Hibe Desteğiyle Açtığı Kafe Engellilere Yönelik Dizayn Edildi!

Malatya’da engelli camiasında “Aynur Abla” olarak bilinen Aynur Yılmaz, hem kadınlara hem de engelli vatandaşlara kurduğu iş yeriyle örnek oldu. Aynur Yılmaz, KOSGEB desteği ile açtığı kahvaltı salonunu engelli vatandaşların rahat hareket edebileceği şekilde dizayn ederek hayata geçirdi. Aynur Yılmaz, işyerinden elde edeceği gelirle de her ayın sonunda bir engelli vatandaşa tekerlekli sandalye almayı hedefliyor. 47 yaşındaki Aynur Yılmaz, enerjisi ile kadınlara örnek olmaya çalışıyor. Yürüyen engelli olan Aynur Yılmaz, KOSGEB’den aldığı proje desteği ile Sivas Caddesi’nde açmış olduğu işyeri ile bu günlerde adından sıkça söz ettiriyor. Uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan ve 2012 yılında emekli olan Aynur Yılmaz, “1970 doğumluyum Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliyim 1997-2012 yılları arasında çalıştım. 2012’de günüm doldu, 28 Şubat’ta benden sonra çalışacak engellileri düşünerek emeklilik dilekçemi verdim, 3 Mart’ta da emekli oldum. Kendimde engelliyim, kız kardeşimde engelli tekerlekli sandalyeli.” dedi.
Açmış olduğu mekânı kendisi gibi engelli olanları düşünerek açtığını ifade eden Aynur Yılmaz, “Aslında isim olarak ‘Ay Mış Mış’ düşünmüyordum, ‘Engelsiz Cafe’ diye düşünüyordum ama mekânım küçük olduğu için dedim ilk etapta böyle bir şey yapalım ileriye yönelik belki ikinci şubemizde, üçüncü şubemizde engelsiz olarak açabiliriz. Mekânı engellilere uygun tasarladığım için rampasından, girişinden, çıkışından, sandalye masa dizişine kadar engelliler için ayarladık onlara yönelik yaptık. Tabi bu arada engelsiz arkadaşlarımıza da kapımız her zaman açık. Engelli birinin dışarı çıkması gerekiyor, bir yerleri görmesi gerekiyor, farklı ortamlara gitmesi gerekiyor. Malatya’mızda gidebildikleri sadece AVM var, yani engellilere uygun olarak başka hiçbir mekân hiçbir alan özelliklede yemekhanelerde, kafelerde böyle bir şey mevcut değil. Ben onları düşünerek böyle bir mekân açmayı düşündüm.

Bu arada engelli misafirlerime ve üniversite öğrencilerine indirimli hizmet vereceğiz. Sadece kahvaltı hizmeti vermiyoruz. Öğleden sonrada ara öğünlerimiz olacak. Acıkan herkes için mantı, köfte-ekmek, tost gibi atıştırmalıklarımız her daim mevcut” ifadelerini kullandı. İşletmeci Aynur Yılmaz her ayın sonunda engellilere bir adet tekerlekli sandalye almayı hedeflediğini söyleyerek “6 yıl kız kardeşim engelliydi ondan sonra ona bir sandalye alamadık biz çok mağdur edildik. Kız kardeşimde bizlerde mağdur olduk. Tabi o çıkamadığı için, inemediği için ondan dolayı her engelliye burada imkân sağlıyoruz. Şunu da belirtmek istiyorum bütün engelli derneklere kurum ve kuruluşlara da sesleniyorum benim yanımda oldukları sürece onlarla birlikte birer tane sandalye vermek istiyorum. Her ayın sonunda özellikle de 3 Aralıkta iki sandalye vermeyi düşünüyorum. Her ay sonunda duruma bakacağız mutlaka ama mutlaka bir engelliye tekerlekli sandalye almayı düşünüyorum. Ama gerçekten ihtiyacı olan kişilere verilecek sandalye olacak.

Engelli kardeşlerime sesleniyorum; ne olursa olsun hayat yaşamaya değer, çıksınlar en azından kendilerini tanısınlar önce kendileriyle barışık olsunlar sonrada dünyayla zaten barışık olacaklardır. Herkes benim yanımda oldu yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Mutlaka toplantılar yapacakları zaman, organizasyon yapacakları zaman, herhangi bir şey olduğu zaman benimle iletişime geçsinler. Zaten dediğim gibi burayı engelliler için yapıyoruz ne zaman isterlerse gelsinler. Bir de KOSGEB destekli olduğu için kurumsal bir yer, korkmalarına da gerek yok” ifadelerini aktardı.

Akülü sandalyesi ile yıllarca istediği gibi mekânlara girip çıkamadığını belirten 38 yaşındaki müşteri Aysel Yılmaz, böyle bir mekân açıldığı için mutlu olduğunu belirtti. “Ben birkaç aydır ilk defa dışarıya çıkıyorum. Daha önce birçok yerlere gittim, gittiğim yerlerin yokuşu olmadığı için çok zorlandım, tekrar kapıdan dönüp gidiyordum. Burayı yeni keşfettim yeni açılmış. Zaten buranın hem girişi engellilere uygun hem çıkışı uygun olduğu için çok rahat bir ortam. Artık buradayım burada da rahat bir ortam var. Elemanlarda çok iyiler yani ilgileniyorlar engelli olarak bizlerle çok ilgileniyorlar ben çok teşekkür ediyorum. Engelli arkadaşlarıma evlerinden çıkmalarını tavsiye ediyorum böyle yerleri keşif edip rahat ortamları bulup gezsinler bence eve kapanmasınlar” diyerek tüm engellilere cesaret verdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Projenizi Yazın Başvurunuzu Yapın Hibenizi Alın!

KOSGEB’den KOBİ’lere milyonlarca liralık hibe müjdesi geldi.  Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Van İl Müdürü Bilal Emre Yörük, “Üretim ve ihracatta teknoloji servisi yüksek, katma değerli ürünlerin ve KOBİ’lerin payının arttırılması” proje teklif çağrısını yaptı. KOSGEB Van İl Müdürlüğü tarafından, Van Ticaret ve Sanayi Odası Tuşba Toplantı Salonu’nda “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi” sertifika töreni yapıldı. Gerçekleştirilen sertifika töreninde konuşma yapan KOSGEB Van İl Müdürü Bilal Emre Yörük, “Proje çağrısı ile işletme başına 300 bin TL’ye kadar geri ödemesiz, 700 bin TL’ye kadar geri ödemeli olmak üzere toplam 1 milyon TL’ye kadar destek imkânı verilecektir” açıklamasını yaptı.

Proje sunacak işletmelerin KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve aktif olmalarının şart olduğunu söyleyen Bilal Emre Yörük, “Üretim ve ihracatta teknoloji servisi yüksek, katma değerli ürünlerin ve KOBİ’lerin payının arttırılması’ konulu proje çağrısına çıkmıştır. Bu bağlamda proje çağrısının hedef kitlesi, imalat sektöründeki KOBİ’leri kapsamaktadır. Proje sunacak işletmelerin KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve aktif olmaları gerekiyor. Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla; orta yüksek ve ileri teknolojili sektörlerdeki KOBİ’lerde ise 2016 yılı net satış hasılatının en az 300 bin TL ve yıllık ortalama çalışan sayısının en az 3 olması şartı gerekecektir.” İfadelerini kullandı.

Başvuru tarihinin 20 Ekim’de sona ereceğini söyleyen Bilal Emre Yörük, “Proje çağrısı ile işletme başına 300 bin TL’ye kadar geri ödemesiz, 700 bin TL’ye kadar geri ödemeli olmak üzere toplam 1 milyon TL’ye kadar destek sunulacaktır. Destek programına başvurular başlamış olup, 20 Ekim 2017 tarihinde sona erecektir.” Sözlerini aktardı.

Türkiye’nin en büyük sıkıntısı imalat sanayinde katma değeri yüksek ürün üretememesi ve marka ürünlerin olmamasıdır. Marka ürünleri ve katma değeri yüksek ürünleri ithal ediliyor. Bu durumda cari açığı artırıyor. Bu yüzden KOSGEB imalat sanayine daha fazla destek verecek. Anlaşılacağı üzere artık ticaret ve hizmet sektörlerine değil imalat sektörüne destek verilecek. Yatırım yapan firmalar finansman konusunda sıkıntı çektiğinden ise sonradan yapılacak desteğin %30 kadarı firmalara avans olarak verilecek. Bu sayede finansman bulma konusunda işletmeler rahatlamış olacak.  Başvurular sonucunda projeleri kabul edilenler bu milyonluk hibeden faydalanabilecekler.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Kadın Girişimci Aldığı Hibeyle Mermer Patlatma Atölyesi Açtı!

Afyonkarahisar’da kadın girişimci Semra Elmas’ın mermer atıklarından patlatma yöntemiyle ürettiği dekoratif paneller, başta ABD, Fransa ve Hollanda olmak üzere birçok ülkede rağbet görüyor. Mermerciliğiyle ünlü Afyonkarahisar’da daha önce 15 yıl sektörde işçi olarak çalışan 34 yaşındaki Semra Elmas, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığınca açılan girişimcilik kursuna başvuru yaptı. Eğitimini başarıyla tamamlayan Semra Elmas, aldığı 50 bin liralık hibe desteğiyle hayalini kurduğu işletmeyi açtı. Eşinin de desteğiyle kısa sürede başarıya ulaşan Semra Elmas’ın 13 kişiyi istihdam ettiği işletmesinde üretilen ürünler, ihracatçı firmalar aracılığıyla yurt dışına gönderiliyor.

Semra Elmas yaptığı açıklamada, mesleki tecrübesinin girişimcilik konusunda cesaretini artırdığını ifade etti. Mermer mozaik patlatma alanında kendisine güvendiğini söyleyen Semra Elmas, “İnsan iyi bildiği ve severek yaptığı işte mutlaka başarılı olur. Ben de mesleki tecrübemle başarıya ulaştım.” İfadelerini kullandı. Eşinin daima kendisine destek verdiğini söyleyen Semra Elmas, “Kendi işletmemi açtığımda hiç zorlanmadım. Zaten 2001 yılından beri mermer fabrikalarında işçi olarak çalışıyordum. 2016’da işletme sahibi oldum. Bu iş benim yaptığım, bildiğim bir iş. Farklı bir meslekte başarılı olacağımı düşünmüyorum. Severek yaptığım bir iş olduğu için bana zor gelmiyor. Fabrikalardan mermer atıklarını alıyoruz. Onları burada istediğimiz ebatlarda kesiyoruz. Sonrasında makine ile patlatıp, diziyor, dekoratif panel haline getiriyoruz.” Açıklamasında bulundu.

Elmas, ürettikleri mermer mozaik patlatma panellerin, inşaatlarda iç ve dış cephe dekorasyonunda kullanıldığını belirtti. İşletmeyi ilk kurduklarında 5-6 kişi olduklarını, 15 ay gibi kısa bir süre sonra 13 kişiyi istihdam ettiklerini söyleyen Semra Elmas,  “Tekrar destek alabilirsem, hedefim istihdam sayısını 20-25’e çıkarmak. İlk etapta yeni makineler almayı düşünüyorum. Çalışan işçilerimizin yarısı bayan. Kadın istihdamına önem veriyoruz. Üretimimizin tamamına yakını yurt dışına ihraç ediliyor. Başta ABD, Fransa ve Hollanda olmak üzere birçok ülkeye mal gönderiyoruz. Bu ihracatı Denizli ve İzmir’deki aracı firmalar kanalıyla yapıyoruz.” Sözlerini aktardı. Semra Elmas, ilerleyen dönemde daha küçük mermer atıklarından tablo ve madalyon desenleri oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Mevlüt Elmas da eşinin meslekte tecrübesine güvendiğini ve her zaman destekçisi olduğunu belirtti. KOSGEB desteğiyle kurdukları işletmeyi daha da büyütmeyi planladıklarına dikkat çeken Mevlüt Elmas, istihdamı arttırarak daha küçük ölçekli dekoratif mozaikler yapacaklarının sinyallerini verdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOBİ’ler Türk Ekonomisinin Lokomotif Unsurlarıdır!

Türkiye Bilişim Derneği, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Odası tarafından işbirliği ile Sheraton Otel’de ‘1. Kobiler ve Bilişim Kongresi’ düzenlendi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, kongrede yaptığı konuşmada KOBİ’lerin bilişimle, teknolojiyle, Ar-Ge ve inovasyonla buluşmak zorunda olduğunu ifade ederek, “KOBİ’lerimizi yeni sanayi anlayışının gerektirdiği şekilde donatmamız gerekiyor. Her zaman söylüyoruz KOBİ’ler Türk ekonomisinin lokomotif unsurlarıdır diye. Bunu bir adım daha öteye götürürsek KOBİ’ler ekonominin çelik çekirdeğidir diyebiliriz. KOBİ tanımına baktığımızda Türk ekonomisinin aslında bir KOBİ ekonomisi olduğunu da söyleyebiliriz. Türkiye’deki işletmelerin %99’u KOBİ’lerdir. Bu oran Almanya, Fransa, Güney Kore’de de aynıdır. Toplam istihdamın %76’sı katma değerin %54’ü ihracatımızın %60’nı KOBİ’lerin oluşturduğunu biliyoruz. Tüm bu rakamlar bize KOBİ’lerin ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunun kanıtıdır. Ancak Türkiye Bilişim Derneği Başkanımıza biraz serzenişte bulunmak istiyorum. Sayın Başkan salon boş. KOBİ’ler önemli diyoruz ama salon boş” ifadelerini kullandı.

Hiçbir koşulda Türkiye’nin en dinamik ekonomi aktörleri olan KOBİ’leri ihmal etmediklerini ve etmeyeceklerine dikkat çeken Bakan Faruk Özlü, “KOSGEB’in başlattığı 0 faizle işletme kredisi kapsamında 10 Şubat ve 11 Temmuz tarihleri arasında 274 bin 279 işletmemize 6,7 milyar lira destek verdik. Kullanılan kredilerin 1,5 milyar liralık faiz gideri KOSGEB tarafından karşılandı” açıklamasını yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda KOSGEB aracılığıyla çok önemli bir destek ve kredi paketinin müjdesini verdiklerini anımsatan Faruk Özlü, “KOBİ gelişim destek programını ve bütçesini daha da genişlettik. Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla orta ve yüksek teknolojili imalat sektöründeki KOBİ’lerimizin tümü 11 Eylül-20 Ekim tarihleri arasında başvurabilirler. Bu destek programı bugün konuştuğumuz KOBİ’ler ve bilişim konusunun tam olarak karşılığıdır. Çünkü biz bu programda bilişim teknolojisi alt yapısını güçlendirmek isteyen KOBİ’lere tam destek sağlıyoruz. Özellikle orta yüksek ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerimize önemli bir finansman desteği veriyoruz. Sizlerden isteğim KOBİ Gelişim Destek Programını ayrıntılı olarak incelemenizdir. Projelerinizi hazırlayınız ve KOSGEB’e başvurunuzu yapın.” Sözlerini aktardı.

TÜİK tarafından açıklanan bir veriye değinen Faruk Özlü; “Bu veri 2017 yılına ait girişimlerde bilişim teknolojileri kullanım araştırmasının sonuçlarıdır. Bu sonuçlar memnuniyet vericidir. Türkiye’de internet erişimine sahip girişimlerin oranı %96 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran geçen yıl %93 olarak belirlenmişti. 2016 yılında girişimlerin %66’sı web sayfasına sahipken 2017 yılında işletmelerin %73’ü web sayfasına sahip olmuştur. Bu büyük bir sıçramadır. 10 ve daha fazla çalışanı olan KOBİ’lerin % 46’sı 2017 yılında sosyal medya uygulamalarını kullandı. Bu oran 2016 yılında %38 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu veriler bize şunu söylemektedir; KOBİ’lerimiz bilişimi seviyorlar, bilişimi benimsiyorlar, bilimin gerektirdiği imkânları kullanıyorlar. Biz bilişimi sadece web sayfasından ve sosyal medyadan ibaret olarak görmüyoruz. Eğer yarınlara dair bir şey konuşacaksak içinde bilişim olmayan dijitalleşme olmayan teknoloji ve bilim olmayan hiçbir şey konuşamayız.” Açıklamasında bulundu.

Türkiye’de 48 milyon kişinin her gün internete bağlandığını, 47 milyon kişinin aktif olarak sosyal medyayı kullandığını söyleyen Faruk Özlü, insanların %95’nin cep telefonu sahibi olduğunu, cep telefonu kullananların %75’inin akıllı telefonları tercih ettiğini, dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımının ise %51 oranında olduğunu ifade etti. Faruk Özlü, “Tüm bu rakamlar bilginin girdi olarak kullanıldığını, tüm ticari girişimlerin yapısının değiştiğinin kanıtıdır.” dedi.

“2016 yılı verilerine göre ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinin toplam pazar hacmi 94,3 milyar liraya ulaşmış durumda” diyen Faruk Özlü, “Sektörün ihracatı ise bir önceki yıla göre %32 artarak 3,1 milyar lira seviyesinde gerçekleşmiştir. İhracatımızın 2 milyar liralık kısmı yazılımdan gelmiştir. Bu rakamlar elbette yeterli değil. 4. Sanayi devriminin hayatımıza girdiğini düşünürsek bilişimde ve yazılımda büyük bir sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Yeni sanayi devrimini ve anlayışını teknoloji ve bilimin geleceğine dönük bütün hedeflerimizin merkezine koymak zorundayız.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Faruk Özlü, “KOBİ’ler için bilişim ve dijital dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Dijital ekonomiyle dost olmak barış içinde olmak şart. Türkiye sanayide dijital dönüşümü sağlayacak teknolojik altyapıya sahip bulunuyor. Bugün ithal ettiğimiz birçok ürünü yurt içinde kendimiz üretecek potansiyele girişim gücüne ve teknolojiye sahibiz. Bu nedenle KOBİ’lerimize ‘Türkiye’de yapın desteği kapın’ diyoruz. İthal edilen bir ürünü bir KOBİ ile eşleştirmek istiyoruz. 1000 ürün 1000 KOBİ programı ithal ettiğimiz bin kalem ürünü yerleştirmeyi kapsayan bir projedir. Bu ürünlerin bir defaya mahsus masraflarının tasarımlarını ve Ar-Ge’lerini biz karşılayacağız. İthal ettiğimiz ürünler içinde öyle ürünler var ki bizim yurt içi sanayimiz ve KOBİ’lerimiz bunları rahatlıkla yapabilecek donanıma sahip. KOBİ’lerimizi bu yeni projeye teşvik etmek için özellikle KOSGEB’i imalat sanayine odaklanan bir kurum haline getirmek istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise KOBİ’lerin, üstlendikleri rol ve ülkeye sağladıkları katkı nedeniyle ekonominin yapı taşları olduğunu, büyüme, refah ve istihdamın artmasında önemli rol oynadıklarını belirtti. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğini söyleyen Gürsel Baran, “KOBİ’lerimizin uluslararası rekabette avantajı elde edebilmeleri için dünyadaki değişim ve dönüşüme ayak uydurmaları, işlerini büyütmek, hızlandırmak, verimliliği artırmak için teknolojiden en etkin şekilde yararlanmaları gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de her gün milyonlarca kişinin internete bağlandığına dikkat çeken Gürsel Baran, TÜİK’in 2017 verilerine değinerek, “Bilgisayar ve internet kullanımı 2017 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerde %56.6’dan, %66.8’e yükseldi. İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alan 16-74 yaş arası grubundaki bireylerin oranı %24.9 oldu” açıklamasında bulundu. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir ise, Türkiye’nin yeni bir büyüme hikâyesine ihtiyacı olduğunu ve bunun temelinde verimlilik, yenilikçilik ve dijitalleşmenin bulunduğunu aktararak, “İş gücü, sermaye ve toplam faktör verimliliklerini artıramayan bir Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyümeyi yakalaması oldukça zor görünmektedir. Ekonomimizin dinamizmi ve aynı zamanda bel kemiği olan KOBİ’lerin yenilikçilik faaliyetleri ve dijitalleşmesi ile birlikte verimlilikleri yükselebilecektir.” Değerlendirmesinde bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Yıllarca Tekstil Fabrikasında Çalıştı Sonra Aldığı Hibeyle Tekstil Atölyesini Açtı!

Kastamonu’da yaşayan lise mezunu 38 yaşındaki Hamide Sekecek, aile bütçesine katkı sağlamak için 21 yıl tekstil fabrikalarında çalıştı. Hamide Sekecek ‘in hayatı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından kendi işini kurmak isteyenlere yönelik açtığı girişimcilik kursu ile tamamen değişti. Kursu başarıyla tamamlayan, ardından KOSGEB‘den 50 bin lirası hibe olmak üzere 150 bin lira kredi almaya hak kazanan iki çocuk annesi Hamide Sekecek, hayalindeki tekstil atölyesini açmayı başardı. İşe 7 kişiyi çalıştırarak başlayan Hamide Sekecek, bugün 83 kişi istihdam ediyor. Sekecek ‘in atölyesinde üretilen ürünler, İtalya ve İspanya’ya da ihraç ediliyor. Yıllarca başkalarının yanında çalıştığını, artık kendisi için bir şeyler yapmak istediğini ifade eden Hamide Sekecek,  “Müşteri bulabilir miyim diye başlarda tedirgin oldum korktum. Bu nedenle çalışırken tanıştığım, İstanbul’da  işiyle uğraşan Aynur Bozkurt’a ortaklık teklif ettim. Onun da kabul etmesiyle Mayıs 2016’da 7 kişiyle işe başladık. Eşim ve ailemden çok büyük destek aldım. Yavaş yavaş çalışan sayısını yükselttik. Çalışanların büyük çoğunluğu kadın. Hepsi ev hanımıydı. Şimdi hepsi işi bilen insanlar. Ayda 200 bin parça bebek kıyafeti üretiyoruz.” Açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Hayalleri İçin Engelini Aşıp Arıcılık Yapmaya Başladı!

Kütahya’da, bedensel engelli 19 yaşındaki genç kız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından finanse edilen Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamındaki “Genç Çiftçi Projesi’nden “ yararlanıp köyüne döndü ve internetten öğrendiği arıcılık işini yapmaya başladı. Parapleji (vücut alt yarısında gelişen felç, kuvvet ve hareket kaybı) hastası Şerife Turgut, ailesiyle kent merkezinde ikamet ederken çeşitli kurumların köye dönüşü teşvik etmek için hayvancılıkla ilgili desteklemelerde bulunduğunu öğrenince, büyükbaş hayvancılık üzerine proje hazırladı. Bu projeyle bir kamu kurumuna başvuran Şerife Turgut, projesi onaylanmamasına karşın merkeze bağlı Karsak köyüne dönüp kendi imkânlarıyla hayvancılık yapan ailesine destek olmaya devam etti.

Şerife Turgut, daha sonra üyesi olduğu Türkiye Sakatlar Derneği Kütahya Şubesi yöneticilerinden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında hibe desteği sağladığını duyunca köyünde arıcılık yapma kararı aldı. Bu kez arıcılıkla ilgili proje hazırlayıp Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne müracaat eden Şerife Turgut, onay aldığı projesi sayesinde temmuz ayında 40 kovan arı sahibi oldu. İnternetten ilgili videolar izleyip, makaleleri okuyan Şerife Turgut, bir dönem arıcılık yapan babasının da desteğiyle kendi işinin sahibi oldu.

Şerife Turgut yaptığı açıklamada, proje başlangıcında arıcılık hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını, internetten ve çeşitli kaynaklardan bilgi edindiğini ifade ederek, “Arıcılığa başladığımda herhangi bir bilgim ve tecrübem yoktu. Bu işi yapabilmek için internetten araştırma yaptım, çeşitli videolar izledim. Babamın arıcılık belgesi olduğu için onun tecrübelerinden de faydalandım. Şu an 40 kovan arım var. İlerleyen zamanlarda bu sayıyı 100’ün üzerine çıkarıp, engelli kardeşlerimizin istihdamına katkı sağlamak istiyorum.” dedi. Şerife Turgut, “Engelliler kolay kolay iş bulamıyorlar. Herkes engelli kardeşlerimize iş vermiyor. Ben de böylelikle iş arayan değil, işveren olmak istiyorum. İlerleyen dönemlerde ülke istihdamına katkı sağlamayı hedefliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Özel bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan Ahmet Turgut da kızı Şerife’nin arıcılığa başladıktan sonra, engeli ve rahatsızlığına bağlı yaşadığı moralsizlikten büyük ölçüde kurtulduğunu belirtti. Ailece kızının moralini düzeltmek için çok uğraştıklarını söyleyen Ahmet Turgut, “Kızım arıcılık sayesinde daha mutlu oldu, bu işi çok sevdi. Kızımın bu gayreti beni çok gururlandırıyor. Her zaman kızımızın destekçisi olduk, bundan sonra da bize ihtiyaç duyduğu her anında yanında olmaya devam edeceğiz. Kızımın bu işte başarılı olması için gerekli her şartı sunduk sunmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Türkiye Sakatlar Derneği Şube Başkanı Hatice Yakar ise projeyle engelleri aşan Şerife Turgut’u tebrik ettiğini söyleyerek, bu azmin bütün engellilere örnek olması temennisinde bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Üretimin Kaliteli Olması İçin Herkese Hibe Desteği!

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Kimin hangi projesi varsa, ‘Bu işi yaparsak Türkiye için önemli kazanç sağlarız’ diyorsanız, hükümet olarak o projeyi finanse etmeye ve onun arkasında durmaya hazırız. Hukuki olarak bunun altyapısını da sağladık. Artık Türkiye’de terzi usulü teşvik veriyoruz” açıklamasında bulundu. İSTOÇ Ticaret Merkezi’nde düzenlenen İSTOÇ 1. Festival Günleri’nin açılışına katılan Bülent Tüfenkci, İSTOÇ’un bir marka olduğunu ve bunun korunması gerektiğini ifade ederek, pazarın taleplerini karşılayacak üretim yapılması gerektiğini belirtti.

Bakan Bülent Tüfenkci, İSTOÇ’taki firmaların markalarını oluşturma noktasındaki gayretlerinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyerek, hükümet olarak patent ve markalaşma konusunda verdikleri desteklere değindi. Verdikleri desteklerden birçok firmanın haberi olmadığını söyleyen Bülent Tüfenkci, bürokrasideki engelleri kaldırma noktasında hükümet olarak biraz daha adım atmaları gerektiğini, 2019’da yürürlüğe girecek yeni sistemle bürokrasideki yavaşlığın ve tıkanıklığın daha hızlı açılacağını söyledi. Bülent Tüfenkci, 15 Temmuz darbe girişiminin sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümete değil, esnafa ve tüccara da zarar verdiğini belirtti.

Üretimin dünya standartlarında ve kaliteli yapılmasının önemine dikkati çeken Tüfenkci, çabalarının, Türk patentli ürünler hakkında tüm dünyada “Bu Türk malı ise sağlam, kaliteli üründür” denilmesi yönünde olduğunu belirtti. Bülent Tüfenkci, firmaların kaliteli ve pazarın ihtiyacına yönelik üretim yapmasının gelecek endişelerini yok edeceğini söyledi. Artık ticaretin, pazarın şeklinin değiştiğini, ulusal rekabet ortamından küresel bir rekabet ortamına ve yarışına girildiğini söyleyen Bülent Tüfenkci, “Üretimde teknolojiyi yakından takip etmezsek rekabet gücümüzü, trendleri kaçırırsak pazar payımızı kaybederiz” açıklamasında bulundu.

KOBi’ler için Kredi Garanti Fonu’nu devreye soktuklarını ve KOSGEB aracılığıyla faizsiz kredi verdiklerini hatırlatan Bülent Tüfenkci, bankaların direncine rağmen sicil affı getirdiklerini söyledi. Tüfenkci, “Ekonominin çarkının dönmesini sağladık ve ilk çeyrekte % 5,2, ikinci çeyrekte % 5,1 büyüdük. İnşallah üçüncü çeyrekte de % 7’nin üzerinde bir büyüme yakalayacağız” ifadelerini kullandı.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr