Hibe Alarak Kazandığı Parayla Çocuklarını Okutuyor!

Van’ın Gevaş ilçesinde devletten aldığı hibeyle arıcılık yapmaya başlayan Remziye Canbey, yılda ortalama 3 ton bal üretip satıyor. Gevaş ilçesinde yaşayan 8 çocuk annesi Remziye Canbey, Van Gölü kıyısında özenle yetiştirdiği arılardan elde ettiği balı, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerine göndererek ailesinin geçimine büyük katkı sağlıyor. Girişimci Remziye Canbey, eşinden öğrendiği arıcılık mesleğini geliştirmek ve üretim kapasitesini artırmak için hazırladığı projeyi “Arıcılık IPARD I” programı kapsamında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na sundu. 86 bin 817 liralık projesi incelemelerin ardından kabul edilen ve 43 bin 408 lira hibe alma hakkı elde eden Remziye Canbey, arı kovanları ve donanım satın alarak üretim yapmaya başladı. Mesleğe başlamasında kendisine destek veren eşiyle bitki varlığının geniş olduğu bölgede arıcılık yapan Remziye Canbey, yılda 3 ton bal satıyor.

Remziye Canbey, arıcılık mesleğini geliştirmek için proje hazırlayarak TKDK‘ya sunduğunu belirtti. Arıcılığı çok sevdiğini ve bir şey üretebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen 8 çocuk annesi Remziye Canbey, oğullarından 2’sinin üniversite ve birinin lisede okuduğunu, okul masraflarını bal satarak karşıladığını anlattı. Tüm varlığının beslediği arılar olduğunu ifade eden Remziye Canbey, “Çalışmayı çok seviyorum ve bu işi bırakmayı düşünmüyorum. Eşim de bu konuda bana çok büyük destek veriyor. Allah TKDK’dan razı olsun. Projemizi kabul ederek bize destek verdiler. Kurduğum işten kazandığım parayla çocuklarımı okutuyorum. Onları geleceğe hazırlıyorum.” Açıklamasını yaptı.

Ben evde oturan diğer kadınlara da evlerinden çıkarak çalışma hayatına atılmalarını tavsiye ediyorum. Bu konuda devletimiz de çok büyük destek imkânları sunuyor. Onların da bu desteklerden faydalanarak kendi işlerini kurmalarını, üretim yapmalarını istiyorum.” Dedi. Remziye Canbey ‘in eşi Necmettin Canbey de “Bizim bölgemizde bazı insanlara, bayanların erkek işlerinde çalışması farklı geliyor ama ben böyle düşünmüyorum. Böyle fikirlere de kesinlikle karşıyım. Çalışmada erkeklerle kadınlar arasında bir fark görmüyorum. Kadınlar da bu konuda çok başarılı. Evde oturan diğer kadınlara da kendi işlerini kurmalarını tavsiye ediyorum. Eşimle aynıyız, farkımız yok. Evde de arıcılıkta da tarlada da eşimle birlikte çalışıyoruz. Aramızda bir ayrım yok. En büyük destekçim eşim.” Diyerek eşiyle gurur duyduğunu ve onu hep destekleyeceğini ifade etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Arıcılık Hibe Desteğinden Nasıl Faydalanılır?

Arıcılık işi yapmak isteyenlere devlet hibe ve kredi desteği vermeye devam ediyor. Arıcılık genel olarak kırsal kesimlerde yapılmaktadır ve kırsal kesimde arıcılığa % 70 hibe veriliyor. Arıcılık besin olarak da faydalı bir yiyecek olduğu için pek çok ülkede de arıcılık mesleği ile uğraşmak isteyenlere destekler verilmektedir. Sizlerde arıcılık işi ile uğraşmak istiyorsanız arıcılık hibe desteği imkânlarından yararlanabilirsiniz. Devlet kurumları ve kamu bankaları aracılığı ile verilen hibe desteklerinden de faydalanabilirsiniz.

Devlet tarafından Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası Bakanlar Kurulu çiftçilere ve hayvancılık ile uğraşmak isteyenlere kredi desteği vermesi için görevlendirilmiştir. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile de Avrupa Birliği anlaşmasından dolayı 2020 yılına kadar arıcılık işi ile uğraşanlara hibe destekleri verilmeye devam edecektir. Kırsal kesimde arıcılık işi ile uğraşmak isteyenlere arıcılık kredisi ve destek imkânları sunulmaktadır. Bunun için sadece belirlenmiş olan şartlara uygun olmanız gerekmektedir. Gerekli şartlara sağladığınızda kamu kurumlarından arıcılık kredisi alabilirsiniz ve arıcılık hibe desteklerinden faydalanabilirsiniz. Aracılık desteklerinden faydalanabilmek için arıların ve çiftçilerin de gerekli niteliklere sahip olması gerekiyor.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu arıcılık için destek imkânları sunmaktadır. TKDK’ dan %70 hibe desteği almak isteyenlerin TKDK tarafından belirtilen şehirlerde yaşıyor olması gerekmektedir. Bu iller Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun Hayat, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yozgat. Eğer sizlerde yukarıda verilen 42 farklı ilde yaşıyorsanız TKDK tarafından verilen arıcılık hibe desteğinden Faydalanabilirsiniz. İşleme, üretim, pazarlama gibi faaliyetler için de hibe desteği sağlanmaktadır. Hibeler aralıklarla verilmekte olup ilanlar ve çağrılar TKDK tarafından yapılmaktadır.  https://www.tkdk.gov.tr/UyeOl adresine girerek TKDK kurumuna üye olursanız tüm çağrılardan ilk siz haberdar olabilirsiniz.

Destekler hakkında daha detaylı bilgi almak, çağrı dönemlerini ve başvuruları kaçırmamak için uzman ekiplerle işbirliği yapmanız sizin avantajınıza olacaktır.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

İş Hayatında Cesaret Bir Numaralı Faktör

Bursa’da 5 yıl önce aldığı 30 bin liralık hibe desteğiyle kendi peyzaj firmasını kuran ve sadece iki bahçıvanla iş hayatına başlayan Yeşim Altınkaya şimdi 24 bahçıvanla kentteki üç organize sanayi bölgesinin, birçok fabrikanın ve sitelerin yeşil alanlarının bakım işlerini üstleniyor. Daha önce ziraat teknikeri olarak bitki üretim tesisleri ve peyzaj firmalarında çalışan Yeşim Altınkaya, KOSGEB desteği alarak kendi iş yerini açan bir kadın girişimciyle tanışmasının ardından “Neden ben de yapmıyorum” diyerek, peyzaj firmasını kurmaya karar verdi ve KOSGEB girişimcilik desteğine müracaat ederek, 30 bin lira hibe desteği almaya hak kazandı.
Peyzaj firmasını kuran ve ilk zamanlarda kazma, kürek ve bitkilerini alıp iki bahçıvanla toplu taşıma araçlarını kullanarak, fabrika bahçelerinin düzenlemelerini yapmaya giden Yeşim Altınkaya, şimdi 24 çalışanıyla Bursa’daki organize sanayi bölgelerinin yeşil alanlarını güzelleştiriyor. Yeşim Altınkaya yaptığı açıklamada, en son çalıştığı firmadan ayrıldıktan sonra 1-2 yıl boş kaldığını, çalışmadığını ifade etti. Boş kaldığı dönemde eski müşterilerin aramaya devam ettiğini söyleyen Yeşim Altınkaya, “Müşteriler, ‘Çalışmaya devam edelim, çiçeklerimizin dikilmesi, bahçelerimizin düzenlenmesi gerekiyor’ diye beni aradılar. Bir firmaya teklif verdim. Firma, teklifi kabul edince bir tanıdık bahçıvanla kendilerinin bahçesini yaptım. Bahçeyle baştan sona kadar tek başıma kendim ilgilendim. Projelerin hazırlanmasından bitkilerin teminine, uygulamaya kadar her şeyi kendim yaptım ve bundan çok keyif aldım. Daha sonra bu yolda ilerlemeye, kendi işimi yapmaya karar verdim.” Açıklamasında bulundu.
Bu sırada bir kadın girişimciyle tanıştığını anlatan Yeşim Altınkaya, “Tanıştığım bayan KOSGEB girişimcilik desteğiyle kendi iş yerini açtığını anlattı. Onun konuşmasından çok etkilendim, heyecanlandım ve ‘Neden ben de yapmıyorum’ diye düşündüm. O güne kadar böyle bir destek verildiğinden haberdar değildim. Hemen araştırdım, şansıma çok yakın bir zamanda girişimcilik eğitiminin olduğunu öğrendim. Hemen başvurdum ve başvurum kabul edildi. Böylece 2012’nin temmuz ayında KOSGEB girişimcilik desteğiyle firmamı kurdum. İlk yerim 800 metrekare alan üzerine kuruluydu. Burası küçük ve yetersiz gelmeye başlayınca 2016’da 2 bin metrekarelik geniş bir alana taşındık. Çeşitli firmaların, sitelerin, fabrikaların bahçe bakım işlerini yapıyoruz. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi, Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesinin komple yeşil alanlarının bakımlarıyla biz ilgileniyoruz. Bunun yanında sitelerle de çalışıyoruz. İç ve dış mekân süs bitkileri, fidan, çiçek, meyve ağacı gibi bahçeyle ilgili her türlü şeyin satışını yapıyoruz.” İfadelerini kullandı.
Yeşim Altınkaya, 2012’de işini kurduğunda aracının, malzemelerinin olmadığını söyleyerek, “Sadece 2 bahçıvanım vardı. Anlaştığımız firmalara, fabrikalara otobüslerle gidip geliyorduk. Kazmamızı, küreğimizi metrolarda, otobüslerde taşıyorduk. İşler biraz daha ilerleyince araç satın aldım. İşimi daha iyi yapmaya başladım.” dedi. Şu anda 24 kişiye istihdam sağladığını ve ağırlıklı olarak sanayi bölgelerinde olan 35 firmayla çalıştığını belirten Yeşim Altınkaya, “İş hayatında cesaret, bir numaralı faktör. Bu yolda risk almak ve geri adım atmamak gerekiyor. Hayallerin peşinden gidilerek başarıya ulaşılabilir.” Diyerek tüm girişimcilerimize yol gösterdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOSGEB’den Sanayi Sektörüne KOBİGEL Müjdesi!

İmalat sanayi sektörü, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde kritik bir öneme sahiptir. Türkiye’de de imalat sanayinin toplam istihdam, katma değer ve ihracat içindeki ağırlığı belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin son dönemlerde gerçekleştirdiği ekonomik büyüme ve ihracat artışında imalat sanayi sektörü temel itici güç olmuştur. İmalat sanayi sektörünü güçlendirmek ve rekabet gücünü artırmak, Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için gereklidir.

KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programı’nda katma değerli ve ileri teknolojili sektörlerin, Türkiye ekonomisinin üretim ve dış ticaret yapısının değişmesinde öncü rolü oynaması öngörülmektedir. KOBİ’lerin bu süreçteki yatırım, tasarım ve beceri geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. 4. sanayi devrimine hazırlık sürecinde imalattaki dijitalleşme düzeyinin arttırılması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin üretim ve ihracattaki payının arttırılması, katma değerli ve ihracat odaklı üretim yapısına geçiş, mikro ölçekli imalatçı işletmelerin mühendislik ve tasarım becerilerinin geliştirilmesi ve ölçek büyütmelerinin sağlanması, enerji verimliliği, yeşil üretim ve bilgi işlem altyapı iyileştirme temalarını içeren proje teklif çağrısı ile imalat sanayiinde yapısal dönüşümün aktörü olacak KOBİ’lerin desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Proje başvuruları 11 Eylül – 20 Ekim tarihleri arasında kabul edilecektir. Proje çağrısı ile işletme başına 300.000 TL’ye kadar geri ödemesiz, 700.000 TL’ye kadar geri ödemeli olmak üzere toplam 1.000.000 TL’ye kadar destek imkânı verilebilecektir. KOSGEB, KOBİ’lere yardımcı olması açısından ülkemizde daha yeni tanınmaya başlayan ve sadece 25 kişinin belgesini aldığı KOBİ danışmanlarının listesini ve iletişim bilgilerini resmi web sitesinde yayınladı. Proje hazırlamak isteyen KOBİ’ler istediği danışman ile iletişim kurabilecek. Projelerini istedikleri danışmana yazdırabilecekler. KOSGEB doğru adımla iki amaca birden hizmet etmiş olacak. Listeyi yayınlamakla KOBİ’lere yardımcı olurken, başvuru için hiçbir ön şartın olmadığı KOBİ Danışmanlığı mesleğini de hak ettiği yere getirecek. Ayrıca Kobi Danışmanları, Danışmanlık ücretlerini KOSGEB’den alacaklar.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

KOBİGEL Projesi İle 300 Bin TL Hibe Desteği Müjdesi Verildi!

Hem ekonomiyi hem imalat sektörünü güçlendirmek ve rekabeti artırmak amacıyla KOSGEB’in KOBİ’lere sunduğu en önemli destek fırsatlarından KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı başvuruları başladı. Destek kapsamında firmalara, 1 milyon liraya kadar destek sunulacak. Sanayi işletmelerinin ve KOBİ’lerin dostu KOSGEB, imalat sanayi sektörünü güçlendirmek için destek sunmaya böyle devam ediyor. KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı’nın 2017 çağrısı açıldı. Desteğin üst limitleri geri ödemesiz olarak 300 bin lira, geri ödemeli 700 bin lira olmak üzere toplam 1 milyon lira olacak. Üst limitler aşılmamak şartıyla, uygun bulunan gider kalemleri ve tutarlarının KDV hariç kısmı üzerinden % 60 oranında destek verilecek.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, KOSGEB’in KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı 2017 çağrısı başvurularının başladığını söyledi. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için imalat sanayi sektörünü güçlendirmek ve rekabet gücünü artırmak gerektiğine dikkat çeken Faruk Özlü, bu kapsamda “Üretim ve İhracatta Teknoloji Seviyesi Yüksek, Katma Değerli Ürünlerin Payının Arttırılması” temasıyla, imalat sektörü KOBİ’lerine yönelik proje çağrısı hazırladıklarını ifade etti.

Çağrı başvurularına, 4. Sanayi Devrimi’ne hazırlık olarak, üretimde nesnelerin interneti uygulamaları, orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerin üretim ve ihracattaki gücünün arttırılması, katma değeri yüksek üretim yapısına geçiş, ihracat kapasitesinin arttırılması ve yeni pazarlara açılım, mikro ölçekli işletmelerde tasarım, mühendislik imkân ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve ölçek büyütme, bilişim teknolojisi altyapısının güçlendirilmesi, enerji verimliliğinin arttırılması ve yeşil üretime geçiş başlığı altında sunulan projeler kabul edilecek.

Çağrıya proje sunacak işletmelerin, KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve aktif olmaları şartı gerekiyor. Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla, orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayisi sektörlerindeki KOBİ’lerin tümü, 11 Eylül-20 Ekim’de başvuru yapabilecek. Orta düşük ve düşük teknolojili sektörlerdeki KOBİ’lerde ise 2016 yılı net satış hasılatının en az 300 bin lira ve yıllık ortalama çalışan sayısının en az 3 olması gerekiyor. İşletmelerin proje bütçe tekliflerinin, 2016 yılı net satış hasılatını aşmaması şartı koşuluyor.

KOBİ’lerin destekten azami ölçüde faydalanabilmeleri için çağrı kapsamına uygun, somut ve ulaşılabilir hedefler tanımlamaları, hedeflere ulaşmalarını sağlayacak faaliyetleri ayrıntılı olarak kurgulamaları ve proje giderleriyle faaliyetleri arasındaki ilişkileri net olarak göstermeleri gerekiyor. Proje hedef ve faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olmak şartıyla yeni istihdam (en fazla 4 personel) edilecek personel, makine-teçhizat ve kalıp (ikinci el ürünler hariç), yazılım, eğitim, danışmanlık, belgelendirme, test, analiz, tanıtım, yurt dışı seyahat, fuar katılım, stand, nakliye ve fuar kataloğu giderlerine katkı sunacak.

Başvurular kurullar tarafından incelemeye alınacak ve 100 puan üzerinden olan değerlendirmede eşik puan değerini geçenlerin 2. değerlendirme safhasına alınacak ve nihai puanlama yapılacak. Nihai puanlama sonucunda uygun bulunan projeler sıralamaya tabi tutulacak. Bütçe imkânları dâhilinde en yüksek puandan başlamak üzere desteklenecek projeler belirlenecek. İşletme sahibinin veya %50’den fazla hisseli ortağının kadın girişimci olması, orta yüksek veya yüksek teknolojili sektörde faaliyet gösterilmesi, işletmenin KOSGEB veya diğer kamu kurumlarından aldığı proje desteğinin, çağrı ilan tarihinden geriye son 3 yıllık süre içinde başarılı tamamlanmış olması şartlarını sağlayan KOBİ’lerin projelerine, toplamda %10’a kadar ilave puan verilecek.

Başvurular hakkında daha detaylı bilgi almak ve proje yazım süreçlerinizin daha güvenilir ve garanti olması için uzman ekiplerle işbirliği yapmanız sizin yararınıza olacaktır.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

İnanç ve Azimle Çalıştı Devlet Teşvik Verince Kazandı!

Henüz 14 yaşındayken çocuk denecek yaşta evlenerek yaşıtlarının ip atlayıp oyun oynadığı ve okula gittiği zamanlarda eğitim hayatını sonlandırıp çocuklarına annelik yapmaya başladı. İlk çocuğunu kucağına aldığında artık kocaman bir anne olan Yeter Urcan ve ailesi, eşi daimi bir işte çalışmadığı için maddi zorluklar çekmeye başladı. Çeşitli işlerde çalışan genç kadın çocukluktan beri hayalini kurduğu cilt bakım uzmanlığı için MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu kursa yazılmaya karar verdi. MEKSA’nın özellikle dezavantajlı kadınlara yönelik açtığı kursları arkadaşlarından duyan Yeter Urcan, yazıldığı cilt bakım kursundan aldığı eğitimle hayatına yeni bir sayfa açtı. Kısa sürede kaptığı mesleği hayata geçiren Yeter Urcan, etrafından aldığı borçla kendine ait bayan kuaförü ve güzellik salonunu açtı. Maddi sorunlar nedeniyle şu anda yanında kimseyi çalıştıramayan Yeter Urcan’ın en büyük hayali, alacağı desteklerle daha büyük bir salon açıp kadınlara istihdam olanağı sağlamak.

Erken yaşta evlenip eğitimine ara vermek zorunda kalan Yeter Urcan, hayallerinden asla vazgeçmeyip, insanın isterse her şeyi başarabileceği kanıtı oldu. Çocukluktan beri istediği güzellik salonunu açan Yeter Urcan, bir yandan da eğitime zaman ayırdı. Girdiği sınavda başarılı olan Yeter Urcan, Açık öğretim Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü kazanarak, önce çocuk yapıp, sonra kariyer de yapılabileceğini gösterdi. Hayattaki en büyük varlıkları olan çocuklarına da iyi örnek olan Yeter Urcan, 19 yaşındaki kızının okuması için varını yoğunu ortaya koyuyor. Kendisi gibi küçük yaşta evlenmesini istemediği kızı, girdiği üniversite sınavında başarılı olarak tıpkı annesi gibi üniversite öğrencisi oldu.

Yaşamı ile ilgili açıklamalarda bulunan Yeter Urcan, 19 yıllık evli olduğunu ve iki çocuk annesi olduğunu belirtti. Evlendikten sonra çeşitli aralıklarla çalışmak zorunda kaldığını belirten Yeter Urcan, birçok yerde ise işe giremediğini kaydetti. MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu cilt bakımı kursunu duyduğunda bu kursa yazılmaya karar verdiğini söyleyen Yeter Urcan, “Cilt bakımını çok seviyordum ve bu alanda kendimi geliştirmek istiyordum. MEKSA Vakfı’nın açmış olduğu kursa kayıt yaptırdım. Bu bana büyük bir fırsat oldu. Burada cilt bakımlarının en ince ayrıntısına kadar öğrendim,  eğitimlerimi aldım. Kursu tamamladıktan sonra özgüvenim yerine geldi ve iş yerimi açmaya karar verdim. Bunu bende yapabilirim dedikten sonra çevremden borç aldım. Benim öz sermayem yoktu. Aile ve yakınlarımın desteği ile dükkânımı açtım. Şu anda işlerimiz çok iyi gidiyor. KOSGEB’e hibe desteği için başvuru yapacağım. Bu benim için bir başlangıç, ufaktan başladım ve işimi büyütmek istiyorum. İleriki zamanlarda daha büyük bir salon açıp kadınlara istihdam olanağı oluşturmak istiyorum,” sözleriyle gelecek planlarından bahsetti.

19 yaşında bir kızının olduğunu ifade eden Yeter Urcan, konuşmasını şöyle sürdürdü, “Kızım bu yıl üniversiteyi kazandı. Ben de açık öğretimden eğitimimi sürdürüyorum. Bir yandan çalışıyordum bir yandan da eğitimime devam ediyordum. Okumayı çok seviyorum, her zaman içimde büyüttüm okuma isteğini. Ben 2014 yılında açık öğretimden uluslararası ilişkiler bölümünü kazandım ondan sonra kızıma ilham kaynağı oldum, o annem yaparsa ben de yaparım diyerek girdiği sınavda başarılı olup üniversite öğrencisi oldu. Ben erken yaşta evlendim, kızımın böyle bir şey yaşamasını istemem bu yüzden hep kızımı okumaya teşvik ettim. Ben okuyarak kızıma örnek oldum. O da beni örnek aldı. Okumanın, kariyerin yaşı yoktur, insanlar kesinlikle inandığı şeylerin peşinden gitmeli. Ben inandığım için okumaya devam ettim. Herkes bana evlendiğimi okumamam gerektiğini söylerken ben kimseyi dinlemedim ve amacıma ulaştım. İnsanlar önce kariyer sonra çocuk düşünüyor ben önce çocuk yaptım sonra kariyer yaptım. İnşallah kariyerimi daha da ileriye taşıyacağım. Tüm Kadınlara söylemek istediğim, evde oturmasınlar. Her zaman istediklerinin hayallerinin peşinden gitsinler, isterlerse yapamayacakları hiçbir şey yoktur,” diyerek tüm kadınlarımızın kendilerine güvenmeleri ve inanmaları gerektiğini dile getirdi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com

Hem Para Kazanıyor Hem Eğleniyor!

Iğdır’da yaşayan Mustafa Dilovan, 6 yıl önce ilgisini çekerek satın aldığı tavşanları hobi amacıyla büyütmeye başladı. Bir süre sonra tavşanlara olan ilgisini artırıp evinin yanında bulunan alanı briketlerle inşa ederek tavşanların üremelerini sağlayan bir alana haline getirdi. Mustafa Dilovan, zaman içinde yetiştirdiği tavşanları satarak geçimini bu işten sağlamaya başladı. Tavşanları ilk başta bir çocuğun sattığı 2 tavşanı çok beğenince hobi amacıyla alarak beslemeye başladı. Yaşadığı bölgede bakkallık yapan Mustafa Dilovan, bir süre sonra beslediği tavşanlar hızla üremeye başlayınca bakkalının yanındaki boş alanı tavşanlara tanzim etti. Burada tavşanların beslenmeleri ve barınmalarını sağlamak için özel bölmeler yapan Mustafa Dilovan, tavşanların sayısının yaklaşık 300’e ulaşmasını sağlayarak ilkel yöntemlerle tasarladığı mekânı bir “tavşan yetiştirme alanına” dönüştürdü.

Önceleri çevresinin olumsuz eleştiriler aldığını söyleyen Mustafa Dilovan, söylenenlere aldırış etmeden tavşanların günlük bakımını yapıp birçok farklı bölgeye satışını yapmayı sürdürdü. Tavşanlarla ilgilenmenin stres atmak için iyi bir yöntem olduğunu söyleyen Mustafa Dilovan,  hayvanlarla ilgilenmenin kendisini psikolojik olarak rahatlattığını ifade etti. Günlük hayatta yaşadığı streslerin önüne tavşanlarla uğraşarak geçtiğini aktaran Mustafa Dilovan, “Bir çocuk kapıma iki tavşan getirdi, Allah’ın takdiri işte bende dışarıdaydım, sanki bir ilaç gibi elime geçti tavşanlar. Bakıcılık yaptım, yetiştirdim derken iki üç sene içinde 100’ü buldu sayıları, ilaç gibi geldi bana.” Açıklamasında bulundu. Tavşanlarla bir çocukla ilgilenir gibi ilgilendiğini ifade eden Mustafa Dilovan, “Yaklaşık 6 yıldır besliyorum, üreyen bir hayvan, neredeyse bini aşacak sayıya ulaştı, yerim müsait olmadığı için şimdilik bu şekilde idare ediyorum. Bu tavşanlar benim için hobi oldu, stresimi giderdim. Dışkılarını çiçekçilere ve aktarlara veriyorum. Tüyü de çok kıymetli, kilogramı 60 dolara satılıyormuş, ben kırkmıyorum, kırkıp tekstilcilere başvursam daha fazla gelir elde edebilirim,” ifadelerini kullandı.

Mustafa Dilovan, tavşanların yıl içinde çok sayıda üremelerinden dolayı kısa sürede binlerce tavşan üreyebileceğini, bu sayede daha geniş bir kitleye hitap edilebileceğini ve daha fazla kazanç elde edilebileceğini dile getirdi. Pek bilinmese de farklı illerden gelen talepler karşılık vererek tavşan satışı yaptığını söyleyen Mustafa Dilovan, “Alan müsait olmadığı için işimi geliştiremiyorum. Millet bazen bana hor gözle bakıyor. Geçimimi böyle sağlıyorum, rahatsızlık geçirdiğimde çalışamaz duruma geldim. Şimdi destek verilirse güzel bir iş yeri açacağım, büyük bir çiftlik açacağım. Bir çiftlik açarsam daha büyük bir iş yaparım, herkes faydalanır. Özellikle gübresi çiçekçiler için bulunmaz bir maddedir. İşimi büyütürsem Iğdır ovasında güzel bir iş alanı oluşur,” diyerek gerekli desteği alabilirse bu işi büyüteceğini ifade etti.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Soru Size Kimin İzin Vereceği Değil Sizi Kimin Durdurabileceğidir!

Sahip oldukları potansiyelin farkında olan kadınların başarı hikâyelerine bir yenisi daha eklendi. Bu hikâye ülke sınırlarını aştı.  Samsun’da dekorasyon işiyle ilgilenirken “erkek işi” diyenlere umursamayıp KOSGEB desteğiyle doğal taş ve patlatma taş atölyesini açan 3 çocuk annesi Filiz Doğan, iş yerinde 15 kadını istihdam ediyor ve 4 ülkeye ihracat yapıyor. Filiz Doğan yaptığı açıklamada, daha önce dekorasyon ürünleri sattığı bir iş yeri olduğunu, gittiği fuarlarda doğal taşlara ve patlatma mermerlere büyük talep olduğunu görünce Samsun’da üretim yapmaya karar verdiğini ifade etti. Günümüzde yapı malzemeleriyle ilgili insanların isteklerinin değiştiğini fark eden Filiz Doğan, “Eskiden imkânsızlıklar yüzünden kullanılan doğal yapı taşları günümüzde modern mimaride estetik görünüm amaçlı kullanılıyor ve bu taşlar talep alıyor,” ifadelerini kullandı.

Doğal taş ve patlatma taş atölyesi kurmak istediğinde “erkek işi” diye çocuklarının bile kendine karşı çıktığını söyleyen Filiz Doğan, “Bu talebime çocuklarım da tepki gösterdi. Erkek işi, yapamazsın, zor bir iş dediler ama KOSGEB’in hibe desteği ile atölye kurdum. 1,5 yıl önce kurduğum atölyeyi büyük bir üretim atölyesine dönüştürdüm. Erkeklerin işi olarak bilinen doğal taş ve patlatma mermer taş işinde kadınların başarısını herkese göstermek istiyorum,” diyerek kendine ve kadınlara olan güvenini gösterdi.

Atölyesinde 15 kadına iş imkânı verdiğine dikkat çeken Filiz Doğan, kadınların erkeklerden daha hassas ve dikkatli çalıştığını ve daha becerikli olduğunu belirtti. Filiz Doğan, ”Doğal taş işi ile mekânları güzelleştirmek mekânlara farklı görsellikler kazandırmayı hedefledik. Bu nedenle yaptığımız işin de kusursuz ve düzgün olması için çok çaba gösteriyoruz. Bunun için daha titiz çalışan ve eli sanata daha yatkın olan bayanların çalışmasını tercih ettim. Erkek işi gibi görünse de bayanlar daha özverili ve başarılı oluyor. Sadece taş ve mermerleri kaldırmak için erkek personel çalıştırıyorum. Atölyeyi kurmak isterken karşı çıkan oğlum da şimdi yanımda çalışıyor. Başta Amerika, Kanada, Cezayir ve Tunus’a ihracat yapıyoruz. Aynı zamanda iç piyasaya da ürün veriyoruz. Amacım, 5 yıl içinde dünyanın 20 ülkesine ihracat gerçekleştirmek ve 50 kişiye istihdam sağlamak,” açıklamasını yaptı.

Atölyede yönetici olarak çalışan Toykan Özbek ise annesinin taş atölyesi kurma fikrine ilk başlarda sıcak bakmadığını ancak annesinin girişimciliği sayesinde dünyanın 4 ülkesine taş gönderir hale geldiklerini söyledi. Toykan Özbek, ayda 2 bin 50 metrekare üretim yaptıklarını sözlerine ekledi. Atölyenin taş dizme ve paketleme kısmında çalışan Çiğdem Ceylan ise, evde oturmak yerine bu işte çalıştığını söyleyerek, ”Taş dizmek evde dantel örmekten daha kolay ve daha keyifli. Burada her gün binlerce taşı bir araya getirerek işliyoruz ve sonunda güzel bir ürün ortaya çıkıyor. Yaptığımız ürünleri görünce de mutlu oluyoruz,” sözlerini kullandı. Çalışanlardan Edanur Binici ise bir kadın patronun yanında çalışmanın kendileri için daha güven verici olduğunu belirterek hem aile bütçesine katkıda bulunduğunu hem de kadınlarla aynı ortamda çalışmanın mutluluğunu duyduğunu söyledi.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Bakanlık Balıkçılara Devlet Desteği Müjdesini Verdi!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan balıkçılara müjdeli haber. Balıkçılar 4,5 aylık süreden sonra  ‘Vira Bismillah’ diyerek yeni av sezonuna başladı. Ancak ilk gün çok sayıda tekne, Kurban Bayramı sebebiyle kıyıda kaldı denize açılamadı. İstanbul’da balıkçılar, bayramın ikinci gününden itibaren denize açılacaklarının açıklamasını yaptı.

Balıkçılara müjde de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan geldi. Yeni av sezonunun hayırlı ve bereketli geçmesini dileyen Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, “Göllerimiz ve barajlarımızda avcılık yapan tüm balıkçı tekneleri dâhil, denizlerimizde faaliyet gösteren 10 metreden küçük balıkçı teknelerinin tamamı destekleme kapsamına alınacak devlet desteğinden faydalanabilecekler. Avcılık faaliyetlerinin kayıt altına alınması şartıyla, gemi başına, boylarına göre 500 TL-1000 TL arasında destekleme ödemesi yapılacağı açıklaması yaptı. Bu yıl yine ilk defa çipura ve levrek stoklarını desteklemek amacıyla, Akdeniz’deki lagünlerimizden binlerce levrek ve çipura balığı denizlerimize bırakıldı,” açıklamasında bulundu. Bu açıklama balıkçıların yüzünü güldürdü hem de bu sezonun bereketli geçeceğinin habercisi oldu. O zaman bize de tüm balıkçılarımıza “haydi rast gele” demek düşüyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr

Asırlık Telkâri Sanatı KOSGEB Desteği İle Tekrar Canlanıyor!

Osmaniye’de girişimci Mehmet Şükrü Demir, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’ndan destek alarak, geçmişi M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan Mardin’e özgü telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor. Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Şükrü Demir, babasının Süryani ustalardan eğitim aldığı telkâri sanatıyla ilgilenmeye başladı.

Çırak bulmakta zorlanan meslekler arasında yer alan telkâri sanatını yaşatmak isteyen Şükrü Demir, KOSGEB’den aldığı 43 bin TL destekle babasının tayini nedeniyle bulunduğu Osmaniye’de mesleğini icra etmeye devam ediyor. Şükrü Demir, “Ben Mardin Midyatlıyım benim bu telkâriye öncelikle hevesim küçükken babamın Süryanilerin eğitimine gitmesiyle oluşmaya başladı. Ardından işte içimdeki hobi büyüdü bende bunu fırsat bilip Mardin’de kendi memleketimde takı tasarım eğitimine başladım. 2014 yılında daha sonra ailemin Osmaniye’ye tayinleri çıktı. Mardin Artuklu Üniversitesi Midyat Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Bölümü’nden mezun oldum. Eğitimim bittikten sonra Osmaniye’de KOSGEB’den aldığım destekle 3000 yıllık geçmişi olan telkâri sanatını yaşatmak için uğraşıyorum. Şuanda makineleşme yaşansa da el işçiliği ile yapılan işlerde daha sağlam kaliteli ürünler ortaya çıkıyor. El işçiliğinin ölmemesi için telkâri sanatını aslına uygun olarak yaşatmak ve gelecek nesillere taşımaya çalışacağım,” açıklamasını yaptı.

Şükrü Demir, öncelikli hedefinin elinden geldiğince Osmaniye başta olmak üzere Çukurova Bölgesinde telkâri sanatını tanıtmak olduğunu ifade etti. Hüseyin Koç adlı müşteride, çarşıda gezerken tezgâhta bulunan telkârinin ilgisini çektiği söyleyerek, “Özellikle özel günlerde yoğunlukla kadınların kullanabileceği çok şık ve kullanışlı bir ürün olduğunu gördüm. Osmaniye’de başka hiçbir yerde bunu görmedim. İnsanların özellikle kadınların denemesi ve incelenmesi gerektiği düşünüyorum,” sözlerini kullandı. Tarihimiz yaşatılması, kültürel değerlerimize sahip çıkmak adına önemli bir çalışma olması dikkat çekiyor.

Kobi-Line Haber Merkezi
www.kobi-line.com.tr