İhracatı Teşvik İçin Şartsız Koşulsuz Hibe!

Ekonomi Bakanlığı, ihracat amaçlı yurtdışına çıkan firmalara, seyahat, ofis, depo, mağaza, kirası ve tanıtım giderlerini de kapsayan yılda 2 milyon $’a kadar hibe desteği sağlıyor. Ancak KOBİ’lerin çoğu bundan haberi yok. Ekonomi Bakanlığı’nın ihracat yapan firmalara özel teşvik çalışmaları her geçen gün genişleyip artıyor. Son rakamlara göre devletin ödediği ihracatın teşvik rakamı yıllık 1 milyar doları geçiyor. İhracatı teşvik destekleri kapsamında firmalar bir yıl içerisinde 1,5-2 milyon dolara varan oranlarda geri ödemesiz hibe desteğinden faydalanabiliyor. İhracatı Geliştirmeye Yönelik Hibe Destekleri kapsamında dünyaya açılmak isteyen firmalara 8 ayrı destek imkânı veriliyor.

“Üstelik bu desteklerden faydalanabilmek için, firmanın büyüklüğünün, küçüklüğünün, çalışan sayısının, firma sahiplerinin yerli ya da yabancı olmasının, ihracat rakamının azlığı veya çokluğu ya da KOBİ olmasının hiçbir önemi yok” diyen KOBİ Türkiye Genel Müdürü Koray Aksu, “Bugün şirketini yeni kurmuş, ama 1 hafta sonra ihracat amaçlı yurtdışı iş seyahatine çıkan firmaya da yurtdışı iş seyahati teşviki veriliyor, 10 yıllık firmada bu teşvikten faydalanabiliyor.  Ayrıca her firmaya eşit limit oranlarla da destek sağlanıyor” açıklamasını yaptı. En çok kullanılan yurtdışı seyahat desteği ile ilgili örnek veren Koray Aksu “Örneğin yurtdışına bir müşterinizi ziyarete gittiniz ya da pazar araştırmaya gittiniz veya katılımcısı olmadığınız bir fuara gittiniz. Her şekilde bu bir yurtdışı iş seyahatidir ve buradaki harcamalarınızın % 70’i devlet tarafından hibe olarak geri ödenir. Devlet, uçak biletinizi, otel konaklamanızı, hatta araç kiralamanızı da destek kapsamına alıyor.” Sözleriyle yatırımcılara her türlü desteği vereceklerini belirtti.

Teşviklerden yaralanmak isteyen şirketlere 15 yıldır danışmanlık hizmeti veren Koray Aksu’ya göre teşvikler her geçen gün genişlerken firmaların büyük çoğunluğunun bu desteklerden haberi yok. Koray Aksu, yaptırdıklarıyla bir araştırmayla ulaştıkları çarpıcı sonuçları bizimle paylaşıyor: “İstanbul, Ankara ve İzmir genelinde OSB’lerde faaliyet gösteren 4 bin firmayla bir anket gerçekleştirdik ve 100 firmadan % 90’ının hiç teşvik kullanmadığı ortaya çıktı. Araştırmamıza katılan firmaların % 90’ının devletin vermiş olduğu bu desteklerden haberi bile yok. 2002-2012 döneminde firmalara sunulan teşvikler TL bazında yaklaşık üç kat artmış durumda.” Dedi.

Türkiye’deki işletmelerin % 99’unu oluşturan KOBİ’ler ekonominin belkemiği, kalkınmanın temel taşını oluşturuyor. Koray Aksu, Türkiye istihdamın % 75’ini, ihracatının ise % 55- 60’ını yapan KOBİ’lerin bu desteklerden yararlanmasının ekonomi için büyük önem taşıdığını söyledi.  Koray Aksu, “Firmalar bürokrasiyle, mevzuatla, evrakla, formla, uğraşmak istemedikleri için zorlanıyor. Biz bu noktada, tüm evrak işlemlerini yaptığımız için ciddi anlamda, firmalarımızı iş yükünden kurtarmış oluyoruz.” İfadelerini kullandı. İhracat yapacak şirketlerin alabilecekleri teşvikler ise yutduşı seyahat harcamaları, yurtdışı pazar raporları harcamaları, e-ticaret sitelerine üyelik ile ilgili harcamalar, kalite belgelendirme ve test analiz raporları ve sertifikalandırma harcamaları, yurtdışında ofis-depo-mağaza-showroom-reyon, kiosk kira harcamaları, yurtdışı markalaşma harcamaları, yurtdışı tanıtım harcamaları ve yurtdışı fuar harcamalarını kapsamaktadır.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bu Projeyle Hayvan Yetiştiricileri Amsterdam’a Gidecek!

İstanbul’da kendilerine ait tıp merkezinde dâhiliye uzmanı olan Bayram Doğan ile hemşire eşi Gökay Doğan, mesleklerini bırakıp, stresten uzak yaşam sürmek için 2012 yılında Erzincan’a yerleşti. Süt sığırı yetiştiriciliği yapmaya karar veren çift, 2014 yılında ise Üzümlü ilçesi Denizdamı köyünde 42 bin metrekarelik arazi satın aldı. Bayram ve Gökay Doğan, başlarda küçük bir çiftlik kurma hayaliyle çıktıkları yolda,  oluşturdukları modern tesisle yatırımcılara örnek oldu. Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğince hazırlanan  “Hayvancılık Sektörünü Kayıt Altına Alıyoruz” projesi kapsamında mesleki eğitim alan 100 kadın da tesisteki proje gezisine katılım sağladı. Süt sığırı yetiştiriciliği konusundaki eğitimlerinin uygulamasını burada yapan kadınlara, sağım teknolojileri, buzağı bakım ve beslenmesi ile ahırdaki sistemlerle ilgili bilgiler verildi.

Gökay Doğan yaptığı açıklamada, kurdukları çiftlikte 340 hayvanın bulunduğunu ifade etti. Şehir hayatının stresine dikkat çeken Gökay Doğan “Şehir hayatından sıkıldığımız için böyle bir işe başladık. Burada süt üretimiyle ilgileniyoruz. Bayanlar işlerinde daha dikkatli ve titiz davranıyor. Hayvanların da aslında bu tür titizliğe ve dikkate ihtiyaçları kesinlikle var.  Çünkü hastalıkların oluşumunu, beslenmesini iyi gözlemlediğiniz zaman çok iyi süt verimi elde edebilirsiniz. Bu nedenle bayanların bu işte erkeklere oranla daha başarılı olabileceklerini düşünüyorum. Bayram Doğan da hayvanlar için yıllık ihtiyaçlarını belirleyerek tarlaya ekim yaptıklarını, işçilerle hasat çalışmasına katıldığını ifade etti.

Kendi arazilerine ektikleri ürünlerle ihtiyacın ancak %50’sini karşılayabildiklerini belirten Bayram Doğan, “Ekilen ürünlerin başında mısır silajı geliyor. Paketlenmiş mısırın maliyeti çok yüksek olduğu için bunu kendi ovamızdan karşılamak istiyoruz. Ancak su sorunu ve bölgede artan hayvancılık nedeniyle istediğimiz verimi elde edemiyoruz.” diye konuştu. Kursiyerlerden Songül Ekmez de bugüne kadar hayvancılık konusunda doğru bildiklerinin yanlış olduğunu kurs sayesinde öğrendiğini söyledi. Songül Ekmez, “Kurstan sonra baktığımız hayvanların sağımı olsun, beslenmesi olsun, hastalıkları olsun, bunlar konusunda daha bilinçli olacağız. Şu an gezdiğimiz tesis, gerçekten Erzincan’da bir numara. Her yönden güzel. İlerleyen zamanlarda kendimi daha çok geliştirip, böyle bir tesis kurmak istiyorum.” Açıklamasında bulundu.

Kursiyer eğitmenlerinden veteriner Mesut Özdemir ise proje kapsamında 100 kadın yetiştiriciye 20 gün boyunca süt sığırcılığı hakkında bilgiler verdiklerini belirtti. Mesut Özdemir, “Yuvayı dişi kuş yapar misali, onlara bu işi öğreterek 100 aileyi kurtarmanın derdine düştük. Kursun bitiminde kurayla belirlediğimiz 8 yetiştiricimiz, Hollanda Amsterdam’a gidecek ve oradaki daha modern çiftlikleri görme şansı elde edecekler. Bu memleketin kurtuluşu tarım ve hayvancılık üzerine olacaktır. Bizim çabamız, gayemiz bunun için. Yıllardan beri de bunun için çalışıyoruz.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

TKDK IPARD II – İkinci Başvuru Çağrı İlanı Yayınlandı!

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK), 12 Haziran’da çıktığı, “Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı” kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başladı. Girişimcilere hibe desteği imkânı sunan TKDK’dan yapılan yazılı açıklama, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri” kapsamında süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleriyle meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasının hibe ile destekleneceği ifade edildi.

12 Haziran’da çıkılan TKDK’nın IPARD II Programı’nın ikinci başvuru çağrısı kapsamında % 50 hibe verilecek sektörlere toplam 122 milyon 177 bin 559 avro destek bütçesi ayrılmış durumda. Program için online proje başvuru sistemi 26 Eylül Salı günü saat 21.00’e kadar açık olacak. Başvurulara ilişkin belgelerin il koordinatörlüklerine 28 Eylül Perşembe günü saat 18.00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor. Destekleme kapsamında ise Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat yer alıyor

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam-Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneğinin Toplantısı Alaçam Esnaf Kefalet Kooperatifi toplantı salonunda yapıldı. Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK), yerelde yaşanan sorunların çözümü ve kırsalda yaşayan yerel kırsal toplulukların harekete geçirilmesi için başlatılan “LEADER Projesi” kapsamında kurulan Alaçam – Yakakent Yerel Eylem Grubu Derneği AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen IPARD Programı kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “LEADER Tedbiri Farkındalık Yaratma ve Yerel Halkı Harekete Geçirme Teknik Destek Projesi” yürütülmekte.

Yerel Kalkınma Stratejilerin Uygulanması Tedbiri kapsamında AB tarafından ülkemizde uygulamaya konulan proje kapsamında Alaçam Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma, ilçede kurulu bulunan Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantılarda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünden ilgili proje uzmanları Mehmet AK ve Seher Ula tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; LEADER tedbirinin 26 milyon Euro bütçe ile Türkiye’de Amasya, Çanakkale, Kastamonu, Denizli, Erzurum, Manisa, Ankara, Diyarbakır, Ordu, Samsun olmak üzere 10 IPARD illinde uygulanmakta olduğunu ifade ettiler. Samsun’ da 19 Mayıs, Yakakent ve Alaçam ilçelerinde uygulanacak proje ile kırsalda kapasitenin geliştirilmesi, kırsal alanın sosyal, ekonomik, çevre ve kültürel mirasın korunmasına destek olunmasının hedeflendiğini söyleyen proje uzmanları, kültürel etkinliklerin teşvik edilmesi ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, kültür varlıklarına yapılacak yatırımlar, Turizm ve rekreasyon çalışmaları, yerel ürünlerin geliştirilmesi, doğal, kültürel ve tarihi mirasın korunması eksenlerinde gelişimi hedefleyen LEADER yaklaşımının bunlara bağlı 36 alt tedbirleri desteklediğini belirterek, kurulan yerel eylem gruplarının yerel kalkınma Stratejilerini hazırlaması gerektiğini söyledi. Kaymakam Oğuz Alp Çağlar, “30 yıla yakın bir süredir Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan LEADER yaklaşımı, sorunların masa başında tespit ve çözümünden ziyade yerel aktörlerin kalkınma sürecine dâhil olmasını sağlayarak oluşturulan yerel kalkınma stratejilerinin desteklemesi ile kırsal alanın sorunlarının çözümüne katkıda bulunacaktır,” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Çiftçilere Bakanlıktan %50 Hibe Desteği!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programıyla alakalı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile alakalı,  “Bakanlık olarak kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak, tarım ve tarım dışı istihdamı geliştirmek, gelirleri yükseltmek ve farklılaştırmak için kadın ve genç girişimciler öncelikli olmak üzere gerçek ve tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlere yönelik yatırımlarını, verdiğimiz % 50 hibe uygulamasıyla desteklemeyi sürdürüyoruz. Bakanlığımızca bu amaçla Genel Bütçe imkânları ile 2006 yılından itibaren uygulanmakta olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında bugüne kadar 11 etap uyguladık. Bu etaplarla 7.735 adet tarıma dayalı muhtelif yatırım projesini bitirdik. Bu program kapsamındaki yatırımlar için toplam 3,3 milyar TL hibe desteği imkânı sağladık. Bu sayede yaklaşık 90 bin kişiye iş imkânı sunup istihdam sağladık,” sözleriyle projenin bugüne kadar olan olumlu etkilerini dile getirdi.

Daha önceki etaplarda sadece 39 ilde uygulanan yenilenebilir enerji üretim tesisleri için verilen hibe desteğinin bu tebliğle 81 ile çıkarıldığını ifade eden Ahmet Eşref Fakıbaba, “Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında uygulanacak olan yatırımlara yönelik desteklemelerin usul ve esaslarını belirleyen Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ kapsamında yapılacak başvurular, “www.tarim.gov.tr” internet adresinden 11 Aralık 2017 tarihi itibariyle sona erecektir. Daha önceki etaplarda sadece 39 ilde uygulanan yenilenebilir enerji üretim tesisleri için verilen hibe desteğini bu tebliğ ile birlikte artık 81 ile çıkardık. Ayrıca tarımsal üretime yönelik sabit yatırım konularına hindi ve kaz yetiştiriciliğine ait sabit yatırımlarını da ekledik. En fazla 20 baş hayvan kesim kapasiteli kesimhane için 81 ilde hibe desteğini de ilk kez bu tebliğle beraber sunacağız. Tebliğle, ceviz hasat makinelerini de destek kapsamına dâhil ettik.

Bu Tebliğle, bütün projelerin hibeye esas üst limitlerini eşitledik. Bu kapsamda; Yatırım niteliği yeni tesis olan başvurular 2 milyon TL, tamamlama olan başvurular 1 milyon 750 bin TL, kapasite artırımı ve/veya teknoloji yenileme olan başvurular ise 1 milyon 500 bin TL üst limitini geçemeyecek. Ayrıca kırsal turizme yönelik niteliği yeni tesis olan yatırımlar için 1 milyon 500 bin TL, diğer yatırım konuları için 500 bin TL üst limitini geçmemek üzere yüzde 50 hibe desteği vereceğiz. Diğer yatırım konuları içerisinde, çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik altyapı sistemleri, el sanatları ve katma değerli ürünler ile bilişim sistemleri ve eğitimi konuları yer alıyor. Bu tebliğimizle beraber, kırsal alanda yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımıza % 50 hibe desteği vererek tarıma dayalı sanayinin gelişmesine katkı sağlamayı devam ettiriyoruz. Tüm yatırımcılarımızı, söz konusu programa başvurarak kırsal alana yatırım yapmaya davet ediyorum,” açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

‘Genç Çiftçi Hibe Destek Programı’ Çok Kazandırıyor!

Kadın girişimcilere verilen desteklerle yeni başarı hikayeleri yazılıyor. Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Emine Tuğ, aldığı hibe ile kültür mantarı serası kurdu. Tarım Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmaya destek vermek amacıyla uygulamaya konulan Genç Çiftçi Hibe Destek programından faydalanan Emine Tuğ, aldığı destekle kendi kültür mantarı serasını kurdu. Emine Tuğ, yaptığı açıklamada, 50 bin liraya mal ettiği 120 metrekarelik mantar serası için Tarım Bakanlığından 30 bin lira destek aldığını ifade etti.

Çarşamba Gıda Tarım ve Hayvanlık İlçe Müdürlüğünün destekleri ile hazırladığı projesinin Tarım Bakanlığından onay aldığını ve hibe programından faydalandığını ifade eden Emine Tuğ, şunları söyledi; “Geçen yıl Tarım Bakanlığının açtığı ‘Genç Çiftçi Hibe Destek’ programına başvuru yaptım. Çok umudum yoktu ama ilçe tarım müdürlüğünden arayarak başvurumun kabul edildiğini söylediler. Mantar üretiminde 3. dönemimiz. Kültür mantarı yetiştirmek hem meşakkatli hem de güzel. Seramızı 50 bin lira civarı bir ücretle kurduk. Her işte olduğu gibi bu üründe de bazı riskler var. Eğer her şey kusursuz olursa mantar üretimi güzel para kazandırıyor. Bütün kadınlara mantar yetiştiriciliğini öneriyorum. Aylık ortalama 3 bin 500 lira civarı gelir elde edebiliyoruz.” Evli ve 2 çocuk annesi olan Emine Tuğ, ailesinin de mantar serasında kendisine yardım ettiğini belirterek başarı hikayesini anlattı.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bakanlıktan Organik Ürün Yatırımına Rekor Teşvik!

Gün geçtikçe organik meyve, sebze, yumurta gibi ürünlere talep artıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı organik tarıma özel destek ve teşvik paketlerini uygulamaya sokarken, bu sektördeki usulsüz uygulamalara da engel oluyor. Bakanlık, 2005 yılından bu yana organik üretim yapan üreticiye 400 milyon liralık destek sağlarken bu sayede 77 milyon dolarlık organik tarım ihracatı gerçekleştirildi. Bakanlık yaptığı denetimlerde organik olmayan ürünleri “organik” diye satan 63 işletmeyi tespit ederek 1,1 milyon lira ceza kesti. Sahte organik ürün sertifikası kullanan 9 işletme yakalanırken, 5 kuruluşun da sertifikasyon yetkisi iptal edildi.

Organik pazar gün geçtikçe büyürken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da Türkiye’nin dünya pazarında yer alması için harekete geçti. Bakanlık, geçtiğimiz 10 yılda organik üretim yapan üreticiye yaklaşık 400 milyon liralık destek verirken, organik tarım üretiminde de dikkat çeken artışlar yaşandı. Üretici sayısı 12 bin 428’den geçtiğimiz yıl 67 bin 878’e yükselirken, üretim miktarı ise 310 bin tondan geçtiğimiz yıl 2,5 milyon tona ulaştı. Organik tarımın, tarım ihracatında yeri de artarak geçtiğimiz yıl 77 milyon dolarlık organik tarım ihracatı yapıldı.

Organik meyve, sebze, yumurta gibi ürünler giderek daha popüler hale gelirken organik tarım sahtekârlıkları da gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Organik olmadığı halde, yumurtayı “gezen tavuk, köy tavuğu yumurtası ” etiketi altında, meyve ve sebzeyi “ekolojik, doğal” etiketi altında, tüketicide organik algısı yaratarak piyasa fiyatının üzerinde satan satıcılara da uygulanan denetim ve cezalar artırıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, organik sertifikası olmadığı halde ürünlerini organik etiketiyle satan ya da ücret aşamasında usulsüzlük yapan 63 işletmeciye 1 milyon lirayı aşkın ceza kesti. Organik üretimde bir diğer sahtekârlık da sertifikasyon şirketlerinde yaşanıyor.

İşletmecileri, üreticileri ve satıcıları denetleme aşamasında usulsüzlük yapan 5 sertifikasyon kuruluşunun yetkisi iptal edilirken, 9 sertifikasyon kuruluşuna ise yaklaşık 100 bin liralık ceza kesildi. Organik adıyla satılan gıdanın paketlenmesi gerekiyor. Pakette, Bakanlığın etiketi, sertifikasyon şirketinin logosu ve kodu bulunacak. Bu şekilde ürünün organik olup olmadığı vatandaş tarafından anlaşılabilecek.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

İnancı ve Devlet Desteği İle Büyük Oynadı Çok Kazandı!

Diyarbakırlı Mustafa Fidan, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan aldığı 4,3 milyon lira hibe destekle Eğil ilçesinde 45 bin metrekare alanda çiftlik kurdu. Fidan, çiftliğinde 700 büyükbaş hayvan yetiştiriyor, günde 5 bin litre süt elde ediyor, 20 kişiye istihdam, 50 üniversite öğrencisine de staj imkânı sağlıyor. Mustafa Fidan: “Bölgeye yatırım yapmayı seviyoruz çünkü gidecek başka yerimiz yok. Beni en mutlu eden şey, kahvehane muhabbetinden yola çıkarak girdiğim hayvancılık sektöründe bölgede söz sahibi olmak,” diyerek başarısının haklı gururunu yaşıyor.

Diyarbakırlı Mustafa Fidan, Eğil ilçesinde devlet desteğiyle kurduğu çiftlikte günde 5 bin litre süt üretimi yapıyor. Fidan, 10 yıl önce arkadaşlarıyla bir kahvehane sohbetinde başlamaya karar verdiği hayvancılıkta, öz sermayesinin yanı sıra Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı 4,3 milyon lira hibe destekle 45 bin metrekare alanda kendi çiftliğini kurdu. Çiftliği açık sistem ile teknolojik altyapısı yüksek bir şekilde dizayn eden Fidan, 300 büyükbaş hayvanla yetiştiriciliğe başladı. Zamanla kapasitesini artırdığı çiftliğinde 700 büyükbaş hayvan yetiştiren Fidan, günde 5 bin litre süt elde ediyor, 20 kişiye istihdam, 50 üniversite öğrencisine de staj imkânı sağlıyor.

Fidan, arkadaş sohbetinde verdiği sözü yerine getirmenin, memleketine yatırım yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyor. Mustafa Fidan’ın yaptığı açıklamada, seramik üretimi yaparken çay içmek için girdiği kahvehanede hayvancılıkla uğraşanların sohbetine kulak misafiri olduğunu anlattı. Konuşmalardan etkilenerek, o gün masada oturduğu arkadaşlarına, “Ben de hayvancılık yapacağım,” dediğini ancak masada oturanların kendisine güldüğünü ifade eden Fidan, bunun üzerine daha da hırslandığını belirtti.

Fidan, bir fizibilite çalışması yaptığını dile getirerek, Türkiye, Kıbrıs ve başka birçok ülkedeki çiftlikleri gezdiğini aktardı. Daha sonra “Bismillah,” diyerek devlet desteğiyle yetiştiriciliğe başladığını belirten Fidan, “Fizibilite çalışmalarının ardından 2009 yılının şubat ayında 300 büyükbaş hayvanı kurduğum çiftliğe getirdik. Arkadaşlar, ‘Mustafa sen kahvehanede konuştun ama inanmıyorduk yapacağına,’ dediler,” ifadelerini kullandı.

Fidan, çiftliği teknolojik altyapısı yüksek şekilde dizayn ettiklerine işaret ederek, “Hayvanların hepsinin boynunda çip var. Bu çipleri 2009’da getirdik ve bölgede bizden başka bu yatırımı yapan yoktu. O çiplerle hayvanın ne kadar süt verdiğini, kondisyonunun düştüğünü, kızgınlığa gelmesini, doğumunun ne zaman olduğunu hepsini takip edebiliyoruz,” diye konuştu. Zamanla hayvan sayısının 700’e yükseldiğini vurgulayan Fidan, ancak çiftliğin kapasitesinin daha yüksek olduğunu bildirdi. Fidan, süt fabrikalarının her gün tankerlerle gelip süt aldıklarını ve işlediklerini dile getirerek, “Şu anda ulusal süt fabrikası var ve hayvancılık ilerliyor,” diye konuştu.

Kurduğu çiftlikle aynı zamanda bölge insanına da katkı sağladıklarına işaret eden Fidan, “Bölgede hayvancılığın gelişmesi hem bize hem de bölge halkına katkı sunacak. Amaç bölgede hayvancılığın gelişmesi ve artması. Arttığı zaman bize faydası çok olacak. İnsanlar işsiz kalmayacak, millet işine bakacak, başka işlerle uğraşmayacak. Millet para kazandıkça kendi işine bakar. Onun için en önemli şeylerden biri bu işe devletin desteği,” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, çiftlikte yaklaşık 20 kişiye doğrudan iş imkânı sağladığını, Dicle Üniversitesi ile iş birliği halinde olduklarını, kimi zaman 50 stajyerin çiftlik bünyesinde staj yaptığını anlattı. “Bölgeye yatırım yapmayı seviyoruz çünkü gidecek başka yerimiz yok. Beni en mutlu eden şey kahvehane muhabbetinden yola çıkarak girdiğim hayvancılık sektöründe bölgede söz sahibi olmak,” ifadelerini kullanan Fidan, hayvancılıkta daha da iyi noktalara gelmeyi hedeflediğini sözlerine ekledi. TKDK İl Koordinatörü Hikmet Güneş de bölgede kırsal kalkınmanın hız kazanması için yoğun çalıştıklarını, çok sayıda girişimciye destek sunulduğunu aktardı.

Destek sundukları girişimcilerden birinin de Mustafa Fidan olduğunu vurgulayan Güneş, “45 bin metrekare alana kurulmuş olan yatırım için 4,3 milyon lira hibe desteği sağladık. Devletimizin sunmuş olduğu imkânları yani Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bizlere vermiş olduğu destekleri yatırımcılarımıza ulaştırmaya devam edeceğiz. Bu desteklerle bölgemizde tarım ve hayvancılığı önemli noktalara taşıyacağız,” şeklinde açıklamada bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr