50 Bin Kapasiteli Tavuk Çiftliğinin Kadın Patronu Oldu!

Bursa’nın Karacabey ilçesinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı hibe desteğiyle 50 bin tavuk kapasiteli çiftlik kuran 42 yaşındaki Seval Şengör, et verimi yüksek tavuklar besleyip bütünleşmiş tesislere satıyor. İki çocuk annesi Seval -Şengör, iki yıl önce ablası ile ellerindeki bir miktar sermayeyle iş hayatına girmeye karar verdi. Bu süreçte TKDK ‘nın uygun gördüğü projelere hibe desteği verdiğini öğrenen Seval Şengör, bir yakınının da tavsiyesiyle “fason” olarak tavuk çiftliği kurmak için harekete geçti. Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra projeyi hayata geçiren Seval Şengör, kendilerinden istenen dosyayı hazır hale getirdikten sonra TKDK’ye projesini sundu. Şengör, kurumdan olumlu yanıt gelince, kırsal Yarış Mahallesi’nde satın aldıkları arazi üzerine 50 bin civciv kapasiteli iki kümes kurdu.

Kümeslerde, bütünleşmiş piliç firmalarından gelen civcivleri 40-42 gün civarında besleyen Seval Şengör, ardından kilo karşılığı aynı firmaya geri pazarlıyor. Şengör yaptığı açıklamada, tavuk besiciliğine olan merakının, bu işe başlamasına vesile olduğunu belirtti. Projeyi TKDK’ye sunmadan önce en ince detayına kadar her şeyi düşünerek ve yaparak dosyayı hazırladıklarını söyleyen Seval Şengör, kurumun onayını alınca kümeslerin inşasını yaptıklarını ifade etti. Seval Şengör, projenin kendilerine 1,5 milyon liraya mal olduğunu aktararak, “Bize mal olan tutarı faturalandırarak TKDK’ye sunduk. O dönemde hibe yaklaşık % 50 civarındaydı ama yaş ve arazimizin dağlık alanda olmasından dolayı % 65 yani yaklaşık 900 bin lira hibe aldık.” diye konuştu.

Yetiştirdikleri civcivleri “misafirleri” olarak aktaran Seval Şengör, “Tesisimiz yaklaşık 50 bin civcivi yetiştirebilecek kapasitede. Yetiştirdiğimiz tavuklar aslında bizim değil. Biz bunları anlaşmalı olduğumuz piliç firmasından alıyoruz ve bir nevi otel görevi görerek hizmet veriyoruz. Civcivlerimiz bizim misafirlerimiz. Onlar geliyorlar, 40-42 gün arasında mevsim ve koşullara göre besleyip, büyütüp anlaşmalı olduğumuz bütünleşmiş tesise geri teslim ediyoruz. Bizim buradaki amacımız sağlığa uygun koşullar içerisinde, biyogüvenlik kurallarını tam olarak uygulayarak, en uygun şartlarda üretim yapmak. Bu konuya çok hassas davranıyoruz. Ayrıca yapılan denetimler sonucunda örnek çiftlik seçilen firmalardan biri olduk. Üçüncü kümesimizi de yapmaya başladık.” Sözleriyle kümes sayılarını işleri büyüttükçe artıracaklarını belirtti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Devletten Köyünde Üretim Yapacak Çiftlik Kuracak Olana Hibe Desteği!

Kent hayatından köy yaşamına geri dönüş yapmayı düşünen kişiler için devlet destekli hibe kredisi verilmektedir. Şehir hayatı insanı her anlamda yorabilmektedir. Araçların egzoz dumanları, insan sayısının çok olması, çöpler, yapay gıdalar kişiyi bunaltabilmektedir. Bu durumda da kişi kendini köy yaşamına atmak ve burada gelir elde etmek isteyebilir. Ülkemizde de tarımsal üretimin artırılabilmesi adına önemli destekler sunulmaktadır. Özellikle de köyde geçimini sağlayan kişilerin maddi olanakları düşünmeden üretim yapması sağlanmak istenmektedir. Bu noktada hükümetin önemli desteklerin önünü açtığını söylemek gerekiyor.

Yerli üretimin artırılabilmesi için yürürlüğe girmiş Köye Dönüş projesinde, dileyen kişi köyüne geri dönüş yapabilir. Burada bir çiftlik kurabilir ve geçimini sağlayabilir. Üretim yapmak isteyen kişi dilerse şehirde yaşamını sürdürerek üretimine de devam edebilir. Bu noktada işletme planının istikbal vadetmesi ve girişimcilik konusunda iddialı olunması gerekiyor. Tarım ve hayvancılık sektörü ülkemiz için çok büyük bir öneme sahiptir. Türkiye nüfusunun önemli bir kısmı da bu sektörde faaliyet göstererek geçimini sağlamaktadır.

KOSGEB, günümüze kadar sayısız girişimci desteğine imza atmıştır. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın önerileriyle KOSGEB, bu sektöre çok önemli destekler vermektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte bu sektörde ciddi bir azalma görülmüştür. Çünkü teknolojik gelişmelere olan ilgi şehir yaşamının cazibesini artırmıştır. Ancak kırsal kalkınmanın artırılabilmesi için hükümet tarım ve hayvancılık girişimlerine hibeler sunmaktadır.

Proje kapsamında Tarım ve hayvancılık da faaliyet gösterecek girişimciler için geri ödemesiz 50.000 TL veya sıfır faizli 100.000 TL kredi finanse edilmektedir. 35 yaşından küçük olan vatandaşlar için 30.000-50.000 TL arası sıfır faizli kredi veriliyor. Bu destekler Halkbank ve Ziraat Bankası aracılığıyla tüketicilere sunuluyor. Sıfır faizli krediler için ilk 1 yıl geri ödeme talep edilmemektedir. Daha sonra ise tüketici 48 ay vade süresi boyunca ödemelerini gerçekleştirebilmektedir. Tüketicinin gelir düzenine bağlı olarak geri ödeme koşulları oluşturulmaktadır. Dileyen tüketici yılda 2 kez, 3 ayda bir veya her ay eşit taksitlerle gerekli ödemeleri yapabilmektedir. Bu imkandan faydalanmak isteyenlerin KOSGEB’e başvuruda bulunmaları gerekiyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOBİ’ler Türk Ekonomisinin Lokomotif Unsurlarıdır!

Türkiye Bilişim Derneği, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Odası tarafından işbirliği ile Sheraton Otel’de ‘1. Kobiler ve Bilişim Kongresi’ düzenlendi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, kongrede yaptığı konuşmada KOBİ’lerin bilişimle, teknolojiyle, Ar-Ge ve inovasyonla buluşmak zorunda olduğunu ifade ederek, “KOBİ’lerimizi yeni sanayi anlayışının gerektirdiği şekilde donatmamız gerekiyor. Her zaman söylüyoruz KOBİ’ler Türk ekonomisinin lokomotif unsurlarıdır diye. Bunu bir adım daha öteye götürürsek KOBİ’ler ekonominin çelik çekirdeğidir diyebiliriz. KOBİ tanımına baktığımızda Türk ekonomisinin aslında bir KOBİ ekonomisi olduğunu da söyleyebiliriz. Türkiye’deki işletmelerin %99’u KOBİ’lerdir. Bu oran Almanya, Fransa, Güney Kore’de de aynıdır. Toplam istihdamın %76’sı katma değerin %54’ü ihracatımızın %60’nı KOBİ’lerin oluşturduğunu biliyoruz. Tüm bu rakamlar bize KOBİ’lerin ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunun kanıtıdır. Ancak Türkiye Bilişim Derneği Başkanımıza biraz serzenişte bulunmak istiyorum. Sayın Başkan salon boş. KOBİ’ler önemli diyoruz ama salon boş” ifadelerini kullandı.

Hiçbir koşulda Türkiye’nin en dinamik ekonomi aktörleri olan KOBİ’leri ihmal etmediklerini ve etmeyeceklerine dikkat çeken Bakan Faruk Özlü, “KOSGEB’in başlattığı 0 faizle işletme kredisi kapsamında 10 Şubat ve 11 Temmuz tarihleri arasında 274 bin 279 işletmemize 6,7 milyar lira destek verdik. Kullanılan kredilerin 1,5 milyar liralık faiz gideri KOSGEB tarafından karşılandı” açıklamasını yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda KOSGEB aracılığıyla çok önemli bir destek ve kredi paketinin müjdesini verdiklerini anımsatan Faruk Özlü, “KOBİ gelişim destek programını ve bütçesini daha da genişlettik. Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla orta ve yüksek teknolojili imalat sektöründeki KOBİ’lerimizin tümü 11 Eylül-20 Ekim tarihleri arasında başvurabilirler. Bu destek programı bugün konuştuğumuz KOBİ’ler ve bilişim konusunun tam olarak karşılığıdır. Çünkü biz bu programda bilişim teknolojisi alt yapısını güçlendirmek isteyen KOBİ’lere tam destek sağlıyoruz. Özellikle orta yüksek ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerimize önemli bir finansman desteği veriyoruz. Sizlerden isteğim KOBİ Gelişim Destek Programını ayrıntılı olarak incelemenizdir. Projelerinizi hazırlayınız ve KOSGEB’e başvurunuzu yapın.” Sözlerini aktardı.

TÜİK tarafından açıklanan bir veriye değinen Faruk Özlü; “Bu veri 2017 yılına ait girişimlerde bilişim teknolojileri kullanım araştırmasının sonuçlarıdır. Bu sonuçlar memnuniyet vericidir. Türkiye’de internet erişimine sahip girişimlerin oranı %96 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran geçen yıl %93 olarak belirlenmişti. 2016 yılında girişimlerin %66’sı web sayfasına sahipken 2017 yılında işletmelerin %73’ü web sayfasına sahip olmuştur. Bu büyük bir sıçramadır. 10 ve daha fazla çalışanı olan KOBİ’lerin % 46’sı 2017 yılında sosyal medya uygulamalarını kullandı. Bu oran 2016 yılında %38 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu veriler bize şunu söylemektedir; KOBİ’lerimiz bilişimi seviyorlar, bilişimi benimsiyorlar, bilimin gerektirdiği imkânları kullanıyorlar. Biz bilişimi sadece web sayfasından ve sosyal medyadan ibaret olarak görmüyoruz. Eğer yarınlara dair bir şey konuşacaksak içinde bilişim olmayan dijitalleşme olmayan teknoloji ve bilim olmayan hiçbir şey konuşamayız.” Açıklamasında bulundu.

Türkiye’de 48 milyon kişinin her gün internete bağlandığını, 47 milyon kişinin aktif olarak sosyal medyayı kullandığını söyleyen Faruk Özlü, insanların %95’nin cep telefonu sahibi olduğunu, cep telefonu kullananların %75’inin akıllı telefonları tercih ettiğini, dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımının ise %51 oranında olduğunu ifade etti. Faruk Özlü, “Tüm bu rakamlar bilginin girdi olarak kullanıldığını, tüm ticari girişimlerin yapısının değiştiğinin kanıtıdır.” dedi.

“2016 yılı verilerine göre ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinin toplam pazar hacmi 94,3 milyar liraya ulaşmış durumda” diyen Faruk Özlü, “Sektörün ihracatı ise bir önceki yıla göre %32 artarak 3,1 milyar lira seviyesinde gerçekleşmiştir. İhracatımızın 2 milyar liralık kısmı yazılımdan gelmiştir. Bu rakamlar elbette yeterli değil. 4. Sanayi devriminin hayatımıza girdiğini düşünürsek bilişimde ve yazılımda büyük bir sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Yeni sanayi devrimini ve anlayışını teknoloji ve bilimin geleceğine dönük bütün hedeflerimizin merkezine koymak zorundayız.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Faruk Özlü, “KOBİ’ler için bilişim ve dijital dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Dijital ekonomiyle dost olmak barış içinde olmak şart. Türkiye sanayide dijital dönüşümü sağlayacak teknolojik altyapıya sahip bulunuyor. Bugün ithal ettiğimiz birçok ürünü yurt içinde kendimiz üretecek potansiyele girişim gücüne ve teknolojiye sahibiz. Bu nedenle KOBİ’lerimize ‘Türkiye’de yapın desteği kapın’ diyoruz. İthal edilen bir ürünü bir KOBİ ile eşleştirmek istiyoruz. 1000 ürün 1000 KOBİ programı ithal ettiğimiz bin kalem ürünü yerleştirmeyi kapsayan bir projedir. Bu ürünlerin bir defaya mahsus masraflarının tasarımlarını ve Ar-Ge’lerini biz karşılayacağız. İthal ettiğimiz ürünler içinde öyle ürünler var ki bizim yurt içi sanayimiz ve KOBİ’lerimiz bunları rahatlıkla yapabilecek donanıma sahip. KOBİ’lerimizi bu yeni projeye teşvik etmek için özellikle KOSGEB’i imalat sanayine odaklanan bir kurum haline getirmek istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise KOBİ’lerin, üstlendikleri rol ve ülkeye sağladıkları katkı nedeniyle ekonominin yapı taşları olduğunu, büyüme, refah ve istihdamın artmasında önemli rol oynadıklarını belirtti. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğini söyleyen Gürsel Baran, “KOBİ’lerimizin uluslararası rekabette avantajı elde edebilmeleri için dünyadaki değişim ve dönüşüme ayak uydurmaları, işlerini büyütmek, hızlandırmak, verimliliği artırmak için teknolojiden en etkin şekilde yararlanmaları gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de her gün milyonlarca kişinin internete bağlandığına dikkat çeken Gürsel Baran, TÜİK’in 2017 verilerine değinerek, “Bilgisayar ve internet kullanımı 2017 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerde %56.6’dan, %66.8’e yükseldi. İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alan 16-74 yaş arası grubundaki bireylerin oranı %24.9 oldu” açıklamasında bulundu. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir ise, Türkiye’nin yeni bir büyüme hikâyesine ihtiyacı olduğunu ve bunun temelinde verimlilik, yenilikçilik ve dijitalleşmenin bulunduğunu aktararak, “İş gücü, sermaye ve toplam faktör verimliliklerini artıramayan bir Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyümeyi yakalaması oldukça zor görünmektedir. Ekonomimizin dinamizmi ve aynı zamanda bel kemiği olan KOBİ’lerin yenilikçilik faaliyetleri ve dijitalleşmesi ile birlikte verimlilikleri yükselebilecektir.” Değerlendirmesinde bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Yıllarca Tekstil Fabrikasında Çalıştı Sonra Aldığı Hibeyle Tekstil Atölyesini Açtı!

Kastamonu’da yaşayan lise mezunu 38 yaşındaki Hamide Sekecek, aile bütçesine katkı sağlamak için 21 yıl tekstil fabrikalarında çalıştı. Hamide Sekecek ‘in hayatı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından kendi işini kurmak isteyenlere yönelik açtığı girişimcilik kursu ile tamamen değişti. Kursu başarıyla tamamlayan, ardından KOSGEB‘den 50 bin lirası hibe olmak üzere 150 bin lira kredi almaya hak kazanan iki çocuk annesi Hamide Sekecek, hayalindeki tekstil atölyesini açmayı başardı. İşe 7 kişiyi çalıştırarak başlayan Hamide Sekecek, bugün 83 kişi istihdam ediyor. Sekecek ‘in atölyesinde üretilen ürünler, İtalya ve İspanya’ya da ihraç ediliyor. Yıllarca başkalarının yanında çalıştığını, artık kendisi için bir şeyler yapmak istediğini ifade eden Hamide Sekecek,  “Müşteri bulabilir miyim diye başlarda tedirgin oldum korktum. Bu nedenle çalışırken tanıştığım, İstanbul’da  işiyle uğraşan Aynur Bozkurt’a ortaklık teklif ettim. Onun da kabul etmesiyle Mayıs 2016’da 7 kişiyle işe başladık. Eşim ve ailemden çok büyük destek aldım. Yavaş yavaş çalışan sayısını yükselttik. Çalışanların büyük çoğunluğu kadın. Hepsi ev hanımıydı. Şimdi hepsi işi bilen insanlar. Ayda 200 bin parça bebek kıyafeti üretiyoruz.” Açıklamasında bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Hayalleri İçin Engelini Aşıp Arıcılık Yapmaya Başladı!

Kütahya’da, bedensel engelli 19 yaşındaki genç kız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından finanse edilen Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamındaki “Genç Çiftçi Projesi’nden “ yararlanıp köyüne döndü ve internetten öğrendiği arıcılık işini yapmaya başladı. Parapleji (vücut alt yarısında gelişen felç, kuvvet ve hareket kaybı) hastası Şerife Turgut, ailesiyle kent merkezinde ikamet ederken çeşitli kurumların köye dönüşü teşvik etmek için hayvancılıkla ilgili desteklemelerde bulunduğunu öğrenince, büyükbaş hayvancılık üzerine proje hazırladı. Bu projeyle bir kamu kurumuna başvuran Şerife Turgut, projesi onaylanmamasına karşın merkeze bağlı Karsak köyüne dönüp kendi imkânlarıyla hayvancılık yapan ailesine destek olmaya devam etti.

Şerife Turgut, daha sonra üyesi olduğu Türkiye Sakatlar Derneği Kütahya Şubesi yöneticilerinden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında hibe desteği sağladığını duyunca köyünde arıcılık yapma kararı aldı. Bu kez arıcılıkla ilgili proje hazırlayıp Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne müracaat eden Şerife Turgut, onay aldığı projesi sayesinde temmuz ayında 40 kovan arı sahibi oldu. İnternetten ilgili videolar izleyip, makaleleri okuyan Şerife Turgut, bir dönem arıcılık yapan babasının da desteğiyle kendi işinin sahibi oldu.

Şerife Turgut yaptığı açıklamada, proje başlangıcında arıcılık hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını, internetten ve çeşitli kaynaklardan bilgi edindiğini ifade ederek, “Arıcılığa başladığımda herhangi bir bilgim ve tecrübem yoktu. Bu işi yapabilmek için internetten araştırma yaptım, çeşitli videolar izledim. Babamın arıcılık belgesi olduğu için onun tecrübelerinden de faydalandım. Şu an 40 kovan arım var. İlerleyen zamanlarda bu sayıyı 100’ün üzerine çıkarıp, engelli kardeşlerimizin istihdamına katkı sağlamak istiyorum.” dedi. Şerife Turgut, “Engelliler kolay kolay iş bulamıyorlar. Herkes engelli kardeşlerimize iş vermiyor. Ben de böylelikle iş arayan değil, işveren olmak istiyorum. İlerleyen dönemlerde ülke istihdamına katkı sağlamayı hedefliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Özel bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan Ahmet Turgut da kızı Şerife’nin arıcılığa başladıktan sonra, engeli ve rahatsızlığına bağlı yaşadığı moralsizlikten büyük ölçüde kurtulduğunu belirtti. Ailece kızının moralini düzeltmek için çok uğraştıklarını söyleyen Ahmet Turgut, “Kızım arıcılık sayesinde daha mutlu oldu, bu işi çok sevdi. Kızımın bu gayreti beni çok gururlandırıyor. Her zaman kızımızın destekçisi olduk, bundan sonra da bize ihtiyaç duyduğu her anında yanında olmaya devam edeceğiz. Kızımın bu işte başarılı olması için gerekli her şartı sunduk sunmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Türkiye Sakatlar Derneği Şube Başkanı Hatice Yakar ise projeyle engelleri aşan Şerife Turgut’u tebrik ettiğini söyleyerek, bu azmin bütün engellilere örnek olması temennisinde bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

TKDK Hibe Desteği İçin Başvuru Süresi Uzatıldı!

TARIM ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başvurularının 11 Ekim’e uzatıldığı açıklaması yapıldı. TKDK’den yapılan açıklamada, çevrimiçi başvuru sistemindeki başvuru girişi, evrak yükleme, tamamlama ve yazdırma işlemlerinin belirtilen tarih ve saate kadar tamamlanması gerektiği belirtildi. Online başvuru sisteminin açık kalma süresinin 11 Ekim Çarşamba günü saat 18.00’e kadar uzatıldığı belirtilerek, proje başvuru paketlerinin il koordinatörlüklerine son teslim tarihinin ise 13 Ekim Cuma günü saat 18.00 olduğu aktarıldı.

TKDK, Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri kapsamında süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleri ile meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik % 50 hibeyle desteklenecek sektörlere toplam 122 milyon 177 bin 559 Avro destek bütçesi ayrıldığını açıklamıştı.

Destekleme kapsamında; Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat olmak üzere 42 il yer alıyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Eğitimi Tamamladı Hibe Aldı Patron Oldu!

Sivas’ta KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimi kurslarına katıldıktan sonra devlet hibe desteklerinden yararlanan Miyase Kozani, aldığı hibeyle kafe açarak esnaflık hayatına başladı. Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinden (SESOB) yapılan yazılı açıklamaya göre, yıllarca farklı farklı yerlerde çalışan Miyase Kozani, uygulamalı girişimcilik eğitimlerini tamamladıktan sonra KOSGEB’den destek alarak kendi kafesini açtı. Örtülüpınar Mahallesi’ndeki kafenin açılış törenine katılan SESOB Başkanı Beşir Köksal, ev hanımlarının girişimci olmasının ve destek alarak iş yeri açmasının çok anlamlı ve gurur verici olduğunu belirtti.

KOSGEB kurslarının faydalı olduğunu ve kurslara katılanların projeler hazırlayarak devlet desteği ile iş yeri açtığına dikkat çeken Beşir Köksal, yıllarca başkalarının yanında çalışan ve projeden faydalanarak kendi iş yerini açan girişimci işletmeci Miyase Kozani’yi tebrik etti. Beşir Köksal, okunan duanın ardından iş yerinin açılışını gerçekleştirdi. İş yeri sahibi 41 yaşındaki Miyase Kozani ise, KOSGEB desteğini de alarak kafe sektöründe hizmet vermeye başladığını ifade ederek, açılışa katılan ve destek olan Beşir Köksal’a teşekkür etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

İhracatı Teşvik İçin Şartsız Koşulsuz Hibe!

Ekonomi Bakanlığı, ihracat amaçlı yurtdışına çıkan firmalara, seyahat, ofis, depo, mağaza, kirası ve tanıtım giderlerini de kapsayan yılda 2 milyon $’a kadar hibe desteği sağlıyor. Ancak KOBİ’lerin çoğu bundan haberi yok. Ekonomi Bakanlığı’nın ihracat yapan firmalara özel teşvik çalışmaları her geçen gün genişleyip artıyor. Son rakamlara göre devletin ödediği ihracatın teşvik rakamı yıllık 1 milyar doları geçiyor. İhracatı teşvik destekleri kapsamında firmalar bir yıl içerisinde 1,5-2 milyon dolara varan oranlarda geri ödemesiz hibe desteğinden faydalanabiliyor. İhracatı Geliştirmeye Yönelik Hibe Destekleri kapsamında dünyaya açılmak isteyen firmalara 8 ayrı destek imkânı veriliyor.

“Üstelik bu desteklerden faydalanabilmek için, firmanın büyüklüğünün, küçüklüğünün, çalışan sayısının, firma sahiplerinin yerli ya da yabancı olmasının, ihracat rakamının azlığı veya çokluğu ya da KOBİ olmasının hiçbir önemi yok” diyen KOBİ Türkiye Genel Müdürü Koray Aksu, “Bugün şirketini yeni kurmuş, ama 1 hafta sonra ihracat amaçlı yurtdışı iş seyahatine çıkan firmaya da yurtdışı iş seyahati teşviki veriliyor, 10 yıllık firmada bu teşvikten faydalanabiliyor.  Ayrıca her firmaya eşit limit oranlarla da destek sağlanıyor” açıklamasını yaptı. En çok kullanılan yurtdışı seyahat desteği ile ilgili örnek veren Koray Aksu “Örneğin yurtdışına bir müşterinizi ziyarete gittiniz ya da pazar araştırmaya gittiniz veya katılımcısı olmadığınız bir fuara gittiniz. Her şekilde bu bir yurtdışı iş seyahatidir ve buradaki harcamalarınızın % 70’i devlet tarafından hibe olarak geri ödenir. Devlet, uçak biletinizi, otel konaklamanızı, hatta araç kiralamanızı da destek kapsamına alıyor.” Sözleriyle yatırımcılara her türlü desteği vereceklerini belirtti.

Teşviklerden yaralanmak isteyen şirketlere 15 yıldır danışmanlık hizmeti veren Koray Aksu’ya göre teşvikler her geçen gün genişlerken firmaların büyük çoğunluğunun bu desteklerden haberi yok. Koray Aksu, yaptırdıklarıyla bir araştırmayla ulaştıkları çarpıcı sonuçları bizimle paylaşıyor: “İstanbul, Ankara ve İzmir genelinde OSB’lerde faaliyet gösteren 4 bin firmayla bir anket gerçekleştirdik ve 100 firmadan % 90’ının hiç teşvik kullanmadığı ortaya çıktı. Araştırmamıza katılan firmaların % 90’ının devletin vermiş olduğu bu desteklerden haberi bile yok. 2002-2012 döneminde firmalara sunulan teşvikler TL bazında yaklaşık üç kat artmış durumda.” Dedi.

Türkiye’deki işletmelerin % 99’unu oluşturan KOBİ’ler ekonominin belkemiği, kalkınmanın temel taşını oluşturuyor. Koray Aksu, Türkiye istihdamın % 75’ini, ihracatının ise % 55- 60’ını yapan KOBİ’lerin bu desteklerden yararlanmasının ekonomi için büyük önem taşıdığını söyledi.  Koray Aksu, “Firmalar bürokrasiyle, mevzuatla, evrakla, formla, uğraşmak istemedikleri için zorlanıyor. Biz bu noktada, tüm evrak işlemlerini yaptığımız için ciddi anlamda, firmalarımızı iş yükünden kurtarmış oluyoruz.” İfadelerini kullandı. İhracat yapacak şirketlerin alabilecekleri teşvikler ise yutduşı seyahat harcamaları, yurtdışı pazar raporları harcamaları, e-ticaret sitelerine üyelik ile ilgili harcamalar, kalite belgelendirme ve test analiz raporları ve sertifikalandırma harcamaları, yurtdışında ofis-depo-mağaza-showroom-reyon, kiosk kira harcamaları, yurtdışı markalaşma harcamaları, yurtdışı tanıtım harcamaları ve yurtdışı fuar harcamalarını kapsamaktadır.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Hibe Alarak Kazandığı Parayla Çocuklarını Okutuyor!

Van’ın Gevaş ilçesinde devletten aldığı hibeyle arıcılık yapmaya başlayan Remziye Canbey, yılda ortalama 3 ton bal üretip satıyor. Gevaş ilçesinde yaşayan 8 çocuk annesi Remziye Canbey, Van Gölü kıyısında özenle yetiştirdiği arılardan elde ettiği balı, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerine göndererek ailesinin geçimine büyük katkı sağlıyor. Girişimci Remziye Canbey, eşinden öğrendiği arıcılık mesleğini geliştirmek ve üretim kapasitesini artırmak için hazırladığı projeyi “Arıcılık IPARD I” programı kapsamında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na sundu. 86 bin 817 liralık projesi incelemelerin ardından kabul edilen ve 43 bin 408 lira hibe alma hakkı elde eden Remziye Canbey, arı kovanları ve donanım satın alarak üretim yapmaya başladı. Mesleğe başlamasında kendisine destek veren eşiyle bitki varlığının geniş olduğu bölgede arıcılık yapan Remziye Canbey, yılda 3 ton bal satıyor.

Remziye Canbey, arıcılık mesleğini geliştirmek için proje hazırlayarak TKDK‘ya sunduğunu belirtti. Arıcılığı çok sevdiğini ve bir şey üretebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen 8 çocuk annesi Remziye Canbey, oğullarından 2’sinin üniversite ve birinin lisede okuduğunu, okul masraflarını bal satarak karşıladığını anlattı. Tüm varlığının beslediği arılar olduğunu ifade eden Remziye Canbey, “Çalışmayı çok seviyorum ve bu işi bırakmayı düşünmüyorum. Eşim de bu konuda bana çok büyük destek veriyor. Allah TKDK’dan razı olsun. Projemizi kabul ederek bize destek verdiler. Kurduğum işten kazandığım parayla çocuklarımı okutuyorum. Onları geleceğe hazırlıyorum.” Açıklamasını yaptı.

Ben evde oturan diğer kadınlara da evlerinden çıkarak çalışma hayatına atılmalarını tavsiye ediyorum. Bu konuda devletimiz de çok büyük destek imkânları sunuyor. Onların da bu desteklerden faydalanarak kendi işlerini kurmalarını, üretim yapmalarını istiyorum.” Dedi. Remziye Canbey ‘in eşi Necmettin Canbey de “Bizim bölgemizde bazı insanlara, bayanların erkek işlerinde çalışması farklı geliyor ama ben böyle düşünmüyorum. Böyle fikirlere de kesinlikle karşıyım. Çalışmada erkeklerle kadınlar arasında bir fark görmüyorum. Kadınlar da bu konuda çok başarılı. Evde oturan diğer kadınlara da kendi işlerini kurmalarını tavsiye ediyorum. Eşimle aynıyız, farkımız yok. Evde de arıcılıkta da tarlada da eşimle birlikte çalışıyoruz. Aramızda bir ayrım yok. En büyük destekçim eşim.” Diyerek eşiyle gurur duyduğunu ve onu hep destekleyeceğini ifade etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bu Projeyle Hayvan Yetiştiricileri Amsterdam’a Gidecek!

İstanbul’da kendilerine ait tıp merkezinde dâhiliye uzmanı olan Bayram Doğan ile hemşire eşi Gökay Doğan, mesleklerini bırakıp, stresten uzak yaşam sürmek için 2012 yılında Erzincan’a yerleşti. Süt sığırı yetiştiriciliği yapmaya karar veren çift, 2014 yılında ise Üzümlü ilçesi Denizdamı köyünde 42 bin metrekarelik arazi satın aldı. Bayram ve Gökay Doğan, başlarda küçük bir çiftlik kurma hayaliyle çıktıkları yolda,  oluşturdukları modern tesisle yatırımcılara örnek oldu. Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğince hazırlanan  “Hayvancılık Sektörünü Kayıt Altına Alıyoruz” projesi kapsamında mesleki eğitim alan 100 kadın da tesisteki proje gezisine katılım sağladı. Süt sığırı yetiştiriciliği konusundaki eğitimlerinin uygulamasını burada yapan kadınlara, sağım teknolojileri, buzağı bakım ve beslenmesi ile ahırdaki sistemlerle ilgili bilgiler verildi.

Gökay Doğan yaptığı açıklamada, kurdukları çiftlikte 340 hayvanın bulunduğunu ifade etti. Şehir hayatının stresine dikkat çeken Gökay Doğan “Şehir hayatından sıkıldığımız için böyle bir işe başladık. Burada süt üretimiyle ilgileniyoruz. Bayanlar işlerinde daha dikkatli ve titiz davranıyor. Hayvanların da aslında bu tür titizliğe ve dikkate ihtiyaçları kesinlikle var.  Çünkü hastalıkların oluşumunu, beslenmesini iyi gözlemlediğiniz zaman çok iyi süt verimi elde edebilirsiniz. Bu nedenle bayanların bu işte erkeklere oranla daha başarılı olabileceklerini düşünüyorum. Bayram Doğan da hayvanlar için yıllık ihtiyaçlarını belirleyerek tarlaya ekim yaptıklarını, işçilerle hasat çalışmasına katıldığını ifade etti.

Kendi arazilerine ektikleri ürünlerle ihtiyacın ancak %50’sini karşılayabildiklerini belirten Bayram Doğan, “Ekilen ürünlerin başında mısır silajı geliyor. Paketlenmiş mısırın maliyeti çok yüksek olduğu için bunu kendi ovamızdan karşılamak istiyoruz. Ancak su sorunu ve bölgede artan hayvancılık nedeniyle istediğimiz verimi elde edemiyoruz.” diye konuştu. Kursiyerlerden Songül Ekmez de bugüne kadar hayvancılık konusunda doğru bildiklerinin yanlış olduğunu kurs sayesinde öğrendiğini söyledi. Songül Ekmez, “Kurstan sonra baktığımız hayvanların sağımı olsun, beslenmesi olsun, hastalıkları olsun, bunlar konusunda daha bilinçli olacağız. Şu an gezdiğimiz tesis, gerçekten Erzincan’da bir numara. Her yönden güzel. İlerleyen zamanlarda kendimi daha çok geliştirip, böyle bir tesis kurmak istiyorum.” Açıklamasında bulundu.

Kursiyer eğitmenlerinden veteriner Mesut Özdemir ise proje kapsamında 100 kadın yetiştiriciye 20 gün boyunca süt sığırcılığı hakkında bilgiler verdiklerini belirtti. Mesut Özdemir, “Yuvayı dişi kuş yapar misali, onlara bu işi öğreterek 100 aileyi kurtarmanın derdine düştük. Kursun bitiminde kurayla belirlediğimiz 8 yetiştiricimiz, Hollanda Amsterdam’a gidecek ve oradaki daha modern çiftlikleri görme şansı elde edecekler. Bu memleketin kurtuluşu tarım ve hayvancılık üzerine olacaktır. Bizim çabamız, gayemiz bunun için. Yıllardan beri de bunun için çalışıyoruz.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr