bunun yanında Türk araştırmacıların proje başvurularının kalitesinin artırılması da UKO’nun en önemli hedeflerinden biri.

Ulusal Koordinasyon ofisinde görev yapan, her biri Horizon 2020 Programı’nın farklı alanlarında uzmanlaşmış Ulusal İrtibat Noktaları yani uzmanlar, Program’a ilişkin tüm süreçlerde araştırmacılara kılavuzluk yapıyor. Bu uzmanlar, araştırmacı ve iş dünyası temsilcilerine proje hazırlama, sunma aşamalarında, hukuksal ve finansal konularda ücretsiz yardım ediyor. Türk araştırmacıların Avrupa’nın en iyi Ar-Ge ve yenilik aktörleri ile bir araya gelmelerine de yardımcı olan UKO, Avrupalı partnerleriyle proje ortaklıkları kurmalarına destek veriyor.

Destek Almadan Önce Destek

UKO, Horizon 2020’ye Türkiye’den başvuruları artırmak için özel bir destek ve ödül programı üzerinde de çalışıyor. ‘Horizon 2020 Destek ve Ödül Programı’ adını taşıyan bu özel programın detaylarının birkaç aya kadar açıklanması bekleniyor. Programda amaç, başvuru süreçlerinde de araştırmacılara maddi destek sağlamak.

Bilindiği üzere 7. Çerçeve Programı için de böyle bir destek ve teşvik mekanizması vardı. Şimdi bunun genişletilmesi planlanıyor. Örneğin 7. Çerçeve Programı’nda araştırmacıların bu program ile ilgili yapacakları seyahatlerin ekonomi sınıf gidiş dönüş uçak biletlerini UKO alıyordu. UKO yetkilileri; “Bu mekanizma ile araştırmacılarımızın seyahat, organizasyon, proje yazma, ön değerlendirme hizmetleri desteklenecek. Örneğin araştırmanın projesi bir uzmana yazdırıldığında araştırmacı bunun parasını UKO’dan alabilecek. Bunun yanında, Horizon 2020 programında başarı sağlayan araştırmacılarımıza projedeki rolleri ve bütçelerine paralel olarak başarı teşvik ödülleri verilecek” diyorlar. İlgilenenler TÜBİTAK ‘ın önümüzdeki  bir iki ay içerisinde  yayınlanacağı  bu destek ve ödül programının detaylarını ve yararlanma koşullarını sitemizden takip edebilirsiniz.

Alt ve Üst Limit Yok

Horizon 2020’de çağrıya çıkılan programlardan Türk araştırmacılar ne kadar destek alabilecek? Bu konuda net bir bilgi vermek mümkün değil. Ancak 7. Çerçeve Programı’ndaki deneyimler gösteriyor ki, Türk araştırmacılar proje başına ortalama 250 bin Euro destek aldılar. Ancak 7. Çerçeve Programı’nda Türk tarafının 10 bin Euro’dan başlayıp 4 milyon Euro’ya kadar destek sağlayabildiği biliniyor. Horizon 2020’de de benzer rakamlara kolaylıkla ulaşılabilir. Burada önemli olan projenin toplam büyüklüğü ve Türk tarafının üstleneceği sorumluluk… Bu nedenle hiçbir programda desteğin alt ve üst limiti açıklanmıyor. Yapılan değerlendirmeler sonunda Avrupa Birliği Komisyonu hangi projeyi ne kadar destekleyeceğine karar veriyor.

İşte Horizon 2020 Programı’nın Çağrıya Çıkılan İlk Alt Programlar

Yeni ve Gelişen Teknolojiler (Fet)

Yeni ve Gelişen Teknolojiler Alanı, ‘FET (Future and Emerging Technologies) Bilimsel Mükemmeliyet Programı’ altında yer alıyor. 6. ve 7. Çerçeve Programları içerisinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanı altında yer alan FET, özellikle 7. Çerçeve Programı’nda elde edilen başarı göz önüne alınarak Horizon 2020 Programı içerisinde bağımsız bir alan olarak tanımlandı. FET, bilim ve mühendislikten doğan yüksek riskli araştırmalar ile yeni ve çığır açıcı teknolojiler keşfedilmesini amaçlıyor. Üç farklı faaliyet alanı ile yapılandırılan FET çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı.

– FET Open Çağrısı: Yeni ve sarsıcı teknolojilerin keşfedilmesini amaçlayan çağrının konu sınırlaması yok. Bilimsel ve teknolojik tüm araştırmalar desteklenecek. FED Open Çağrısı ile gelecek vaat eden yeni alanların tespiti ve gelişmelerinin sürdürülebilirliği hedefleniyor. Çağrı için son başvuru tarihi 30 Eylül 2014. Çağrının 2014 yılı için bütçesi 77 milyon Euro.

– FET Proactive: Bu programda iki alt başlık var. 1 Nisan 2014 tarihinde kapanacak çağrıda, bilişsel sistemler, kuantum simülasyon, küresel sistemler bilimi konu başlıkları desteklenecek. Çağrının toplam bütçesi 35 milyon Euro. 25 Kasım 2014 tarihinde kapanacak olan çağrıda ise yüksek başarımlı hesaplama konuları desteklenecek. Bu çağrının bütçesi ise 97 milyon 400 bin Euro.

Bu alanların yanı sıra, bilgisayar bilimleri alanında Yeni Nesil Yüksek Başarımlı Hesaplama (HPC) alanına ait özel bir FET inisiyatifi oluşturuldu. Bu inisiyatif ile düşük güç tüketimli gömülü sistemler, ileri modelleme, simülasyon ve büyük veri uygulamalarına yeni çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.

– FET Flagships: Bu başlık altında küresel problemlerinin çözümü için büyük ölçekli, disiplinler arası ve bilimsel araştırmalar desteklenecek. Bilim ve teknolojinin, toplum ve ekonomi üzerinde dönüştürücü etkisini arttırmayı hedefleyen çağrının kapanış tarihi 10 Nisan 2014. Bu yılki bütçesi ise 1 milyon 600 bin Euro.

 

Bilgi ve İletişim Teknolojileri (Ict)

Bilgi ve İletişim Teknolojileri Çağrısı, Endüstriyel Liderlik ve Rekabetçilik Programı altındaki Kolaylaştırıcı ve Endüstriyel Teknolojiler Programı altında yer alıyor. 6. ve 7. Çerçeve Programı’nın devamı niteliğinde olan ICT (Information and Communication Technologies) alanı, yenilikçiliğin ve yaratıcılığın desteklenmesi ile Avrupa sanayinin rekabet edebilirliğinin sürdürülebilmesi amacına hizmet ediyor. ICT çağrılarına KOBİ’ler, sanayi kuruluşları, üniversiteler, araştırma merkezleri, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri başvuruda bulunabiliyor.

İşbirliğine dayalı bir alan olması sebebiyle minimum katılım koşulu, üç farklı AB üye veya programa katılabilen ülkeden birbirinden bağımsız üç farklı tüzel kişilik olarak başvurulması. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanı 2014 yılı çağrıları 11 Aralık 2013 tarihinde açıldı. Yeni nesil bileşen ve sistemler, ileri hesaplama, geleceğin interneti, içerik teknolojileri ve bilgi yönetimi, robotbilim, fotonik, nesnelerin interneti, bilgi güvenliği, siber güvenlik ve haberleşme ağları özelinde AB – Japonya araştırma ve geliştirme işbirliği konuları desteklenecek.

İki alt çağrıdan oluşan ICT 2014 çağrısının (H2020-ICT-2014) toplam bütçesi 783 milyon 500 bin Euro. İlk çağrı (H2020-ICT-2014-1) için son başvuru tarihi 23 Nisan 2014 olup, 685 milyon 500 bin Euro, bütçeye sahip. Sadece “Geleceğin İnterneti için İleri 5G Ağ Altyapıları” araştırma alanını kapsayan ikinci alt çağrı (H2020-ICT-2014-2) için ise son başvuru tarihi 25 Kasım 2014. Bu çağrının toplam bütçesi 125 milyon Euro.

Akıllı, Temiz, Entegre Ulaşım Alanı

Ulaşım sektörü, ekonomik büyümeyi tetikleyebilmesi, istihdam yaratma kapasitesi ve dünya şirketleriyle işbirliği yapılabilmesi nedeniyle Avrupa ekonomisi için büyük önem taşıyor. Aslında ulaşım ile ilgili yenilikçi projeler AB Çerçeve Programları’ nın başlangıcından bu yana destekleniyor. Horizon 2020 Programı’nın en büyük bütçelerinden biri de Akıllı, Temiz ve Entegre Ulaşım Alanı’na ayrıldı. Toplam 6 milyar 330 milyon Euro bütçeli alt programda desteklenecek projelerle ulaşımın çevreye olan zararlı etkisinin azaltılması, fosil yakıtlarına olan bağımlılık, trafik sıkışıklığı, erişilebilirlikte yaşanan güçlükler gibi toplumsal problemlere yenilikçi, sürdürülebilir, akıllı, temiz ve bütünleşik çözümler üretilmesi hedefleniyor.

Bu alanda küresel pazarlarda Avrupa sanayisini geliştirecek ve rekabet gücünü artıracak ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi öncelikler arasında yer alıyor. 11 Aralık 2013 tarihinde açılan Akıllı, Temiz ve Entegre Ulaşım Alanı, 2014-2015 çağrılarında, ‘Mobility for Growth’ başlığı kapsamında havacılık ve havayolu ulaşımı, demiryolu ulaşımı, karayolu ulaşımı, denizyolu ulaşımı, şehir içi ulaşım, lojistik, akıllı ulaşım sistemleri, altyapı, ulaştırma politikaları için sosyoekonomik araştırmalar konuları destekleniyor. ‘Clean Vehicles’ başlığı kapsamında elektrikli ve hibrit araçlar ile ilgili konuların ağırlıklı desteklendiğini belirtelim. ‘KOBİ’lerde Yenilikçilik’ başlığı altında ise ulaştırma alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerin bireysel olarak proje başvurusu yapabilecekleri çağrılar bulunuyor.

Uzay Çağrıları

AB, uzay alanında projelere önümüzdeki iki yılda yaklaşık 200 milyon Euro hibe verecek. 2014 çağrıları, 26 Mart 2014 tarihinde, 2015 çağrıları ise 27 Kasım 2014 tarihinde kapanacak. Bu çağrılara 2014 yılı için 109.5 milyon Euro, 2015 yılı için ise 94 milyon Euro ayrıldı.

Horizon 2020’de uzay alanında GNSS tabanlı uygulama geliştirilmesi, elektronik devre, radar, algılayıcı (sensör teknolojileri), uydu ve yer istasyonları iletişim sistemleri, veri işleme, veri madenciliği, analizi, arşivlenmesi ve modellenmesi, yeryüzü bilimlerinde kullanılması, atmosfer bilimi, deniz ve yer bilimlerinin uzaydan elde edilecek bilgilerle ilerletilmesi ve bu konularda uygulamalar geliştirilmesi desteklenecek. Çağrıya, ayrıca robotik teknolojiler, astrofizik ve astronomi, uydu platformları ve fırlatıcıları, gelişmiş materyaller, elektrikli itki sistemleri gibi konularla uğraşan elektrik elektronik, bilgisayar, makine, mekatronik mühendislikleri, fizik, kimya, materyal bilimi, çevre bilimleri, astronomi ve daha birçok disiplinin birlikte çalışarak ortaya çıkaracağı projeler başvurabilir.

Nanoteknoloji (Nmp) Alanı

Nanoteknoloji, İleri Malzemeler, İleri imalat ve İşleme Teknolojileri (NMP) Alanı, Avrupa’nın endüstriyel kapasitesini ve istihdamını artırmak için tasarlanmış bir program. Daha çok laboratuvar ve endüstri demo faaliyetlerine ağırlık veren NMP, Ar-Ge, inovasyon ve koordinasyon faaliyetlerine kaynak sağlıyor. Üniversiteler, araştırma kuruluşları, sanayiciler, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının katılabileceği bu programda KOBİ’lerin katılımı öncelikle teşvik ediliyor.

11 Aralık 2013 tarihinde yayınlanan NMP çağrıları kapsamında 2014 yılı için 482 milyon Euro, 2015 yılı için ise 498 milyon Euro hibe verilecek. NMP çağrıları kapsamında desteklenecek alanlar ise şunlar: İleri malzemelerin üretimi (hafif çok fonksiyonlu malzemeler, sürdürülebilir kompozitler, yüzey modifikasyonu ve fonksiyonel sıvılar, nanotıp ve biyomalzemeler, düşük karbon emisyon teknolojileri, dayanıklı ve sürdürülebilir malzemeler, ileri malzemelerin güvenlik testleri ve düzenlemeleri ve NMP alanının üretim öncesi jenerik ihtiyaçları (yönetim, standartlar, modeller, yapılanma).

Toplum ve Toplum İçin Bilim

Toplum ve Toplum İçin Bilim Alanı’nda gençler için bilim eğitim ve kariyerini çekici hale getirmeye yönelik faaliyetler; araştırma ve yenilikte cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik faaliyetler; toplumu bilim ve yenilik ile bütünleştiren faaliyetler; sorumlu araştırma ve yeniliğin geliştirilmesi için yönetişim geliştirmeye yönelik faaliyetler desteklenecek. Araştırma kuruluşları, üniversiteler, sanayi, sivil toplum kuruluşları bu alt programa başvurabiliyor. Koordinasyon ve destek çağrıları için en az bir ortaklı projeler, araştırma ve yenilik aksiyonları için en az üç farklı ülkeden en az üç ortaklı projeler hibe alabilir. 2 Ekim 2014 tarihine kadar açık olacak çağrı kapsamında toplam 44.3 milyon Euro hibe desteği verilecek.

Horizon 2020’den Yararlanacak Alanlar

Bilgi iletişim teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, ileri üretim teknolojileri, robot ve uzay teknolojileri, sağlık, tarım, gıda, denizcilik, biyo-ekonomi, enerji, ulaştırma, iklim, çevre, kaynak verimliliği ve hammadde, sosyal bilimler ve güvenlik…

7. Çerçeve Programı’nda Destek Alan Bazı Projeler

* Robo-Partner Projesi’nde otomotiv montaj hattında ses, imge ve el komutlarını kullanan robot geliştirilmesi çalışmaları var. Projenin bütçesi 8 milyon Euro. Proje ortakları ile işbirliği içerisinde geliştirilen robotik üretim hattı Türkiye’de kalacak. Proje ile daha üretken ve güvenli ulusal otomotiv üretim teknolojileri geliştirilmesine katkı sunulacak.

* Projeyle yeni nesil AB uçaklarının teknolojik açıdan daha üstün ve daha düşük maliyetli üretilmesi hedefleniyor. Toplam 30 milyon Euro bütçeyle gerçekleştirilen 58 ortaklı proje olmayı hedefliyor.

* Boğaziçi Üniversitesi’nin koordine ettiği MARSITE Projesi’nde Avrupalı ortakların yardımı ile Marmara‘da sismik çalışmalar gerçekleştiriliyor ve böylelikle deprem odakları ve riskleri belirleniyor. Projenin toplam bütçesi 7 milyon 769 bin Euro. 2012’de başlayan projenin 2015’nin sorunda tamamlanması planlanıyor.

* İnsan Beyni Projesi’nde, insan beyninin gerçekçi bir modellemesi yapılacak ve insan beyninin gerçekten nasıl çalıştığının anlaşılması sağlanacak. 7. Çerçeve Programı’nın amiral projelerinden biri olan projeye dünyadan 130’u aşkın araştırma kurumu katılıyor. İnsan Beyni Projesi (Human Brain Project – HBP), bugüne kadarki en iddialı nörobilim projesi olarak kabul ediliyor. Projenin toplam bütçesi 1.2 milyar Euro. Projenin ilk evresi olan 2013-2016 yılları arasında Avrupa Birliği Komisyonu 54 milyon Euro katkı sağlayacak.

Üniversite Sanayi İşbirliğiyle Hibelere Ulaşın


Horizon 2020, ağırlıklı olarak Ar-Ge projeleriyle ilgili desteklerden oluşuyor. 7. Çerçeve’den farklı olarak katılımcı ülke kapsamını genişletmişler. Uzakdoğu ülkeleri bile dahil edilmiş. Genelde ortaklı projelerin desteklenmesi de programın en önemli özelliklerinden birisi.

Horizon 2020 Proje Detayları ve Proje Hakkında Aklınıza Takılan Her Türlü Soru İçin Danışmanlarımızla İletişimeGeçiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Teşvikte KOBİ’nin Altın Yılı


Teşvikte KOBİ’nin Altın Yılı

Türkiye ekonomisinin dinamosu KOBİ’lere bu yıl rekor düzeyde teşvik ve hibe kredi geliyor. 1 Ocak itibarıyla yeniden dizayn edilen teşviklerden 100 bine yakın KOBİ istifade edecek. Başını KOSGEB, KGF, TTGV, Kalkınma Ajansları ve TÜBİTAK gibi kurumların çektiği 12 ayrı destek kurumu 54 farklı alanda 6.1 milyar lira destek dağıtacak.

Ar-Ge Yapana 4 Milyon TL

Teşviklerin odağında ise Ar-Ge var. Bu kapsamda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, firmalara 4 milyon liraya kadar Ar-Ge hibe desteği sağlayacak. Ayrıca Ar-Ge faaliyetlerine getirilen vergi muafiyeti 2023 sonuna kadar muaf tutulacak. 2014’ün bir başka müjdesi de Ar-Ge merkezlerini ilgilendiriyor. Bu merkezlerde tam zamanlı eleman çalışma zorunluluğunda alt sınır 50’den 30’a düşecek. Ar-ge teşviklerinin bir başka adresi olan TÜBİTAK’ da proje bazlı desteklerini sürdürecek. Kurumun bu yıl KOBİ’lere 1 milyar TL’nin üzerinde destek vermesi planlanıyor. Yüzbinlerce şirkete can suyu olan KOSGEB son yıllardaki atılımları ile KOBİ’lerin zihin haritasını değiştirmeye başladı. Girişimcilikten ortaklık kültürüne, Ar-Ge çalışmalarından küresel ticarete kadar birçok alanda KOBİ’lere yol gösteren ve destekleyen kurum son yıllarda hizmet sektörünü de destek sınıfına alarak 3.4 milyon işletmeyi hizmet kapsamına aldı. Özellikle düşük faizli kredi teminin de kurum önemli bir rol üstleniyor. KOSGEB yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre KOSGEB bütçesinin başlangıç ödenek rakamı 390 milyon TL olarak belirlendi. Ekonomi Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Kalkınma ajansları 2013 yılında bin 685 projeye 635 milyon liranın üzerinde destek sağladı. Sağlanan destek, 2012 yılında gerçekleşen 353,9 milyon lirayı neredeyse ikiye katladı. Kurumun 2014 hedefi ise 499 milyon TL’yi 2 bin yatırım projesiyle buluşturmak var. Bu yıl tarımsal yatırımlara da önemli destekler var. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) bu alanda desteklerin önemli bir merkezi durumunda.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Pervari’de Hibe Oranlarının Artması Arıcıların Yüzünü Güldürecek


Pervari’de Hibe Oranlarının Artması Arıcıların Yüzünü Güldürecek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan Diyarbakır – Batman –Siirt Kalkınma Projesi kapsamında Siirt’teki arıcıları desteklemek, bal ve arı ürünlerini arttırmak amacıyla Siirt Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğümüzce hazırlanan Stratejik Yatırım Planı çerçevesinde, Siirt’te arıcılık yetiştiriciliği hibe başvurusuna arıcılar büyük ilgi gösterdi.

Siirt Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada; Daha önceki yıllarda hibe oranı % 50 olan proje, bu yıl hibe oranı arttırılarak %70′ e çıkarıldığı, Proje kapsamında arıcılara boş kovan, polen tuzaklı boş kovan, bal süzme makinesi, arıcı barınağı ve arıcılık malzemeleri konularında hibe verileceği ayrıca 30 Aralık 2013 ve 07 Şubat 2014 tarihleri arasında hibe ilanı ile 217 adet gerçek kişinin başvurduğu ve 215 adet başvuru kabul edilerek proje sahipleri ile sözleşme imzalanmıştır.

Kabul edilen projelerin tamamlanması halinde yaklaşık olarak 845.141,50 TL hibe verileceği belirtilmiştir.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi

Gıda Sektöründe Gelişmeler


 Gıda Sektöründe Gelişmeler

Gıda sektörü, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren en hızlı gelişen sektörlerden biri olmuştur. İlerleyen dönemde devlet, gıda sektöründe büyük ölçekli işletmeler kurmuş ve bunlara yoğun olarak yatırım yapmıştır. Bu işletmeler, KİT’ler (Kamu İktisadî Teşebbüsü) şeker, çay, tütün, alkollü içecekler, et ve süt ürünleri üretimi alanlarında faaliyet göstermişlerdir. Söz konusu dönemde artan kamu yatırımlarına ve büyük devlet işletmelerinin varlığına karşın, gıda sektöründe küçük ölçekli ve bağımsız üretici birimleri de varlığını sürdürmüştür.

Sektörün alt başlıkları; Et ve Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Un ve Unlu Ürünler, Meyve ve Sebze Ürünleri, Katı ve Sıvı Yağlar, Şeker ve Şekerli Ürünler, Alkolsüz İçecekler, Alkollü İçecekler, Fermente Ürünler, Hazır Tüketilen Gıdalar ve Bebek Mamaları olarak özetlenebilir.

Günümüzde öne çıkan bir diğer eğilim ise organik gıdalardır. Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermektedir.

TÜİK araştırmalarına göre gıda sektöründe birbirine benze sayısız işletme var. Kesin sayısı tam olarak belirlenmemiş olmasına rağmen gıda endüstrisinde faaliyet gösteren firmaların yaklaşık olarak 24.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Yani bu sektörde yer almak isteyen girişimciler fark edecekler ki bu işi yapan binlerce firma var. Fakat bu size olumsuz bir durum gibi görünmesin rekabetin azaldığı gibi bir izlenim vermesin tam tersine rekabet ortamı gelişen teknolojiyle beraber şiddetleniyor sadece üretim değil pazarlama payının %50 nin üste çıktığı görünüyor.

Türkiye’deki yiyecek ve içecek sektöründeki firmaların çoğunluğu genellikle özel girişim olan KOBİ’lerden oluşmaktadır. Böyle büyük bir pazar payına sahip olan KOBİ’ler güzel bir yatırımla teknolojinin nimetlerinden ileri düzeyde yararlanmaya çalışırlarsa büyük kazanç elde edebilirler.

Burada önemli olan ihtiyaçlara yönelik girişimlerde bulunmak. Günümüzde, gıda sanayi, çok sayı da alternatif teknolojinin birlikte uygulandığı bir sektördür ve bunlar sektörde kendi dallarında önemli farklılık göstermektedir. Örneğin, gıda muhafazası için öteden beri uygulanan başlıca yöntemler; kurutma, soğutma, dondurma, pastörizasyon ve sterilizasyon. Bunlardan herhangi birini kullanarak gıda sektöründe girişimcilikte bulunabilirsiniz. Günümüzde çalışan kadın sayısının artması ve yalnız yaşayan kesimi düşünerek bu alanda bir yatırımda bulunmak size oldukça kazanç sağlayacaktır.

Gıda sektöründeki gelişmeler ve girişimcilik konusunda detaylı bilgi için danışmanlarımızla irtibata geçebilirsiniz.

Kobiline Bilgi Merkezi  0850 495 55 66
Bizi Takip Edin; www.twitter.com/KobiLine
Bizi Takip Edin; www.facebook.com/kobi.line.kobidestekmerkezi